SPOR - 25 Kasım 2025 Salı 13:39

Recep Durul: "Felaket algısına gerek yok"

A
A
A
Recep Durul: "Felaket algısına gerek yok"

Kocaelispor Kulübü Başkanı Recep Durul, kulübün finansal durumuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Felaket algısına gerek yok. Ulusal lisans konusunda da en ufak risk yok" dedi. Ligin en yüksek performanslı ilk 3 takımı arasında olduklarını belirten Durul, Petkovic konusunun kapandığını, futbolcu borçlarının da yüzde 90’ının Cuma gününe kadar ödeneceğini söyledi.


Trendyol Süper Lig ekiplerinden Kocaelispor Kulübü Başkanı Recep Durul, düzenlendiği basın toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Durul, ulusal lisans, bahis skandalı, kulübün mali tablosu ve saha içi performansıyla ilgili konuştu. Kocaelispor olarak hakem hatalarından çok fazla etkilendiklerini söyleyerek sözlerine başlayan Durul, "5 maçta gerçekten puanlarımız gitti. Bunu hepimiz gördük. 5 maçta 15 puan daha üstüne koyduğumuzda bugün 30 puanımız vardı. Belki de ilk 3’teydik. Belki de liderdik. Bunu artık herkes gördü ve kabul etti. Dolayısıyla futbol camiası, tecrübeli futbol yazarları ve aklıselim futbol insanları Kocaelispor’un grafiğini, başarısını, sahadaki mücadelesini görüyor. Geçmişte olanlar bizi ve birçok vicdanı yaraladı. Bugün 13. haftada her şeye rağmen daha da güçlenerek 15 puana ulaştık. Ligin ilk çeyreğinde 2 puanı olan takım, ligin ikinci çeyreğinde başlangıcından itibaren 13 puan topladı. Panik yapmaya gerek olmadığını söylemiştim. Ligin daha dörtte biri bitmedi. Sonuç olarak uzun bir yolculuk. Önümüzde 21 hafta daha var" değerlendirmesinde bulundu.



"Performansı en yüksek ilk 3 takım arasındayız"


Kocaelispor’un 300-350 milyon euroluk takımlarla başa baş mücadele ettiğini ve istatistiklerde en iyi 3 takımdan biri olduklarını kaydeden Başkan Durul, "Avrupa’ya giden takımların 13-14 maç kaybettiğini söylemiştim. Bugün haksız ya da normal bir şekilde 6 maçımızı kaybettik. Kayıplar olacaktır ama Kocaelispor bugün Türkiye Ligi’nde 300-350 milyon euro bütçesi olan takımlara karşı başa baş mücadele ediyor ve hedefine doğru ilerliyor. Bu yüzden bugün Türkiye’de performansı en yüksek ilk 3 takım arasındayız. Sahadaki performans ve verilere baktığımız zaman; koşu, pas trafiği gibi istatistiklerin hepsinde Kocaelispor ilk 3’te. 7. haftadan sonra gerçekten vücut bulduk. Artık bütün takımların korkulu rüyasıyız. Son 2 maçımızda da çok başarılı performans ortaya koyduk ve 4 puan aldık. İnşallah daha da güçlenerek devam edeceğiz. Hocamıza, teknik ekibimize, futbolcularımıza ve taraftarımıza özellikle güveniyoruz, inanıyoruz" diye konuştu.



"Avrupa’ya gideceğiz dedik, inşallah gideceğiz"


Ligin ilk devresini ilk 8’de bitirmeyi hedeflediklerini ve sezon sonunda Avrupa kupalarında mücadele etme hakkı elde edeceklerini vurgulayan Recep Durul, "Geçen yıl, ’O kupa buraya gelecek, şampiyon olacağız’ dedik ve olduk. Bu yıl da Avrupa’yı hedef koyduk. İnşallah Avrupa’ya gideceğiz. İlk yarıyı da ilk 8’in içinde bitirme planımız var. Negatif pozisyonda bekleyen birçok insan var. Maalesef futbolda bunlar da her camiada var. Ama biz Kocaelispor’u güçlendirmek ve şehri, taraftarımızı mutlu etmek için buradayız. Algı yapan insanları mutlu etmek için değil. Bundan sonraki süreci hep birlikte izleyeceğiz ve göreceğiz. Futbolda gücümüzü ortaya koyacağız" ifadelerini kullandı.



"Sıkıntılarımız var ancak Kocaelispor’un itibarını yitirmesine müsaade etmeyiz"


Ulusal lisans süreciyle alakalı gelişmeleri basın mensuplarıyla paylaşan Kocaelispor Başkanı Recep Durul, "Ulusal Lisans her sene alınması gereken bir şey. Ulusal lisansı almadan tescil olunmuyor. Ama günün koşullarına göre takvim değişebiliyor. Ayın 28’ine kadar lisansı vermemiz gerekiyor. Bizimle birlikte başka kulüpler de var. Şu andaki ekonomik koşullar nedeniyle tüm kulüplerde zorluklar var. Şirketler de zorlanıyor. Şirketlerin zorlanması da kulüplere yansıyor. Sonuç olarak hepimiz aynı iklimdeyiz. Kocaelispor olarak gerekli tüm aksiyonlarımızı aldık, hazırlıklarımızı yaptık. Bugün sorumluluklarımız, ödemelerimiz, sıkıntılarımız var. Ama her şeye rağmen Kocaelispor’un itibarını, saygınlığını yitirecek hiçbir şeye müsaade etmeyiz. Bunun öncelikle Kocaelispor camiası ve futbol camiasının bilmesini istiyoruz" şeklinde konuştu.



"Felaket algısına gerek yok"


Kocaelispor’un kasıtlı şekilde olumsuz bir tabloyla gündeme getirildiğini söyleyen Durul, "Geçmişte çok büyük acılar, acı tecrübeler yaşadık. Tekrar yaşanmasına asla müsaade etmeyiz. Biz kutsal emaneti temsil ediyoruz. Sıkıntılar olabilir. Sıkıntı var diye de felaket algısı oluşturmaya gerek yok. Futbol camiasında Kocaelispor’un gerçekten itibarını zedeleyici algılar oluşturuyorlar. Yönetime, belediye başkanımıza, futbolcularımıza, taraftarlarımıza bir ayrıştırma, bir algı operasyonu yapmaya çalışıyorlar. Ama bunları yapanların hiçbir tanesinin Kocaelispor’a katkısı yok. Seviyoruz söylemleriyle farklı algılar oluşturuluyor. Eğer Kocaelispor’umuzu seviyorsak hep birlikte destek olalım. İyi niyetimizi gösterelim. Mücadelemizi ortaya koyalım. Geçen yıl bu takım şampiyon oldu. Bu yıl da Süper Lig’de iddialı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz. Burada kötü giden bir şey var mı? Sportif başarıda iyi yoldayız. Daha iyi olmak için de elimizden geleni yapıyoruz. Ama bir sıkıntı var diye de bu kadar büyük bir algı oluşturmanın hiçbir anlamı yok" sözleriyle tepkisini dile getirdi.



"Lisansla ilgili en ufak bir risk yok"


Ulusal lisans süreciyle ilgili en ufak risk olmadığının altını çizen Recep Durul, "Ödemeleri yapmak ve ulusal lisansı almak için birçok fırsat ve yol var. Birincisi; taksitlendirme ve yapılandırma yapılabiliyor. Yapılandırma için çalışmalarımızı yaptık. Şu an istesek bugün yapılandırma için imzamızı atarız. Ancak hükümet tarafından vergi ve SGK borçlarında düşük faizli yapılandırma yapılacağı söylendi. Biz de şimdi bununla alakalı yeni bir aksiyon aldık. Çünkü önceki dönemde yapılandırma yapsaydık daha fazla para ödeyecektik. Bugün 25-30 milyon lira avantajımız oldu. 1-2 gün içinde bunlar sonuçlanacak. Bunun yanında federasyondan takvimin lisans tarihinin daha ileri bir tarihe ertelenmesi talebinde bulunduk. Başka kulüpler de bulunmuş. Talebimiz değerlendirildi. Olumlu gelişmeler var. Bugün herhangi bir risk yok. Bunun bilinmesini istiyoruz. Kocaelispor’un borcu vardır ama borcun ödenmesiyle alakalı gerekli tüm aksiyonlar alınmıştır ve lisansla ilgili en ufak bir risk yok, risk söz konusu değil. Gerekli tüm çalışmalar hem kaynak konusunda hem de yapılandırma konusunda bitmek üzere" dedi.



"Tahir Başkanımızın çabalarıyla kaybettiğimiz varlıkları elde etmeye başladık"


Kocaelispor ailesinin tüm paydaşları ve sponsorlarıyla da görüşmeler yaptığını aktaran Durul, "Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın bizim için, kulübümüz için, şehrimiz için büyük bir şans. Kocaelispor’u her zaman ön planda tutan, büyük bir hassasiyet gösteren yapısı var. Dolayısıyla bu da diğer takımlara göre bizim şanslı olduğumuzu gösteriyor. Tahir Başkanımızın Kocaelispor’a yaklaşımı, özverili çalışması, desteklerinden dolayı da camiamız adına teşekkür ediyorum. Gerçekten o dışarıdan bir destek veren birisi değil. Kocaelispor’un içinde olan birisi. Kocaelispor’un evladı olarak da bize gerekli tüm destekleri, sponsorlukları, kaynakları oluşturuyor ve birçok imkan sağlıyor. Bundan dolayı da tesislerimize aynı zamanda başladık. Tahir Büyükakın Başkanımızın çabalarıyla bu kaybettiğimiz varlıklarımızı tekrar elde etmeye başladık" sözlerini kullandı.



"Petkovic konusu kapandı, şu anda alacağı yok"


Futbolcu ödemeleriyle ilgili soruları da yanıtlayan Recep Durul önce golcü oyuncu Bruno Petkovic konusuna açıklık getirdi. Durul, "Petkovic’ten başlayalım. Petkovic’in 200 bin imza parası, 300 bin de maaşından alacağı vardı. Geçen hafta imza parası, dün de maaşı ödendi. Petkovic’in şu anda alacağı yok. Sakatlığı da geçti, antrenmanlara devam ediyor. Bununla alakalı bir yaptırım yok. Sadece bir ihtar çekildi. Futbolcularda, özellikle yabancılarda ve Avrupalı futbolcularda bunlar olabiliyor. Bütün kulüplerde var. Petkovic konusu halloldu, kapandı" dedi.



"Vukovic, FİFA’ya şikayet etti. Transfer dönemine kadar süresi var"


Kulübü FİFA’ya şikayet eden Vukovic konusuyla ilgili ise Durul, "Vukovic, FIFA’ya müracaat etti. Biz önce uzlaşma için kendisini çağırdık ve gelmedi. Sonra FIFA’ya şikayet etti. FIFA da öncelikle şunu yapar; Bize bir öneri gönderir. ’Şu futbolcunun şu kadar alacağı var. Doğru mu, teyit ediyor musunuz?’ der. Biz de doğru ya da değil deriz. 15 gün içinde yanıtımızı veririz. Daha sonra da ’45 gün içerisinde ödemesini yapın’ der. Devreye arabuluculuk giriyor. Arabulucu kanalıyla futbolcuyla uzlaşma sağlıyoruz. Bu arada da FIFA tedbir koyuyor. ’Futbolcunun parasını ödeyin, tedbiri kaldırayım’ diyor. Bu transfer yasağı değildir. 3 yıl, 2 yıl, 1 yıl gibi bir şey söz konusu değil. Çıkan bazı haberler doğru değil. Sadece geçici olarak bir tedbir konmuş. 250 bin euro ödememiz var. Bunu yaptığımızda tedbir kalkıyor ve normal transfer devam ediyor. Bunun için de süremiz var. Şu an transfer dönemi değil. Yani daha transferin başlamasına neredeyse 2 ay var. Dolayısıyla hemen bugün ödememizin de bir anlamı yok. Dolayısıyla onda da bir risk yok. Bunu da kamuoyunun bilmesini istiyoruz" diye konuştu.



"Cuma gününe kadar yüzde 90 oranında futbolculara, alacakları ödenecek"


Cuma gününe kadar tüm oyuncuların yüzde 90 oranındaki alacaklarının ödeneceğini paylaşan Başkan Recep Durul, "Bu hafta mevcut futbolcuların tüm ödemeleri yüzde 90’ı yapılacak. Dün bir ödeme yaptık. Cuma gününe kadar yüzde 90’ını bitirmiş olacağız. Hazırlıklarımızı yaptık. Kaynaklarımız peyderpey geliyor. Artık sahaya odaklanacağız. Bazı futbolcularımızda ödeme konusundan dolayı idmana çıkmayız ya da oynamayız diye de bir şey hiç olmadı. Hiçbir şey yaşanmadı. Oturup konuşuyoruz. Koşulları anlatıyoruz. Sabır istiyoruz. Ödememezlik değil, takvim birazcık geriliyor. Piyasanın koşulları belli. Burada bir sıkıntı yok" dedi.



"Kombine devri çalışması yapılıyor. İnşallah yüzde 90 oranında yaparız"


Galatasaray maçında birçok bloğun ceza almasının ardından, Gençlerbirliği karşılaşmasında tribünlerin dolması için planlanan ‘kombine devri’ çalışmaları hakkında bilgi veren Durul, "Cezalı olmayan taraftarımız zaten maça gelebiliyor. Cezalı taraftarımızın kombine devri için de çalışmalarımız var. Fedakar taraftarlarımız bunu da yapıyorlar ve yapacaklar. Ne kadarını yapabileceğimize bakacağız. İnşallah yüzde 90’ını, yüzde 100’ünü yaparız. İyi bir taraftar bütünlüğüyle birlikte, inşallah Gençlerbirliği maçına hazır olacağız" sözlerini kaydetti.


Ayrıca Durul, ligin ilk yarısının bitimine kalan 4 maçtan 10 puan alarak devre arasına 25 puanla girmeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi.



Recep Durul: "Felaket algısına gerek yok"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Urla’da 12. Enginar Festivali coşkusu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali’nin açılışını yaptı. Renkli bir kortejle başlayan festivalde Urla sokakları sanat ve gastronomiyle doldu taştı. Başkan Tugay, kent turizmi için arkeoloji ve gastronomiyi birleştirme çağrısı yaptı. İzmir’in gastronomi merkezi Urla’nın dünyaca ünlü organizasyonu Uluslararası Urla Enginar Festivali, 12’nci kez kapılarını açtı. 1-3 Mayıs tarihleri arasında Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktasına dönüştüren festivalin açılış töreni Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. Törene, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir milletvekilleri Deniz Yücel, Ednan Arslan, Ümit Özlale, ev sahibi Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ve ilçe belediye başkanları, geçmiş dönem Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler, dünyaca ünlü şefler ve Türkiye’nin dört bir yanından Urla’ya akın eden binlerce yurttaş katıldı. Çiftçilerden Urla’nın emeğine yakışır kortej Festival gelenekselleşen kortejle başladı. Başkan Cemil Tugay ve protokol, Jandarma Kavşağı’ndan başlayarak festivalin coşkusunu Urla sokaklarına taşıdı. Urla’nın bereketli topraklarını ve kültürel zenginliğini simgeleyen renkli kortej; özel kostümler, çiçeklerle bezeli figürler, minik sporcular, şefler ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğiyle karnaval havasında gerçekleştirildi. Kortej Cumhuriyet Meydanı’na ulaştı. Ardından Başkan Tugay ve protokol Urla Belediyesi önünden geçiş yapan çiftçileri selamladı. Çiftçiler atlarla enginar yüklü traktörlerle coşkuyu zirveye taşıdı. Açılış töreni öncesi Cumhuriyet Meydanı’nda halk oyunları gösterisi yapıldı. "İzmir Türkiye’nin en fazla tarım yapılan kentidir" Sözlerine tüm emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlayarak başlayan Başkan Tugay, bahar aylarının İzmir’in dört bir yanında festival ayı olduğunu ifade ederek, "İzmir’in kendi yerel üretim kültürünün önemini vurgulamaya çalışıyoruz. Ve her sene Enginar Festivali’nin biraz daha büyüdüğünü, geliştiğini, daha fazla ilgi gördüğünü hepimiz görüyoruz. İzmir tarihi olarak bir tarım kenti. Havzalarıyla bütün İzmir, en köklü tarımsal gelenekleri olan ve halen de yoğun tarım yapılan topraklar. İzmir şu anda hayvansal üretimde Türkiye’de ikinci sırada. Hem ette hem süt ve süt ürünlerinde böyle. Ama bitkisel tarımda da bazen ikinci, bazen üçüncü oluyor" diye konuştu. "Urla’nın önce kökenini bilmek lazım" Yapılaşma riskine dikkat çeken Başkan Tugay, Urla’nın tarihi ve tarımsal değerlerine vurgu yaptı. Evliya Çelebi’nin bölgeye dair anlatılarına da değinen Tugay, Urla’nın özel bir ekosisteme sahip olduğunu belirterek, "Burası tarım için son derece uygun ve çok kıymetli topraklara sahip. Tarihine baktığımızda, dünyanın ilk şarap üretim merkezlerinden biri olduğunu, üzümcülüğün en eski örneklerinin bu coğrafyada geliştiğini görüyoruz" dedi. Bir kentin geçmişiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tugay, "Bir yeri gerçekten tanımak için onun hikâyesini de bilmek gerekir. Urla’yı yalnızca yapılaşma alanı olarak görmek büyük bir eksiklik olur. Bu bölgenin güçlü bir tarımsal ve ekolojik geçmişi var; bu değerleri koruyarak hareket etmek zorundayız" diye konuştu. "İzmir’de yaşamaya her zaman özeniyorlar" Başkan Tugay, tarımın yalnızca gıda ihtiyacını karşılayan bir alan olmadığını, aynı zamanda korunması ve geliştirilerek geleceğe taşınması gereken stratejik bir değer olduğunu vurguladı. Tarımın, insanlığın en önemli kültürel birikimlerinden biri olan gastronominin de temelini oluşturduğunu belirten Tugay, "Urla’da bugün gördüğümüz gibi, nitelikli tarım yapıldığında ve insanlar bunun kıymetini bildiğinde, gastronomi de aynı ölçüde gelişiyor. Bu süreçlerin hiçbiri tesadüfen ortaya çıkmıyor; zamanla ve emekle oluşuyor" dedi. İzmir’in 35 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, bu zenginliğin önemli örneklerinden birinin de sakız enginarı olduğunu ifade etti. Tugay, "Böyle bir zenginliğin içinde yaşıyoruz. Bu zenginlik sadece toprağı ve tarımıyla değil; insanıyla ve kültürüyle de var oluyor. Bu nedenle İzmir, pek çok insan için çekici ve nitelikli bir yaşam alanı sunuyor; insanlar burada yaşamayı her zaman arzu ediyor" diye konuştu. "Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız" İzmir ile gurur duyduklarını ifade eden Başkan Tugay, "Biz bu şehirde memleketimizin her tarafından gelen insanlarla hep dostluk, kardeşlik içerisinde yaşadık. Komşuluğun, insanlığın değerini bildik. İzmir halkı her zaman yardımsever oldu. İzmir’le gurur duyuyoruz. Bazı insanlar İzmirlilerin ’İzmir’in dağlarında çiçekler açar’ marşıyla neden coştuğunu anlayamıyorlar. Ya da umuda ihtiyacınız olduğu zaman ’Güzel günler göreceğiz çocuklar’ şarkısında kendimizi bulmamızı da anlayamıyorlar. Ama biz öyle insanlarız. Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız; bu şehrin kültürel değerini, insana dair değerini, barışa dair değerini, çevreye dair değerini, yaşama dair değerini her anlamda bilen insanlarız. İzmir, her zaman değerleriyle, güzellikleriyle, mutluluklarıyla, keyfiyle İzmir olarak yaşamaya devam edecek. Bu şehre hizmet etmek bizler için büyük bir onurdur" diye konuştu. "Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak" Festivalin açılış töreninde konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, "Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak. Urla o şehirlerden birisi olacak. Bazı şehirler kalabalığıyla hatırlanır, bazıları ise ürettikleriyle. Urla üreten olmayı tercih eden ilçelerdendir. Tarım sadece üretim değil, bilgiyle, sabırla, doğayla kurulan bir dengedir. Biz bu toprağı korumaya, işlemeye devam ediyoruz. Atalarımızdan aldığımız mirası çocuklarımıza bırakmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Enginar da zeytin ve üzüm gibi bu değerlerin en önemli temsilcisi. Bütün dünya iklim krizi ve gıda güvenliği sorunuyla uğraşıyor. Urla bu yıl krizlere rağmen 6 milyar baş enginar rekoltesine ulaştı. Bu da topraktan bağımızın kopmadığının göstergesidir" diye konuştu. "Urla’da toprak konuşur, emek büyür" Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan ise, "Bugün burada sadece bir festivali değil, toprağın sabrını, emeğin değerini selamlıyoruz. Urla tarımının en büyük kahramanlarından birisi sakız enginarıdır. Enginar çiftçiye umut olur. Sadece enginarıyla değil üzümüyle, zeytiniyle, şevketi bostanıyla nice ürünler bu toprakların kültürüdür, değeridir. Toprak varsa hayat var. Urla her geçen gün betonlaşıyor. Kendi elimizle geleceğimizi yok ediyoruz. Urla’da toprak konuşur, emek büyür. Her emek geleceğe bırakılmış bir mirastır" dedi. İzmir’in ilk deniz ürünleri festivali için kollar sıvandı Açılış töreninin ardından Başkan Tugay, Başkan Balkan ve Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Dr. Levent Köstem ile festivalin ilk söyleşisinde konuşmacı oldu. Ahmet Güzelyağdöken’in moderatörlüğünde gerçekleşen "Tarım Gastronomi ve Turizm" başlıklı söyleşide Urla’nın gastronomi geleceği konuşuldu. İzmir’in dört bir yanında gerçekleştirilen festivallere rağmen kentin en büyük değerlerinden deniz ürünlerine dair festivalin olmadığının konuşulması üzerine Başkan Tugay, "İzmir, Türkiye’nin en önemli gastronomi şehirlerinden birisi. İzmir’in zeytinyağlıları var, ot kültürü var ama aynı zamanda deniz ürünleri var. Deniz ürünleriyle ilgili bir festival olması lazım. Foça’da, Karaburun’da ya da kıyı balıkçılığının geliştiği yerlerde bu festivali yapabiliriz" dedi. Başkan Balkan ise Urla olarak deniz ürünleri festivaline talip olduklarını ifade etti. "Ege Bölgesi adeta bir maden" Söyleşide İzmir’in turizmde kalkınma yol haritasına ilişkin soruyu yanıtlayan Başkan Tugay, İzmir için hedeflerinin katma değeri yüksek turizm ve nitelikli turist olduğunu söyledi. Bu doğrultuda İzmir’in iki önemli potansiyelinin bulunduğunu ifade eden Tugay, bunlardan ilkinin antik ve tarihi-kültürel miras olduğunu belirtti. İzmir’in 7 antik kente sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin verdiği yaklaşık 200 kazı alanının bulunduğunu, yer altında keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda tarihi değer olduğunu söyledi. Bu potansiyelin ortaya çıkarılmasıyla İzmir’in Roma benzeri bir kültürel çekim merkezine dönüşebileceğini ifade etti. İkinci önemli alanın gastronomi olduğunu vurgulayan Tugay, "Yurt dışında bize tattırılan yemeklerin çok daha iyisi bizim mutfağımızda var. İzmir gerçekten bir cennet. Ege Bölgesi gastronomi hammaddesi açısından adeta bir maden" dedi. Bu zenginliğin yeterince değerlendirilemediğine dikkat çekti. Urla sokakları sanat ve gastronomiyle dolup taşacak 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali 3 Mayıs’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Yerel üreticilerin taze ürünlerinin tezgahları bereketlendireceği festivalde dünyaca ünlü şeflerin mutfak atölyeleriyle gastronomi tutkunlarını ağırlayacak. Üç gün boyunca Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktası haline getirecek festival kapsamında Otopark, Malgaca ve Sanat Çarşısı’nda konserler yer alacak. Ana sahnede ilk gün Grup Papara, ikinci gün Cuba Duo ve Grup Pikap, son gün ise ünlü sanatçı Mehmet Erdem konser verecek. Festival boyunca birbirinden ünlü şefler ana sahnede söyleşiler düzenleyecek. Festivalin sonunda ise Enginarlı Lezzetler Yemek Yarışması’nın ödülleri sahiplerini bulacak.
Diyarbakır Hacıbaba’nın meşhur lezzeti artık tüm şubelerde Hacıbaba Pastanelerinin daha önce Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki şubede sattığı Lübnan künefesi, yoğun talep üzerine künefe tabaklarında tüm şubelerde satışa sunuldu. Hacıbaba Pastanelerinin uzun süredir yalnızca Sur ilçesindeki şubesinde satışa sunduğu ve büyük ilgi gören Lübnan künefesi, artık tüm şubelerde müşterilerle buluşuyor. Diğer şubelere gelen vatandaşların da sık sık bu tatlıyı sorması üzerine harekete geçen işletme, ürünü künefe formuna dönüştürerek yaygınlaştırma kararı aldı. Yeni haliyle hem geleneksel tadını koruyan hem de daha geniş kitlelere ulaşan tatlı, kısa sürede büyük beğeni topladı. Künefe ustası Abdullah Dağ, Hatay bölgesinden temin ettikleri özel peynir ile kendilerinin ürettiği tel kadayıfını özenle birleştirdikten sonra kısık ateş ile pişirip daha sonra hafif şire ile sunumunu yaptıklarını söyledi. 10 yıldır Hacıbaba Pastanelerinde şef garsonluk yapan Mehmet Kayhan ise 5 yıl önce Sur ilçesindeki şubesinde büyük tepsilerde hizmete sundukları tatlıyı tüm şubelere taşıdıklarını ifade etti. Kayhan, "Halkımızdan gelen yoğun istek üzerine diğer şubelerimize nasıl getirebiliriz diye düşünürken bu şekilde küçük porsiyonlar halinde künefe tarzı hazırlayıp sunumuna başladık. Zaten Sur ilçesindeki künefemize yoğun bir talep vardı. Porsiyonlar haline getirip şubelerde de sıcak sıcak servis edince vatandaşlardan ilgi daha da arttı. Kişi geldiği zaman künefe, meyveleri, dondurma, çerez, çay ve su dahi olmak üzere sadece 200 lira gibi bir fiyatı var. Lezzetin yanında fiyatında bu şekilde uygun olması yoğun ilgiyi daha da arttırdı" ifadelerini kullandı.
Antalya Korkuteli’de 103 hacı adayı uğurlandı Korkuteli’nden bu yıl hacca gidecek 103 hacı adayı için uğurlama töreni düzenlendi. İkindi namazı sonrası Çayırlı Camii önünde düzenlenen uğurlama programı sonrası, ilk kafilenin cumartesi gece yola çıkacağı bildirildi. İslam dininin beş şartından biri olan hac görevini, imkanı olan her Müslüman’ın yerine getirmesi gerektiğine işaret eden Korkuteli İlçe Müftüsü Mustafa Kızmaz, "İlçemizden Diyanet İşleri Başkanlığımız ve özel şirketlerle birlikte 103 hacı adayımız Kutsal topraklara gidecek. Cenab-ı Allah yapacağınız ibadetlerinizi kabul eylesin, sağlık ve sıhhat içerisinde gidip gelmeyi nasip etsin. Kura sonucunda seçilen hacı adaylarımız bu görevi yaptıklarında annelerinden doğduğu ilk gün gibi tertemiz günahsız olarak dönme fırsatı yakalamışlardır. Bunu hacı adaylarımızın iyi değerlendirmesi lazım. Hac ibadeti sırasında ve bitiminde ağzınızdan kötü söz çıkmadan sabır göstermek ve bu görevinizi tamamlamak düsturunuz olmalıdır" dedi. Konuşmaların ardından İlçe Müftüsü Mustafa Kızmaz dua etti. Okunan duanın ardından hacı adayları birbirleriyle ve yakınlarıyla vedalaştılar. Vedalaşmada Vatandaşlarla tek tek görüşerek vedalaşan hacı adayları duygulu anlar yaşadılar. Hacı adayları gerekli hac farizalarını yerine getirdikten sonra 25 Mayıs akşamından itibaren Arafat’a çıkacak ve orada vakfeye duracak. Buradan Müzdelife ve Mina yolculuğu yapacak hacılar, Cemeratta şeytan taşladıktan sonra Kâbe’ye giderek tavaf ve say gerçekleştirecek. Daha sonra ihramdan çıkacak hacılar, 27 Mayıs’ta başlayacak Kurban Bayramı’nı kutsal topraklarda idrak edecek. Hacıların yurda dönüş yolculuğu ise 31 Mayıs’ta başlayacak. Kafilelerin dönüşü 25 Haziran’a kadar sürecek.