ÇEVRE - 12 Mart 2026 Perşembe 15:45

Kent Park ve Fatih Sultan Mehmet Parkı birleşiyor

A
A
A
Kent Park ve Fatih Sultan Mehmet Parkı birleşiyor

Çayırova’da vatandaşların ve esnafın talepleri doğrultusunda yenileme çalışması başlatılan Kent Park ile Fatih Sultan Mehmet Parkı’nda çalışmalar devam ediyor. Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, birbiriyle entegre edilecek iki parkın ilçeye yeni bir sosyal yaşam alanı kazandıracağını belirtti.


Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerince sahada yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Kent Park’taki düzenlemelerin hak sahibi esnaf ve vatandaşlardan gelen talepler doğrultusunda projelendirildiğini belirten Çiftçi, alanın daha sade ve kullanışlı bir yapıya kavuşturulduğunu ifade etti. Çiftçi, Fatih Sultan Mehmet Parkı’ndaki inşaatın tamamlanmasıyla iki alanın bir bütün olacağını aktararak, "Bulunduğumuz alan Kent Park alanı. Hem hak sahiplerinin talepleri hem de vatandaşlarımızdan gelen istekler doğrultusunda burayı yeniden projelendirdik. Daha sade, daha yalın ve yönetilebilir bir şekilde alan oluşturduk. Hem vatandaşımız burada rahat bir şekilde vakit geçirebilecek, hemen devamında da bu alanla bağlantılı olarak Fatih Sultan Mehmet Parkı inşaatımız devam ediyor. Park inşaatımız tamamlandıktan sonra Kent Park ile bir bütün olacak" dedi.



"Güvenlikli bir park olarak inşa ediyoruz"


Fatih Sultan Mehmet Parkı’ndaki revizyon çalışmalarını da detaylı bir şekilde yürüttüklerini vurgulayan Çiftçi, şunları kaydetti:


"Alanı komple parkın içerisine dahil ederek, yürüyüş alanları ve sosyal donatılarıyla, bütün vatandaşlarımızın değerlendirebileceği güzel bir yer olacak. Bu parkı vatandaşlarımızın talepleri doğrultusunda güvenlikli park olarak inşa ediyoruz. Hem panoramik manzarası hem de şehrin rahat ulaşılabilir konumunda olması bakımından güzel bir çalışma olacak. Tamamlandığında hep birlikte burada vakit geçireceğiz."



Kent Park ve Fatih Sultan Mehmet Parkı birleşiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Dışişleri Bakanı Fidan: "İran’da iç savaş planlarına sonuna kadar karşıyız" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "İran’da iş savaş çıkarmayı ve etnik veya dinî fay hatları üzerinden çatışmaları körüklemeyi hedefleyen her türlü plana sonuna kadar karşıyız. Bu tip maceralara karışmak isteyenleri şimdiden uyarıyoruz" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Alman mevkidaşı Johann Wadephul ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında iki ülke ilişkilerinden Orta Doğu’daki çatışmalara, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecinden NATO’nun hava savunma sistemlerine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Alman mevkidaşı ile iki ülke arasındaki ilişkilerin yanı sıra, Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecini ve Orta Doğu’da devam eden savaş başta olmak üzere bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldıklarını aktaran Bakan Fidan, ikili ticaret hacminin 2025’te 52 milyar dolar seviyesini aştığını belirtti. Savunma sanayiinde iş birliği vurgusu Almanya ile ekonomik iş birliğini daha üst seviyeleri taşıyacak sektörlerden birinin de savunma sanayii alanı olduğuna dikkati çeken Bakan Fidan, "Avrupa ve Orta Doğu’da yaşanmakta olan gelişmeler, müttefikler arasındaki dayanışmanın ne denli önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Eurofighter Typhoon savaş uçarı tedariki konusunda Almanya’nın sergilediği olumlu tutumdan da ayrıca memnuniyet duymaktayız. Bu politikanın savunma sanayi alanındaki diğer işbirliği başlıklarında da sürmesini açıkçası umut ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin AB üyeliği Avrupa için stratejik kazanım" Alman mevkidaşı ile Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik hedefinin de ele aldığını dile getiren Bakan Fidan, "Bölgesel ve küresel gelişmeler Türkiye’nin üye olmasının AB’ye sağlayacağı stratejik kazanımları gözler önüne sermektedir. Unutulmamalıdır ki üyelik süreci sadece ülkemize değil iki tarafa birden sorumluluk yüklemektedir" dedi. "Türkiye olarak savaşın bitmesi için yoğun bir çaba içerisindeyiz" ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmaların da görüşmede ele alındığını aktaran Bakan Fidan, "Bu savaş bir an önce sona ermelidir. Türkiye olarak savaşın bitmesi için yoğun bir çaba içerisindeyiz. Cumhurbaşkanımız (Recep Tayyip Erdoğan) çok sayıda liderle görüştü, görüşmeye devam ediyor. Biz de yoğun bir diplomasi trafiği yürütmekteyiz. Çatışmanın sonlandırılması ve gerilimin azaltılması için komşularımız ve ortaklarımızla fikir alışverişinde bulunmaya devam ediyoruz. Memnuniyetle görüyoruz ki aslında çoğunluk olarak hem doğuda hem batıda bütün ülkeler hemen hemen aynı perspektifte hareket etmekte aynı şeyi düşünmekte" diye konuştu. "İran’da iç savaş planlarına sonuna kadar karşıyız" Ayrılıkçı senaryoların bu kez İran için gündeme getirilmesi için planlar yapıldığını aktaran Fidan, şu ifadeleri kullandı: "İran’da iş savaş çıkarmayı ve etnik veya dinî fay hatları üzerinden çatışmaları körüklemeyi hedefleyen her türlü plana sonuna kadar karşıyız. Bu tip maceralara karışmak isteyenleri şimdiden uyarıyoruz. Hiç kimse böyle bir hayalin içerisine girmesin. Yanlış bir adım atılmasına izin vermemiz mümkün değil. Savaşın gidişatına ve sonrasına dair her tür senaryoya hazırlıklı durumdayız." İsrail’in Lübnan ve Gazze politikalarına tepki Orta Doğu’daki yaşanan krizlerin merkezinde Netanyahu hükümetinin yer aldığının altını çizen Bakan Fidan, "Uluslararası hukuku ve insani değerlerimizi korumak istiyorsak bu gerçeği kabul etmeli ve açıkça dile getirebilmeliyiz. Yayılmacı politika izleyen İsrail mevcut savaştan istifadeyle kirli savaşı Lübnan’ı da taşımakta. Bir milyona yakın kişinin evlerinden sürülmesi asla kabul edilemez. Lübnan devleti yıkılma noktasına gelmeden İsrail’in saldırıları sona ermeli. Lübnan’ın çökmesi başta komşu ülkeler olmak üzere tüm bölgeyi derinden etkileyecektir. Ayrıca uluslararası toplumun dikkati Gazze’den uzaklaşmamalıdır. Netanyahu’nun Gazze ve Batı Şeria’da işgal ve yıldırma politikalarını hayata geçirmesine göz yumulmamalıdır. Mübarek Ramazan ayında ve soğukların devam ettiği bu dönemde Gazzelilerin yaşam şartlarının daha da kötüleşmemesi öncelikli bir meseledir. Barış kurunun ve bağlı mekanizma alanının Gazze’de etkin şekilde faaliyete geçmesi istikrar ve barışın tesisi için hayatı önem taşımaktadır. Barış çabaları devam ederken İsrail’in kutsal mekanlara yönelik hukuka aykırı ve provokatif eylemlerine de devam ettiğini görüyoruz. Bölgedeki gelişmeleri bahan ederek Müslümanların Mescidi Aksa’da ibadet etmelerine kısıtlamalar getirmesi de hukuksuzdur, izansızdır. İsrail’in Hıristiyanların ibadet mekanlarına yönelik kısıtlamalarını keza son derece yanlış bulduğumuzda ayrıca vurgulamak isterim" ifadelerine yer verdi. Savaşın sona erdirilmesinde Türkiye’nin rolü ABD-İsrail ve İran arasındaki çatışmaların endişe verici olduğunu belirten Wadephul, "Bu konuda ortak bir perspektif bulmamız gerekiyor ki buradaki savaş sona erdirilebilsin. Bu konudaki imkanları kullanarak da tabii ki bir savaşın sona erdirilmesini görelim. Türkiye sanıyorum burada çok önemli bir rol oynayabilir. Biz birlikte koordinasyon içerisinde çalışmak istiyoruz önümüzdeki günlerde. Federal hükümet adına da gelecek için tabii ki İran’dan herhangi bir tehlike gelmemesi gerekiyor. Komşularına yönelik Avrupa için de tehlike oluşturmaması gerekiyor ve bölgesel rolünü İran olumlu anlamda tanımlaması gerekiyor. Bu nükleer programı ve balistik füze programının da tabii sonlandırılması gerekiyor ki bir tehdit oluşturuyor" dedi. "Almanya kendi kıtasının ötesinde sorumluluk almaya hazır" Körfez ülkelerine gerçekleştirdiği ziyaret sonrası başta bölge ülkeleri olmak üzer Hürmüz Boğazı’nın durumuna ilişkin "Bu seyahati ben Avrupa Dışişleri Bakanı seyahati olarak görüyorum. Ben şunu da özellikle ortaya koymaya çalıştım. Almanya kendi kıtasının ötesinde sorumluluk almaya hazır ve Almanya’dan her defasında zaten bu talep edilmiştir. Sorumluluk alması yönünde bir talepte bulunmuştur. Ben bunu da biraz daha açıklamak ve netleştirmek istedim. Görüşmelerde de elde ettiğim iznin Avrupa çıkarının, bu yöndeki çıkarın çok büyük bir talep olduğunu ve önümüzdeki günlerde de Avrupa Birliği içerisindeki arkadaşlarımla tekrar bu konuyu görüşeceğim" dedi. İran tarafından ateşlenen ve NATO hava savunma ve füze sistemleri ile etkisiz hale getirilmesine ilişkin Bakan Fidan, "NATO hava savunma sistemlerinin devreye girmesi, aslında bizim parçası olduğumuz ve büyük bir destek verdiğimiz NATO’nun kollektif savunma konseptiyle çok yakından uyumlu bir hareket tarzı oldu. Zaten yıllardır NATO bütün üyeleriyle ve üniteleriyle bu türden senaryolara göre hazırlık yapmakta. Hem bölgede olan gelişmeler hem de son saldırılar gösterdi ki hava savunma sistemleri gerçekten çok önemli. Bunun çok farklı çeşitleri var. Özellikle balistik füzelerle ilgili olan kısımlarda kollektif yarı savunma içerisinde olmamız gerekiyor. Burada Türkiye NATO üyesi ülkelerden gerekli desteği görme konusunda gerekli taahhütleri almış durumda. Özellikle Milli Savunma Bakanlığımızın bu konuda yürüttüğü koordinasyon çalışmaları var. Almanya’da bu konuda yakından çalıştığımız ortaklarımızdan birisi. Türkiye’ye yönelik gönderilen füze havada imha edildikten sonra ben açıkçası neredeyse bütün NATO üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarından ya bizzat telefon aldım çoğundan ya da mesaj gönderdiler. Aslında bu son derece kıymetli, önemli bir mesaj" şeklinde konuştu.
Iğdır Iğdır FK - Bodrum FK maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 30. haftasında Iğdır’da oynanan Iğdır FK ile Bodrum FK maçının ardından iki takımın teknik direktörü açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 30. haftasında Iğdır FK, sahasında Bodrum FK’ya 3-2 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında toplantısında Iğdır Futbol Kulübü Teknik Direktörü Kenan Koçak değerlendirmelerde bulundu. Koçak, "İlk yarıda rakibin kaleye şutu yok, ama 1-0 önde gidiyorlar. Verilen bir penaltı kararı var ve ilk yarıyı 1-0 mağlup kapatıp soyunma odasına giriyoruz. Ardından ikinci yarıya çıkıyoruz. Gayet iyi oynuyoruz, haklı bir penaltıyla skoru 1-1 yapıyoruz. Ancak sonrasında bireysel hatalarla, 18’in civarında iki kez gereksiz top kaybı yapıp topu rakibe veriyoruz. Ceza sahası içinde temassız oyuncuyu bırakınca yine rakibe bir gol hediye ediyoruz. Üçüncü gol de keza öyle; yapılan bireysel hataların bir sonucu. Bu seviyede böyle bireysel hatalar yaparsanız, rakibe bu şekilde hediyeler verirseniz ve bireysel sorumluluğunuzu bilmezseniz maç kazanmak çok zor olur. Bu yüzden üzgünüm. Taraftarlar için üzgünüm, şehir için üzgünüm, başkanımız için üzgünüm. Ne bu başkan, ne bu taraftar ne de bu şehir böyle bir skoru hak ediyor. Söyleyecek fazla bir şey yok. Bu mağlubiyet tamamen yaptığımız bireysel hatalardan kaynaklandı. Başka bir açıklaması da yok. Her şey ortada. Bu yüzden üzgünüz, tekrar özür diliyoruz" dedi. "Bu galibiyete zaten ihtiyacımız vardı" Bodrum FK Teknik Sorumlusu Sefer Yılmaz ise, "Güzel bir havada, keyifli bir maç oldu. İzleyenler için, seyirciler için ve televizyon başında maçı takip edenler için keyifli bir karşılaşmaydı. Tabii biz de kazandığımız için daha da keyiflendik. Bu galibiyete zaten ihtiyacımız vardı. Geçen hafta çok hak ettiğimiz bir maçı maalesef kaybetmiştik. Yeniden play-off içinde üst sıraları zorlamak için bu galibiyet bizim için çok önemliydi. Bütün oyuncularımıza teşekkür ediyoruz. Rakibimiz de bugün çok iyi oynadı. Onların da teknik direktörünü ve futbolcularını tebrik ediyorum. Sonuçta bir takım galip gelecekti. Bugün galip gelen biz olduk ve bundan dolayı çok mutluyuz. Şimdi üç gün sonra içeride çok daha önemli bir maçımız var. O maçı da kazanıp yeni bir galibiyet serisi yakalamak istiyoruz" dedi.