Yerel Haberler
Kocaeli
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:16 Darıca Kitap Fuarı kapılarını açtı Darıca Belediyesi’nin bu yıl 5’incisini düzenlediği kitap fuarı kapılarını açtı. 10 gün sürecek fuar, yüzlerce yayınevi, binlerce kitap ve imza günleriyle kitapseverleri buluşturuyor. Darıca Belediyesi tarafından 20-29 Nisan tarihleri arasında düzenlenen 5. Darıca Kitap Fuarı, yoğun katılımla kapılarını açtı. Yüzlerce yayınevi, binlerce kitap, söyleşi ve imza günleriyle kitapseverleri buluşturan fuar, 10 gün boyunca Darıca’da kültür ve edebiyat dolu bir atmosfer yaşatacak. Açılışta konuşan Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, kitap fuarının ilçenin kültürel gelişimine önemli katkı sunduğunu belirterek, "Darıca’mızda her yıl daha geniş katılımla gerçekleştirdiğimiz kitap fuarımız, çocuklarımızı ve gençlerimizi kitapla buluşturmanın en güzel vesilelerinden biri oluyor. Bizler belediye olarak sadece fiziki yatırımlar değil; kültüre, eğitime ve geleceğimize yapılan yatırımları da çok önemsiyoruz. Çünkü kitapla büyüyen nesiller, güçlü bir toplumun temelidir" diye konuştu. "Eğitime verilen destek geleceğe yatırımdır" Darıca Kaymakamı Yaşar Dönmez de konuşmasında eğitime yapılan her katkının toplumun geleceğine yapılan yatırım olduğunu belirterek, "Bugün burada sadece bir fuarın açılışını değil, aynı zamanda bilgiyle kurulan güçlü bir köprünün başlangıcını yaşıyoruz. Öğrencilerimizin kitapla daha fazla buluşması için yapılan her çalışma büyük değer taşıyor" dedi. Darıca İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Balay ise fuarın öğrenciler açısından önemli bir fırsat olduğunu vurgulayarak öğretmenler ve öğrencilerin fuara yoğun katılım sağlayacağını ifade etti. 10 gün boyunca kitap ve kültür şöleni Yayınevleri, yazar söyleşileri, imza günleri ve çeşitli kültürel etkinliklerle ziyaretçilerini ağırlayacak olan 5. Darıca Kitap Fuarı, 20-29 Nisan tarihleri arasında her yaştan kitapseveri kitapla buluşturacak. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği açılış programı, kurdele kesimi ve fuar alanının gezilmesiyle sona erdi. Darıca’da 10 gün boyunca sürecek kitap dolu etkinliklerin özellikle öğrenciler ve gençler başta olmak üzere geniş katılımla devam etmesi bekleniyor.
25 bin metrekarelik Çayırova Kent Meydanı projesinde sona yaklaşılıyor
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:36 25 bin metrekarelik Çayırova Kent Meydanı projesinde sona yaklaşılıyor Çayırova’da 25 bin metrekarelik alanı kapsayan "Kent Meydanı" projesinde çalışmalar son aşamaya geldi. Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Çayırova Belediyesi işbirliğiyle hayata geçirilen projede yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. İncelemelerinin ardından açıklamalarda bulunan Çiftçi, ilçeye değer katacak vizyon projelerinden Kent Meydanı’nda adım adım sona yaklaştıklarını belirtti. Projenin hızla ilerlediğini ve birçok fonksiyonu barındırdığını aktaran Çiftçi, "Vatandaşlarımızın ibadetlerini yapabileceği çok güzel bir camii inşaatı ile birlikte, her birimizin yaşadığı otopark sorununu çözebilmek için camimizin altında 3 kat yeraltı otoparkımızı yaptık. Meydanda bir kafeteryamız da olacak. Vatandaşlarımız gelecek, burada vakit geçirecek. Meydan içerisinde yürüyüş yolları, bisiklet yolu, dinlenme noktaları, oturma alanlarıyla birlikte yaklaşık 25 bin metrekare ortak alanı, Çayırova’mıza kazandırmış olacağız. İnşallah hep birlikte meydana çıkacağız ve kent meydanımızda güzel vakit geçireceğiz. Çayırova’mız için, Çayırova’mızın güzel insanları için daha güzel işler yapmaya devam edeceğiz" dedi. Tamamlandığında ilçeye kimlik kazandırması ve yeni bir cazibe merkezi olması planlanan projede; alt katında sergi ve sosyal alan bulunan bir cami, yeraltı otoparkı, yürüyüş ve bisiklet yolları, kuru havuz, amfi, paten pisti, kafeterya ile fitness, dinlenme ve çocuk oyun alanları yer alıyor.
Kesik bilezik katili ele verdi
10 Mart 2026 Salı - 19:42 Kesik bilezik katili ele verdi Kocaeli’nin Körfez ilçesinde yatalak annesine yemek hazırladığı sırada evinin mutfağında kanlar içinde ölü bulunan Gül Dağ’ın katil zanlısı olduğu iddiasıyla komşu gözaltına alındı. Kadının takıları yüzünden öldürüldüğü öğrenilirken, bozdurulan kesik bilezikten yola çıkan polis zanlıyı yakaladı. Olay, 27 Şubat’ta saat 17.30 sıralarında Mimar Sinan Mahallesi Çağlayan Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yaşlı annesine bakan 63 yaşındaki Gül Dağ, mutfakta yemek hazırladığı sırada yere yığıldı. Sesler üzerine Dağ’ın annesi bağırarak yardım istedi. Yardım çığlığının ardından olay yerine gelen Dağ’ı kanlar içinde bulan komşular durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri yaptıkları kontrolde Gül Dağ’ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirledi. Polis adım adım gölgeyi takip etti Olayın hemen ardından Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Cinayet Bürosu dedektifleri harekete geçti. Uzman ekipler ile Cumhuriyet Savcısı yaptıkları incelemede kadının altınlarının olmadığını belirledi. Bunun üzerine ekipler, mahallede bulunan tüm güvenlik kameralarını tek tek inceledi. Olay saatinde ve olay yerinde belirlenen gölgeden yola çıkan ekipler, tespit ettikleri şahsın tüm adımlarını izledi. Belirlenen zanlının kuyumcuya giderek kesik bilezik bozdurduğu belirlendi. Tüm delillerin ardından harekete geçen ekipler, hayatını kaybeden kadının komşusu olduğu öğrenilen S.Ç. isimli şahsı gözaltına aldı. Zanlı suçlamaları kabul etmezken, adliyeye sevk edildi.
İki kardeşin öldürülmesine ilişkin sanıklar ilk kez konuştu
10 Mart 2026 Salı - 17:34 İki kardeşin öldürülmesine ilişkin sanıklar ilk kez konuştu Kocaeli’nin İzmit ilçesinde kafede çıkan ve iki kardeşin ölümüyle sonuçlanan silahlı kavgada sanıklar ilk kez konuştu. Tutuklu sanık Furkan G. savunmasında, ölen kafe çalışanı Hasan Akın’ın işten ayrılması için önce 100 bin TL, ardından 300 bin TL istediğini ve parayı vermelerine rağmen tehditlerin sürdüğünü öne sürdü. Olay günü yaşanan arbedede "ölmemek için ateş ederek kaçtığını" iddia etti. Olay, 6 Eylül 2024 tarihinde Kozluk Mahallesi Sekapark’ta bulunan kafede meydana geldi. İddiaya göre, parasını alamayan kafenin eski çalışanı Hasan Akın (27) ve ağabeyi Ahmet Akın (30) ile işletme sahipleri arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Hasan Akın ve Ahmet Akın silahla vurularak yaralandı. Hastaneye kaldırılan Hasan Akın olay günü, abisi Ahmet Akın ise 7 Eylül’de hayatını kaybetti. Olaya ilişkin geniş çaplı inceleme başlatan polis ekipleri, aralarında işletme sahiplerinin de olduğu toplam 13 şüpheliyi gözaltına alındı. İfadeleri alınan şüphelilerden 11’i serbest bırakılırken, Furkan G. ile Oğuzhan S. tutuklanarak cezaevine gönderildi. İddianamede yer alan raporlara göre, Hasan Akın’ın vücudunda 5, ağabeyi Ahmet Akın’ın vücudunda ise 3 mermi giriş yarası tespit edildi, olay yerinde ise 10 boş kovan bulundu. Sanıklar hakkında 2’şer kez müebbet hapis talebi İddianamede, sanık Furkan G. (33) hakkında Ahmet ve Hasan Akın’a yönelik "kasten öldürme" suçundan iki kez müebbet hapis, bir kişiyi "silahla yaralama" suçundan ise 4,5 yıla kadar hapis cezası istendi. Sanık Oğuzhan S. (31) için de Hasan Akın’ı "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçundan 3 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Tutuksuz sanıklar Bedirhan B. (25) ve Fahri A. (20), Berkay Y. (18) hakkında ise "suç delillerini yok etme" ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından çeşitli oranlarda hapis cezaları istendi. "2 oğlum arkalarından vurularak öldürüldü" Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın ikinci duruşmasına, tutuklu sanıklar Furkan G., Oğuzhan S., tutuksuz sanıklar Berkay Y., Bedirhan B. ile maktullerin yakınları, taraf avukatları ve tanıklar katıldı. Sanıkların cezalandırılmasını isteyen maktullerin annesi Nebahat Akın, "2 oğlum öldürüldü ve arkalarından vuruldu. Adaletin yerini bulmasını istiyorum" dedi. "Hasan, nargile bölümünde kazandığı para ile uyuşturucu içmeye ve çevresi değişmeye başladı" Olaya ilişkin savunma yapan tutuklu sanık Furkan G., "Hasan ve ailesi ile büyük yakınlığım vardı. Hasan ile 2017 yılından beri tanışırız. İlk önce yanımızda garson olarak çalışıyordu. Sonrasında nargile bölümümüzü işletmeye başladı. Hatta garson olarak çıkışını yaparak tazminatını verdik. Hasan, nargile bölümünde kazandığı para ile uyuşturucu içmeye ve çevresi değişmeye başladı. Çevresinde kriminal tipler olmaya ve bunlar kafeye gelmeye başladı. Bu durum bize rahatsızlık verdi. İşletmemizde uyuşturucu içtiklerini tespit ettik. Hatta Hasan da uyuşturucunun etkisi ile işe gelmeye başladı" diye konuştu. "İşletmeyi bırakmak karşılığında 100 bin TL istedi" Bu kişilerin işletmeye gelmemesi konusunda kendisini uyardığını söyleyen Furkan G., "Hasan’a ’ya ticari bağımızı koparacağız ya da bu kişiler iş yerimize gelmeyecek. Kendini de düzelt’ dedim. Hasan ise bana, ’beni çıkaramazsınız yoksa abim başınıza bela olur’ dedi. Ahmet’in adı geçtiği an konuyu kapattım. Çünkü abisinin İzmir’de bir çete ile çalıştığını ve haraç kestiğini duymuştum. Hatta Ahmet, yaralamadan içeri girmişti. Bu olaydan sonra Hasan, çıkarılmak isteniyorsa yüksek meblağlarda para istediğini duydum. Hasan ile görüşerek ticaret bağımı koparmak istediğimi söyledim. Gitmek istemediğini söyleyerek tehdit etti. Sonrasında eylül ayında askere gideceğini, o süreye kadar işletmeye devam edeceğini ve 100 bin TL istedi. Bu süreyi ve parayı kabul ettik. Kendisine parayı verdik" şeklinde konuştu. "Hasan 100 bin lirayı kabul etmediğini söyleyerek 300 bin TL istedi" Hasan’ın uyuşturucudan bu süre zarfında hapse girip çıktığını iddia eden Furkan G., "Bu süre zarfında Hasan’ın iş yerinde uyuşturucu alışverişini yakaladım. Hasan’a ’Bu kişilerin ayağını buradan kes’ dedim. Hasan ve babam ile muhasebe odasında görüşme yaptık. Hasan 100 bin lirayı kabul etmediğini söyleyerek 300 bin TL istedi. Bunun üzerine 200 bin TL daha vermeyi kabul ederek pazartesi hemen iş yerini boşaltmasını istedik. Parayı da kendisine verdik. Pazartesi dükkanı boşalttı. Hasan hem benden zorla 300 bin TL aldı, hem kriminal tipleri başıma bela etti hem de bana gözdağı verdi" ifadelerini kullandı. "Hasan bana, ’Abim 300 bini az buldu. Abim ev hapsinde. Ne isterse onu yapacaksın’ dedi" Nargile bölümü için yeni kişi arayışına girdiklerini söyleyen Furkan G., "Hasan, anlaştığımız kişiye, ’Benim dışımda kimse orayı işletemez’ diyerek tehdit etmiş. Hasan, dükkandan gitmişti ancak beni çalışanlarıma takibe aldırmıştı. Ne olsa haberi oluyordu. Nargile bölümüne kimin gireceğini belirlemeye çalışıyordu. Bunun üzerine Hasan ile bir görüşme gerçekleştirdim, ’Paranı aldın, malzemeleri aldın, git kendine başka iş kur’ dedim. Hasan ise ’Abim 300 bini az buldu. Abim ev hapsinde. Ne isterse onu yapacaksın. Abim buraya gelirse bil ki öldün’ dedi. Nargile bölümünü neden başkalarına kiralamak istediğimi sorguladı. Bu durumu zorlaştırırsa durumu babasına ve ailesine söyleyeceğimi söyledim. ’O zaman biz de aileyi karıştırırız’ diyerek tehdit etti. Sonra görüşmeyi sonlandırdım" dedi. "Ahmet, ’Buraya sıkıntı çıkarmaya, cinayet işlemeye geldim. Benim kardeşim çocuk mu eline 300 bin TL verdin’ dedi" Korkuyla anne, baba, eş ve çocuğunu tatile gönderdiğini söyleyen Furkan G., "3 hafta boyunca psikolojimi altüst ettiler. Hasan ve abisi gelmesin diye korku ile mücadele vermeye başladım. Olay günü Ahmet, Fatih ile birlikte iş yerime geldi. Ahmet’i görünce ’bittik’ dedim. Korktuğumu belli etmeden ’Hoş geldiniz’ dedim. Muhasebe bölümüne girdik. Ahmet, ’Buraya sıkıntı çıkarmaya, cinayet işlemeye geldim. Benim kardeşim çocuk mu eline 300 bin TL verdin’ dedi. Bu miktarı kendisi istediğini söyledim. Sonrasında Fatih içeri girdi ve ikisi bana bağırmaya başladı. Ahmet eline küllük aldı ve yere fırlatarak, ’Ben ev hapsini yaktıysam birileri bunun hesabını verecek’ dedi. Aramızda arbede yaşandı" diye konuştu. "Ölmemek adına ateş ederek kaçtım" Fatih’in telefonla birilerini arayarak ’Gelin bizi dövdüler’ dediğini söyleyen Furkan G., "Fatih bana sinkaflı küfür ediyordu. Beni vurmaya kararlıydılar. Sonrasında Hasan geldi ve küfür etti. Oğuzhan’ı görünce ’Sen abimi darp ettin’ diyerek peşinden koştu. Silah sesi geldi, ölüm korkusuna kapıldım, ateş ederek kaçtım. Kimseyi ölüme kastı ile vurmadım, kaçarak rastgele ateş ettim. Hasan ile abi kardeş gibiydik. Ölmemek adına ateş ederek kaçtım. Aylarca tehdit altındaydım. Kendi dükkanımda esir edilmiştim, psikolojim bozulmuştu. Pişmanım, Hasan’ın hatırasına sonsuz saygım var. Ahmet haraç keserek geçimi sağlayan bir insan. Bizi av gördü. Hasan’ı işten çıkarınca Ahmet’in önü açıldı. Kurtulmak için tekrardan para vermeye hazırdık. İşin içine Ahmet girince işin rengi değişti. Hasan ve ailesi için çok üzgünüm. Kızımın adını Hasan koydu ancak netice olarak buraya geldim. İşin sorumlusu kesinlikle ben değilim, olay buraya gelmesin diye çok mücadele ettim. Ahmet gelince belinde silah vardı. Ben hep yapıcı taraftaydım. Benim peşimi bıraksalardı bu olmayacaktı. İstedikleri parayı verdiğimiz için Ahmet’in gözünde sömürülebilir olarak gözüktük" şeklinde konuştu. "Hasan bıçakla üzerime geldi, korkuyla yere 2 el ateş ettim" Olay yerine yakın kafede büfe işleten tutuklu sanık Oğuzhan S. ise, "Muhasebe bölümünde çıkan arbedeyi görünce içeri girdim. İçeri girdiğimde Fatih küfür ederek üzerime geldi, ona tekme attım. Ahmet’i görünce karışmak istemedim ve geri çıktım. Fatih daha kavga çıkmadan telefonla birilerini arayarak silah ile gelmelerini söylüyordu. Zaten ben içeriden çıkınca Furkan’ın isteği üzerine polisi arattırdım. Bir süre sonra 8-10 kişi geldi. Hasan’ı çok agresif gördüm, Furkan’a küfür etti. Sonra Hasan kalabalığa dönerek, ’Abimi kim böyle yaptıysa anasını sinkaf edeceğim, öldüreceğim’ dedi. Hasan’ın bana saldırmasını hala mana bulamıyorum. Bana dönerek küfür etti ve bıçakla hamle yaptı. Bunun üzerine belimdeki silahı çıkararak yere doğru 2 el ateş ettim. Korkmadı ve üstüme gelmeye devam etti. Geri geri ben giderken ısrarla bıçakla kovalamaya devam etti. Sonrasında yere yıkıldı. Yaralanma anını hatırlamıyorum. Hasan yanımda yere düştü, ’Ne istiyorsun, bırak’ diyecektim, yanına eğildim. O zaman yaralandığını fark ettim. Arkamı dönünce Furkan’ı gördüm elinde silah görünce onun vurmuş olabileceğini düşündüm ve oradan ayrıldım. Silahımı Bedirhan’a verdim. Ben sadece 2 defa yere ateş ettim, onun dışında ateş etmedim. Tahliyemi istiyorum" ifadelerini kullandı. "Nuri eniştem, Hasan’ın uyuşturucu içtiği ve başına bela açtığı iddiası ile onu işten çıkarmıştı" Tutuksuz sanık Bedirhan B. ise "Muhasebe bölümünde Ahmet’in yere küllük attığını, Furkan’ın ise Ahmet’e vurduğunu gördüm. Oğuz da gelip Fatih’e vurmaya başladı. Ben sadece ayırmaya çalıştım. Fatih’in Furkan’a vurmaya teşebbüs ettiğini gördüm bu esnada Oğuz, Fatih’i tekmeyle engelledi. Furkan, teyzemin oğlu olur. Kafedekilerde gelip hepsini ayırdılar. Su getirdim, eniştem Nuri, suyu Ahmet’e verdi ve ’sakin ol’ dedi. Hasan gelince, ’Abime bunu kim yaptıysa onu sinkaf edeceğim’ dedi. Oğuzhan belinden silah çıkardı ve yere doğru ateş etti. Hasan da bıçak çıkardı. Olaylar bittikten sonra Furkan silahı almamı istedi. Silahı alarak önce muhasebeye koydum ardından çimenliğe attım. Nuri eniştem, Hasan’ın uyuşturucu içtiği ve başına bela açtığı iddiası ile onu işten çıkarmıştı" dedi. "Ahmet, üzerinde silah olduğunu söyleyip almamı ve denize atmamı istedi" "Suç delillerini yok etme" suçundan tutuksuz yargılanan sanık Berkay Y., "Silah sesi duymam üzerine olay yerine gittim. Gittiğimde Ahmet ile Hasan yerde yatıyordu. İkisini de tanıdım. Ahmet’in yanına gittim. Üzerinde silah olduğunu söyleyip almamı ve denize atmamı istedi. Ben de alıp kaçtım" diye konuştu. "Furkan, Ahmet’e tehditler savuruyordu" Olay gecesi müşteri olarak kafede olan ve yaralanan müşteki Selim Çoban, "Tarafları tanımıyorum, herhangi husumetim yoktur. Çıkan çatışmada sağ ayağımdan yaralandım, şikayetim yoktur. Müşteri olarak oturuyordum, kargaşa oldu. Ne olduğunu öğrenmek için muhasebe bölümüne gittim. Ahmet ve Furkan arasında arbede vardı. Nuri bey ile arbedeyi ayırdık. Furkan’ın yanında bir iki kişi daha vardı. Furkan, Ahmet’e tehditler savuruyordu. Ahmet darp edildiği için, ’Benim kanım aktı, sizin de kanınız akacak’ dedi. Ahmet telefondan, ’Biz burada dayak yiyoruz, siz neredesiniz, neden yoksunuz’ dediğini duydum. Daha sonra olayı yatıştırdıktan sonra 6-8 kişi daha geldi. Kargaşa çıkacağı endişesi ile ayırmak amacıyla orada kaldım. Hasan, geldi ve Ahmet’in yüzündeki yaraları görünce, ’Bunu yapanı sinkaf edeceğim’ diyerek küfür etti. Hasan, Oğuzhan’a yönelik hamle yapınca ortalık karıştı. İlk olarak Oğuzhan mı Furkan mı ateş ettiğini bilmiyorum. Biz silah sesleri duyunca saklandık" şeklinde konuştu. "Oğlum Furkan ve Ahmet birbirine vuruyordu" Darp neticesinde yaralanan müşteki Nuri G., "Hasan yanımızda 8 yıldır çalışıyordu. Olay günü Ahmet’in iş yerimize geldiğini gördüm. Sonra patırtı kütürdü duydum. İçerde kavga vardı, oğlum Furkan ve Ahmet birbirine vuruyordu. Onları ayırdım. Elini yüzünü yıkaması için su getirdim. Her ne kadar benim oğluma karşı hamlesi olsa da olayı yatıştırmaya çalıştım. Daha sonra Ahmet, ’Siz nasıl olur da kardeşimi buradan gönderirsiniz’ dedi. Arbedenin yatışmasından 10 dakika sonra Hasan ve kalabalık bir grup geldi. Grup hararetli şekilde saldırıyordu, biz olayı yapıştırmaya çalışıyorduk. Daha sonrasında olaylar yaşandı. Bana vurma kastı ile hareket ettiklerini görmedim, kavgayı ayırdığımda darbe almış olabilirim" ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ödül alan Kaymakam Demirelli: "İdareci mazeret üretmez, imkansızlıklar içinde başarır"
10 Mart 2026 Salı - 13:15 Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ödül alan Kaymakam Demirelli: "İdareci mazeret üretmez, imkansızlıklar içinde başarır" Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen törende "Yılın İdarecileri" ödülüne layık görülen Derince Kaymakamı Mustafa Demirelli, 1200 veliye ulaştıkları "Ebeveyn Atölyeleri" projesini ve 25 yıllık mesleki tecrübelerini anlattı. Demirelli, "İdareci, imkansızlıklar içinde bir şeyleri başarabilen kişidir. İmkansızlıklara sığınılarak mazeret üretmek mesleğin doğasına uygun değildir" dedi. Derince Kaymakamı Mustafa Demirelli, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin dört bir yanından gelen mülki idare amirlerinin katıldığı törende onurlandırılmanın, 25 yıllık meslek hayatının en anlamlı anlarından biri olduğunu belirtti. Ödülü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden almanın kendisini ayrıca gururlandırdığını dile getiren Demirelli, "Bu durum, milletimize ve vatandaşımıza hizmet etme noktasında bizleri daha da gayrete getirdi. Bu sorumluluğun bilinciyle vatandaşlarımıza daha iyi kamu hizmeti ulaştırmak için daha büyük bir gayretle çalışacağız" dedi. "1200’e yakın velimize ulaştık" Ödüle konu olan "Ebeveyn Atölyeleri" projesinin geçen yıl başlatıldığını hatırlatan Demirelli, projenin amacının aileleri bilinçlendirerek çocukların en iyi şekilde yetişmesini sağlamak olduğunu kaydetti. Çocukların akademik ve sosyal gelişiminde erken çocukluk döneminin büyük önem taşıdığına dikkati çeken Demirelli, şöyle devam etti: "Eğitim aslında önce ailede başlıyor, sonrasında okulda devam ediyor. Okullarımızda açtığımız atölyelerde anne ve babalarımıza; erken çocukluk döneminde nasıl yaklaşılması gerektiği, sınır koyma, çocukların teknolojik bağımlılıkla mücadelesi ve ergenlik dönemindeki çocuklara yaklaşım konularında eğitimler veriyoruz. Şu an 20 rehberlik öğretmenimiz bu kurslarda görev alıyor. Bugüne kadar 1200’e yakın velimize ulaştık. Hem annelerimiz hem babalarımız bu eğitimlerden son derece memnun. Projeyi daha da geliştirerek devam ettirmeyi hedefliyoruz." "Makamlar şahsi ikbal için değil, hizmet için kullanılmalı" Günümüzde gelişen iletişim kanallarının ve sosyal medyanın kamu yönetimindeki yerine de değinen Demirelli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın toplantıdaki uyarılarına atıfta bulundu. Mülki idare amirlerinin önceliğinin vatandaşın gönlüne dokunmak olması gerektiğini vurgulayan Demirelli, "Cumhurbaşkanımız, bu platformların kişilerin ön plana çıkmasından ziyade, hizmetin ön plana çıkarılarak kullanılması gerektiğine vurgu yaptı. Şahsi ikbal beklentisiyle kullanılmaması yönünde tavsiyesi oldu. Sonuçta bu makamlar bize vatandaşa hizmet etmek için emanet edilmiş makamlar. İnsanımız gönlüne dokunanı muhakkak sever. Sosyal medyadan belki bir yere kadar tanınabilirsiniz ama bunun arkasını hizmetle dolduramazsanız kalıcı olamazsınız. Şeffaf, doğal ve samimi olmak gerekiyor" ifadelerini kullandı. Genç idarecilere tavsiyeler Mesleğe yeni başlayan genç idarecilere de önemli tavsiyelerde bulunan Demirelli, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu mesleğin halka ve millete hizmet etme makamı olduğunun bilincinde olsunlar. Sürekli vatandaşlarımızla diyaloğu açık tutsunlar. İdareci, imkansızlıklar içinde bir şeyleri başarabilen kişidir. İmkansızlıklara sığınılarak mazeret üretmek mesleğin doğasına uygun değildir. Sürekli aktif olmaya çalışsınlar, vatandaşımız her güzel yapılan işin arkasında durur. Genç yaşlarda edindikleri tecrübe, ilerleyen zamanlarda aynı gayret ve azmi sürdürmeleri için onları motive edecektir."
Deprem Haftası etkinlikleriyle 2 bin 700 kişiye afet bilinci aşılandı
10 Mart 2026 Salı - 10:50 Deprem Haftası etkinlikleriyle 2 bin 700 kişiye afet bilinci aşılandı Kocaeli’de 1-7 Mart Deprem Haftası dolayısıyla düzenlenen etkinliklerde, toplumun farklı kesimlerinden 2 bin 700 kişiye afet bilinci eğitimi verildi. Büyükşehir Belediyesi tarafından toplumda afetlere karşı hazırlıklı olma kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla il genelinde seminer, panel, eğitim ve tatbikatlar düzenlendi. Körfez ilçesinde Kocaeli Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleştirilen seminerde, Deprem Uzmanı Prof. Dr. Fadime Sertçelik tarafından katılımcılara deprem bilinci ve bireysel hazırlık konularında sunum yapıldı. Dilovası’ndaki bir okulda ise uzmanlar, lise öğrencileriyle bir araya gelerek afet bilinci paneli düzenledi ve ardından tahliye tatbikatı gerçekleştirdi. Engelli bireylere ve öğrencilere uygulamalı eğitim Farkındalık çalışmaları kapsamında Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde engelli bireyler ve personelin katılımıyla deprem farkındalık paneli ile uygulamalı tahliye tatbikatı yapıldı. İl genelindeki okullarda afet eğitmenleri tarafından verilen eğitimlerde; deprem öncesi hazırlık, aile afet planı, deprem çantası hazırlığı, eşyaların sabitlenmesi ve "Çök-Kapan-Tutun" hareketi gibi hayati konular anlatıldı. Öğrenciler, eğitimlerin ardından düzenlenen tahliye tatbikatlarıyla öğrendiklerini pekiştirme imkanı buldu. Hafta boyunca devam eden programlar sonucunda; 2 bin 481 öğrenci, 162 öğretmen ve 56 engelli birey olmak üzere toplam 2 bin 700 kişiye ulaşılarak afetlere hazırlık konusunda toplumsal farkındalık oluşturuldu.