ÇEVRE - 03 Mart 2026 Salı 12:25

Konya’da yağışlar hububata umut oldu

A
A
A
Konya’da yağışlar hububata umut oldu

Konya’da son dönem etkili olan yağmur ve kar yağışlarının hububat için yeterli suyu sağladığını belirten uzmanlar, üreticilere, üre gübresi uygulamasını bu dönemden itibaren kademeli olarak yapmaları noktasında tavsiyede bulundu.


Konya Ovasında kış mevsimi başlarında beklenen yağışların alınamaması üreticileri endişelendirirken, sonrasında etkili olan yağışlar yüzleri güldürdü. Özellikle ara ara yağan kar ve yağmurun, ekili hububat alanları için yeterli nemi sağladığı ifade eden uzmanlar, su tasarrufuna dikkat çekiyor. Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, "Kış yağışlarını maalesef yeterli miktarda alamamıştık. Lakin sonrasında yağışlar oldukça iyi geldi. Özellikle ara ara yağan kar yağışları ve bunların aralarında yağan yağmur yağışları şu andaki hububatlar için yeterli miktarda suyu barındırdı diyebiliriz. Toprağın tabanının doyması için kar yağışı çok önemliydi. Konya merkeze yakın yerlerde beklediğimiz kar örtüsünü alamadık ama uzak ilçelerde kar örtüsü de gayet iyiydi. Bu da toprağın tabanının da doymasına imkan sağladı. Özellikle yüksek kesimlerdeki kar yağışları özellikle Konya Kapalı Havzası’ndaki taban suyunun yükselmesinde oldukça önemli. Yerüstü ve yeraltı su kaynaklarımızın idareli kullanılması ile ilgili çiftçilerimiz ellerinden gelen bütün mücadeleyi yapıyor. Özellikle yeni uygulamaya giren münavebeli üretim planlamasında yeşil mahsul arkasına yeşil mahsul ekilişi yasak olması tabii su tasarrufunda da önemli etkenlerden biri olacak gibi gözüküyor" dedi.



"Üre uygulaması bu dönemden sonra yavaş yavaş yapılmalı"


Yağışların hasat dönemindeki rekolteyi yakından ilgilendirdiğine dikkat çeken Burak Kırkgöz, "Kar yağışları devam ederse ve nisan aylarından sonraki dönemde yağacak özellikle yağmur yağışları rekoltemizi belirleyecek. Bu dönem hububat bitkisinin yavaş yavaş kardeşlenme dönemine geçtiği dönemler. Erken ekilen hububatlarda tabii havaların ısınması ile beraber hızlı bir gelişme meydana geliyor. Bu da bitkilerin daha hızlı ilerlemesine neden oluyor. Çiftçilerimizin üre uygulamasını bu dönemden sonra yavaş yavaş yapmalarını tavsiye ediyoruz. Üre gübresi oldukça önemli, yeşil aksamın gelişmesinde, bitkilerin verimlerinin artmasındaki en önemli gübrelerden bir tanesi de üre gübresi. Bu dönemden sonra şu yağışlardan sonra çiftçilerimize yavaş yavaş üre gübrelerini de kullanmalarını tavsiye ediyoruz" şeklinde konuştu.



"Bitkilerin ihtiyacı olan gübre verilmediği takdirde hasatta verim olarak karşımıza çıkıyor"


Taban gübresi kullanımında ise düşüş olduğunu anlatan Kırkgöz, "Geçtiğimiz ekim sezonunda artan maliyetlerden dolayı çiftçilerimiz taban gübresinde biraz tasarruflu kullanmaya yöneldi. Biz bunu çok fazla önermiyoruz. Çünkü bitkilerin ihtiyacı olan gübre verilmediği takdirde bu hasatta verim olarak karşımıza çıkıyor. Burada taban gübresinde kısma yapan çiftçilerimizin üst uygulamalarda iyi bir çalışma yapmasını öneriyoruz. İklimimiz iyi gidiyor, şu anda herhangi bir kuraklıktan söz edemeyiz. Yağışlarımız da güzeldi. Barajlarımızdan da güzel haberler geliyor. İnşallah yeraltı su kaynaklarımızda da yoğun bir artış olur. Çünkü Konya Kapalı Havzasının başka bir su kaynağı maalesef yok. Bu yağan kar yağışları yeraltını ne kadar beslerse çiftçilerimiz de o kadar sulama yapabiliyor. İnşallah bundan sonraki süreçte yağışlar bu şekilde devam eder. Bol bereketli bir sezon geçiririz" diye konuştu.



Konya’da yağışlar hububata umut oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce İkinci el araç piyasasında durgunluk yaşanıyor Düzce’de otomotiv sektörü 2026 yılına durgunlukla başlarken, sektör temsilcileri yatırımcıların farklı alanlara yönelmesinin piyasaya yansımalarını değerlendiriyor. Düzce’de uzun yıllardır galericilik yapan İhsan Açıkgöz, 2026 yılı itibariyle otomotiv piyasasında yaşanan durgunluğa ilişkin açıklamalarda bulundu. Piyasalardaki yön değişimlerinin sektörü doğrudan etkilediğini belirten Açıkgöz, araç alım satımında ciddi bir yavaşlama yaşandığını ifade etti. Geçmiş yıllarda kripto para borsalarındaki yükseliş dönemini hatırlatan Açıkgöz, "Kripto para artarken herkes o işin uzmanıydı. Ardından araç fiyatları yükseldi, bu kez herkes araç satış uzmanı oldu. Şimdi ise altın ve gümüş yükseliyor, herkes bu alanın uzmanı kesildi" dedi. 30 yılı aşkın süredir galericilik yaptıklarını belirten Açıkgöz, çok iyi ve çok kötü piyasa dönemleri gördüklerini vurguladı. "Araç satışı eş-dost üzerinden dönüyor" Mevcut dönemde araç alım satımının büyük ölçüde tanıdık çevre üzerinden gerçekleştiğini söyleyen Açıkgöz, şehir dışından araç alımının ciddi oranda azaldığını kaydederek, "İnsanlar artık ’Arabamı satayım’ diye galerilere koşmuyor. Sadece eş, dost ve tanıdık vasıtasıyla alım satım yapılıyor. Şehir dışından araç almaya kimse sıcak bakmıyor. Çünkü dışarıdan alınan araçlarda yaşanan sorunlar güveni zedeledi. Bu nedenle alışveriş daha çok bilindik çevrede dönüyor" diye konuştu. Altın ve gümüş yatırımı araç satışını etkiliyor Araç satışlarındaki düşüşün başlıca nedenlerinden birinin yatırım tercihlerindeki değişim olduğunu belirten Açıkgöz, vatandaşların birikimlerini otomobile bağlamak yerine altın ve gümüşe yöneldiğini söyleyerek, "Altın ve gümüş sürekli yükseliyor. İnsanlar parasını faize ya da kıymetli metallere yatırıyor. Yüksek faiz oranları da piyasayı etkiliyor. Çoğu esnaf şu an kâr etmiyor, sadece günü kurtarıyor. Ancak müşteri portföyü güçlü olan işletmeler ayakta kalabiliyor" şeklinde konuştu. "Savaş bitmeden piyasaların düzelmesini beklemek yanlış" Altın ve gümüş fiyatlarındaki yükselişi de küresel gelişmelere bağlayan İhsan Açıkgöz, piyasaların normalleşmesi için uluslararası gerilimlerin sona ermesi gerektiğini savunarak, "Altın ve gümüş savaş odaklı yükseliyor. Ne zaman savaşlar biter, o zaman bu emtialarda gerileme olur. Ardından araç ticareti, arsa ve konut piyasası yeniden hareketlenir. Ancak savaşlar bitmeden eski düzenin geri gelmesini beklemek doğru olmaz" ifadelerini kullandı.
Malatya Başkan Er, vatandaşların mahalle bakkallarına ve fırınlarına olan borçlarını kapattı Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, mübarek Ramazan ayında Osmanlı’dan miras kalan zimem defteri geleneğini sürdürerek, ihtiyaç sahibi vatandaşların mahalle bakkallarına olan borçlarını kapattı. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Osmanlı döneminde Ramazan aylarında maddi durumu iyi olanların bakkal esnafının veresiye defterlerini rastgele sayfalar seçerek satın alıp borçlarını silme geleneğini sürdürdü. Kentte ihtiyaç sahiplerinin yoğunlukta yaşadığı mahallelere giden Başkan Er, zimem defteri geleneği kapsamında ihtiyaç sahiplerinin bütün borçlarını kapattı. Bakkalların mahalle için önemli yerler olduğunu dile getiren Başkan Er, "3,5 sene bakkallık yaptım. Mahalle bakkalı çok önemli; mahallenin en güvendiği yerdir. Bakkal, o mahallenin ağabeyidir, amcasıdır, kardeşidir, evladıdır. Gelir derdini sana anlatır. Aileler çocuklarını bakkala emanet ederlerdi. Ben bakkallık yaparken aileler çocuklarını getirirlerdi. Benim matematiğim çok iyiydi. Çocuklara ders çalıştırırdım" dedi. Ziyaretinde bakkallardan borç defterlerini isteyen Başkan Sami Er, "Osmanlı’da zimem defteri geleneği vardır. Hali vakti yerinde olan insanlar bakkala gider, mahallelinin ne borcu varsa bir sayfayı açar öderdi. Biz sadece bir sayfayı değil, bütün borç defterini kapatacağız. Bakkala borcu olan mutlaka ihtiyaç sahibidir. Biz o borçları kapatmaya geldik. Büyükşehir Belediyemizin de imkânları var ama hayır sahipleriyle vatandaşlar arasında bir köprü oluşturuyoruz" diye konuştu. Hayırseverler ile ihtiyaç sahibi vatandaşlar arasında köprü görevi üstlenen Büyükşehir Belediyesi, bakkallara ve fırınlara borçlu olan ihtiyaç sahibi vatandaşların borçlarını kapatmak isteyen hayırseverlerin de desteklerini bekliyor.
İstanbul Zeytinburnu’nda cesetleri bulunan anne ve kızın cenazeleri Adli Tıp Kurumu’ndan alındı İstanbul Zeytinburnu’nda denize atlamaları sonucu hayatını kaybeden anne ve kızının cenazeleri aile yakınları tarafından Adli Tıp Kurumu morgundan alındı. Olay, dün akşam saat 22.00 sıralarında Zeytinburnu’nda bulunan Kazlıçeşme Sahili’nde yaşandı. Balık tutmaya gelen vatandaşlar denizde gördükleri hareketsiz halde duran insan bedeni sonrası polise ihbarda bulunmuş, olay yerine gelen polis ekiplerinin yaptığı inceleme sonrası, denizden çıkartılan cesedin 8 yaşındaki H.İ.Ş.’ye ait olduğu ortaya çıkmıştı. İlk cesedin bulunmasından 1 saat sonra sahil güvenlik ekiplerinin yaptığı geniş kapsamlı arama sonucu anne Fatma Nur Çelik isimli şahsın (30) de cesedine ulaşıldı. Olay yerinde bulunan görgü tanıklarının ifadelerine göre önce annenin, daha sonra ise kızının denize atlayarak hayatını kaybettiği iddia edildi. Olayla ilgili soruşturma başlatılırken cenazeler otopsi işlemlerinin tamamlanması için Adli Tıp morguna kaldırıldı. Bugün ise otopsisi tamamlanan anne ve kızının cenazesi aile yakınları tarafından teslim alındı. "3 senedir anne ve kızın sesini duyurmaya çalışıyoruz" Avukat Buse Naz Güneş yaptığı açıklamada, "Ben kendisini 3 yıl önce bir dernek aracılığıyla tanıdım. 3 senedir anne ve kızın sesini duyurmaya çalışıyoruz. Soruşturma aşamasında zaten çok büyük sorunlarla karşılaştık. Dosyayı üstlendik, kovuşturma aşamasındaydık. Zaten hala çok şaşkınım. Sanıyorum 1 hafta önce çocuğunu kendisi bir özel hastaneye yatırmıştık bir süre tedavi alması için. Çünkü çocuk artık yaşadığı travmalardan ve ihmallerden kaynaklı olarak yemeden içmeden kesilmişti. Zar zor şırıngayla artık birkaç damla su verilecek şekilde bekleniyordu. Bu sebeple öncelikle acil bir şekilde bir özel hastaneye yatışı yapıldı. Burada kısa bir tedavi görüldü ilk müdahale olarak. Daha sonra bu çocuğun psikolojik açıdan destek alması gerektiği için tam teşekküllü bir hastaneye yatışının yapılması konusunda zaten biz haftalardır belki yetkililerle iletişim halindeyiz" şeklinde konuştu. "Avukatı olarak değil 3 senedir tanıdığım bir dostum için konuşuyorum" Çocuğun önceki süreçte neşeli bir yapısı olduğuna değinen Güneş, "Ben bunu şu an avukatı olarak değil 3 senedir tanıdığım bir dostum için konuşuyorum. O yüzden cümlelerim çok profesyonel gelmeyebilir ama gerçekten 7 yaşında bir çocuk, neşeyle bana sarılan, hayata böyle çok bağlı olan, çok zeki olan, çok akıllı bir çocuktu kendisi" ifadelerini kullandı. "Şüpheli olmayan tek şey bir karanlığın el birliğiyle anne ve çocuğu aldığıdır" "Babası bir gün bile ne gözaltına alındı ne tutuklu yargılandı" şeklinde açıklamasına devam eden avukat, "Bir gün bile hapis yüzü görmedi. Ben ifadeye çağrılacağını düşünmüyorum şu an. Zaten biz şüpheli bir ölüm olduğunu belirtiyoruz ancak ben de henüz raporlara ulaşamadım. İntihar olup olmadığı ile ilgili veya arkasında başka bir şey olup olmadığı ile ilgili net bir şey söyleyemiyoruz. Şu an şüpheli bir ölüm var ama şüpheli olmayan tek şey bir karanlığın el birliğiyle anne ve çocuğu aldığıdır" dedi. "Anne 3 sene boyunca inanılmaz bir mücadele verdi" Açıklamasına devamında Avukat Güneş, "Anne, biz ilk tanıştığımızda kendisi de çok daha dirayetliydi. Bu 3 sene boyunca inanılmaz bir mücadele verdi. Tek başına, yanında hiç kimse yoktu, tek başına mücadele verdi ve bu süreçte oldukça yıprandı. Kendisini zaten bildikleri için çocuğuyla korkuttular. Sürekli adliye önünde eylem yaptığı esnada bu eylemlere devam edersen bak çocuğu ihmal ediyor olursun, işte çocuğun elinden alınır gibi şeylerin kendisine gayri resmi yollarla söylendiğini bize söylüyordu. Sürekli korkutulmaya, sindirilmeye çalışılıyordu" dedi.
Mersin 10 bin kişi deniz kenarında iftarda buluştu Mersin’in Erdemli ilçesinde vatandaşlar, Erdemli Belediyesi’nin geleneksel iftar sofrasında bir araya geldi. Ramazan ayı dolayısıyla tüm Türkiye’de olduğu gibi Erdemli’de de binlerce kişi iftar için aynı sofrada buluştu. Deniz kenarında kurulan sofralarda yaklaşık 10 bin kişi ellerini semaya kaldırarak dua edip, oruçlarını birlikte açtı. İftar öncesi vatandaşlar davul, zurna ve maniler eşliğinde iftara çağrıldı. Dr. Devlet Bahçeli Meydanı’nda yoğun katılımın olduğu programda meddah, Nasrettin Hoca, İbiş, semazen, kum sanatı, Hacivat ve Karagöz, ateşbaz gösterileri ve konser yer aldı. Çocuklar için kurulan oyun parkurunda çeşitli geleneksel gösteriler sahnelenirken, yüz boyama ve balon dağıtımı yapıldı. Birlik ve beraberlik içerisinde iftar yaptıkları için çok mutlu olduğunu ifade eden Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara, "11 ayın sultanı Ramazan ayında bugün Devlet Bahçeli Meydanı’nda vatandaşlarımızla birlikte iftar soframızda buluşuyoruz. 10 bin vatandaşımız bugün bizimle birlikte aynı sofrada iftarını açacak. Ben bugün bu iftar soframıza icabet eden vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Yoğun ilgi gösteren Erdemli’nin Erdemli insanlarına teşekkür ediyorum" diye konuştu. Toplu bir şekilde iftar yaptıkları için memnun olduğunu ifade eden Ayşe Tezcan, "Her gün aynı evde yalnız başımıza iftar açıyorduk. Bugün dedik kalabalık toplu olarak iftarımızı açalım. Hep birlikte Ramazan’ın maneviyatını yaşıyoruz" dedi. Ramazan’ın atmosferinin böyle bir iftarda daha iyi yaşandığını ifade eden Ali Yavuz da, "İlk önce belediye başkanına çok teşekkür ederim bu iftarı hazırladığı için. Ben Kütahya’dan geliyorum şu an. Gerçekten çok güzel, manevi bir duygu var burada. Buradaki insanlar birbirine kaynaşmış bir şekilde çok güzel. Buranın iftarı güzel, birbiriyle tanışması güzel. Teşekkür ederim başkana" diye konuştu. İftar sofrasını hazırlayanlara teşekkür eden Yasemin Bozkır ise, "Hazırlayan, sunan herkese, belediye başkanına teşekkür ediyoruz ama tabii evle buranın arası çok farklı. Buranın atmosferi daha güzel. Birlik, kardeşlik bağımız çok güzel" dedi. Birlik beraberlik içerisinde güzel bir iftar yaptıklarını ifade eden Hüseyin Bakkal, "Mustafa Kara başkanımdan Allah razı olsun. Ramazan’a yakışır birlik beraberlik içerisinde böyle güzel sofra kurduğu için gönül sofrası kurduğu için tekrardan teşekkür ediyorum. Burada toplu yemekler, toplu halde iftar açmak eski bir gelenektir. Ramazan’ın ruhuna yakışır bir şey. Onun için tekrardan teşekkür ediyorum böyle bir organizasyon için" şeklinde konuştu.