Yerel Haberler
Kocaeli
Kocaeli’de çaldığı araçla Manisa’ya kaçıp sahte kimlikle otelde konakladı 21 Nisan 2026 Salı - 20:25:45 Kocaeli’de iş yerinden hırsızlık yapan şüphelinin, çaldığı pikapla Manisa’ya kaçtığı ve sahte kimlikle otelde kaldığı belirlendi. 10 farklı dosyadan arandığı öğrenilen şüpheli, düzenlenen operasyonla yakalanarak tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, 18 Nisan’da Karamürsel’de meydana gelen iş yerinden hırsızlık olayında 2 cep telefonu, tipbox kutusu, 500 TL nakit para ile iş yeri önünde bulunan 2023 model pikap araç çalındı. Polis ekiplerinin yaptığı çalışmalar sonucunda hırsızlık olayını U.A. isimli şüphelinin gerçekleştirdiği tespit edildi. Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ile Karamürsel Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar kapsamında, şüphelinin olay sonrası çalıntı araçla Manisa’ya gittiği ve sahte kimlik kullanarak bir otelde konakladığı ortaya çıktı. 10 dosyadan aranıyordu 20 Nisan tarihinde Manisa’da düzenlenen operasyonla yakalanan şüphelinin, 10 farklı dosyadan arandığı ve hakkında 4 yıl 7 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu tespit edildi. Çalınan pikap aracın Manisa’da terk edilmiş halde bulunduğu, gerekli işlemlerin ardından sahibine teslim edildiği öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından bugün adliyeye sevk edilen U.A., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
21 Nisan 2026 Salı - 14:19 Yüzde 84 engeli bulunan adamı 30 dakika boyunca döven sanığın cezası belli oldu Kocaeli’nin İzmit ilçesinde iş yerinin odunluğuna baktığı gerekçesiyle yüzde 84 engeli bulunan adamı 30 dakika boyunca öldüresiye darp eden sanık, 3 yıl hapis cezası aldı. Cezayı az bulan mağdurun babası, konuşmakta zorluk çekerek gözleri doldu. Olay, 16 Kasım 2025 tarihinde Yenişehir Mahallesi’nde meydana geldi. Yüzde 84 otizmli ve epilepsi hastası Ertuğrul Şenol (34) bisikletle dolaştığı sırada, Yılmaz D. (54) tarafından, zorla içeri sokarak odunla darp etti. Şüphelinin vücudunun çeşitli yerlerine vurduğu şahsı daha sonra iş yerinden sokağa attığı öne sürüldü. Sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan Şenol’un kafasına 6 dikiş atılarak, kolu alçıya alındı. Ailenin şikayeti üzerine Yılmaz D. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Sanık davanın ilk celsesinde; mağdurun odunluğa uyuşturucu koyduğundan şüphelendiğini, özel durumundan haberdar olmadığını ve bu sebeple olayı gerçekleştirdiğini öne sürmüştü. "Sanık, müvekkilimin kaçmasını önlemiş, kızı ise gözcülük etmiştir" Olayla ilgili davanın 2. celsesi, Kocaeli 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya ilk celse adli kontrol şartıyla serbest bırakılan sanık Yılmaz D. katılmazken, mağdur Ertuğrul Şenol, ailesi ve taraf avukatları katıldı. Sanığın cezalandırılmasını talep eden müşteki vekili avukat Tuğba Özbay, "Sanığın istikrarlı savunması yoktur; emniyette ayrı, savcılıkta ayrı, mahkemede ayrı ifade vermiştir. 30 dakika boyunca Ertuğrul darp ediliyor. Sanık, müvekkilimin kaçmasını da önlemiştir, kızı ise gözcülük etmiştir. Bu sadece darp eylemi değildir. Eziyet, yağma ve hürriyeti tahdit suçları da işlenmiştir. İndirim uygulanmaksızın sanığın cezalandırılmasını talep ediyoruz" diye konuştu. "Sanık, mağduru yanına çağırıp çekiştirerek odunluğa götürdü" Cumhuriyet savcısı, ilk celse verdiği mütalaayı tekrarladı. Mütalaada, sanığın olay tarihinden önce iş yerinin odunluğuna girdiğini iddia ettiği mağdur Ertuğrul Şenol’u iş yeri çevresinde gördüğü belirtildi. Sanığın, mağduru yanına çağırıp çekiştirerek odunluğa götürdüğü ve burada eline aldığı odunla darbettiği kaydedilen mütalaada, alınan doktor raporuna göre mağdurun basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek şekilde yaralandığı vurgulandı. Engelli kişiyi odunla darbettiği iddia edilen sanığa 4 yıl 6 aya kadar hapis istemi Mütalaada, mağdurun akıl rahatsızlığı nedeniyle eyleme karşı beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olduğuna dikkat çekildi. Ayrıca kovuşturma aşamasında, mağdurun engelli olduğunun ilk bakışta açıkça anlaşılabilir derecede belirgin olduğu kanaatine varıldığı ifade edildi. Savcı, sanığın "nitelikli kasten yaralama" suçundan 1 yıl 6 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. 3 yıl ceza Mahkeme heyeti, kendini savunmayacak kişiye yönelik nitelikli kasten yaralama suçundan sanığa 3 yıl hapis cezası verdi. "Suça iştirak edenler var" Duruşma sonrası açıklama yapan müşteki vekili Avukat Tuba Özbay, "Duruşma arasında verdiğimiz dilekçede soruşturmanın genişletilmesi gerektiğini ifade ettik. Çünkü kamera görüntülerini tekrar izlediğimizde, çözümlemesi yapılamamış görüntülerde başka faillerin de olduğunu; bu kişilere yardım eden ya da olaya iştirak eden başka kişiler bulunduğunu gördüğümüzü söyledik. Bu kişiler hakkında da işlem yapılması gerektiği kanaatindeyiz. Bunu mahkemeye talep ettik" diye konuştu. "30 dakika boyunca darp etmiş" Sanığın 30 dakika boyunca Ertuğrul Şenol’un boğazına bastırarak darp ettiğini söyleyen Özbay, "Mahkeme, soruşturmanın genişletilmesi yönündeki taleplerimizi reddetti. Kamera görüntülerinin eksiksiz şekilde incelenmesi talebimiz de kabul edilmedi. Sonuç olarak mahkeme, yaralama suçundan ceza verdi. İyi hal indirimi uygulamadı, sanık 3 yıl hapis cezası aldı" ifadelerini kullandı. Baba konuşmakta zorluk çekerek gözleri doldu Konuşurken boğazı düğümlenen ve gözleri dolan Ertuğrul’un babası Münir Şenol ise "Bence sanık çok az bir ceza aldı. Sanığın oğlum için, ’Kadın satıyor, uyuşturucu satıyor’ demesi beni derinden yaraladı. Yalan ifade verdi. Tekrardan yargılanıp en ağır cezayı almasını istiyorum" dedi.
Yapay zekanın eğitim ve sağlıktaki etkileri lise öğrencileriyle paylaşıldı
25 Şubat 2026 Çarşamba - 12:40 Yapay zekanın eğitim ve sağlıktaki etkileri lise öğrencileriyle paylaşıldı Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi’nin düzenlediği yapay zeka konferansında, yapay zekanın eğitim ve sağlık alanındaki dönüştürücü etkileri lise öğrencileriyle paylaşıldı. Üniversitenin eğitim süreçlerinde yapay zekayı ders içeriklerinden sertifika programlarına kadar entegre ettiği vurgulandı. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi’nin düzenlediği yapay zeka konulu konferansta İzmit Lisesi öğrencileriyle bir araya gelindi. Düzenlenen konferansta yapay zekanın eğitimden sağlık hizmetlerine kadar birçok alanı dönüştüren bir teknoloji olduğu, ancak duygusal özelliklere sahip olmadığı vurgulandı. Üniversite olarak yapay zekanın ders içeriklerinden sertifika programlarına kadar eğitim süreçlerine entegre edildiği belirtilirken, yeni eğitim modelinde teorik derslerin daha kısa tutulup uygulamalı öğrenmeye ağırlık verildiği ifade edildi. Ayrıca sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik ve giyilebilir sağlık teknolojileri gibi uygulamaların öğrencilerin öğrenme deneyimlerini desteklediği aktarıldı. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, "Yüksek Öğrenimde Yapay Zeka Teknoloji" konusunda, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yurdanur Dikmen ise "Sağlıkta Yapay Zekanın Kullanımı" konusunda öğrencileri bilgilendirdi. "Teorik derslerin daha kısa tutulmasını, akademisyenlerin uygulamaya ağırlık vermesini hedefliyoruz" Konferanstan sonra açıklamalarda bulunan Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, "Dünyada değişimi tetikleyen ve en çok etkileyen unsurlar arasında yer alan teknoloji ve yapay zeka üzerinde durduk. Üniversite olarak yaklaşık 3-4 yıldır yapay zekayı ders içeriklerimize, bölümlerimize ve sertifika programlarımıza entegre ederek bütüncül şekilde süreci sürdürüyoruz. Bu kapsamda öncelikle uygulamaya dönük çalışmalarımız bulunuyor. Ayrıca bu dönem başlattığımız yeni yapay zeka destekli eğitim modelinde, teorik derslerin daha kısa tutulmasını; öğretim üyeleri ve akademisyenlerin uygulamaya ağırlık vermesini, öğrencilerin derslere konuyu yapay zeka destekli çalışarak gelmeleri, akademisyenlerin de bilgi aktarmayı çok kısa tutup sonrasında öğrencinin aktif olduğu ve yapay zeka destekli ölçme ile kişiselleştirilmiş eğitime geçmeyi hedefliyoruz. Bu modelle öğrencilerin zihinsel gelişimini, muhakeme gücünü, eleştirel düşünme becerilerini ve iletişim yetkinliklerini artıracak uygulamaların hayata geçirilmesini bekliyoruz. Böylece biz de dünyadaki değişime uyum sağlamaya çalışıyoruz. Bu çalışmalarımızı kamuoyuyla paylaştık" şeklinde konuştu. "Artan nüfusla yapay zeka uygulamalarından giderek daha fazla yararlanılması zorunlu hale gelmiştir" Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yurdanur Dikmen ise "Eğitim ve yükseköğretimdeki değişimi, yapay zekanın eğitimi dönüştüren etkilerini ve sağlık hizmetlerinden hasta bakımına kadar teknoloji ve yapay zekanın kullanım alanlarını lise düzeyindeki gençlerle paylaştık. Programda hem eğitim ve yükseköğretimde yaşanan değişimleri hem de sağlık hizmetlerindeki teknolojik dönüşümleri ele aldık. Sağlık hizmetleri, hızlı ve doğru karar alınması gereken en kritik alanlardan biridir. Artan nüfusla birlikte sağlık hizmetlerinin daha hızlı ve daha verimli sunulabilmesi için teknoloji ve yapay zeka uygulamalarından giderek daha fazla yararlanılması zorunlu hale gelmiştir" ifadelerini kullandı. "Temel amaç insanların yaşam kalitesini artırmak ve tedavi süreçlerini hızlandırmaktır" Üniversitelerinin sağlık bilimleri alanında yürüttüğü projeleri öğrencilerle paylaştığını dile getiren Dikmen, "Akademisyenler olarak sağlık teknolojileri ve yapay zeka temalı araştırma ve çalışmalarımızı anlattık. Sağlık teknolojileri ve sağlık bilişimi alanındaki gelişmeler, hastaların hastaneye başvuru öncesi koruyucu sağlık hizmetlerinden başlayarak tanı, teşhis, tedavi ve bakım süreçlerinin tamamını kapsamaktadır. Bu çalışmaların temel amacı; insanların yaşam kalitesini artırmak, hastalıkların daha erken tanınmasını sağlamak ve tedavi süreçlerini hızlandırmaktır. Bu etkinliği düzenleyerek gençlerle projelerimizi ve çalışmalarımızı paylaşmayı amaçladık" dedi. "TÜBİTAK destekli projeler" Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi bünyesinde yürütülen TÜBİTAK destekli projeler, sağlık hizmetlerinde dijitalleşme, erişilebilirlik ve güvenliği artırmayı hedefliyor. Yaşlı bireyler için geliştirilen yapay zekâ destekli NFC randevu sistemi, sağlık hizmetlerine hızlı ve güvenli erişim sağlamayı amaçlarken; ses analizi tabanlı akıllı güvenlik sistemi ise hastane ve bakım merkezlerinde acil durumları mahremiyeti koruyarak otomatik şekilde tespit etmeyi hedefliyor. Projeler, sağlık alanında teknolojiyi insan odaklı ve etik bir yaklaşımla buluşturmayı amaçlıyor.
Yeşilyurt Millet Bahçesi’nde çalışmalar hızlandı
25 Şubat 2026 Çarşamba - 11:45 Yeşilyurt Millet Bahçesi’nde çalışmalar hızlandı Başiskele’de vatandaşların huzur ve güvenle güzel vakit geçirebileceği sosyal alanların sayısı artıyor. Başiskele’de vatandaşların modern ortamda güvenle ve spor yapabileceği Yeşilyurt Millet Bahçesi Projesi’nde çalışmalar hızla ilerliyor. Başiskele Belediyesi tarafından Yeşilyurt Mahallesi Tınaztepe mevkiinde toplamda 63 bin metrekarelik alanda başlatılan projede tenis, basketbol, futbol sahaları, engelli çocuklar için park alanı, çocuk oyun grupları, yürüyüş yolları, mesire alanları ve otopark alanları yer alacak. Başiskele’yi Türkiye Yüzyılı’na yakışır kent haline getirebilmek, kentin gelişimine katkı sunmak için ekibiyle birlikte büyük gayretle çalışan Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü de Yeşilyurt Millet Bahçesi Projesi’nde yürütülen çalışmaları yerinde inceledi ve teknik ekibinden çalışmalar hakkında bilgi aldı. Başkan Özlü, incelemelerin ardından sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, "Yeşilyurt Millet Bahçesi projemizde çalışmalarımızı yoğunlaştırdık. Hemşehrilerimizin nefes alacağı, ailelerimizin huzurla vakit geçireceği, çocuklarımızın güvenle oynayacağı bir yaşam alanını daha en kısa sürede ilçemize kazandırmak için ekiplerimiz sahada aralıksız çalışıyor. Başiskele’mize değer katacak her projede olduğu gibi burada da titizlikle, milletimize yakışır eseri hayata geçirmiş olacağız inşallah. Rabbim muvaffak eylesin. Tüm ekip arkadaşlarıma da kolaylıklar diliyorum" dedi.
86 milyonluk Türkiye’de 1.5 milyar kişi muayene oldu
25 Şubat 2026 Çarşamba - 10:16 86 milyonluk Türkiye’de 1.5 milyar kişi muayene oldu Türkiye’de yıllık muayene sayısının 1,5 milyara, MR sayısının 15 milyona, tomografi sayısının ise 17 milyona ulaştığını açıklayan Uzm. Dr. Adil Kurban, ortalama bir vatandaşın yılda 20’nin üzerinde sağlık kuruluşuna başvurduğunu söyledi. Fazla ilaç kullanımının bağımlılık riskini artırdığını ve yan etkiler nedeniyle yeni sağlık sorunlarına yol açabildiğini vurgulayan Kurban, sürekli baş ağrısı ilacı kullanımının ağrıyı azaltmak yerine arttırdığını belirterek toplumda bilinçli ilaç kullanımının önemine dikkat çekti. HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, Türkiye’de yıllık muayene sayısının 1,5 milyara, yıllık MR sayısının yaklaşık 15 milyona, tomografi sayısının ise 17 milyona ulaştığını belirterek, bu tablonun sağlık sisteminde yapısal sorunlara işaret ettiğini söyledi. Ortalama bir vatandaşın yılda 20’nin üzerinde sağlık kuruluşuna başvurduğunu, bazı kişilerin ise neredeyse haftada bir hastaneye gittiğini ifade eden Kurban, performansa dayalı ödeme modeli, bağımlılık ilaç kullanımı ve stratejik planlama eksikliklerinin sistemi tetkik ve reçete odaklı hale getirdiğini savundu. Artan başvuruların gerçek ihtiyaç sahiplerinin önüne geçtiğini vurgulayan Kurban, gereksiz muayene, tetkik ve ilaç kullanımının hem bütçeye yük oluşturduğunu hem de hekimlik pratiğini zayıflattığını dile getirdi. "Türkiye’de yıllık muayene sayısı 1,5 milyar" Türkiye’de yıllık muayene sayısının 1,5 milyar civarına çıktığını belirten Uzm. Dr. Adil Kurban, "Bazı insanımızın yılda belki de 30-40 kez hastaneye gitmesi söz konusu. Dünyada hiçbir yerde bu kadar yüksek sayıda muayene yok. Böyle bir şey savaş ortamlarında bile olmaz. Gerçekten ihtiyacı olanla olmayan hastaların arasındaki ayrım zorlaşıyor. Bu kadar hasta gelince hangisi daha acil, hangisi daha az acil ayırmak güçleşiyor. Gelen hasta sayısı arttıkça hata sayısı da artar. Hastalar hastaneye gitmeye teşvik ediliyor. Bunlardan bir tanesi ek ödeme sistemi. Ek ödeme sistemi ne kadar fazla olursa, maaşlar ne kadar performansa bağlanırsa bu durum buna sebebiyet verir" ifadelerine yer verdi. "İlaçlara bağlı hale geliyoruz ve bu durum belirli kesim tarafından isteniyor" Toplumda ilaç kullanımının yaygınlaştığını ve bağımlı hale getirildiğini belirten Kurban, "Sadece kırmızı reçeteli ilaçlar değil; ağrı kesiciler, mide ilaçları ve antidepresanlar çok sık kullanılıyor. Eskiden grip olurduk, dinlenirdik. Şimdi sürekli ilaç kullanır hale geldik. Doğal yöntemlerin göz ardı ediliyor. Bu kadar ilaç bağımlısı kitleyi bir süre sonra ‘nane limon iç’, ‘ıhlamur iç’ diye ikna edemezsiniz. Oysa günlük yaşamda tükettiğimiz çay ve bazı baharatlar bile sağlığa katkı sağlayabilir. Aslında ilaçlara bağlı hale geliyoruz ve bu durum belirli kesim tarafından isteniyor" dedi. "Bir yılda 17 milyon tomografi, 15 milyon MR çekilmiş" Sağlık harcamalarındaki artışa da dikkat çeken Kurban, "Muayene israfı, ilaç israfı var. Bir yılda 17 milyon tomografi, 15 milyon MR çekilmiş. Bu inanılmaz bir sayı. Toplumun neredeyse yarısına bir yılda MR ya da tomografi çekilmiş demektir. Sorunun temelinde sistemsel çıkar ilişkileri var. Bu kadar muayenenin arkasında rantlanan bir sistem var. Hasta muayenesinden kim çıkar sağlıyorsa bilin ki buna sebebiyet veren temel mesele budur" diye konuştu. "Aile hekimlerine GETAT yerleştirildi" Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) düzenlemesine de değinen Kurban, kanunun çıktığını ancak yönetmeliklerin henüz hazırlanmadığını söyledi. Kurban, "Güzel bir GETAT kanunu çıktı ama yönetmelik hala yok. Aile hekimlerine GETAT yerleştirildi. Gerekli eğitimleri aldıktan sonra aile hekimleri sadece ilaç değil, günlük yaşamda temin edilebilecek yöntemleri de önerebilecek" ifadelerini kullandı. Yönetmeliklerin gecikmesini eleştiren Kurban, "Kanun çıktı ama uygulama yok. Yönetmelik olmadan bu işler yürümüyor" dedi. "Hekimlik yasa tasarısı muayene sayısını azaltacak" HEKİMSEN Genel Başkanı Adil Kurban, hazırladıkları hekimlik yasa tasarısında muayene sayılarının azaltılmasına yönelik düzenlemelerin yer aldığını belirterek, "Bu kadar muayene, hekimlik yasa tasarımızda durdurulacak. Hasta muayene sayısı azaltılacak. Türkiye’de ortalama bir insan yılda 20 ve üzeri sağlık kuruluşuna gidiyor, bazı vatandaşların neredeyse haftada bir gittiği anlaşılıyor" diye konuştu. Acil servislerde uygulanan bazı ücretlendirmelere de değinen Kurban, "Acil servislere girişlerde bazı küçük ücretlendirmeler var. Yeşil triyaj, sarı triyaj uygulamaları var. Keza hasta ilaç alırken katılım payı ödüyor. Bunlarla ilgili bazı önlemler alınıyor ama bu yeterli değil" ifadelerini kullandı. "Sürekli baş ağrısı ilacı kullanmak baş ağrısını artırır" İlaç kullanımına ilişkin uyarılarda bulunan Kurban, "’Suyun bile fazlası zarardır’ deriz. İlaçların prospektüslerini okuduğunuzda birçok yan etkiyi görürsünüz. Herkeste görülmez ama 10 binde bir, 20 binde bir oranında dahi olsa yan etkiler vardır. Boşu boşuna vücudunuzu, böbreklerinizi ilaçla yüklüyorsunuz, karaciğerinizi zorluyorsunuz. İlaç gereksiz kullanılmaz. Halkımızın bunu anlaması gerekiyor. Gerçekten gereksiz kullanıyorsak bu bize sadece zarar verir. Mesela sürekli baş ağrısı ilacı kullanmak baş ağrısını artırır. Bilimsel olarak ifada edilmiştir; devamlı kullanırsanız ağrı bitmez, tekrarlar" şeklinde konuştu. "Türkiye dünyada rekor seviyede" Sağlık sisteminde israfın önlenmesi gerektiğini vurgulayan Kurban, "Sağlık sistemimizi beraber ideal hale getirebiliriz. Elimizde imkan var. Gereksiz tetkiklere, gereksiz muayenelere ve gereksiz harcamalara son verilirse sağlık sistemimiz daha az bütçeyle çok daha büyük hizmetler yapabilir. Her şeyi eksiksiz yapabiliriz. Biz bu kadar hasta bir millet değiliz. Yılda 30-50 kez hastaneye girecek kadar hasta değiliz. Eğer gerçekten böyle bir durum varsa bunun için sağlık komisyonu kurulmalı, araştırma yapılmalı. Bu konuda Türkiye dünyada rekor seviyede" ifadelerine yer verdi. "Bir doktor bu kadar hastayı nasıl muayene etsin?" HEKİMSEN Genel Başkanı Adil Kurban, artan hasta sayısının hekimlik pratiğini zayıflattığını savunarak, "Bir doktor bu kadar sürede bu kadar hastayı nasıl muayene etsin? Bu mümkün değil. Bu şekilde gerçek anlamda muayene yapılamaz. Doktor inspeksiyon (gözlem), palpasyon (elle hissederek), perküsyon (parmaklarla vurarak) yapamazsa, fizik muayene özelliklerini yerine getiremezse sistem farklı bir noktaya evrilir. O zaman ‘Bunu herkes yapabilir’ denir. Baş ağrısı şikayetiyle gelen hastayı doktor da MR’a gönderiyorsa, Chatgpt de MR’a gönderebilir denir. İkisi de tetkike yönlendirmiş olur" diye konuştu. "Hekim tecrübesiyle hastalığı hisseder" Hekimliğin yalnızca tetkik istemekten ibaret olmadığını vurgulayan Kurban, "Hekimlik bu kadar basit değil. Savaşta Chatgpt’yi bulamazsın. Hekim bakar, görür, temas eder, empati yapar. Hastanın duygularını anlar, onunla birlikte hisseder. Fizik muayene üstünlüğü vardır. Zamanla hastalığın adeta kokusunu alırsınız. Kişi odaya girerken, duruşundan, halinden bir şeylerin yolunda gitmediğini hissedersiniz. Bazen daha tetkik yapılmadan ciddi bir hastalığı tahmin edersiniz. Bu tecrübe ve eğitimle olur. Hekim sadece bilgiye dayanmaz; gözlemiyle, temasıyla, sezgisiyle ve tecrübesiyle karar verir" diye konuştu.
Tazelenme Merkezi’nde bağımlılıkla mücadelede yüzde 64 başarı
24 Şubat 2026 Salı - 17:14 Tazelenme Merkezi’nde bağımlılıkla mücadelede yüzde 64 başarı Kocaeli’de madde bağımlılığı öyküsü olan dezavantajlı bireyler, Tazelenme Merkezi’nde yeniden hayata tutunuyor. Merkezden mezun olan 181 danışanın 6 aylık izlem sonuçlarına göre yüzde 64 başarı oranına ulaşıldı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı olarak hizmet veren Tazelenme Merkezi, 3 aylık yatılı programıyla danışanlarına yeniden başlama fırsatı sunuyor. Program kapsamında; psiko-eğitim, değerler eğitimi, ayık yaşam ve 12 basamak eğitimleri uygulanarak bireylerin hem psikolojik hem de sosyal yönden güçlenmesi hedefleniyor. Süreci başarıyla tamamlayan danışanlar başarı belgesi alarak mezun olurken, mezuniyet sonrasında da destek devam ediyor. Danışanlar; bağımlılık şiddeti, madde kullanma isteği, farkındalık düzeyi ve işlevsellik gibi başlıklarda düzenli olarak değerlendiriliyor. Böylece iyileşme sürecinin sürdürülebilir olması ve bireylerin toplumsal yaşama güçlü şekilde katılması amaçlanıyor. 3 eksenli bütüncül model Merkezde aile eğitimleri ve ziyaretleri, spor faaliyetleri, sivil toplum kuruluşlarıyla iş birlikleri, bireysel psikolojik danışma, bireysel gelişim takibi, adli ve sağlık süreç takibi, kişisel gelişim ve rehberlik hizmetleri, konsültasyon desteği ve periyodik değerlendirme toplantıları yürütülüyor. Tüm bu çalışmalar 3 eksenli bütüncül model çerçevesinde planlanıyor. Mezuniyet sonrası güçlü takip mekanizması Mezun izlem çalışmaları kapsamında mezuniyet sonrası düzenli takip, mobil takip sistemi, ayıklığı güçlendirici, destekleyici hizmetler, yeniden yapılandırma ve gelişim rehberliği, yeniden çağırma programları, ilgili kurum ve kuruluşlara yönlendirme, mezuniyet sonrası eğitim programları, motivasyonel görüşmeler ile aile ve ilgili kişilere yönelik eğitimler gerçekleştiriliyor. Ayrıca aile ve ilgili kişiler için izlem raporları hazırlanıyor. Süreç eğitimlerle kontrol altında tutuluyor Merkezde danışanlara "Bağımlılığı nasıl kontrol edebilir?", "İstek geldiğinde bununla nasıl baş edilebilir?", "Kullanıma götüren sebepler nelerdir?" ve "Aile ilişkileri nasıl yeniden yapılandırılır?" gibi başlıklarda eğitimler veriliyor. Bağımlılığı nüksettiği durumlara karşı da belirlenen protokoller doğrultusunda danışanlara destek sağlanıyor. 302 kişiye hizmet, yüzde 64 başarı oranı Merkezde 18 yaş ve üzeri bağımlı erkek danışanlara hizmet veriliyor. Kadın danışanlar için ise koordineli çalışılan STK’lardan destek alınıyor. Bugüne kadar toplam 302 bağımlı bireye hizmet sunuldu, 604 aileye eğitim verildi. Bu bireylerden 181’i mezun oldu. Mezun olan 181 danışanın 6 aylık izlem sonuçlarına göre yüzde 64 başarı oranına ulaşıldı. Bu oran, Türkiye ve dünya ortalamasının üzerinde bir başarı olarak değerlendiriliyor. "En büyük farkımız takip sistemimiz" Tazelenme Merkezi Birim Sorumlusu Kerem Coşkun, mezuniyet sonrası sürecin bir yıl boyunca titizlikle takip edildiğini belirterek şunları söyledi: "Danışanın mezuniyetinin ardından bir yıl boyunca dışarıdaki süreçleri eğitmenlerimiz, psikologlarımız ve danışmanlarımız eşliğinde takip ediyoruz. Bizi diğer sistemlerden ayıran en önemli özelliklerden biri, takip sisteminin etkin şekilde uygulanmasıdır. Hem aileden hem danışanın kendisinden izlem formları alıyoruz. Sürpriz davetler yapılıyor ve merkeze geldiklerinde yeniden madde kullanımı olup olmadığı değerlendiriliyor". "hem danışana hem ailesine destek veriyoruz" Ailelerle istihdam, denetimli serbestlik ve ekonomik süreçleri birlikte ele aldıklarını belirten Coşkun, "Hafta sonları ailelere çevrimiçi eğitim veriyoruz. Danışanlar merkezde eğitim alırken aileleri de dışarıda destek alıyor. Böylece mezuniyet sonrası uyum süreci daha sağlıklı ilerliyor. Danışanlarımızı haftada bir gün sosyal etkinliklere çıkarıyoruz. Bowling, sinema, paintball ve hamam gibi faaliyetler gerçekleştiriyoruz. İhtiyaç sahibi bireylere Sosyal Hizmetler Şube Müdürlüğü koordinasyonunda 41 Kart desteği sağlanabiliyor. Barınma ve yemek hizmetleri tamamen ücretsiz sunuluyor" ifadelerini kullandı. 21 danışan hizmet alıyor Merkeze üç öğün yemek, Büyükşehir’in Hızır 41 Mutfağı tarafından sağlanıyor. Büyükşehirin diğer birimleriyle koordineli şekilde çalışılarak ihtiyaç duyulan alanlarda destek alınıyor. Hâlihazırda 20 kişinin hizmet aldığı merkezde masa tenisi, langırt, spor odaları, voleybol ve basketbol sahaları ile hobi bahçesi bulunuyor.
Şehit ve gazi çocuklarına 2 milyon 913 bin TL eğitim desteği
24 Şubat 2026 Salı - 12:54 Şehit ve gazi çocuklarına 2 milyon 913 bin TL eğitim desteği Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 2025-2026 eğitim öğretim yılı burs programında şehit ve gazi çocukları için ayrılan destek miktarı netleşti. Kent genelinde 195 öğrenciye toplam 2 milyon 913 bin TL nakdi yardım planlanırken, burslar şart aranmaksızın verilecek. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 2025-2026 eğitim öğretim yılı kapsamında yürüttüğü eğitim bursu programında şehit ve gazi çocuklarına ayrılan bütçe ve kontenjan verileri belli oldu. Buna göre kent genelindeki 195 şehit ve gazi çocuğu için 2 milyon 913 bin TL nakdi destek planlandı. Eğitim desteği uygulamasında şehit ve gazi çocukları için şart aranmaksızın burs imkanı sağlandı. Destek alan öğrencilerin 61’ini üniversite öğrencileri oluştururken, 137 öğrenci ise ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde eğitim gören çocuklardan oluştu. Program kapsamında burs süreleri eğitim kademelerine göre planlandı. Üniversite öğrencileri için destek süresi 10 ay olarak belirlenirken, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri için ödemeler 9 aylık eğitim dönemini kapsayacak şekilde düzenlendi. Aylık ödeme tutarlarında ise üniversite öğrencilerine 2 bin 500 TL, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerine ise bin 250 TL nakdi destek sağlanıyor. Eğitim desteği 30 bin 204 öğrenciye ulaştı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin eğitim bursu programı kapsamında aynı dönemde şehit ve gazi çocukları hariç toplam 30 bin 204 öğrenci eğitim desteğinden yararlanıyor. Program genelinde öğrencilerin eğitim giderlerine katkı sunulması amaçlanıyor. Ödemeler 41 kart üzerinden yapılıyor Eğitim desteği ödemeleri öğrencilerin 41 Kart hesaplarına yatırılıyor. İlkokul, ortaokul ve lise öğrencilerinin ödemeleri eğitim öğretim yılı başlangıcında toplu olarak yapılırken, kalan tutarlar belirlenen takvim doğrultusunda düzenli şekilde hesaplara aktarılıyor. Üniversite öğrencilerine yönelik destek ödemeleri de yine planlanan periyotlar halinde gerçekleştiriliyor.