Yerel Haberler
Kocaeli
27 Nisan 2026 Pazartesi - 14:41 Almanya’nın 10. Cumhurbaşkanı Wulff’a Kocaeli’de fahri doktora Almanya Federal Cumhuriyeti’nin 10. Cumhurbaşkanı Christian Wulff’a, Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi tarafından düzenlenen törenle fahri doktora unvanı tevdi edildi. Törende konuşan Wulff, gençlere "köprü kurma" tavsiyesinde bulunarak, "Almanya’nın en ünlü anıtlarından biri olan Lübeck’teki Holstentor isimli kapıda ’Concordia domi et foris pax’ yazar. Bunun anlamı; ülke içerisinde birlik, dışarıda da barıştır. Bu sözleri orada okuyunca hemen aklıma Atatürk geliyor. Kendisinin ’Yurtta sulh, cihanda sulh’ sözlerini hatırlıyorum" dedi. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesinde (KOSTÜ) düzenlenen fahri doktora tevdi törenine; Kocaeli Vali Yardımcısı Aslan Avşarbey, Dışişleri Bakanlığı Daire Başkanı Pınar Gülün Kayseri, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş, KOSTÜ Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Talip Emiroğlu, Rektör Prof. Dr. Muzaffer Elmas, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Törende, Wulff’a verilen unvanın, Türkiye ile Almanya arasındaki köklü dostluğa, toplumlar arası diyaloğa ve barış kültürüne sunduğu katkıların bir göstergesi olduğu vurgulandı. Christian Wulff: "Lübeck’teki kapı yazısı bana Atatürk’ü hatırlatıyor" Törende katılımcılara hitap eden Christian Wulff, Türkiye ile Almanya arasındaki tarihi bağların dünyada eşine az rastlanır bir derinliğe sahip olduğunu belirterek, "Bana vermiş olduğunuz fahri doktora unvanı benim için gerçekten çok önemli" dedi. Günümüz dünyasında yaşanan krizlere, savaşlara ve gerilimlere dikkati çekerek gençlere seslenen Wulff, empati ve saygının önemini şöyle anlattı: "Benim yaşımdaki bir insanın gençlere bunları söylemesi belki farklı karşılanabilir ama benim sizlerden ricam köprüleri kurmanız; bizlerin iki ülke arasındaki kurmuş olduğumuz bağlantıları devam ettirmenizdir. Bazı insanlar duvar örmeye çalışıyorlar, biz sizlere ’Duvar örmeyin köprü kurun’ demek istiyoruz. Türkiye’de 50 bini aşkın Alman yaşıyor, Almanya’da da 3 milyonu aşkın Türk kökenli insanların yaşadığını biliyoruz. Evet, burada önemli olan vurgulamak istediğim, bu köprüler oluşurken birbirimize empati kurabilmemiz, saygıyla yaklaşabilmemizdir. Almanya’nın en ünlü anıtlarından biri olan Lübeck’teki Holstentor isimli kapıda ’Concordia domi et foris pax’ yazar. Bunun anlamı; ülke içerisinde birlik, dışarıda da barıştır. Bu sözleri orada okuyunca hemen aklıma Atatürk geliyor. Kendisinin ’Yurtta sulh, cihanda sulh’ sözlerini hatırlıyorum. Eğer bizler bu bağlamda birlikte çalışabilirsek, çocuklarımız da yarın barış içerisinde yaşayabilirler." Wulff ayrıca, yaşlanan toplumlarda sağlık ve teknoloji alanındaki çalışmaların kritik önem taşıdığını vurgulayarak, BioNTech aşısını bulan Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin başarılarını da Türk-Alman dayanışmasına örnek gösterdi. Muzaffer Elmas: "Yapay zeka destekli esnek eğitim modelimizle örnek bir kurum olma yolunda ilerliyoruz" KOSTÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas ise üniversite olarak yapay zeka destekli esnek eğitim modeliyle Türkiye’de ve dünyada örnek bir kurum olma yolunda ilerlediklerini anlattı. Elmas, "Geliştirdiğimiz yapay zekayı üniversitenin derslerine monte ederek, yapay zeka destekli esnek eğitim modelimizle Türkiye’de ve dünyada örnek bir kurum olma yolunda ilerliyoruz. Eğitim-öğretimi yapay zeka desteğiyle sürekli güncel tutmaktayız. İkincisi, eğitim-öğretimi bilgi aktarmaktan çıkarıp öğretim üyelerinin sınıfta tartışma yaptığı, öğrencilerin muhakeme yeteneklerini geliştirdiği bir atmosfere dönüştürmek. Üçüncü özelliği ise öğrencilerin bireysel yeteneklerini yapay zekayla tespit edip ona göre ödevler, dersler ve bir öğrenme atmosferi oluşturmak. En sonunda ve en önemlisi de tüm eğitim-öğretimin temel direği olan bilgi, beceri ve yetkinlikleri mezunlara kazandırmayı doğrudan ölçebilen bir sistemimizin olmasıdır" dedi. "Wulff, büyük bir Türkiye dostudur" Wulff’un görev süresi boyunca sergilediği tutuma övgüde bulunan Elmas, şöyle konuştu: "2010 yılında Almanya Federal Cumhurbaşkanı olarak seçilen Sayın Wulff, kapsayıcı liderliği ile hafızalara kazınmıştır. Özellikle ’İslam, Almanya’nın bir parçasıdır’ ifadesi sadece bir siyasi söylem değil, toplumlar arası anlayışı güçlendiren tarihi bir duruş olarak tüm Avrupa’da yankı uyandırmıştır. Böylece Sayın Wulff’un bir devlet adamı olarak farklı inanç ve kültürlerin eşit bir toplumun doğal unsurları olduğu yönünde güçlü bir mesaj vermiştir. Sayın Wulff aynı zamanda büyük bir Türkiye dostudur. Türk-Alman dostluğuna yaptığı katkılar sadece siyasi düzeyde değil, toplumsal ve kültürel alanda da derin izler bırakmıştır. Onun çabaları iki ülke arasında karşılıklı anlayışın ve güvenin güçlenmesinde önemli katkı sağlamıştır. 2024 yılında DEİK bünyesinde Sayın Mehmet Ali Yalçındağ ve eski Federal Alman Milletvekili Sayın Özcan Mutlu’nun desteğiyle Türk-Alman Ekonomi Konseyi’nin kurulmasına öncülük etmesi ve kurucu başkanı olması, bu dostluğun ekonomik boyutta da güçlendirilmesine yönelik vizyonunun bir göstergesidir." Pınar Gülün Kayseri: "Almanya, Türkiye’nin Avrupa’daki en büyük ticari ortağıdır" Dışişleri Bakanlığı Daire Başkanı Pınar Gülün Kayseri de iki ülke ilişkilerinin 18. yüzyılın sonlarına dayandığını hatırlatarak, ekonomik ve toplumsal bağlara dikkati çekti. Kayseri, siyasi ve ekonomik belirsizliklerin arttığı günümüzde Türkiye-Almanya diyaloğunun daha da önem kazandığını belirterek, "Almanya ile ilişkilerimizin en önemli sütunlarından bir tanesi ekonomik ve ticari ilişkilerimizdir. Almanya ülkemizin Avrupa’daki en büyük ticari ortağıdır. En fazla ihracat gerçekleştirdiği ülkedir. Ticari ilişkilerimiz ihracat ve ithalat bakımından dengelidir. İlişkilerimizin bir diğer önemli boyutu şüphesiz Almanya’da yaşayan ve artık süreklilik arz eden Türk topluluğudur. Almanya’da yaşayan Türk toplumu, Türkiye sınırları dışında yaşayan en büyük Türk toplumu niteliğindedir ve ülkelerimiz arasında önemli bir köprü görevi görmektedir" diye konuştu. Berna Abiş: "Bilimi, eğitimi ve uluslararası iş birliklerini desteklemeyi sorumluluğumuz görüyoruz" Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş ise Wulff’a verilen fahri doktora unvanının akademik bir takdirin ötesinde, iki ülke arasındaki köklü dostluğun güçlü bir nişanesi olduğunu kaydetti. Abiş, Kocaeli’nin sanayi, üretim ve bilimin merkezi olarak uluslararası ilişkilerde özel bir yere sahip olduğunu ifade ederek, "Kocaeli; sanayinin, üretimin ve bilimin merkezi olmasının yanı sıra uluslararası ilişkilerin geliştiği önemli bir şehir olarak özel bir yere sahiptir. Bizler yerel yönetimler olarak üniversitelerimizle birlikte hareket etmeyi; bilimi, eğitimi ve uluslararası iş birliklerini desteklemeyi en temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz çünkü güçlü bir gelecek diyalogla, karşılıklı anlayışla ve ortak değerler etrafında inşa edilebilir" ifadelerini kullandı.
2025’te toprağa bereket yağdı: Çiftçilere 166 milyon TL’lik destek
09 Ocak 2026 Cuma - 14:35 2025’te toprağa bereket yağdı: Çiftçilere 166 milyon TL’lik destek Kocaeli’de tohum ve gübreden hayvancılık ekipmanlarına, seralardan tıbbi ve aromatik bitkilere kadar geniş yelpazede sunduğu projelerle 2025 yılında üreticilere toplam 166 milyon TL’lik destek sağlandı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, tarım ve hayvancılık alanında yürüttüğü kapsamlı destek programlarla üreticilerin yüzünü güldürmeye devam ediyor. Destekler 2025 yılında da dopdolu geçti. Artan maliyetlere karşı çiftçiyi yalnız bırakmayan büyükşehir, toplamda 166 milyon TL’yi aşan destek paketiyle hem üretimi hem de kırsal kalkınmayı güçlendirdi. Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı, Nisan 2019 ile Aralık 2025 arasında yürütülen 92 destekleme projesi başarıyla tamamlanırken, üreticilere toplamda 1,45 milyar TL’lik destek sağlandı. Bu rakam 2025 yılında 166 milyon TL olarak kayıtlara geçti. Yem bitkisi ve gübre desteği üreticiyi rahatlattı İlkbahar ve sonbahar dönemlerinde yapılan yem bitkisi ve gübre destekleri üreticinin maliyet yükünü azaltarak nefes almasını sağladı. İlkbaharda bin 500 çiftçiye yüzde 50 hibeli 72 ton yem bitkisi tohumu ve 700 ton gübre çiftçilere ulaştırıldı. Sonbaharda ise 3 bin 950 üreticiye yüzde 75 hibeli bin 420 ton arpa, süt otu ve yem bezelyesi tohumu dağıtıldı. Sebze ve meyve üreticisi bin 765 çiftçiye 500 ton gübre desteği verildi. Toplamda 103 milyon TL’yi aşan bu destekler, tarımsal üretime büyük katkı sağladı. Hayvancılıkta verimliliği artıran hamleler Hayvancılık alanında da 2025 yılı hareketli geçti. Büyükşehir belediyesi, üreticilere yüzde 50 hibeli 145 damızlık koç dağıtarak sürü kalitesini artırdı. Bunun yanında silaj ve balya makineleri ile çeşitli traktör ekipmanları 100 üreticiye ulaştırıldı. 15 milyon TL’nin üzerinde gerçekleşen bu yatırımlar, hayvancılıkta verimliliği güçlendirdi. Modern seracılık yaygınlaşıyor Örtü altı üretimin geliştirilmesi amacıyla üreticilere yüzde 50 hibeli 87 top sera naylonu desteği sağlandı. Ayrıca 35 modern sera yapım desteğiyle çiftçiler daha verimli, sürdürülebilir ve yıl boyu üretime uygun alanlara kavuştu. Bu adımlar, modern tarım tekniklerinin bölgede yaygınlaşmasına önemli katkı sundu. Tavukçuluk ve arıcılık kırsalı canlandırdı Kırsal bölgelerde ekonomik çeşitliliği artırmak amacıyla uygulanan doğal tavukçuluk projesi kapsamında 70 üreticiye yüzde 50 hibeli 16 bin tavuk, 2 bin yem paketi ve kümes ekipmanları verildi. 824 arıcıya ise yüzde 50 hibeli 203 ton beyaz toz şeker desteği sağlanarak, arıcılık faaliyetlerine büyük güç kazandırıldı. Bu projeler, kırsalda ek gelir imkanlarını genişletti. Geleceğin tarım modelleri arasında yer alan tıbbi ve aromatik bitkiler için de önemli bir çalışma yürütüldü. Bu kapsamda 48 çiftçiye hibeli fide, fidan, ilaç ve gübre desteği sağlandı. Böylece kırsalda katma değerli üretimin önü açıldı. Toramanlar sulama kanalı bereket getirdi Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınma hamlesi kapsamında hayata geçirdiği "Toramanlar Göleti Sulama Kanalı Projesi" önemli ölçüde tamamlandı. Toplam 525 milyon TL bedelli proje ile tarımsal üretimin güçlendirilmesi hedefleniyor. Projenin 1. etabında 30 bin 591 metre iletim hattı, 72 hidrant yapısı, 1 terfi merkezi ve 300 metreküplük betonarme su deposu tamamlandı. 2. etapta ise 65 bin 109 metre iletim hattı, 138 hidrant yapısı, 2 terfi merkezi ve 3 adet 250 metreküplük prekast su deposu inşa edildi. 3. etap kapsamında planlanan 16 bin metre iletim hattının 12 bin 800 metresi ile 55 hidranttan 42’sinin yapımı tamamlanırken, kalan çalışmaların kısa sürede bitirilmesi hedefleniyor. Tamamlandığında proje, bölge çiftçisine modern sulama imkanı sunarak verimliliği artıracak ve kırsal kalkınmaya önemli katkı sağlayacak. Proje ile tarım arazilere suya doyarken, üretimi önemli ölçüde artırdı. Yeni sulama altyapısı, çiftçilerin topraklarını daha verimli kullanmasına imkan tanıdı ve verimlilikte ciddi artış sağladı.
Kocaeli’de yıkım kararı verilen 16 okulun isimleri açıklandı
09 Ocak 2026 Cuma - 14:14 Kocaeli’de yıkım kararı verilen 16 okulun isimleri açıklandı Kocaeli’de deprem performansı yetersiz olduğu gerekçesiyle yıkım kararı verilen 16 okulun isimleri açıklandı. Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, kent genelinde 16 okulda yıkım kararı verildiğini belirterek, deprem performansı yetersiz bulunan kamu binalarına ilişkin sürecin ertelenmeden başlatıldığını söyledi. Can güvenliğinin öncelik olduğunu vurgulayan Aktaş, okullar başta olmak üzere risk taşıyan tüm kamu yapıları için tahliye, yıkım ve yeniden inşa çalışmalarının eleştirilere rağmen kararlılıkla yürütüldüğünü ifade etti. İşte ilçe ilçe yıkılacak okullar Gebze’de Fevzi Çakmak İlkokulu (1 No.lu Bina), Mimar Sinan İlkokulu (1 No.lu Bina), İlyasbey Ortaokulu, Eşrefbey İlkokulu, Tavşanlı Ortaokulu, Anadolu İmam Hatip Lisesi. Derince’de Turgut Reis Anaokulu, Nene Hatun İlkokulu. Gölcük’te Fatih Sultan Mehmet Anadolu Lisesi, Halk Eğitim Merkezi ve Meslek Eğitim Merkezi. İzmit’te Kanuni Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi. Dilovası’nda Şehit İzzettin İnceoğlu İlkokulu. Körfez’de Atatürk Ortaokulu. Darıca’da Servet Çambol İlkokulu (1 No.lu Bina), Ahmet Parmaksızoğlu İlkokulu. Çayırova’da Yunus Ergüz İlkokulu (1 No.lu Bina). Gebze’de 6, Derince’de 2, Gölcük’te 2, Darıca’da 2, İzmit, Dilovası, Körfez ve Çayırova’da ise birer olmak üzere toplam 16 okulun yıkılmasına karar verildi.
Gebze’nin kilit noktasında trafiği rahatlatan çalışma tamamlandı
09 Ocak 2026 Cuma - 13:24 Gebze’nin kilit noktasında trafiği rahatlatan çalışma tamamlandı Gebze Teknik Üniversitesi önünde trafiği rahatlatmak amacıyla yapılan düzenlemede yol çizgilerinin tamamlanmasıyla çalışmalar sona erdi. Ulaşım alanında yaptığı yatırımlarla kent trafiğinin daha sürdürülebilir olmasını hedefleyen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) Kavşağı’nda yapılan düzenleme çalışmalarını tamamladı. Yol ve Bakım Dairesi Başkanlığı’na bağlı ekipler; refüj, kaldırım, altyapı ve asfalt çalışmalarıyla kavşağı hem estetik hem de işlevsel hale getirdi. İstanbul ve Gebze’den kampüse ve Darıca’ya girişlerde yoğun şekilde kullanılan kavşak, yeni haliyle daha güvenli ve akıcı bir trafik akışı sağlıyor. Büyükşehir ekipleri son olarak çalışma yaptığı alanda yol çizgilerini çizdi. Yoğun imalatlar gerçekleştirildi Çalışmalar doğrultusunda yaklaşık 5 bin metrekare parke döşemesi, 2 bin 100 metre bordür ve bin metre refüj bordür döşendi. GTÜ Kavşağı’nda bin 500 ton PMT serimi, bin 200 binder serimi 3 bin ton aşınma asfalt serimi gerçekleştirildi. Ayrıca kavşak bölgesinin daha estetik görünümü için 36 adet aydınlatma direğinin montajı da yapıldı. GTÜ Kavşağı yenileme projesi kapsamında bölgede ilk olarak 760 metre yağmursuyu altyapı çalışması gerçekleştirildi. Ardından 6 bin metreküp yarma kazı, 2 bin metreküp dolgu, bin metreküp taş duvar ve fiber optik altyapı imalatları tamamlandı. Bu düzenlemelerle Gebze’de araç sirkülasyonunun daha verimli hale getirilmesi ve trafik güvenliğinin artırılması amaçlandı. Kritik kavşaklar ve ana arterler yeniden düzenlenerek trafik akışının hızlanması hedeflendi. Park ve bahçelerden yeşil alan çalışması Yol ve Bakım Dairesi Başkanlığı’nın üstyapı çalışmalarının yanı sıra Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekipleri de kavşak bölgesindeki yeşil alanda yoğun mesai harcadı. Bu kapsamda 11 bin metrekare alanda çimlendirme, 62 adet mazı ve 3 adet kırmızı yapraklı dişbudak ağaçlarının dikimi gerçekleştirildi. Ayrıca 43 kamyona denk gelen 560 metreküp toprak serimi ve 11 bin metrekare alana sulama tesisat sistemi yapıldı. Bu çalışmaların yanı sıra alandaki okaliptüs ağaçlarının bakımları da gerçekleştirildi.
Geleceğin şampiyonları Başiskele’de yetişiyor
09 Ocak 2026 Cuma - 13:15 Geleceğin şampiyonları Başiskele’de yetişiyor Başiskele Belediyesi tarafından ücretsiz olarak düzenlenen 2025-2026 Yılı Kış Spor Okulları, 4-14 yaş arası çocuklara 9 farklı branşta spor yapma imkanı sunarken, yoğun katılımla devam ederek hem sağlıklı nesillerin yetişmesine hem de Türk sporuna yeni yeteneklerin kazandırılmasına katkı sağlıyor. Genc-i Âlâ Gençlik Modeli çatısı altında kültürden sanata, bilimden teknolojiye, eğitimden spora her türlü hizmetleri artırarak devam ettiren Başiskele Belediyesi, büyük potansiyele sahip kentin enerji dolu çocuklarına ve gençlerine her türlü iman ve mekânda spor yapmalarına fırsat sunuyor. Geçen yıllarda da büyük rağbet gören ve on binlerce gence fiziksel, ruhsal ve sosyal anlamda büyük fayda sağlayan Başiskele Belediyesi 2025-2026 Yılı Kış Spor Okulları, gençlerin yoğun katılımıyla doludizgin sürüyor. 9 farklı branşta spor yapma imkanı Başiskele’de geleceğin teminatı çocukların beklentilerini karşılamak, spor kültürünü oluşturarak sağlıklı yaşama destek vermek, toplumun her kesimine kamuoyu yararı sağlamak, özellikle çocukların sağlıklı ve zinde yaşamına destek vererek fiziksel ve zihinsel gelişimine destek vermek amacıyla ilçede ikamet eden 4-14 yaş arası çocuklar için Başiskele Belediyesi tarafından ücretsiz spor okulları düzenleniyor. Geçen yıllarda olduğu gibi yine bu dönemde de yoğun talep gören spor okullarında basketbol, voleybol, yüzme, jimnastik, karate, güreş, masa tenisi ve tenis branşlarında uzman eğitmenler eşliğinde geleceğin sporcuları sporlarını yapıyor. Türk sporuna katkı Genc-i Âlâlı gençlerin ve çocukların spor yapmasını sağlayarak fiziksel ve zihinsel gelişimine, sosyalleşmesine katkı sunmanı sağlayan Başiskele Belediyesi Spor Okulları, kentin yetenekli sporcularının keşfedilmesini de sağlıyor. Spor okullarını başarıyla tamamlayan yetenekli gençler, Başiskele Belediyespor altında lisansları çıkartılarak çeşitli yarışma ve şampiyonalarda başarıdan başarıya koşma imkânı buluyor ve böylece ülke sporuna büyük katkı sağlanıyor.
Kocaeli’de 16 okul için yıkım kararı alındı
09 Ocak 2026 Cuma - 12:53 Kocaeli’de 16 okul için yıkım kararı alındı Kocaeli’de deprem riski nedeniyle 16 okul için yıkım kararı alındığı, tahliye ve taşınma sürecinin başlatıldığı açıklandı. Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, kent genelinde 16 okulda yıkım kararı verildiğini belirterek, deprem performansı yetersiz bulunan kamu binalarına ilişkin sürecin ertelenmeden başlatıldığını söyledi. Can güvenliğinin öncelik olduğunu vurgulayan Aktaş, okullar başta olmak üzere risk taşıyan tüm kamu yapıları için tahliye, yıkım ve yeniden inşa çalışmalarının eleştirilere rağmen kararlılıkla yürütüldüğünü ifade etti. "Kocaeli genelinde 16 okulumuz için yıkım kararı çıktı" Konuya ilişkin açıklama yapan Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, "Geçen hafta Kocaeli genelinde 16 okulumuz için yıkım kararı çıktı. Bu 16 okulda toplam 25 bina bulunuyor; bazı okullar ayrı bloklardan oluşuyor. Biz bu yıkım kararlarını hiçbir şekilde sümen altı etmeden, halının altına süpürmeden, bize ulaştığı gün toplantımızı yaptık. Talimatlarımızı tüm okullara, ilçelerimize, il milli eğitim müdürlüklerine ve kaymakamlıklara, yeni planlamaların yapılması için ilettik. ’Şubat tatilini bekleyelim, yaz tatilini bekleyelim’ gibi bir yaklaşım sergilemedik. Elbette bu nedenle eleştirilebiliriz; ’Kışın ortasında okul mu taşınır, neden Şubat tatili beklenmedi?’ denilebilir. Ancak bizim kimsenin canıyla ilgili olarak ’yarın’, ’bir saat sonra’ ya da ’bir dakika sonra’ deme lüksümüz yok" diye konuştu. "Şu anda 16 okulumuz başka okullara taşınma sürecinde" Bu konunun, bürokratik tereddütlerle ertelenebilecek bir mesele olmadığının altını çizen Vali Aktaş, "Yıkım kararı olan tüm kamu kurum ve kuruluşları için aynı hassasiyeti gösteriyoruz. Şu anda 16 okulumuz başka okullara taşınma sürecinde. Hem taşınan okullarımız hem de ev sahipliği yapan okullarımız açısından zorluklar yaşanacaktır. Öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve velilerimiz elbette zorlanacaktır. Ancak bizim için en temel öncelik can güvenliğidir. Hiçbir şey candan, sağlıktan daha önemli değildir. Bu nedenle her türlü eleştiriye rağmen bu kararlılığı okullar için gösterdik. Şubat tatilini beklemeden okullarımız yeni yerlerine taşınmaktadır. Aynı zamanda bu okulların yerine de ivedilikle planlama yapılarak yenilerinin inşa edilmesi süreci başlatılacaktır" şeklinde konuştu. "Bu binalar diğer kamu yapılarıyla kıyaslanamaz" Bu yaklaşımın yalnızca okullar için değil, diğer kamu kurum ve kuruluşları için de geçerli olduğunu belirten Vali Aktaş, "Performans testleri olumsuz sonuçlanan kamu hizmet binalarının yeniden yapılması için hem tüm il müdürlüklerimiz hem de bizler, bakanlıklar nezdinde bu yapıların yeni yatırım programlarına alınması için gerekli girişimleri sürdürüyoruz. Bu binalar diğer kamu yapılarıyla kıyaslanamaz. Ne sıradan bir kamu binasıdır ne de konut ya da özel yapılarla aynı niteliktedir. Bu yapılarda bulunan vatandaşlarımızın ve personelimizin can ve sağlık güvenliği her şeyin üzerindedir. Bu nedenle gerekli tüm tedbirleri almak ve bu süreci kararlılıkla yürütmek zorundayız" ifadelerini kullandı.
Depreme dayanıksız hastanenin 3 bloğu için tahliye ve yıkım kararı
09 Ocak 2026 Cuma - 12:31 Depreme dayanıksız hastanenin 3 bloğu için tahliye ve yıkım kararı Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan deprem performans analizleri sonrası A, B ve B1 bloklarının tahliye edilerek yıkılmasına karar verildi. Hastanenin kapatılmayacağı, kampüs içine 120 yataklı acil durum yapısının inşa edileceği açıklandı. Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve İl Sağlık Müdürü Yüksel Pehlevan, düzenlenen basın toplantısında Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne ilişkin alınan kararları kamuoyuyla paylaştı. Yapılan açıklamada, deprem performans analizleri sonucu yataklı servislerin bulunduğu A, B ve B1 bloklarının tahliye edilerek yıkılmasına karar verildiği, hastanenin kapatılmasının ise söz konusu olmadığı belirtildi. Yetkililer, acil servis, yoğun bakım, ameliyathaneler, poliklinikler ile görüntüleme ve laboratuvar hizmetlerinin kesintisiz şekilde sürdürüleceğini vurguladı. 120 yataklı Acil Durum Hastanesi inşa edilecek Öte yandan, kampüs alanı içerisinde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından 120 yataklı Acil Durum Hastanesi inşa edileceği, bu yapının yaklaşık 3-4 ay içinde tamamlanmasının planlandığı açıklandı. Söz konusu hastanenin hizmete alınmasının ardından Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin mevcut fonksiyonlarına yeniden döneceği ifade edilirken, ilerleyen süreçte Sağlık Bakanlığı tarafından yapılması planlanan ana hastane binasının tamamlanmasıyla birlikte 120 yataklı acil durum hastanesinin Yaşlı Bakım Merkezi olarak işletilmek üzere Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne devredileceği bildirildi. Yetkililer, tüm çalışmaların hasta ve sağlık çalışanlarının can güvenliğini sağlamak ve sağlık hizmetlerinin aksamadan sürdürülmesi amacıyla yürütüldüğünü belirterek, sürecin şeffaf şekilde kamuoyuyla paylaşılmaya devam edeceğini kaydetti. "3 blok depreme dayanıksız" Konuya ilişkin açıklama yapan Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, "Yapılan incelemelerde; yataklı sersilerinin olduğu 3 blokun deprem performanslarının yetersiz olduğu, deprem anında yıkılma tehlikesi olduğu raporlarla anlaşılmıştır. Vatandaşlarımızın, hastalarımızın ve orada görev yapan kıymetli personelimizin can güvenliği bizim için önceliklidir. Bu ihtiyacın ortaya çıkmasıyla birlikte yapılabilecek çalışmalara ilişkin değerlendirmeler başlatılmış, süreç ilgili yöneticiler ve teknik ekiplerin katkılarıyla yürütülmüştür. Mevcut hastanenin hizmetini aksatmadan, kapasiteyi artırmadan kesintisiz hizmet verebilecek bir çözüme ulaşılması hedeflenmiştir" dedi. "Deprem performansı düşük olan yapıların yıkım kararları alınmıştır" Tahliye edilmesi gereken acil birimler A, B ve B1 blokları olduğunu söyleyen Vali Aktaş, "Şu anda yataklı servis hizmeti verilen toplam üç blok bulunmaktadır ve bu blokların tahliye edilmesi gerekmektedir. Bu açıklamanın ardından ekiplerimiz yeni yataklı servis alanlarının kurulumu için çalışmalara başlayacaktır. Acil servisler, acil sağlık hizmetleri kesintisiz şekilde devam edecektir. Yoğun bakım üniteleri, ameliyathaneler, poliklinikler, görüntüleme, laboratuvar ve diğer tüm sağlık hizmetleri mevcut yerlerinde ve aynı düzen içerisinde sürdürülecektir. Büyükşehirin yapacağı acil durum hastanesinin yapım sürecinin yaklaşık 3-4 ay sürmesi beklenmektedir. Bu süre sonunda eğitim ve araştırma hastanesi, mevcut cihaz ve donanımıyla aynı şekilde hizmet vermeye devam edecektir. Bu süreçte herhangi bir hizmet aksaması yaşanmayacaktır. Acil durum hastanesi diğer binalarla birlikte planlanmış olup, eş zamanlı olarak yeni hastane inşaatı süreci de başlatılacaktır. Deprem performansı düşük olan yapıların yıkım kararları alınmış, yerine modern ve güvenli hastane binalarının yapılması için gerekli işlemler tamamlanmıştır. İnşaat sürecinin kısa sürede tamamlanarak hastanenin hizmete açılması hedeflenmektedir" şeklinde konuştu. "Hastane binasında en küçük bir çatlak dahi kabul edilemez" Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ise "Kamu binalarının sürekli ve kesintisiz hizmet verebilecek nitelikte olması gerekmektedir. Normal bir konut binasında duvarda bir çatlak makul karşılanabilirken, hastane binasında en küçük bir çatlak dahi kabul edilemez. Bu standartların sağlanabilmesi amacıyla bütün kamu binaları gözden geçirilmektedir. Bu kapsamda yapılan analizlerde; A blok, B blok ve B1 blok olarak adlandırılan, yüksek katlı yapılar üzerinde incelemeler gerçekleştirilmiştir. Yapılan değerlendirmelerde, bu bloklarda güçlendirmenin doğru olmayacağı, güçlendirme maliyetinin neredeyse yeniden yapım maliyetine ulaştığı görülmüştür. Dolayısıyla bu yapıların yeniden inşa edilmesinin daha doğru olacağı kanaatine varılmıştır. Yapılan istişarelerde de bu görüş uygun bulunmuştur" ifadelerini kullandı.
Eşi cezaevine giren kadın çocuklarıyla birlikte hastane mescidine sığındı
09 Ocak 2026 Cuma - 09:58 Eşi cezaevine giren kadın çocuklarıyla birlikte hastane mescidine sığındı Kocaeli’nin Körfez ilçesinde, eşinin 12 yıl hapis cezası almasının ardından kayınvalidesi tarafından evden kovulan Gülcan Yazıcı (28), 3 çocuğuyla birlikte hastane mescidine sığındı. Erkek çocuğunu bırakıp gitmesi istenen, ancak evlatlarını ayırmayan annenin yardımına hayırseverler ve belediye koştu. Olay, Körfez ilçesinde meydana geldi. 3 çocuk annesi Gülcan Yazıcı’nın eşi, işlediği suç nedeniyle yargılandığı davada 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı. İddiaya göre cezanın onanarak eşinin cezaevine girmesinin ardından, birlikte yaşadıkları kayınvalidesi Gülcan Yazıcı’yı evde istemedi. Kayınvalidesinin, "Erkek torunumu bırak, diğerlerini al git" teklifini reddeden genç kadın, 3 çocuğunu da yanına alarak evden ayrıldı. Gidecek yeri olmayan ve eşinin daha önce evdeki eşyaları satması nedeniyle maddi imkansızlık yaşayan Yazıcı, çocuklarıyla birlikte Körfez Devlet Hastanesi’nin mescidine sığındı. Bir geceyi hastane mescidinde geçiren ailenin durumunu fark eden vatandaşlar, Kocaeli Hayırseverler Derneği’ne ulaştı. İhbar üzerine harekete geçen dernek yönetimi ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ekipleri, anneyi ve çocuklarını bulunduğu yerden aldı. Aile, geçici olarak Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Barınma ve Konaklama Merkezi’ne yerleştirildi. "Çocukları alıp hastanenin mescidine gittim" Gülcan Yazıcı, evden çıktıktan sonra çocuklarıyla birlikte yaşadığı süreci şu şekilde anlattı: Yazıcı, "Kayınvalidemle birlikte kalıyordum. Eşim cezaevinde, 12 yıl ceza almıştı. Cezayı duyduklarında beni ve çocuklarımı dışarı attılar, bize bakmak istemediler. Önce bir kız arkadaşıma gittim, iki gün onun yanında kaldım. Ancak annesi bizi kabul etmediği için bir sorun çıkmasın diye oradan ayrılmak zorunda kaldım. Çocukları alıp hastanenin mescidine gittim. Bir geceyi orada geçirdik. Sonra çevredeki yardımseverlere ve derneğe ulaşıp sesimi duyurdum" ifadelerini kullandı. "Evlatlarımın hiçbirini onlara vermek istemiyorum" Eşi cezaevine girmeden önce ayrı bir kiralık evleri olduğunu söyleyen Yazıcı, "Ben annemin yanına giderken eşim evdeki tüm eşyaları satmıştı. Bu yüzden yaklaşık altı ay boyunca kayınvalidemle birlikte kaldık. Eşimin uzun süreli bir ceza aldığını öğrenince, kayınvalidem ’size bakamam’ diyerek bizi istemedi. Zaten kız çocuklarını istemiyorlar, sadece erkek çocuğunu istiyorlar. Ben de evlatlarımın hiçbirini onlara vermek istemiyorum. Evden ayrılırken yanıma hiçbir eşya almadım; zaten eşyalar kayınvalideme aitti, her şeyi öylece bırakıp geldim" diye konuştu. "Ailemizi yeni yuvasına kavuşturacağız" Dernek yönünden sürecin işleyişini aktaran Kocaeli Hayırseverler Derneği yönetiminden Mehmet Aksakal, "Üç çocuklu bir anneden oluşan bu ailemizi, dün aldığımız bir ihbar üzerine Devlet Hastanesi’nin mescidinde bulduk. Duruma anında müdahale ettik. Ailemizi önce Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Bölümü’nün konukevinde misafir ettik. Ailemiz için yeni bir ev tutulması ve eşyalarının yerleştirilmesiyle ilgili tüm faaliyetlerimiz sürüyor. İnşallah bir iki gün içerisinde ailemizi yeni yuvasına kavuşturacağız" şeklinde konuştu. Temel ihtiyaçları karşılanan ailenin, tadilatı süren kiralık eve yerleştirileceği öğrenildi.