ASAYİŞ - 22 Mayıs 2026 Cuma 11:54

Otoyolda meydana gelen zincirleme kazada 3 kişi yaralandı

A
A
A
Otoyolda meydana gelen zincirleme kazada 3 kişi yaralandı

DÜZCE (İHA) – Anadolu Otoyolu Düzce geçişinde 3 aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında 3 kişi yaralandı.


Kaza, Anadolu Otoyolu Sinirci köyü mevkiinde sabah saatlerinde meydana geldi. Alınan bilgilere göre C.E. isimli şahsın idaresindeki B 34 GNT plakalı otomobil ile orta şeritte ilerleyen önünde seyir halinde bulunan M.G. sevk ve idaresindeki 41 AYZ 936 plakalı kamyonete arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle her iki araç savrulurken 41 AYZ 936 plakalı kamyonet sol şeritte seyir halinde bulunan Z.Ş. idaresindeki 61 AIY 675 plakalı otomobile sağ yandan çarpması sonucu zincirleme kaza meydana geldi. Kazada Z.Ş., E.N. ve Y.G. yaralandı. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralılar olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.


Kaza sonrası kısmen kapanan yol araçların kaldırılmasının ardından tekrar trafiğe açıldı.



Otoyolda meydana gelen zincirleme kazada 3 kişi yaralandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kepez’de izinsiz kurban satışına sıkı denetim Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelinde izinsiz kurban satışı yapılan noktalara yönelik kapsamlı denetim gerçekleştirdi. Daha önce ihtar yapılmasına rağmen kamu alanlarını işgal ederek satış yapmayı sürdüren şahıslara cezai işlem uygulanırken, izinsiz satış alanları kaldırıldı. Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri Kurban Bayramı öncesinde vatandaşların sağlıklı, güvenli ve düzenli bir ortamda alışveriş yapabilmesi amacıyla denetimlerini artırdı. Antalya Büyükşehir Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleriyle birlikte ilçe genelinde izinsiz kurban satışına yönelik kapsamlı çalışma gerçekleştirdi. Ana arterler, yol kenarları, boş araziler ve kamuya açık alanlarda yapılan denetimlerde, belediyenin belirlediği resmi satış noktaları dışında kurban satışı yapıldığı tespit edilen alanlara müdahale edildi. Ekipler tarafından gerçekleştirilen kontrollerde, özellikle trafik güvenliğini tehlikeye düşüren, çevre kirliliğine neden olan ve halk sağlığını olumsuz etkileyebilecek alanlarda kurulan izinsiz satış noktaları tek tek kaldırıldı. Daha önce zabıta ekipleri tarafından uyarı ve ihtar yapılmasına rağmen kamu alanlarını işgal ederek satış faaliyetini sürdüren şahıslar hakkında ilgili mevzuatlar kapsamında cezai işlem uygulandı. Denetimlerde, vatandaşların ortak kullanım alanlarının amacı dışında kullanılmasının önüne geçilirken, cadde ve kaldırımların işgal edilmesine de izin verilmedi. Zabıta ekipleri, özellikle gelişigüzel oluşturulan satış alanlarının hem kent estetiğini bozduğunu hem de çevrede kötü görüntü ve kötü koku oluşumuna neden olduğunu belirtti. Kurban satışlarının yalnızca gerekli altyapıya sahip, hijyen şartları sağlanan ve belediye tarafından belirlenen alanlarda yapılmasının önemine dikkat çekildi. Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü yetkilileri, Kurban Bayramı süresince vatandaşların herhangi bir mağduriyet yaşamaması için denetimlerin aralıksız sürdürüleceğini ifade etti. Belediye ekiplerinin bayram öncesi ve bayram boyunca sahada aktif görev yapacağı belirtilirken, kurallara aykırı satış yapanlara yönelik gerekli işlemlerin kararlılıkla uygulanacağı vurgulandı.
Bursa Kraliçe 2. Elizabeth’in yorganını yapan İnegöllü 60 yıldır mesleğine sıkı sıkı sarılıyor Bursa’nın İnegöl ilçesinde 60 yıldan bu yana baba mesleği iğne yorgancılığını sürdüren 73 yaşındaki Erkan Genç, 30 yaşlarındayken İngiltere kraliçesi 2. Elizabeth’e kendisinin üzerinde fotoğrafı olan yorgan yaptığını söyledi. İnegöl’ün Cuma Mahallesi’ndeki dükkânında mesleğini sürdüren Erkan Genç, yün ve pamuktan yapılan doğal yorganların sağlık açısından önemli olduğunu belirterek, mesleğin artık çırak yetişmemesi nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Meslek hayatını anlatan Erkan Genç, "Baba mesleğiydi. Babam da 60 sene bu işi yaptı. 1953 yılında ben dünyaya geldim. Babamın yanında çalışarak ilk okulu İshak Paşa’da okudum. Okurken hem yorgancılığı burada öğrendim. Baba mesleği olduğu için. Ondan sonra işte askere kadar, askerden sonra da biraz devam ettik. Sonra İstanbul’a gittim. İstanbul’da da bir yedi sekiz sene çalıştım. Orada da yorgancılık yaptım. Orada biraz daha sanatı ilerlettik. Şu küçük dikişleri, ince dikişleri. 84’te evlenmek için gitmiştim zaten. Ondan sonra İnegöl’e tekrar geldim. Babamlar burada yorgancı. Kardeşimle beraber dükkan açtım. 5-6 sene de öyle sürdü. Sonra tek başıma işte hala yorgancılık yapıyorum" dedi. İlkokuldan sonra en az 60 senenin geçtiğini belirten Genç, "Yaş 73, 13 seneyi sayma ki ilkokulda da dikiyordum. Zaten 75’te dükkan var üzerime kayıtlı. Şimdi bunun üzerinde resmi yapılan Fatih Sultan Mehmet, Atatürk, Kraliçe Elizabeth resimleri üzerine batik boyamayla yapılıyor ama onu kabartması, dikmesi var. Bunlar da yapıldı İstanbul’da. Bunların fırfırlısı, eteklisi, incesi. Şimdi öyle değil şimdi bu sanat her meslek gibi yozlaştı. Zaten kalmadı ki. Bizden sonra kalfa yok. Bunu kim dikecek? İstediğin kadar para ver. Bazıları diyor ki ben istemiyorum. İstese de dikecek kimse yok zaten. Kim dikecek ki? Şu dikişi yapacak yorgancı yok. Benim anam dikiyor. Onlar boş. Onları geç. Kilis yorganları var şimdi hazır iş. Şeye benzetiyorum ben onları. Döner yemeye gidiyorsun ama tavuk döner yiyorsun et değil. Öyle şeyler kalmadı. Bunun daha neleri var neleri? Yani parayla da bunu diktiremeyecek, bulamayacak. Bu ince dikiş. Bunu yapacak yorgancı yok. Dikemiyor yani. Diken de yok. Çok mu önemli? Tabii üzülüyorum sanat gidiyor diye. Ben elimden geldiği kadar yaptırmaya, yaşatmaya çalışıyorum. Benden başka da kaldığını bilmiyorum. Yok zannediyorum" dedi. Ele bir dönüş olduğunu söyleyen usta Erkan Genç, "Ama kim yapacak? Elinde sanatı var. Terzilik gibi. Mesela burada bir sürü terzi var ama benim bildiğim iki üç tane terzi var. Ama sorsan 20 tane var. Şimdi bunun gibi. Bu da böyle. Avrupa’nın hemen hemen her ülkesi aldı. Fransızı, Belçikası, Almanı. Hatta İstanbul’da dernek olarak İngiltere kraliçesine giden yorgan bile var. Karşılığında derneğe 450 mi 550 mi ne pound para gelmiş. Bu elçilik vasıtasıyla gidiyor. Üç kişi yaptık. Tabii kraliçenin resmi vardı. Öldü." Giyimden yorgana kadar doğaldan vazgeçilmemesi gerektiğinin altını çizen Genç, "Kesinlikle elyaf yok. Elyaf öyle bir şey tavsiye edemem. Çünkü onu tavsiye edenin aklından zoru olması lazım. Yün ve pamuk, doğal neyse odur. İnsanoğluna en yakın olan şey yün. Şimdiki yünler zaten yastık da gösterdim ben size. Makinede yıkanıyor. Gerçek yün, yıkanıyor. Atıyorsun makineye, yorgan programında yıkanıyor. Elyafa benziyor ama yün. Yeni nesile bunu tavsiye ederim. Yine yaylı yataklarda yatsın ama üstüne mutlaka incecik ya da işte yorgan gibi yünden bu yünden örtsün. Bu taranmış yünden. Bunun tozu yok, çöpü yok, kokusu yok, hiçbirisi yok. Yani eskiden merdanede böyle örüyorlardı anlasınlar diye söylüyorum. Hatta gösterebilirsin. Yaptırsınlar, romatizmalıdır, sağlıktır. Doktor söylemiş bana hastanede. Ona da yaptım. Şimdi mesela bir tane böbrek, üroloji mi diyorlar. O da istiyor işte. Yatak üstüne yün yorgan yap diyorlar. Doğallığı arıyorlar. Elyaf petrol. Petrolden yapılan madde. Yani plastik. Onu örtünüyorsun, onun üstüne yatıyorsun. Bir de şöyle bir şey var, şimdi belki çok tuhaf gelecek insanlara. Yün ısıtır değil mi? Hayır. Şimdi insan vücudu 36. Isıtsa durabilir misin? O zaman o ne yapıyor? Yün vücuttaki ısıyı muhafaza ediyor, dışarıdaki soğuğu engelliyor. Seni ısıtmıyor, koruyor. Öyle olsa koyunların hepsi ölürdü. Ama elyaf öyle değil. Elyaf terletir, baş ağrısı yapar, hafiftir. Şimdiki yünlerde hafif 2 kilo yorgan benim yorganım. Yüzüyle beraber içinde 2,5 kilo yün var. Bu yünü kullanacaksın, temiz. Öbür yünü bende istemiyorum, tozu var. Teşekkür ediyorum. Belki biraz bilgilendirme gibi oldu. Millete diyorum yünle pamuktan vazgeçmeyin mümkünse" şeklinde konuştu.
Ankara Pursaklar Belediyesi araç filosunu güçlendiriyor Pursaklar Belediyesi, vatandaşlara daha hızlı ve kaliteli hizmet sunmak amacıyla araç filosunu yenilemeye ve güçlendirmeye devam ediyor. Pursaklar Belediyesi, vatandaşlara daha hızlı, kaliteli ve etkin hizmet sunabilmek amacıyla araç filosunu güçlendirmeye devam ediyor. Belediye, iş makinaları, zabıta araçları, teknik destek araçları ve çeşitli hizmet araçlarından oluşan yeni filosuyla saha gücünü artırırken, ilçenin dört bir yanında yürütülen çalışmaların daha verimli hale gelmesini amaçlıyor. ‘‘Güçlü araç filosu demek, güçlü hizmet anlayışı demektir’’ Belediye hizmetlerinde güçlü ekipmanların büyük önem taşıdığını belirten Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, "Pursaklar’ımıza daha hızlı, daha kaliteli ve daha güçlü hizmet sunabilmek adına araç filomuzu sürekli yeniliyor ve güçlendiriyoruz. İlçemizin her noktasında vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına anında cevap verebilmek için modern iş makinalarını belediyemize kazandırdık. Hem zamandan tasarruf edecek hem de hizmet kalitemizi daha yukarı taşıyacağız. Güçlü araç filosu demek, güçlü hizmet anlayışı demektir. İlçemize kazandırdığımız tüm araç ve ekipmanların Pursaklar’ımıza hayırlı olmasını diliyorum. Pursaklar için durmadan çalışmaya devam edeceğiz’’ dedi. Altyapı çalışmalarından yol yapım ve bakım faaliyetlerine, park-bahçe düzenlemelerinden temizlik hizmetlerine kadar birçok alanda kullanılacak yeni iş makinaları, belediyenin hizmet kapasitesine önemli katkı sağlayacak. Bunun yanı sıra Zabıta Müdürlüğü bünyesine kazandırılan yeni araçlarla denetim, kontrol ve vatandaş taleplerine müdahale süreçlerinin daha hızlı yürütülmesi planlanıyor. Belediye hizmet araçlarının yenilenmesiyle birlikte ise saha ekiplerinin koordinasyon kabiliyeti güçlendirilerek, hizmetlerin kesintisiz şekilde sürdürülmesi amaçlanıyor.