Yerel Haberler
Konya
Trendyol Süper Lig: Konyaspor: 0 - Fenerbahçe: 3 (Maç sonucu) 09 Mayıs 2026 Cumartesi - 22:17:12 Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında Konyaspor, sahasında Fenerbahçe’ye 3-0 mağlup oldu. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 47. dakikada Musaba’nın pasında ceza sahası içerisinde topla buluşan Fred’in şutunda kaleci Bahadır topu çeldi. Daha sonra savunma topu uzaklaştırdı. 54. dakikada ceza sahası dışında topla buluşan Talisca’nın şutunda top direğe çarparak auta gitti. 56. dakikada Kerem’in sol kanattan kullandığı köşe vuruşunda ceza sahasında topa yükselen Brown’un kafa vuruşunda meşin yuvarlak ağlara gitti. 0-2 71. dakikada sağ kanattan topla ceza sahasına giren Mert Müldür’ün pasında arka direkte topla buluşan Fred meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 0-3 74. dakikada Jinho Jo’nun, Fred’in ceza sahası içerisindeki müdahalesiyle yerde kaldığı pozisyonda hakem Atilla Karaoğlan beyaz noktayı gösterdi. Ancak VAR’dan gelen uyarıyla pozisyonu izleyen Karaoğlan, penaltıyı iptal etti. Hakemler: Atilla Karaoğlan, Candaş Erbil, Suat Güz Konyaspor: Bahadır Güngördü, Andzouana, Uğurcan Yazğılı (Dk. 46 Bazoer), Adil Demirbağ ( Dk. 79 Baniya), Arif Boşluk, Melih İbrahimoğlu, Jevtovic (Dk. 59 Bjorlo), Deniz Türüç (Dk. 68 Svendsen), Bardhi (Dk. 68 Jinho Jo), Olaigbe, Muleka (Dk. 79 Yasir Subaşı) Yedekler: Deniz, Diogo Gonçalves Eren Cemali Yağmur, İsmail Esat Buğa Teknik Direktör: İlhan Palut Fenerbahçe: Mert Günok, Semedo (Dk. 66 Mert Müldür), Çağlar Söyüncü (Dk. 46 Yiğit Efe Demir), Oosterwolde, Levent Mercan (Dk. 46 Brown), Kante, Guendouzi (Dk. 66 İsmail Yüksek), Musaba (Dk. 74 Oğuz Aydın), Fred, Kerem Aktürkoğlu, Talisca (Dk. 80 Asensio) Yedekler: Tarık Çetin, Skriniar, Kamil Efe Güregen, Sidiki Cherif Teknik Sorumlu: Zeki Murat Göle Goller: Fred (dk. 13 ve 71), Brown (dk. 56) (Fenerbahçe) Sarı kartlar: Adil Demirbağ, Deniz Türüç, Jevtovic (Konyaspor), Fred, Oğuz Aydın (Fenerbahçe)
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 22:00 Av tüfeğiyle ateş edilmesi sonucu hayatını kaybetti Konya’nın Beyşehir ilçesinde darp edildikten sonra av tüfeğiyle ateş edilerek vurulan kişi hayatını kaybetti. Olay, gece saatlerinde Beyşehir’e bağlı Adaköy Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Huğlu Mahallesi’nde tüfek atölyesi bulunan Necati Sandal ile bir grup arasında borç meselesi nedeniyle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Sandal’ın önce darbedildiği, ardından olay yerinden uzaklaşmak istediği sırada arkasından av tüfeğiyle vurulduğu öne sürüldü. Sırtına isabet eden saçmalar nedeniyle ağır yaralanan Sandal, sağlık ekipleri tarafından kaldırıldığı Beyşehir Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayla ilgili tahkikat sürerken, Jandarma tarafından cinayetle bağlantılı 7 şüphelinin gözaltına alındığı, firari 3 şüphelinin yakalanması için çalışmaların devam ettiği öğrenildi. Otopsi işlemleri için Konya Adli Tıp Kurumu’na gönderilen Sandal’ın cenazesi, işlemlerin ardından ailesine teslim edilerek ikamet ettiği Huğlu Mahallesi’ne getirildi. Necati Sandal için ikindi vakti cenaze namazı kılındı. İlçe Müftüsü Enes Aktaş tarafından kıldırılan cenaze namazının ardından Sandal, mahalle mezarlığında dualarla defnedildi. Yeniden Refah Partisi (YRP) Huğlu Mahalle Başkanı olduğu öğrenilen Necati Sandal’ın cenaze törenine Yeniden Refah Partisi Konya İl Başkanı Hasan Yel, partililer, mahalle sakinleri ve Sandal’ın yakınları katıldı. YRP Konya İl Başkanı Hasan Yel, yaşanan olaydan büyük üzüntü duyduklarını söyledi. Hasan Yel, Necati Sandal’ın olayla doğrudan ilgisinin bulunmadığını savunarak, bir alacak verecek meselesinde taraflar arasında aracı olmak istediğini ve bu sırada silahlı saldırının hedefi olduğunu söyledi.
Selçuk Üniversitesi akademisyenleri 4 yeni bitki türü keşfetti
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:31 Selçuk Üniversitesi akademisyenleri 4 yeni bitki türü keşfetti Selçuk Üniversitesi, Türkiye’nin biyolojik zenginliğini gün yüzüne çıkaran önemli bir akademik başarıya imza attı. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul’un yürütücülüğündeki proje kapsamında Orta Toroslar’da keşfedilen 4 yeni kayagülü türü bilimsel literatüre kazandırıldı. TÜBİTAK’ın destek verdiği kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik proje kapsamında Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, Prof. Dr. Tuna Uysal, Doç. Dr. Meryem Bozkurt, Doç. Dr. Emrah Şirin, Doç. Dr. Hakkı Demirelma ve Doç. Dr. Burcu Yılmaz Çıtak, Türkiye genelinde 45 ilde saha çalışmaları gerçekleştirdi. Konya, Karaman ve Antalya’dan alınan örnekler üzerinde yapılan değerlendirme ve analizler sonucunda ise daha önce bilinmeyen dört yeni kayagülü türü kayıtlara geçti. Türler, bilim dünyasına tanıtılarak uluslararası saygınlığı bulunan Plants dergisinde yayımlandı. Proje detaylarına ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, "Çalışmamız, TÜBİTAK tarafından desteklenen kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik bir projenin ürünüdür. Türkiye’de 45 ilde gerçekleştirdiğimiz arazi çalışmalarında yaklaşık bin 500 örnek topladık. Ayrıca yurt içindeki 15 herbaryum ve yurt dışındaki yaklaşık 10 uluslararası herbaryumu inceleyerek toplamda 2 bin 500’e yakın örnek üzerinde çalıştık. Morfolojik, taksonomik, tohum, polen, moleküler ve kromozom analizlerini birlikte değerlendirerek bu dört bitki türünün bilim dünyası için yeni olduğuna karar verdik" diye konuştu. Türkiye Kayagülü açısından önemli bir merkez Yeni türlerin tamamının Toroslar’da yayılış gösterdiğine dikkat çeken Ertuğrul, "Bu bitkilerin tamamı Konya, Karaman ve Antalya illerindeki Toros Dağları’nda tespit edildi. İki tür Karaman’da, biri Konya’da, biri ise Antalya’nın Akseki ilçesinde tanımlandı. Bu türleri Beyşehir kayagülü, Sultan kayagülü, Akseki kayagülü ve Göktepe kayagülü olarak adlandırdık. Kayagülü cinsi dünyada yaklaşık 70 türle temsil ediliyor ve bunların 51’i Türkiye’de yayılış gösteriyor. Bu 51 türün 37’si endemik, yani yalnızca Türkiye’de bulunuyor. Bu durum Türkiye’yi bu bitki grubu açısından önemli bir merkez haline getiriyor" dedi. Bitkilerin yetişme ortamına ilişkin bilgi veren Ertuğrul, "Türlerin büyük bölümü serpantin ve kireçtaşı gibi kayaç alanlarda, bin 100 ile 2 bin metre arasındaki yükseltilerde yetişiyor. Beyşehir kayagülü ise daha çok bozkır alanlarda görülüyor. Bu bitkiler halk tarafından çok bilinen türler değil. Bu nedenle kullanım alanlarına dair literatürde şu an için bir bilgiye rastlamadık" ifadelerini kullandı. Yeni türler, Herbaryumumuza eklendi Ertuğrul, yeni keşfedilen türlerin de yaklaşık 30 bin örnekle Türkiye’nin önemli koleksiyonları arasında yer alan ve Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü bünyesinde bulunan KNYA Herbaryumu’na eklendiğini belirtti. Prof. Dr. Ertuğrul, hazırlıkları süren ve yaklaşık 70 cilt olarak planlanan "Resimli Türkiye Florası" çalışmasıyla Türkiye’nin bitki çeşitliliğinin güncel ve görsel bir şekilde sunulmasının hedeflendiğini aktardı.
Selçuk Üniversitesi akademisyenleri 4 yeni bitki türü keşfetti
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:19 Selçuk Üniversitesi akademisyenleri 4 yeni bitki türü keşfetti Selçuk Üniversitesi, Türkiye’nin biyolojik zenginliğini gün yüzüne çıkaran önemli bir akademik başarıya imza attı. Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul’un yürütücülüğündeki proje kapsamında Orta Toroslar’da keşfedilen dört yeni kayagülü türü bilimsel literatüre kazandırıldı. Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, Prof. Dr. Tuna Uysal, Doç. Dr. Meryem Bozkurt, Doç. Dr. Emrah Şirin, Doç. Dr. Hakkı Demirelma ve Doç. Dr. Burcu Yılmaz Çıtak, Türkiye genelinde 45 ilde saha çalışmaları gerçekleştirdi. Konya, Karaman ve Antalya’dan alınan örnekler üzerinde yapılan değerlendirme ve analizler sonucunda ise daha önce bilinmeyen dört yeni kayagülü türü kayıtlara geçti. Türler, bilim dünyasına tanıtılarak uluslararası saygınlığı bulunan Plants dergisinde yayımlandı. Proje detaylarına ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, "Çalışmamız, TÜBİTAK tarafından desteklenen kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik bir projenin ürünüdür. Türkiye’de 45 ilde gerçekleştirdiğimiz arazi çalışmalarında yaklaşık bin 500 örnek topladık. Ayrıca yurt içindeki 15 herbaryum ve yurt dışındaki yaklaşık 10 uluslararası herbaryumu inceleyerek toplamda 2 bin 500’e yakın örnek üzerinde çalıştık. Morfolojik, taksonomik, tohum, polen, moleküler ve kromozom analizlerini birlikte değerlendirerek bu dört bitki türünün bilim dünyası için yeni olduğuna karar verdik" diye konuştu. Türkiye Kayagülü açısından önemli bir merkez Yeni türlerin tamamının Toroslar’da yayılış gösterdiğine dikkat çeken Ertuğrul, "Bu bitkilerin tamamı Konya, Karaman ve Antalya illerindeki Toros Dağları’nda tespit edildi. İki tür Karaman’da, biri Konya’da, biri ise Antalya’nın Akseki ilçesinde tanımlandı. Bu türleri Beyşehir kayagülü, Sultan kayagülü, Akseki kayagülü ve Göktepe kayagülü olarak adlandırdık. Kayagülü cinsi dünyada yaklaşık 70 türle temsil ediliyor ve bunların 51’i Türkiye’de yayılış gösteriyor. Bu 51 türün 37’si endemik, yani yalnızca Türkiye’de bulunuyor. Bu durum Türkiye’yi bu bitki grubu açısından önemli bir merkez haline getiriyor" dedi. Bitkilerin yetişme ortamına ilişkin bilgi veren Ertuğrul, "Türlerin büyük bölümü serpantin ve kireçtaşı gibi kayaç alanlarda, bin 100 ile 2 bin metre arasındaki yükseltilerde yetişiyor. Beyşehir kayagülü ise daha çok bozkır alanlarda görülüyor. Bu bitkiler halk tarafından çok bilinen türler değil. Bu nedenle kullanım alanlarına dair literatürde şu an için bir bilgiye rastlamadık" ifadelerini kullandı. Yeni türler, Herbaryumumuza eklendi Ertuğrul, yeni keşfedilen türlerin de yaklaşık 30 bin örnekle Türkiye’nin önemli koleksiyonları arasında yer alan ve Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü bünyesinde bulunan KNYA Herbaryumu’na eklendiğini belirtti. Prof. Dr. Ertuğrul, hazırlıkları süren ve yaklaşık 70 cilt olarak planlanan "Resimli Türkiye Florası" çalışmasıyla Türkiye’nin bitki çeşitliliğinin güncel ve görsel bir şekilde sunulmasının hedeflendiğini aktardı.
Başkan Büyükeğen: "Konya, yerli ve milli savunma sanayimizin en güçlü üretim merkezlerinden biri olma yolunda ilerliyor"
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:05 Başkan Büyükeğen: "Konya, yerli ve milli savunma sanayimizin en güçlü üretim merkezlerinden biri olma yolunda ilerliyor" Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen, İstanbul’da düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma ve Havacılık Fuarı’nda savunma sanayinin önde gelen isimleriyle bir araya geldi. Konyalı firmalara da hayırlı olsun ziyareti gerçekleştiren Başkan Büyükeğen, Konya’nın sektördeki gücünü bir kez daha gösterdiğini söyleyerek, "Konya’mız, yerli ve milli savunma sanayimizin en güçlü üretim merkezlerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor" dedi. Konya Sanayi Odası (KSO) Başkanı Mustafa Büyükeğen, Yönetim Kurulu Üyeleri Ahmet Küçükbacak, Mehmet Kaçmaz ve KSO öncülüğünde kurulan Bütünsel Güvenlik, Sağlık ve Teknoloji Kümelenmesi (BÜSAT) Başkanı Hıfsı Soydemir ile birlikte, İstanbul’da düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma ve Havacılık Fuarı’nı ziyaret etti. Fuar kapsamında, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Musa Heybet, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İhsan Kaya, Aselsan Genel Müdürü Ahmet Akyol, TEI Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit ve beraberindeki heyetlerle görüşen Başkan Büyükeğen, fuarda stant açan Konyalı firmaları da ziyaret ederek çalışmaları hakkında bilgi aldı. Fuar gezisi sonrasında değerlendirmelerde bulunan KSO Başkanı Mustafa Büyükeğen, savunma sanayinin Türkiye’nin stratejik dönüşüm alanlarının başında geldiğini ve Konya’nın bu alandaki üretim kapasitesiyle her geçen yıl daha önemli bir merkez haline geldiğini söyledi. Konyalı sanayicilerin özellikle son yıllarda savunma ve havacılık sanayisine yönelik yatırımlarını artırdığına dikkat çeken Büyükeğen, "Konya’mız savunma ve havacılık alanında en fazla ihracat yapan 4. şehir konumunda. Milli Savunma Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü Onaylı Tedarikçi Listesi’nde 59 firma ile Türkiye’de üçüncü sırada yer alıyoruz. Yine burada ülkemizin savunma ve havacılık alanındaki en önemli organizasyonlarından biri olan SAHA 2026’da firmalarımızın ortaya koyduğu üretim kabiliyetlerini görmekten büyük memnuniyet duyduk. Konya sanayimiz, üretim gücü, mühendislik altyapısı ve nitelikli insan kaynağıyla savunma sanayinde her geçen gün daha güçlü bir konuma yükseliyor. Konyalı firmalarımızın yerli ve milli üretime sağladığı katkıyı görmek bizleri gururlandırıyor" dedi. Konya Sanayi Odası olarak şehirde savunma ve havacılık ekosisteminin gelişmesi için çalışmalar yaptıklarını aktaran Büyükeğen, bu alandaki en önemli çalışmalarından birinin de Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmaları olduğunu, sektörün Anadolu’daki en büyük buluşması haline gelen bu etkinliğin 9.’sunu da 2027 yılında gerçekleştireceklerini sözlerine ekledi.
Konya’da otizm spektrum bozukluğu olan bireylere yönelik eğitim ve çalıştay
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:35 Konya’da otizm spektrum bozukluğu olan bireylere yönelik eğitim ve çalıştay Konya’da Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Bireylere Yönelik II. Ulusal Eylem Planı (2023-2030) çerçevesinde, eğitim ve çalıştay programı gerçekleştirildi. Konya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen eğitim ve çalıştay programında kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler, alan uzmanları, sivil toplum kuruluşları ile ilgili paydaşlar katılım sağladı. Programda, Necmettin Erbakan Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Hakan Sarı başta olmak üzere alanında uzman akademisyenler tarafından otizm spektrum bozukluğu olan bireylere yönelik güncel yaklaşımlar, bilimsel çalışmalar ve hak temelli hizmet modelleri üzerine değerlendirme yaptı. Gerçekleştirilen programda, otizm spektrum bozukluğu olan bireylerin yaşam kalitesinin artırılması, eğitim, sağlık, sosyal hizmetler, istihdam ve toplumsal yaşama katılım süreçlerinin güçlendirilmesine yönelik konular ele alındı. Ayrıca kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesi, yerelde yürütülebilecek çalışmaların değerlendirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin paylaşılması amacıyla çeşitli oturumlar düzenlendi. Eğitim programında akademisyenler ve alan uzmanları tarafından katılımcılara otizm spektrum bozukluğu olan bireylerin ihtiyaçlarına yönelik güncel uygulamalar, kapsayıcı sosyal politika yaklaşımları ve multidisipliner çalışma yöntemleri hakkında bilgiler aktarıldı. Çalıştay bölümünde ise katılımcılar tarafından çözüm önerileri geliştirilerek yerel düzeyde uygulanabilecek faaliyetler değerlendirildi. Konya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Arif Topal, otizm spektrum bozukluğu olan bireylerin toplumsal hayata aktif katılımının desteklenmesi ve ailelerin yaşamlarının kolaylaştırılması amacıyla kurumlar arası koordinasyonun büyük önem taşıdığını vurguladı.
Karatay’dan çölyak hastalarına anlamlı destek
07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:00 Karatay’dan çölyak hastalarına anlamlı destek 9 Mayıs Dünya Çölyak Günü dolayısıyla Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediyesi tarafından düzenlenen programda Karatay Kaymakamı Cengiz Ayhan ve Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, çölyak hastaları ve aileleriyle bir araya geldi. Karatay Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda, çölyak hastalarının yaşadığı sorunlara dikkat çekilirken toplumsal farkındalığın artırılmasının önemi vurgulandı. Etkinlikte, çölyak hastalığıyla yaşayan bireylerin günlük hayatta karşılaştığı zorluklar ele alınırken, Karatay Belediyesi’nin sunduğu desteklerin önemli bir ihtiyacı karşıladığı ifade edildi. Programa Karatay Kaymakamı Cengiz Ayhan, Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, çölyak hastaları ve aileleri katıldı. Kılca: Vatandaşlarımızın her zaman yanındayız Çölyak hastalarının yanında olmaya gayret ettiklerini belirten Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, yaşanan zorlukları yakından bildiklerini ifade etti. Başkan Kılca, 2019 yılında başlatılan glutensiz gıda üretimi kapsamında Karatay Halk Ekmek Fabrikası bünyesinde glutensiz ekmek, simit, pasta ve kurabiye gibi ürünlerin üretildiğini ve vatandaşların hizmetine sunulduğunu belirtti. Üretilen glutensiz ürünlerin yalnızca Konya ile sınırlı kalmadığını ifade eden Kılca, Türkiye’nin birçok iline ulaştırılarak binlerce çölyak hastasının yaşamının kolaylaştırıldığını dile getirdi. Antalya, Sivas ve Çorum başta olmak üzere çeşitli illerdeki çölyak dernekleriyle iş birliği yaptıklarını söyleyen Kılca, uygun fiyatlı glutensiz ürünlere erişimin desteklendiğini kaydetti. Hasan Kılca, çölyak hastaları ve ailelerinin gösterdiği sabra dikkat çekerek sürece katkı sunan tüm kurumlara teşekkür etti. Kılca, valilik, kaymakamlık ve ilgili kurumlarla iş birliği içinde vatandaşların yanında olmaya devam ettiklerini belirterek, her türlü ihtiyaçta belediyeye ulaşılabileceğini ifade etti. Karatay Kaymakamı Cengiz Ayhan ise Karatay Belediyesi tarafından düzenlenen programdan duyduğu memnuniyeti dile getirerek aileler ve çocuklarla bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu söyledi. Çölyakın bir hastalıktan ziyade doğru beslenme ile yönetilebilen bir yaşam biçimi olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan Kaymakam Ayhan, farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekti.
Cam Kubbe altındaki Selçuklu mirası büyük ilgi görüyor
07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:56 Cam Kubbe altındaki Selçuklu mirası büyük ilgi görüyor Konya’nın kalbinde, tarihi mirası modern mimariyle buluşturan ve Türkiye’nin en kapsamlı şehir içi dönüşüm projelerinden biri olarak gösterilen Meram Suriçi Çarşısı Projesi, tarihi zenginlikleriyle de ziyaretçilerin büyük beğenisini toplamaya devam ediyor. Özellikle jeodezik cam kubbe altında sergilenen Selçuklu hamam kalıntısı hem yerli hem de şehir dışından gelen turistlerin yoğun ilgisini çekiyor. Konya’nın kalbinde yükselen ve Türkiye’nin en kapsamlı şehir içi dönüşüm projelerinden biri olarak gösterilen Suriçi Çarşısı Projesi, tarihi mirası modern mimariyle buluşturarak ziyaretçilerin büyük beğenisini toplamaya devam ediyor. Özellikle birinci etapta yer alan ve Selçuklu dönemine ait en büyük hamam kalıntısının, jeodezik cam kubbe ile korunarak sergilenmesi, hem yerli hem de şehir dışından gelen turistlerin yoğun ilgisini çekiyor. Tıpkı diğer etaplar gibi modern mimari ile tarihi dokuyu buluşturan Suriçi Çarşısı 1. Etap, şehrin tarihi ve kültürel mirasını korurken jeodezik cam kubbenin altında hayat bulan Selçuklu mirası da geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kurarak ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim yaşatıyor. Cam Kubbe, Suriçi çarşısı’nın en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu Suriçi Çarşısı 1. Etabın açılışı, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla 2025 yılının Aralık ayında gerçekleştirilmişti. Açılışta konuşan Bakan Kurum, bu çalışmanın yalnızca bir restorasyon değil, aynı zamanda güçlü bir vizyonun ürünü olduğunu vurgulayarak, "Bu proje bir medeniyet iddiasıdır. Jeodezik cam kubbemiz, sadece Selçuklu mirasını değil, geleceğimizi de koruyacak. Türkiye’nin şehircilik vizyonuna Konya’dan vurduğumuz önemli bir imza olacak" ifadelerini kullanmıştı. Suriçi Çarşısı’nın birinci etabı, yalnızca ticari bir merkez olmanın ötesine geçerek adeta Konya’nın tarihi ve kültürel bir özeti niteliği taşıyor. Kalecik, Mücellit, Kapu ve Erdemşah camileriyle çevrelenen alan, ziyaretçilere geçmişle iç içe bir deneyim sunuyor. Cam kubbe altında sergilenen hamam kalıntısı ise bu deneyimin en çarpıcı unsuru olarak öne çıkıyor. Buraya gelenler yalnızca tarihi bir yapının izlerini görmekle kalmıyor; Selçuklu’nun ihtişamını hissediyor, Mevlana şehrinin derin maneviyatını soluyor. Başkan Kavuş: "Cam Kubbe, tarihe duyduğumuz saygının sembolüdür" Konya’nın merkez Meram ilçe Belediye Başkanı Mustafa Kavuş da projeye ilişkin yaptığı açıklamada, cam kubbenin Suriçi Projesi’nin en önemli bileşenlerinden biri olduğunu belirtti. Başkan Kavuş, "Selçuklu döneminin en büyük hamam kalıntısının bu özel yapı ile korunarak turizme kazandırılması, projemizin tarihi yönünü güçlendirdi. Bu kubbe sadece bir çatı değil; şehrimizin bin yıllık tarihine duyduğumuz saygının sembolüdür" dedi. Başkan Kavuş ayrıca, cam kubbenin kısa sürede Konya’nın yeni simge yapılarından biri haline geldiğini, hem Konyalılar hem de şehir dışından gelen ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördüğünü ve özellikle hafta sonları ziyaretçi sayısındaki artışın, projenin turizm açısından da önemli bir çekim merkezi haline geldiğini gözler önüne serdiğini ifade etti.
Cengiz Yönet: "Kupa finalinin Antalya’da oynanmaması için hiçbir sebep yok"
07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:39 Cengiz Yönet: "Kupa finalinin Antalya’da oynanmaması için hiçbir sebep yok" Konyaspor Genel Sekreteri ve Basın Sözcüsü Cengiz Yönet, Ziraat Türkiye Kupası finalinin Antalya’da oynanmaması için hiçbir sebebin olmadığını belirterek, "Önceden belirlenmiş olan kurallara bağlılık hem hukuk düzeninin hem de düzenli hayatın gerekliklerinin bir parçası. Burada bir yanlışlık olduğunu düşünmüyorum" dedi. Ziraat Türkiye Kupası’nda yarı finalde Beşiktaş’ı deplasmanda mağlup ederek finale yükselen Konyaspor’da Genel Sekreter ve Basın Sözcüsü Cengiz Yönet, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine bu başarıları ve final hakkında açıklamalarda bulundu. Her sene değişen Türkiye Kupası statüsünün bazı takımlar için avantaj, bazı takımlar için dezavantaj olabildiğini söyleyen Yönet, "Biz tek maç oynanan sistemde Fenerbahçe’yle sahamızda oynadık. Bizim açımızdan bir şanstı. Ama yarı final gibi bir maçı Beşiktaş’ın sahasında tek maç olarak oynayıp, oradan galip gelmek ve kazanmak bizim için büyük bir mutluluk oldu. Biz o buraya çıktığımızda dezavantajlı durumdaydık. Çünkü Beşiktaş’ın seyircisi gerçekten son derece ateşli, 90 dakikanın sonuna kadar destek verdiler. Beşiktaş gibi bir armayı, Beşiktaş gibi bir takımı yendiğimiz için gerçekten çok mutluyuz. Beşiktaş ligde istediği hedeflere ulaşamadı. Kupa elinde kalan tek hedef gibi görünüyordu. Onun için o maçı kazanmak için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Ancak bizim takımımız gerçekten bir inanç koydu, bir karakter koydu. Sahada son derece disiplinli şekilde hareket etti. Son düdük çalınana kadar mücadeleyi bırakmadı ve son dakikalarda gelen bir penaltı golüyle de galip gelerek adımızı finale yazdırdık" dedi. "Biz Konyaspor’uz, iyi bir takımız" Konyaspor’un geçmişte bu kupayı aldığını belirten Cengiz Yönet, "Bu kupada daha önce yarı final oynadık. Bu sene tekrar Allah bizlere final oynamayı nasip etti. Böyle bir şans elde ettik. Antalya gibi dünyanın en güzel şehirlerinden birinde, turizm cennetinde, turizm şehrinde, güzel bir maç seyrettirmek istiyoruz. Finalistlerden biri olarak kupanın bir kulpundan tutmuş bir takım olarak, taraftarlarımızın sahaya güzel ambiyanslar oluşturmasını bekliyoruz. Onların güzel enerjisine ve desteğine çok ihtiyacımız var. Beşiktaş maçında da Konya’dan gelen taraftarlarımız vardı. Onlar yeşil-beyaz formalarıyla güzel bir görüntü oluşturdu. Coşkuyla takımlarına destek verdi. Onun çok daha fazlasını Antalya’daki oynayacağımız final maçında göstermek istiyoruz. Taraftarlarımızın Konya’dan, Antalya’ya bir konvoy olmasını istiyoruz. Yeşil-beyaz bayraklarla, yeşil-beyaz formalarla Konya-Antalya arasında bir görsel şov oluşturmak istiyoruz. Bu görsel şovun Konya’dan başlamasını istiyoruz. Antalya’ya kadar uzanmasını, maç ve maçtan sonra da devam etmesini istiyoruz. Kupayı elimize alarak Konya’ya dönmek istiyoruz. Gençlerbirliği - Trabzonspor maçının galibini bekliyoruz. Bu maçtan çıkacak olan sonuca göre rakibimiz belli olacak. Hem Gençlerbirliği hem Trabzonspor, ligimizin çok önemli takımları, önemli kulüpleri. Konyaspor olarak her iki kulübümüzün de son derece güzel saygı çerçevesinde ama rakip olduğunu bilerek bir ilişki içerisindeyiz. İyi olan takımın karşımıza finalist olarak çıkmasını istiyoruz. Biz Konyaspor’uz, iyi bir takımız, iyi bir takım olduğumuz için de karşımıza en iyi takımın çıkmasını istiyoruz. Futbol seyircisinin futbola doymasını sadece maçın güzelliklerinin konuşulmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Maçın Antalya’da oynanmaması için hiçbir sebep yok" Kupa finalinin başka bir şehre alınmasına yönelik bir talep gelmesi halinde Konyaspor’un tavrının ne olacağıyla ilgili soru üzerine Yönet, "Böyle bir talebin bize geleceğini düşünmüyorum, başkanımız da bu konuda bir açıklama yaptı. Bu konudaki tavrımız son derece kesin ve net. Oyun oynanırken, maç oynanırken kurallar değiştirilmez. Finalistlerin kim olduğu daha belli olmadan kupa maçının finalinin oynanacağı şehir belirlenmişti. Dolayısıyla biz federasyonun almış olduğu kararın arkasında duracağını çok net olarak ifade ediyoruz. Maçın Antalya’da oynanmaması için hiçbir sebep yok. Önceden belirlenmiş olan kurallara bağlılık hem hukuk düzeninin hem de düzenli hayatın gerekliklerinin bir parçası. Burada bir yanlışlık olduğunu düşünmüyorum" diye cevap verdi.