KÜLTÜR SANAT - 09 Ekim 2025 Perşembe 14:30

Selçuk Üniversitesi ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu arasında önemli iş birliği

A
A
A
Selçuk Üniversitesi ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu arasında önemli iş birliği

Selçuk Üniversitesi (SÜ) ile Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı arasında önemli bir iş birliği protokolü imzalandı. Türk kültürü ve medeniyet tarihine ışık tutacak olan protokol ile el yazması ve nadir matbu eserlerin korunması, restorasyonu ve araştırmacıların istifadesine sunulması amaçlanıyor.


Protokolün imzalarını Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Dr. Coşkun Yılmaz attı. Protokol kapsamında Selçuk Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı ile diğer birimlerindeki el yazması ve nadir matbu eserler, Konya Yazma Eserler Bölge Müdürlüğünde bakım ve onarım işlemlerinin yapılmasının ardından dijital ortama aktarılacak. Yıpranmış olan eserler, uzmanlar tarafından restore edilecek; dijital kopyaları oluşturulacak ve bu eserlerin birer dijital nüshası, üniversite kütüphanesinin kullanımına tahsis edilecek. Eserler, Konya Yazma Eserler Bölge Müdürlüğünün kütüphane raflarında "Selçuk Üniversitesi Nadir Eserler Koleksiyonu" adıyla yer alacak. Akademisyenler, idari personel, doktora ve yüksek lisans öğrencileri, Konya Yazma Eserler Bölge Müdürlüğündeki eserlerden ücretsiz faydalanabilecek. Selçuk Üniversitesi bu eserleri düzenleyeceği sergilerde teşhir etme hakkına da sahip olacak.


Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, protokol töreninde yaptığı açıklamada, eserlerin geleceğe aktarılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Prof. Dr. Yılmaz, "Bu iş birliği, Selçuk Üniversitesinin bilimsel birikimini kültürel mirasın korunmasıyla birleştiren önemli bir adımdır. Türk kültür ve medeniyet tarihine ait yazma ve nadir eserlerin korunarak dijital ortama aktarılması, bu eserlerin gelecek kuşaklara güvenle taşınmasını sağlamakla kalmayacak; aynı zamanda araştırmacıların erişimini kolaylaştırarak akademik üretkenliği de artıracaktır. Bu önemli iş birliğine katkıları dolayısıyla Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanımız Coşkun Yılmaz ve Yazma Eserler Bölge Müdürü Bekir Şahin’e teşekkür ediyorum" dedi.


Türkiye Yazma Eserler Kurumu (TÜYEK) Başkanı Dr. Coşkun Yılmaz da tüm imkanlarıyla Selçuk Üniversitesi ile farklı alanlarda da iş birliğini sürdüreceklerini belirterek, "Protokol kapsamında devraldığımız bu eserler hızla dijitalleştirilecek, katalogları hazırlanacak ve herkesin istifadesine sunulacak. En iyi imkanlarla en güvenli ortamlarda muhafaza edilecek ve en yetkin uzmanlarımız tarafından restore edilecek eserler, Konya Yazma Eserler Bölge Müdürlüğümüzün raflarında ‘Selçuk Üniversitesi Nadir Eserler Koleksiyonu’ adıyla yer alacak. Bu önemli iş birliği için rektörümüze teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.



Selçuk Üniversitesi ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu arasında önemli iş birliği

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Anamur’da 4-6 Yaş Kur’an Kursu öğrencilerinden yıl sonu gösterisi Mersin İl Müftüsü Mustafa Topal, Anamur’da gerçekleştirdiği ziyaret programı kapsamında 4-6 yaş Kur’an kursu yıl sonu etkinlikleri, ihtiyaç odaklı Kur’an kursları programı ve din görevlileriyle personel toplantısına katıldı. Anamur İlçe Müftüsü Mehmet Fidan ile birlikte ilçede çeşitli programlara iştirak eden İl Müftüsü Topal, ilk olarak Anamur İlçe Müftülüğüne bağlı Yunus Emre, Hamdi Müberra Mert ve Değirmencikburnu Camii 4-6 Yaş Kur’an Kursu öğrencilerinin hazırladığı yıl sonu etkinliklerinde minik öğrencilerle bir araya geldi. Kur’an-ı Kerim tilaveti, ilahiler, şiirler, hadis sunumları ve drama gösterilerinin yer aldığı etkinliklerde öğrenciler yıl boyunca öğrendiklerini sergiledi. Velilerin yoğun ilgi gösterdiği programlarda duygu dolu anlar yaşanırken, çocukların sahne performansları büyük beğeni topladı. Programda konuşan İl Müftüsü Mustafa Topal, erken yaşta verilen manevi eğitimin çocukların karakter gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Topal, küçük yaşlarda çocuklara kazandırılan Allah, Kur’an ve Peygamber sevgisinin hayat boyunca yol gösterici olacağını ifade etti. Milli ve manevi değerlere bağlı nesiller yetiştirmenin önemine dikkat çeken Topal, 4-6 yaş Kur’an kurslarında sadece dini bilgi değil aynı zamanda değerler eğitimi de verildiğini kaydetti. Etkinlik sonunda öğrencilere çeşitli hediyeler verilirken, veliler çocuklarının manevi değerlerle yetişmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. İl Müftüsü Topal daha sonra Anamur İlçe Müftülüğü tarafından Marulyalı Camii’nde düzenlenen İhtiyaç Odaklı Kur’an Kursları yıl sonu programına katıldı. Burada yaptığı konuşmada, yetişkinlere yönelik düzenlenen kursların önemine değinen Topal, vatandaşların Kur’an-ı Kerim’i doğru okumayı ve dini bilgileri güvenilir kaynaklardan öğrenmeyi bu kurslar sayesinde sürdürdüğünü söyledi. Program kapsamında din görevlileriyle personel toplantısında da bir araya gelen Topal, cami ve Kur’an kurslarının toplum için önemli manevi merkezler olduğunu ifade etti. Din görevlilerine hitap eden Topal, vatandaşların din görevlilerini örnek aldığını belirterek, toplumdaki güven duygusunun korunmasının önemine vurgu yaptı. Toplantıda yaz aylarında artan orman yangınlarına da dikkat çeken Topal, camilerde ve Kur’an kurslarında vatandaşların bu konuda bilinçlendirilmesinin faydalı olacağını ifade etti. Anamur’daki ziyaret programı, yapılan dualar ve hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.
Eskişehir Emekli cezaevi müdürü, 36 yıl önce görev yaptığı ceza infaz kurumunu ziyaret etti Yaklaşık 36 yıl önce görev yaptığı Eskişehir H Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nu ziyaret eden emekli cezaevi müdürü Muharrem Akaydın, "Görev yaptığımız o yıllar tekrar gözümün önünden tren katarları gibi hızlıca geçti. O duvarların arasında bu kez misafir olarak bulunduk" dedi. Emekli cezaevi müdürü olan ve aynı zamanda Uzlaştırma Derneği Başkanlığı görevini yürüten Muharrem Akaydın, yapmış olduğu ziyaretle eskiyi yâd etti. Akaydın, ziyaretiyle ilgili açıklamasında, "Eskişehir’de görev yaptığım dönemde, yani tam 36 yıl öncesi, o günkü adıyla Eskişehir Özel Tip Cezaevi, şimdiki adı ise Eskişehir H Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nu ziyaret ettim. O zor yılların hatıralarını çok kıymetli H Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Ramiz Atuğ bey, L Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Çağatay Kaya bey ve 2. Nolu Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Ümit Cengil bey olduğu halde kampüsü, emekli cezaevi müdürü arkadaşlarım Hamza Çelik bey ve Şahin Kuban ile birlikte ziyaret ederek tekrar yaşama fırsatı buldum. Birlikte Görev Yaptığımız Neşe Ünsal, Orhan Aydın, Bedrettin Demirhan ve nice ismini sayamadığım arkadaşlarımızı da görme fırsatım oldu ve gayet iyi gördüğüm için ayrıca mutlu oldum. Görev yaptığımız o yıllar tekrar gözümün önünden tren katarları gibi hızlıca geçti. Birlikte görev yaptığımız dönemlerde ağır sorumlulukların gölgesinde sabır vardı. Bu sabrın içinde ise her zaman dostluk ve karşılıklı fedakarlıklar bulunuyordu" ifadelerine yer verdi. "O duvarların arasında bu kez misafir olarak bulunduk" Aradan geçen 36 yılın ardından geçmişin hatıralarını yeniden yaşamanın, meslektaşları ile aynı gönül sofrasında bulunmaktan son derece keyif aldığını belirten Akaydın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunca yıllara rağmen aynı kalplerde bulunan dostluklarımız devam ettiğine şahit olduk. Kıymetli müdürlerimizin kurumda geçmişte görev yapan meslektaşlarımızın fotoğraflarını da gördüğümüzde apayrı bir hüzün ve vefanın hatıranın kardeşliğin aksının vurması, büyük onur ve mutlu bir tablo oluşturdu. Dile kolay aradan geçen 36 yıl, acısıyla, tatlısıyla, dışarıdan azametli görünen, içine girince ise insan faktörünün ön planda olduğu o duvarların arasına bu kez misafir olarak bulunduk. Bu da ayrı güzel bir anlatılmaz duyguydu. Yıllar sonra aynı kapıda emekli cezaevi müdürü olarak bulunmak ayrı bir duyguydu. Bizlere son derece naif bir misafirperverlik gösteren değerli meslektaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum. Dedim ya, azametli görünen o duvarların arkasında nice hayat hikayeleri vardır..."