ÇEVRE - 08 Mayıs 2026 Cuma 13:22

18 üniversiteden akademisyenler, Kastamonu’nun su havzalarını masaya yatırdı

A
A
A
18 üniversiteden akademisyenler, Kastamonu’nun su havzalarını masaya yatırdı

Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştayda, 18 üniversiteden akademisyenler tarafından Kastamonu’nun akarsu havzaları masaya yatırıldı. Çalıştayda sunulacak bildirilerle akarsu havzalarında sürdürebilirlik çözümleri üretilecek.



Kastamonu Üniversitesi ile Jeomorfoloji Derneği iş birliğinde düzenlenen "Jeomorfoloji Perspektifinde Akarsu Havzası Yönetimi Çalıştayı" başladı. Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleştirilen çalıştay, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.


Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Coğrafya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ekrem Mutlu, etkinliğe 18 farklı üniversiteden akademisyen ve genç araştırmacının katıldığını belirtti. Çalıştayın ormancılıkta karşılaşılan sorunların azaltılmasına da değinen Prof. Dr. Mutlu, yönetim süreçlerinde yaşanan zorluklara yönelik bilimsel çözümler geliştirilmesine ve uygulanabilir çıktılar ortaya konulmasına katkı sunmasını temenni etti.


Daha sonra konuşan İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatma Zehra Pattabanoğlu ise akarsu havzalarının doğru planlanmasının yalnızca belirli bir akademik alanı değil, çevreyi, şehirleşmeyi, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını ve insanlığın geleceğini doğrudan ilgilendirdiğini dile getirdi. Disiplinler arası çalışmaların önemine dikkat çeken Pattabanoğlu, sürdürülebilir bir gelecek açısından bu tür bilimsel etkinliklerin değer taşıdığını ifade etti.


Jeomorfoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Turoğlu da akarsu havzalarının sürekli değişim içerisinde olan sistemler olduğunu kaydederek, sürdürülebilir havza yönetiminin doğal afetlere karşı dayanıklılığın artırılmasında önemli rol oynadığını söyledi. Havza yönetiminin multidisipliner bir yaklaşım gerektirdiğini vurgulayan Turoğlu, jeomorfolojinin bu sürecin temel bileşenlerinden biri olduğunu ifade etti.


İl Genel Meclis Başkanı Doğan Ünlü ise iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerine değinerek, su tasarrufu, atık su yönetimi ve kayıp-kaçak oranlarının azaltılmasının önemine dikkat çekti.


Çalıştayın yalnızca akademik açıdan değil, sürdürülebilir kentleşme, afet yönetimi ve doğal kaynak politikaları bakımından da önemli çıktılar sağlayacağını söyleyen Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı da, yerel yönetimlerin bu süreçte önemli sorumluluklar üstlendiğini ve çalıştaydan elde edilecek sonuçları yakından takip edeceklerini söyledi.


Vali Yardımcısı Hakan Kubalı da Kastamonu’nun ormanları, dağları ve akarsularıyla önemli bir doğal zenginliğe sahip olduğunu belirtti. Geçmiş yıllarda yaşanan taşkın felaketlerinin akarsu havzası yönetiminin önemini açık biçimde ortaya koyduğunu ifade eden Kubalı, taşkınlar, kuraklık, iklim değişikliği ve sulama çalışmalarını kapsayan havza yönetiminin öncelikli konular arasında yer aldığını söyledi. Su yönetiminin sürdürülebilir yaşam açısından kritik bir başlık olduğuna dikkat çeken Kubalı, akarsuların idari sınırları aşan yapısı nedeniyle havza yönetimi anlayışının kaçınılmaz hale geldiğini belirterek, çalıştayın verimli geçmesi temennisinde bulundu.


Program, katılımcılara plaket takdimiyle sona erdi.



18 üniversiteden akademisyenler, Kastamonu’nun su havzalarını masaya yatırdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Mayıs ayında 10 metrelik karda zorlu mücadele Muş’ta kar ve tipi nedeniyle yaklaşık 6 aydır ulaşıma kapalı bulunan 2 bin 600 rakımlı Çavuştepe yolunda, il özel idaresi ekiplerinin zorlu şartlar altında yürüttüğü karla mücadele çalışmalarında sona yaklaşıldı. Muş’ta merkeze bağlı Üçevler grup köy yolunun alternatifi olan Çavuştepe mevkiinde bulunan yolda karla mücadele çalışmaları aralıksız sürüyor. Yaklaşık 6 aydır yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle ulaşıma kapalı bulunan 2 bin 600 rakımlı yolda, il özel idaresi ekipleri çığ riskine rağmen çalışmalarını büyük bir özveriyle sürdürüyor. Yer yer 10 metreyi bulan kar kalınlığı ekiplerin çalışmalarını güçleştirirken, ekipler bazı noktalarda bir günde ancak 100 metrelik alanı ulaşıma açabiliyor. Zorlu coğrafi şartlara rağmen yoğun mesai harcayan ekipler, yolun büyük bölümünü temizlerken çalışmaların yaklaşık yüzde 90’lık kısmı tamamlandı. Kar kütlelerinin oluşturduğu çığ tehlikesine karşı dikkatli şekilde ilerleyen ekipler, güvenlik önlemleri altında çalışmalarını sürdürüyor. İl özel idaresi ekiplerinin aralıksız sürdürdüğü çalışmaların kısa süre içerisinde tamamlanmasıyla yolun ulaşıma açılacağını söyleyen iş makinesi operatörü Muhammed Dinçer, "Çalışmalarımızı 24 saat esasına göre aralıksız sürdürüyoruz. Şu anda Üçevler grup yolunda yol açma çalışmalarına devam ediyoruz. Çalışmaların yaklaşık yüzde 90’lık kısmı tamamlandı, geriye kalan yüzde 10’luk bölümü de Allah’ın izniyle birkaç gün içerisinde ulaşıma açmış olacağız. Burası Üçevler grup yolu olarak geçiyor. Yolun açılmasıyla birlikte Üçevler’e bağlı toplam 10 köy ve 22 mezranın ulaşımı yeniden sağlanmış olacak. Bölgede yer yer kar kalınlığı 10 metreyi aşmış durumda. Zorlu şartlar altında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yaklaşık 100 metrelik yolu bir günde açabiliyoruz" dedi.
Bursa Aslıhan Gürbüz Osmangazi’de unutulmaz bir buluşmaya imza attı Osmangazi Belediyesi tarafından bu yıl ikinci kez düzenlenen Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali, Mudanya Üniversitesi’nde gerçekleştirilen film gösterimleri ve söyleşilerle devam etti. Festival kapsamında son olarak "Mukadderat" filmi izleyiciyle buluşurken, gösterimin ardından filmin başrol oyuncusu Aslıhan Gürbüz ile yönetmen Nadim Güç öğrencilerle bir araya gelerek söyleşi gerçekleştirdi. Bu yıl ikincisi düzenlenen Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali, Mudanya Üniversitesi’nde gerçekleştirilen film gösterimleri ve söyleşilerle başladı. Festivalin ilk gününde "Ayşe", ikinci gününde "Sisler Bulvarından Geçtim" izleyiciyle buluştu. Festival kapsamında gerçekleştirilen son gösterimde ise "Mukadderat" sinemaseverlerin beğenisine sunuldu. Gösteriminin ardından filmin başrol oyuncusu Aslıhan Gürbüz ile yönetmen Nadim Güç, öğrencilerle söyleşide bir araya geldi. Öğrenciler, filmle ilgili merak ettikleri soruları oyuncu ve yönetmene yöneltirken, Gürbüz ve Güç soruları samimiyetle yanıtladı. Söyleşide ayrıca Klinik Psikolog Deniz Ağar ve Alperen Ak da filmin verdiği mesajlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Bu ülkeye ait olan mizahla beraber keyifli bir yolculuğa çıkıyoruz" Filmin senaryosunun gerçek bir yaşam hikayesinden esinlendiğini ifade eden Mukadderat Filmi Yönetmeni Nadim Güç, "Senaristimiz Erdi, bu hikayenin kendi annesinin hayatından ilham aldığını söylemişti. Filmde kurgusal olarak babasının vefat ettiği bir durum oluşturuldu. Aslında bu konu toplumda hala tabu olarak görülen sert bir mesele. Erkekler açısından aynı durum bu şekilde değerlendirilmezken, kadın söz konusu olduğunda farklı bir bakış açısı ortaya çıkıyor. Biz de hikayeye bu yüzden çarpıcı bir başlangıç yapmak istedik. Başka ülkelerde oldukça normal karşılanabilecek bir durum, bizim toplumumuzda farklı karşılanabiliyor. Ne kadar eğitimli olursak olalım, bir kadının eşini kaybettikten sonra yeniden evlenmek istemesini içimizde sorgulayabiliyoruz. Ancak film ilerledikçe farklı duygular ve gerçeklerle karşılaşıyoruz. Aslında anlatılan, alıştığı hayatı sürdürmek isteyen bir kadının kendini bulma yolculuğu. Tüm bunları da bu ülkeye özgü mizahla harmanlayarak keyifli bir anlatıyla sunuyoruz " diye konuştu. Aslıhan Gürbüz’den samimi karakter analizi Söyleşide öğrencilerin sorularını içtenlikle yanıtlayarak filmde canlandırdığı Reyhan karakterine dair değerlendirmeler yapan usta oyuncu Aslıhan Gürbüz ise şu açıklamalarda bulundu: "Bence Reyhan’ın en büyük meselesi, güçlü kadın olma travmasıydı. Özellikle küçük yerlerde büyüyen insanlar bunu daha iyi anlayacaktır. Ben de İnegöl’de büyüdüm. Oradan çıkıp başka bir yerde eğitim almak ve sevdiğin işi yapmak gerçekten zor ve travmatik bir süreç olabiliyor. Reyhan karakterinde de bunu görüyoruz. Dışarıdan bakıldığında kaçıyormuş gibi görünse de aslında geride bıraktıklarını kurtarma sorumluluğunu taşıyor. Üstelik bu sorumluluğu kendisi seçmedi, ona verildi. Ailenin en çok yük taşıyan, en çok yorulan evladı olmasına rağmen neden daha az sevildiğini sorguluyor. Kardeşi olanlar bunu iyi bilir, insan zaman zaman anne babasının diğer kardeşi daha çok sevdiğini düşünebilir. Benim de bir erkek kardeşim var ve uzun yıllar onun daha çok sevildiğini düşündüm. Reyhan’ın da benzer kırılmaları ve travmaları var. Filmde anlatılan eşitlik, hak, hukuk ve adalet meselesi aslında önce evde başlıyor. Mirasın paylaşımı da bunun önemli bir parçasıydı. Benim karaktere yaklaşım motivasyonum daha çok bunlardı. Diğer süreçlerde ise yönetmenim ve oyuncu partnerlerimle birlikte karakteri geliştirdik. Filmde en sevdiğim sahnelerden biri, Reyhan’ın erkeklere bağırdığı sahneydi. O sahnede bağırmaktan sesim kısılmıştı. Çünkü bazen hepimizin içinden, avazımız çıktığı kadar bağırmak geliyor." Söyleşinin sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Oyuncu Aslıhan Gürbüz ve Yönetmen Nadim Güç’e günün anısına teşekkür hediyesi takdim etti.
Aydın Hatalı parka sloganlı uyarı: "Hey şoför baksana, ne işi var bu arabanın kaldırımda" Aydın’da 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nda düzenlenen yürüyüşe katılan görme engelliler, kaldırım üzerine hatalı park eden aracın şoförüne "Hey şoför baksana, ne işi var bu arabanın kaldırımda" sloganıyla uyarıda bulundu. Görme engellilerin uyarısına rağmen şoför araç başına gelmezken, trafik ekipleri tarafından araç plakasına cezai işlem uygulandığı öğrenildi. Efeler ilçesinde Altı Nokta Körler Derneği Aydın Şubesi tarafından 10-16 Mayıs Engelliler Haftası dolayısıyla "Erişilebilirlik İçin Hepimiz Yürüyoruz" etkinliği düzenlendi. Atatürk Kent Meydanı’nda Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan yürüyüş, Adnan Menderes Bulvarı üzerinde devam ederek, tekrar kent meydanında sonlandı. Yürüyüş esnasında engellilerin geçiş sağladığı kaldırım üzerine hatalı park eden araçla karşılaşan görme engelliler, karşılaştıkları duruma hep bir ağızdan söyledikleri sloganla dikkat çektiler. Yürüyüşe katılan görme engelliler "Hey şoför baksana, ne işi var bu arabanın kaldırımda" sloganları ile şoföre seslendiler. Bir süre devam eden sloganların ardından sürücü araç başına gelmezken görme engelliler yürüyüşe devam etti. Görme engellilerin yürüyüşte güvenliğini sağlayan trafik ekipleri tarafından ise araç plakasına cezai işlem uygulandığı öğrenildi. Altı Nokta Körler Derneği Aydın Şubesi Başkanı Bayram Özen, düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, "Biz bugün sadece yürüyüş için bir araya gelmedik. Biz bugün burada görünür olmak için, erişilebilirliğe dikkat çekmek için, erişilebilir olmayan kamu alanlarına, parklara bahçelere, binalara dikkat çekmek için, önümüze çıkan fiziki engellere dikkat çekmek için bugün buradayız. Aslın biz bugün yardım alan yerine, siyasete, topluma, ülkenin yönetimine, katkı koyan olmak istiyoruz. Bugün bizleri bir araya getiren, gerekli araç gereç desteğini veren, bizleri yalnız bırakmayan, engellilerin annesi Büyükşehir Belediye Başkanımız Özlem Çerçioğlu’na çok teşekkür ediyoruz. Biz kendisinden razıyız, rabbimde kendisinden razı olsun" diye konuştu.