DÜNYA - 04 Nisan 2025 Cuma 00:17 | Son Güncelleme : 04 Nisan 2025 Cuma 00:20

ABD'de gözaltına alınan Türk öğrenci Rümeysa Öztürk'ün ilk duruşması görüldü

A
A
A
ABD'de gözaltına alınan Türk öğrenci Rümeysa Öztürk'ün ilk duruşması görüldü

ABD'de gözaltına alınan doktora öğrencisi Rümeysa Öztürk'ün avukatlarının Boston Federal Mahkemesi'nde açtığı habeas corpus (tutukluluğun yasallığının sorgulanması) davasının ilk duruşması görüldü.

ABD'de doktora öğrencisi olan Rümeysa Öztürk'ün 25 Mart'ta ABD İç Güvenlik Bakanlığına bağlı Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) ajanları tarafından gözaltına alınmasının ardından Öztürk'ün avukatlarının Boston Federal Mahkemesi'nde açtığı habeas corpus (tutukluluğun yasallığının sorgulanması) davasının ilk duruşması görüldü.

Duruşmaya, eyalet dışında tutuklu bulunmasından dolayı Öztürk uzaktan katıldı. ICE yetkililerinin müvekkillerini gözaltına aldıktan sonra gece yarısı eyalet dışına transfer ettiğini ifade eden Öztürk'ün avukatları, duruşmada naklin bilerek yapıldığını ve yargı yetkisinin aşındırıldığını söyledi.

Mahkeme kararından dakikalar önce nakil

Hükümetin mahkemeye sunduğu resmi zaman çizelgesi, ICE'nin operasyonunun büyük hassasiyetle zamanlandığını gösterdi. Yerel saatle 17.15'te Öztürk, Somerville'deki evinin yakınlarında gözaltına alındı. 17.49'da ICE gözetiminde yola çıkıldı. 22.01'de Öztürk'ün avukatlarından Mahsa Khanbabai, Boston Bölge Mahkemesi'ne acil dilekçe sundu. 22.28'de ICE, Öztürk'ü Vermont'a taşıdı. 22.55'de Boston Bölge Mahkemesi Yargıcı Indira Talwani, Öztürk'ün Massachusetts'te kalmasını talep eden kararını verdi. Ertesi sabah 05.31'de Vermont'tan Louisiana'ya uçuş gerçekleştirildi. 14.35'te Louisiana, Alexandria'ya iniş yapıldı. Öztürk daha sonra Basile'deki göçmenlik merkezine tutuklu olarak sevk edildi.

Dava Massachusetts'te mi, Vermont'ta mı görülmeli?

Öztürk'ün avukatları, müvekkillerinin gözaltına alındıktan sonra hala ICE Boston ofisinin denetiminde olduğunu, dolayısıyla davanın Boston'da açılmasının hukuki olarak doğru olduğunu savundu. Khanbabai, "Öztürk, tutuklandığında fiziksel olarak Boston ICE saha ofisinin kontrolündeydi. Bu nedenle bu mahkeme yargı yetkisine sahiptir" ifadelerini kullanarak, transfer sürecinin de ICE'nin elinde olduğunu vurguladı.

Federal Savcı Mark Sauter ise, "Rumsfeld v. Padilla" kararına atıfta bulunarak, tutuklunun fiilen bulunduğu bölgede yani Vermont ya da Louisiana'da dava açılması gerektiğini savunarak, "Massachusetts Bölge Mahkemesi'nin bu davada kişisel yargı yetkisi yoktur. Dava, Vermont ya da Louisiana'da görülmelidir. Ayrıca ICE'nin nakil süreci tamamen rutin prosedürlere dayanmaktadır" dedi.

"Avukatın sürece dahil olma fırsatı kasıtlı olarak engellendi"

Öztürk'ün avukatları, ICE'nin bilinçli olarak Öztürk'ün yerini gizlediğini ve avukatına bilgi vermediğini de detaylı olarak ortaya koyarak, "Öztürk'ün ailesi ve avukatı, nerede olduğunu yaklaşık 20 saat boyunca öğrenemedi. ICE, mahkeme kararına rağmen nakil işlemini gerçekleştirdi. Öztürk, tutuklandığında avukatıyla iletişim kuramadı, telefon verilmedi. Nakil kararı, tutuklamadan önce alınmış olsa da, avukatın sürece dahil olma fırsatı kasıtlı olarak engellendi" ifadelerini kullandı.

"Hükümet anayasal hakları fiilen devre dışı bırakan bir strateji yürüttü"

Davaya Öztürk'ün avukatları arasında yer alarak katılan Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) sivil toplum kuruluşu avukatlarından Brett Max Kaufman, "Hükümet burada sadece bir öğrenciyi tutuklamadı, anayasal hakları fiilen devre dışı bırakan bir strateji yürüttü" dedi.

Davanın Yargıcı Denise J. Casper'ın başkanlık ettiği duruşmada, 1 saatten uzun süren karşılıklı argümanlar ve hukuki detaylar masaya yatırıldı. Yargıç Casper, yargı yetkisinin aşındırılmasına yönelik argümanları ciddiyetle dinlerken, hükümetin zamanlama savunmasına karşı eleştirel bir yaklaşım sergiledi. Yargıç Casper'ın "ICE'ın, federal bir mahkeme kararından dakikalar önce nakil yapması tesadüf değilse, ciddi bir yargı istismarıdır" ifadeleri mahkeme kayıtlarına geçti. Yargıç Casper, yargı yetkisi meselesine ilişkin kararını kısa sürede açıklayacağını belirterek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Ne olmuştu?

Massachusetts eyaletindeki Tufts Üniversitesi'nde doktora öğrencisi olan Rümeysa Öztürk, 25 Mart'ta yerel saatle 17.15 sıralarında Boston kentinde evinin yakınlarında ABD İç Güvenlik Bakanlığına bağlı Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) ajanları tarafından gözaltına alınmıştı. Fulbright bursu alan ve doktora eğitiminin son yılında olduğu öğrenilen Öztürk, arkadaşlarıyla iftara gitmek için evinden çıktığı sırada ajanlar tarafından durdurulmuş, etrafının bir anda yüzleri kapalı 6 sivil ICE görevlisi tarafından sarılmıştı. Öztürk, itirazlarına rağmen yaklaşık 2 dakika sonra kelepçelenerek SUV bir araca bindirilmişti.

ABD İç Güvenlik Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Filistin destekçisi Öztürk'ün "Hamas'ı destekleyen faaliyetlerde bulunduğu" iddia edilmiş, İç Güvenlik Bakanlığı'ndan bir sözcü Öztürk'ün Louisiana eyaletindeki ICE İşlem Merkezi'ne transfer edildiğini söylemişti. Boston Bölge Mahkemesi, ise Öztürk'ün sınır dışı edilmesini geçici olarak durdurmuştu.

Öztürk, Mart 2024'te üniversite gazetesine yazılan ortak bir makalede okulun Filistin destekçisi harekete yönelik tutumunu eleştirmişti. Üniversite'nin "Filistin soykırımını kabul etmesi" istenen yazıda, okul yönetiminin İsrail ile bağlantılarını kesmesi talep edilmişti.

Dilek Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Trendyol Süper Lig: Beşiktaş: 3 - Antalyaspor: 1 (İlk yarı) Trendyol Süper Lig’in 29. haftasında Beşiktaş, sahasında Antalyaspor ile karşılaşıyor. Mücadelenin ilk yarısı siyah-beyazlı ekibin 3-1 üstünlüğü ile sona erdi. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 5. dakikada Cengiz’in sağ taraftan yerden pasına hareketlenen Orkun Kökçü’nün ceza sahasına girerken sağ ayağının dışıyla yaptığı vuruşta meşin yuvarlak, kaleci Julian’ın üzerinden filelere gitti. 1-0 9. dakikada Orkun’un ortasında Jota’nın ceza sahası içi sol çaprazdan vuruşunda meşin yuvarlak ağlarla buluştu. 2-0 21. dakikada Erdoğan sağ taraftan ortasında kale alanı önündeki Van de Streek, kafa vuruşuyla topu kaleci Ersin’in sağından filelere yolladı. 2-1 33. dakikada Olaitan’ın rakip oyuncuyu geçtikten sonra sol taraftan pasında Oh, kale alanı önünde tek vuruşla topu ağlarla buluşturdu. 3-0 40. dakikada Olaitan’ın derinlemesine pasında sağ çaprazda topla buluşan Oh’un ceza sahası içine girdikten sonra yaptığı vuruşta kaleci Julian, meşin yuvarlağı yandan kornere çeldi. Stat: Tüpraş Hakemler: Adnan Deniz Kayatepe, Furkan Ürün, Murat Altan Beşiktaş: Ersin Destanoğlu, Amir Murillo, Tiago Djalo, Emirhan Topçu, Rıdvan Yılmaz, Kartal Kayra Yılmaz, Orkun Kökçü, Cengiz Ünder, Junior Olaitan, Jota Silva, Hyeon-Gyu Oh Yedekler: Devis Vasquez, Milot Rashica, Salih Uçan, Emmanuel Agbadou, Felix Uduokhai, Vaclav Cerny, El Bilal Toure, Kristjan Asllani, Yasin Özcan, Mustafa Hekimoğlu Teknik Direktör: Sergen Yalçın Antalyaspor: Julian, Erdoğan Yeşilyurt (Bünyamin Balcı dk. 37), Veysel Sarı, Lautaro Giannetti, Georgi Dzhikiya (Doğukan Sinik dk. 37), Kenneth Paal, Ramzi Safuri, Jesper Ceesay, Dario Saric, Samuel Ballet, Sander Van de Streek Yedekler: Abdullah Yiğiter, Samet Karakoç, Hüseyin Türkmen, Bahadır Öztürk, Abdülkadir Ömür, Nikola Storm, Yohan Boli, Kerem Kayaarası Teknik Direktör: Sami Uğurlu Goller: Orkun Kökçü (dk. 5), Jota Silva (dk. 9), Hyeon-Gyu Oh (dk. 33) (Beşiktaş), Sander Van de Streek (dk. 21) (Antalyaspor) Sarı kartlar: Samuel Ballet, Ramzi Safuri (Antalyaspor)
Ankara Bakan Gürlek: "Adalet Bakanlığı olarak ortak vicdanı yaralayan her eylemin takipçisi olmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı olarak, vatandaşlarımızın ve insanlığın ortak vicdanını yaralayan her eylemin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Adaletin tesisi için hukuk içinde, kararlı mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi. Adalet Bakanı Gürlek, Sumud filosu iddianamesinin kabul edilmesine ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Paylaşımda, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından Gazze’ye insani yardım götüren Sumud filosuna yönelik İsrail’in barbarca saldırısına ilişkin hazırlanan iddianamenin kabul edilmesiyle önemli bir yargılama süreci başlamıştır. Görev yaptığım dönemde başlattığımız bu tarihi nitelikteki soruşturmanın yargılama aşamasına gelmesi, Türk adaletinin uluslararası hukuk temelinde ortaya koyduğu kararlı iradenin somut bir göstergesidir" ifadelerini kullandı. "Adaletin tesisi için hukuk içinde, kararlı mücadelemizi sürdüreceğiz" Türkiye’nin her alanda zulme karşı olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti, yalnızca diplomasi alanında değil, hukuk zemininde de zulme karşı duruşunu açık ve net biçimde ortaya koymaktadır. Hiç kimse, işlediği suçun ağırlığını makamının arkasına saklayamaz. Netanyahu ve beraberindeki katliam şebekesinin; sivillere yönelik planlı ve sistematik saldırıları, insanlığa karşı suçlar, soykırım, işkence ve yağma gibi ağır fiilleri de hukuk önünde mutlaka karşılık bulacaktır. Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı olarak, vatandaşlarımızın ve insanlığın ortak vicdanını yaralayan her eylemin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Adaletin tesisi için hukuk içinde, kararlı mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.
İstanbul Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ortadoğu coğrafyası son yıllarda, gerçekten sancılı, sıkıntılı ve karanlık günler yaşıyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Asya Siyasi Partiler Konferansı (ICAPP) Kadın Kolu 9. Toplantısı için İstanbul’a gelen katılımcıları, kabul etti. Erdoğan, "Hitler’in Yahudilere yönelik canavarca politikalarıyla, İsrail parlamentosunun büyük bir zafer edasıyla aldığı karar arasında özü itibariyle bir fark var mıdır?" Uluslararası Asya Siyasi Partiler Konferansı (ICAPP) Kadın Kolu 9. Toplantısı, "Küresel Dönüşüm Çağında Kadın Liderliği" temasıyla İstanbul’da düzenlendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ICAPP Kadın Kolları’nı Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti. Asya ülkelerinden kadın siyasi liderlerin yer aldığı kabulde, ICAPP Kadın Kolları Başkanı seçilen AK Parti Konya Milletvekili Meryem Göka, AK Parti’li bazı kadın milletvekilleri ve kadın kolları üyeleri ile Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de hazır bulundu. Kabulün ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katılımcılara yönelik bir konuşma yaptı. Erdoğan, "Asya genelinde kadınların siyasete ve karar alma mekanizmalarına katılımını güçlendirmek amacıyla, yürüttüğü anlamlı çalışmalarda ICAPP’e başarılar diliyorum. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı olarak yaklaşan yarım asra yakın siyasi hayatında kadınlarla birlikte yol yürümüş, yoldaşlık yapmış, dava arkadaşlığı yapmış bundan da her zaman iftihar etmiş, bir kardeşinizim. Bu sene 25. Kuruluş yıl dönümünü kutladığımız, AK Partimizin üzerinde yükseldiği sütunlardan bir tanesi de, kadın kollarımızdır. Kuruluşumuzdan beri girdiğimiz her sefer açık ara, ipi göğüslediğimiz tüm seçimlerde, en güçlü desteği kadınlardan gördük. Şunu bir kez daha tüm samimiyetimle söylemek istiyorum. Partimizin dünya siyaset literatürüne geçen başarılarında kadınları özel bir yeri oldu. Bu hareketi en fazla kadınlar bağrına bastı, ykadın8lar destekledi" diye konuştu. AK Parti’nin siyasi hareketinin içindeki kadınların rolüne değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti kadın kolları, Türkiye’nin en dinamik, ne donanımlı, en büyük kadın hareketi olarak, adını tarihe gururla yazdırdı. Kadınları siyasete aktif katılımını yürekten inanan devlet adamı olarak, ülkemiz adına Türk demokrasisi adına, bunlarla birlikte Türkiye’nin aydınlık geleceğine özellikle büyük onur duyarak, yoluna devam ediyor. Kadın kollarımızın öncülüğünde kadın sivil toplum kuruluşlarımızın güçlü desteği ile ülkemizdeki tüm kadınlar için tarihi nitelikli adımlar attık. Siyasette kadın temsil oranlarının arttırılmasından iş gücüne, kadına yönelik şiddetle mücadeleden hak ve özgürlük alanındaki reformlara pek çok alanda, ülkemizde büyük bir değişim gerçekleştirdik. Üzerinde titizlikle durduğumuz başlıklardan biri de, kadına yönelik şiddetin engellenmesiydi. Bu konudaki tavrımız şiddete sıfır tolerans olmuştur. 2012 yılında 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Dair Şiddetin Önlenmesine dair kanunu yürürlüğe koyduk. Daha sonra attığımız, çeşitli adımlarla kanunun uygulanmasını güçlendirdik. Öngörülen cezaları arttırdık, hassasiyetimizi çok net bir biçimde gösterdik. Bugün büyük bir memnuiyetle söylemek isterim ki, ülkemizde kadınlar her alanda daha çok iş, daha çok emek, daha çok katma değer üretiyor" dedi. Ortadoğu’da yaşanan savaş ve çatışmalara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’nin de parçası olduğu, Ortadoğu coğrafyası son yıllarda, gerçekten sancılı, sıkıntılı ve karanlık günler yaşıyor. Savaşların ve sıcak çatışmaların biri bitmeden maalesef diğeri başlıyor. Bunun da yükünü genellikle kadınlar ve masum çocuklar çekiyor. İsrail’in Gazze’de acımasızca katlettiği 72 binden fazla sivilin kahir ekseriyeti kadınlar ve çocuklar. Komşumuz Suriye’de 13 buçuk yıl boyunca devam eden iç savaşta, en çok bedeli ödeyenler aynı şekilde kadınlar ve çocuklar oldu. Bir diğer komşumuz İran’ın maruz kaldığı saldırıların ilk kurbanı arasında kadınlar ve çocuklar bulunuyordu. Savaşın ilk günlerinde Minhap’ta bir okula düzenlenen hava saldırısında 165’in üzerinde masum çocuk, hayattan koparıldı. İsrail’in ateşkese rağmen lübnan’a karşı sürdürdüğü bombardıman ve işgal politikası yine en çok kadınlar ve çocukları mağdur ediyor. Bakınız, 2 Mart’tan bu yana israil’in sivil yerlere yönelik saldırıları sebebiyle 1.2 milyon Lübnanlı evlerine terk etmek mecburiyetinde kaldı. 1500’den fazla kardeşimiz aynı saldırılarda can verirken, 4700 kişi yaralandı. Ateşkesin ilan edildiği gün İsrail, 254 Lübnanlıyı barbarca katletti. Gözünü kin ve kan bürümüş soykırım şebekesi, her türlü insani değeri hiçe sayarak, hiçbir kural ve ilke tanımadan, günahsız kadınları ve yavruları, sivilleri öldürmeye, devam ediyor" şeklinde konuştu. İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırıma değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Elimizi vicdanımıza koyup, bu soruları kendimize cesaretle soralım. Sadece Filistinli mahkumlar için idam cezası getirmenin adı ‘Apartat’ değil midir, bunun adı hukukçu faşizme alet etmek değil midir? Hitler’in Yahudilere yönelik canavarca politikalarıyla, İsrail parlamentosunun büyük bir zafer edasıyla aldığı karar arasında özü itibariyle bir fark var mıdır? Bütün bunlar Filistin halkına karşı izlenen inkar, imha, baskı ve siyasi infaz politikalarının yeni bir tezahürü değil midir? Elbette bu yapılanlar ayrımcılıktır, ırkçılıktır, 1994 yılında Güney Afrika’da yıkılan ‘Apartat’ rejiminin daha beterini İsrail’de, uygulamaya geçirmek demektir" diye konuştu.