Yerel Haberler
Kastamonu
Kötü koku ihbarı ekipleri harekete geçirdi, girilen evde 30 metrelik define tüneli çıktı
24 Mayıs 2025 Cumartesi - 18:40 Kötü koku ihbarı ekipleri harekete geçirdi, girilen evde 30 metrelik define tüneli çıktı Kastamonu’da kötü koku ihbarı üzerine polis ekiplerinin girdiği evde, define bulmak için kazılmış 30 metre derinliğinde tünel bulundu. Olay, Hisarardı Mahallesi İbn-i Neccar Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokakta bulunan bir evden çevreye kötü koku yayılması üzerine vatandaşlar mahalle muhtarını arayarak bilgi verdi. Mahalle muhtarı da 112 Acil Çağrı Merkezini arayarak ihbarda bulundu. İhbar üzerine kötü kokunun yayıldığı eve polis ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri, evin kapısının açılması için ev sahibi T.D.’ye ulaşmaya çalıştı. Bir süre kapıyı çalan polis ekipleri, kapının açılmasıyla birlikte eve girerek incelemelerde bulundu. Yapılan araştırmada evin içerisinden yaklaşık 30 metre uzunluğunda tünelin açıldığı ve define bulmak için kaçak kazı yapıldığı belirlendi. Bunun üzerine olay yerine itfaiye ve olay yeri inceleme ekipleri çağrıldı. İtfaiye ekipleri evde ve kazılan tünelde incelemede bulundu. Yapılan incelemelere rağmen kokunun kaynağı tespit edilemezken, ev sahibi T.D. ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Kokunun yaklaşık 4 gündür sokakta olduğunu belirten mahalle sakinlerinden Necdet Gül, "Bulunduğumuz yer Kastamonu Kalesi’nin altı oluyor. Burası çıkmaz sokak. Sadece insanlar gelip geçebiliyor, buraya araç giremiyor. Kimsenin uğramadığı, gezmediği, görmediği bir yer burası. Bu bölgenin 3-4 yıl önce ağaç ve mıntıka temizliğini ben yaptım. Şimdi de bu olay yaşanmış. Kıraathanenin açık alanında bahçesinde otururken 3-4 gündür kötü bir koku sardı. Bu kokudan bizler huylandık. Başka arkadaşlarımız da vardı, kahvede oturanlar vardı. Bizler de konuyu muhtarımıza söyledik. Muhtarımız da gerekli yerleri arayıp bilgilendirmede bulundu. Ondan sonra da polis arkadaşlar gelip burada inceleme yaptı. Şu anda da bekleniyor, meselenin ne olduğunu bizler bilemiyoruz. Bize herhangi bir bilgi veren olmadı. Bizler de ne olduğunu merak ediyoruz, haber bekliyoruz" diye konuştu.
Kastamonu’da asırlık yorgan ile minder kılıfında ilk kez nadir görülen desenlere rastlandı
24 Mayıs 2025 Cumartesi - 15:43 Kastamonu’da asırlık yorgan ile minder kılıfında ilk kez nadir görülen desenlere rastlandı Kastamonu’da Olgunlaşma Enstitüsüne bağışlanan asırlık yorgan ile minder kılıfında, ilk kez nadir görülen desenlere rastlandı. Kastamonu Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Dr. Ayten Canaslan, Olgunlaşma Enstitüsünün kurulmasıyla birlikte yoğun bir araştırma ve geliştirme çalışmaları neticesinde yaklaşık 500 tane farklı desene ulaştıklarını kaydetti. Geleneksel taş baskı sanatının nadir desenlerinin bulunduğu asırlık yorgan ile minder kılıfı Kastamonu Olgunlaşma Enstitüsüne bağışlandı. Taş baskı sanatının tarihi örneklerinin bulunduğu koleksiyona, böylelikle ilk kez bir yorgan da eklenmiş oldu. Koleksiyoner Mahmut İslamoğlu’nun bu bağışı, taşıdığı desen ve motiflerin şehrin taş baskı sanatına dair ilk ve ender görülen örnekler olması ve koleksiyona ilk kez bir yorgan eklenmesi yönüyle önem taşıyor. İslamoğlu, eserlerin detaylı olarak incelenerek desenlerin araştırılması ve korunması için Kastamonu Olgunlaşma Enstitüsüne bağışta bulundu. "Kalıcı olarak gelecek kuşaklara aktarılması için yorgan ve yastık kılıfını enstitüye bağışladım" Yorgan ve minder kılıfının Kastamonu’nun el sanatı tarihi açısından önemli olduğunu ifade eden İslamoğlu, 15 yıldır etnografik koleksiyona ilgisinin olduğunu söyledi. Koleksiyonundaki yorgan ve minder kılıfının taş baskı sanatı açısından incelenmesi gerektiğine dikkati çeken İslamoğlu, "Koleksiyona eklediğim bu eserler, Kastamonu merkezinden ve köylerinden elimize geçiyor. Yine bu yorgan ve minder kılıfının da koleksiyonumuza girdikten sonra üzerinde yer alan desenler açısından değerlendirildiğinde önemli olduğunu düşündüm. Hem kalıcı olarak gelecek kuşaklara aktarılması hem de araştırmalara katkı sağlamak için yorgan ve yastık kılıfını enstitüye bağışladım" dedi. "Yoğun bir araştırma-geliştirme çalışmaları neticesinde yaklaşık 500 tane farklı desene ulaştık" Kastamonu Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Dr. Ayten Canaslan da, enstitünün, şehrin geleneksel sanatlarını koruma ve bu değerleri gelecek kuşaklara aktarma misyonuyla faaliyet gösterdiğini söyledi. Enstitüde yürütülen iki yerel projeden birinin Kastamonu taş baskısı olduğunu anlatan Canaslan, şunları kaydetti: "Kastamonu’nun kültürel ve sanatsal mirasını sahiplenerek bu mirasın yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtılmasını hedefleyen Kastamonu Olgunlaşma Enstitüsünün bünyesinde altı ulusal, iki yerel proje yürütülmektedir. Bu iki projeden biri de taş baskı ile ilgili. Yaklaşık iki yıldır arşiv taramalarımız devam ediyor. Yoğun bir araştırma-geliştirme çalışmaları neticesinde yaklaşık 500 tane farklı desene ulaştık. Elde ettiğimiz örneklerde ve sandık taramaları sonucunda görüyoruz ki masa örtüleri, minderler, yorganlar eski dönemlerde aslında baskı olarak yapılmış ve ürünlere dönüştürülmüş. Gördüğünüz yorganda taş baskı kullanımına ilk kez bu örnekte rastlamakta olup bu durum hem teknik açıdan hem süsleme geleneği açısından dikkat çekicidir. Stilize edilmiş bitkisel motifin bu özgün yorumu bu örnekte ilk kez karşımıza çıkmaktadır. Bunun yanı sıra zincir suyu motifi de yer almaktadır. Elbette daha önce çeşitli desenlere ulaşmış olmakla birlikte bu yorganda ilk kez gördüğümüz desenlerin oluşu bizim için ayrıca önem arz etmektedir" Canaslan, Osmanlı döneminde yaygın kullanılan rozet, lale, zincir suyu ve nar desenlerinin minder kılıfında bir arada kullanıldığına dikkati çekerek, bu desenlerin bir araya getirilmesiyle hem estetik hem de sembolik bir anlatım yakalandığı dile getirdi. Daha önce müze arşivlerinde yapılan araştırmalarda minder kılıfının üzerindeki desenlere ulaşıldığını ancak uygulamadaki örneklerinin bu minderde görülmüş olduğunu anlatan Canaslan, "Tasavvuf kültüründe nar, insan-ı kamil olma yolculuğunu, lale ise Allah’ın birliğini temsil eder. Osmanlı mimarisinde sıkça kullanılan rozet ve zincir suyu motifi de minder kılıfında yer almaktadır. Genel olarak baktığımızda oldukça anlam ifade eden bir tasarım olduğunu görüyoruz. Ustalarımızın ne kadar farklı açılardan güzel bir şekilde bazı şeyleri anlattığına şahit oluyoruz bu tasarımla birlikte. Gelenekten geleceğe köklü izler bırakmaya çalışan Olgunlaşma Enstitüsü kurumları olarak bu iki eseri bağışlayan Mahmut İslamoğlu’na teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Kastamonu’da asırlık yorgan ile minder kılıfında ilk kez nadir görülen desenlere rastlandı
24 Mayıs 2025 Cumartesi - 15:38 Kastamonu’da asırlık yorgan ile minder kılıfında ilk kez nadir görülen desenlere rastlandı Kastamonu’da Olgunlaşma Enstitüsüne bağışlanan asırlık yorgan ile minder kılıfında, ilk kez nadir görülen desenlere rastlandı. Kastamonu Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Dr. Ayten Canaslan, Olgunlaşma Enstitüsünün kurulmasıyla birlikte yoğun bir araştırma ve geliştirme çalışmaları neticesinde yaklaşık 500 tane farklı desene ulaştıklarını kaydetti. Geleneksel taş baskı sanatının nadir desenlerinin bulunduğu asırlık yorgan ile minder kılıfı Kastamonu Olgunlaşma Enstitüsüne bağışlandı. Taş baskı sanatının tarihi örneklerinin bulunduğu koleksiyona, böylelikle ilk kez bir yorgan da eklenmiş oldu. Koleksiyoner Mahmut İslamoğlu’nun bu bağışı, taşıdığı desen ve motiflerin şehrin taş baskı sanatına dair ilk ve ender görülen örnekler olması ve koleksiyona ilk kez bir yorgan eklenmesi yönüyle önem taşıyor. İslamoğlu, eserlerin detaylı olarak incelenerek desenlerin araştırılması ve korunması için Kastamonu Olgunlaşma Enstitüsüne bağışta bulundu. "Kalıcı olarak gelecek kuşaklara aktarılması için yorgan ve yastık kılıfını enstitüye bağışladım" Yorgan ve minder kılıfının Kastamonu’nun el sanatı tarihi açısından önemli olduğunu ifade eden İslamoğlu, 15 yıldır etnografik koleksiyona ilgisinin olduğunu söyledi. Koleksiyonundaki yorgan ve minder kılıfının taş baskı sanatı açısından incelenmesi gerektiğine dikkati çeken İslamoğlu, "Koleksiyona eklediğim bu eserler, Kastamonu merkezinden ve köylerinden elimize geçiyor. Yine bu yorgan ve minder kılıfının da koleksiyonumuza girdikten sonra üzerinde yer alan desenler açısından değerlendirildiğinde önemli olduğunu düşündüm. Hem kalıcı olarak gelecek kuşaklara aktarılması hem de araştırmalara katkı sağlamak için yorgan ve yastık kılıfını enstitüye bağışladım" dedi. "Yoğun bir araştırma-geliştirme çalışmaları neticesinde yaklaşık 500 tane farklı desene ulaştık" Kastamonu Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Dr. Ayten Canaslan da, enstitünün, şehrin geleneksel sanatlarını koruma ve bu değerleri gelecek kuşaklara aktarma misyonuyla faaliyet gösterdiğini söyledi. Enstitüde yürütülen iki yerel projeden birinin Kastamonu taş baskısı olduğunu anlatan Canaslan, şunları kaydetti: "Kastamonu’nun kültürel ve sanatsal mirasını sahiplenerek bu mirasın yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtılmasını hedefleyen Kastamonu Olgunlaşma Enstitüsünün bünyesinde altı ulusal, iki yerel proje yürütülmektedir. Bu iki projeden biri de taş baskı ile ilgili. Yaklaşık iki yıldır arşiv taramalarımız devam ediyor. Yoğun bir araştırma-geliştirme çalışmaları neticesinde yaklaşık 500 tane farklı desene ulaştık. Elde ettiğimiz örneklerde ve sandık taramaları sonucunda görüyoruz ki masa örtüleri, minderler, yorganlar eski dönemlerde aslında baskı olarak yapılmış ve ürünlere dönüştürülmüş. Gördüğünüz yorganda taş baskı kullanımına ilk kez bu örnekte rastlamakta olup bu durum hem teknik açıdan hem süsleme geleneği açısından dikkat çekicidir. Stilize edilmiş bitkisel motifin bu özgün yorumu bu örnekte ilk kez karşımıza çıkmaktadır. Bunun yanı sıra zincir suyu motifi de yer almaktadır. Elbette daha önce çeşitli desenlere ulaşmış olmakla birlikte bu yorganda ilk kez gördüğümüz desenlerin oluşu bizim için ayrıca önem arz etmektedir" Canaslan, Osmanlı döneminde yaygın kullanılan rozet, lale, zincir suyu ve nar desenlerinin minder kılıfında bir arada kullanıldığına dikkati çekerek, bu desenlerin bir araya getirilmesiyle hem estetik hem de sembolik bir anlatım yakalandığı dile getirdi. Daha önce müze arşivlerinde yapılan araştırmalarda minder kılıfının üzerindeki desenlere ulaşıldığını ancak uygulamadaki örneklerinin bu minderde görülmüş olduğunu anlatan Canaslan, "Tasavvuf kültüründe nar, insan-ı kamil olma yolculuğunu, lale ise Allah’ın birliğini temsil eder. Osmanlı mimarisinde sıkça kullanılan rozet ve zincir suyu motifi de minder kılıfında yer almaktadır. Genel olarak baktığımızda oldukça anlam ifade eden bir tasarım olduğunu görüyoruz. Ustalarımızın ne kadar farklı açılardan güzel bir şekilde bazı şeyleri anlattığına şahit oluyoruz bu tasarımla birlikte. Gelenekten geleceğe köklü izler bırakmaya çalışan Olgunlaşma Enstitüsü kurumları olarak bu iki eseri bağışlayan Mahmut İslamoğlu’na teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Yolda karşılaştığı çocuğu darp edip, cinsel tacizde bulunduğu iddia edilen sanığa 7 yıl 3 ay hapis cezası
24 Mayıs 2025 Cumartesi - 13:24 Yolda karşılaştığı çocuğu darp edip, cinsel tacizde bulunduğu iddia edilen sanığa 7 yıl 3 ay hapis cezası Kastamonu’da yolda karşılaştığı çocuğu darp edip, cinsel tacizde bulunduğu iddia edilen sanık, 7 yıl 3 ay 25 gün hapis cezası ile 250 bin TL adli para cezasına çarptırıldı. Olay, 2024 yılının Kasım ayında, İnönü Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, E.K., akrabası olan 14 yaşındaki Z.D.’yle yolda karşılaştı. E.K., Z.D. ile sosyal medyada paylaştığı fotoğraflarından rahatsız olduğunu belirterek tartışmaya başladı. Olayın ardından E.K. hakkında Z.D.’yi darp edip cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla, suç duyurusunda bulunuldu. Şikayet üzerine Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan E.K. tutuklandı. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "kasten yaralama", "çocuğa karşı cinsel taciz", "şantaj" suçlarından E.K. hakkında açılan davada karar verildi. Duruşmada konuşan Z.D.’nin annesi C.D., sanığın cezalandırılmasını talep ederek, "Sanıktan şikayetçiyiz, mütalaa doğrultusunda cezalandırılmasını talep ediyoruz. Sosyal medyadan görüntüler atıp, kızımı tehdit ederek şantajda bulunmuştur. Sanık, halen kızıma cezaevinden mektuplar yazmaktadır. Yazdığı mektuplarında ’ben seni çok özledim’ şeklinde ifadeleri mevcuttur. ’Onu çok özledim’ diyor, kızımın artık psikolojisi bozulmuştur. Okula dahi gidemez duruma gelmiştir. Bu hususla ilgili de ayrıca Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunacağız" şeklinde konuştu. ’’Elimdeki küçük bir çakıdır, insan öldürülmez. Tahliyemi ve beraatımı istiyorum" Duruşmada kendisini savunan tutuklu sanık E.K. ise "Tehdit, cinsel taciz suçlamalarını kabul etmiyorum. Bu suçlama kasten öldürme değil, basit yaralamadır. Elimdeki küçük bir çakıdır. Bununla insan öldürülmez. Kazayla tamamen olay meydana gelmiştir. İddianamedeki ve mütalaadaki suçlamaları kabul etmiyorum. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" diye konuştu. Sanık avukatı ise, "Kurul akıl sağlığı yerinde raporu verildi. Akıl sağlığı yerinde değil. Üniversite mezunu olabilir. Otizm veya kişilik bozukluğu olduğunu düşündüğümüz için cezai ehliyetiyle ilgili yeni rapor alınmasını istedik. Sosyal medyada görüyor, erkeklerle gezdiğinden dolayı rahatsız oluyor. Dosyaya sunulan ses kayıtları hukuka uygun olmadığı için kabul etmiyoruz. Ercan, telefonda hakaret etmemiştir. Daha detaylı rapor istiyoruz. Haksız tahrik içerisinde eylemi gerçekleştirmiştir. Kendisine hakaretler edilmiştir. Yaralar yüzeyseldir. Allah’a şükür kızımız bir zarar görmemiştir. Kasten öldürme eyleminin dışında basit yaralamadan ceza verilmesini ve adli kontrol hükümleri uygulanarak tahliyesini talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Mahkeme heyeti, tutuklu yargılanan sanık E.K.’yi ’kasten yaralama’ suçundan 3 yıl, ’cinsel taciz’ suçundan 1 yıl 21 ay 25 gün ve ’şantaj’ suçundan da 1 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Toplam 7 yıl 3 ay 25 gün hapis cezası ile 250 bin TL adli para cezası verilen sanık E.K.’nin hükümle birlikte tahliyesine karar verildi.
Kastamonu’da 4 yıllık çalışmayla 483 dekar mera alanı oluşturuldu
24 Mayıs 2025 Cumartesi - 13:15 Kastamonu’da 4 yıllık çalışmayla 483 dekar mera alanı oluşturuldu Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde 2020 yılından itibaren çalışmaların sürdüğü 483 dekarlık mera alanı vatandaşların hizmetine sunuldu. Taşköprü ilçesine bağlı Yazıhamit köyünde, çiftçilerin hayvanlarını güvenle otlatabilmeleri için çalışmalarına 2020 yılında başlanan mera alanı hizmete açıldı. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce 460 bin TL bütçeyle islahı yapılan mera alanında 4 yıldır süren çalışmalar tamamlandı. 483 dekar alanda yürütülen çalışmalar doğrultusunda, diri örtü temizliği yapıldı, yabancı otlarla mücadele edildi, gübreleme çalışmaları tamamlandı, 3 adet sıvat inşa edildi, yapay çayır ekimi gerçekleştirildi. 7 bin 250 metre uzunluğunda yolun da yapıldığı projede, 36 kilometre tel çit ile çevreleme sağlandı ve üreticilere yem bitkisi tohumu desteği verildi. Çalışmaların tamamlandığı meranın açılışına Taşköprü Kaymakamı Abdullah Demirdağ, Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç, Taşköprü İlçe Jandarma Komutanı Yasin Bulut, siyasi parti temsilcileri ve Yazıhamit köyü sakinleri katıldı. Törende konuşan Taşköprü Kaymakamı Abdullah Demirdağ, yeni mera alanının köydeki hayvancılık faaliyetlerine büyük katkı sağlayacağını belirterek, emeği geçen herkese teşekkür etti. Demirdağ, bölgesel kalkınmayı destekleyen projelerin bundan sonrada devam etmesi temennisinde bulunarak, üreticilere yönelik yeni yatırımların bundan sonrada hayata geçirileceğini kaydetti. Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan ise, "Üreticilerimizin hem zamandan tasarruf edeceği hem de hayvanlarını güvenle bırakıp otlatabilecekleri yeni mera alanımızın açılışını gerçekleştirdik. Yazıhamit köyümüzde hizmete sunulan bu özel alan sayesinde üreticilerimiz, hayvanlarını kapalı alana bırakmadan doğal ortamda otlatabilecek, böylece üretime daha fazla zaman ayırabilecekler. Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, köyümüze ve tüm üreticilerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
Belediye Başkan Arslan’dan Taşköprü sarımsağı uyarısı: "Sarımsağımız henüz çıkmadı"
24 Mayıs 2025 Cumartesi - 11:15 Belediye Başkan Arslan’dan Taşköprü sarımsağı uyarısı: "Sarımsağımız henüz çıkmadı" Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, Taşköprü sarımsağı hakkında uyarıda bulunarak, şu anda satılan sarımsakların Taşköprü sarımsağı olmadığını söyledi. Kastamonu’nun dünyaca ünlü tarım ürünlerinden biri olan ve Avrupa Coğrafi İşaret Belgesi’yle tescillenen Taşköprü Sarımsağı ile ilgili Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan vatandaşlara uyarılarda bulundu. Başkan Arslan, Temmuz ayından önce pazara çıkan sarımsakların orijinal Taşköprü sarımsağı olmadığını belirterek, tüketicilere ürün seçiminde bilinçli davranmalarını ve satın aldıkları sarımsağın ne olduğunu çok iyi bilmeleri gerektiğini kaydetti. Her yıl Temmuz ayının ilk haftasında başlayan resmi hasat dönemi öncesinde raflara çıkan sarımsakların, başka bölgelerden temin edilerek Taşköprü sarımsağı adıyla satıldığını söyleyen Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, bu durumun hem tüketiciyi yanılttığını hem de emek veren üreticilere de büyük zararlar verdiğini ifade etti. Başkan Arslan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi. "Avrupa Coğrafi İşaret Belgesi’ne sahip olan ve ilçemizin marka değeri haline gelen Taşköprü sarımsağı, her yıl olduğu gibi bu yıl da Temmuz ayının ilk haftasında hasat edilmeye başlanacaktır. Bu tarih öncesinde satışa sunulan sarımsakların Taşköprü Sarımsağı ile herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. İlçemizin tarımsal mirasını korumak ve üreticilerimizin emeğini zayi etmemek adına, tüketicilerimizin bu konuda duyarlı olmalarını önemle rica ediyoruz. Taşköprü sarımsağı, kalitesi, aroması ve raf ömrüyle yalnızca ülkemizde değil, uluslararası alanda da takdir gören, tescilli bir üründür."