Yerel Haberler
Kocaeli
28 Nisan 2026 Salı - 14:57 Başkan Büyükakın ve Kocaelisporlu futbolcular "robot futbolu" oynadı Kocaeli’de 739 takım ve 2 bin 330 yarışmacının katılımıyla bu yıl 4’üncüsü düzenlenen 2 milyon lira ödüllü KODELİG’26 Ulusal Robot Yarışması başladı. Etkinlikte Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve Kocaelisporlu futbolcular Serhat Öztaşdelen ile Joseph Nonge’nin oynadığı ’robot futbolu’ renkli görüntülere sahne oldu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğiyle İzmit Şehit Polis Recep Topaloğlu Spor Salonu’nda düzenlenen organizasyona, ilkokuldan üniversite seviyesine kadar 11 farklı kategoride 739 takım ve 2 bin 330 yarışmacı katılıyor. Açılış programında gençlerin projelerini inceleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, burada yaptığı konuşmada, gençlerin Türkiye’nin geleceğini inşa edeceğini belirtti. Büyükakın, "Ürettiğiniz teknolojiler yarının dünyasını güzelleştirecek. Buna yürekten inanıyorum. Sizlerle gerçekten gurur duyuyorum. Sizler Türkiye’nin geleceğisiniz. Yaptığınız buluşlarla, yazdığınız yeni programlarla, geliştirdiğiniz yeni donanımlarla gelişen Türkiye’ye yön vereceksiniz" dedi. "Ülkemizde X,Y,Z kuşağı değil TEKNOFEST kuşağı yetişiyor" Üretilen teknolojilerin yarının dünyasını güzelleştireceğine inandığını vurgulayan Büyükakın, "Ülkemizde X,Y,Z kuşağı değil TEKNOFEST kuşağı yetişiyor. Dünya teknolojiyi en hızlı üretenlerin dünyası oluyor. Teknoloji yarışını insan kaynakları en iyi yetişmiş olanlar kazanacak. Bütün yatırımlarımızı bunun için yapıyoruz. Önümüzdeki yıllarda Kocaeli’yi çok daha iyi yerlerde göreceğiz. Yarışma için şehrimize gelen tüm misafir öğrencilerimize ve tüm gençlerimize yarışmada başarılar diliyorum. Bu yarışmanın kazananı Türkiye ve Kocaeli olacak. Bu yarışmada gelecek kazanacak, insanlık kazanacak, umut kazanacak, adalet kazanacak, barış ve kardeşlik kazanacak. Dünyaya yepyeni bir ufuk açacaksınız" diye konuştu. İl Milli Eğitim Müdürü Emrullah Aydın da öğrencilere sunulan imkanlardan dolayı Büyükşehir Belediyesine teşekkür ederek, "Gördüğünüz gibi gençlerimiz her şeyin en iyisini yapabileceklerini ispatlamış durumdalar. İmkanlarımız elverdiğince teknolojinin merkezi olan ülkelerde hangi şartlar varsa o şartları devlet olarak sağlamaya devam ediyoruz. Bu yolda yılmadan çalışarak hep beraber başaracağız" ifadesini kullandı. Başkan Büyükakın ve futbolculardan "robot futbolu" maçı Konuşmaların ardından Başkan Büyükakın’ın kaptanlığını yaptığı öğrenciler ile Kocaelisporlu futbolcular Serhat Öztaşdelen ve Joseph Nonge arasında "robot futbolu" gösteri maçı yapıldı. Büyükakın’ın iki gol attığı karşılaşma, salondakiler tarafından ilgiyle izlendi. Toplam 2 milyon lira ödülün dağıtılacağı ve 3 gün sürecek organizasyon, 30 Nisan Perşembe günü düzenlenecek ödül töreniyle sona erecek.
Gölcük’teki 145 yıllık çivisiz cami restore ediliyor
30 Aralık 2025 Salı - 12:35 Gölcük’teki 145 yıllık çivisiz cami restore ediliyor Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde Sultan 2. Abdülhamit döneminde "kurtboğazı" tekniğiyle hiç çivi kullanılmadan inşa edilen 145 yıllık Nüzhetiye Camisinde restorasyon çalışmaları devam ediyor. Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Nüzhetiye Mahallesi’nde bulunan ve Kocaeli Valiliği tarafından restorasyonuna başlanan Nüzhetiye Camisinde incelemelerde bulundu. Sultan 2. Abdülhamit döneminde Başmabeyinci Hacı Ali Paşa tarafından yaptırılan ve 1880 yılında ibadete açılan cami, "kurtboğazı" tekniğiyle çivi kullanılmadan inşa edilmesiyle dikkati çekiyor. Başkan Sezer, caminin ilçenin önemli kültürel miraslarından biri olduğunu vurguladı. Restorasyonun aslına uygun yürütüldüğünü belirten Sezer, "Çivi kullanılmadan kurtboğazı tekniği ve muhteşem ahşap işçiliğiyle, yığma yapı olarak inşa edilen, ilçemizdeki en önemli kültürel miras eserlerden biri olan camideki restorasyon çalışmaları devam ediyor. Cami, restorasyon çalışmalarıyla aslına uygun şekilde yapıldığı günkü ihtişamına kavuşacak ve özellikle iç mekan süslemeleri gelecek kuşaklara aktarılacak" dedi. Başkan Sezer, incelemelerinin ardından "Buğday Tanesi Engelsiz Sosyal Yaşam Köyü"nü ziyaret ederek, özel bireylerle bir araya geldi ve kursiyerlerin el emeği ürünlerini inceledi. Mahalle temasları kapsamında 102 yaşındaki Zeynep Kuş’u da evinde ziyaret eden Sezer, asırlık çınarın hayır duasını aldı.
Sinsi ilerleyen bu rahatsızlığı ilk fark eden anneler oluyor
30 Aralık 2025 Salı - 10:03 Sinsi ilerleyen bu rahatsızlığı ilk fark eden anneler oluyor Omurganın yana doğru eğilmesiyle ortaya çıkan skolyoz, özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde fark edilmeden ilerleyerek hem estetik hem de hayati sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Eğriliğin derecesi ve çocuğun yaşına göre tedavi seçeneklerinin değiştiğini belirten Prof. Dr. Mehmet Nuri Erdem, erken tanının cerrahiye giden süreci kökten etkilediğini vurguladı. Toplumda çoğu zaman ’duruş bozukluğu’ olarak değerlendirilen skolyozun, ilerleyen evrelerde omurga gelişimini olumsuz etkileyebildiği belirtiliyor. Uzmanlar, omurganın kendi dengeleme mekanizmaları nedeniyle hastalığın uzun süre fark edilmeyebileceğine dikkati çekerken, bu nedenle çocukluk çağında yapılacak kontrollerin önem taşıdığını vurguluyor. Skolyozun tanı ve tedavi sürecinin birden fazla branşın değerlendirmesini gerektirdiğini belirten VM Medical Park Kocaeli Hastanesi Omurga ve Skolyoz Cerrahisi ekibi, hastaların durumuna göre ortopedi ve beyin cerrahisi branşlarının birlikte değerlendirme yaptığını aktardı. Ekipte Prof. Dr. Mehmet Nuri Erdem, Prof. Dr. Mehmet Tokmak, Op. Dr. Cem Sever ve Op. Dr. Bedrettin Özsoy yer alıyor. "10 dereceye kadar olan eğriliği skolyoz olarak kabul etmiyoruz" Skolyozun derecesinin tedavi yaklaşımında belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Erdem, şunları kaydetti: "Biz 10 dereceye kadar olan eğrilikleri skolyoz olarak değil, asimetri olarak kabul ediyoruz. 10 ila 20 derece arasındaki eğriliklerde çoğu zaman herhangi bir tedaviye gerek duyulmuyor ancak çocuğun yaşı ve büyüme potansiyeline bağlı olarak düzenli takip yapılması gerekiyor. 20 ila 40 derece arasındaki eğrilikler ise egzersiz programları ve korse tedavileri ön plana çıkıyor. 40 derecenin üzerindeki eğrilikler, çocuğun yaşı da göz önünde bulundurularak cerrahi tedavileri değerlendirmeye alıyoruz. Günümüzde 40 ila 50 derece arası bir gri zon olarak kabul ediliyor. Ancak 50 derecenin üzerindeki eğriliklerin mutlaka tedavi edilmesi gerekiyor." "Anneler genellikle ilk fark eden oluyor" Skolyozun sinsi ilerleyen bir hastalık olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Erdem, "Omurga kendi içerisinde eğriliği telafi etmeye çalıştığı için çocuklar tamamen yana eğilmiş gibi görünmez. Bu nedenle hastalığı çoğu zaman anneler fark eder. Omuzlarda seviye farkı, bel çukurlarında asimetri, kıyafetlerin vücuda düzgün oturmaması önemli uyarı işaretleridir" diye konuştu. Erdem, tanı sürecine ilişkin de bilgiler vererek, "Skolyozun kesin tanısı ayakta çekilen bir röntgen filmiyle konur. Ancak öncesinde basit, hızlı ve etkili bir tarama yöntemi olan öne eğilme testini kullanıyoruz. Çocuk öne eğildiğinde kaburgalar veya bel bölgesindeki asimetri çok daha net şekilde görülür" şeklinde konuştu. "Tedavi yaklaşımı yaşa göre değişiyor" Skolyozun başlangıç yaşına göre farklı değerlendirildiğini vurgulayan Prof. Dr. Erdem, "10 yaş altındaki skolyozları erken başlangıçlı olarak adlandırıyoruz. Bu yaş grubunda omurga büyümeye devam ettiği için büyüme dostu cerrahilerle omurgayı doğru yönde yönlendirmeyi amaçlıyoruz. 10 yaş sonrası ve büyümesini büyük ölçüde tamamlamış çocuklarda ise omurgayı sabitleyen füzyon ameliyatlarını tercih ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Skolyoz sadece estetik bir sorun değil" Skolyozun iç organları da etkileyebileceğine dikkati çeken Erdem, sözlerini şöyle tamamladı: "Özellikle erken yaşta başlayan ve tedavi edilmeyen skolyoz vakalarında akciğer kapasitesinde ciddi kısıtlılıklar ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle skolyoz yalnızca estetik bir problem olarak görülmemeli, mutlaka tıbbi bir hastalık olarak ele alınmalıdır."
Sinsi ilerleyen bu rahatsızlığı ilk fark eden anneler oluyor
30 Aralık 2025 Salı - 09:58 Sinsi ilerleyen bu rahatsızlığı ilk fark eden anneler oluyor Omurganın yana doğru eğilmesiyle ortaya çıkan skolyoz, özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde fark edilmeden ilerleyerek hem estetik hem de hayati sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Eğriliğin derecesi ve çocuğun yaşına göre tedavi seçeneklerinin değiştiğini belirten Prof. Dr. Mehmet Nuri Erdem, erken tanının cerrahiye giden süreci kökten etkilediğini vurguladı. Toplumda çoğu zaman "duruş bozukluğu" olarak değerlendirilen skolyozun, ilerleyen evrelerde omurga gelişimini olumsuz etkileyebildiği belirtiliyor. Uzmanlar, omurganın kendi dengeleme mekanizmaları nedeniyle hastalığın uzun süre fark edilmeyebileceğine dikkati çekerken, bu nedenle çocukluk çağında yapılacak kontrollerin önem taşıdığını vurguluyor. Skolyozun tanı ve tedavi sürecinin birden fazla branşın değerlendirmesini gerektirdiğini belirten VM Medical Park Kocaeli Hastanesi Omurga ve Skolyoz Cerrahisi ekibi, hastaların durumuna göre ortopedi ve beyin cerrahisi branşlarının birlikte değerlendirme yaptığını aktardı. Ekipte Prof. Dr. Mehmet Nuri Erdem, Prof. Dr. Mehmet Tokmak, Op. Dr. Cem Sever ve Op. Dr. Bedrettin Özsoy yer alıyor. "10 dereceye kadar olan eğriliği skolyoz olarak kabul etmiyoruz" Skolyozun derecesinin tedavi yaklaşımında belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Erdem, şunları kaydetti: "Biz 10 dereceye kadar olan eğrilikleri skolyoz olarak değil, asimetri olarak kabul ediyoruz. 10 ila 20 derece arasındaki eğriliklerde çoğu zaman herhangi bir tedaviye gerek duyulmuyor ancak çocuğun yaşı ve büyüme potansiyeline bağlı olarak düzenli takip yapılması gerekiyor. 20 ila 40 derece arasındaki eğriliklerde ise egzersiz programları ve korse tedavileri ön plana çıkıyor. 40 derecenin üzerindeki eğriliklerde, çocuğun yaşı da göz önünde bulundurularak cerrahi tedavileri değerlendirmeye alıyoruz. Günümüzde 40 ila 50 derece arası bir gri zon olarak kabul ediliyor. Ancak 50 derecenin üzerindeki eğriliklerin mutlaka tedavi edilmesi gerekiyor." "Anneler genellikle ilk fark eden oluyor" Skolyozun sinsi ilerleyen bir hastalık olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Erdem, "Omurga kendi içerisinde eğriliği telafi etmeye çalıştığı için çocuklar tamamen yana eğilmiş gibi görünmez. Bu nedenle hastalığı çoğu zaman anneler fark eder. Omuzlarda seviye farkı, bel çukurlarında asimetri, kıyafetlerin vücuda düzgün oturmaması önemli uyarı işaretleridir" diye konuştu. Erdem, tanı sürecine ilişkin de bilgiler vererek, "Skolyozun kesin tanısı ayakta çekilen bir röntgen filmiyle konur. Ancak öncesinde basit, hızlı ve etkili bir tarama yöntemi olan öne eğilme testini kullanıyoruz. Çocuk öne eğildiğinde kaburgalar veya bel bölgesindeki asimetri çok daha net şekilde görülür" şeklinde konuştu. "Tedavi yaklaşımı yaşa göre değişiyor" Skolyozun başlangıç yaşına göre farklı değerlendirildiğini vurgulayan Prof. Dr. Erdem, "10 yaş altındaki skolyozları erken başlangıçlı olarak adlandırıyoruz. Bu yaş grubunda omurga büyümeye devam ettiği için büyüme dostu cerrahilerle omurgayı doğru yönde yönlendirmeyi amaçlıyoruz. 10 yaş sonrası ve büyümesini büyük ölçüde tamamlamış çocuklarda ise omurgayı sabitleyen füzyon ameliyatlarını tercih ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Skolyoz sadece estetik bir sorun değil" Skolyozun iç organları da etkileyebileceğine dikkati çeken Erdem, sözlerini şöyle tamamladı: "Özellikle erken yaşta başlayan ve tedavi edilmeyen skolyoz vakalarında akciğer kapasitesinde ciddi kısıtlılıklar ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle skolyoz yalnızca estetik bir problem olarak görülmemeli, mutlaka tıbbi bir hastalık olarak ele alınmalıdır."
Kocaeli’nin doğa turizmi merkezleri yaklaşık 5 milyon kişiyi ağırladı
30 Aralık 2025 Salı - 09:55 Kocaeli’nin doğa turizmi merkezleri yaklaşık 5 milyon kişiyi ağırladı Avrupa’nın en büyük doğal yaşam parkı Ormanya’yı 4 milyon 627 bin, Kuzuyayla Tabiat Parkı’nı ise yaklaşık 158 bin kişi ziyaret etti. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki doğa turizmi merkezleri Ormanya ve Kuzuyayla, 2025 yılında da doğaseverleri ağırladı. Avrupa’nın en büyük doğal yaşam parkı olma özelliğini taşıyan Ormanya, kamp alanları, yürüyüş parkurları ve yaban hayatı gözlem alanlarıyla 2025 yılında 4 milyon 627 bin 232 ziyaretçiyi ağırladı. Kış turizmi ve doğa yürüyüşlerinin önemli rotalarından Kuzuyayla Tabiat Parkı’nı ziyaret edenlerin sayısı ise 157 bin 995 olarak kayıtlara geçti. Kamp alanına 40 ülkeden ziyaretçi Ormanya Kamp Alanı, 2025 yılında aralarında Almanya, Bulgaristan, ABD, Güney Kore, Fransa, İsviçre ve İngiltere’nin de bulunduğu 40 ülkeden doğaseverleri ağırladı. Yıl boyunca 2 bin 794 karavan ve 1474 çadırın konakladığı alanda, toplam 14 bin 299 kampçı geceledi. Bölgede düzenlenen doğa eğitimleri ve etkinlikler de yoğun ilgi gördü. Yıl boyunca gerçekleştirilen 118 farklı etkinliğe 35 bin 471 kişi katıldı. "Orman Okulu" projesi kapsamında ise 7-14 yaş grubundaki 1322 çocuğa ekosistem ve sürdürülebilir yaşam konularında eğitim verildi. 627 yaban hayvanı tedavi edilerek doğaya salındı Ormanya bünyesindeki Yaban Hayatı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi’nde, yıl boyunca karaca, kızıl geyik, ayı, kurt, tilki, çakal ve porsuk gibi türlerden 1215 hayvan tedavi altına alındı. Tedavisi tamamlanan 627 hayvan, yeniden doğal yaşam alanlarına bırakıldı. Yaban Yaşam Alanı’ndaki popülasyon artışı da verilere yansıdı. Kızıl geyik, karaca, alageyik ve ceylan türlerinde 37 yavru dünyaya gelirken, alandaki hayvan sayısı 172’ye ulaştı. Öte yandan, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü işbirliğiyle yürütülen proje kapsamında, 15 kızıl geyik Samanlı Dağları ve Kuzuyayla mevkisinde doğaya salındı. Projenin devamında doğaya bırakılan kızıl geyik sayısının 2026 yılında 40’a ulaşmasının hedeflendiği bildirildi.