POLİTİKA - 03 Ekim 2025 Cuma 13:41

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum: "İsrail, Sumud filosuna da tahammül edemedi"

A
A
A
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum: "İsrail, Sumud filosuna da tahammül edemedi"

Konya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Teşkilatı (UCLG-MEWA) Kongresi’nin açılışı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum’un katılımıyla yapıldı. Açılışta konuşan Bakan Kurum, "İsrail insanlara yardım götüren Sumud filosuna da tahammül edemedi. Hukuk tanımazlığını tüm dünyaya bir kez daha gösterdi. insanlığın ortak vicdanına yapılan barbar saldırıyı lanetliyorum" dedi.


UCLG -MEWA 2025 Kongresi Konya’da düzenlenen program ile başladı. Birçok farklı ülkeden belediye başkanının katıldığı programda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Hiç şüphesiz bu yolculukta ilham kaynağımız, 1994’ten bugüne ortaya koyduğu hizmet anlayışıyla Türkiye Yüzyılına yön veren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bugün ülkemizin dört bir yanında görev yapan belediye başkanlarımız, bu anlayışın en güzel örneklerini ortaya koymaktadır. Konya’mız da 1990’lı yıllardan bu yana eser ve hizmet siyasetinin öncüsü olmuş, bugün ’Konya Modeli Belediyecilik’ anlayışıyla ülkemizin her yerine örnek olmuştur. Az evvel bahsettiğim 94 ruhunu yeniden dirilterek Türkiye’nin belediyecilik vizyonuna yön vermiştir, yön vermektedir. Bugün geldiğimiz noktada da Konya’mızın ortaya koyduğu başarılı gönül belediyeciliği, Türkiye sınırlarını aşmış, uluslararası ölçekte parmakla gösterilen bir noktaya ulaşmıştır. Bunun en son örneği Konya Büyükşehir Belediyemizin, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler dönem başkanlığında yürüttüğü etkin çalışmalardır. Bu süreçte Konya’mız, medeniyetimizin köklü değerlerini küresel vizyonla birleştiren öncü bir şehir haline gelmiş, yerelden yükselen sesimiz artık küresel bir marka haline gelmiştir. Ben bu vesileyle Konya’mızı yalnızca bölgemizin değil, dünyanın da buluşma noktası haline getirdiğimiz bu sürecin mimarları olan tüm başkanlarımıza, yöneticilerimize ve bilhassa Uğur İbrahim Altay Başkanımıza huzurlarınızda yürekten teşekkür ediyorum" dedi.



"Devletimiz ve milletimizin gücüyle ayağa kalktık ve gelinen noktada 300 bin konutu tamamladık"


UCLG-MEWA çatısı altında bölgesel düzeyde gerçekleştirilen kongrenin yerel yönetimlerle dayanışmayı küresel vizyona dönüştürmek için atılan önemli bir adım olduğuna dikkat çeken Bakan Murat Kurum, "Bugün gündemimizde yer alan afetlere hazırlık, gıda güvenliği, çatışma sonrası toparlanma ve barışın inşası konuları, bölgemizin en acil ihtiyaçlarıdır. Afetlere hazırlık ve afet sonrası inşa konusunda Türkiye’nin ciddi bir tecrübesi, bilgi birikimi vardır. Biliyorsunuz son olarak asrın felaketini yaşadık. 14 milyon insanımızın etkilendiği bu büyük afet sonrasında devletimiz ve milletimizin gücüyle ayağa kalktık ve gelinen noktada 300 bin konutu tamamladık, bir milyondan fazla vatandaşımızı evlerine yerleştirdik. İnşallah yıl sonuna yuvasına girmeyen kardeşimiz kalmayacak, 450 bin yuvamızın anahtarlarını teslim etmiş olacağız. Tabii sadece konutlar yapmıyoruz. Az önce şehircilik anlayışımızı anlattım. Biz şehirlere bir bütün olarak bakıyoruz. Afet sonrası şehirlerimizi inşa ederken de bu anlayışla hareket ettik ve sosyal donatıları, parkları, bahçeleri, okulları, camileri, tarihi-kültürel yapıları, meydanları, çarşılarıyla ayağa kaldırdık. Bugün 11 ilimize gittiğinizde hepsinde bu anlayışı görürsünüz. İnanın bu kadar kısa bir zamanda böyle bir işi hayata geçirmek, bir Avrupa ülkesi büyüklüğünde alanı yeniden inşa etmek büyük bir azim, irade, tecrübe gerektirir. Bu da Türkiye Cumhuriyeti’nin gücü, azmi, kudretidir" şeklinde konuştu.



"İsrail, Sumud filosuna da tahammül edemedi"


Bakan Kurum, bugünkü toplantıyı büyük bir eksiklikle gerçekleştirdiklerini ifade ederek, "UCLG-MEWA Başkanı Filistin El-Halil Belediye Başkanı, İsrail’in Gazze’de devam eden soykırımı yüzünden alıkonuldu. Bu yüzden kendisi bugün aramızda değil. Gazze’de uygulanan bu katliam, bu zulüm Filistin meselesinin insanlık için ne kadar utanç dolu bir boyuta ulaştığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Geçtiğimiz gün Gazze’yi bombalarla yıkıma uğratan, Gazzelileri açlığa terk eden İsrail; yükü sadece insanlık olan, oradaki insanlara yardım götüren Sumud filosuna da tahammül edemedi. Hukuk tanımazlığını tüm dünyaya bir kez daha gösterdi. Ben buradan insanlığın ortak vicdanına yapılan barbar saldırıyı lanetliyorum. Bu filoda bulunan, küçük teknelerde dünyanın vicdanını taşıyan tüm kardeşlerimi selamlıyorum. Hepsinin bir an önce serbest bırakılmasını diliyorum. Biliyoruz ki, bu yaşatılanlar kimsenin yanına kalmayacak. İnsanlık kazanacak, iyilik kazanacak, Filistin kazanacak, Gazzeli kardeşlerimiz kazanacak" ifadelerini kullandı.



"Birçok başlık üzerinde görüş alışverişinde bulunacağız"


Türk Dünyası Belediyeler Birliği ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, "Bizler, şehirlerin sesini yükselten, yerelden evrensele uzanan güçlü bir köprüyüz. Şehirler, uygarlığın kalbidir. İnsanın doğduğu, yaşadığı, ürettiği, öğrendiği, sevinçlerini ve acılarını paylaştığı mekanlardır. Dolayısıyla geleceği inşa etmenin yolu, şehirlerden başlar. Tam da bu noktada, UCLG çatısı altında daha adil, daha sürdürülebilir, daha güvenli ve daha kapsayıcı bir gelecek için omuz omuza veriyoruz. UCLG-MEWA, bölgemizdeki yerel yönetimlerin uluslararası alanda temsil edilmesi, işbirliğinin geliştirilmesi ve ortak sorunlara ortak çözümler üretilmesi için çok önemli bir platformdur. Bu kongreyle birlikte sadece bölgesel dayanışmamızı pekiştirmiyor, aynı zamanda dünya ölçeğinde yerel demokrasinin güçlenmesine ve yerel diplomasinin yaygınlaşmasına da katkı sağlıyoruz. Bugün ve önümüzdeki günlerde, çok değerli oturumlarda bir araya gelerek gündemimizi şekillendirecek birçok başlık üzerinde görüş alışverişinde bulunacağız. Afetlerin tarım ve gıda sistemleri üzerindeki etkilerinden barışın inşasına, çatışma sonrası toparlanma süreçlerinden yerel kalkınmaya kadar pek çok kritik meseleyi ele alacağız. Bu oturumların her birinin, bizlere yol gösterici sonuçlar üreteceğine ve geleceğe dair ortak vizyonumuzu güçlendireceğine yürekten inanıyorum. Ayrıca, bu kongrede 2025-2028 dönemi için UCLG-MEWA’nın yeni yönetim organlarını da belirleyeceğiz. Bu seçimler yalnızca bölgemizin yönetim yapısını şekillendirmekle kalmayacak, aynı zamanda 2026 yılında ana teşkilatımız UCLG’de yapılacak seçimlerde oy kullanacak konsey üyelerinin seçimini de etkileyecektir. Dolayısıyla önümüzdeki süreç, yalnızca MEWA bölgesi için değil, dünya teşkilatımız için tarihi bir önem taşımaktadır" dedi.



"Gazze’de akan kan, insanlığın ortak vicdanında er ya da geç hakkını arayacaktır"


Gazze saldırılarına tepki gösteren Başkan Uğur İbrahim Altay, "Dünyada süregelen savaşlar ve çatışmalar yalnızca gündemimizi değil, inşa etmeye çalıştığımız ortak geleceğimizi de tehdit etmektedir. Özellikle bu çatışmalar soykırım boyutuna ulaştığında, tüm sözlerimiz anlamını yitirmektedir. Filistin’de iki yılı aşkın süredir çocuklar, kadınlar, masum siviller, İsrail zulmünün pençesinde can veriyor. 7 Ekim 2023’ten bu yana, katil Netanyahu ve çetesinin artan saldırıları nedeniyle 65 bini aşkın Filistinli hayatını kaybetmiş, yüz binlercesi yaralanmıştır. Açlıktan ölen çocukların, bombardımanda yıkılan şehirlerin ve hukuksuz tutuklamaların haberleri her gün yüreklerimizi dağlamaktadır. Tarihin gözü önünde, egemen güçlerin eşliğinde işlenen bu katliam, insanlığın vicdanında silinmez bir kara leke olarak durmaktadır. Gazze’de bir annenin feryadı, bir çocuğun çığlığı, bir babanın çaresiz bakışı artık sadece Filistin’in değil, tüm insanlığın ortak acısıdır. Yerel yönetimler olarak; insanın canını, onurunu ve yaşam hakkını korumayan hiçbir düzeni, hiçbir siyaseti kabul etmiyoruz. Bu masum çocukların kanı, dünyanın en güçlü devletlerinin sessizliğiyle birleşerek tarih önünde büyük bir utanca dönüşmektedir. Biz, UCLG çatısı altında, ’adalet’ kavramını bir süs değil, bir hakikatin adı olarak görüyoruz. Bu hakikati her platformda haykırmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler kürsüsünden haykırdığı gibi bizler de buradan haykırıyor ’Dünya 5’ten büyüktür’ diyoruz. İnanıyoruz ki zulüm ile abad olunmaz. Gazze’de akan kan, insanlığın ortak vicdanında er ya da geç hakkını arayacaktır. İşte bizler, yerel yönetimler olarak bu adalet arayışının tarafındayız; mazlumun yanında, zalimin karşısındayız. Bu sorumlulukla Konya Büyükşehir Belediyesi olarak ’Cities Voice for Gaza’ platformunu hayata geçirdik. Amacımız, dünyanın dört bir yanındaki belediye başkanlarını tek bir çatı altında toplayarak Gazze ve Filistin için ortak bir ses oluşturmaktır. Bu platform aracılığıyla dayanışma mesajlarını, yardım projelerini, barış çağrılarını ve yeniden inşa önerilerini bir araya getirmeyi hedefliyoruz. Bu nedenle siz değerli meslektaşlarımı platformumuza katılmaya davet ediyorum. Şehirlerimizin sesini birleştirerek daha gür bir şekilde duyuralım" şeklinde konuştu.


Konya Valisi İbrahim Akın ise "Ülkemizin ve bölgemizin geleceğini yakından ilgilendiren çok önemli bir toplantıya ev sahipliği yapıyoruz. Bugün burada ele alacağımız konular aslında hepimizin ortak geleceğini şekillendiren konulardır. Yerel yönetimler çözüm odaklı yaklaşımı sayesinde hem bugüne hem geleceğe matuf işler üretebilme kabiliyetiyle sürdürülebilir kalkınmanın en güçlü teminatıdır. Ve yerelden evrensele uzanan bu yol, bizi ortak geleceğimize taşımaktadır" diye konuştu.


Açılışta, protokol mensupları, farklı ülkelerden çok sayıda katılımcı yer aldı.



Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum: "İsrail, Sumud filosuna da tahammül edemedi"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır’da 16 yıllık hukuk mücadelesi DİYARBAKIR (İHA) – Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde 2010 yılında meydana gelen ve 1 kişinin öldüğü 2 kişinin de yaralandığı olaya toplam 54 hapis cezası alan Hakan Kaçar’ın mahkumiyeti, Yargıtay’da bozulmasının arından yerel mahkeme hakkında beraat kararı verdi. Tekrar Yargıtay’a giden karar geri döndü. Yerel mahkeme kararında direnince konu Yargıtay Ceza Genel Kuruluna taşındı. Kaçar, olayla ilgisinin olmadığını iddia ederek 16 yıllık beklemenin son bulmasını istedi. Ergani ilçesinde 2010 yılında dönemin Fatih Mahallesi muhtarı Hakan Kaçar’ın babasının dayısı Ali Haydar Özdil (54), bıçaklanarak öldürüldü. Kaçar, ölenin yakınının beyanı üzerine gözaltına alınarak tutuklandı. Kaçar, ne kendisi ne de onun üzerine ifade verenlerin olay yerinde olmamasına rağmen çelişkili beyanlar üzerine yargılanıp tutuklandığını öne sürdü. Bu süre zarfında yargılandığı Diyarbakır 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde öldürme ve öldürmeye teşebbüs olaylarından 54 yıl ceza aldı. Daha sonra karar Yargıtay 1. Ceza Dairesince iyi hal indirimi yapılmadığı gerekçesiyle bozulup yerel mahkemeye geri gönderildi. Yerel mahkeme bu sefer Kaçar’ın beraatına karar verdi. Tekrar Yargıtay 1. Ceza Dairesine giden karar, yeniden bozularak yerel mahkemeye gönderildi. Yerel Mahkeme de kararında diretince konu bu sefer Yargıtay Ceza Genel Kuruluna sevk edildi. ’’Dosya tam okunsa suçsuz olduğum suçsuz olduğum ortadadır’’ Konuya ilişkin İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Hakan Kaçar (47), ’’2010’da Ergani’de Fatih Mahalle muhtarıyken bir kişi öldürüldü, iki kişi yaralandı. Ondan dolayı ben ve babamı tutukladılar. Bu süreç iki sen sürdü. İki sene sürerken babam tahliye oldu. Bana toplamda 54 yıl ceza vererek tahliye ettiler. Karara bir hakim şerh koydu. Dosya, Yargıtay 1. Ceza Dairesine gitti. 2014’te duruşmalı mahkemem vardı. İfademi almadan çıkardılar. İndirim haliyle dosyayı 62’nci maddeden bozarak geri gönderdiler. Dosya gelince tekrar tutuklamam çıktı. 2016’da cezaevindeyken FETÖ darbe girişimi oldu. Mahkeme heyeti değişmişti. Mahkeme heyeti değişince bana ceza veren hakimler de FETÖ’den içeri alınmıştı. Heyet değişince dosyam yeniden incelendi ve bana beraat kararı verdiler. Dosya, tekrarda Yargıtay 1. Ceza Dairesine gitti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi beraatımı bozdu. Ben indirim vermiştim, sen niye beraat vermişsin diye. Halbuki dosya tam okunsa suçsuz olduğum ortadadır. Çelişkili iki ifade üzerimde var. Dosya geri gelince tekrardan yakalamam çıktı. 3 sene 6 ay firari hayatım oldu. Mahkemeye bir gün kala yakalandım. Bir gece cezaevinde kaldıktan sonra sabah mahkemeye çıktım. Mahkeme, tekrardan kendi kararına direndi. Dosya, tekrardan Yargıtay 1. Ceza Dairesine gitti. Daire beraatımı kabul etmeyince iki sefer hakkı olunca ve tekrardan geri yollayamayınca dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna yolladı. 1 sene 4-5 ay buradadır. İsmimi telaffuz eden bayan daha önce kardeşiyle bir münakaşamız olmuştu. Büyükler araya girip bizi barıştırdılar. Olay yerinde ben nasıl yoksam o bayanda yoktur. O, daha evvelki husumetten dolayı ismimi verdi. Olay esnasında ne ben ne o bayan var. 2011’de dosyamızın gizliliği kalkarken Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkeme Başkanı benim ve babamın olay gününün 24 saatlik HTS kayıtlarını istedi. Daha sonra başkan tayin olunca sonradan gelen ve FETÖ’den yakalanan hakim HTS kayıtlarımızı istemedi. Bizden 3 ay sonra gelen adamın HTS kayıtlarını istedi evvelki başkanın da istemesine rağmen bir türlü gelmedi. Olay yeri keşif de istemedi. FETÖ’den tutuklanan hakim 54 yıl ceza vererek 2 yıl tutukluluğu göz önünde bulundurup beni tahliye etti. 54 yıl ceza alıp 2 yıl yatarla tahliye olan mahkumla daha karşılaşmadım. Olay olduğunda polis beni aldı. Silah sesi gelince bu bayan diyor muhtarın elinde silah vardı. El swaplarımızı aldılar bir şey çıkmadı. Bayanın anlattığına göre sözde silahla öldürülmüş. Halbuki ölen, bıçakla öldürülmüş. Bıçakta da bir izim yok’’ dedi.
Batman Batman’da 72 aileye ipek böceği larvası dağıtıldı BATMAN (İHA) – Batman’ın Sason ilçesinde 72 aileye ipek böceği larvası dağıtıldı. Sason ilçesinde ata mesleği olan ipek böceği yetiştiriciliği yeniden yaygınlaşıyor. Yaklaşık 15 yıl önce Karşıyaka Mahallesi’nde 3 aile ile başlayan üretim, bugün onlarca aile için önemli bir geçim kaynağı haline geldi. İlçede bu yıl ilk etapta 72 aileye ipek böceği larvası dağıtıldı. Yetkililer, ikinci etapta yapılacak dağıtımlarla birlikte toplamda yaklaşık 300 aileye ulaşmayı hedefliyor. Havaların geç ısınması ve ilkbahar yağışlarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle dut yapraklarının geç açtığını belirten Akdeniz Bölgesi Koza Satış Tarım Kooperatifi temsilcisi Mehmet Sönmez, dağıtımların bu nedenle gecikmeli yapıldığını söyledi. Sönmez, "Bugün Batman’da hava şartlarından dolayı gecikmeli olarak ipek böceği larvalarının dağıtımını yapmak için buradayız. Dağıtımları iki etap halinde gerçekleştireceğiz. İlk etapta bugün 72 ailemize 350 paket dağıtıyoruz. Bir sonraki dağıtımda ise 300 paket daha dağıtacağız. Bu dağıtımlarla toplamda 300 aileye ulaşmayı hedefliyoruz. Bu yıl fiyatlarda yaklaşık yüzde 40 civarında artış bekliyoruz. Güzel bir kazancı var" dedi. İlçede ipek böceği yetiştiriciliğinin yaygınlaşmasına öncülük eden üreticilerden Bedri Aktaş ise kısa sürede yüksek gelir elde edilebildiğini belirterek vatandaşlara bu işi tavsiye etti. Aktaş, "İpek böcekçiliği kısa sürede çok iyi gelir sağlayan bir iştir. Bir aile yaklaşık 40 günlük süreçte 200 kilo civarında koza elde edebilir. Geçen yıl yaş kozanın kilogram fiyatı yaklaşık bin 500 liraydı. Bu durumda bir aile 40 gün gibi kısa bir sürede yaklaşık 350 bin lira gelir elde edebilir. İmkanı olan ailelerimize tavsiye ediyoruz" ifadelerini kullandı. Sason’da yeniden canlanan ipek böcekçiliğinin hem kırsalda yaşayan ailelerin ekonomisine katkı sunduğu hem de geleneksel üretim kültürünün yaşatılmasına önemli katkı sağladığı belirtildi.