Yerel Haberler
Konya
NEÜ’nün engelsiz üniversite başarısı bayrak teslim töreni ile taçlandı 13 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:56:07 Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Engelli Öğrenci Birim Koordinatörlüğü tarafından, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası dolayısıyla "10-16 Mayıs Erişilebilir Dünya İçin El Ele" programı düzenlendi. Ayrıca, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından düzenlenen Engelsiz Üniversite Bayrakları ve Program Nişanı Töreni’nde, NEÜ’nün 2024 yılında 119 üniversite arasında, 2025 yılında ise 112 üniversite arasında elde ettiği ikincilik başarısı kapsamında Bayrak Teslim Töreni gerçekleştirildi. NEÜ Ahmet Keleşoğlu İlahiyat Fakültesi Nezahat Keleşoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen program ve törene NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, NEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu, dekanlar, genel sekreter yardımcıları, meslek yüksekokulu ve enstitü müdürleri ile çok sayıda akademisyen ve öğrenciler katıldı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, çok anlamlı ve önemli bir programda bulunmaktan mutluluk duyduğunu ifade ederek, "Engelsiz üniversitede bayrak almak çok önemli. Asıl önemli olan ise bizim sorumluluğumuzun yerine getirip getirmediğimizdir. Bu bayraklar, bizlerle aynı hayatı paylaşan ancak Cenab-ı Hakk’ın takdiriyle farklı şartlarda yaşamlarını sürdüren engelli bireylere karşı sorumluluğumuzu yerine getirdiğimizin bir nişanesidir. Bu açıdan meseleyi çok önemli ve değerli buluyorum. Üniversitemizde güçlü bir enerji ve önemli bir potansiyel bulunuyordu. Prof. Dr. Hakan Sarı hocamızın gayreti ile bu potansiyel ortaya çıktı. Ortak akıl, iş birliği ve yoğun çalışmalar neticesinde bu başarılar elde edildi. Bu, tek başına gerçekleştirilebilecek bir başarı değildir. Her bir birimin üzerine düşen sorumluluğu ifa etmesi ile mümkün. 2024 ve 2025’te Türkiye ikincisi olduk. Bizde ümitten, gayretten ve enerjiden asla vazgeçmek yok. 2026’da birinci olmak için kararlılıkla çalışacağız. Bu başarılarda emeği geçen herkese teşekkür ederim" dedi. Özgüveni yüksek, diploması anlam taşıyan, pratikte değeri olan bir üniversite Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin uluslararası alanda tanınırlığını artırmaya yönelik çalışmalara devam ettiklerini aktaran Prof. Dr. Zorlu, "Üniversitelerin Times Higher Education (THE) sıralamalarında değerlendirilen kriterlerden biri de uluslararası görünürlüktür. Bu doğrultuda yurt dışındaki üniversitelerle sürekli temaslar sağlıyor, iş birliği protokolleri imzalıyoruz. İmzaladığımız protokoller kapsamında birçok ortak proje üretiyor, öğrenci ve akademisyen değişim programları gerçekleştiriyoruz. İmkanlarımızı artırıyoruz. Ziyaretlerde bulunduğumuz üniversitelerin rektörlerine anlatacağımız çok şey var. Üniversitemizin faaliyetlerini aktardıkça ilgi ve alakalarının arttığını, bizleri büyük bir dikkat ve şaşkınlıkla dinlediklerini görüyoruz. Son 7-8 yılda içerisinde özgüveni yüksek, diploması anlam taşıyan, pratikte değeri olan ve aidiyetinden gurur duyulan bir üniversite haline geldik. Bunu hep birlikte başardık" diye konuştu. Eğitimde fırsat eşitliği, nitelikli yaşamın ve toplumsal katılımın vazgeçilmez bir unsurudur 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nda Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin erişilebilirlik ve kapsayıcılık alanındaki başarılarını paylaşmanın gururunu yaşadıklarını aktaran NEÜ Engelli Öğrenci Birim Koordinatörü Prof. Dr. Hakan Sarı ise, "Necmettin Erbakan Üniversitesi, YÖK tarafından düzenlenen Engelsiz Üniversite Bayrak Yarışmaları’nda hem 2024 hem de 2025 yıllarında Türkiye ikinciliğini elde ederek önemli bir başarıya imza atmıştır. Bugün burada yalnızca ödül töreni gerçekleştirmiyor; aynı zamanda insanı merkeze alan, erişilebilirliği temel değer kabul eden üniversite anlayışını da vurguluyoruz. Çünkü eğitimde fırsat eşitliği, nitelikli yaşamın ve toplumsal katılımın vazgeçilmez bir unsurudur. Üniversiteler yalnızca bilgi üreten kurumlar değil; bireylerin kendilerini geliştirdikleri, özgüven kazandıkları ve toplumsal yaşama hazırlandıkları alanlardır. Bu nedenle kampüslerin, dersliklerin, sosyal ve kültürel ortamların herkes için erişilebilir olması büyük önem taşımaktadır. Engelsiz üniversite anlayışı yalnızca fiziksel düzenlemelerden ibaret değildir; evrensel tasarım anlayışıyla herkes için erişilebilir yaşam alanları oluşturmayı hedeflemektedir. Aynı zamanda eğitim süreçlerinde kapsayıcı yaklaşımlar geliştirilmesi, erişilebilir ders materyalleri sunulması ve öğrencilerin aktif katılımının desteklenmesi bu anlayışın temel unsurlarıdır" şeklinde konuştu. Hedefimiz, 2026 yılında Türkiye birinciliği Yükseköğretim Kurulu tarafından verilen Turuncu Bayrak’ın mekanda erişilebilirliği, Yeşil Bayrak’ın eğitimde erişilebilirliği, Mavi Bayrak’ın ise sosyo-kültürel faaliyetlerde erişilebilirliği temsil ettiğini söyleyen Prof. Dr. Sarı şu şekilde konuştu: "Bu bayraklar yalnızca bir ödül değil; üniversitemizin erişilebilirlik konusundaki kararlılığının ve ortak emeğinin sembolüdür. Bu başarı; yöneticilerimizin, akademik ve idari personelimizin, teknik ekiplerimizin, Engelli Öğrenci Birimimizin ve öğrencilerimizin ortak çalışmasının sonucudur. Hedefimiz, 2026 yılında Türkiye birinciliğini elde ederek herkes için erişilebilir, kapsayıcı ve yaşanabilir bir üniversite idealini daha ileriye taşımaktır. Engelsiz üniversite; yalnızca engellerin kaldırıldığı değil, insan onurunun, eşit katılımın ve nitelikli yaşam hakkının kurumsal kültüre dönüştüğü üniversitedir." Protokol konuşmalarının ardından program, doğuştan kolları olmayan Necmettin Erbakan Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi Resim Bölümü öğrencisi Ayşe Yılmaz’ın günün anlam ve önemini anlatan konuşmasıyla devam etti. Program, Yükseköğretim Kurulu tarafından 2024-2025 döneminde Eğitimde Erişim, Sosyo-Kültürel Faaliyetlerde Erişim, Mekanda Erişim ve Kent Donatılarına Erişim kategorilerinde asil ve aday adayı olmaya hak kazanan fakülte, yüksekokul, enstitü ve Yapı İşleri birimine sertifika ve bayrak takdimiyle sona erdi.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:54 Pelikan sürüsünü tarlada gören çiftçilerin tarifi ilgi çekti Konya’nın Karapınar ilçesinde göç yolculuğundaki pelikan sürüsü tarlada mola verdi. Göç yolculuğundaki bir pelikan sürüsü Karapınar ilçesi Uzunkaş mevkiinde tarlaya indi. Tarlada pelikanları gören vatandaş o anları cep telefon kamerasıyla görüntüledi. Elektrik akımına kapıldığı düşünülen pelikanı bulan çiftçi Emre Elibol, kanadını açarak, "İki metre kanat var. Ayaklara bak, bu pelikan mıydı" şeklinde konuşurken, gagasını "Değnek gibi" diye tarif ederek o anlara telefonla kaydetti. Elibol, "Bahar ayının gelmesiyle beraber pelikanların göç mevsimi başladı. Tarlalarımızdan falan geçiyorlar zaman zaman tarlalarımıza iniyorlar. Burada karnını doyuruyorlar. Ne yazık ki birisi elektrik direğinde akıma kapılmış ölmüş. Çok üzüldük, olmaması gereken bir şeydi ama olmuş artık" dedi. "Ambardan mısır getirdik ama veremedik kaçtılar" Çiftçi Yasin Kuzu ise, "Bugün normalde her gün olduğu gibi işimize geldik. Kuşları görünce telefon ile kayda aldım hem insanlar görsün hem de anı kalsın istedim. Normalde bizim bölgemizde leylek sürüleri görülürdü. İlk defa şahit olunca anı olsun istedim. Sürekli uçup gidiyorlardı. Bizim tarlamızda ilk defa pelikanları bu şekilde toplu olarak gördüm. Ambardan mısır getirdik ama balıkçıl bir tür oldukları için veremedik kaçtılar. Benim de hoşuma gitti bu şeklide kayda aldım" şeklinde konuştu.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:59 Meram’da çocuklar tarihi sahneye taşıdı Meram Belediyesi ile Meram İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen Meram Gelişim Akademisi (MEGA) kapsamında geleneksel hale gelen ‘Ahlaki Karakter Temsil Yarışması’nın 2026 yılı finali, renkli görüntülerle tamamlandı. Bu yıl ‘Korkusuz Liderler’ temasıyla gerçekleştirilen yarışmanın final programı, Tantavi Kültür ve Sanat Merkezi’nde yoğun katılımla düzenlendi. Meram ilçesindeki resmi okullarda eğitim gören 4. sınıf öğrencilerini kapsayan yarışmanın finalinde 16 okuldan öğrenciler sahne aldı. Türk tarihine yön veren büyük liderleri canlandıran öğrenciler, sergiledikleri performanslarla izleyenlerden tam not aldı. Programı; Meram Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Şenyiğit, Meram İlçe Milli Eğitim Müdürü Erkan Yakışır, kurum yöneticileri, okul idarecileri, öğretmenler ve çok sayıda davetli takip etti. Başkan Yardımcısı Ahmet Şenyiğit, final etkinliğinde yaptığı konuşmada Meram Belediyesinin MEGA çatısı altında çocuklar ve gençler için birbirinden değerli etkinlikler, programlar ve projeler yürüttüğünü belirtti. İlçe Milli Eğitim Müdürü Erkan Yakışır da eğitime verdiği desteklerden dolayı Meram Belediyesine ve Başkan Mustafa Kavuş’a teşekkür etti. Yarışma sonunda kendi kategorilerinde birinci olan öğrenciler ve danışman öğretmenleri de büyük alkış aldı. Program sonunda öğrenciler, öğretmenler ve aileler hatıra fotoğrafı çektirirken, finale kalan tüm öğrencilere hediyeler verildi.
Konya’da yağışlar hububata umut oldu
03 Mart 2026 Salı - 12:25 Konya’da yağışlar hububata umut oldu Konya’da son dönem etkili olan yağmur ve kar yağışlarının hububat için yeterli suyu sağladığını belirten uzmanlar, üreticilere, üre gübresi uygulamasını bu dönemden itibaren kademeli olarak yapmaları noktasında tavsiyede bulundu. Konya Ovasında kış mevsimi başlarında beklenen yağışların alınamaması üreticileri endişelendirirken, sonrasında etkili olan yağışlar yüzleri güldürdü. Özellikle ara ara yağan kar ve yağmurun, ekili hububat alanları için yeterli nemi sağladığı ifade eden uzmanlar, su tasarrufuna dikkat çekiyor. Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, "Kış yağışlarını maalesef yeterli miktarda alamamıştık. Lakin sonrasında yağışlar oldukça iyi geldi. Özellikle ara ara yağan kar yağışları ve bunların aralarında yağan yağmur yağışları şu andaki hububatlar için yeterli miktarda suyu barındırdı diyebiliriz. Toprağın tabanının doyması için kar yağışı çok önemliydi. Konya merkeze yakın yerlerde beklediğimiz kar örtüsünü alamadık ama uzak ilçelerde kar örtüsü de gayet iyiydi. Bu da toprağın tabanının da doymasına imkan sağladı. Özellikle yüksek kesimlerdeki kar yağışları özellikle Konya Kapalı Havzası’ndaki taban suyunun yükselmesinde oldukça önemli. Yerüstü ve yeraltı su kaynaklarımızın idareli kullanılması ile ilgili çiftçilerimiz ellerinden gelen bütün mücadeleyi yapıyor. Özellikle yeni uygulamaya giren münavebeli üretim planlamasında yeşil mahsul arkasına yeşil mahsul ekilişi yasak olması tabii su tasarrufunda da önemli etkenlerden biri olacak gibi gözüküyor" dedi. "Üre uygulaması bu dönemden sonra yavaş yavaş yapılmalı" Yağışların hasat dönemindeki rekolteyi yakından ilgilendirdiğine dikkat çeken Burak Kırkgöz, "Kar yağışları devam ederse ve nisan aylarından sonraki dönemde yağacak özellikle yağmur yağışları rekoltemizi belirleyecek. Bu dönem hububat bitkisinin yavaş yavaş kardeşlenme dönemine geçtiği dönemler. Erken ekilen hububatlarda tabii havaların ısınması ile beraber hızlı bir gelişme meydana geliyor. Bu da bitkilerin daha hızlı ilerlemesine neden oluyor. Çiftçilerimizin üre uygulamasını bu dönemden sonra yavaş yavaş yapmalarını tavsiye ediyoruz. Üre gübresi oldukça önemli, yeşil aksamın gelişmesinde, bitkilerin verimlerinin artmasındaki en önemli gübrelerden bir tanesi de üre gübresi. Bu dönemden sonra şu yağışlardan sonra çiftçilerimize yavaş yavaş üre gübrelerini de kullanmalarını tavsiye ediyoruz" şeklinde konuştu. "Bitkilerin ihtiyacı olan gübre verilmediği takdirde hasatta verim olarak karşımıza çıkıyor" Taban gübresi kullanımında ise düşüş olduğunu anlatan Kırkgöz, "Geçtiğimiz ekim sezonunda artan maliyetlerden dolayı çiftçilerimiz taban gübresinde biraz tasarruflu kullanmaya yöneldi. Biz bunu çok fazla önermiyoruz. Çünkü bitkilerin ihtiyacı olan gübre verilmediği takdirde bu hasatta verim olarak karşımıza çıkıyor. Burada taban gübresinde kısma yapan çiftçilerimizin üst uygulamalarda iyi bir çalışma yapmasını öneriyoruz. İklimimiz iyi gidiyor, şu anda herhangi bir kuraklıktan söz edemeyiz. Yağışlarımız da güzeldi. Barajlarımızdan da güzel haberler geliyor. İnşallah yeraltı su kaynaklarımızda da yoğun bir artış olur. Çünkü Konya Kapalı Havzasının başka bir su kaynağı maalesef yok. Bu yağan kar yağışları yeraltını ne kadar beslerse çiftçilerimiz de o kadar sulama yapabiliyor. İnşallah bundan sonraki süreçte yağışlar bu şekilde devam eder. Bol bereketli bir sezon geçiririz" diye konuştu.
Konya’da yağışlar hububata umut oldu
03 Mart 2026 Salı - 12:11 Konya’da yağışlar hububata umut oldu Konya’da kış yağışlarının yetersiz kalmasının ardından zaman zaman etkili olan yağmur ve kar yağışlarının hububat için yeterli suyu sağladığını belirten uzmanlar, üreticilere, üre gübresi uygulamasını bu dönemden itibaren kademeli olarak yapmaları noktasında tavsiyede bulundu. Konya Ovasında kış mevsimi başlarında beklenen yağışların alınamaması üreticileri endişelendirirken, sonrasında etkili olan yağışlar yüzleri güldürdü. Özellikle ara ara yağan kar ve yağmurun, ekili hububat alanları için yeterli nemi sağladığı ifade eden uzmanlar, su tasarrufuna dikkat çekiyor. Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, "Kış yağışlarını maalesef yeterli miktarda alamamıştık. Lakin sonrasında yağışlar oldukça iyi geldi. Özellikle ara ara yağan kar yağışları ve bunların aralarında yağan yağmur yağışları şu andaki hububatlar için yeterli miktarda suyu barındırdı diyebiliriz. Toprağın tabanının doyması için kar yağışı çok önemliydi. Konya merkeze yakın yerlerde beklediğimiz kar örtüsünü alamadık ama uzak ilçelerde kar örtüsü de gayet iyiydi. Bu da toprağın tabanının da doymasına imkan sağladı. Özellikle yüksek kesimlerdeki kar yağışları özellikle Konya Kapalı Havzası’ndaki taban suyunun yükselmesinde oldukça önemli. Yerüstü ve yeraltı su kaynaklarımızın idareli kullanılması ile ilgili çiftçilerimiz ellerinden gelen bütün mücadeleyi yapıyor. Özellikle yeni uygulamaya giren münavebeli üretim planlamasında yeşil mahsul arkasına yeşil mahsul ekilişi yasak olması tabii su tasarrufunda da önemli etkenlerden biri olacak gibi gözüküyor" dedi. "Üre uygulaması bu dönemden sonra yavaş yavaş yapılmalı" Yağışların hasat dönemindeki rekolteyi yakından ilgilendirdiğine dikkat çeken Burak Kırkgöz, "Kar yağışları devam ederse ve nisan aylarından sonraki dönemde yağacak özellikle yağmur yağışları rekoltemizi belirleyecek. Bu dönem hububat bitkisinin yavaş yavaş kardeşlenme dönemine geçtiği dönemler. Erken ekilen hububatlarda tabii havaların ısınması ile beraber hızlı bir gelişme meydana geliyor. Bu da bitkilerin daha hızlı ilerlemesine neden oluyor. Çiftçilerimizin üre uygulamasını bu dönemden sonra yavaş yavaş yapmalarını tavsiye ediyoruz. Üre gübresi oldukça önemli, yeşil aksamın gelişmesinde, bitkilerin verimlerinin artmasındaki en önemli gübrelerden bir tanesi de üre gübresi. Bu dönemden sonra şu yağışlardan sonra çiftçilerimize yavaş yavaş üre gübrelerini de kullanmalarını tavsiye ediyoruz" şeklinde konuştu. "Bitkilerin ihtiyacı olan gübre verilmediği takdirde hasatta verim olarak karşımıza çıkıyor" Taban gübresi kullanımında ise düşüş olduğunu anlatan Kırkgöz, "Geçtiğimiz ekim sezonunda artan maliyetlerden dolayı çiftçilerimiz taban gübresinde biraz tasarruflu kullanmaya yöneldi. Biz bunu çok fazla önermiyoruz. Çünkü bitkilerin ihtiyacı olan gübre verilmediği takdirde bu hasatta verim olarak karşımıza çıkıyor. Burada taban gübresinde kısma yapan çiftçilerimizin üst uygulamalarda iyi bir çalışma yapmasını öneriyoruz. İklimimiz iyi gidiyor, şu anda herhangi bir kuraklıktan söz edemeyiz. Yağışlarımız da güzeldi. Barajlarımızdan da güzel haberler geliyor. İnşallah yeraltı su kaynaklarımızda da yoğun bir artış olur. Çünkü Konya Kapalı Havzasının başka bir su kaynağı maalesef yok. Bu yağan kar yağışları yeraltını ne kadar beslerse çiftçilerimiz de o kadar sulama yapabiliyor. İnşallah bundan sonraki süreçte yağışlar bu şekilde devam eder. Bol bereketli bir sezon geçiririz" diye konuştu.
Meram’da çocuklar geleceği dönüştürüyor
02 Mart 2026 Pazartesi - 13:49 Meram’da çocuklar geleceği dönüştürüyor Sıfır atık çalışmalarını aralıksız sürdüren Konya’nın merkez Meram İlçe Belediyesi, özellikle yeni neslin sıfır atık ve çevre bilinci kazanmasına yönelik eğitim faaliyetlerine de hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda Osmangazi Ortaokulu’nda öğrencilere sıfır atık bilinci ve elektronik atık (e-atık) farkındalığı eğitimi verildi. Meram Belediyesi, sıfır atık çalışmalarını aralıksız sürdürürken özellikle yeni neslin çevre bilinci kazanmasına yönelik eğitim faaliyetlerine hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda belediye bünyesinde faaliyet gösteren İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından okullarda düzenlenen seminerler ile gençlere hem çevresel sorumluluk hem de sürdürülebilir yaşam alışkanlığı kazandırılması hedefleniyor. E-atıkların görünmeyen tehlikesi anlatıldı Şubat ayının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından "Elektrik, Elektronik ve Metal Ayı" ilan edilmesi kapsamında Osmangazi Ortaokulu’nda eğitim semineri düzenlendi. Programda öğrencilere sıfır atık bilinci ve elektronik atık (e-atık) farkındalığı eğitimi verildi. Seminerde, elektrikli ve elektronik atıkların doğaya ve insan sağlığına etkileri detaylı şekilde ele alındı. Öğrencilere; bilinçsizce doğaya bırakılan e-atıkların toprağa, suya ve havaya zarar verdiği, içerdiği ağır metaller nedeniyle uzun vadede ciddi çevresel sorunlara yol açabildiği anlatıldı. Atıklar sanata dönüştü Eğitimde ayrıca geri dönüşüm süreçleri hakkında bilgi verilerek, bozulan ya da kullanılmayan elektronik eşyaların çöpe atılmak yerine geri dönüşüm sistemine kazandırılmasının önemi vurgulandı ve ‘Her atık geleceğe bırakılan bir izdir’ mesajı ön plana çıkarıldı. Öğrenciler için programın en dikkat çeken bölümü ise atölye çalışması oldu. Öğrenciler, toplanan elektronik atık parçalarını kullanarak Meram Belediyesi logosunu yeniden şekillendirdiler. Kablolar, devre kartları, metal parçalar ve çeşitli elektronik bileşenlerden oluşturulan çalışma; geri dönüşümün yalnızca bir çevre faaliyeti değil, aynı zamanda üretken bir süreç olduğunu gözler önüne serdi. "Sıfır atık bir tercih değil, mecburiyettir" Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, Meram Belediyesi olarak sıfır atık çalışmalarına maksimum düzeyde önem verdiklerini belirterek, çalışmalar hakkında şu açıklamalarda bulundu: "Çevre bilinci küçük yaşlarda kazanılır. Biz de Meram Belediyesi olarak yalnızca bugünü değil, yarını da düşünüyoruz. Sıfır atık çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyor; özellikle çocuklarımızın bu konuda bilinçlenmesi adına eğitim seminerlerimizi aralıksız devam ettiriyoruz. İnanıyoruz ki çevreye duyarlı bir nesil yetişirse, geleceğimiz daha temiz, daha sağlıklı ve daha sürdürülebilir olacaktır." Başkan Kavuş, elektronik atıkların doğru yönetildiğinde çevre için tehdit olmaktan çıkıp ekonomiye katkı sağlayan bir kaynağa dönüşebileceğini de vurgulayarak, "Geleceği Şarj Et" sloganıyla yürütülen bu tür etkinliklerin artarak devam edeceğini ifade etti.
Yağışlar uzun yıllar ortalamasını yüzde 50 aştı, kuraklık tehdidi sürüyor
02 Mart 2026 Pazartesi - 12:39 Yağışlar uzun yıllar ortalamasını yüzde 50 aştı, kuraklık tehdidi sürüyor Türkiye’de bu yıl gerçekleşen yağışlar, uzun yıllar ortalamasının yüzde 50’sini aşarken, ocak ayı itibarıyla geçen yıl aynı döneminin üç katı kadar yağış gerçekleşti. Bunun sonucunda birçok baraj gölünde su seviyesinin yükseldiğini belirten uzmanlar, su tasarrufuna dikkat çekerek "Son yağışlar rehavete neden olmamalı" uyarısında bulundu. Yağışların kısa vadede su potansiyeli açısından sevindirici olduğunu ancak orta ve uzun vadede öngörülen kuraklık tehdidinin ortadan kalkmadığını belirten Necmettin Erbakan Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Bedük, özellikle Konya’da yer altı su seviyesinin kritik eşikte bulunduğuna dikkat çekti. "Ülkemizde 52 ilçede tarımsal su kısıtlaması uygulanacak" Yüzeysel akışa geçen sağanak yağışların yer altı sularında kayda değer bir artış sağlamadığını ifade eden Prof. Dr. Fatma Bedük, "Ülkemizde bu yıl gerçekleşen yağışlar, uzun yıllar ortalamasının yüzde 50’sini aştı. Ocak ayı itibarıyla, geçen yıl aynı dönemin üç katı kadar yağış gerçekleşti. Tabii bunun sonucunda, birçok baraj gölünde su seviyesi yükseldi. Akarsularda debiler arttı. Fakat öte yandan, ne yazık ki birçok kentte de seller, su baskınları dolayısıyla birçok kayıp da yaşandı. Tabii bu yağışlar kısa vadede su potansiyeli açısından oldukça sevindirici. Fakat orta ve uzun vadede öngörülen kuraklık tehdidi ortadan kalkmış değil. Örneğin Konya’da yer altı su seviyesi hala kritik eşikte, yüzeysel akışa geçen sağanak yağışlar yer altı suyunda kayda değer bir yükselme oluşturamıyor ve yer altı suları yoğun bir şekilde tarımsal amaçlı olarak kullanılıyor. Su kaynaklarının yüzde 70 gibi önemli bir kısmının tarımsal amaçlı olarak kullanıldığını biliyoruz. Dolayısıyla tarımsal sürdürülebilirlik açısından su kaynaklarının verimli kullanılması ve yönetilmesi oldukça önemli. Bu meyanda Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yeni bir uygulama var. Ülkemizde 52 ilçede tarımsal su kısıtlaması uygulanacak. Bu ilçelerden 19’u Konya ili sınırları içerisinde bu uygulamaya göre şeker pancarı, havuç, fasulye gibi suya ihtiyaç duyan bitkilerin art arda yıllarda ekilmesi istenmiyor. Bu bitkilerin ekilmesi durumunda müteakip yılda arpa, buğday, mercimek, nohut gibi suya çok ihtiyaç duymayan bitki türlerinin ekimi teşvik edilecek. Bitki türleri için verilen teşvikler, kurallara uymayan çiftçiler için verilmeyerek bir yaptırım uygulanması hedefleniyor" dedi. "Çatılardan, arazilerden yağmur suları hasat edilmeli" Yağmur sularının da geri dönüşümünün yapılmasına dikkat çeken Prof. Dr. Bedük, "Bu yıl gerçekleşen yağışlar, öngörülen kuraklık senaryolarına ters düşüyormuş gibi görünebilir. Ancak bu risk ortadan kalkmış değil. Bu durum, bu yağış rejimi, iklim değişikliğinin beklenen bir sonucudur. Dolayısıyla bu yağış rejiminin doğru yönetilmesi gerekir. Yağışların, yağmur sularının hasat edilmesi için doğru yatırımları yapmaya ihtiyacımız var. Çatılardan, arazilerden yağmur suları hasat edilmeli ve atık sulardan ayrı toplanarak depolanmalı. Yine tarımsal su yönetimi de bu konuda oldukça önemli. Tarımda mutlaka suya ihtiyaç duymayan bitki türlerinin yetiştirilmesi teşvik edilmeli ve damla sulama gibi basınçlı su sistemlerinin kullanılması tercih edilmelidir" şeklinde konuştu. "Son yağışlar bizi rehavete düşürmemeli" Prof. Dr. Fatma Bedük, "Yer altı sularının aşırı derecede kullanılmasının önüne geçilmelidir. Suyun tabii miktar olarak korunmasının yanı sıra kalitesinin korunması da oldukça önemli. Yine tarımsal faaliyetlerde aşırı gübre kullanılması durumunda yer altı sularında nitrat kirliliği söz konusu olmaktadır. Yine gübreleme yanında aşırı pestisit kullanımı da söz konusu. Bunun da yönetilmesi su kalitesi açısından oldukça kritik bir konu. Suyun hem tarımda, hayvancılıkta, endüstride ve yine evsel kullanımlarda tasarrufuna devam etmeliyiz. Son yağışlar bizi rehavete düşürmemeli" diye konuştu.