Yerel Haberler
Konya
17 Mayıs 2026 Pazar - 23:04 Anadolu’nun en büyük teknoloji festivali TEKNOSEL 2026 sona erdi Selçuklu TEKNOSEL 2026 Teknoloji Festivali geleceğin dahilerinin ödüllerini aldığı coşkulu bir ödül töreniyle noktalandı. Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi, Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ve İnnoPark iş birliğinde düzenlenen TEKNOSEL 2026 Teknoloji Festivali dereceye giren öğrencilerin ödüllerinin verilmesiyle son buldu. Festivalin ilk 3 günlük etabı Selçuklu Belediyesi Uluslararası Kapalı Spor Salonu’nda robot yarışmalarıyla; 2. etabı ise teknoloji yarışmalarının kıyasıya rekabetinin sahne olduğu ve her yaştan insana hitap eden etkinliklerle birlikte Selçuklu Kongre Merkezi’nde gerçekleşti. Gençler 6 gün süren festival boyunca teknoloji alanında yarışırken etkinlik alanına gelen ziyaretçiler de festivale eşlik etti. Festivalin son gününde düzenlenen törende her 2 etapta da dereceye giren yarışmacılar ödüllerine kavuştu. Bu yıl 3.’sü gerçekleştirilen ve festival haline dönüşen Selçuklu TEKNOSEL 2026 Teknoloji Festivali’nde Serbest ve Özel kategorilerde toplam 120, Gazze temalı yapay zeka film yarışmalarında 20 finalist, mBlock kodlama yarışmalarında 355 ve robot yarışmalarında 7 kategoride 567 takım yer aldı. "Buradaki yenilikçi fikirler yeni projelerin ortaya çıkması için ilham kaynağı olacak" TEKNOSEL 2026’yı tamamladıklarını ve muhteşem bir ödül töreniyle final yaptıklarını belirten Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, "Yarışan çok sayıda takımımız ve çok farklı kategorilerde de ödüle layık görülen yarışmacılarımız vardı. Bütün takımlarımıza, yarışmacılarımıza ödüllerini takdim etmiş olduk. TEKNOSEL 2026’ya katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Burada gençlerimiz ödül aldı. 1.’ler, 2.’ler, 3.’ler, mansiyon ödülleri, jüri özel ödüllerini verdik. Festivalimize, milli yarışmalarımıza katılan tüm takımlarımız aslında bizim gözümüzde birinci. Çünkü burada olmak, bu yarışlara katılabiliyor olmak, özgün, yenilikçi fikirleriyle bu yarışmada projeleriyle bulunmak zaten işin en önemli kısmı. Bu manada bütün yarışmaya katılan takımlarımızı, öğrencilerimizi tebrik ediyorum, takdir ediyorum. Bu bir başlangıç. Burada olmak, buradaki sunumları yapabilmek, o projeleri burada hem hayata geçirmek hem de bütün gelen misafirlerimize, jüri üyelerimize fikirlerini aktarabilmeleri, anlatabilmeleri ve bu fikirlerle birlikte aslında yenilikçi ürünleri ortaya koyabilmeleri önemli. İnşallah burada ortaya koydukları yenilikçi fikirler önümüzdeki süreçte yeni fikirlerin oluşması, yeni projelerin ortaya çıkması için ilham kaynağı olacak. İnşallah takımlarımızın, öğrencilerimizin, okullarımızın bu ilgisi olduğu sürece TEKNOSEL Festivalimizi geliştirerek, daha kapsamlı bir şekilde önümüzdeki yıllarda da inşallah devam ettireceğiz" diye konuştu. Ödül Törenine Meram Kaymakamı ve Selçuklu Kaymakam Vekili Bayram Yılmaz, KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Murat Karakoyunlu, Konya İl Jandarma Komutanı Cemil Lütfi Özkul, Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen, İnnoPark Genel Müdürü Ali Kahraman, Selçuk Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Dekanı Humar Kahramanlı Örnek, Selçuklu Belediyespor Kulübü Başkanı Mustafa Yavuz Tezcan, Selçuklu Belediye Meclis Üyesi Ayşe Lütfiye Poçanoğlu, öğretmenler öğrenciler ve aileleri katıldı.
Fotokapanla yaban domuzunun çamur banyosu ve kurdun av peşindeki anı kaydedildi
26 Kasım 2025 Çarşamba - 11:41 Fotokapanla yaban domuzunun çamur banyosu ve kurdun av peşindeki anı kaydedildi Konya’nın Beyşehir ilçesinde yaşayan fotoğraf tutkunu Selman Sayın, doğada kurduğu fotokapanla kaydettiği yaban hayatı görüntüleriyle ilgi çekiyor. Sayın’ın kurduğu fotokapanla yaban domuzunun çamur banyosu ve kurdun av peşindeki anı da fotokapanla kaydedildi. Beyşehir ilçesinde ikamet eden ve doğaya olan tutkusuyla tanınan fotoğraf meraklısı Selman Sayın, hafta sonlarını geçirdiği köyünde ve yöre dağlarında yaban hayatını görüntülüyor. Doğa hobisinin yanı sıra fotoğraf ve video çekimleri yaparak yaban hayatına dair içerikler üreten Sayın’ın, özellikle son dönemde kullandığı fotokapanla elde ettiği belgesel tadındaki görüntüler dikkat çekiyor. Sayın, nadir türleri ve yaban hayvanlarının özel anlarını takipçileriyle paylaşıyor. Yaban domuzları, kurt ve kızıl şahin görüntülendi Fotoğraf tutkunu Sayın, fotokapan merakının başlamasıyla yaban hayatı heyecanının da arttığını dile getirdi. Selman Sayın, su kaynaklarına yakın çeşme kenarlarındaki ağaçlara kurduğu fotokapanla özellikle akşam saatlerinde de yaban hayatıyla ilgili anları yakalamayı başardığını belirtti. Sayın, görüntülemeyi başardığı türler arasında yaban domuzları, kurtlar ve bölgede nadir görülen kızıl şahin olduğunu söyledi. Özellikle yaban domuzlarının davranışlarının dikkatini çektiğini belirten Selman Sayın, "Yaban domuzları genelde akşam erken saatlerde sulak bölgelere geliyor. Sonrasında kaybolup gecenin ilerleyen saatlerinde tekrar gelip buradaki çamura yatıyorlar. Çamur banyosu yapıp, sonrasında ağaçlara vücutlarına sürtüp tekrardan yataklarına gidiyorlar" dedi. Sayın, domuzların ardından 10 dakika sonra aynı bölgeye bir kurdun geldiğini görüntülediğini de aktararak, kurdun domuzların kokusunu alıp avlanmaya çıktığını düşündüğünü söyledi. Görüntüleme hayallerinin peşinde olduğunu vurgulayan Sayın, fotokapan sayısını artırarak bölgenin dağlarında daha farklı ve yeni türleri görüntülemeyi hedeflediğini söyledi. Beyşehir’in Çetmi Mahallesi’nde çekim yaptığını belirten Sayın, daha önce bir vaşak da gördüğünü ancak henüz kayda alamadığını belirtti.
Hububat ambarı Konya Ovasında yağışlar yetersiz
25 Kasım 2025 Salı - 14:33 Hububat ambarı Konya Ovasında yağışlar yetersiz Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen Konya Ovası’nda hububat üretimi yapan çiftçilerin beklediği yağmur yağışı toprağa düştü. Yaklaşık 10 milyon dekar alanda hububat ekiminin yapıldığı ovaya düşen yağmurun özellikle kıraç arazilerde şu an için can suyu olduğunu belirten uzmanlar, kar yağışı ve yağmur yağışının devam etmesiyle rekoltede sorun yaşanmayacağına dikkat çekiyor. Türkiye’nin tahıl üretiminde önemli yere sahip Konya Ovası’nda geçtiğimiz hububat üretim sezonunda 2 milyon tonun altında hasat gerçekleşti. Bu yıl yağışların azalmasıyla geçen yılın aynı aylarına oranla yağışlarda da azalma oldu. Uzmanlar, hububat ekili alanlarda yapılan incelemelerde dünkü yağmur yağışının açıkları bir nebze kapattığını, bitkilerin kar yağışı ihtiyacının olduğunu belirtti. "Yağış beklentisi devam ediyor" Konya Ovası’nda yağışların devamının beklendiğine değinen Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, "Uzun dönemdir çiftçilerimiz maalesef yağışları alamadı ve yağışlar yetersiz. Özellikle hububat ekili kıraç alanlarda çiftçilerimiz yağışların devam etmesini dört gözle bekliyor. Şu anda sulu alanlarda çiftçilerimiz yağışların yetersiz olmasıyla birlikte sulamalarını yaptı. Sulama imkanı olmayan çiftçilerimizin bu dönemde yağış beklentisi devam ediyor. İnşallah 12. aydaki yağışlarımız bol ve bereketli olur. Özellikle kar yağışı bu dönemlerde çok etkili, çok önemli. Yağmur arkasından kar yağışını çiftçilerimiz bekliyor" dedi. "Yağışların gelmesi bu alanları verimli bir şekilde sezona hazırlayacaktır" Başkan Burak Kırkgöz, "Kıraç alanlarda yağışların bu dönemlerde yağmasıyla birlikte bitkilerin can suyu oldu diyebiliriz. Bu dönemden sonra yağışlar eğer kesilirse bitkiler maalesef kuruda kalacağı için çok ciddi anlamda rekoltede bir düşüş yaşanabilir. Lakin önümüzdeki süreçte yağışların gelmesi bu alanları verimli bir şekilde sezona hazırlayacaktır. Lakin yağmazsa, yağış olmazsa sulu alanlarda çok büyük problem olmamakla birlikte kıraç alanlarda çok ciddi zararlar söz konusu olabilir" şeklinde konuştu. "Çiftçilerimizde birtakım tedirginliklere neden oluyor" Yağışların az olmasıyla verim düşüklüğünün yaşadığına değinen Kırkgöz, "Kuraklığın ciddi anlamda kendini hissettirmesi sulu alanlarda dahi verimlerde, rekoltede bir düşüşe neden oldu. Bu da tabii Konya çiftçisini özellikle çok tedirgin etmekte. Çiftçilerimiz yağış olmadığı takdirde yer altı ve yer üstü kaynaklarıyla sulasalar dahi bekledikleri verimi bulamıyorlar, bu da çiftçimizi tedirgin ediyor. Özellikle su fakiri olan Konya bölgemizde yer altı ve yer üstü su kaynaklarının çok ciddi anlamda azalması çiftçilerimizde tedirginliklere de neden oluyor" diye konuştu.
Konya Büyükşehir’in Velespit Müzesi’ne "En İyi Çevresel Grafik Tasarım" ödülü verildi
25 Kasım 2025 Salı - 14:29 Konya Büyükşehir’in Velespit Müzesi’ne "En İyi Çevresel Grafik Tasarım" ödülü verildi Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen ve açılışa hazırlanan Velespit Müzesi, Türkiye’de grafik tasarım alanındaki en köklü organizasyonlardan biri olan ve 1981’den bu yana düzenlenen Grafik Tasarım Sergisi ve Ödülleri’nde "En İyi Çevresel Grafik Tasarım" ödülünü almaya hak kazandı. Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından Kılıçarslan Meydanı’nda hayata geçirilen Velespit Müzesi’ne, Grafik Tasarımcılar Meslek Kuruluşu (GMK) tarafından "En İyi Çevresel Grafik Tasarım" ödülü verildi. Ödül, GMK’nın 1981’den bu yana düzenlediği ve Türkiye’de grafik tasarım alanındaki en köklü organizasyonlardan biri olan Grafik Tasarım Sergisi ve Ödülleri’nin 44. edisyonunda takdim edildi. Velespit Müzesi; sergileme, yönlendirme ve görsel kimlik tasarımlarıyla jüri tarafından yılın en başarılı çalışması seçildi. Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen müze, uzun soluklu ve çok disiplinli bir tasarım sürecinin ürünü olarak dikkati çekiyor. Müzenin mimari tasarımı Yalın Mimarlık ve SCRA Mimarlık tarafından yapılırken; içerik ve küratoryal kurgu Hvl Studio tarafından geliştirildi. Tüm görsel kimlik, sergileme ve çevresel grafik tasarımlar ise Manuma Studio tarafından üstlenildi. Kılıçarslan Meydanı’nda bulunan Meydan Evleri bünyesinde hayata geçirilen ve açılışa hazırlanan Velespit Müzesi, dünyada, Türkiye’de ve Konya’da bisikletin tarihi gelişimi ile bisiklet kültürünü anlatacak. Müze içerisinde "Minyatür Bisiklet Sahneleri", "Bisikletin Tarihi Sergi Odası", "Bisikletin Mekanizması Sergi Odası", "Konya’da Bisiklet Temalı Sergi Alanı" gibi bisikletin sanatla birleştiği ve hikayesinin anlatıldığı birçok alan yer alacak.
Gıda zehirlenmeleri hafife alınmamalı
25 Kasım 2025 Salı - 09:28 Gıda zehirlenmeleri hafife alınmamalı Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl 600 milyonun üzerinde insan gıda kaynaklı hastalıklardan etkileniyor ve en az 420 bin kişi hayatını kaybediyor. Türkiye’de de toplu beslenme alanlarında görülen zehirlenmelerin önemli bir halk sağlığı sorunu olarak varlığını sürdürdüğünü belirten Medicana Sağlık Grubu Acil Bölümü Hekimlerinden Uzm. Dr. S. Nur Çetinkaya Bodur, gıda güvenliğinin bir seçenek değil, yaşam kalitesinin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çekti. Gıda zehirlenmesi çoğu zaman birkaç gün süren basit bir bağırsak enfeksiyonu gibi algılansa da yanlış saklanan veya uygun şartlarda hazırlanmayan gıdalar ciddi sağlık sorunlarına ve hatta ölüme yol açabiliyor. Medicana Konya Hastanesi Acil Bölümü’nden Uzm. Dr. S. Nur Çetinkaya Bodur, gıda zehirlenmesinin ihmal edilen küçük ayrıntıların sonucu olduğunu vurguladı. Gıdadan gelen sessiz tehlike Son günlerde Türkiye’de toplu beslenme kaynaklı birçok olay yaşanmasına rağmen, toplumun önemli bir bölümünün hala risklerin farkında olmadığını, gıda zehirlenmelerinin hafife alınmaması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. S. Nur Çetinkaya Bodur, "Gıda zehirlenmesi basit bir mide şikayeti değildir. Hızlı sıvı kaybı, elektrolit bozuklukları ve böbrek yetmezliği gibi ağır sonuçlara neden olabilir. İlk belirtiler başladığında özellikle risk gruplarının vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurması hayat kurtarır’’ dedi. Özellikle dışarıdan tüketilen hazır gıdalarda görünmeyen risklerin bulunduğunu belirten Uzm. Dr. Bodur, açık büfelerde uzun süre bekleyen yemekler, sokak lezzetlerinin uygun olmayan şartlarda saklanması ve toplu yemek hizmetlerinde tek bir hatanın yüzlerce kişiyi etkileyebilmesi nedeniyle dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. "Ev ortamında da gerekli önlemler alınmazsa zehirlenmeler yaşanabilir" Ev mutfağının daha kontrol edilebilir görünse de en sık yapılan hataların yine burada ortaya çıktığını, basit hataların zararlı mikroorganizmaların hızla çoğalması için uygun ortamı hazırladığını kaydeden Uzm. Dr. Bodur, şu bilgileri verdi: "Ev ortamında da gerekli önlemler alınmazsa zehirlenmeler yaşanabilir. Sıcak yemeklerin doğru şekilde soğutulmadan buzdolabına konması, çiğ ve pişmiş gıdaların aynı yüzeyde hazırlanması veya yemeklerin oda sıcaklığında uzun süre bekletilmesi de bakterilerin hızla çoğalmasına yol açar. Soğuk zinciri bozulmuş gıdalar kesinlikle tüketilmemelidir. Temel kural soğuk gıdalar soğuk, sıcak gıdalar ise sıcak tüketilmelidir. Ilık bölge en tehlikeli alandır. Gıdalar doğru sıcaklıkta saklanmalıdır’’ şeklinde konuştu. Gıda zehirlenmesi belirtilerinin genellikle bir ila iki gün içinde ortaya çıktığını, ancak özellikle çocuklar, yaşlılar, hamileler ve kronik hastalığı olan kişilerde hafif bulguların bile ciddiye alınması gerektiğini hatırlatan Uzm. Dr. S. Nur Çetinkaya Bodur, özellikle toplu zehirlenme şüphesi olan durumlarda sağlık profesyonellerine hızlı bildirim yapılmasının halk sağlığı açısından zorunlu olduğunu belirtti.
Çağdaş Atan: "Bu takımın maç kazanmaya ihtiyacı var"
24 Kasım 2025 Pazartesi - 22:54 Çağdaş Atan: "Bu takımın maç kazanmaya ihtiyacı var" Konyaspor Teknik Direktörü Çağdaş Atan, Antalyaspor karşılaşmasının ardından, "Bu takımın maç kazanmaya ihtiyacı var" dedi. Trendyol Süper Lig’in 13. haftasında Konyaspor, sahasında karşılaştığı Antalyaspor’la 0-0 berabere kaldı. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Konyaspor Teknik Direktörü Çağdaş Atan, "Evimizde yüzde yüz kazanmamız gereken bir maç oynadık. Evinde oynadığı beş maçın dördünü kaybetmiş bir Konyaspor vardı bugün sahada. Açıkçası baskı kurmaya çalıştığımız bölümlerde tedirginlik, sorumluluktan kaçma hissiyatını çok net görebildik. O uzun süredir içeride kazanamama, kaybetme baskısı biraz oyuncularımı açıkçası geriye itti. O yüzden pozisyon üretme anlamında çok zorlandık. İlk 45 dakika bence iyi oynadık. İyi presler yaptık. İki tane karşı karşıya pozisyonumuz var. Özellikle amaçladığımız ve Marius’u kenarda birebir bırakma hedefine Muleka’yla çok ulaştık. Rakibin sağ bekini birebir bıraktık ama çok daha etkili olmamız gereken pozisyonlarda çok da beceri koyamadık. Çok fazla duran top kullandık. İyi hücumlar yaptık ama ikinci yarıda dediğim gibi hem özellikle kanat oyuncusu rotasyonunda elimiz çok dar. Neredeyse net kanat oyuncumuz yok gibi bir şey. Beş günlük çalışmayla ilk yarıda neredeyse mükemmele yakın işler yaptık. Yani hatalar da yaptık. Daha fazlası da vardı. Bence sorumluluk almaktan biraz korktuk ama hem bağlantı oyunu anlamında hem de topu kenarlara getirme anlamında duran top kullanma, net pozisyona girme anlamında bence iyiydik. Geliştirmemiz gereken ilk 45 dakikayı ikinci yarıya getirebilmek. Bu takımın maç kazanmaya da ihtiyacı var, bir özgüvene de ihtiyacı var. Bunun da farkındayız. Eksiklerimizin farkındayız. Kupa maçları hariç dört lig maçımız var, önemli maçlar. Maksimum puanla çıkıp devre arasında rotasyonda dar olduğumuz yerlerde elimizi güçlendirip ikinci yarı daha iyi bir performans göstereceğimizi düşünüyorum" ifadelerini kullandı.