ÇEVRE - 08 Mayıs 2026 Cuma 11:19

Selçuk Üniversitesi akademisyenleri 4 yeni bitki türü keşfetti

A
A
A
Selçuk Üniversitesi akademisyenleri 4 yeni bitki türü keşfetti

Selçuk Üniversitesi, Türkiye’nin biyolojik zenginliğini gün yüzüne çıkaran önemli bir akademik başarıya imza attı. Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul’un yürütücülüğündeki proje kapsamında Orta Toroslar’da keşfedilen dört yeni kayagülü türü bilimsel literatüre kazandırıldı.


Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, Prof. Dr. Tuna Uysal, Doç. Dr. Meryem Bozkurt, Doç. Dr. Emrah Şirin, Doç. Dr. Hakkı Demirelma ve Doç. Dr. Burcu Yılmaz Çıtak, Türkiye genelinde 45 ilde saha çalışmaları gerçekleştirdi. Konya, Karaman ve Antalya’dan alınan örnekler üzerinde yapılan değerlendirme ve analizler sonucunda ise daha önce bilinmeyen dört yeni kayagülü türü kayıtlara geçti. Türler, bilim dünyasına tanıtılarak uluslararası saygınlığı bulunan Plants dergisinde yayımlandı.


Proje detaylarına ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, "Çalışmamız, TÜBİTAK tarafından desteklenen kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik bir projenin ürünüdür. Türkiye’de 45 ilde gerçekleştirdiğimiz arazi çalışmalarında yaklaşık bin 500 örnek topladık. Ayrıca yurt içindeki 15 herbaryum ve yurt dışındaki yaklaşık 10 uluslararası herbaryumu inceleyerek toplamda 2 bin 500’e yakın örnek üzerinde çalıştık. Morfolojik, taksonomik, tohum, polen, moleküler ve kromozom analizlerini birlikte değerlendirerek bu dört bitki türünün bilim dünyası için yeni olduğuna karar verdik" diye konuştu.


Türkiye Kayagülü açısından önemli bir merkez


Yeni türlerin tamamının Toroslar’da yayılış gösterdiğine dikkat çeken Ertuğrul, "Bu bitkilerin tamamı Konya, Karaman ve Antalya illerindeki Toros Dağları’nda tespit edildi. İki tür Karaman’da, biri Konya’da, biri ise Antalya’nın Akseki ilçesinde tanımlandı. Bu türleri Beyşehir kayagülü, Sultan kayagülü, Akseki kayagülü ve Göktepe kayagülü olarak adlandırdık. Kayagülü cinsi dünyada yaklaşık 70 türle temsil ediliyor ve bunların 51’i Türkiye’de yayılış gösteriyor. Bu 51 türün 37’si endemik, yani yalnızca Türkiye’de bulunuyor. Bu durum Türkiye’yi bu bitki grubu açısından önemli bir merkez haline getiriyor" dedi.


Bitkilerin yetişme ortamına ilişkin bilgi veren Ertuğrul, "Türlerin büyük bölümü serpantin ve kireçtaşı gibi kayaç alanlarda, bin 100 ile 2 bin metre arasındaki yükseltilerde yetişiyor. Beyşehir kayagülü ise daha çok bozkır alanlarda görülüyor. Bu bitkiler halk tarafından çok bilinen türler değil. Bu nedenle kullanım alanlarına dair literatürde şu an için bir bilgiye rastlamadık" ifadelerini kullandı.


Yeni türler, Herbaryumumuza eklendi


Ertuğrul, yeni keşfedilen türlerin de yaklaşık 30 bin örnekle Türkiye’nin önemli koleksiyonları arasında yer alan ve Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü bünyesinde bulunan KNYA Herbaryumu’na eklendiğini belirtti. Prof. Dr. Ertuğrul, hazırlıkları süren ve yaklaşık 70 cilt olarak planlanan "Resimli Türkiye Florası" çalışmasıyla Türkiye’nin bitki çeşitliliğinin güncel ve görsel bir şekilde sunulmasının hedeflendiğini aktardı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Türkiye’nin dört bir yanından gelen fen lisesi öğrencileri ETÜ’de buluştu Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Fen Fakültesi öncülüğünde bu yıl üçüncüsü düzenlenen "Ulusal Fen Liseleri Sempozyumu", Türkiye’nin farklı illerinden gelen öğrenci ve öğretmenlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Fen liseleri ile üniversiteler arasında bilimsel iş birliğini güçlendirmek, gençleri akademik araştırma kültürüyle buluşturmak ve kurumlar arası etkileşimi artırmak amacıyla düzenlenen sempozyumun açılış programına ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ceren Sultan Elmalı ve Prof. Dr. Naim Ürkmez, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Mehmet Akarsu, Erzurum İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Dr. Caner Sunay, akademisyenler, öğretmenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Programda konuşan Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ümit İncekara, sempozyumun her geçen yıl daha geniş bir katılımla büyüdüğünü belirterek gençlerin bilimsel üretim süreçlerine erken yaşta dahil edilmesinin önemine dikkat çekti. Fen liselerinin ülkenin bilimsel geleceği açısından büyük önem taşıdığını ifade eden İncekara, öğrencilerin hazırladıkları projeler ve sunumlarla hem akademik hem de kişisel gelişimlerine katkı sunduklarını belirtti. ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak ise bilim ve teknoloji çağında bilgi üreten bireyler yetiştirmenin önemine vurgu yaparak üniversite olarak araştıran, sorgulayan ve yenilikçi düşünebilen gençleri desteklemeye devam edeceklerini ifade etti. Çakmak, sempozyumun öğrencilerin bilimsel meraklarını geliştirmeleri ve üniversite atmosferini deneyimlemeleri açısından önemli bir fırsat sunduğunu kaydetti. İki gün süren sempozyum kapsamında öğrenciler; yapay zekâ, biyoteknoloji, çevre, sürdürülebilirlik ve çeşitli bilimsel yenilikler üzerine hazırladıkları çalışmaları sözlü ve poster sunumlarla paylaşırken, düzenlenen atölye çalışmaları, bilimsel etkinlikler ve mesleki söyleşilere de katılma imkânı buldu.
Muş Mayıs ayında 10 metrelik karda zorlu mücadele Muş’ta kar ve tipi nedeniyle yaklaşık 6 aydır ulaşıma kapalı bulunan 2 bin 600 rakımlı Çavuştepe yolunda, il özel idaresi ekiplerinin zorlu şartlar altında yürüttüğü karla mücadele çalışmalarında sona yaklaşıldı. Muş’ta merkeze bağlı Üçevler grup köy yolunun alternatifi olan Çavuştepe mevkiinde bulunan yolda karla mücadele çalışmaları aralıksız sürüyor. Yaklaşık 6 aydır yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle ulaşıma kapalı bulunan 2 bin 600 rakımlı yolda, il özel idaresi ekipleri çığ riskine rağmen çalışmalarını büyük bir özveriyle sürdürüyor. Yer yer 10 metreyi bulan kar kalınlığı ekiplerin çalışmalarını güçleştirirken, ekipler bazı noktalarda bir günde ancak 100 metrelik alanı ulaşıma açabiliyor. Zorlu coğrafi şartlara rağmen yoğun mesai harcayan ekipler, yolun büyük bölümünü temizlerken çalışmaların yaklaşık yüzde 90’lık kısmı tamamlandı. Kar kütlelerinin oluşturduğu çığ tehlikesine karşı dikkatli şekilde ilerleyen ekipler, güvenlik önlemleri altında çalışmalarını sürdürüyor. İl özel idaresi ekiplerinin aralıksız sürdürdüğü çalışmaların kısa süre içerisinde tamamlanmasıyla yolun ulaşıma açılacağını söyleyen iş makinesi operatörü Muhammed Dinçer, "Çalışmalarımızı 24 saat esasına göre aralıksız sürdürüyoruz. Şu anda Üçevler grup yolunda yol açma çalışmalarına devam ediyoruz. Çalışmaların yaklaşık yüzde 90’lık kısmı tamamlandı, geriye kalan yüzde 10’luk bölümü de Allah’ın izniyle birkaç gün içerisinde ulaşıma açmış olacağız. Burası Üçevler grup yolu olarak geçiyor. Yolun açılmasıyla birlikte Üçevler’e bağlı toplam 10 köy ve 22 mezranın ulaşımı yeniden sağlanmış olacak. Bölgede yer yer kar kalınlığı 10 metreyi aşmış durumda. Zorlu şartlar altında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yaklaşık 100 metrelik yolu bir günde açabiliyoruz" dedi.