POLİTİKA - 06 Şubat 2026 Cuma 15:22

Başkan Altay: "Konya’mızın ve Konyalı hemşehrilerimizin geleceği için çalışıyoruz"

A
A
A
Başkan Altay: "Konya’mızın ve Konyalı hemşehrilerimizin geleceği için çalışıyoruz"

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 yılında hayata geçirdiği yatırım ve projelerle ilgili basın toplantısı gerçekleştirdi.


Büyükşehir Belediyesi Taş Bina Kültür Sanat’ta düzenlenen toplantıda konuşan Başkan Altay, 6 Şubat 2023’te gerçekleşen ve 11 şehirde büyük yıkıma neden olan asrın felaketinin seneyi devriyesinde hayatını kaybeden tüm vatandaşlara bir kez daha Allah’tan rahmet diledi.



"Cumhurbaşkanımızın riyasetinde deprem bölgeleri yeniden hayat buldu"


"O günlerde, milletçe içimizden bir parça koptu. Acı ve hüznün bütün memlekete yayıldığı ağır bir imtihanla sınandık" diyen Başkan Altay, "O zor günlerde acıyı da umudu da birlikte omuzladık. Konya olarak o zor günlerde, ‘uzak’ kelimesini adeta sözlüğümüzden çıkardık. Her canın canımız, her gözyaşının emanetimiz olduğu bilinciyle tüm imkânlarımızı Hatay’daki kardeşlerimize sunduk. Hamdolsun Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın riyasetinde deprem bölgeleri yeniden hayat buldu. Hemşehrimiz Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum ve tüm bakanlarımızın desteğiyle yaralar sarıldı. Bugün, kaybettiklerimizi rahmetle anıyoruz. Geride kalan her kardeşimizin yanında durmayı bir vefa borcu sayıyoruz" ifadelerini kullandı.



"Kim bize ‘gel’ dese, ‘yalandan ve göstermelik’ değil, özümüzle, samimiyetimizle ve tüm imkanlarımızla koşar geliriz"


Hazreti Mevlana’nın, "Mecnun değilim dost; lakin çağırırsan çöllere gelirim. Sana yalan halde gelmem, toplarım özümü yalın halde gelirim. Kapıyı çaldığında ‘kim o?’ dersen; ben olmam kapında, sen olur gelirim. Sen gel de yeter ki, yola yük olmam, yol olur gelirim" sözüne atıfta bulunan Başkan Altay, "Hem Hatay’da hem de nerede olursa olsun, kim bize ‘gel’ dese, ‘yalandan ve göstermelik’ değil, özümüzle, samimiyetimizle ve tüm imkânlarımızla koşar geliriz. Rabbim milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın. Birlik ve kardeşliğimizi daim eylesin" diye konuştu.



"Bizim derdimiz; günü kurtarmak değil, yarını kurmaktır"


"Konya Modeli Belediyecilik" anlayışı ve "Türkiye Yüzyılı" hedefiyle oluşturdukları şehir vizyonunun muhasebesini yapmak için bir araya geldiklerini kaydeden Başkan Altay, "Bizim derdimiz; günü kurtarmak değil, yarını kurmaktır. Şehrimizi sadece büyütmekle kalmayıp, aynı zamanda güzelleştiriyoruz. Yalnızca imar eden değil, aynı zamanda ihya eden bir anlayışa sahibiz. Yalnızca hizmet üreten değil, insanı merkeze alarak medeniyet tasavvurunu şehre nakşeden bir yürüyüşün adımlarını atıyoruz. Konya, geçmişiyle iftihar eden bir şehir olduğu kadar; geleceğe yön veren, ufku geniş, iddiası büyük bir şehir olmak mecburiyetindedir" cümlelerini kullandı.



"Geçtiğimiz yıl hedeflerimize samimiyetle yürüdük"


Bu doğrultuda, geçtiğimiz yıl çok büyük yatırımları ve projeleri hayata geçirerek hedeflerine samimiyetle yürüdüklerini ifade eden Başkan Altay, "Yıl boyunca; ulaşımından altyapıya, tarımdan sosyal hayata, kültürden sosyal desteklere kadar pek çok alanda şehrimizi daha ileri taşıyacak adımlar attık. Şehir merkezindeki hizmet hassasiyetimizi, ilçelerimizin her birine aynı kararlılıkla ulaştırdık. Hemşehrilerimizin bize duyduğu güveni omuzumuzda bir emanet gibi taşıdık. Ortak aklı önceleyen bir anlayışla çalıştık" dedi.



2025 yılı boyunca yapılan işleri anlattı


Başkan Altay 2025 yılı boyunca; altyapı ve ulaşımdan tarımsal desteklere, kültürden sanata, eğitimden gençlik ve spor projelerine, ilçe yatırımlarından çevre projelerine, sosyal desteklerden uluslararası çalışmalara kadar pek çok başlıkta hayata geçirdikleri yatırımları ve çalışmaları detaylı şekilde paylaştı.



28 ilçeye 2018’den bu yana 50.3 milyar TL yatırım


"Konya Modeli Belediyecilik" anlayışlarının gereği merkezde yürüttükleri hizmet anlayışını ilçelere de taşıyarak yatırımları şehrin tamamına yaymaya devam ettiklerine dikkati çeken Başkan Altay, merkez dışındaki 28 ilçeye 2025 yılında yapılan yatırımları da yatırım tutarlarını vererek tek tek anlattı. 2018 yılından bu yana 28 ilçe için güncel İller Bankası kesintisinin 24.6 milyar lira olduğunu belirten Başkan Altay, buna rağmen Konya Büyükşehir Belediyesi olarak 28 ilçeye yaptıkları güncel yatırım tutarının 50.3 milyar lirayı bulduğunu söyledi.



"Anadolu’nun ilk camisini restore etmek Konya’ya nasip oldu"


Toplantıda 6 Şubat 2023’teki asrın felaketini konu alan kısa filmin izlenmesinin ardından konuşmasını sürdüren Başkan Altay, "Depremden etkilenen şehirlerin başında Hatay vardı. Depremde arama-kurtarma faaliyetlerinden sonra Habib-i Neccar Camisi’ne gittiğimizde maalesef yıkıntılar bizi hüzne boğdu. Ama elhamdülillah Anadolu’nun ilk camisini restore etmek Konya’ya, Konya Büyükşehir Belediyesi’ne ve Konyalılara nasip oldu. Hem Habibi Neccar Camii’nin restorasyon sürecinde en büyük katkıya sağlayan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Çevre ve Şehircilik Bakanımız, hemşehrimiz Murat Kurum’a, Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’a şükranlarımı sunuyorum. Bu vesileyle tekrar, gösterdikleri destekten dolayı Konyalı hemşehrilerime teşekkür ediyorum. İnşallah kardeşliğimiz ilelebet devam eder" diye konuştu.



"Hedefimiz; Konya’yı her alanda daha yaşanabilir, daha güçlü, daha üretken, daha dirençli bir şehir haline getirmektir"


Başkan Altay, hayata geçirdikleri her hizmetin temelinde insan, her projenin merkezinde aile, her gayretin ufkunda gençlerin ve çocukların olduğunu vurgulayarak, "Bugün buradan açık yüreklilikle söylüyorum: Konya’mızın ve Konyalı hemşehrilerimizin geleceği için çalışıyoruz. Konya’nın yarınları için daha yapacak çok işimiz var. Daha yürüyecek uzun bir yolumuz, daha kuracağımız büyük hayallerimiz var. Bizim pusulamız; hemşehrimizin duasıdır. Bizim yol haritamız; bu şehrin ihtiyaçlarıdır. Bizim hedefimiz; Konya’yı her alanda daha yaşanabilir, daha güçlü, daha üretken, daha dirençli bir şehir haline getirmektir. İnanıyorum ki; Türkiye Yüzyılı’nda Konya, hem güçlü yürüyüşüne devam eden, hem de örnek teşkil eden bir şehir olmayı sürdürecektir" açıklamasında bulundu.



"Bugün anlattığımız her proje; çocuklarımızın geleceğine atılan bir imzadır"


Altyapısıyla sağlam, çevresiyle nefes alan; üretimiyle bereketli, teknolojisiyle akıllı bir şehir için çalışmaya devam edeceklerini belirten Başkan Altay, "Kültürüyle köklü, adaletiyle emin; merhametiyle güçlü bir Konya’yı hep birlikte inşa edeceğiz. Bugün anlattığımız her proje; çocuklarımızın geleceğine atılan bir imzadır. Gençlerimizin umuduna kurulan bir köprü, ailelerimizin huzuruna açılan bir çatıdır. Biz bu şehre hizmet etmeyi bir görev değil, bir emanet biliyoruz. Rabbim birliğimizi, dirliğimizi daim eylesin. Konya’mızın duasını üzerimizden eksik etmesin. Durmadan, yorulmadan, aynı inançla yarınlarımız için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.



"Gece gündüz demeden görev yapan tüm ekip arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum"


Gece gündüz demeden görev yapan tüm Büyükşehir Belediyesi personeline gönülden teşekkür ettiğini belirten Başkan Altay, "Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere; tüm bakanlarımıza, milletvekillerimize, belediye başkanlarımıza, AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, Büyük Birlik Partisi teşkilatlarına ve en önemlisi bizlerden dualarını eksik etmeyen, omuz omuza verdiğimiz her bir hemşehrimize şükranlarımı sunuyorum. Yıl boyunca Konya’ya kattığımız her değerin, yarınlarımızı daha güzel ve hayırlı kılmasını temenni ediyorum" sözleriyle konuşmasını tamamladı.



"Konya belediyeleriyle gurur duyuyoruz"


Programda konuşan AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, 6 Şubat depremlerinin üçüncü senesinde vefat edenlere Allah’tan rahmet dileyerek, "Hiç unutamadığımız derin bir yaramız mevcut ama temel bir irade ile çalışan kabine mensuplarımızla 500 bininci konutun teslim edildiği bir yıl dönümünü yaşıyoruz. Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere 11 şehrimizi imar ve ihya eden hemşehrimiz Murat Kurum’a teşekkür ediyoruz. Deprem döneminde yaptığı çalışmalar ve Habibi Neccar Camii’nin restorasyonu için Büyükşehir Belediye Başkanımıza da çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.


Konya belediyeleriyle gurur duyduklarını kaydederek, "Büyükşehir Belediye Başkanımız tarafından 2025 yılı yatırımlarının sunumu yapıldı. Şunu gördüm, şehirlerin imar ve ihyası noktasında muazzam bir çalışma yapılıyor. Bunun yanı sıra sosyal belediyecilik noktasında da ciddi çalışmaların harmanlandığını görüyoruz. Bir de buna uluslararası görevler de eklenince ortaya muazzam bir tablo çıkıyor. Cenab-ı Hak nazardan muhafaza eylesin. Emeklerinden dolayı Büyükşehir Belediye Başkanımıza kalbi şükranlarımı sunuyorum" dedi.



"Uğur Başkan ve ekibinin hiç yorulduğunu görmedik"


AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer de 6 Şubat depremlerinde vefat edenlere Allah’tan rahmet dileyerek, "Geride bıraktığımız 3 sene gösterdi ki milletimizin samimiyeti ile gayreti ile deprem bölgesinde hayatın normalleştiğini görüyoruz. 455 bin konutumuzu Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Çevre Şehircilik Bakanımızın büyük emeğiyle tahsis ettik. İlk günlerin o zorluğunu hep birlikte yaşadık. İlk andan itibaren Büyükşehir Belediye Başkanımız Hatay’da büyük bir üs kurdu. Kendilerine ve tüm Konyalılara çok teşekkür ediyoruz" dedi.


Anlatılan yatırımları takip etmekten adeta yorulduklarını kaydeden Özer, "Bu işleri anlatırken biz yoruluyoruz ama biz Uğur Başkanının da ekibinin de hiç yorulduğunu görmedik. Burada çok önemli işlere hepimiz şahitlik ettik. Birbirinden değerli hizmetleri, eserleri takip etmekte zorlandık. Aslında bu yapılan işlerin belki her birini saatlerce anlatmak lazım. Çünkü bunun çok daha küçüklerini saatlerce dinlediğimiz zamanlar oluyor. Özellikle merkezdeki ulaşımda devam eden projeler bittiğinde inşallah ulaşımda Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olacak. Ben yerel yönetimler anlamında Konya’mızı hiçbir şehirle mukayese etmiyorum. Geçmişten aldığımız güçle Konya’mızı Türkiye Yüzyılı’nda en önemli, en güzel noktalara taşımanın gayreti içindeyiz" ifadelerine yer verdi.


Programa; Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Tatlısu Belediye Başkanı Ahmet Hayri Orçan, muhtarlar ve basın mensupları katıldı.



Başkan Altay: "Konya’mızın ve Konyalı hemşehrilerimizin geleceği için çalışıyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Yeni yüzyılın yeni hastalığı: "Parlayan nesneler sendromu" uyarısı Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, akıllı telefon, tablet, sosyal medya ve parlak ekranların insan beyninde dikkat dağınıklığına yol açtığını belirterek, ’parlayan nesneler sendromu’nun özellikle gençler arasında hızla yayıldığını söyledi. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte insanların "Parlayan Nesneler Sendromu (PNS)" ya da İngilizce adıyla "Shiny Object Syndrome (SOS)" tehdidiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Özkaya, özellikle çocuklar ve gençlerin akıllı telefon, tablet, televizyon ve bilgisayar oyunlarından uzaklaşamadığına dikkat çekerek, bu durumun zamanla ciddi dikkat dağınıklığı ve odaklanma problemlerine neden olduğunu belirtti. "Beynimizi esir alıyor" Sürekli yeniliklere, parlak ekranlara ve moda akımlara yönelme isteğinin "Parlayan Nesneler Sendromu" olarak tanımlandığını kaydeden Özkaya, "İnsanlar artık nihayetinde ne kadar faydalı olduğuna bakmaksızın yeni ve dikkat çekici olana yöneliyor. Parlayan ekranlar önce gözümüzü, sonra dikkatimizi, en sonunda ise beynimizi esir alıyor" dedi. Teknolojinin günlük hayatın merkezine yerleştiğini vurgulayan Özkaya, insanların ders çalışırken, kitap okurken ya da işine odaklanmışken gelen bildirimlerle dikkatlerinin dağıldığını söyledi. Özkaya, "Bir bildirim sonrası dikkatin yeniden toparlanması kişiden kişiye değişmekle birlikte 15 dakikaya kadar sürebiliyor. İnsanlar internette araştırma yapmak isterken kendilerini bambaşka mecralarda bulabiliyor, reklamlar ve sosyal medya içerikleri tüketim çılgınlığını artırıyor" diye konuştu. "Ailelerin çocukların ekran sürelerini kontrol altında tutması gerekli" Parlayan nesnelerin sadece çocukları değil her yaş grubunu etkilediğini belirten Özkaya, sosyal medya paylaşımlarını merak etme, sürekli yeni ürün satın alma isteği ve kısa sürede değişen düşüncelerin de bu sendromun belirtileri arasında yer aldığını kaydetti. Özkaya, özellikle sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları ve dijital ekranların yoğun kullanımının insanları gerçek dünyadan uzaklaştırdığını ifade ederek, ailelerin çocukların ekran sürelerini kontrol altında tutması gerektiğini sözlerine ekledi.
İstanbul Başkan Yeğin’den Sancaktepe’de yıkılan anıta ilişkin açıklama: "Sökün dedim yıktılar, gece dedim sabah yaptılar" Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, Abdurrahmangazi Mahallesi’ndeki anıtın yıkılmasıyla ilgili kamuoyuna yansıyan ve tepki çeken görüntüler üzerine açıklama yaptı. Yeğin, "Talimatı ben verdim, bir sorumluluk gerekiyorsa bütün sorumluluk benimdir. Sökülmesi başka bir şeydir, yıkılması başka bir şey. Bir art niyet olduğuna inanmak istemiyorum ama eğer bir kasıt veya kusur varsa gereği yapılacaktır" dedi. Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, Abdurrahmangazi Mahallesi’ndeki döner kavşakta üzerinde Osmanlı tuğrası ile Selçuklu armasının yer aldığı anıtın kaldırılma sürecine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Anıtın kaldırılması sırasında yıkılması ve görüntülerin kamuoyunda büyük tepki çekmesi üzerine açıklamalarda bulunan Yeğin, anıtın yalnızca yerinden taşınmak istendiğini ancak uygulama aşamasında hatalar yapıldığını belirterek, olayla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu. "Talimatı ben verdim, bir sorumluluk gerekiyorsa bütün sorumluluk benimdir" Anıtın kaldırılma gerekçelerini ve sürecin nasıl geliştiğini anlatan Başkan Yeğin, şu ifadelere yer verdi: "Son 3-4 gündür özellikle Pazartesi gününden itibaren Sancaktepe’de ortaya çıkan görüntü, belediyemizin çalışmasıyla ilgili bir durumdur. Pazartesi günü sabah saatlerinde arkadaşlarımız tarafından Sancaktepe’nin Abdurrahmangazi Mahallesi’nde bulunan bir döner kavşak ortasındaki anıtla ilgili bir çalışma yapıldı. Bu anıt 2014 yılında yine belediyemiz tarafından yapılan üzerinde Selçuklu arması, Osmanlı tuğrası, belediyemizin logosu ve en üstünde de Ay-Yıldızımızın olduğu bir projeydi. Göreve geldikten sonra bu anıtın sökülmesi talimatını ben verdim. Amacım bu anıtın oradan kaldırılıp, yine belediyemize ait başka bir alanda, yeni yaptığımız bir parkta kullanılmasını sağlamaktı. Talimatı ben verdim, bir sorumluluk gerekiyorsa bütün sorumluluk benimdir. Ancak nihayetinde insanız ve insanlarla çalışıyoruz, hatalar ve eksikler olabilir." "Sökün dedim yıktılar, gece dedim sabah yaptılar" Uygulama aşamasında yaşanan aksaklıkları açıklayan Yeğin, "Ne yazık ki ben şehir dışındayken, arkadaşlarımız verilen talimatı yanlış uygulamışlar. Bugün ilgili birimlerden tutanaklar ve ifadeler alındı. Olayın neden bu hale geldiğini sorguluyoruz. Sökülmesi başka bir şeydir, yıkılması başka bir şey. Arkadaşlarımız ’Üzerindeki tuğraları, Selçuklu yıldızını aldık ama diğerlerine boyumuz yetmedi, makine yoktu. O yüzden devirmek zorunda kaldık’ gibi savunmalar yaptılar. O profesyonel çekimler neden yapıldı, nerelere servis edildi? Bunların hepsini inceleyeceğiz. Sanki bu eser 1453’te İstanbul fethedildiğinde yapılmış tarihi bir eser, sanki Ayasofya’nın bir parçası veya Alparslan’dan, Atatürk’ten bir emanet gibi davranılıyor. Bu 10 yıl önce yapılmış bir yapı. Madem bu kadar değer veriyorsunuz, neden 10 yıldır bir kez bile bakımını yapmadınız? Anıt çürümüş durumda" dedi. "Eğer bir kasıt veya kusur varsa gereği yapılacaktır" Kavşaktaki yeni düzenleme hakkında bilgi veren Yeğin, kamuoyuna yansıyanın aksine alana Türk bayrağı dikilme projesinin aylar öncesinden planlandığını vurgulayarak, "Biz ömrünü tamamlamış o yapının yerine Türkiye Cumhuriyeti’nin sembolü olan 36 metre yüksekliğinde bir Türk bayrağı dikeceğiz. ’Tepki gösterdik diye bayrak dikecekler’ diyorlar. 36 metrelik bayrak direği bakkalda satılmıyor, üretimi aylar sürüyor. Biz 19 Mayıs’a yetiştirebilmek için aylar öncesinden girişimlerde bulunduk. Şu an kepçe operatöründen ilgili müdüre kadar herkes hakkında bir soruşturma süreci devam ediyor. Ben art niyet olduğuna inanmak istemiyorum, bir ihmal veya iş bilmezlik olduğunu düşünmek istiyorum. Eğer bir kasıt veya kusur varsa gereği yapılacaktır" ifadelerini kullandı. "Odaların üzerine Allah’ın ismini yazarak o usulsüzlükleri örtemezsiniz" Belediye binasındaki Selçuklu logosunun ve ’Allah’ lafzının üzerinin kapatılmasına ilişkin de konuşan Başkan Yeğin, şunları aktardı: "Belediye binasındaki Selçuklu logosu ve ’Allah’ lafzının üzerinin kapatılması meselesine gelince de evet ben kapattım. Üzerine ’Sancaktepe için çalışıyoruz’ pankartı astırdım. Çünkü o odalarda yıllarca rüşvet pazarlıkları yapıldı, hırsızlık yapıldı. Odaların üzerine Allah’ın ismini yazarak o usulsüzlükleri örtemezsiniz. O ahlaksız düzenin en küçük kırıntıları bu belediyeden temizlendiği gün o pankartları oradan kaldıracağım. O binada hiçbir hırsızın ve arsızın kalmadığı gün, Allah’ın o güzel ismini tekrar açacağım ki herkes bu binada artık namusuyla çalışan insanlar olduğunu görsün."
Aydın Nazilli’de erken teşhis için kanser taraması çağrısı Aydın’ın Nazilli ilçesinde İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından belediye personeline yönelik düzenlenen eğitimde kanserden korunma yolları ve erken teşhisin önemi anlatılırken, eğitim sonunda uygun katılımcılara kolon kanseri tarama kiti dağıtıldı. Nazilli İlçe Sağlık Müdürlüğü Cumhuriyet Sağlıklı Hayat Merkezi KETEM Birimi tarafından Nazilli Belediyesi personeline yönelik bilgilendirme eğitimi gerçekleştirildi. Eğitimde KETEM Birimi Hekimi Dr. Sümeyye Topçu tarafından ’Kanserden Korunma Yolları’ konusunda bilgi verildi. Program kapsamında Fizyoterapist Ayşe Akkuş, Sosyal Çalışmacı Burcu Adıgüzel ve Çocuk Gelişimci Rabia Balbakan da Sağlıklı Hayat Merkezleri bünyesinde kendi alanlarında yürütülen çalışmalar hakkında katılımcıları bilgilendirdi.Gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde ise belediye personelleri sorularına yanıt buldu. Eğitim sonunda Gaitada Gizli Kan (GGK) testi kapsamında kolon kanseri taraması için uygun olan katılımcılara Ebe Sultan Keyik tarafından GGK kiti dağıtıldı. Nazilli İlçe Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, desteklerinden dolayı Nazilli Belediyesi’ne teşekkür etti. Yetkililer ayrıca vatandaşları düzenli kanser taramalarına davet ederek, 40-69 yaş arası kadınların 2 yılda bir mamografi çektirmesi, 30-65 yaş arası kadınların 5 yılda bir HPV-DNA testi yaptırması ve 50-70 yaş arası kadın ile erkeklerin 2 yılda bir Gaitada Gizli Kan Testi yaptırması gerektiğini hatırlattı. Vatandaşların aile hekimleri ve KETEM birimlerine başvurabilecekleri belirtildi.
İzmir Patronun köpeği dehşet saçtı: Vücuduna 80 dikiş atılan kadın koruma ölümden döndü İzmir’in Bornova ilçesinde patronuna ait köpeğin saldırısıyla ağır yaralanan kadın koruma, adeta dehşeti yaşadı. Vücudunda 80 dikiş bulunan ve kafa derisinin bir kısmını kaybeden talihsiz kadın, kendisine verilen tedavi sözlerinin tutulmadığını iddia ederek patronu hakkında suç duyurusunda bulundu. Olay, 20 Ağustos 2025’te, ünlü boya ve yalıtım teknolojileri firması sahibi K.K.’nin Bornova ilçesindeki evinde meydana geldi. İş adamı K.K.’nin yakın koruması ve şoförü olarak görev yaptığını belirten emekli trafik polisi Ümran Merttürk, görev tanımında olmamasına rağmen patronunun talimatıyla çiçekleri sulamak ve Amerikan Akita cinsi köpeği beslemek için konuta gitti. Burada mamasını verdiği anda köpeğin saldırısına uğrayan kadın, kanlar içerisinde aldı. Yüzünden, kafasından ve vücudunun bir çok yerinden yaralanan kadın, çığlık çığlığa yardım istedi. Merttürk’ün çığlıklarına koşan çevre sakinlerinin köpeği oyalamasıyla Ümran Merttürk, şans eseri ölümden döndü. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan talihsiz kadın, burada yoğun bakımda tedavi altına alındı. Köpek saldırısının ardından kafa derisi yüzülen ve bir çok kemiği kırılan kadının vücudunda kalıcı hasarlar meydana geldi. Merttürk ilerleyen zamanlarda kendisine sahip çıkılmadığı ve tedavi masraflarının bile giderilmediği gerekçesiyle eski patronu K.K. hakkında suç duyurusunda bulundu. "Ayağımın kırıldığını hissettim" Yaşadığı dehşet anlarını anlatan Ümran Merttürk, saldırının aniden başladığını ifade ederek, "Mama torbasından mamayı alıp kaba koydum. Köpek mamayı yemeye başladığı an aniden dönerek önce sağ ayağıma saldırdı. Çok güçlü bir köpek olduğu için ayağımı tutup sallamaya başladı; ayağımın kırıldığı ilk saldırı buydu. Köpeği itmeye çalıştığım esnada bu kez sol ayağıma saldırdı ve aynı şekilde sallamaya devam etti. Dengemi kaybedip yere düştüm. Yere düştüğümde karnımdan ısırdı. Kendimi korumak amacıyla ellerimle yüzümü kapattığımda beni kollarımdan da ısırdı. Yerden kalkmaya çalışırken başımdan ve saçlı derimden yaralandım" ifadelerini kullandı. "Alt ve üst çenesini ellerimle sıkıca tuttum" Ölümle burun buruna geldiği 10 dakikalık mücadeleyi anlatan Merttürk, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Yüzümden çok fazla kan akmaya başladı ancak bir şekilde ayağa kalkmayı başarıp köpeği bacaklarımın arasına aldım. Görebildiğim kadarıyla sol elimle köpeğin alt çenesini, sağ elimle de üst çenesini sıkıca tuttum. Sabahın erken saatleri olduğu için etrafta kimse yoktu. Köpeği zapt etmeye çalışırken sol başparmağımın kırıldığını hissettim. Bu şekilde avazım çıktığı kadar ’Yardım edin’ diye bağırdım. Yaklaşık 5 dakika bağırdım; mücadelem toplamda 8-10 dakika sürdü. Bahçe kapısının üzerine çıkmış 4-5 kişi gördüm. Köpeği tutarken o yöne döndüğümde çene baskısına daha fazla dayanamadım, köpek elimden kurtulup onlara yöneldi. O sırada içeri atlayan bir şahıs ‘Abla hemen dışarı çık’ dedi ve onunla birlikte kendimi dışarı attım." "Onu öderiz, bunu ödemeyiz tavrıyla karşılaştım" Hastanede kendisine verilen sözlerin tutulmadığını iddia eden kadın, "Yoğun bakıma kaldırıldığım gün eski patronum ve ailesi ziyaretime gelip tüm tedavi masraflarımın karşılanacağını söylediler, ben de inandım. İlerleyen süreçte ayağımdaki ciddi sorunlar için yapılan ameliyatları karşıladılar ancak vücudumun diğer bölgelerindeki hasarlar göz ardı edildi. Kırılan sol başparmağım sakat kaldı, yüzümde kötü izler oluştu ve kafa derimdeki yaralanma nedeniyle kalıcı kellik oluştu. Şirket asistanı Emel Hanım, yalnızca ayağımın tedavisinin karşılanacağını, fizik tedavi dahil diğer masrafların ödenmeyeceğini söyledi. Kendi cebimden yaptığım hastane ödemelerine rağmen geri dönüş sağlamadılar" dedi. "Ruhen öldüm, sadece nefes alıyorum" Psikolojik olarak çöktüğünü ifade eden Merttürk, "3,5 ay yatalak kaldım, bakımımla 75 yaşındaki annem ilgilendi. Annem üzülmesin diye olayı başta ‘cam patladı’ diye anlatmıştık. Yalnız bırakıldığımı anladığım gün anneme tüm gerçekleri anlattım ve şikâyetçi olmaya karar verdim. Yaşadığım sadece fiziksel bir hasar değil; o gün ölümle burun buruna geldim ve ruhen öldüm, şu an sadece nefes alıyorum. Çok ciddi psikolojik travma yaşıyorum" diyerek yaşadığı mağduriyeti dile getirdi. Mağdur kadın avukatı Taner Kavalcı aracılığıyla, iş insanı K.K. ve ilgili şirket yetkilileri hakkında İzmir Adliyesine giderek suç duyurusunda bulundu.