Yerel Haberler
Konya
14 Mayıs 2026 Perşembe - 16:57 Konyaspor, kupa finalinin ilan edildiği gibi Antalya’da oynanmasını istiyor Konyaspor, Ziraat Türkiye Kupası’nda Trabzonspor ile oynayacakları final maçının daha önce ilan edildiği gibi Antalya’da oynanmasını istiyor. Son günlerde Ziraat Türkiye Kupası finalinin Antalya’dan alınmasına ilişkin kamuoyundaki tartışmalar nedeniyle Konyaspor Genel Sekreteri ve Basın Sözcüsü Cengiz Yönet imzasıyla kulübün sosyal medya organlarından açıklama yapıldı. Açıklamada, finalde Antalya’da oynanacağının, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından haftalar öncesinden açıklandığı ve tüm planlamaların bu doğrultuda yapıldığı hatırlatılarak, "Son günlerde final müsabakasının oynanacağı şehrin değiştirilmesine yönelik çeşitli değerlendirmeler gündeme gelmektedir. Konyaspor olarak, daha önce ilan edildiği şekilde finalin Antalya’da oynanmasının doğru olacağını saygıyla ifade etmek isteriz. Trabzonspor Kulübü ile her zaman karşılıklı saygı ve dostluk çerçevesinde ilişkiler yürüttük, bugün de aynı anlayış devam etmektedir. Aynı şekilde Türkiye Futbol Federasyonu ile ilişkilerimiz de kurumsallık ve karşılıklı saygı temelindedir. Antalya; tesisleri, organizasyon gücü, ulaşım imkanları ve futbol atmosferiyle böyle büyük bir finale en uygun şehirlerden biridir. Final yerinin değiştirilmesini gerektirecek herhangi bir neden olmadığını düşünüyoruz. Temennimiz; fair-play ruhunun ön planda olduğu, dostluğun ve futbolun kazandığı örnek bir final atmosferinin yaşanmasıdır" denildi.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 15:17 İlhan Palut: "Huzurla çalıştığımız bir şehirdeyiz" Huzurla çalıştığı bir şehirde bulunduğunu söyleyen Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, camia olarak tüm odak noktalarının da Trabzonspor ile oynayacakları Türkiye Kupası finali olduğunu belirtti. Selçuk Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenen "Günümüz Futbolunda Antrenörün Rolü" temalı kariyer gelişim panelinde, Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut ve teknik ekip üyeleri öğrencilerle bir araya geldi. Spor Bilimleri Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panelde modern futbolda antrenörlük, takım yönetimi, veri analizi, performans takibi, spor psikolojisi ve kariyer gelişimi gibi birçok başlık ele alındı. Panelde konuşan Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, "Genel manada Konya şehri için çok defa duygularımı belirttim, huzurla çalıştığımız bir şehirdeyiz. Bu sene özelinde bizim için aşağı sıralardan kurtulma yarışıyla başladığımız bir sezondu ve bugün çok şükür ki orayı güzel bir şekilde atlattık. Şu anda hepimizin, bütün şehrin konsantrasyonu içerisinde olduğumuz bir kupa finaline hazırlanıyoruz" dedi. "Stresle baş edebilme yöntemlerini daha çabuk edinmeyi isterdim" Bir öğrencinin ’Geçmişe dönüp baktığınızda neyi daha iyi yapmış olmayı isterdiniz?’ şeklindeki sorusuna Palut, "Bir kere daha çok çalışırdım diyemem. Çünkü buradan bir pişmanlığım yok. Çalışma noktasından, emek verme noktasından bir pişmanlığım yok. Stresle baş edebilme yöntemlerini daha çabuk edinmeyi isterdim. Çünkü o kadar yordu beni ve hala belki de yoruyor. Çünkü bir kariyere başlıyorsunuz; acaba olacak mı, acaba burada duracak mıyım, acaba bunun daha bir üstü yok mu, bu takım bizden daha güçlü, bugün başımıza neler gelecek? Bu inanılmaz bir stres yükü ve bugün tamamen azaldı mı diye soracak olursanız, hayır. Bir kupa finali oynayacağız. Mesela onun da başlı başına bir stresi var" diye konuştu.
İlhan Palut: "Bir takım kazansaydı bu Konyaspor olabilirdi"
08 Şubat 2026 Pazar - 20:05 İlhan Palut: "Bir takım kazansaydı bu Konyaspor olabilirdi" Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, Göztepe karşılaşmasının ardından yaptığı açıklamada, "Bir takım kazansaydı bu Konyaspor olabilirdi" dedi. Trendyol Süper Lig’in 21. haftasında Konyaspor, sahasında karşılaştığı Göztepe ile 0-0 berabere kaldı. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, "Bugün farklı bir formasyonla sahadaki yerimizi aldık. Çok kısa zamanda çok şeyin değişmesini beklemiyordum. Çünkü bir antrenman diyebiliriz. İlk geldiğimiz gün Aliağa maçında oynayan oyuncular dinlendiler. Takımdan şunu görmek istiyordum. Bir coşku, bir ikili mücadele kazanma isteği, bir yüksek enerji, daha yüksek enerji göstermek istiyordum takımımda. Bunu hemen hemen maçın tamamında gördüm. İlk yarı tempolu bir oyundu. İlk yarı rakip ceza sahasına daha çok giden taraf bizdik. Son paslar, son ortalarda biraz daha dikkatli olsak tehlike seviyemizi yukarı çekebilirdik. Göztepe takımı biliyorsunuz bir oyun sistemleri var. Çok saygı duymak gerekir. İkinci yarıda çok daha fazla topa sahip olduk. Göztepe takımı pres yapmaktan vazgeçti ve biraz daha kompakt bir savunma anlayışını benimsedi. Burada da topa sahip olma üstünlüğümüzü 3. bölge etkinliğine yeteri kadar taşıyamadık. Sonuç olarak şunu söyleyebilirim. Eğer bir takım bu maç için biraz daha önde öndeyse bu Konyaspor’du. Ama bu çok büyük Bir üstünlük müydü, hayır. Bir takım kazansaydı bu Konyaspor olabilirdi" ifadelerini kullandı. İlk geldiğinde İlhan Palut ne yapacak düşüncesi olduğunu belirten İlhan Palut, "Burada bir şeyler göstermek için uğraşmak nispeten kolaydı. Ama bugün öyle bir hava var ki sağ olsunlar herkesin müthiş bir güveni ve takımın ivme kazanacağına olan inancı var. Bu büyük sorumlulukta bizi bekliyor. Umuyorum bunun karşılığını verebiliriz. Tekrar herkese teşekkür ediyorum. Oyuncularıma da bugünkü sahaya gösterdikleri mücadeleden dolayı teşekkür ediyorum. Daha iyi olmamız gerekiyor. Onlar da biliyor" diye konuştu.
Selçuklu Belediyesi Sanat Akademisi Çocuk Tiyatro Topluluğundan eğlence dolu tiyatro gösterisi
08 Şubat 2026 Pazar - 10:47 Selçuklu Belediyesi Sanat Akademisi Çocuk Tiyatro Topluluğundan eğlence dolu tiyatro gösterisi Konya’nın merkez Selçuklu ilçe Belediyesi Sanat Akademisi Çocuk Tiyatro Topluluğu tarafından hazırlanan "Paldır Güldür Şov 8" tiyatro oyunu seyirci ile buluştu. Minik oyuncuların sahne performanslarıyla büyük beğeni toplayan oyun, izleyenlere kahkaha dolu anlar yaşattı. Selçuklu Belediyesi’nin, şehrin kültür ve sanat hayatına katkı sunmak amacıyla hayata geçirdiği Selçuklu Belediyesi Sanat Akademisi, verdiği eğitimlerle pek çok yeteneğin keşfedilmesine imkan sağlıyor. Akademi bünyesinde eğitim alan Çocuk Tiyatro Topluluğu da sahneledikleri oyunlarla hem eğlendiriyor hem de yeteneklerini sergiliyor. Bu kapsamda "Paldır Güldür Şov" isimli tiyatro oyunu, Selçuklu Kongre Merkezi’nde 8. kez seyirciyle buluşarak izleyenlere keyifli anlar yaşattı. İzleyicilerden büyük beğeni toplayan gösteri, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Sanat Akademisi’nde eğitim alan çocukların uzun soluklu çalışmalarının ürünü olan oyun; eğlenceli skeçleri ve verdiği anlamlı mesajlarla dikkat çekti. Ailelerin yoğun ilgi gösterdiği programda, çocukların sergilediği özgüven ve sahne performansı izleyicilerden tam not aldı. "Sanatla büyüyen çocuklarımızın başarısı hepimiz için büyük bir gurur" Selçuklu Belediyesi olarak çocukların kültür ve sanatla iç içe büyümesine büyük önem verdiklerini ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, "Çocuklarımızın sahnedeki özgüvenli duruşu ve sergiledikleri performans gerçekten gurur verici. Geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızın sanata ilgi duyması, böyle güzel çalışmaları büyük bir özveri ve tutkuyla ortaya koymaları bizleri son derece mutlu ediyor. Selçuklu Belediyesi Sanat Akademisi çatısı altında, çocuklarımız ve gençlerimiz için birçok farklı alanda eğitimler ve etkinlikler düzenliyoruz. Onların sosyal, kültürel ve sanatsal yönden kendilerini geliştirebilmeleri adına pek çok projeyi hayata geçiriyoruz. ‘Paldır Güldür Şov’ da bu çalışmalarımızın güzel örneklerinden biri. Bu vesileyle, sahneledikleri keyifli ve başarılı performans dolayısıyla tüm çocuklarımızı ve onları büyük bir özveriyle yetiştiren alanında uzman eğitmenlerimizi tebrik ediyorum" dedi.
’Organik’ diye satılan ürünlere dikkat
08 Şubat 2026 Pazar - 09:41 ’Organik’ diye satılan ürünlere dikkat Sağlıklı beslenmeye verilen önemin artmasıyla doğal ve katkısız gıdalara olan talep de her geçen gün artıyor. ‘Organik’ adı altında piyasaya sürülen ürünlerin katkısız olup olmadığının iyi araştırılması gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, normal ürüne göre çok daha pahalı satılan ürünler konusunda tüketicileri uyarırken, sertifika kontrolünü vurguladı. Doğal ve katkısız gıdalara yönelik talebin artmasıyla birlikte katkılı besinlerden uzak durmak isteyen vatandaşlar, organik tarım ürünlerine tercih ediyor. Katkı maddesi içermeyen ürünlere yönelik talep artışıyla da ‘organik’ adı altında piyasaya organik olmayan ürünler de sürülüyor. Toplumumda doğal gıda ve organik gıda ile ilgili yanlış anlaşılma olduğuna dikkat çeken Necmettin Erbakan Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Bilimleri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Tontul, "Doğal gıda ve organik gıda konsepti birbiriyle tamamen karışıyor. Bütün gıdalar doğaldır. Yani meyve sebze ya da hayvansal bazda olması hiç önemli değil. Doğada yetişir, doğada yetiştirilir. Dolayısıyla bunlar doğal gıdalardır. Organik gıda ise şimdi özellikle meyve sebzeler özelinde konuşacak olursak tohumdan başlayarak hasada kadar bir süreç var. Bu süreç boyunca her aşamada yani tohum aşamasında da, üretim aşamasında da, hasat aşamasında da çeşitli üretim ajanları, kimyasalların kullanılmaması gerekebiliyor" dedi. "Herhangi bir gıdaya doğrudan organik diyemeyiz" Organik gıdalar hakkında bilgi veren Doç. Dr. İsmail Tontul, "Organik dediğimiz zaman tohumun da organik olduğu, bütün sürecinde de yapay kimyasal katkıların ya da pestisit gibi ajanların yani böceklere ya da hastalıklara karşı çeşitli kimyasalların kullanılmadığı gıdaları kastediyoruz. Tabii ki bu gıdalara yani herhangi bir gıdaya doğrudan organik diyemeyiz. Bunları kullanmasak da sürecin tamamen denetleniyor olması lazım. Markete gittiğimizde aslında organik sertifikasyon pahalı bir süreç yani konvansiyonel üretime göre bir çiftçinin üretim yapmasına göre ekstra önlemler gerektiriyor. Doğal ajanlar, doğal koruyucu maddeler ya da doğal pestisitler kullanılması gerektiriyor ve bu durum ürünün maliyetini arttırıyor. Dolayısıyla bir üretici organik sertifikasyon sertifikasyonuna sahipse bunu ambalajında özellikle belirtiyor. Dolayısıyla ambalajın üzerinde organik yazmasına ya da çeşitli sertifikasyon kuruluşlarının logosunun bulunmasına dikkat etmemiz gerekiyor. Tabii pazara gidiyoruz. Birçok üretici el yazısıyla organik yazıyor ama dediğim gibi aslında bu hiçbir şey ifade etmiyor. Maalesef birçok üretici organik kelimesinin ne anlama geldiğini bilmeden tüketicilerin bunlara daha fazla para ödemeye istekli olduğunu bilerek, ürünlerinin üzerine organik yazıyor. Çok iyi tanıdığınız kişilerden almıyorsanız, yani tanıdığınızdır, akrabanızdır, arkadaşınızdır almıyorsanız aslında bu ifadelerin çok bir geçerliliği yok. Bunu bilerek almanız gerekiyor. Eğer siz o kişiye güveniyorsanız, ürünlerindeki riskleri göze alarak kullanabilirsiniz. Ama şunu düşünmeniz gerekiyor; işte markette normal bir yumurta 5 lirayken organik yumurta 10 liraya satılıyor. Dolayısıyla konvansiyonel bir yumurtayı 10 liraya satarsa satıcı 5 lira ekstra kar etmiş olacak. Yani dolayısıyla bu büyüklükteki bir gelirin de bu olaylara neden olduğunu görüyoruz. İşte çeşitli ürünlerde organik algısı oluşturmak için örneğin yumurta örneğinde, işte pisliğe bulaştırma ya da boyama gibi hilelerin olduğunu görüyoruz. Bunun için hem sertifikasyonlar takip edilebilir, bakanlığın ifşa ettiği daha önce hile yapmış firmalardan satın alma yapılmayabilir. Bunun dışında bir tüketici doğrudan ambalajsız ya da etiketsiz bir ürüne bakarak bunun organik mi değil mi olduğunu anlayamıyor. Maalesef bunu anlamak bizim gibi eğitimli insanlar için bile mümkün değil. Sadece laboratuvarlarda yapılan analizlerle anlaşılabilir" şeklinde konuştu. "İnsan vücudunda birikerek çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilir" Sahte ürünlerin insan vücuduna zarar verdiğine değinen Doç. Dr. Tontul, "Organik gıda faydalı mı, faydasız mı, buna bir bakmak gerekiyor. Buradaki asıl mevzu konvansiyonel üretimde yani geleneksel üretimde kullanılan kimyasal gübrelerin ve pestisitlerin bıraktığı kalıntılar. Bu kalıntılar insan vücudunda birikerek çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilir. Kansere, hormon bozukluklarına, üreme sorunlarına neden olabilir. Dolayısıyla eğer bütçeniz elveriyorsa organik beslenmeniz sizi bu durumlara karşı koruyabilir. Tüketicinin bilinçlenmesiyle birlikte üreticiler ya da satıcılar da farklı konseptler geliştirmeye başladı. İşte örneğin son zamanlarda karşımıza ’Pestisit yoktur’ ibareli meyve sebze ürünleri çıktı. Bunlar organik olduğu anlamına gelmiyor bu ürünlerin. Ancak bu ürünlerin üretiminde pestisit kalıntılarının olmadığı ya da pestisitlerin izin verilen miktarlarda kullanıldığı anlamına geliyor ki; bu tüketici için iyi bir şey ve daha kolay ulaşılabilir ekonomik olarak. Dolayısıyla organik tüketim mümkünse organik tüketimi tavsiye ediyoruz. Değilse de en azından güvenilir üreticilerden pestisit olmadığı ifade edilen ürünlerin kullanılmasını önerebiliriz" ifadelerini kullandı. "Afişe edilen markaları ya da bu markalarla ilişkili yeni markalara mümkün olduğunca dikkat edilmesini tavsiye ediyoruz" Tontul, "Tarım ve Orman Bakanlığı özellikle insan sağlığına zararlı bileşenler içerebilecek gıdaları ya da hile yapılmış gıdaları belli aralıklarla afişe ediyor. Dolayısıyla bu afişe edilen markaları ya da bu markalarla ilişkili yeni markalara mümkün olduğunca dikkat edilmesini tavsiye ediyoruz. İnternette artık birçok bilgiye çok rahatlıkla ulaşabiliriz. Yani bir üreticinin birkaç markası sıkıntılıysa diğer markalarında da sıkıntı olabileceğini düşünerek bu markalardan uzak durmayı tavsiye edebiliriz" diye konuştu.
Gembos Ovası adeta göle döndü
07 Şubat 2026 Cumartesi - 13:29 Gembos Ovası adeta göle döndü Konya’nın Derebucak ilçesinde bulunan Gembos Ovası, son günlerde etkili olan yoğun yağışların ardından adeta göle döndü. İlçenin en bereketli tarım alanlarından biri olan ovadaki ekili araziler, günlerdir aralıklarla devam eden yağmur ve kar yağışları sonrası sular altında kaldı. Çilek, fasulye, nohut, hububat ve karpuz başta olmak üzere birçok tarım ürününün yetiştirildiği bölgeye bereket veren Gembos Ovası’ndaki arazilerin yaklaşık üçte ikilik bölümünün taşkın sularıyla kaplandığı belirtildi. Derebucak-Antalya Kara yolu güzergahında yer alan ovanın her iki tarafının da bölgede etkili olan yağışların ardından taşkın sularıyla doldu. Bölgedeki kar ve yağmur sularının bölgedeki düdenlerin yeterince çekmemesi nedeniyle ovada su birikintileri oluştu. Derebucak-Gembos güzergahındaki yeni Konya-Antalya Kara yolu’nu kullanan sürücüler, ovanın ortasından geçen yolda ilerlerken denizi andıran görüntülerle karşılaşıyor. Bölgede ekim yapan ve tarlaları sular altında kalan çiftçiler ise zor günler geçiriyor. Çiftçiler, ürünlerinin zarar görmemesi için suların bir an önce arazilerden çekilmesini bekliyor. Gembos Ovası’nda Derebucak Prof. Dr. Muslu Barajı’nın inşa edilmesinin ardından uzun süredir benzer taşkınların yaşanmadığına dikkat çekilirken, barajda depolanan suların Beyşehir Gölü’ne takviye edilmesi sayesinde arazilerin taşkınlardan korunduğu ifade ediliyor. Ancak bu yıl yaşanan yoğun ve bereketli yağışlar, akarsuların debisinin yükselmesi ve düdenlerin yetersiz kalması sonucu ovada yeniden taşkınlara neden oldu.