SAĞLIK - 08 Şubat 2026 Pazar 09:41

’Organik’ diye satılan ürünlere dikkat

A
A
A
’Organik’ diye satılan ürünlere dikkat

Sağlıklı beslenmeye verilen önemin artmasıyla doğal ve katkısız gıdalara olan talep de her geçen gün artıyor. ‘Organik’ adı altında piyasaya sürülen ürünlerin katkısız olup olmadığının iyi araştırılması gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, normal ürüne göre çok daha pahalı satılan ürünler konusunda tüketicileri uyarırken, sertifika kontrolünü vurguladı.


Doğal ve katkısız gıdalara yönelik talebin artmasıyla birlikte katkılı besinlerden uzak durmak isteyen vatandaşlar, organik tarım ürünlerine tercih ediyor. Katkı maddesi içermeyen ürünlere yönelik talep artışıyla da ‘organik’ adı altında piyasaya organik olmayan ürünler de sürülüyor. Toplumumda doğal gıda ve organik gıda ile ilgili yanlış anlaşılma olduğuna dikkat çeken Necmettin Erbakan Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Bilimleri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Tontul, "Doğal gıda ve organik gıda konsepti birbiriyle tamamen karışıyor. Bütün gıdalar doğaldır. Yani meyve sebze ya da hayvansal bazda olması hiç önemli değil. Doğada yetişir, doğada yetiştirilir. Dolayısıyla bunlar doğal gıdalardır. Organik gıda ise şimdi özellikle meyve sebzeler özelinde konuşacak olursak tohumdan başlayarak hasada kadar bir süreç var. Bu süreç boyunca her aşamada yani tohum aşamasında da, üretim aşamasında da, hasat aşamasında da çeşitli üretim ajanları, kimyasalların kullanılmaması gerekebiliyor" dedi.



"Herhangi bir gıdaya doğrudan organik diyemeyiz"


Organik gıdalar hakkında bilgi veren Doç. Dr. İsmail Tontul, "Organik dediğimiz zaman tohumun da organik olduğu, bütün sürecinde de yapay kimyasal katkıların ya da pestisit gibi ajanların yani böceklere ya da hastalıklara karşı çeşitli kimyasalların kullanılmadığı gıdaları kastediyoruz. Tabii ki bu gıdalara yani herhangi bir gıdaya doğrudan organik diyemeyiz. Bunları kullanmasak da sürecin tamamen denetleniyor olması lazım. Markete gittiğimizde aslında organik sertifikasyon pahalı bir süreç yani konvansiyonel üretime göre bir çiftçinin üretim yapmasına göre ekstra önlemler gerektiriyor. Doğal ajanlar, doğal koruyucu maddeler ya da doğal pestisitler kullanılması gerektiriyor ve bu durum ürünün maliyetini arttırıyor. Dolayısıyla bir üretici organik sertifikasyon sertifikasyonuna sahipse bunu ambalajında özellikle belirtiyor. Dolayısıyla ambalajın üzerinde organik yazmasına ya da çeşitli sertifikasyon kuruluşlarının logosunun bulunmasına dikkat etmemiz gerekiyor. Tabii pazara gidiyoruz. Birçok üretici el yazısıyla organik yazıyor ama dediğim gibi aslında bu hiçbir şey ifade etmiyor. Maalesef birçok üretici organik kelimesinin ne anlama geldiğini bilmeden tüketicilerin bunlara daha fazla para ödemeye istekli olduğunu bilerek, ürünlerinin üzerine organik yazıyor. Çok iyi tanıdığınız kişilerden almıyorsanız, yani tanıdığınızdır, akrabanızdır, arkadaşınızdır almıyorsanız aslında bu ifadelerin çok bir geçerliliği yok. Bunu bilerek almanız gerekiyor. Eğer siz o kişiye güveniyorsanız, ürünlerindeki riskleri göze alarak kullanabilirsiniz. Ama şunu düşünmeniz gerekiyor; işte markette normal bir yumurta 5 lirayken organik yumurta 10 liraya satılıyor. Dolayısıyla konvansiyonel bir yumurtayı 10 liraya satarsa satıcı 5 lira ekstra kar etmiş olacak. Yani dolayısıyla bu büyüklükteki bir gelirin de bu olaylara neden olduğunu görüyoruz. İşte çeşitli ürünlerde organik algısı oluşturmak için örneğin yumurta örneğinde, işte pisliğe bulaştırma ya da boyama gibi hilelerin olduğunu görüyoruz. Bunun için hem sertifikasyonlar takip edilebilir, bakanlığın ifşa ettiği daha önce hile yapmış firmalardan satın alma yapılmayabilir. Bunun dışında bir tüketici doğrudan ambalajsız ya da etiketsiz bir ürüne bakarak bunun organik mi değil mi olduğunu anlayamıyor. Maalesef bunu anlamak bizim gibi eğitimli insanlar için bile mümkün değil. Sadece laboratuvarlarda yapılan analizlerle anlaşılabilir" şeklinde konuştu.



"İnsan vücudunda birikerek çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilir"


Sahte ürünlerin insan vücuduna zarar verdiğine değinen Doç. Dr. Tontul, "Organik gıda faydalı mı, faydasız mı, buna bir bakmak gerekiyor. Buradaki asıl mevzu konvansiyonel üretimde yani geleneksel üretimde kullanılan kimyasal gübrelerin ve pestisitlerin bıraktığı kalıntılar. Bu kalıntılar insan vücudunda birikerek çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilir. Kansere, hormon bozukluklarına, üreme sorunlarına neden olabilir. Dolayısıyla eğer bütçeniz elveriyorsa organik beslenmeniz sizi bu durumlara karşı koruyabilir. Tüketicinin bilinçlenmesiyle birlikte üreticiler ya da satıcılar da farklı konseptler geliştirmeye başladı. İşte örneğin son zamanlarda karşımıza ’Pestisit yoktur’ ibareli meyve sebze ürünleri çıktı. Bunlar organik olduğu anlamına gelmiyor bu ürünlerin. Ancak bu ürünlerin üretiminde pestisit kalıntılarının olmadığı ya da pestisitlerin izin verilen miktarlarda kullanıldığı anlamına geliyor ki; bu tüketici için iyi bir şey ve daha kolay ulaşılabilir ekonomik olarak. Dolayısıyla organik tüketim mümkünse organik tüketimi tavsiye ediyoruz. Değilse de en azından güvenilir üreticilerden pestisit olmadığı ifade edilen ürünlerin kullanılmasını önerebiliriz" ifadelerini kullandı.



"Afişe edilen markaları ya da bu markalarla ilişkili yeni markalara mümkün olduğunca dikkat edilmesini tavsiye ediyoruz"


Tontul, "Tarım ve Orman Bakanlığı özellikle insan sağlığına zararlı bileşenler içerebilecek gıdaları ya da hile yapılmış gıdaları belli aralıklarla afişe ediyor. Dolayısıyla bu afişe edilen markaları ya da bu markalarla ilişkili yeni markalara mümkün olduğunca dikkat edilmesini tavsiye ediyoruz. İnternette artık birçok bilgiye çok rahatlıkla ulaşabiliriz. Yani bir üreticinin birkaç markası sıkıntılıysa diğer markalarında da sıkıntı olabileceğini düşünerek bu markalardan uzak durmayı tavsiye edebiliriz" diye konuştu.



’Organik’ diye satılan ürünlere dikkat

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Nevşehir Nevşehir’de yolda oluşan çukurlar, 5 aracı yolda bıraktı Aksaray-Nevşehir karayolu Otogar Kavşağı yakınlarında yağış nedeniyle yolda oluşan çukurlar nedeniyle, aralarında Sivas Valisi Yılmaz Şimşek’in makam aracının da yer aldığı 5 aracın lastiği patladı. Edinilen bilgilere göre, Nevşehir istikametine seyir halinde olan araçlar, yol üzerinde oluşan ve sürücüler tarafından son anda fark edilen çukurlara düştü. Çukura giren araçlardan 5’inin lastikleri patlarken, araçlar yol kenarında ve yakında bulunan benzin istasyonunda durmak zorunda kaldı. Lastiği patlayan sürücülerden Gökhan Kuzu, yaşadığı durumu anlatarak, "Nevşehir istikametine geliyordum. Yolda oluşan çukuru bir anda fark ettim ancak kaçamadım. Aracımın iki lastiği birden patladı. Bizimle birlikte Sivas Valimizin içinde bulunduğu makam aracının da iki lastiği patladı" dedi. Sürücüler, karayolunda oluşan çukurların uzun süredir tehlike oluşturduğunu belirterek, gerekli bakım ve onarım çalışmalarının zamanında yapılmamasına tepki gösterdi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, yolda oluşan çukurun çevresine dubalar yerleştirerek güvenlik önlemi aldı. Konya istikametinden geldiği ve Sivas’a gittiği öğrenilen Valisi Yılmaz Şimşek’in de içinde bulunduğu makam aracıda aynı çukura düşünce, makam aracının iki lastiği de patladı. Sivas Valisi Şimşek, Nevşehir Valiliği tarafından gönderilen yeni makam arabası ile yoluna devam ederken, Şimşek’in makam arabasının patlayan iki lastiği de olay yerine gelen lastik tamircisi tarafından değiştirildi. Lastiği patlayan diğer sürücüler ise kendi imkanları ile patlayan lastiklerini değiştirdi. Olayda yaralanan olmazken, araçlarda maddi hasar meydana geldi. Trafik ekipleri yolda oluşan çukurlar nedeniyle lastiği patlayan araçlara tutanak tuttu.
Aksaray Maddi hasarlı kaza sonrası 2 kişiyi öldürdü, "Pişman değilim, onur duyuyorum" dedi Niğde’de maddi hasarlı trafik kazasında 3 kişiye ateş açan eski muhtar, 2 kişiyi öldürüp 1 kişiyi de ağır yaraladıktan sonra cinayet büro ekiplerinin takibiyle yakalandığı Aksaray’da gazetecilerin "Pişman mısın?" sorusuna "Pişman değilim, onur duyuyorum" dedi. Olay, Niğde’nin Çiftlik ilçesinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Çiftlik ilçesinde alkol aldıktan sonra 31 APC 601 plakalı aracıyla direksiyon başına geçen ve eski muhtar olduğu öğrenilen Hamza C. (52), yolda Abdullah Gündoğdu yönetimindeki 51 AET 737 plakalı araçla çarpıştı. Araçların aynalarının kırıldığı küçük çapta maddi hasarlı trafik kazası sonrası araçtan inen Hamza C., Abdullah Gündoğdu ile tartışmaya başladı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüşünce belinde taşıdığı tabancasını çeken C. araç ve içerisinde bulunan 3 kişiye ateş açtı. Açılan ateşte Hakan Çelik, Abdullah Gündoğdu ve ismi belirlenemeyen 3 kişi vücudunun çeşitli yerlerine isabet eden kurşunlarla yaralandı. Silah seslerini duyan çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Kısa sürede adrese gelen sağlık ekipleri 3 yaralıyı ambulanslarla Çiftlik Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırdı. Yaralılardan Hakan Çelik ve Abdullah Gündoğdu yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Diğer ismi belirlenemeyen yaralının ise hayati tehlikesi sürüyor. Aksaray polisinin takibiyle kıskıvrak yakalandı 2 kişiyi öldürüp 1 kişiyi de ağır yaraladıktan sonra aracına binip olay yerinden kaçan Hamza C., Aksaray istikametine yola çıktı. Şahsın Aksaray istikametine kaçtığını tespit eden Niğde Çiftlik İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri durumu Aksaray İl Emniyet Müdürlüğü’ne bildirdi. Bunun üzerine Aksaray polisi adeta teyakkuza geçti. Plaka tanıma sistemlerine (PTS) kaydedilen aracın Kireçlik yolundan Aksaray’a giriş yaptığını tespit eden Asayiş Şubesi Cinayet Büro Amirliği ekipleri şehir genelinde geniş çaplı araştırma başlattı. Arama tarama çalışmaları yapılırken Ankara yolundaki PTS kameralarından aracın Ankara istikametine geçtiği belirlenirken bu kez cinayet ekipleri o bölgeye yoğunlaştı. Resmi ekipler yolda güvenlik önlemi alarak uzun namlulu silahlarla aracı beklerken, cinayet ekipleri de şahsın köy yollarına girme ihtimali üzerine arazide tarama yaptı. Şahsın Ankara istikametine geçişi olmayınca ara yollarda yoğunlaşan Cinayet Büro Amirliği ekipleri aracı Cumhuriyet Mahallesi şehir çıkışındaki arazide buldu. Polisi görünce kaçmak isteyen şahıs cinayet büro ekiplerinin etrafını sarması sonucu yakalanarak gözaltına alındı. Hamza C. polis aracının kafesine bindirilirken, burada yapılan alkol muayenesinde 0.96 promil alkollü olduğu tespit edildi. Araçta arama yapan ekipler, suç aleti tabancayı da bularak muhafaza altına aldı. "Alenen vurdum. Pişman değilim, onur duyuyorum" Polis aracıyla sağlık kontrolünden geçirilmek üzere Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi’ne getirilen Hamza C. gazetecilerin sorularını yanıtladı. Basın mensuplarının "Neden vurdunuz?" sorusuna, "Önüme geçmeye çalıştı. Benim önüme geçeni vururum. Ben muhtar Hamza. Önüme geçtiler, alenen vurdum. O yüzde vurdum. 2 kişiyi vurdum. Pişman olur muyum? Onur duyuyorum. Benim önüme geçmeyeceklerdi" dedi. Sağlık kontrolünün ardından polis aracına bindirilen şahıs, emniyete götürüldü. Olay yerindeki aracı ise trafikten men edilerek emniyete çektirildi. Olayla ilgili cumhuriyet başsavcılığı tarafından tahkikat başlatıldı.