Yerel Haberler
Kocaeli
25 Nisan 2026 Cumartesi - 11:02 Kocaeli’nin saklı cennetinde ekolojik keşif yürüyüşü Gebze’de Ballıkayalar Tabiat Parkı’nda doğa tutkunları ve araştırmacılar, yaklaşık 10 kilometrelik parkuru tamamlayarak bölgenin zengin biyoçeşitliliğini yerinde gözlemledi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Turizm Haftası’nı anlamlı doğa yürüyüşüyle taçlandırdı. Gebze’nin Denizli Mahallesi’nden başlayan yürüyüş, Ballıkayalar Tabiat Parkı’nın etkileyici kanyon yapısında sona erdi. Etkinlik, hem doğa tutkunlarını hem de araştırmacıları bir araya getirdi. Yaklaşık 10 kilometrelik parkur, sadece yürüyüş rotası değil aynı zamanda ekolojik keşif alanı olarak öne çıktı. Katılımcılar, bölgenin zengin bitki örtüsünü yerinde gözlemleme fırsatı buldu. "Kelebek Orkidesi" ve nadir endemik türlerden "Çatalca Salebi", yürüyüş boyunca dikkat çeken türler arasında yer aldı. "Doğa Kocaeli" ile sürdürülebilir turizm vurgusu Turizm ve Doğal Yaşam Alanları Şube Müdürlüğü ekipleri, etkinlik boyunca sürdürülebilir turizm ilkelerine dikkat çekti. Organizasyonda; kırsal ve macera turizminin birleştiği bütüncül rota deneyimi, adrenalin ve doğa huzurunun bir arada sunulması ve çevre bilinci öne çıkan başlıklar oldu. Katılımcılar, Ballıkayalar’ın kireç taşı kayalıkları ve doğal göletleri arasında keyifli ve zorlu parkuru tamamladı. Etkinlik süresince "temiz turizm" anlayışıyla doğanın korunmasına yönelik bilgilendirmeler yapıldı.
24 Nisan 2026 Cuma - 23:24 Kocaelispor’un 60. yılında "Efsane Forma" tiyatro oyunu sahnelendi Kocaelispor, kuruluşunun 60’ıncı yıl dönümünü sahnelenen ‘Efsane Forma’ adlı tiyatro oyunuyla kutladı. Dünyada böyle bir projenin ilk defa yapıldığını vurgulayan Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Aydın Sigalı, "Düşse de yeniden kalkmayı bilenlerin ruhunu anlatmaya aktarmaya çalıştık" dedi. Kocaelispor kulübün kuruluşunun 60’ıncı yıl dönümü Kocaeli Kongre Merkezi’nde düzenlenen tiyatro oyunuyla kutlandı. Program kapsamında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından hazırlanan ‘Efsane Forma’ isimli tiyatro oyunu sahnelendi. Kentin spor kültürünü sanatla harmanlayan organizasyon, salonu dolduran taraftar tarafından ayakta alkışlandı. Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, Kocaelispor Başkan Vekili Veli Başkurt ve futbolcular tiyatro gösterimin ardından sahneye çıkıp oyuncuları tebrik etti. U-16 ve U-17 oyuncularının da sahne aldığı tiyatro oyununun sonunda pasta kesilerek 60’ıncı yıl coşkusu kutlandı. "Bu şanlı tarihi layığıyla yaşatmaya devam edeceğiz" Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, yaptığı konuşmada, "Bu büyük ailenin bir parçası olmaktan onur ve gurur duydum. Çok teşekkür ediyoruz böyle bir şeyi yaptınız oynadınız, duygulandı. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Büyükakın’a teşekkür ederim. İnşallah bu şanlı tarihi layığıyla yaşatmaya devam edeceğiz" dedi. "Allah’a şükrediyorum" Kocaelispor Başkan Vekili Veli Başkurt ise, "Bütün liglerde yöneticilik yapmış kişilerden biriyim. Bu onur ve gurur benim ömür boyu en büyük mutluluğum olacaktır. Taraftarımıza bu günleri yaşattığımız için Allah’a şükrediyorum" şeklinde konuştu. "Nice 60 yıllara" Organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, "Zor günlerden geldik kolay da olmadı. Hala da kolay değil. Daha da yapacak çok işimiz var. Gidecek çok yolumuz var. Bu şehir buna inandı. Bu hayale inandı. Mutlaka çok daha iyisini biz başaracağız. 60. yılımız kutlu olsun, nice 60 yıllara" ifadelerini kullandı. "Düşse de yeniden kalkmayı bilenlerin ruhunu anlatmaya aktarmaya çalıştık" Oyunun Kocaelispor ruhunu aktardığını ve böyle bir projenin Dünya’da ilk defa yapıldığını belirten Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Aydın Sigalı, "Öncelikle Kocaelispor’umuzun 60. yıl dönümünü kutluyoruz. Çok büyük bir coşkuyla bu projeye hazırlandık bu projenin özel yerleri var, özel anları var dünyada ilk defa yapılıyor. Çünkü bir tiyatro kurumuyla bir spor kulübü yan yana ortak bir proje içinde var oldular. U16-17 takımı oyun içindeydi, taraftar gruplarından Hodri Meydan oyunun içindeydi. Kocelispor ruhunu bu kentin ruhunu düşse de yeniden kalkmayı bilenlerin ruhunu anlatmaya, aktarmaya çalıştık. Çok büyük bir coşkuyla karşılandı. Oynadığımız oyun nice 60 senelere diliyorum. Kocaelispor’umuzun 60. yılı kutlu olsun diyorum. Ama bu ruhu taşıyabilen yani Kocaelispor ruhunu taşıyabilen herkesin burada yeri vardır diye düşünüyorum" diye konuştu. "Bazen sadece insanlara ’biz buradayız’ demek çok güzel bir duygudur" Oyunda Kocaelispor ruhunun ve heyecanının bugün salonda da olduğunu ifade eden Oyuncu Engin Benli, "Bu çok güzel bir duygu, gerçekten. 30 yıldır Kocaeli’deyim ve gerçekten artık Kocaeliliyim yani. Kocaelispor’un birçok maçına gittim, orada gerçekten de inanılmaz bir taraftar, inanılmaz bir ruh, inanılmaz bir heyecan var. Aynı heyecanı bu akşam burada da hissettik ve yaşadık. Seyirciyle kucaklaştık, takımla kucaklaştık ve Kocaeli Şehir Tiyatrosu kucaklaştı. O yüzden de bu inanılmaz güzel bir gece. Öncelikle çok çalışacaksın, bekleyeceksin, düşeceksin, kalkacaksın ama takım olmayı öğreneceksin. Bunu, bunu bileceksin. Bu çok önemli bir şey, çok da güzel bir şey. O yüzden de her zaman her şey olabilir; deprem olabilir, şehir sarsılabilir ama takım olmak acayip bir duygudur. Bazen sadece insanlara ’biz buradayız’ demek çok güzel bir duygudur" diye konuştu. Oyunun hazırlık sürecinden bahseden Engin Benli, "4 ya da 5 günde çıktı. Acayip derecede hızlı bir şekilde hemen senaryo yazıldı, ondan sonra çizildi. Hemen U16’dan genç arkadaşlar geldi, bizim tiyatrodan oyuncularımız geldi ve büyük bir takım oluştu gerçekten. Bu güzel bir takım oldu. O yüzden hala şu anda güzelliği yaşıyoruz ve hissediyoruz" ifadelerini kullandı.
Zabıtadan Ramazan denetimi
02 Şubat 2026 Pazartesi - 14:39 Zabıtadan Ramazan denetimi Kocaeli’de zabıta ekipleri, yaklaşan Ramazan ayı öncesinde vatandaşların sağlıklı ve güvenli gıdaya ulaşabilmesi için kent genelindeki marketlerde denetimlerini sıklaştırdı. Denetimler sırasında bazı ürünlerin son kullanma tarihleri geçtiği halde satışa sunulduğu tespit edildi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı’na bağlı ekipler, vatandaşların Ramazan ayı öncesinde gıda ve diğer tüm ürünlere güvenli, sağlıklı ve mevzuata uygun fiyat politikasıyla ulaşabilmesi için denetimlerini sıklaştırdı. Denetimlerde temel gıda ürünleri, hijyen şartları ve ürün etiketleri titizlikle kontrol edildi. Denetimler sırasında bazı ürünlerin son kullanma tarihleri geçtiği halde satışa sunulduğu tespit edildi. Bu ürünler raflardan toplanarak imha edildi. Etiket, raf ve kasa kontrolü yapıldı Zabıta ekipleri, temel gıda ürünlerinde fiyat farklılıklarını önlemek amacıyla etiket kontrollerine ağırlık verdi. Kurallara uymayan işletmelere ise gerekli uyarılar yapılarak mevzuat çerçevesinde işlem başlatıldı. Zabıta ekipleri, vatandaşların mağduriyet yaşamaması adına ürün raf fiyatlarının kasa fiyatlarıyla birebir örtüşmesi gerektiğini tüm işletmecilere vurguladı. Şikayetlerinizi 153’e bildirin Zabıta ekipleri, fırsatçılık ve halk sağlığını tehdit eden uygulamalara karşı sıfır toleransla hareket ediyor. Denetimler, Ramazan boyunca 12 ilçede aralıksız sürecek. Zabıta ekipleri, vatandaşların halk sağlığını tehdit eden durumla karşılaşması durumunda Büyükşehir 153 Çağrı Merkezi’ni arayarak şikâyetlerini bildirmelerini istedi.
Artan deprem grafiğine uzman yorumu
02 Şubat 2026 Pazartesi - 14:34 Artan deprem grafiğine uzman yorumu Türkiye genelinde son dönemde art arda meydana gelen depremler endişe oluştururken, Prof. Dr. Şerif Barış, deprem sayılarındaki artışa ilişkin açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Barış, "Türkiye’de de dünyada da depremler zaman zaman bazı dönemlerde artar, bazı dönemlerde azalır. Bu o dönemlerden bir tanesi" ifadelerini kullanarak, asıl odaklanılması gereken konunun hazırlık, zarar azaltma çalışmaları ve teknolojik çözümler olduğunu ifade etti. Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Yer Fiziği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Barış, son dönemde sıklaşan depremler ve Marmara Bölgesi’ndeki risk durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Depremlerin belirli dönemlerde artış gösterebildiğini dile getiren Prof. Dr. Şerif Barış, Türkiye’de ve dünyada geçmiş yıllarda da benzer yoğunlukların yaşandığını söyledi. Ölçüm ve kayıt sistemlerindeki gelişmelere dikkati çeken Barış, deprem istasyon sayısının artmasıyla birlikte daha küçük ölçekli sarsıntıların da kayda girdiğini, bunun da deprem sayılarında artış olduğu yönünde bir algı oluşturduğunu ifade etti. "2017 yılında 34 bin deprem meydana geldi" Depremlerin belirli dönemlerde artış gösterebildiğini ifade eden Prof. Dr. Barış, "Türkiye’de de dünyada da depremler zaman zaman bazı dönemlerde artar, bazı dönemlerde azalır. Bu o dönemlerden bir tanesi. Örneğin yine 2016’da Türkiye’nin kendi içinde ve etrafında 18 bin deprem varken, 2017 yılında 34 bin deprem meydana geldi ama kimse bunun farkında değildi. Dolayısıyla depremler zaman zaman artabilir" dedi. Deprem kayıtlarındaki artışın teknik nedenlerine değinen Barış, "Özellikle son dönemlerde gerek AFAD’ın gerekse Kandilli Rasathanesi’nin deprem istasyon sayısı çok arttı. Dolayısıyla deprem istasyon sayısı çok artınca, bu depremlerin aletsel olarak kaydedilmesi, çözülmesi ve listelenmesi çok çok daha küçük aletsel büyüklüklere indi. İnsanlar doğal olarak eskiden 1,5-2’den daha büyük depremleri görmüşken şimdi 0.5’e kadar depremler listede var. Bu da sayıların artmasına yol açıyor" diye konuştu. "Türkiye geçmişte daha yıkıcı bir dönem yaşadı" Türkiye’nin tarihsel deprem verilerini de hatırlatan Prof. Dr. Barış, şöyle konuştu: "Türkiye 1840’la 1970 yılları arasında 32 tane yıkıcı depremle karşı karşıya kaldı. Halbuki 1970’ten günümüze kadar 55 yıl geçti, henüz 10 tane bile büyük, 7’den büyük deprem yok. Bu demek değil ki depremler olmayacak. Biz her 6.5, 6’dan büyük bir depremin 1,5 yılda, her 7’den büyük depremin de ortalama 4,5 yılda bir Türkiye’yi sarstığını biliyoruz. O yüzden bu sayılara bakmadan bizim hazırlanmamız lazım." Marmara Bölgesi’ne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Prof. Dr. Barış, sismik boşluk kavramına dikkati çekerek, "Sismik boşluk büyük depremlerin meydana geldiği ancak yüzlerce yıldır büyük depremin olmadığı ve ileride, yakın zamanda ya da ileriki dönemlerde deprem olacak yerlere denir. 2004’te yapılan çalışmada 7’den büyük bir depremin İstanbul 50 kilometrelik yarı çaplı bir bölgede olma ihtimali yüzde 52, 2016’da yapılan ortak bir çalışmada da bu oranın yüzde 47 olduğu söylendi. Bu her an deprem olacak demek değil. Bilakis İstanbul ve Marmara bölgesindeki insanların büyük bir depreme hazırlanması için zamanı var demek" şeklinde konuştu. "Bu doğru değil" Küçük bir sarsıntıda binaların yıkılacağından dolayı vatandaşların kendilerini balkonlardan ve camlardan attığını belirten Barış, "Aslında bizler her sarsıntıda binalar sallanınca korkuyoruz, bir yanlış davranışla kendimizi balkonlardan, camlardan atıyoruz, evlerden dışarı kaçıyoruz. Bu çok doğru bir davranış değil. Büyük depremlerde görülen hasarlar ve yıkımların korkusuyla insanlar bütün binaların çökeceğini ve altında kalacaklarını düşünüyorlar ki, bu doğru değil. Her depremde, büyük depremlerde bütün binalar sallanır ama çökenler yani yamyassı olanlar çok dayanıksız, insanların kolon ve kiriş kestiği, yanlış projelerle ciddi bir mühendislik görmemiş yapılardır" diye konuştu. "1999 depremi Türkiye için bir milattı, 2023 de o miladı tekrar hatırlattı" Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan 17 Ağustos 1999 depremine ilişkin ise Barış, "Yahya Kaptan Kocaeli’nin en kötü zeminlerinden birisidir ama orada zemin iyileştirme ve o zemine uygun depreme dayanıklı yapı yapıldığı için hasar olmadı. 2000’den sonra yapılan binaların 1999 öncesinden nazaran çok daha dikkatli yapıldığını söyleyebilirim. 1999 depremi Türkiye için bir milattı, 2023 de o miladı tekrar hatırlattı" ifadelerini kullandı. "Planınız yoksa bir afet karşısında mutlaka savunmasız kalırsınız" Depreme hazırlığın toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Barış, "Vatandaşların ve ailelerin evlerinde, işletmelerin ve sanayi kuruluşlarının da iş yerlerinde mutlaka bir hazırlık yapması gerekiyor. Zarar azaltma çalışmaları planlama, eğitim ve tatbikattan geçer. Planınız yoksa bir afet karşısında mutlaka savunmasız kalırsınız" dedi. "Yapay zeka teknolojisinin yaygınlaşması önemli" Teknolojinin afet zararlarını azaltmadaki rolüne de değinen Prof. Dr. Barış, sözlerini şöyle tamamladı: "Erken uyarı sistemleri dünyada depremi önceden bilen sistemler değildir. Deprem olduğu anda ilk P dalgasından faydalanarak asıl yıkıcı olan S dalgaları gelmeden insanları uyaran sistemlerdir. Akıllı teknolojiler, yapay zeka teknolojileri ve erken uyarı sistemleri gibi sistemlerin Türkiye’nin tamamına yaygınlaştırılması önemlidir."
Kocaelispor’da Fenerbahçe hazırlıkları tamamlandı
01 Şubat 2026 Pazar - 16:43 Kocaelispor’da Fenerbahçe hazırlıkları tamamlandı Trendyol Süper Lig’de Fenerbahçe’yi konuk edecek Kocaelispor’da hazırlıklar tamamlandı. Bu sezon kendi sahasında oynadığı 10 maçın 8’ini kaybetmeyen Körfez ekibi 6’sında da kalesini gole kapattı. 4 oyuncusu kart sınırında bulunan yeşil-siyahlılarda Tayfur Bingöl sarı kart cezası nedeniyle kadroda olmayacak. Trendyol Süper Lig’in 20. haftasında Kocaelispor yarın saat 20.00’de sahasında Fenerbahçe ile karşılaşacak. Müsabaka öncesinde yeşil-siyahlılar hazırlıklarını tamamladı. Sarı kart cezası nedeniyle Tayfur Bingöl’ün forma giyemeyeceği karşılaşmada 4 oyuncu da kart sınırında bulunuyor. Kaleci Aleksandar Jovanovic, Serdar Dursun, Karol Linetty ve Cafumana Show, yarınki mücadelede sarı kart görmeleri halinde gelecek hafta oynanacak Kayserispor maçında cezalı duruma düşecek. Hafta sonu takımla ilk antrenmanına çıkan yeni transfer Mahamadou Susoho’nun kadroda yer verilmesi beklenen Körfez ekibinde, sakatlıktan çıkan Joseph Nonge Boende, Jovanovic ve Hrvoje Smolcic’in kadroda olup olmayacağına ise teknik heyet karar verecek. Evindeki 10 maçın 6’sında gol yemedi Kendi sahası ve seyircisi önünde 10 maça çıkan Kocaelispor bu maçların 5’ini kazandı, 3’ünde ise rakibiyle yenişemedi. Yalnızca 2 karşılaşmadan (Samsunspor ve Trabzonspor) puan çıkaramayan Körfez ekibi, 19 maçta topladığı 24 puanın 18’ini sahasında elde etti. 10 maçta 6 gol yiyen Kocaelispor rakip filelere ise 10 gol bıraktı. Kocaeli ekibi iç sahadaki 10 maçın 6’sında kalesini gole kapattı. 4 maçta gol yiyen Kocaelispor bu gollerin üçünü ayak, ikisini kafa vuruşundan yedi, bir golü de kendi kalesine attı. Körfez ekibi gollerin 4’ünü her iki devrenin son dakikasında ve ilave sürede kalesinde gördü. Yeşil-siyahlılar Kocaeli’de bir maçta 2 gol atabilen tek takım Trabzonspor oldu. Gol istatistikleri dikkat çekiyor İç sahadaki maçlarda; her iki devrenin ilk 15 dakikalarında gol atamayan Kocaelispor, 6 golü son 15 dakikalarda attı, 4 golü de ikinci 15 dakikalık dilimlerde kaydetti. Fenerbahçe ise deplasmanda attığı 23 golün 7’sini her iki yarının ilk 15 dakikalarında attı. Deplasmanda yediği 9 golün ise yalnızca 1 tanesini son 15 dakikada kalesinde gördü. Bruno Petkovic, Talisca’ya karşı Bruno Petkovic 6 golle gol Kocaelispor’da gol yükünü çekerken ilk golünü de sezonun ilk yarısında Fenerbahçe’ye attı. Ev sahibi takımda 5 gollü Tayfur Bingöl ise karşılaşmada forma giyemeyecek. Fenerbahçe’de ise Anderson Talisca 11 golle takımın en golcüsü olurken, Asensio 8, En-Nesyri ise 7 golle golle en çok gol atan oyuncular oldu. Kocaelispor, Fenerbahçe’yi en son 1998 yılında kendi sahasında 2-1 mağlup etti. Yeşil-siyahlılar kendi sahasındaki son beraberliği ise 2001 yılında 3-3’lük skorla aldı.
Kocaeli protokolü ve vatandaşlar Batı Trakya Türkleri için yürüdü
01 Şubat 2026 Pazar - 13:35 Kocaeli protokolü ve vatandaşlar Batı Trakya Türkleri için yürüdü Kocaeli’de, Batı Trakya Türklerinin milli kimlik direnişinin simgesi olan "29 Ocak Milli Direniş Günü" dolayısıyla anma programı ve yürüyüş gerçekleştirildi. Programda, Batı Trakya Türklerinin direnişi anıldı, protokol üyeleri ve vatandaşlar ellerinde Türk bayraklarıyla yürüdü. Program, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği İzmit Şubesince Antikkapı’da başladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, programda yaptığı konuşmada, Dr. Sadık Ahmet ve dava arkadaşlarını rahmetle andı. "Milletlerin yok oluşu, kimliklerin yok oluşu ile başlar" Milli kimlik meselesinin hafıza ve varlık davası olduğunu vurgulayan Büyükakın, "En önemli konu, milli kimlik meselesi. Aslında kimlik hafızadır. Kimlik kaybı, hafızanın yitimidir. Hafızası olmayan bir insan neyse, milli kimliği olmayan insan da odur. Milli kimlik yok edildiğinde varlığınız yok edilmiş demektir. Siz orada olamadığınız gün biz de burada yokuz demektir. Neden biliyor musunuz? Orada Türk kalmadığı gün, kimlik kalmamıştır. Orada kimlik kalmadığı gün de burada hassasiyet duyarlılık kalmamış demektir. Burası da bitmiştir. Milletlerin yok oluşu, kimliklerin yok oluşu ile başlar. Bütün yıkımların özünde bu vardır. Kimlik, ortak değerler yok olduktan sonra gerisi hikayedir. Onun için Batı Trakya’daki milli kimlik davası bizim öz vatandaki varlık davamız ile aynıdır. Bizler bu şuurla bakıyoruz" dedi. "Bu Ramazan ayında Batı Trakya’daki 10 yerde iftar programı düzenleyeceğiz" Türkiye Cumhuriyeti olarak Batı Trakya’da faaliyetler yapmaya devam edeceklerini belirten Başkan Büyükakın, sözlerini şöyle tamamladı: "Tek amacımız, milli kimliğimizi muhafaza etmek. Kimsenin kimliği ile derdimiz yok. Bu Ramazan ayında Batı Trakya’daki 10 yerde iftar programı düzenleyeceğiz. Eğer talep olursa, bu sayıyı 30’a çıkarabiliriz. Bunun yanı sıra Kocaeli Büyükşehir Belediyesi olarak, bölgede tarımsal faaliyetlere destek vereceğiz. Çünkü ekonomik olarak tutunamazsanız, ayakta kalamazsınız, varlık mücadelenizi devam ettiremezsiniz. O yüzden buradaki kardeşlerimizden şunu rica ediyorum; o bölgelerde ticaret yapın, oradaki kardeşlerimizle ortaklıklar kurun. Ekonomik açıdan güçlü olursak, kimlik mücadelemiz de o derece güçlü olacaktır." Vali İlhami Aktaş, 29 Ocak’ın sadece bir tarih olmadığını, büyük bir milletin fertleri olarak gönül coğrafyasındaki bağların süreceğini dile getirdi. Aktaş, "Biz büyük bir milletin fertleriyiz. Gönül coğrafyamızda bacalar tüttüğü müddetçe, biz bir millet olarak ayakta kalmaya devam edeceğiz" dedi. Dernek başkanlarından Yüksel Öztürk programa katılan herkese teşekkür ederek, 29 Ocak’ın önemine dikkat çekti. Hasan Öztürk de Batı Trakya Türkleri’nin kimliğinin inkar edilmek istendiğini vurguladı. Salondaki bu güzel tablonun yaşaması için soydaşlarımıza destek veren Başkan Büyükakın’a teşekkür eden Ozan Ahmetoğlu da, Batı Trakya’daki sorunların devam ettiğini hatırlattı. "29 Ocak bilincini gelecek nesillere aktarmalıyız" İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa ise 1980-1988 yılları arasında Batı Trakya Türkleri’nin siyasi, dini, ekonomik ve kültürel haklarına yönelik vurulan darbeleri anlatarak, en önemli darbenin 1987 öncesinde Yunanistan yargısının aldığı "Batı Trakya’da Türk yoktur" kararı olduğunu vurguladı. 1988 yılından sonra yaşananların bu darbelere karşı bir direniş olduğunu hatırlatan Trampa, "Türkler, 1988’de yollara dökülmeseydi bugün Batı Trakya Türk’ünün toplumsal hafızası olmayacaktı. Milli kimliği, siyasetçileri, sivil toplum kuruluşları, vakıfları, okulları, müftülüğü hiç gündemde olmayacaktı. Bu şuur, bu kadar diri tutulmayacaktı. Bu nedenle 29 Ocak bilincini gelecek nesillere aktarmalıyız. Bugün ana vatan yoksa, Batı Trakya yurdu da yoktur. O yüzden Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı, bizim varlığımızdır" ifadelerini kullandı. Türk bayraklarıyla yürüdüler Konuşmaların ardından protokol ve katılımcılar, ellerinde Türk Bayrakları ile yürüyüşe geçti. Antikkapı-Cumhuriyet Bulvarı güzergahındaki yürüyüş, Fevziye Cami yanındaki Milli Kimlik ve Direniş Anıtı’nda sora erdi. Güzergah boyunca vatandaşlar da yürüyüşe katılanlara alkışlarla destek verdi. Yürüyüşün sonunda, Batı Trakya Türklerinin direnişine saygı göstermek amacıyla anıta karanfil bırakıldı, dualar okundu. Katılımcılar 29 Ocak Milli Direniş Günü programına Vali İlhami Aktaş, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Kültürel ve Sosyal İşler Daire Başkanı Zülgaip Akkuş, AK Parti İzmit İlçe Başkanı Halil Güngör Dokuzlar, MHP İzmit İlçe Başkanı İlker Kazan, BBP İl Başkanı Metehan Küpçü, DSP İl Başkanı Halim Dedeoğlu, TİKA Başkan Yardımcısı Yahya Coşkun, Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Genel Başkanı Hasan Küçük, İzmit Şube Başkanı Yüksel Öztürk, İskeçe Azınlık Ortaokulu ve Lisesi Encümen Heyeti Başkanı Ozan Ahmetoğlu, Batı Trakya derneklerinin temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri, oda başkanları, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Darıca’da gençlik yatırımları incelendi
01 Şubat 2026 Pazar - 12:46 Darıca’da gençlik yatırımları incelendi Darıca Belediyesi’nin eğitimden spora, kültürden teknolojiye kadar gençlere yönelik hayata geçirdiği projeler, "İz Bırakan Genç Eserler" programında görücüye çıktı. AK Parti Kocaeli İl Gençlik Kolları tarafından yürütülen "AK Belediyeler İz Bırakan Genç Eserler" Projesi kapsamında Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, AK Parti Kocaeli İl Gençlik Kolları Başkanı Doğan Orak ve AK Parti Darıca İlçe Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Arslan ile birlikte ilçede gençlere yönelik hayata geçirilen projeleri yerinde inceledi. Program kapsamında gençlerin eğitim, kültür ve sosyal gelişimine katkı sunan önemli merkezler ziyaret edildi. Millet Kütüphanesi, Adnan Menderes Kültür Merkezi, Rüstem Metin Yurttaş Kültür Merkezi ve Darıca Hizmet Kompleksi gezilerek yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Başkan Muzaffer Bıyık, Darıca’da gençlerin ihtiyaç ve beklentilerini önceleyen bir anlayışla projeler ürettiklerini belirterek, gençlerin her alanda desteklenmesini temel hedef olarak gördüklerini ifade etti. Darıca Belediyesi Eğitim ve Spor Kulübü, Gençlik ve Spor Müdürlüğü, Darıca Şehir Stadyumu Sentetik Saha, Eray Şamdan Kapalı Spor Salonu, E-Spor Merkezi, Ahmet Çalık Spor Kompleksi ve Futbol Sahaları, Darıca Belediyesi Kapalı Yüzme Havuzları ile Yapımı devam eden Atatürk Caddesi Spor Kompleksi ziyaret edilerek gençlere sunulan imkanlar yerinde incelendi. "Gençliğe yapılan her yatırım, Darıca’nın ve ülkemizin geleceğine yapılan yatırımdır" Ziyaretlerin ardından değerlendirmelerde bulunan Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, gençlere yönelik projelerin artarak devam edeceğini vurgulayarak, "Eğitimden spora, kültürden teknolojiye kadar her alanda gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Gençliğe yapılan her yatırım, Darıca’nın ve ülkemizin geleceğine yapılan yatırımdır" dedi. Muzaffer Bıyık, gençlerin sadece bugünün değil yarının da teminatı olduğunu vurgulayarak, Darıca Belediyesi olarak gençleri merkeze alan bir anlayışla çalıştıklarını ifade etti. Eğitimden kültüre, spordan teknolojiye kadar her alanda gençlerin kendilerini geliştirebilecekleri imkanları artırmayı hedeflediklerini belirten Başkan Bıyık, gençlerin hayallerine dokunan, onları geleceğe hazırlayan projeler üretmeye devam edeceklerini kaydetti. AK Parti Kocaeli İl Gençlik Kolları Başkanı Doğan Orak ise Darıca Belediyesine teşekkür ederek, "AK Belediyeler İz Bırakan Genç Eserler Projemiz kapsamında Darıca’da çok kıymetli çalışmaları yerinde görme fırsatı bulduk. Belediye Başkanımız Sayın Muzaffer Bıyık’ın gençlere değer veren, onların gelişimini önceleyen vizyoner projeler üretmesi son derece kıymetli. Gençliğe yapılan bu yatırımlar için kendisine teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Maneviyat ve bilim aynı kürsüde buluştu
01 Şubat 2026 Pazar - 11:16 Maneviyat ve bilim aynı kürsüde buluştu Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde düzenlenen "Kur’an-ı Kerim ile Dünya ve Ahiret Mutluluğunu Yaşamak" konulu panelde konuşan akademisyenler, gerçek huzurun zenginlik ve şöhrette değil, Kur’an-ı Kerim rehberliğinde yaşanan bir hayatta olduğunu vurguladı. Sevgi Mutluluğun Anahtarıdır Federasyonu tarafından düzenlenen "Mübarek Üç Aylara Özel: Kur’an-ı Kerim ile Dünya ve Ahiret Mutluluğunu Yaşamak" konulu panel vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Akademisyen ve yazarların katıldığı programda, Kur’an-ı Kerim rehberliğinde huzurlu bir yaşamın şifreleri anlatıldı. Gölcük Belediyesi Kongre Sarayı’nda düzenlenen program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve ilahi dinletisiyle başladı. Vatandaşların ilgi gösterdiği panelde; İstanbul Medeniyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Kaya ile Fizik Yüksek Mühendisi, Mutasavvıf ve Yazar Dr. Abdulcabbar Boran konuşmacı olarak yer aldı. Katılımcılar, konuşmalarının ardından soru cevap etkinliği gerçekleştirdi. "Hidayet çağının reçetesi Kur’an’dır" Panelde söz alan Dr. Abdulcabbar Boran, fizik bilimiyle tasavvufi gerçekleri harmanlayarak yaptığı sunumda, insanın yaratılış gayesinin mutluluk olduğunu belirtti. Boran, dünya saadetinin yarısının ve ahiret saadetinin anahtarının tek bir dileğe bağlı olduğunu ifade ederek şunları söyledi: "Allah’ın tüm insanlar için tayin ettiği hedef mutluluktur. Bu mutluluğun yolu ise Kur’an-ı Kerim’deki 7 safha ve 4 teslimden geçer. Bu panelin gayesi de Kur’ân âyetleriyle insanoğlunun ahiret ve dünya saadetine ulaşmasıdır. İnsanlık bugün büyük bir yanılgı içinde; mutluluğu zenginlikte, makamda veya şöhrette arıyor. Oysaki adres bellidir: Adres Kur’an-ı Kerim’dir. Kur’an sadece mezarlarda okunan bir kitap değil, hidayete erdiren bir hayat nizamıdır." "Allah’a ulaşmayı dilemek mutluluğun kapısıdır" Dr. Abdulcabbar Boran, konuşmasında hidayet sürecinin ancak kalpten yapılan bir taleple başlayabileceğine dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Kişi Allah’a ulaşmayı dilediği an, Allah onun üzerindeki engelleri kaldırır. Bu dilek sahibi için Allah, dünya saadetinin yüzde 51’ini ve ilk üç cenneti adeta müjdeler. Ancak gerçek bir dönüşüm için kişinin mutlaka Allah’ın tayin ettiği hidayetçisine (mürşidine) tabi olması şarttır. Mürşidine tabi olmayan bir kişinin nefsiyle mücadelesi sonuçsuz kalır. Bugün ne yazık ki Kur’an’ın ruhu unutulmuş, sadece şekle dayalı bir ibadet anlayışı kalmıştır. Oruç tutan ama nefsini tezkiye etmeyen biri için o ibadet sadece açlık ve susuzluktan ibarettir. İçinde bulunduğumuz hidayet çağı, Kur’an hükümlerinin bizzat yaşandığı ve insanların ruhlarını ölmeden evvel Allah’a ulaştırdığı bir dönem olacaktır." "Cennet demek sonsuz bir hayattır" Programda konuşan İstanbul Medeniyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Kaya, "Kur’an-ı Kerim, Cenabıhakk’ın bize gönderdiği en büyük nimet. İnsanoğlu, cennetten yeryüzüne gönderildiği zaman Cenabıhak, bir hidayet ve yol gösterici göndereceğini söylüyor ve ona tabi olan tekrar cennete döner. Tabi olmayan ise yolunu şaşırır. Kur’an-ı Kerim Cenabıhakk’ın bize gönderdiği, yol gösterici hidayetidir. Kur’an-ı Kerim’i yaşamanın dışında bir mutluluk asla yok. Bazı insanlar başka yerlerde mutluluk arıyorlar ama bunun imkanı yok ve olmadığını denedikten sonra görüyorlar. Hem ayetler hem Peygamber Efendimizin (S.A.V.) pek çok hadis-i şerifleri var. Allah’ın emrettiği farzları yapmak, yasakladığı haramlardan kaçmak, bunları yaptığımızda özet olarak biz Cenabıhakk’ın rızasını kazanıp onun cennetine gideceğiz. Cennet dediğimizde basit bir piknik alanı değil; cennet demek sonsuz bir hayattır. Bu sonsuz hayat ikiye ayrılıyor; cennet dediğimiz güzel hayat, tarifi imkansız güzel bir hayat, diğeri ise imansızların yaşayacağı sıkıntılı bir hayat, onun için baştan tedbir almak lazım" dedi.