ASAYİŞ - 31 Mart 2025 Pazartesi 13:51

Geri manevra yapan otomobil bahçeye düştü: 1 yaralı

A
A
A
Geri manevra yapan otomobil bahçeye düştü: 1 yaralı

Kocaeli’nin Gebze ilçesinde geri manevra yapan otomobil kontrolden çıkarak yaklaşık 3 metre yükseklikteki duvarı aşıp binanın bahçesine düştü. Kazada, araçta yolcu olarak bulunan 1 kişi yaralandı.


Kaza, saat 11.30 sıralarında Gebze ilçesi Arapçeşme Mahallesi 1022/4 Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, H.M. idaresindeki 41 YV 728 plakalı otomobil, sürücüsünün geri manevra yaptığı sırada kontrolden çıkarak bahçe duvarını aşarak aşağı düştü. Araçta yolcu olarak bulunan H.M’nin eşi M.M. yaralandı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı M.M., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.


Otomobil vinç yardımıyla bahçeden çıkarılırken polis olayla ilgili inceleme başlattı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şırnak Şırnak’ta elektrikte kayıp-kaçak oranı yüzde 29’a düştü Dicle Elektrik’in, 2013 yılında başlayan özelleşme sürecinden bu yana Şırnak’a yaptığı yaklaşık 5.5 milyar TL tutarındaki yatırımlar, kayıp-kaçak oranlarını rekor düzeyde düşürdü. Kent merkezinde 2016’da yüzde 72 seviyelerinde olan kayıp-kaçak oranı, 2024 sonu itibarıyla 3K alanlarında yüzde 29 seviyelerine düştü. Şirket, 2025 yılında yapacağı 1 milyar 80 milyon TL’lik yeni yatırımla bu başarıyı daha da ileriye taşımayı hedefliyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 6 ilde elektrik dağıtım hizmeti sunan Dicle Elektrik, Şırnak’ta gerçekleştirdiği teknoloji odaklı yatırımlarla hem enerji altyapısını güçlendiriyor hem de kayıp-kaçakla mücadelede önemli başarılar elde ediyor. Şirket, 2025 yılında Şırnak’a 1 milyar 80 milyon TL’lik yeni yatırım yaparak bu başarıyı daha da ileriye taşımayı hedefliyor. Dicle Elektrik’in 2013 yılındaki özelleşme sürecinden bu yana Şırnak’a yaptığı yatırım miktarı yaklaşık 5.5 milyar TL’ye ulaşırken yalnızca 2024 yılında gerçekleştirilen yatırım miktarı 1.1 milyar TL oldu. Bu yatırımlar sayesinde, özellikle kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli olarak adlandırılan 3K alanlarında 2023 yılında yüzde 35 seviyelerinde olan kayıp-kaçak oranı, 2024 itibarıyla yüzde 29’a kadar düşürüldü. Geçtiğimiz yıl şirketin saha operasyonlarını yüzde 100 oranında artırması da bu başarıda belirleyici rol oynadı. Yüzde 72 seviyelerinden yüzde 29 seviyelerine Gerçekleştirilen çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulunan Dicle Elektrik Şırnak İl Müdürü Rıdvan Çatır, 7 bin 203 kilometrekarelik bir alanda 579 bin nüfusa kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji sunma hedefiyle çalıştıklarını vurguladı. Çatır, "Yaptığımız teknoloji odaklı yatırımlar sayesinde Şırnak merkezde 2016’da yüzde 72 seviyelerinde olan kayıp-kaçak oranını 2024 sonu itibarıyla 3K alanlarında yüzde 29 seviyelerine kadar düşürmeyi başardık. Bu düşüş, sadece altyapı yatırımlarıyla değil, aynı zamanda saha operasyonlarımızı iki katına çıkarmamız ve şebekeye entegre ettiğimiz dijital dönüşüm projeleriyle mümkün oldu" dedi. Çatır, bölgenin enerji altyapısını dijitalleştirerek sadece kayıp-kaçakla değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir enerji geleceği için de mücadele ettiklerini işaret ederek, "Dijital dönüşüm projeleri ve yüksek teknoloji kullanımı sayesinde hem kayıt dışı kullanım azalıyor hem de müşteri memnuniyeti artıyor. Enerji kalitesini yükselten bu yatırımlarla şebekemizi her geçen gün daha güçlü hale getiriyoruz" ifadelerini kullandı.
Ankara TVHB Başkanı Eroğlu: "4 Nisan, kalıcı ve etkili çözümler üretme sorumluluğunu hatırlatan bir gündür" Dünya Sokak Hayvanları Günü üzerine açıklamalarda bulunan Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Sevgiye, merhamete ve korunmaya ihtiyaç duyan bu canlar için 4 Nisan, yalnızca farkındalık değil, aynı zamanda kalıcı ve etkili çözümler üretme sorumluluğunu hatırlatan bir gündür" dedi. TVHB Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu, 4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları Günü dolayısıyla açıklamada bulundu. Sahipsiz hayvanların toplumun bir parçası olduğunu hatırlatan Eroğlu, "Açlık, susuzluk, olumsuz hava şartları ve hastalıklarla mücadele ederken, kimi zaman insan kaynaklı şiddet ve istismara maruz kalmaktadırlar. Sevgiye, merhamete ve korunmaya ihtiyaç duyan bu canlar için 4 Nisan, yalnızca farkındalık değil, aynı zamanda kalıcı ve etkili çözümler üretme sorumluluğunu hatırlatan bir gündür. Bu vesileyle, hayvanların birer eşya gibi alınıp satılmasının önlenmesi ve sahiplenme kültürünün yaygınlaştırılması gerektiğini vurguluyor, merdiven altı hayvan üretimine karşı önlem alınarak, takibinin titizlikle yapılmasını çağrısında bulunuyoruz" ifadelerini kullandı. "Kurum ve kuruluşlara kadar herkesin ortak sorumluluğudur" Sahipsiz hayvanların toplum sağlığının korunması amacıyla ülke genelinde bir kısırlaştırma seferberliği başlatılmasının şart olduğunu vurgulayan Eroğlu, "Tüm ülke genelinde bilimsel ve etik ilkeler doğrultusunda uygulanacak bu program, sahipsiz hayvanların kontrolsüz çoğalmasının önüne geçecektir. Toplumsal bilinçlendirme çalışmaları artırılarak kamu spotları ve eğitim programları ile bireylerin sahipsiz hayvanlar konusunda duyarlılıkları artırılmalıdır. Sahipsiz hayvanların korunması ve güvenli bir şekilde yaşamalarının sağlanması, bireylerden, yerel yönetimlere, ilgili tüm kurum ve kuruluşlara kadar herkesin ortak sorumluluğudur" diye konuştu. "Liyakat esas alınmalı, veteriner hekimler atanmalıdır" Belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi ve hayvan sağlığı yardımcı personelinin görevlendirilmesinin gerekli olduğunu belirten Eroğlu, "Taşeron firma aracılığıyla veteriner hekim çalıştırılmasına şiddetle karşı olduğumuzu ve bu uygulamaya derhal son verilmesi gerektiğinin altını çiziyoruz. Türkiye’de hayvan sağlığının korunması, refahının sağlanması ve zoonotik hastalıklarla etkin mücadele yürütülebilmesi için büyükşehir belediyelerinde kurulan Veteriner İşleri Daire Başkanlıklarına, diğer il ve ilçe belediyelerinde ise Veteriner İşleri Müdürlüklerine yapılacak atamalarda liyakat esas alınmalı ve bu görevlere veteriner hekimler atanmalıdır" ifadelerine yer verdi. "En az 4 bin veteriner hekimin istihdam edilmeli" TVHB olarak yapılan değerlendirmelere değinen Eroğlu, "Ülkemizde belediyelere en az 4 bin veteriner hekimin istihdam edilmesi, sahada etkin ve sürdürülebilir hizmet sunumu açısından kritik bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak, sahipsiz hayvanların refahını ve toplum sağlığını önceliklendiren bilimsel, etik ve sürdürülebilir politikaların uygulanmasının zaruri buluyor; farkındalık dolu bir Dünya Sokak Hayvanları Günü diliyoruz" dedi.
Manisa Annesinin ölümüyle hayatının şokunu yaşadı Manisa’da yaşayan 60 yaşındaki Rıza Zeybek isimli vatandaş annesinin 2024 yılının ocak ayında vefat etmesinin ardından çıkardığı veraset ilamıyla hayatının şokunu yaşadı. Şimdiye kadar hiçbir şekilde haberdar olmadıkları bir kardeşleri daha olduğunu öğrenen Zeybek, Yılmaz Özkur isimli kardeşlerinin sadece TC Kimlik Numarası olduğunu ancak kendisine dair hiçbir kayda ve ize rastlanamadığını belirterek nüfustan kaynaklı sorunun çözümü için bir seneden fazla bir zamandır hukuk mücadelesi veriyor. Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde yaşayan Rıza Zeybek isimli vatandaş 2024 yılının ocak ayında annesi Fethiye Zeybek’i kaybetti. Zeybek, annesinin üzerine olan otomobili kendi üzerine geçirmek için veraset ilamı çıkardıktan sonra hayatının şokunu yaşadı. Kendisinin sadece Erkan isminde bir kardeşi olduğunu kaydeden Rıza Zeybek nüfus kayıtlarına göre kendisinden 10 yaş büyük Yılmaz Özkür isimli bir ağabeyi daha olduğunu öğrendi. 1955 doğumlu Yılmaz Özkür’ün soy isminin annesinin kızlık soy ismi olduğunu belirten Zeybek 1936 doğumlu annesi Fethiye Zeybek’in de gençlik yıllarında yine nüfustan kaynaklı hatadan dolayı askere çağrıldığını ancak hatanın düzeltilerek annesi yerine dayısı Fethi’nin askere gittiğini anlattı. Yine nüfustan kaynaklı bir hata yüzünden bir seneden fazla bir süredir mahkeme mahkeme dolaştığını anlatan Zeybek, yapılan bütün incelemelerde kardeşi görülen şahsın sadece vatandaşlık numarası olduğunu ve bunun dışında kendisine ait hiçbir yaşam belirtisinin olmadığını söyledi. "Devletin bulamadığını ben nasıl bulayım" Yaşadığı mağduriyeti anlatan Zeybek, "Annem öleli bir buçuk sene oldu. 2 kardeşiz biz. Veraset ilamı aldığımda bir kardeşimiz daha olduğunu öğrendim. Şaşırdım, geri dönüyordum yanlış aldım diye eve geldim okudum şok oldum. Bunu sorabileceğim kimse kalmadı. Annem öldükten sonra üçüncü kardeş çıktı. Onu da bilmiyorduk, annem bize bir şey söylemedi. Öldükten sonra çıktı. Bu sefer biz de şok olduk. Soracağımız kimse de kalmadı aile büyüklerimizin hepsi vefat etti. Tanımıyoruz, kimseden de duymadık. Yargı yoluna gittik. Manisa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açtık. Hakime hanım her yeri araştırdı. Nüfus müdürlüklerini, belediyeleri, jandarmayı araştırdı hiçbir yaşam belirtisi çıkmadı. 3-4 mahkeme oldu en sonunda hakim dedi ki ‘Bu kişi yok, bulamıyoruz. Yargı yolu açık istinafa gidebilirsiniz’. Ben nasıl bulacağım bunu devletin bulamadığını dedim. İstinafa gidin dediler. Ne yapacağımı da bilmiyorum. Emniyete soruyorum mahkemeye başvurun diyorlar. Ne yapacağımı bilmiyorum" dedi. Annesini daha önce de askere çağırmışlar Annesinin yaklaşık 20 yıl önce kendisine bir sohbet sırasında nüfustan kaynaklı bir hatayı anlatan Zeybek, "Annem bana 20 yıl önce sohbet ederken bir askerlik anısını anlattı. Amasya’da yaşarken, annemi askere çağırmışlar. Dayımın askerlik celbini anneme göndermişler. Nüfusta karışıklık olmuş. Annemin adı Fethiye dayımın adı Fethi. Kimlikleri karışmış, dayım gidip düzelttiriyor ve kendisi askere gidiyor" ifadelerini kullandı. "2007 yılında kimliğe kaydolmuş" Veraset ilamında çıkan kardeşlerinin 2007 yılında yapılan TC Kimlik numarası verilmesi sırasında ortaya çıktığını kaydeden Zeybek, "Turgutlu’da nüfus müdürlüğüne gittiğimde müdürlükteki bir personel bana TC Kimlik numaralarının 2007 yılında verildiğini ve bu tarihte bu kişinin Çobanisa’daki adrese kaydının yapılmış olduğunu söyledi. 2007 yılından beri kimse bilmiyor bunu. 60 yaşındayım. Böyle bir kişiyi ne biliyoruz ne de duyduk. Hakime soruyorum bu insan Çobanisa’da yaşıyorsa buna seçmen kağıdı gelmez mi, yok! Sadece nüfusta görünüyor. Hiçbir yerde kaydı yok. TC kimliği verildikten sonra kimse bilmiyor. Nüfusta çıkıyor sadece ve yaşıyor görünüyor. Ne hastaneye gitmiş ne ilaç almış ne trafik cezası var ne de başka bir kaydı. Yaşasa bulacağız ama hiçbir yerde kaydı yok. Ben bu kişinin nüfustan düşürülmesini istiyorum. Bunu ben yapamam. Devlet bunu bulacak ve yapacak. Nüfustan kaynaklı bir problem. Nüfus müdürlüğündeki personelin bana dediği o soy isim benzerliğinden karışıklık olmuş olabilir dedi. Nüfusa dava açmadım. Adliyeye giderek şikayetçi oldum. Ne yapacağımı bilmiyorum. Bir yıldır bir buçuk yıldır gitmediğim, araştırmadığım yer kalmadı. Şimdi de istinafa gideceğim ama istinafa gitmeyi istemiyorum. Çok uzayacak süreç. Buna nüfus bakacak. İstinafta aynı şeyi araştıracak. Mahkeme bu kararı alırken her yere sordu zaten. Nüfustaki karışıklığın ceremesini ben çekiyorum" dedi.
Mersin Mersin sahilleri plastik atıklardan arınacak Mersin Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında sıfır atık projelerini yaygınlaştırarak, çevresel sürdürülebilirliği destekleyen projelere imza attığı bildirildi. İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında sıfır atık projelerini yaygınlaştırarak, çevresel sürdürülebilirliği destekleyen projelere imza atan Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde atık yönetimi, geri dönüşüm ve yenilenebilir enerji dönüşümü gibi çalışmalarını sürdürüyor. Çalışmalarıyla Mersin’in atıksız, çevre dostu şehir olma yolunda hızla ilerlemesine katkı sunan Büyükşehir Belediyesinin, AB tarafından finanse edilen REMEDIES-2 programı kapsamında hibe alan ’Plastiksiz Mersin Sahilleri için Birleşiyoruz’ projesiyle kentte sıfır atık konusuna yeni bir soluk getirdiği aktarıldı. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen proje kapsamında, Adnan Menderes Bulvarı sahil şeridi boyunca belirlenen pilot alanlara 6 adet içme suyu çeşmesi ve 6 adet plastik toplama kumbarası yerleştirilerek, vatandaşların plastik kullanımının azaltılması ve atık oluşumunun önlenmesi hedefleniyor. Proje kapsamında belediye birimlerinde ve Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde pet şişe toplama kampanyası da beraber yürütülüyor. Mercan’a kurulan ‘Akıllı Otomat’ ise ziyarete gelen öğrencilerin hem projeyi tanımasını, hem de elindeki plastikleri atarak projeye katkı sağlamasını sağlıyor. Projeyle denizler ve sahillerin plastik atıklardan arındırılmasının yanı sıra atık yönetimini sürdürülebilir bir modele dönüştürülmesi de hedefleniyor. "Atıkları kaynağında ayrıştırıyoruz" İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığında görevli çevre mühendisi Yakup Berkay Işık, sıfır atık üzerine yaptıkları önemli proje ve hizmetleri anlattı. Belediyede Sıfır Atık Belgesi’ne sahip 100 birim olduğunu ve bu sayıyı artıracaklarını belirten Işık, "Geri kazanılabilir atıkları, organik atıkları ve çöp dediğimiz geri kazanılamayacak atıkları ayrı ayrı kutularda ve kaynağında ayrıştırıyoruz.Sebze halinden çıkan sebze ve meyve atıklarını, mezbahaneden çıkan işkembe atıklarını, ağaç budama atıklarını ve belediyemizin sahilde bulunan kafelerinden çıkan çay-kahve posalarını tesisimizde yığınlar haline getirip, gerekli süreçlerden geçirerek kompost hale getiriyoruz. Bunlar refüj çalışmalarında toprak düzenleyici malzeme olarak kullanılıyor"dedi. "Plastik kullanımını azaltmayı hedefliyoruz" Avrupa Birliği’nin REMEDIES-2 projesi kapsamında hibe kazanan ‘Plastiksiz Mersin Sahili İçin Birleşiyoruz’ projesini hakkında da bilgi veren Işık, "Bu proje kapsamında plastikleri ayrı toplamayı hedefliyoruz. Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezimizde bulunan kaplumbağa kafesinde ve akıllı otomasyon cihazında plastikleri ayrı topluyoruz. Yine sahil bandında bulunan belirli noktalarda, halkımızı teşvik etmek için pota şeklinde plastik toplama kafesleri yerleştirildi. Bunların yanında, plastik kullanımını azaltmaya yönelik su çeşmelerimiz bulunuyor. Halkımız termosları ve mataralarıyla gidip sularını doldurabiliyor. Bu şekilde plastik kullanımını azaltmayı hedefliyoruz"diye konuştu. "Sürdürülebilir atık yönetim felsefesini kendimize misyon edindik" Hibe kapsamında aldıkları plastik kırma ve enjeksiyon makineleri sayesinde, toplanan plastik kapakları öğüterek plastik saksıya çevirdiklerini belirten Işık, sahil temizlikleri yaptıklarını ve bilinçlendirme çalışmalarını daha geniş kitlelere ulaştırma imkanı bulduklarını da kaydetti. Işık, "Projenin asıl hedefi plastiklerin denize ulaşmasını ve kirliliği önlemenin yanı sıra, geri kazanım farkındalığını artırmak. Proje şu an başarılı bir şekilde ilerliyor. Sürdürülebilir atık yönetim felsefesini kendimize misyon edindik. Bu şekilde doğamızı koruyarak, gelecek nesillere temiz bir çevre bırakmayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu. Evsel nitelikli katı atıkları bertaraf tesislerinde elektrik enerjisine dönüştüklerini sözlerine ekleyen Işık, belediye birimlerinden çıkan pil, florasan, led lamba, toner ve kartuşları da biriktirip 6 ay beklettikten sonra, lisanslı tesislere gönderdiklerini sözlerine ekledi. "Atık üretimini azaltmayı amaçlıyoruz" İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığında görevli çevre mühendisi Gizem Bal da İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde sıfır atık konusunda önemli çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Öğrenciler başta olmak üzere, merkezi ziyaret edenlere sıfır atıkla ilgili düzenekler hakkında bilgilendirme yaptıklarını ve eğitimler verdiklerini anlatan Bal, merkezi her gün ortalama 700 öğrencinin ziyaret ettiğini kaydetti. Bal, "Açıldığımız günden beri ortalama 134 bin öğrenciye sıfır atık, iklim, çevre, yenilenebilir enerji, sera gazı üzerine eğitim verdik. Sıfır atığın temel amacı hammadde kullanımını azaltmak, enerji verimliliğini artırıp kaynakların tüketimini azaltmak. Biz de bu farkındalığı oluşturmaya çalışıyoruz"ifadelerini kullandı. Atıkları kaynağında ayrıştırma ile enerji ve hammadde kullanımını azaltmanın önemine dikkat çekmeyi hedeflediklerini vurgulayan Bal, "Özellikle Mersin gibi sahil kenarında bulunan kentlerde plastik atıklar, su ortamında önemli bir kirletici faktördür. Mikroplastikler, su içerisinde parçalanarak canlı türlerine ve insan yaşantısına zarar veriyor. Bu konu hakkında da önemli bilgilendirmeler yapıyor, doğal kaynaklarımızı koruyor, atık üretimini azaltmayı amaçlıyoruz" şeklinde konuştu.