Yerel Haberler
Kocaeli
Küçük yaşta büyük an: 9 yaşında 3 bin kişiye ilk hutbesini okudu 24 Nisan 2026 Cuma - 16:08:39 Kocaeli’de 9 yaşındaki Erdem Demirkır, 3 bin kişinin katıldığı cemaatte ilk hutbesini okuyarak büyük takdir topladı. Hutbede eğitim, ilim ve güzel ahlakın önemine dikkat çeken Demirkır, hafız olmak istediğini ve bu çalışmalar sayesinde derslerinde de ilerleme kaydettiğini dile getirdi. Kocaeli’nin Başiskele ilçesindeki Ulu Cami’de 9 yaşındaki Erdem Demirkır, yaklaşık 3 bin kişinin bulunduğu cemaatin karşısında ilk kez cuma hutbesi okuyarak ailesine büyük gurur yaşattı. Küçük yaşına rağmen sergilediği performans, camide bulunanlar tarafından ilgi ve takdirle karşılandı. Erdem Demirkır hutbesinde eğitim, ilim ve güzel ahlakın İslam dinindeki önemine dikkat çekerek, bireyin hem kendisine hem topluma karşı sorumluluk taşıdığını vurguladı. Saygı, şefkat ve adaletin güçlü bir toplumun temelini oluşturduğunu ifade eden Demirkır, Peygamber Efendimizin(sallâllâhu aleyhi ve sellem) örnek ahlakının rehber alınması gerektiğini söyledi. Gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak tutulup ilim ve ahlaka yönlendirilmesinin önemine değinerek, erdemli bir toplumun ancak bu değerlerle mümkün olacağını belirtti. "Camiye geldiğim zaman kendimi çok huzurlu ve mutlu hissediyorum" 3. sınıfa giden Erdem Demirkır, "İkinci sınıfta Kur’an-ı Kerim öğrenmeye başladım. Daha sonra Kemal Aydıner hocamızla tanıştım ve onun rehberliğinde hem Kur’an-ı Kerim okumayı hem de duaları öğrenmeye devam ettim. Şu anda haftada dört gün akşamları Kur’an okumaya geliyorum. Bu süreç benim için çok önemli bir değişim oldu. Arkadaşlarım dışarıda oyun oynarken biz burada Kur’an okuyoruz. Bazen aynı sayfayı defalarca tekrar ediyoruz. Haftanın dört günü düzenli olarak camiye geliyoruz. Burada hem Kur’an eğitimi alıyoruz hem de namazlarımızı kılıyoruz. Yaklaşık bir saat süren derslerin ardından eve gidiyoruz. Camiye geldiğim zaman kendimi çok huzurlu ve mutlu hissediyorum" diye konuştu. "Bu eğitim süreci başladıktan sonra derslerimde de büyük bir ilerleme oldu" Konuşmasını sürdüren Erdem Demirkır, "Camiye geldiğimizde sadece okumakla kalmıyoruz, arkadaşlarımla birlikte sistemli şekilde çalışıyoruz. Zaman tutarak Kur’an okuyoruz. Örneğin bir sayfayı okurken ne kadar sürede bitirdiğimizi ölçüyoruz. Kaç dakika sürdüğünü bir kağıda yazıyoruz. Ertesi gün geldiğimizde tekrar kontrol ediyoruz. Daha hızlı okuyup okuyamadığımızı, ilerleme olup olmadığını birlikte değerlendiriyoruz. Bu şekilde hem kendimizi geliştiriyoruz hem de daha disiplinli çalışmayı öğreniyoruz. Bu eğitim süreci başladıktan sonra derslerimde de büyük bir ilerleme oldu. Hem okul derslerimde hem de Kur’an eğitimimde daha başarılı hale geldim. Camiye gelmeye başladıktan sonra özgüvenimin arttığını da hissediyorum. Artık daha rahat konuşabiliyor, kendimi daha iyi ifade edebiliyorum" şeklinde konuştu. "Çok heyecanlandım" Bugün kendisi için çok özel bir gün olduğunu söyleyen Erdem Demirkır, "Yaklaşık 3 bin kişilik bir cemaate hutbe okudum. Çok heyecanlandım. İlk başta okuyamayacağımı düşündüm ama yine de devam ettim ve okuyabildim. Hatta hatasız bir şekilde tamamlamış olmak beni çok mutlu etti. Bu deneyim benim için unutulmaz oldu. İleride büyüdüğümde abim gibi hafız olmak ve imam olmak istiyorum. Bu yolda ilerlemek ve insanlara faydalı olmak en büyük hedefim. Ayrıca arkadaşlarımın da bu süreci yaşamasını, onların da benim gibi huzur bulmasını ve mutlu olmasını istiyorum. Bu mutluluğun herkes tarafından yaşanmasını isterim" ifadelerini kullandı. "İnşallah başarılı bir eğitmen olur" Çocuğu ile gurur duyduğunu söyleyen baba Hasan Demirkır, "Çocuğumuz yazın Kur’an kursuna başladı. Kemal Aydıner hocamızın sayesinde bu seviyeye geldi. Çocuklara doğru eğitim verildiğinde nerelere ulaşabileceklerini hep birlikte gördük. Bugün de hutbe okudu. Allah geleceğini daim eylesin. İnşallah başarılı bir eğitmen olur. Şimdiden başarılar diliyorum" dedi. "Emeğimin karşılığını görmek beni mutlu etti" Cami imamı Kemal Aydıner ise "Elimizden geldiğince çocuklarımızı eğitmeye, imanlı ve ahlaklı bir nesil yetiştirmeye gayret ediyoruz. Özellikle günümüzde yaşanan olumsuzluklar karşısında; Allah’ını, peygamberini, kitabını bilen, vatanına ve milletine bağlı bireyler yetiştirmek en büyük hedefimiz. Bugün benim için çok özel bir gündü. Bir hocanın emeğinin karşılığını görmesi, tıpkı dikilen bir ağacın meyve vermesi gibi büyük bir mutluluk. Evladımızın, beklediğimin de ötesinde güzel ve etkili hutbe okuması beni gerçekten duygulandırdı. Cemaatimizden de çok güzel geri dönüşler aldık. Bu yaşta çocukların yetişmesi, herkes tarafından büyük memnuniyetle karşılanıyor" dedi. "7 öğrencime özel eğitim veriyorum" Geçen yaz döneminde Demirkır ile birlikte istekli öğrencileri çalıştırmaya başladığını söyleyen Aydıner, "Bu öğrencilerle hem Kur’an-ı Kerim öğreniyor hem de ahlak ve İslam terbiyesi üzerine çalışıyoruz. Amacımız; kendi başına yetişebilen, toplum karşısında hitap edebilen ve özgüveni gelişmiş bireyler yetiştirmek. Bugün burada güçlü bir şekilde okumaları ve kalabalık cemaate hitap edebilmeleri gerçekten takdir edilecek bir durum. Yaz döneminde 400-500 civarında öğrencimiz oluyor. Şu anda ise daha özel eğitim verdiğimiz yaklaşık 6-7 öğrencimiz var ve bu grupla yıl boyunca çalışmaya devam ediyoruz. Bu uygulama aslında çok yaygın değil. Çocukların bu şekilde örnek bireyler olarak yetişmesi için bu fikri ben önerdim. Başlangıçta çekinme, utanma ve özgüven eksikliği gibi zorluklar yaşandı. Ancak düzenli çalışmalarla bu engelleri aştık. Sabah ve akşam belirli bir program dahilinde yaptığımız çalışmalar çocuklarımızı bu seviyeye getirdi" diye konuştu.
Söz yazarı genç kadının Türkmenistan’a uzanan telif takibi
07 Şubat 2026 Cumartesi - 12:13 Söz yazarı genç kadının Türkmenistan’a uzanan telif takibi Kocaeli’de yaşayan söz yazarı Hilal Asena Civan ve Börüler isimli müzik grubuna ait olan eserin, Türkmenistanlı ünlü şarkıcı Annush Myratdurdyyew tarafından izinsiz kullanıldığı iddia edildi. Uluslararası platformlara yapılan başvuru haklı bulununca, sözleri değiştirilerek yayınlanan versiyon yayından kaldırıldı. "Gördüğümde çok şaşırdım" ifadelerini kullanan Civan, yaşananları anlattı. Börüler ve Hilal Asena Civan’ın iş birliğiyle Türkmenistan için hazırlanan ve dijital platformlarda yayınlanan "Türkmenistan" isimli şarkı, kısa sürede ilgi gördü. Eserin Türkmenistan’da dinlenmeye başlamasının ardından Türkmen sanatçı Tirkesh Meredov, proje ortaklarıyla iletişime geçerek çalışmaya dahil olmak istedi. Yapılan görüşmelerin ardından eser, Meredov ile yeniden düzenlenerek ikinci kez dinleyiciyle buluştu. Ancak şarkının popülerleşmesiyle birlikte Türkmenistan’ın tanınmış isimlerinden Annush Myratdurdyyew, iddiaya göre ortak yapımın sözlerini değiştirerek dijital mecralarda yayınladı. Durumun fark edilmesi üzerine projenin ortaklarından Hilal Asena Civan tarafından uluslararası dijital müzik platformlarına telif başvurusunda bulunuldu. Yapılan incelemeler sonucunda haklı bulunan başvuru neticesinde, Myratdurdyyew’in yayınladığı versiyon YouTube, Apple Music ve Spotify gibi tüm platformlardan silindi. "Şarkının bu kadar hızlı yayılacağını tahmin etmemiştik" Sürece ilişkin açıklamalarda bulunan Hilal Asena Civan, "Börüler ile ortak kültürel değerler üzerinden bir araya geldik. Türk dünyasını ve kültürünü müzikle buluşturma fikri bizi aynı yolda buluşturdu. Şarkı, Türk dünyasının ortak kültürünü ve Türkmenistan ile olan ilişkilerimizi, birliğimizi ve beraberliğimizi göstermek için yazıldı. Sadece Türkmenistan değil, aynı zamanda Azerbaycan ve Özbekistan için yazıp yayımladığımız eserler de var. Hazırlıklarımız devam ediyor. Şarkının bu kadar hızlı yayılacağını tahmin etmemiştik, bu durum motivasyonumuzu yükseltmiş oldu. Şarkıyı duyduktan sonra Tirkesh Meredov direkt benimle iletişime geçti. Şarkının bir versiyonunda yazılı ve onaylı şekilde yer almak istediğini belirtti. Bu şekilde yeni versiyonunu yayımladık" dedi. "Gördüğümde gerçekten çok şaşırdım" Şarkının yayımlandıktan kısa bir süre sonra izinsiz kullanıldığını gördüğünü ve bu durum karşısında şaşkınlık yaşadığını söyleyen Civan, "Şarkı bana Tirkesh Meredov tarafından iletildi. İlk gördüğümde gerçekten çok şaşırdım. Şarkı yayımlandıktan bir hafta sonra fark ettim. Hemen harekete geçtik. Şarkının hem sözlerinde hem de altyapısında bazı değişiklikler var. Sözlerinde büyük ölçüde farklılık bulunuyor. Şarkıda Türkmenistan Cumhurbaşkanından da bahsediliyor. Telif sürecinden önce iletişime geçmeye çalıştık ancak maalesef bir sonuç alamadık. Ulaşmak istesek de iletişime geçemedik çünkü telefon numarası, e-posta adresi ya da herhangi bir iletişim aracına ulaşamadık" diye konuştu. Civan, "Eserimizin yayımlanma tarihi ve bazı belgelerle telif başvurusunda bulunduk. Başvuru 24 saat içinde sonuç verdi. Tabii bu durum bazı platformlara göre değişiklik gösterdi ancak en fazla iki gün sürdü. Karşı tarafın bu sürece ilişkin herhangi bir itirazı olmadı. Şu an devam eden bir süreç var. Sessiz ve yavaş bir şekilde ilerleyeceğiz. Devam ettiğim eserler üzerinde bir süre ara vermek zorunda kaldım. Bu süreçle ilgilendiğim için zamanımı aldı ve bu da beni yıprattı" dedi.
Restorasyon bitiyor, tarih yeniden canlanıyor
07 Şubat 2026 Cumartesi - 12:01 Restorasyon bitiyor, tarih yeniden canlanıyor İzmit’in önemli simgeleri arasında yer alan Tarihi Saat Kulesi’nde son rötuşlar yapılıyor. Restorasyon çalışmalarında pek çok nokta elden geçirilirken, elektrik sisteminin de yenilenmesiyle çalışmalar tamamlanacak. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, tarihi yapıları yeniden özgün kimliklerine kavuşturuyor. Bu kapsamda taş kaplama ve tuğladan oluşan Kocaeli’nin kültürel mirası Saat Kulesi’nde yürütülen restorasyon çalışmalarında iskeleler kaldırıldı. Büyükşehir belediyesinin dokunuşuyla artık kente görsel şölen sunan tarihi yapının tavanı, duvarları, saati, korkulukları ve mermer yüzeyleri aslına uygun şekilde yenilendi. Ahşap merdiven ve pencereler yenilendi Zamanla çürüyen kurşun kaplı tavan tamamen yenilenirken, meşe ağacından yapılan karkas değiştirildi. İç duvarların sıvaları kazınarak horasan sıva ile yeniden yapıldı. Saatin çanı orijinal haliyle korunurken, kadranları tamamen yenilendi. Ahşap merdiven ve pencerelerin de tamamı elden geçirildi. Dıştaki taş kaplama ile içteki tuğlayı birbirine bağlayan sıvanın zamanla su alması nedeniyle yapının direncinin zayıfladığı tespit edildi. Yapıyı güçlendirmek amacıyla 2 ton enjeksiyon sıva uygulanarak taş ve tuğla arasındaki boşluklar dolduruldu. Korkuluklar temizlendi, boyandı Saat Kulesi’nin dış cephesinde zamanla dökülen ve eski görünümünü kaybeden motifler, kulenin saçağından tabana kadar uzanacak şekilde yenilendi. Cephede oluşan kir ve yosunlar ilaçlı yöntemlerle temizlenirken, korkuluklar sökülerek kumlama yöntemiyle temizlendi, boyandı ve yeniden yerine monte edildi. Motiflerin tamamı taraklama yöntemiyle temizlenerek taş yüzeyler yeniden açıldı ve şeffaf cila ile kaplandı. Bu uygulamayla taşın su emme özelliği engellenerek, yapının dış etkenlere karşı daha dayanıklı hale getirilmesi sağlandı. Ayrıca taş derzleri de yenilendi. Kapı ve paratonere kapsamlı bakım Mermer yüzeylerin tamamı kumlama yöntemiyle temizlenirken, kulenin kapısı yenilenerek yerine takıldı. Saat Kulesi’nin yıldırım çarpmasına karşı korunması amacıyla yapılan paratoner (yıldırımsavar) sistemi de yenilendi. Elektrik sisteminin de yenilenmesiyle restorasyon çalışmalarının tamamlanması planlanıyor.
ESA mühendisi Kocaelili öğrencilerle buluştu: Uzay çalışmaları ve kariyer fırsatları anlatıldı
07 Şubat 2026 Cumartesi - 11:32 ESA mühendisi Kocaelili öğrencilerle buluştu: Uzay çalışmaları ve kariyer fırsatları anlatıldı Kocaeli Fen Lisesi’nde düzenlenen çevrim içi seminerde Avrupa Uzay Ajansında görevli Dr. Pol Ribes Pleguezuelo öğrencilerle buluşarak uzay çalışmaları, mühendislik alanları ve uluslararası kariyer imkanlarını anlattı. Kocaeli Fen Lisesi English Speaking Club tarafından düzenlenen etkinlikte, Avrupa Uzay Ajansı’nda (ESA) görevli Doktor Pol Ribes Pleguezuelo’yu çevrim içi olarak ağırlandı. Programda öğrenciler; uzay çalışmaları, mühendislik alanları, Avrupa Uzay Ajansı bünyesinde yürütülen projeler ve uluslararası kariyer fırsatları hakkında bilgi edinme fırsatı buldu. Konuk konuşmacı Doktor Pol Ribes Pleguezuelo, kendi akademik ve mesleki kariyer yolculuğunu öğrencilerle paylaşarak bilim, teknoloji ve mühendislik alanlarında kariyer planlamaları için yol gösterici deneyimler aktardı. Seminer boyunca öğrencilerin sorularıyla etkileşimli ortam oluştu. Gerçekleştirilen bu çevrim içi etkinlik, öğrencilerin İngilizce iletişim becerilerini kullanarak uluslararası bir uzmanla doğrudan etkileşim kurmalarına imkan sağlayarak, aynı zamanda uzay bilimleri ve mühendislik alanlarına yönelik farkındalıklarını artırarak akademik ve mesleki hedeflerini daha bilinçli şekilde değerlendirmelerine katkı sundu. Doktor Pol Ribes Pleguezuelo kimdir? Pol Ribes Pleguezuelo, Ph.D. - fizik diplomasını 2008 yılında İspanya’daki Barselona Üniversitesi’nden aldı. 2010’dan 2013’e kadar İspanya’daki Monocrom SL’de lazer tasarımı ve üretiminde çalıştı. 2013’ten 2020’ye kadar Fraunhofer Uygulamalı Optik ve Hassas Mühendislik Enstitüsü IOF, Jena, Almanya’da çalıştı. 2018’de Almanya’daki Friedrich-Schiller-Universität Jena’daki Fizik ve Astronomi fakültesinden doktora unvanını aldı. 2020’den beri Hollanda’daki Avrupa Uzay Ajansı’nda (ESA) Lidar konusunda uzmanlaşmış bir optoelektronik mühendisi olarak çalışmaktadır.
Kocaeli’de öğrenciler Barış Manço şarkılarıyla yarıştı
07 Şubat 2026 Cumartesi - 09:28 Kocaeli’de öğrenciler Barış Manço şarkılarıyla yarıştı Kocaeli’de merhum sanatçı Barış Manço hatırasına düzenlenen "Her Zamanın Barış Abisi" ses yarışması, renkli görüntülere sahne olan ödül töreniyle sona erdi. Törene, Lale Manço Ahıskalı da katılarak gençlere destek verdi. Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğü öncülüğünde, Başiskele İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen organizasyon, bu yıl il geneline yayılarak ilgi gördü. Müzik öğretmenleri Bülent Ulutaş, Enes Yeşilyurt, Muhammed Doğan, Serhat Ufuk Güner ve Burcu Özkan tarafından organize edilen yarışmaya, kentin 12 ilçesinden 300’ün üzerinde öğrenci katıldı. Ön elemeleri geçen 36 finalistin sahnede performans sergilediği gecede jüri değerlendirmesi sonucunda 27 öğrenci; "En İyi Kostüm", "En İyi Sahne Performansı" ve "En İyi Ses" kategorilerinde ödüle layık görüldü. Barış Manço’nun unutulmaz eserlerinin seslendirildiği geceye katılan Lale Manço Ahıskalı, Proje Koordinatörü Emin Öztürk’ün sorularını yanıtladı. Programda emeği geçenlere ve Barış Manço şarkılarını yaşatan gençlere teşekkür eden Ahıskalı, yarışmanın önümüzdeki yıl ulusal çapta düzenlenmesi temennisinde bulundu. Yoğun katılım Ödül törenine Lale Manço Ahıskalı’nın yanı sıra; sanatçının yakın dostu tiyatro oyuncusu Sabriye Kara, Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürü Emrullah Aydın, İl Kültür ve Turizm Müdürü Fatih Taşdelen, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Sadık Akar, Başiskele İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Şendoğan, Kartepe İlçe Milli Eğitim Müdürü İsmail Oğuz, KOÜ Devlet Konservatuvarı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülşen Erdal, İzmanço Topluluğu Başkanı Hülya Sağman ve çok sayıda davetli katıldı. Program, Murat Bolat ve Anadolu Retrosu Grubu’nun verdiği konserle sona erdi.
Cumhurbaşkanı Danışmanı Ayhan Oğan’dan "af" tartışmalarına yanıt
06 Şubat 2026 Cuma - 18:14 Cumhurbaşkanı Danışmanı Ayhan Oğan’dan "af" tartışmalarına yanıt Cumhurbaşkanı Danışmanı ve Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Ayhan Oğan, "Kamuoyundaki ’teröristleri affediyoruz’ şeklindeki tartışmalar yersiz ve anlamsızdır. Terörden vazgeçen ve bunun çıkmaz yol olduğunu gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının rehabilitasyon sürecine alınması söz konusudur. Ayrıca bu süreçte herhangi bir suç işlenmesi halinde hem yeni suçun hem de önceki infaz hükümlerinin derhal uygulanacağı açıktır. Dolayısıyla af söz konusu değildir" dedi. Kocaeli’de düzenlenen "Cumhuriyetin 100. Yılında Türkiye Yüzyılı Vizyonu" programında, güvenlik, demokrasi ve ekonomi başlıkları ele alındı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Ahmet Selim Köroğlu’nun moderatörlüğünü yaptığı panelde konuşan Ayhan Oğan, "Terörsüz Türkiye" sürecinin detaylarını paylaştı. Ayhan Oğan: "Temel hedef, terör örgütünün silahtan arındırılması ve etkisiz hale getirilmesidir" Cumhurbaşkanı Danışmanı ve Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Ayhan Oğan, sürecin temel hedefinin terör örgütünün feshedilmesi ve silahların imhası olduğunu vurguladı. Oğan, "Kamuoyunda çok farklı isimlerle tartışılan ’Terörsüz Türkiye’ meselesinin temel hedefi; terör örgütünün silahtan arındırılması ve etkisiz hale getirilmesidir. Türkiye’de siyasetin silah vesayetinden, bölge halkının da silah baskısından kurtarılması amaçlanmaktadır. Nihai hedef, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında terörün tamamen tasfiye edilmesidir. Bunun adı, Terörsüz Türkiye’ye geçiş sürecidir. Kamuoyunda ’çözüm süreci’, ’barış süreci’ gibi adlarla anılan bu konu aslında aşama aşama ilerleyen bir süreçtir. İlk aşamada terör örgütünün feshedilmesi, silahların imha edilmesi ve bunun denetlenmesi; ardından meşru siyasetin ve demokratikleşmenin önünün açılması hedeflenmektedir" dedi. "Süreç Türkiye’nin özgür, milli ve yerli planlaması içerisinde yürütülmektedir" Yürütülen sürecin geçmiştekilerden farklı olduğuna dikkati çeken Oğan, "Bu kez arada garantör ülkeler veya kurumlar yoktur. Süreç Türkiye’nin özgür, milli ve yerli planlaması içerisinde yürütülmektedir. Doğal olarak terör örgütünün tasfiyesi ve silahların bırakılması söz konusu olduğunda muhatap doğrudan örgütünün kurucusu ve kendisidir. Sonraki aşamalarda konuşulacak demokrasi, haklar ve toplumsal meseleleri ilk aşamada tartışmak süreci sulandırmak anlamına gelir. Öncelikle temel hedefin gerçekleşmesi gerekir" diye konuştu. "Özel bir düzenleme yapılmayacaktır" Gündemdeki "umut hakkı" tartışmalarına da açıklık getiren Oğan, bunun için özel bir yasa çıkarılmayacağını bildirerek, sözlerine şöyle devam etti: "Bu düzenleme kapsamında silah bırakan ve bu fikriyattan vazgeçtiğini beyan eden terör örgütü mensupları gelip teslim olacak, yargılanacak ve çıkarılacak kanundan yararlanma hakkına sahip olacaktır. Daha sonraki süreçte terör örgütü tamamen teslim olduktan ve silahların imhası teyit edildikten sonra kanun yürürlüğe girecek ve geri dönüşler başlayacaktır. Hapiste olanlar için de infaz düzenlemesinden yararlanma imkanı olacaktır. Son birkaç gündür çok tartışılan umut hakkı, müebbet hükümlülerin yararlanabileceği ve ceza kanunumuzda var olan bir imkandır. Belirli bir süre sonra müebbet mahkumlar umut hakkı talep edebilme imkanına sahiptir. Bu hak talep edildiğinde işleyiş şu şekilde olur; Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan kurul, başvuran mahkumlar hakkında gerekli tahkikat ve incelemeyi yapar. İnceleme sonucunda en az 6 aylık şartlı salıverilme imkanı tanınabilir. 6 ayın sonunda kurul mahkumun durumunu yeniden değerlendirir, gerekirse bu süreyi uzatabilir, gerekirse sonlandırabilir. Bu nedenle kamuoyunda sanki özel bir düzenleme yapılacakmış gibi bir algı oluşturulması yanlıştır. Özel bir düzenleme yapılmayacaktır. Umut hakkı devreye girdiğinde yaklaşık 500 civarında hükümlü başvuru yapabilecektir ve uygun görülenlerin bu haktan yararlanmasının önü açılacaktır." "Af söz konusu değildir" Kamuoyundaki "teröristlere af" tartışmalarının da gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Ayhan Oğan, şunları kaydetti: "Kamuoyundaki ’Teröristleri affediyoruz’ şeklindeki tartışmalar yersiz ve anlamsızdır. Terörden vazgeçen ve bunun çıkmaz yol olduğunu gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının rehabilitasyon sürecine alınması söz konusudur. Ayrıca bu süreçte herhangi bir suç işlenmesi halinde hem yeni suçun hem de önceki infaz hükümlerinin derhal uygulanacağı açıktır. Dolayısıyla af söz konusu değildir. Bu, vatandaşların yeniden kazanımına yönelik rehabilitasyon sürecinin başlangıcıdır ve Terörsüz Türkiye sürecinin ikinci aşaması olarak değerlendirilmektedir. Bu süreçte artık terör örgütüyle özel muhataplık sona erecek; muhatap 86 milyon vatandaşımız ve bölge halkı olacaktır. Silahların bırakılması ve illegal faaliyetlerin sona ermesi zaten demokratik adımdır. Bu durum demokrasinin alanını genişletecek, hukukun alanını genişletecek ve vatandaşlarımızın taleplerinin daha rahat konuşulup çözüme kavuşturulabilmesini sağlayacaktır." Terörsüz Türkiye için 3 aşamalı yol haritası Sürecin 3 aşamada işleyeceğini aktaran Oğan, ilk etabın örgütün tasfiyesi ve silahların imhası, ikinci etabın hukuki düzenlemelerle yeniden kazanım, üçüncü etabın ise demokratikleşme olduğunu söyledi. "FETÖ veya diğer terör örgütleri bu kapsamın dışında kalacaktır" AK Parti Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Aydoğan Ahıakın ise sürecin en kritik başlığının "tespit ve doğrulama mekanizması" olduğunu belirtti. Hazırlanacak yasal düzenlemelerin genel bir af niteliği taşımayacağının altını çizen Ahıakın, "Terör örgütü tümüyle silah bırakmadan yasal reformların ve düzenlemelerin hayata geçirilmesi mümkün değildir. Öncelikle örgüt fesih kararı alacak ve bütün silahlarını bırakacaktır. Suriye’de SDG/YPG’nin Şam yönetimine entegre olması süreci ve Irak’ta silahların bırakıldığına ilişkin gelişmeler de dikkate alınarak, Milli İstihbarat Teşkilatı, Milli Savunma Bakanlığı ve ilgili devlet kurumlarının tespit raporu hazırlaması büyük önem taşımaktadır. Bunun ardından TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokratikleşme Komisyonu’nun raporu tamamlanmak üzeredir. Bu rapor tamamlandıktan sonra mecliste, tüm siyasi partilerin temsil edildiği ortamda gerekli yasal düzenlemeler gündeme gelebilecektir. Hazırlanacak düzenlemeler genel değil, yalnızca kendisini feshetmiş ve silah bırakmış terör örgütüne ilişkin olacaktır. Örneğin FETÖ veya diğer terör örgütleri bu kapsamın dışında kalacaktır. Çünkü öncelikli şart örgütün varlığını tamamen ortadan kaldırmasıdır" ifadelerini kullandı. "Güvenlik arttıkça ekonomi 1 trilyon doları aştı" Akademisyen Prof. Dr. Kerem Alkin de terörle mücadelenin ekonomiye yansımalarını verilerle anlattı. Türkiye’nin güvenli bir liman haline gelmesiyle 1 trilyon dolarlık gayrisafi yurt içi hasılayı aştığını vurgulayan Alkin, "Türkiye, ’Türkiye Yüzyılı’ vizyonunu adım adım ortaya koydukça, savunma ve güvenlik alanında önemli başarılara imza attıkça ve terörle mücadelede sonuç aldıkça bunun ekonomiye ciddi yansımalarını hep birlikte gördük. Terörün gölgesinin ağır olduğu dönemlerde, tüm mücadelemize rağmen Türkiye ancak 280 milyar dolarlık gayrisafi yurt içi hasılaya ulaşabiliyordu. İhracat 33 milyar dolar seviyesindeydi. 16 milyon turist geliyor ve yaklaşık 8 milyar dolar turizm geliri elde ediliyordu. Bugün ise son 20 yılda terörle mücadelede elde edilen başarıların neticesinde Türkiye önemli noktaya geldi. Türkiye, 190 ülke arasında 1 trilyon dolar gayrisafi yurt içi hasılayı aşabilen 19. ülke oldu. 2028-2029 döneminde 2 trilyon doları aşması halinde dünyada bu seviyeye ulaşan 16. ülke olacak. İhracat 272 milyar dolara yükseldi" dedi. Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, milletvekilleri ve çok sayıda davetlinin katıldığı program, soru-cevap bölümüyle sona erdi.