Yerel Haberler
Kocaeli
27 Nisan 2026 Pazartesi - 14:41 Almanya’nın 10. Cumhurbaşkanı Wulff’a Kocaeli’de fahri doktora Almanya Federal Cumhuriyeti’nin 10. Cumhurbaşkanı Christian Wulff’a, Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi tarafından düzenlenen törenle fahri doktora unvanı tevdi edildi. Törende konuşan Wulff, gençlere "köprü kurma" tavsiyesinde bulunarak, "Almanya’nın en ünlü anıtlarından biri olan Lübeck’teki Holstentor isimli kapıda ’Concordia domi et foris pax’ yazar. Bunun anlamı; ülke içerisinde birlik, dışarıda da barıştır. Bu sözleri orada okuyunca hemen aklıma Atatürk geliyor. Kendisinin ’Yurtta sulh, cihanda sulh’ sözlerini hatırlıyorum" dedi. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesinde (KOSTÜ) düzenlenen fahri doktora tevdi törenine; Kocaeli Vali Yardımcısı Aslan Avşarbey, Dışişleri Bakanlığı Daire Başkanı Pınar Gülün Kayseri, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş, KOSTÜ Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Talip Emiroğlu, Rektör Prof. Dr. Muzaffer Elmas, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Törende, Wulff’a verilen unvanın, Türkiye ile Almanya arasındaki köklü dostluğa, toplumlar arası diyaloğa ve barış kültürüne sunduğu katkıların bir göstergesi olduğu vurgulandı. Christian Wulff: "Lübeck’teki kapı yazısı bana Atatürk’ü hatırlatıyor" Törende katılımcılara hitap eden Christian Wulff, Türkiye ile Almanya arasındaki tarihi bağların dünyada eşine az rastlanır bir derinliğe sahip olduğunu belirterek, "Bana vermiş olduğunuz fahri doktora unvanı benim için gerçekten çok önemli" dedi. Günümüz dünyasında yaşanan krizlere, savaşlara ve gerilimlere dikkati çekerek gençlere seslenen Wulff, empati ve saygının önemini şöyle anlattı: "Benim yaşımdaki bir insanın gençlere bunları söylemesi belki farklı karşılanabilir ama benim sizlerden ricam köprüleri kurmanız; bizlerin iki ülke arasındaki kurmuş olduğumuz bağlantıları devam ettirmenizdir. Bazı insanlar duvar örmeye çalışıyorlar, biz sizlere ’Duvar örmeyin köprü kurun’ demek istiyoruz. Türkiye’de 50 bini aşkın Alman yaşıyor, Almanya’da da 3 milyonu aşkın Türk kökenli insanların yaşadığını biliyoruz. Evet, burada önemli olan vurgulamak istediğim, bu köprüler oluşurken birbirimize empati kurabilmemiz, saygıyla yaklaşabilmemizdir. Almanya’nın en ünlü anıtlarından biri olan Lübeck’teki Holstentor isimli kapıda ’Concordia domi et foris pax’ yazar. Bunun anlamı; ülke içerisinde birlik, dışarıda da barıştır. Bu sözleri orada okuyunca hemen aklıma Atatürk geliyor. Kendisinin ’Yurtta sulh, cihanda sulh’ sözlerini hatırlıyorum. Eğer bizler bu bağlamda birlikte çalışabilirsek, çocuklarımız da yarın barış içerisinde yaşayabilirler." Wulff ayrıca, yaşlanan toplumlarda sağlık ve teknoloji alanındaki çalışmaların kritik önem taşıdığını vurgulayarak, BioNTech aşısını bulan Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin başarılarını da Türk-Alman dayanışmasına örnek gösterdi. Muzaffer Elmas: "Yapay zeka destekli esnek eğitim modelimizle örnek bir kurum olma yolunda ilerliyoruz" KOSTÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas ise üniversite olarak yapay zeka destekli esnek eğitim modeliyle Türkiye’de ve dünyada örnek bir kurum olma yolunda ilerlediklerini anlattı. Elmas, "Geliştirdiğimiz yapay zekayı üniversitenin derslerine monte ederek, yapay zeka destekli esnek eğitim modelimizle Türkiye’de ve dünyada örnek bir kurum olma yolunda ilerliyoruz. Eğitim-öğretimi yapay zeka desteğiyle sürekli güncel tutmaktayız. İkincisi, eğitim-öğretimi bilgi aktarmaktan çıkarıp öğretim üyelerinin sınıfta tartışma yaptığı, öğrencilerin muhakeme yeteneklerini geliştirdiği bir atmosfere dönüştürmek. Üçüncü özelliği ise öğrencilerin bireysel yeteneklerini yapay zekayla tespit edip ona göre ödevler, dersler ve bir öğrenme atmosferi oluşturmak. En sonunda ve en önemlisi de tüm eğitim-öğretimin temel direği olan bilgi, beceri ve yetkinlikleri mezunlara kazandırmayı doğrudan ölçebilen bir sistemimizin olmasıdır" dedi. "Wulff, büyük bir Türkiye dostudur" Wulff’un görev süresi boyunca sergilediği tutuma övgüde bulunan Elmas, şöyle konuştu: "2010 yılında Almanya Federal Cumhurbaşkanı olarak seçilen Sayın Wulff, kapsayıcı liderliği ile hafızalara kazınmıştır. Özellikle ’İslam, Almanya’nın bir parçasıdır’ ifadesi sadece bir siyasi söylem değil, toplumlar arası anlayışı güçlendiren tarihi bir duruş olarak tüm Avrupa’da yankı uyandırmıştır. Böylece Sayın Wulff’un bir devlet adamı olarak farklı inanç ve kültürlerin eşit bir toplumun doğal unsurları olduğu yönünde güçlü bir mesaj vermiştir. Sayın Wulff aynı zamanda büyük bir Türkiye dostudur. Türk-Alman dostluğuna yaptığı katkılar sadece siyasi düzeyde değil, toplumsal ve kültürel alanda da derin izler bırakmıştır. Onun çabaları iki ülke arasında karşılıklı anlayışın ve güvenin güçlenmesinde önemli katkı sağlamıştır. 2024 yılında DEİK bünyesinde Sayın Mehmet Ali Yalçındağ ve eski Federal Alman Milletvekili Sayın Özcan Mutlu’nun desteğiyle Türk-Alman Ekonomi Konseyi’nin kurulmasına öncülük etmesi ve kurucu başkanı olması, bu dostluğun ekonomik boyutta da güçlendirilmesine yönelik vizyonunun bir göstergesidir." Pınar Gülün Kayseri: "Almanya, Türkiye’nin Avrupa’daki en büyük ticari ortağıdır" Dışişleri Bakanlığı Daire Başkanı Pınar Gülün Kayseri de iki ülke ilişkilerinin 18. yüzyılın sonlarına dayandığını hatırlatarak, ekonomik ve toplumsal bağlara dikkati çekti. Kayseri, siyasi ve ekonomik belirsizliklerin arttığı günümüzde Türkiye-Almanya diyaloğunun daha da önem kazandığını belirterek, "Almanya ile ilişkilerimizin en önemli sütunlarından bir tanesi ekonomik ve ticari ilişkilerimizdir. Almanya ülkemizin Avrupa’daki en büyük ticari ortağıdır. En fazla ihracat gerçekleştirdiği ülkedir. Ticari ilişkilerimiz ihracat ve ithalat bakımından dengelidir. İlişkilerimizin bir diğer önemli boyutu şüphesiz Almanya’da yaşayan ve artık süreklilik arz eden Türk topluluğudur. Almanya’da yaşayan Türk toplumu, Türkiye sınırları dışında yaşayan en büyük Türk toplumu niteliğindedir ve ülkelerimiz arasında önemli bir köprü görevi görmektedir" diye konuştu. Berna Abiş: "Bilimi, eğitimi ve uluslararası iş birliklerini desteklemeyi sorumluluğumuz görüyoruz" Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş ise Wulff’a verilen fahri doktora unvanının akademik bir takdirin ötesinde, iki ülke arasındaki köklü dostluğun güçlü bir nişanesi olduğunu kaydetti. Abiş, Kocaeli’nin sanayi, üretim ve bilimin merkezi olarak uluslararası ilişkilerde özel bir yere sahip olduğunu ifade ederek, "Kocaeli; sanayinin, üretimin ve bilimin merkezi olmasının yanı sıra uluslararası ilişkilerin geliştiği önemli bir şehir olarak özel bir yere sahiptir. Bizler yerel yönetimler olarak üniversitelerimizle birlikte hareket etmeyi; bilimi, eğitimi ve uluslararası iş birliklerini desteklemeyi en temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz çünkü güçlü bir gelecek diyalogla, karşılıklı anlayışla ve ortak değerler etrafında inşa edilebilir" ifadelerini kullandı.
Gebze Belediye Başkanı Büyükgöz’den Atatürk anıtı açıklaması
08 Ocak 2026 Perşembe - 16:56 Gebze Belediye Başkanı Büyükgöz’den Atatürk anıtı açıklaması Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, metro inşaatı ve yer altı çarşısı projesi sebebiyle Atatürk anıtının teknik zorunluluklardan dolayı geçici olarak taşındığını belirterek, "Atatürk anıtına yönelik alınan tüm kararlar; saygı, hassasiyet ve hukuki sorumluluk bilinciyle şekillenmektedir. Söz konusu anıt, projenin tamamlanmasıyla mevcut yerine yeniden taşınacaktır" dedi. Başkan Zinnur Büyükgöz, kamuoyunda anıtın taşınmasına ilişkin yer alan iddialar üzerine yaptığı açıklamada, anıtın bulunduğu alanın, metro çalışmasından önce Anıtlar Kurulu onaylı yer altı çarşısı projesi sahasında kaldığını hatırlattı. İnşaat sürecinin ilerlemesiyle birlikte anıtın taşınmasının kaçınılmaz hale geldiğini belirten Büyükgöz, "Metro inşaat sürecinin başlamasıyla birlikte anıt, teknik olarak proje alanı içinde kalmıştır. Gelinen noktada tamamen teknik zorunluluklar nedeniyle Atatürk anıtının geçici olarak taşınması kaçınılmaz hale gelmiştir" diye konuştu. "Atatürk, milletimizin ortak değeridir" Taşıma işleminin geçici nitelikte olduğunu vurgulayan Başkan Büyükgöz, "Bu taşıma işlemi geçici nitelikte olup Atatürk anıtı herhangi bir yere değil, geçici süreyle yeni kaymakamlık binasının tören alanına nakledilecektir. Bunun temel sebebi, bu alanın resmi törenlerin icrasına uygun olmasıdır. Bu tercih, tamamen kamusal düzen ve devlet geleneğine uygunluk çerçevesinde yapılmıştır. Atatürk, milletimizin ortak değeridir. Atatürk anıtına yönelik alınan tüm kararlar; saygı, hassasiyet ve hukuki sorumluluk bilinciyle şekillenmektedir. Söz konusu anıt, projenin tamamlanmasıyla mevcut yerine yeniden taşınacaktır" şeklinde konuştu.
Yahya Kaptan, Dilovası’nda anıldı
08 Ocak 2026 Perşembe - 14:41 Yahya Kaptan, Dilovası’nda anıldı Milli Mücadele kahramanı Yahya Kaptan, şehadetinin 106. yıl dönümünde Dilovası’nda düzenlenen törenle anıldı. Dilovası Belediyesi tarafından Ercan Dalkılıç Kültür Merkezi’nde düzenlenen anma programında Kur’an-ı Kerim okundu, dualar edildi ve Yahya Kaptan’ın hatırasına karanfiller bırakıldı. Anma programına Vali Yardımcıları Nuri Özdel ve Mustafa Özkaynak, Dilovası Kaymakamı Metin Kubilay, Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu, kurum müdürleri, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, mahalle muhtarları ve vatandaşlar katıldı. Programda konuşan tarihçi-yazar İsmail Kahraman, Yahya Kaptan’ın hayatı ve Milli Mücadele yıllarında verdiği kahramanca mücadeleler hakkında katılımcılara bilgi verdi. Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu konuşmasında, Yahya Kaptan’ın Kuva-yı Milliye ruhunun bu topraklardaki en önemli temsilcilerinden biri olduğunu belirterek, "Yahya Kaptan, işgal yıllarında hiçbir kişisel çıkar gözetmeden yalnızca milletinin bağımsızlığı için mücadele etmiş, vatan sevgisini canıyla ispat etmiştir. O, esareti kabul etmeyen bir iradenin, cesaretin ve fedakarlığın adıdır" dedi. Ömeroğlu, Yahya Kaptan’ın 8 Ocak 1920’de Tavşancıl’da hain bir saldırı sonucu şehit edildiğini hatırlatarak, bu mücadelenin Cumhuriyetin temel taşlarından biri olduğunu vurguladı. Dilovası Kaymakamı Dr. Metin Kubilay ise, Yahya Kaptan’ın verdiği mücadelenin yalnızca bir dönemi değil, milletin bağımsızlık ruhunu temsil ettiğini ifade etti. Kubilay, "Bu topraklarda özgürce yaşayabiliyorsak, bunu Yahya Kaptan gibi vatanı uğruna canını feda eden kahramanlarımıza borçluyuz. Onları anmak, anlamak ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur" diye konuştu. Anma programı ardından vatandaşlara helva ikramında bulunuldu.