Yerel Haberler
Kayseri
17 Mayıs 2026 Pazar - 15:40 TOMTAŞ’ta tarih yeniden kanatlanıyor: Hedef 6 Ekim 2026 Türkiye’nin ilk uçak fabrikası olan TOMTAŞ’ın 100 yıl sonra yeniden üretime dönmesiyle birlikte, Türk havacılık tarihinin en önemli sembollerinden biri yeniden ayağa kalkıyor. TOMTAŞ Havacılık ve Teknoloji A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Ferhat Çakır, milli imkânlarla geliştirilen jet eğitim ve hafif taarruz uçağı HÜRJET’in montajının Kayseri’de gerçekleştirilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyleyerek; "6 Ekim 1926’da TOMTAŞ tesislerinden havalanan ilk uçaktan tam 100 yıl sonra, 6 Ekim 2026’da HÜRJET’i yeniden Kayseri semalarıyla buluşturmayı hedefliyoruz" dedi. Erciyes Havacılık ve Spor Kulübü tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Havacılık Festivalinde havacılık sevdalıları bir araya geldi. Millet Bahçesi içerisinde başlayan festival vatandaşlardan büyük ilgi görürken, festivale katılanlar kurulan stantlarda havacılığa dair merak ettiklerini öğrenme imkanı buldu. Festival hakkında bilgiler veren Erciyes Havacılık ve Spor Kulübü Başkanı Hacı Ceylan; "Yaklaşık 2 yıldır Kayseri’de havacılık faaliyetleri sürdürüyoruz. Paramotor, yamaç paraşütü gibi değişik hava araçları, insansız dronlar, İHA’lar üreterek çocukların kişisel gelişimine fayda sağlıyoruz. Kulüp olarak bu yıl ikincisini düzenlediğimiz Geleneksel Havacılık Festivali’miz var. Bütün havacılık sevdalılarını, dronları, uçakları, asker, polis, jandarma, atlı birliklerinin hepsini tek çatı altında topladık. İnşallah her sene daha da büyüyerek bu festivalleri yapıp, insanlara biraz daha katkı sağlamayı düşünüyoruz" dedi. TOMTAŞ Havacılık ve Teknoloji A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Ferhat Çakır, TOMTAŞ’ın yalnızca bir fabrika değil, Türk havacılık iradesinin tarihî bir sembolü olduğunu ifade ederek; "TOMTAŞ Havacılık; 1925-1926 yıllarında Kayseri’de kurulan Türkiye’nin ilk uçak fabrikası. Biz de 2023 yılından itibaren devlet, millet el ele vererek bu isimle fabrikayı yeniden ayağa kaldırdık. 4. fabrikamızın inşaatı devam ediyor, 5.’si için temel atma törenini düzenlemek üzereyiz. 6 Ekim 1926’da Kayseri’den ilk uçağımız TOMTAŞ tesislerinden havaya kalktı. Biz de 6 Ekim 2026’da milli imkanlarla geliştirilen jet uçağımız Hürjet’i Kayseri’de montajını yapmayı planlıyoruz. Bunun için arkadaşlarımız çalışmalarını sürdürüyor" diye konuştu. "Türkiye’nin ilk uçak fabrikasında başlayan hikâye, 100 yıl sonra HÜRJET’le yeniden göğe yükseliyor." Türkiye’nin ilk uçak fabrikasının Kayseri’de kurulduğunu ve 2023 yılında aynı isimle yeniden faaliyetlerine başladığını aktaran Çakır; "Erciyes Havacılık Kulübü’nün düzenlemiş olduğu 2. Geleneksel Havacılık Festivali’miz var. Biz de buraya katılmaktan onur duyuyoruz. Arazinin içerisi zaten uçakların üretilmiş olduğu arazi olduğu için bizim için de ayrıca mutluluk vesilesi. 6 Ekim bizim için milat tarihi, 6 Ekim’de inşallah Hürjet’in Kayseri semalarında havalanıyor olması, hele ki bu ürünümüzün İspanya, Azerbaycan, Endonezya gibi dost ve müttefik ülkelere satılabiliyor olması Türkiye için ayrı bir iftihar vesilesi. Biz de TOMTAŞ olarak bu faaliyetlere hem detay parça imalatı, hem montaj faaliyetleri, hem de yer yer tasarım faaliyetleri düzenleyerek katkıda bulunuyor olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Tabi ki TUSAŞ’ın milli ve yerli ürünü ama artık Kayserileşti diyebiliriz. 100 yıl önce yarım kalan TOMTAŞ’ın hikayesi yeniden ’yiğit düştüğü yerden kalkar’ şiarıyla Kayseri’den bir başarı hikayesine dönsün istiyoruz. Bu zamana kadar TOMTAŞ ismi sadece nostalji olarak kaldı ama artık nostalji değil yiğidin düştüğü yerden kalkarak umutla baktığı, yeniden bu ülkenin ufkunun, geleceğinin yüksek teknolojiyle havacılıkla şekillendiği alanın ilk nişanesi olmasını temenni ediyoruz. Devletimiz de gerek bize gerek Kayseri ve civarda kurulacak bütün yüksek teknoloji havacılık şirketlerini yüksek teşviklerle bu işe teşvik ediyor" ifadelerini kullandı. TOMTAŞ Havacılık ve Teknoloji A.Ş. Üretim Mühendisi Alperen Özsoy ise TOMTAŞ olarak milli teknoloji hamlesine katkı sağladıklarını belirterek; "Sergi alanında görmüş olduğumuz milli teknoloji hamlesine katkı sağlayan uçaklarımızın yapısal parçalarını görüyoruz. Hürkuş’un, Hürjet’in, Gökbey’in insansız hava araçlarımız KAAN’ın, ANKA’nın yapısal parçaları var. Biz bu parçaların halihazırda TOMTAŞ Havacılık’ta üretimini gerçekleştiriyoruz. Mikron düzeyinde ölçümlerimizi yine kendi bünyemizde yapıyoruz. Kritik parçalarımız var bunların arasında. Yerli ve milli uçaklarımızın, insansız hava araçlarımızın Kayseri’de çok önemli miktarda üretimini gerçekleştiriyoruz. Kayseri’de TOMTAŞ bünyesinde bunu yapıyor olmak bizler için de çok gurur verici" dedi. Proses ve Konfigürasyon Uzmanı Endüstriyel Tasarım Muhendisi Ezgi Kılıçaslan da; "Bizim yaptığımız şey; parçaların üretime ve kaliteye anlaşılır şekilde teknik resimlerini hazırlıyoruz. Burada görmüş olduğunuz Hürkuş, Gökbey, Hürjet gibi parçaların birçok teknik resimlerini biz çıkartıyoruz" şeklinde konuştu.
17 Mayıs 2026 Pazar - 15:28 TOMTAŞ’ta tarih yeniden kanatlanıyor: Hedef 6 Ekim 2026 Türkiye’nin ilk uçak fabrikası olan TOMTAŞ’ın 100 yıl sonra yeniden üretime dönmesiyle birlikte, Türk havacılık tarihinin en önemli sembollerinden biri yeniden ayağa kalkıyor. TOMTAŞ Havacılık ve Teknoloji A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Ferhat Çakır, milli imkânlarla geliştirilen jet eğitim ve hafif taarruz uçağı HÜRJET’in montajının Kayseri’de gerçekleştirilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyleyerek; "6 Ekim 1926’da TOMTAŞ tesislerinden havalanan ilk uçaktan tam 100 yıl sonra, 6 Ekim 2026’da HÜRJET’i yeniden Kayseri semalarıyla buluşturmayı hedefliyoruz" dedi. Erciyes Havacılık ve Spor Kulübü tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Havacılık Festivalinde havacılık sevdalıları bir araya geldi. Millet Bahçesi içerisinde başlayan festival vatandaşlardan büyük ilgi görürken, festivale katılanlar kurulan stantlarda havacılığa dair merak ettiklerini öğrenme imkanı buldu. Festival hakkında bilgiler veren Erciyes Havacılık ve Spor Kulübü Başkanı Hacı Ceylan; "Yaklaşık 2 yıldır Kayseri’de havacılık faaliyetleri sürdürüyoruz. Paramotor, yamaç paraşütü gibi değişik hava araçları, insansız dronlar, İHA’lar üreterek çocukların kişisel gelişimine fayda sağlıyoruz. Kulüp olarak bu yıl ikincisini düzenlediğimiz Geleneksel Havacılık Festivali’miz var. Bütün havacılık sevdalılarını, dronları, uçakları, asker, polis, jandarma, atlı birliklerinin hepsini tek çatı altında topladık. İnşallah her sene daha da büyüyerek bu festivalleri yapıp, insanlara biraz daha katkı sağlamayı düşünüyoruz" dedi. TOMTAŞ Havacılık ve Teknoloji A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Ferhat Çakır, TOMTAŞ’ın yalnızca bir fabrika değil, Türk havacılık iradesinin tarihî bir sembolü olduğunu ifade ederek; "TOMTAŞ Havacılık; 1925-1926 yıllarında Kayseri’de kurulan Türkiye’nin ilk uçak fabrikası. Biz de 2023 yılından itibaren devlet, millet el ele vererek bu isimle fabrikayı yeniden ayağa kaldırdık. 4. fabrikamızın inşaatı devam ediyor, 5.’si için temel atma törenini düzenlemek üzereyiz. 6 Ekim 1926’da Kayseri’den ilk uçağımız TOMTAŞ tesislerinden havaya kalktı. Biz de 6 Ekim 2026’da milli imkanlarla geliştirilen jet uçağımız Hürjet’i Kayseri’de montajını yapmayı planlıyoruz. Bunun için arkadaşlarımız çalışmalarını sürdürüyor" diye konuştu. "Türkiye’nin ilk uçak fabrikasında başlayan hikâye, 100 yıl sonra HÜRJET’le yeniden göğe yükseliyor." Türkiye’nin ilk uçak fabrikasının Kayseri’de kurulduğunu ve 2023 yılında aynı isimle yeniden faaliyetlerine başladığını aktaran Çakır; "Erciyes Havacılık Kulübü’nün düzenlemiş olduğu 2. Geleneksel Havacılık Festivali’miz var. Biz de buraya katılmaktan onur duyuyoruz. Arazinin içerisi zaten uçakların üretilmiş olduğu arazi olduğu için bizim için de ayrıca mutluluk vesilesi. 6 Ekim bizim için milat tarihi, 6 Ekim’de inşallah Hürjet’in Kayseri semalarında havalanıyor olması, hele ki bu ürünümüzün İspanya, Azerbaycan, Endonezya gibi dost ve müttefik ülkelere satılabiliyor olması Türkiye için ayrı bir iftihar vesilesi. Biz de TOMTAŞ olarak bu faaliyetlere hem detay parça imalatı, hem montaj faaliyetleri, hem de yer yer tasarım faaliyetleri düzenleyerek katkıda bulunuyor olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Tabi ki TUSAŞ’ın milli ve yerli ürünü ama artık Kayserileşti diyebiliriz. 100 yıl önce yarım kalan TOMTAŞ’ın hikayesi yeniden ’yiğit düştüğü yerden kalkar’ şiarıyla Kayseri’den bir başarı hikayesine dönsün istiyoruz. Bu zamana kadar TOMTAŞ ismi sadece nostalji olarak kaldı ama artık nostalji değil yiğidin düştüğü yerden kalkarak umutla baktığı, yeniden bu ülkenin ufkunun, geleceğinin yüksek teknolojiyle havacılıkla şekillendiği alanın ilk nişanesi olmasını temenni ediyoruz. Devletimiz de gerek bize gerek Kayseri ve civarda kurulacak bütün yüksek teknoloji havacılık şirketlerini yüksek teşviklerle bu işe teşvik ediyor" ifadelerini kullandı. TOMTAŞ Havacılık ve Teknoloji A.Ş. Üretim Mühendisi Alperen Özsoy ise TOMTAŞ olarak milli teknoloji hamlesine katkı sağladıklarını belirterek; "Sergi alanında görmüş olduğumuz milli teknoloji hamlesine katkı sağlayan uçaklarımızın yapısal parçalarını görüyoruz. Hürkuş’un, Hürjet’in, Gökbey’in insansız hava araçlarımız KAAN’ın, ANKA’nın yapısal parçaları var. Biz bu parçaların halihazırda TOMTAŞ Havacılık’ta üretimini gerçekleştiriyoruz. Mikron düzeyinde ölçümlerimizi yine kendi bünyemizde yapıyoruz. Kritik parçalarımız var bunların arasında. Yerli ve milli uçaklarımızın, insansız hava araçlarımızın Kayseri’de çok önemli miktarda üretimini gerçekleştiriyoruz. Kayseri’de TOMTAŞ bünyesinde bunu yapıyor olmak bizler için de çok gurur verici" dedi. Proses ve Konfigurasyon Uzmanı Endüstriyel Tasarım Muhendisi Ezgi Kılıçaslan da; "Bizim yaptığımız şey; parçaların üretime ve kaliteye anlaşılır şekilde teknik resimlerini hazırlıyoruz. Burada görmüş olduğunuz Hürkuş, Gökbey, Hürjet gibi parçaların birçok teknik resimlerini biz çıkartıyoruz" şeklinde konuştu.
17 Mayıs 2026 Pazar - 15:21 2. Geleneksel Havacılık Festivali gerçekleştirildi Kayseri Valiliği, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün destekleri ve Melikgazi Belediyesi’nin koordinasyonu ile Erciyes Havacılık ve Spor Kulübü tarafından düzenlenen 2. Geleneksel Havacılık Festivali vatandaşların büyük ilgisiyle gerçekleştirildi. Havacılık ve gökyüzü tutkunlarını bir araya getiren etkinlikte konuşan Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu; "Valiliğimiz ve Büyükşehir Belediyemiz başta olmak üzere, Kocasinan, Talas Belediyemizle birlikte inşallah bundan sonra bu festivalimizi Melikgazi Belediyesi himayemize alıp daha güzel bir etkinlik yapacağız. Bu etkinliğe bugün gençlerimizin ilgisi oldukça fazla. Valiliğimiz bünyesinde yapmış olduğumuz GÖKTİM Melikgazi projesinde havacılıkla ilgili eğitim almak için 1400 öğrencinin başvurusuna şahit olduk. Bunların içerisinde 300 öğrenciyi seçerek şu anda 3 teknoloji atölyemizde onlara eğitim veriyor, onları teknolojiyle tanıştırıyoruz. Bütün amacımız gençlerimizin geleceğe en iyi şekilde hazırlanması. Özellikle son yıllarda havacılık ve uzay bilimlerinin önemli hale geldiğini görüyoruz. Şu anda SİHA üreten ve dünyada ilk üçe giren ülkeyiz. Dolayısıyla havacılık ve uzay ile ilgili gençlerimize ne kadar çok eğitim verir, onların liyakatli yetişmesini sağlarsak, ülkemiz geleceğe o kadar iyi hazırlanacak. Özellikle burası son derece önemli. Çünkü yüzyıl önce bir havacılık hikayesi burada başlamıştı. Türkiye’nin en önemli yatırımlarından bir tanesi olan Tayyare Fabrikası TOMTAŞ kurulmuştu. 1949 yılına kadar burada üretime devam etti; 1949 yılından sonra da Hava İkmal Bakım Komutanlığı’na dönüştürüldü. Bu sene Tayyare Fabrikası’nın 100. yılını kutluyoruz. Allah inşallah yarım kalan hikâyenin en iyi şekilde hayata geçmesini ve Kayseri’nin, ülkemizin havacılıkla ilgili dünyada söz sahibi bir ülke olmasını nasip eylesin." dedi. "Havacılık katma değeri çok yüksek bir sektör." diyen Başkan Palancıoğlu sözlerini söyle sürdürdü; Kayseri’de tabii ki mobilya, çelik kapı üretimi, elektrikli ev etleri üretimi yapılıyor. Ama asıl hedefimiz savunma sanayi ve sağlık sanayi gibi katma değeri yüksek ürünlerinin ülkemizde ve özellikle de Kayseri’de üretilmesidir. Dolayısıyla burada birikim var, tecrübe var hava ikmalden alacağımız çok önemli tecrübeler var. İnşallah bunları alarak özel sektöre, sanayiye aktarabilirsek o zaman Kayseri’de, ülkemiz de daha gelişecek. Şu anda TOMTAŞ tekrar kuruldu, KAYTECH Havacılık kuruldu. Havacılık ve savunma ile ilgili 7, 8 adet şirket yoğun bir şekilde faaliyet gösteriyor. TOMTAŞ bünyesinde HÜRKUŞ uçağımızın birçok parçası üretilmeye başlandı. Tamamen üretilmesini Allah nasip eylesin. Kayseri’de FASBAT tesislerimiz var. A400M uçağımızın retrofiti (iyileştirme) burada yapılıyor. Bu tesis sadece Kayseri açısından değil Avrupa açısından da önemli bir konuma geldi. Değerli komutanlarımıza teşekkür ediyorum. Çoğumuz belki bilmiyor ama Hava İkmal Bakım Komutanlığı şu anda Eskişehir ve Ankara ile birlikte Türkiye’deki en önemli havacılık geçmişine ve altyapısına sahip. Rabbim inşallah daha güzel başarılara imza atmayı nasip etsin. Bu güzel programda emeği geçen herkese ve Erciyes Havacılık ve Spor Kulübü Başkanı Pilot Sayın Hacı Ceylan Bey’e teşekkür ediyorum." Havacılık ve teknoloji stantlarının yer aldığı etkinlikte drone gösterileri, model uçak etkinlikleri, simülasyon deneyimlerini yaşayan katılımcılar Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığı’nın helikopterdeki üzüm salkımı gösterisini de büyük beğeni ile izledi.
Akran değil ‘ekran’ zorbalığı
28 Ekim 2025 Salı - 11:15 Akran değil ‘ekran’ zorbalığı Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, ailelerin ve eğitimcilerin dijital okuryazarlık konusunda daha fazla çalışma yapması gerektiğini söyleyerek, "İnsanlar artık her şeyin ekran başında olduğunu düşünerek duygularını kaybediyor" dedi. Dijital okuryazarlık eğitimleri verilmediği sürece insanların teknolojiyi kendi kendilerine kullanmayı öğrendiğini söyleyen Hakan Topuzoğlu, "Aslında şöyle; her zaman belirttiğimiz dijital okuryazarlık ile ilgili gerekli eğitimler verilmediği, altyapı oluşturulmadığı için ne yazık ki gençlerimiz, çocuklarımız ekran kullanmayı da teknolojiyi kullanmayı da kendi kendilerine öğreniyorlar ya da öğrenemiyorlar. Bu konuda gerekli altyapı olmadığı için ve haliyle de her bilgiye çok kolay ulaşabildiklerini düşündükleri için gerek arama motorları olsun gerek yapay zeka olsun, eskisi gibi kitap okuma alışkanlıklarının daha geride kalmasından kaynaklı olsun ya da çevresinde görebileceği örneklerin azalması sebebiyle artık her şeyin ekranda olduğunu düşünüyor ve haliyle de ekran başında da ne yazık ki duygularını birinin önünde kaybediyorlar. Tabii şöyle bu tarz platformlarda birbiri ile ilgili normal şartlarda yüz yüze söyleyemeyecekleri birçok şeyi yazabiliyorlar. Hatta bunu sadece gençlerde değil büyüklerde de yaşıyoruz. Yorumlarda böyle çok sert ve hiç akla gelmez ifadeler kullanan kişileri zaman zaman arıyorum ben. Ne söylüyorsanız bana söyleyin şimdi telefonda söyleyebilirsiniz dediğin zaman hemen ifadeleri değişiyor" dedi. Topuzoğlu, dijital mecralarda insanlara zorbalık yapan kişilerin kendilerinin de mutlu olmadığını söyleyerek, "Aslında işin temelinde sosyoloji ve psikoloji de yatıyor. Yani insanların günlük hayattakinden daha farklı olma çabalarının da etkisi oluyor ve bu platformlarda birbirlerini ne yazık ki zorbalayan insanlar ya da gençler haliyle kendileri de mutlu olamıyorlar, başkalarını üzdüklerinin farkında olmuyorlar. Bu konuda hem ailelerin daha bilinçli olması özellikle öğretmenlerin, eğitimcilerin bu konuda daha fazla çalışma yapması, bu noktada hatta anaokulundan itibaren teknoloji kullanmanın öneminin anlatılması ve ‘Gerçek hayatta ne iseniz dijital ortamda o olmalısınız aynı şekilde hassasiyetle davranmalısınız’ mesajının verilmesi gerektiğine inanıyorum" ifadelerini kullandı.
Başkan Metin: "2025 de Bünyanımıza yatırım 1 milyar TL"
28 Ekim 2025 Salı - 09:49 Başkan Metin: "2025 de Bünyanımıza yatırım 1 milyar TL" Bünyan Belediye Başkanı Selahattin Metin, katıldığı bir televizyon programında yaptığı konuşmada; bu yıl Bünyan için yapılan yatırımın 1 milyar TL olduğunu söyleyerek, "Hedefim Bünyan’ı merkez ilçe yapmak" dedi. Bünyan Belediye Başkanı Selahattin Metin, katıldığı bir televizyon programında Bünyan’a ve gündeme dair açıklamalarda bulundu. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başkan Metin, Bünyan’da siyaseti bitirdiklerini söyledi. Bünyan’a bu yıl için yapılan yatırımın 1 trilyon TL olduğunu ifade eden Metin, "Bünyan Belediye Başkanı olduktan sonra bir gün bile belediye başkanı rozetimi takmadım. Tek taktığım rozet Türk Bayrağı rozetidir. Ben seçim bittikten sonra 31 bin Bünyanlının belediye başkanı oldum. Biz Bünyan’da siyaseti bitirdik. Ben hiç kimseye siyasi yaklaşmıyorum. Vatandaş geldiği zaman eşit mesafede yapılacak neyi varsa vatandaşımın hizmetindeyim. Bu yıl Bünyan için yaptığımız yatırım 1 milyar TL. Çok ciddi yatırımlar aldık. Bünyan’ımızın çok köklü problemleri var. Bünyan’dan göçü önlemek istiyorum. Bünyan’ı merkez ilçe yapalım. Bünyan’da istihdam alanları yapalım. Seçim de ‘görev sürecim içerisinde Bünyan’da 100 tane kadına istihdam sağlayacağım’ dedi. 7-8 ay oldu 55 tane kadına istihdam sağladık. Şu anda 1 buçuk ay içerisinde de o sayı 100’e gelecek" ifadelerini kullandı. "Hedefim Bünyan’ı merkez ilçe yapmak" Hedefinin Bünyan’ı merkez ilçe yapmak olduğunu dile getiren Selahattin Metin, "Bünyan’ın taşı toprağı altın olacak. Bünyanlı hemşehrilerim mümkünse bir metrekare tarlalarını dahi satmasınlar. Getirsinler imara uygun tarlalarını ben imara açacağım. Bünyan’ın rantı Bünyan’da kalsın istiyorum. Arsa simsarları gelip, Bünyan’dan arsa toplayıp, sonra Bünyan halkının üzerinden rant sağlamaya çalışmasın. Bünyan’a 18-19 kilometre mesafeye 4’üncü OSB kuruluyor. 4’üncü OSB Başkanı ile görüştüm ve bana ‘Allah izin verirse 2028 yılında orada fabrikaların bacaları tütmeye başlayacak’ dedi. Orada bin 650 tane firma dosya almış. Bunların büyük bir kısmı savunma sanayine yönelik. Orada çalışacak 40-50 bin kişinin 6-7 bin kişisini ben Bünyan’a taşırsam her aileyi 3 kişi saysak, 21 bin kişi eder. Ben oradan Bünyan’a 19 bin kişilik bir aile getirirsem Bünyan bir Melikgazi, Kocasinan, Talas oluyor. Yani merkez ilçe oluyor. Ben buna inanıyorum. Bünyanlılarda inansın. Hedefim Bünyan’ı merkez ilçe yapmak" diye konuştu. "Bünyan’da torpilli çalışan dönemi bitti" Geçmiş yıllarda kontrolsüz şekilde personel alımı yapıldığını söyleyen Metin, Bünyan’da torpilli çalışan döneminin sona erdiğini belirterek, "Personel sayımız biraz fazla 160 tane personelimiz var. Parayı kontrolümüz altına aldık. Mesaileri kontrolümüz altına aldık. Çalışan adam çalışıyorsa mesaisini veriyoruz. Bünyan’da torpilli çalışan dönemi bitti. Baya fazla vardı. Burada bir sistem kurulmuş ve yıllarca da denetlenmemiş. Satın almaları kontrolümüz altına aldık. Çok şeffaf çalışıyoruz. Harcamalarımızı dikkat ettik. ‘Genel Başkanımız bize üretken bir belediye başkanı olacaksınız’ diyor. Biz de üretiyoruz" şeklinde konuştu. "Memduh Başkan bütün ilçelere hizmet yapıyor" Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’a verdiği desteklerden dolayı teşekkür eden Metin, Memduh Başkan şehrimizin büyüğü. Ben daha o mecliste saygımdan dolayı oturarak, konuşmadım. Her gittiğim yerde yaptığımız yollardan bahsediyorum ve ‘Büyükşehir Belediye Başkanımız Memduh Büyükkılıç’tan Allah razı olsun’ diyorum. Memduh Başkan bütün ilçelere yatırım yapıyor. Pınarbaşı’na pırıl pırıl asfaltlar döktü. Buranın belediye başkanları siyasi davranıyorlar. ‘Memduh Başkan’a teşekkür ediyoruz’ demiyorlar. Ben nerede hizmet yapılsa gidiyorum anlatıyorum" dedi. "Bünyan’a bir çivi çakanın kölesi olurum" Yatırımcılara seslenen Metin, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Bünyan’a bir çivi çakanın ben kölesi olurum. Buradan önceliğim Bünyanlı vatandaş olmak üzere Kayserili yatırımcılara da diyorum. Bünyan’a gelsinler ‘25-30 tane adam çalıştıracağım’ desinler, Bünyan Belediyesi’nin her türlü imkanını seferber ederim."
Çocuklar üşümesin kampanyasında 500 çocuk giydirildi
27 Ekim 2025 Pazartesi - 20:49 Çocuklar üşümesin kampanyasında 500 çocuk giydirildi Avrupa Kayserili İşverenler Birliği yönetimi tarafından, Kayseri’de ihtiyaç sahibi 500 çocuğa kışlık giyim desteğinde bulunuldu. Bot, pantolon, kazak, mont, eldiven, kaşkol ve şapkadan oluşan kışlık giysi setleri, önceden belirlenen ihtiyaç sahibi çocukların isimlerine özel olarak hazırlanmış koliler halinde Kayseri Saat Kulesi’ndeki Avrupa Kayserili İşverenler Birliği İrtibat Ofisi’nden ailelere teslim edildi. Setlerin her bir çocuğun ölçüsü önceden alınarak, tamamen kişiye özel bir şekilde hazırlanırken, konuyla ilgili açıklama yapan Avrupa Kayserili İşverenler Birliği Genel Başkanı Ali Hızar, birliğin yalnızca ekonomik iş birliği odaklı bir sivil toplum kuruluşu olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "En az ekonomide olduğu kadar sosyal, kültürel ve sportif alanlarda da milletimize hizmet etmeyi vazife biliyoruz. Bu kampanya da bunun en güçlü örneklerinden biridir." Avrupa Kayseri’de işverenler Birliği Onursal Başkanı Yeşim Akpınar da bu anlamlı projede yer almaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, "İnsani ve hayır yönü olan her çalışmaya imkânım el verdiği sürece destek olmaya devam edeceğim," dedi. Avrupa Kayserili İşverenler Birliği Kayseri Avrupalı Türkler Hizmet ve İrtibat Ofisi Koordinatörü Ömer Faruk Kırmızıtaş da kampanyayla ilgili bir açıklama yaparak değerlendirmelerde bulundu.
Gülsoy: "Enflasyonla mücadelede faydalı olacak her adımı destekliyoruz"
27 Ekim 2025 Pazartesi - 19:46 Gülsoy: "Enflasyonla mücadelede faydalı olacak her adımı destekliyoruz" Kayseri Ticaret Odası’nın (KTO) Ekim Ayı Meclis Toplantısı’nda konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, "Enflasyonla mücadele de faydalı olacak her adımı destekliyoruz" dedi. KTO Ekim Ayı Meclis Toplantısı Rifaf Hisarcıklıoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleşti. Toplantıya KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, yönetim kurulu üyeleri ve oda üyeleri katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan toplantıda konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Cumhuriyetin bir dönüm noktası ve Türk halkının tam bağımsızlığı olduğunu söyledi. "Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek yaşasın" diyen Gülsoy, "Ekim ayı, milletimizin tarihinde dönüm noktalarıyla dolu bir aydır. Bu ay, Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı, bağımsızlık mücadelemizin taçlandığı bir dönemde Cumhuriyetimizin 102. yılını büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Heyecanlıyız, daha da fazlası gururluyuz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde aziz Türk milletinin fedakarlıklarıyla istiklaline ve istikbaline sahip çıktığı Kurtuluş mücadelesinin taçlandığı 29 Ekim 1923’te cihana ilan ettiğimiz ilelebet koruyacağımız ve kollayacağımız Türkiye Cumhuriyeti 102’nci Kuruluş yıldönümü bir kez daha kutlu olsun. Cumhuriyet bir dönüm noktasıdır. Halkın tam bağımsızlığıdır. Türk milletinin ve devletinin sonsuzluğa kadar yaşayacağının bir ispatıdır. Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek yaşasın. Unutmayalım ki, bu Cumhuriyetin kurulması yolunda canlarını veren kahramanlarımızın vermiş olduğu son nefes, bizlerin şu anda aldığımız nefestir. Ne mutlu bize, Ne mutlu Türküm diyene. Bu büyük mirasın mimarları Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere aziz şehitlerimizi, gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum" dedi. "Ateşkes yüreklere su serpti" Filistin ve İsrail arasında ilan edilen ateşkese de değinen Gülsoy, "İsrail’in Gazze’ye karşı 7 Ekim 2023’ten bu yana sürdürdüğü, soykırım boyutuna ulaşan saldırıların ardından 10 Ekim’de nihayet ateşkes ilan edildi. Bu gelişme yüreklere bir nebze su serpmiş olsa da, katil İsrail ordusu ateşkese rağmen zaman zaman saldırılarını sürdürmektedir. Ateşkesin sağlanması ve kalıcı barışa ulaşılması için büyük bir gayret ortaya koyan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Dileğimiz, 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulması ve Orta Doğu’da artık kan ve gözyaşının değil, barış ve huzurun konuşulduğu günlerin gelmesi, insanlık vicdanını yaralayan saldırıların bir daha asla yaşanmamasıdır" ifadelerini kullandı. "Enflasyonla mücadelede faydalı olacak her adımı destekliyoruz" Enflasyonla mücadelede faydalı olacak her adımı desteklediklerini aktaran Gülsoy, "Küresel ekonomi uzun süredir görülmemiş ölçüde belirsizliklerle dolu bir seyir izlemektedir. Artan jeopolitik gerilimler, enerji ve gıda arzındaki dalgalanmalar, ticaret savaşları, Trump’un tarifeleri, iklim değişikliğinin olumsuz yansımaları, korumacı politikalar ve yüksek faiz oranlarıyla küresel ekonomi ciddi bir sınavdan geçiyor. Veriler, küresel ekonominin potansiyel üretim düzeyinin altında bir performans göstermeye devam edeceğine işaret ediyor. Bu da tüm ülkeleri etkisi altına alacak bir küresel yavaşlama sürecini başlatmıştır. Hem ülkeler hem bireysel olarak bizler gelecek planlarımızı bu ekonomik koşullar altında yeniden tasarlamak zorundayız. Maliyetlerimizi, üretim süreçlerimizi, yatırımlarımızı, ürün çeşitliliğimizi, tedarik zincirimizi, müşteri portföyümüzü, insan kaynaklarımızı, pazarlama ve satış politikalarımızı, kısacası iş yapış şeklimizi yeni konjonktüre göre yeniden şekillendirmeliyiz. Önümüzdeki dönemde verimliliğe önem vererek, rekabet gücünü artıran, üretkenliği destekleyen, katma değeri yüksek alanlara yönelmek her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Ülke ekonomimize baktığımızda ise Hammadde fiyatları, enerji maliyetlerindeki yükseliş, finansman sıkışıklığı ve yüksek enflasyon; üretim ve yatırım kararlarını etkileyen temel unsurlar olmaya devam ediyor. Enflasyonla mücadelede kararlılığın korunduğu, para politikasının dengelenmeye başladığı bu dönemde bizler de sürece katkı sağlayacak her adımı destekliyoruz. Ancak iş dünyasının, özellikle üretimin sürekliliği anlamında desteklenmesi de çok önemli. Sahadan aldığımız geri bildirimler, krediye erişimde hâlâ ciddi maliyetler ve zorluklar yaşandığını gösteriyor. Sıkı para politikası, fiyat istikrarı açısından önemli olsa da reel sektörün finansman yükünü artırıyor. Bu durum, mevcut ekonomik koşulların bir yansımasıdır. Artan girdi maliyetleri, Faiz oranlarının yüksek seyretmesi, zayıf iç talep ve ihracatta rekabet gücünün kaybı, yatırım planlarını erteleyen ve kapasite artırımlarını yavaşlatan bir etki yaratıyor. Fiyat istikrarına giden yolda reel sektörün üretim gücünü korumak da büyük önem taşımaktadır. Özellikle KOBİ’lerimizin işletme sermayesi ihtiyaçları artıyor, tahsilat süreleri uzuyor. Ürününü sattığı hâlde parasını almakta zorlanan işletmeler, nakit akışında sıkışıyor; bu da yatırım ve büyüme planlarını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle, finansmana daha kolay ve uygun maliyetlerle erişim, iş dünyamızın en öncelikli ihtiyaçlarından biri olmaya devam ediyor" şeklinde konuştu. "Merkez Bankası politika faizini düşürmeye devam ediyor" Merkez Bankası’nın politika faizini düşürmeye devam ettiğini söyleyen Ömer Gülsoy, "Politika faizi 100 baz puan indirimle yüzde 39,50’ye düşürülmüştür. İş dünyası olarak bu indirimlerin gecikme olmadan ticari kredilere yansımasını beklediğimizi bir kez daha ifade ediyorum. Bir başka konu ise; İhracatçılarımızın son dönemde en çok zorlandığı konulardan biri, ihracat bedellerinin yüzde 35’ini Merkez Bankası’na satma zorunluluğunun hâlâ devam etmesidir. Üstelik bu kapsamda ihracatçılarımıza bir nebze destek sağlayan yüzde 3 oranındaki döviz dönüşüm desteği de 31 Ekim itibarıyla sona eriyor. Döviz dönüşüm desteğinin, oranı artırılarak süresi uzatılması öncelikli beklentilerimiz arasındadır. Özellikle mevcut ekonomik koşullar ve küresel rekabet ortamı göz önünde bulundurulduğunda, desteğin en az yüzde 5’e çıkarılması, ihracatçı firmalarımızın zorlu rekabet koşullarında ayakta kalabilmelerini sağlayacaktır. İlgili düzenlemenin acilen hayata geçirilmesi, firmalarımızın üretim ve ihracat planlarını güvenle sürdürmesini sağlayacak ve ekonomik istikrar açısından da olumlu bir adım olacaktır" diye konuştu. "Dijital dönüşüm aynı zamanda iş yapış şeklinin dönüşmesidir" Dijital dönüşümün, yalnızca teknolojik altyapının güncellenmesi değil, aynı zamanda iş yapış şekillerinin de dönüşmesi olduğunu belirten Gülsoy, "Hepinizin bildiği gibi hemen hemen her meclis toplantısında dijitalleşme ve yeşil dönüşüm ile ilgili görüşlerimizi sizinle paylaşıyorum ve ikiz dönüşümü atlamamız gerektiğini ifade ediyorum. Göreve geldiğimizden 2018 yılından bu yana Dijitalleşmeyi ve e-ticareti en önemli odak noktalarımızdan biri haline getirdik. Bu konuda da onlarca eğitim, panel, konferanslar verdik. Konusunda uzman kişileri odamızda ağırladık. İyi bir ivme kazandık, bu sebeple firmalarımıza çağrıda bulunuyorum. Dijitalleşin, eğitimlerimizden yaptığımızdan etkinliklerden faydalanın. Dijital dönüşüm, yalnızca teknolojik altyapının güncellenmesi değil, aynı zamanda iş yapış şekillerinin de dönüşmesidir. Dijitalleşmenin getirdiği yenilikleri iyi okuyup, bunları katma değerli üretim ve markalaşma ile birer fırsata dönüştürmeliyiz. Çünkü geleceğin rekabeti teknolojiyle, verimlilikle ve yenilikle kazanılacak. İhracatımızın önündeki en önemli dönüşüm alanlarından biri olan Yeşil Dönüşümde de aynı şekilde öncü bir tutum sergilemeliyiz. Karbon ayak izimizi azaltan, çevreye duyarlı üretim anlayışını benimsemeli, hem Avrupa pazarında hem de küresel ticarette yerimizi sağlamlaştırmalıyız. Unutmayalım; dijitalleşme ve yeşil dönüşüm, artık bir tercih değil, bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu süreci ne kadar erken sahiplenirsek, o kadar güçlü bir şekilde geleceğe hazırlanırız" dedi. "İklim değişikliğinin olumsuz yönleri dünyayı olduğu gibi Türkiye’yi de tehdit ediyor" İklim değişikliğini olumsuz etkileyen çevresel olaylar dünyayı olduğu gibi Türkiye’yi de tehdit ettiğini dile getiren Gülsoy sözlerini şu şekilde tamamladı: "Küresel ısınma ve iklim değişikliğini durdurmak için çaba göstermek zorundayız. Bu çerçevede, organik tarım üretimi, yenilenebilir enerji kaynakları, enerji verimliliği ve güvenliği ön plana çıkıyor. Ülkemizdeki yenilenebilir enerji kaynaklarını çok verimli kullanmalıyız. İklim değişikliğinin en önemli etkilerinden biri de su kaynaklarımızın azalmasıdır. Su, yaşamın ve üretimin temelidir. Sanayiden tarıma, enerji üretiminden günlük yaşantımıza kadar her alanda en stratejik kaynağımız sudur. Bu durumun etkilerini biz Kayseri’de de yakından hissediyoruz. Azalan yağışlar, artan kuraklık ve yeraltı su seviyelerindeki düşüş, şehrimizin geleceği açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Yamula Barajı ve Sultan Sazlığı gibi önemli su kaynaklarımızın korunması, hem tarımsal üretim hem de sanayimizin sürdürülebilirliği için büyük önem taşıyor. Bu nedenle suyun her damlasını tasarruflu kullanmak, israfı önlemek ve su verimliliğini artıracak projelere yönelmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Unutmayalım, su hayattır, su geleceğimizdir, suyu korumak Kayseri’yi korumaktır."