GÜNDEM - 12 Mart 2026 Perşembe 17:33

Dışişleri Bakanı Fidan: "İran’da iç savaş planlarına sonuna kadar karşıyız"

A
A
A

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "İran’da iş savaş çıkarmayı ve etnik veya dinî fay hatları üzerinden çatışmaları körüklemeyi hedefleyen her türlü plana sonuna kadar karşıyız. Bu tip maceralara karışmak isteyenleri şimdiden uyarıyoruz" dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Alman mevkidaşı Johann Wadephul ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında iki ülke ilişkilerinden Orta Doğu’daki çatışmalara, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecinden NATO’nun hava savunma sistemlerine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.

Alman mevkidaşı ile iki ülke arasındaki ilişkilerin yanı sıra, Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecini ve Orta Doğu’da devam eden savaş başta olmak üzere bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldıklarını aktaran Bakan Fidan, ikili ticaret hacminin 2025’te 52 milyar dolar seviyesini aştığını belirtti.

Dışişleri Bakanı Fidan:

Savunma sanayiinde iş birliği vurgusu

Almanya ile ekonomik iş birliğini daha üst seviyeleri taşıyacak sektörlerden birinin de savunma sanayii alanı olduğuna dikkati çeken Bakan Fidan, "Avrupa ve Orta Doğu’da yaşanmakta olan gelişmeler, müttefikler arasındaki dayanışmanın ne denli önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Eurofighter Typhoon savaş uçarı tedariki konusunda Almanya’nın sergilediği olumlu tutumdan da ayrıca memnuniyet duymaktayız. Bu politikanın savunma sanayi alanındaki diğer işbirliği başlıklarında da sürmesini açıkçası umut ediyoruz" ifadelerini kullandı.

"Türkiye’nin AB üyeliği Avrupa için stratejik kazanım"

Alman mevkidaşı ile Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik hedefinin de ele aldığını dile getiren Bakan Fidan, "Bölgesel ve küresel gelişmeler Türkiye’nin üye olmasının AB’ye sağlayacağı stratejik kazanımları gözler önüne sermektedir. Unutulmamalıdır ki üyelik süreci sadece ülkemize değil iki tarafa birden sorumluluk yüklemektedir" dedi.

"Türkiye olarak savaşın bitmesi için yoğun bir çaba içerisindeyiz"

ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmaların da görüşmede ele alındığını aktaran Bakan Fidan, "Bu savaş bir an önce sona ermelidir. Türkiye olarak savaşın bitmesi için yoğun bir çaba içerisindeyiz. Cumhurbaşkanımız (Recep Tayyip Erdoğan) çok sayıda liderle görüştü, görüşmeye devam ediyor. Biz de yoğun bir diplomasi trafiği yürütmekteyiz. Çatışmanın sonlandırılması ve gerilimin azaltılması için komşularımız ve ortaklarımızla fikir alışverişinde bulunmaya devam ediyoruz. Memnuniyetle görüyoruz ki aslında çoğunluk olarak hem doğuda hem batıda bütün ülkeler hemen hemen aynı perspektifte hareket etmekte aynı şeyi düşünmekte" diye konuştu.

"İran’da iç savaş planlarına sonuna kadar karşıyız"

Ayrılıkçı senaryoların bu kez İran için gündeme getirilmesi için planlar yapıldığını aktaran Fidan, şu ifadeleri kullandı: "İran’da iş savaş çıkarmayı ve etnik veya dinî fay hatları üzerinden çatışmaları körüklemeyi hedefleyen her türlü plana sonuna kadar karşıyız. Bu tip maceralara karışmak isteyenleri şimdiden uyarıyoruz. Hiç kimse böyle bir hayalin içerisine girmesin. Yanlış bir adım atılmasına izin vermemiz mümkün değil. Savaşın gidişatına ve sonrasına dair her tür senaryoya hazırlıklı durumdayız."

İsrail’in Lübnan ve Gazze politikalarına tepki

Orta Doğu’daki yaşanan krizlerin merkezinde Netanyahu hükümetinin yer aldığının altını çizen Bakan Fidan, "Uluslararası hukuku ve insani değerlerimizi korumak istiyorsak bu gerçeği kabul etmeli ve açıkça dile getirebilmeliyiz. Yayılmacı politika izleyen İsrail mevcut savaştan istifadeyle kirli savaşı Lübnan’ı da taşımakta. Bir milyona yakın kişinin evlerinden sürülmesi asla kabul edilemez. Lübnan devleti yıkılma noktasına gelmeden İsrail’in saldırıları sona ermeli. Lübnan’ın çökmesi başta komşu ülkeler olmak üzere tüm bölgeyi derinden etkileyecektir. Ayrıca uluslararası toplumun dikkati Gazze’den uzaklaşmamalıdır. Netanyahu’nun Gazze ve Batı Şeria’da işgal ve yıldırma politikalarını hayata geçirmesine göz yumulmamalıdır. Mübarek Ramazan ayında ve soğukların devam ettiği bu dönemde Gazzelilerin yaşam şartlarının daha da kötüleşmemesi öncelikli bir meseledir. Barış kurunun ve bağlı mekanizma alanının Gazze’de etkin şekilde faaliyete geçmesi istikrar ve barışın tesisi için hayatı önem taşımaktadır. Barış çabaları devam ederken İsrail’in kutsal mekanlara yönelik hukuka aykırı ve provokatif eylemlerine de devam ettiğini görüyoruz. Bölgedeki gelişmeleri bahan ederek Müslümanların Mescidi Aksa’da ibadet etmelerine kısıtlamalar getirmesi de hukuksuzdur, izansızdır. İsrail’in Hıristiyanların ibadet mekanlarına yönelik kısıtlamalarını keza son derece yanlış bulduğumuzda ayrıca vurgulamak isterim" ifadelerine yer verdi.

Dışişleri Bakanı Fidan:

Savaşın sona erdirilmesinde Türkiye’nin rolü

ABD-İsrail ve İran arasındaki çatışmaların endişe verici olduğunu belirten Wadephul, "Bu konuda ortak bir perspektif bulmamız gerekiyor ki buradaki savaş sona erdirilebilsin. Bu konudaki imkanları kullanarak da tabii ki bir savaşın sona erdirilmesini görelim. Türkiye sanıyorum burada çok önemli bir rol oynayabilir. Biz birlikte koordinasyon içerisinde çalışmak istiyoruz önümüzdeki günlerde. Federal hükümet adına da gelecek için tabii ki İran’dan herhangi bir tehlike gelmemesi gerekiyor. Komşularına yönelik Avrupa için de tehlike oluşturmaması gerekiyor ve bölgesel rolünü İran olumlu anlamda tanımlaması gerekiyor. Bu nükleer programı ve balistik füze programının da tabii sonlandırılması gerekiyor ki bir tehdit oluşturuyor" dedi.

"Almanya kendi kıtasının ötesinde sorumluluk almaya hazır"

Körfez ülkelerine gerçekleştirdiği ziyaret sonrası başta bölge ülkeleri olmak üzer Hürmüz Boğazı’nın durumuna ilişkin "Bu seyahati ben Avrupa Dışişleri Bakanı seyahati olarak görüyorum. Ben şunu da özellikle ortaya koymaya çalıştım. Almanya kendi kıtasının ötesinde sorumluluk almaya hazır ve Almanya’dan her defasında zaten bu talep edilmiştir. Sorumluluk alması yönünde bir talepte bulunmuştur. Ben bunu da biraz daha açıklamak ve netleştirmek istedim. Görüşmelerde de elde ettiğim iznin Avrupa çıkarının, bu yöndeki çıkarın çok büyük bir talep olduğunu ve önümüzdeki günlerde de Avrupa Birliği içerisindeki arkadaşlarımla tekrar bu konuyu görüşeceğim" dedi.

İran tarafından ateşlenen ve NATO hava savunma ve füze sistemleri ile etkisiz hale getirilmesine ilişkin Bakan Fidan, "NATO hava savunma sistemlerinin devreye girmesi, aslında bizim parçası olduğumuz ve büyük bir destek verdiğimiz NATO’nun kollektif savunma konseptiyle çok yakından uyumlu bir hareket tarzı oldu. Zaten yıllardır NATO bütün üyeleriyle ve üniteleriyle bu türden senaryolara göre hazırlık yapmakta. Hem bölgede olan gelişmeler hem de son saldırılar gösterdi ki hava savunma sistemleri gerçekten çok önemli. Bunun çok farklı çeşitleri var. Özellikle balistik füzelerle ilgili olan kısımlarda kollektif yarı savunma içerisinde olmamız gerekiyor. Burada Türkiye NATO üyesi ülkelerden gerekli desteği görme konusunda gerekli taahhütleri almış durumda. Özellikle Milli Savunma Bakanlığımızın bu konuda yürüttüğü koordinasyon çalışmaları var. Almanya’da bu konuda yakından çalıştığımız ortaklarımızdan birisi. Türkiye’ye yönelik gönderilen füze havada imha edildikten sonra ben açıkçası neredeyse bütün NATO üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarından ya bizzat telefon aldım çoğundan ya da mesaj gönderdiler. Aslında bu son derece kıymetli, önemli bir mesaj" şeklinde konuştu.

Dışişleri Bakanı Fidan:

Oğuzhan Halil Özbek - Fırat Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da kadın dayanışması aynı sofrada buluştu Bursa’nın iş dünyası ve sivil toplum temsilcisi kadınları, ’Kadın Dayanışmasıyla Aynı Sofrada Ramazan’ iftarında bir araya geldi. Beş güçlü kadın STK’nın iş birliğiyle düzenlenen geceden elde edilen gelirle, ihtiyaç sahipleri için kurulacak bin kişilik iftar sofrasına ve mühendis kızların eğitimine destek sağlandı. Bursa’nın önde gelen beş kadın sivil toplum kuruluşu, Ramazan ayının paylaşma ruhunu anlamlı bir organizasyonda buluşturdu. Bursa Ticaret Borsası koordinatörlüğünde faaliyetlerini yürüten Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Bursa Kadın Girişimciler Kurulu, Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD), Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD), Bursa Soroptimist Kulübü ve Uludağ Soroptimist Kulübü iş birliğinde düzenlenen iftar programı, kadın dayanışmasının güçlü bir örneğine sahne oldu. Villa Verde’de düzenlenen iftar programı, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu kadınların birlikteliğiyle buluşturdu. Geceye katılarak kadın liderlerin dayanışmasına destek veren Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Bursa’nın üretim ve sivil toplum kültürüne vurgu yaptı. Bursa’nın her alanda örnek bir şehir olduğunu belirten Matlı, "Bu akşam burada gördüğümüz birliktelik, Bursa’nın dayanışma ruhunun güzel bir yansımasıdır. Kadınların üretimde, sanayide, eğitimde ve girişimcilikte daha güçlü şekilde yer alması yalnızca bireysel başarıların değil, aynı zamanda ülkemizin ekonomik kalkınmasının ve refahının artmasının da en önemli unsurlarından biridir" dedi. Bursa Ticaret Borsası olarak eğitime her zaman öncelik verdiklerini ifade eden Özer Matlı, gecede şu önemli desteği de paylaştı; "Bu anlayışla Bursa Ticaret Borsası olarak, mühendis adayı kız öğrencilerimizin eğitimine sunacağımız burs desteğinin yanı sıra, ben de bu akşam eşim Şahika Matlı adına aynı tutardaki burs desteğini şahsi olarak üstlenmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Genç kızlarımızın eğitimine katkı sunmak, ülkemizin yarınlarına yapılabilecek en kıymetli yatırımdır. Kadınlarımızın iş hayatında daha güçlü yer alması için her zaman yanlarında olmaya devam edeceğiz." Programın ev sahiplerinden Bursa Soroptimist Kulübü Başkanı Sedef Sinoplu, kadınlar için en iyisini hedefleyen bir gönüllü hareketi olduklarını belirterek başladığı konuşmasında, kadınların ve kız çocuklarının hayatını iyileştirmenin öncelikli hedefleri olduğunu vurguladı. Toplumun geleceğinin kız çocuklarının eğitimine bağlı olduğunu ifade eden Sinoplu, "Bir kız çocuğu eğitim aldığında sadece kendi hayatı değil, bir toplumun geleceği değişir. Kadınlar birlikte hareket ettiğinde şehirler gelişir; üretimde yer aldığında ekonomi güçlenir. Biz bugün burada sadece bir günü kutlamıyoruz. Aynı zamanda kadınların gelecekteki yolculuğunu daha güçlü kılmak için bir araya geliyoruz. Çünkü biz sadece konuşan değil, değişime yön veren kadınlarız" diyerek kadın dayanışmasının dönüştürücü gücüne dikkat çekti. Uludağ Soroptimist Kulübü Başkanı Hanife Yeşil, 8 Mart sadece bir kutlama değil, aynı zamanda kadınların ve kız çocuklarının özgür ve onurlu bir yaşam sürdürebilmesi için farkındalık günü olduğunu hatırlattı. Soroptimistlerin kız kardeşlik ruhuyla hareket ettiğini vurgulayan Yeşil, "Bizler, eğitim, fırsat eşitliği ve dayanışma yoluyla kadınlarımızın potansiyelini ortaya çıkarmak için çalışıyoruz. Bugün burada sergilenen bu tablo, kadın dayanışmasının ne kadar güçlü ve dönüştürücü olduğunun en kıymetli örneğidir. Amacımız, daha eşit ve umutlu bir gelecek için kadınların ışığını hep birlikte büyütmektir" dedi. Gecede söz alan TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk, kadınların mühendislikten girişimciliğe kadar her alanda büyük bir değer üreticisi olduğunu vurguladı. Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir" sözüne atıfta bulunan Öztürk gecenin en anlamlı müjdesini paylaşarak şunları söyledi: "Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Özer Matlı’nın değerli destekleriyle, bugün burada bulunan her misafirimiz adına yapılan bağış desteği sayesinde TÜMKAD&TEV Bursa Fonumuz kapsamında mühendis adayı genç kadınlarımızın bir yıllık bursu karşılanacaktır. Bu anlamlı destek, sadece öğrencilerimizin eğitim yolculuğuna katkı sağlamakla kalmayacak; aynı zamanda geleceğin kadın mühendislerinin yetişmesine de güçlü bir katkı olacaktır. Bu anlamlı destek için Sayın Özer Matlı’ya gönülden teşekkür ediyorum." BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır ise konuşmasında, kadın dayanışmasının sadece bir tercih değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunun altını çizdi. Eşitliğin bir lütuf değil, hak olduğunu vurgulayan Şençayır, "Cumhuriyet kadınları olarak sadece geçmişle gurur duymuyor, geleceği de inşa ediyoruz. Çünkü biz kadınlar tarih boyunca hayatın kurucu gücü olduk. Bugün burada sadece yemek paylaşmıyoruz; vizyonu, sorumluluğu ve umudu paylaşıyoruz. Kadın güçlenirse ekonomi güçlenir, kadın birbirine omuz verdiğinde gelecek değişir. Biz yan yana geldiğimizde yalnızca bir masa dolmaz, koca bir şehir ayağa kalkar" dedi. Şençayır ayrıca, katılımcıların bağışlarıyla Gönül Sofrası Aşevi’nde verilecek bin kişilik iftar yemeğinin, kadın dayanışmasının somut bir iyiliğe dönüşmüş hali olduğunu belirterek tüm destekçilere teşekkür etti. TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen ise, kadın dayanışmasının gücü ile Ramazan’ın bereketini aynı sofrada buluşturmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Şen, "Bugün burada sadece bir iftar sofrasını paylaşmak için değil; kadın dayanışmasının gücünü ve iyiliğin çoğaldıkça büyüdüğünü birlikte göstermek için bir aradayız. Bazen en güçlü bağlar, en samimi sohbetler ve en anlamlı dayanışmalar aynı sofrada başlar. Bu anlamlı gecede aynı sofrada buluşmamıza vesile olan dayanışmanın, paylaşmanın ve iyiliğin çoğalarak büyümesini diliyorum" dedi. Kadınların ortak değerler etrafında kenetlenmesinin topluma kattığı değeri hatırlatan Şen, "Kadınların üretimde, girişimcilikte ve toplumsal hayatta daha güçlü yer alması, ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşıyor" dedi. Gecede elde edilecek gelirin bir bölümü ile yapılacak iftar desteğinin yanı sıra, Bursa Ticaret Borsası’nın da bu anlamlı programa katılan her bir misafir adına ek katkı sunarak mühendis kızlara ilave burs desteği vereceğini açıklayan Şen, "Kadınların eğitimine ve geleceğine verilen bu anlamlı destek dolayısıyla, Kurulumuzun koordinasyonunu yürüten Bursa Ticaret Borsası’nın kıymetli Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Özer Matlı ile Yönetim Kurulu ve Meclis Üyelerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. İftar programının ardından konuk yazar Canan Ekinci Yılmaz, gerçekleştirdiği söyleşi ile davetlilere keyifli ve ilham dolu anlar yaşattı. Kadın hikayeleri ve dayanışmanın toplumsal dönüştürücü gücü üzerine yapılan söyleşi, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi.