Yerel Haberler
İzmir
23 Nisan Aliağa’da etkinliklerle kutlanacak 20 Nisan 2026 Pazartesi - 23:26:10 İzmir’in Aliağa ilçesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, düzenlenecek çeşitli etkinliklerle kutlanacak. Aliağa Kaymakamlığı tarafından düzenlenecek olan törenin yanı sıra Aliağa Belediyesi tarafından 21 Nisan’da Helvacı’da, 22 Nisan’da Şakran’da ve 23 Nisan’da Avcı Ramadan’da şenlikler düzenlenecek. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı resmi programı, Aliağa Kaymakamlığı tarafından düzenlenecek törenle başlayacak. Törende saat 09.30’da öğrencilerin katılımıyla Cumhuriyet Meydanı’na kortej yürüyüşü gerçekleştirilecek. Meydandaki törenin ardından kutlamalar, Mehmet Saka İlkokulu bahçesinde devam edecek. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in mesajının ve şiirlerin okunacağı etkinlikte, resim ve şiir yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verilerek, resim sergisi gezilecek. Aliağa Belediyesi tarafından organize edilen şenlikler üç gün boyunca Helvacı, Şakran ve Avcı Ramadan’da gerçekleştirilecek. 21 Nisan Salı günü Helvacı’da ve 22 Nisan Çarşamba günü Şakran’da düzenlenecek etkinlikler saat 16.00’da başlayacak ve 18.30’a kadar sürecek. 23 Nisan Perşembe günü Avcı Ramadan’da yapılacak program ise saat 12.00’de başlayıp, 17.00’de sona erecek. Etkinlikler, hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler anısına Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayacak. Helvacı ve Şakran’daki etkinliklerde maskot gösterileri, taş boyama, yüz boyama aktiviteleri, sosis balon dağıtımı ile pamuk şeker ve patlamış mısır ikramları yer alacak. Avcı Ramadan’daki programda ise bunlara ek olarak şişme oyun grupları, motosiklet eğitim parkuru, kaydırak, tırmanma duvarı ve çeşitli oyun parkurları da kurulacak. Öte yandan, her üç günde de Aliağa Belediyesi Sanatevi (ASEV) dans ekiplerinin halk oyunları ve modern dans grupları sahne alacak.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 15:59 Hayata tutunanlar ve şifa verenler aynı sahneyi paylaştı Kansere karşı verdikleri mücadeleyi kazanmış onkoloji hastaları, organ nakli ile ikinci hayatlarına kavuşmuş organ nakli hastaları, onları sağlıklarına kavuşturan hekimler ve sağlık çalışanları İEÜ Medical Point Hastanesi’nin geleneksel "Bir Şarkı Bir Hayat" adlı konserinde aynı sahneyi paylaştı. İEÜ Medical Point Hastanesi’nin kanser ve organ nakli konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlediği sosyal sorumluluk projesi "Bir Şarkı Bir Hayat" konserinin 3.sü Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezinde düzenlendi. Pınar Seli Soydaş’ın yönetiminde hastalar, hekimler ve sağlık çalışanları aynı sahnede buluştu. Hastaların, hikayelerinin de anlatıldığı gecede, duygu dolu anlar da yaşandı. Konserin açılışında konuşan İEÜ Medical Point Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Veysi Kubba, ilki üç yıl önce yapılan konserin gelenekselleşmesinden dolayı duyduğu mutluluğu dile getirdi. Kubba, "Büyük emeklerle hazırlanan konserimizin üçüncüsü hastanemizin 30. kuruluş yıl dönümüne bizim için ayrı bir önem taşıyor. Medical Point Hastanesi olarak en büyük amacımız sağlığına kavuşmak için bize gelen hastalarımıza en iyi hizmeti sunmak. En iyi hizmeti verebilmek ancak güncel gelişmeleri, yeni teknolojileri çok yakından takip etmekle, sürekli olarak araştırma yapmakla mümkün olur. Bu bilinçle çalışmaya devam ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz. Birazdan hep birlikte izleyeceğimiz konseri bir koronun belirli bir süre hazırlanıp sahnelediği bir etkinlikten çok, zorlu mücadeleleri atlatmış bu sürede koskoca bir aile halini almış bir grubun eseri olarak görmenizi dilerim" diye konuştu.
İzmir barajlarında yağmur bereketi
24 Şubat 2026 Salı - 10:32 İzmir barajlarında yağmur bereketi İzmir’de son 45 günde etkili olan sağanak yağış bir önceki yılın toplamı kadar olunca, barajlardaki su seviyesi de büyük oranda yükseldi. Bereketli yağmurlar sayesinde toprak suya doyarken, yeraltı sularını depolayan akiferlerde 120 santimetrelik bir yükseliş ölçüldü. Şiddetli yağışlar içme suyu sağlayan barajların doluluk oranlarında hızlı bir toparlanma sağladı. İZSU’nun güncel ölçümlerine göre, 26 Ocak’ta yüzde 0,98 seviyesinde olan Tahtalı Barajı’nın doluluk oranı yüzde 37,48’e ulaştı ve su hacmi 107 milyon 589 bin metreküpe çıktı. Ürkmez Barajı yüzde 100 ile tamamen dolarken, Balçova Barajı yüzde 84,75 seviyesine erişti. Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı yüzde 73,08, Gördes Barajı ise yüzde 26,40 doluluk oranına yükseldi. Şiddetli yağışların ardından toprak doygunluğa eriştiği için sular doğrudan yeraltı depolarına inmeye başladı. Torbalı Ovası’nda yapılan güncel saha ölçümlerinde akiferlerdeki su seviyesinde net 120 santimetre yükselme tespit edildi. Yüzeyden yeraltına doğru gerçekleşen süzülme işlemi devam ettiği için mayıs sonu ve haziran aylarında yeraltı sularındaki toplam yükselişin 3 metreyi bulması öngörülüyor. Yağışlarda rekor seviye Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, "Özellikle İzmir’de ocak ayı yağış rekoru kırıldı. Şubat rekorunun da kırıldığına kesin gözüyle bakıyoruz. Şubat ayı yağış ortalaması 100 kilogram olan İzmir’de, daha ayın ilk altı gününde bu miktar 107 kilograma ulaştı. Ayın ilk haftasında aylık ortalamanın dolmasının ardından da yoğun yağışlar devam etti ve yılın ilk 45 gününde geçen senenin toplam yağış miktarını geride bıraktık. Olağanüstü bir yağış durumu söz konusu. Tahtalı Barajı’nın çevresinde yer alan ve bir nevi yeraltı barajı işlevi gören kireçtaşı ağırlıklı karstik bölgelere ciddi miktarda su ulaştı. Yeraltı barajlarının nispeten küçük ölçekli olmalarına rağmen akiferleri son derece verimli bir şekilde beslediğini her zaman vurgulamaktayız. Nitekim son yağışlarla birlikte akiferlerdeki su seviyesinde 120 santimetrelik bir yükseliş gözlemlenmiştir." dedi. Yeraltı suları stratejik rezerv Yeraltı sularındaki yükselişin olumlu bir gelişme olmasına karşın henüz yetersiz kaldığını belirten Yaşar, "Alt akiferlerdeki su seviyeleri kritik duruma gelmiştir. Sarıkız kuyularında mevcut akifer tükendiği için henüz iki hafta önce yeni sondaj çalışmalarına başlanmıştır. Bir seviyedeki su tükendiğinde zorunlu olarak daha derindeki akiferlere inilmektedir. Oysa bu akiferlerdeki su seviyesinin 70-80 metre gibi derinliklere inmesi, normal şartlar altında yüzlerce yıl sürmesi gereken kademeli bir süreçtir. Karstik bölgelerin yeraltı barajı görevi görmesi su ihtiyacının karşılanmasında büyük bir avantaj sağlıyor. Ancak sadece bu duruma güvenmemeli ve yeraltı sularımızı her zaman stratejik bir rezerv olarak muhafaza etmeliyiz. Bu sürecin yönetimi, hidrojeologların yapacağı hassas hesaplamalara dayanmalıdır. Yıllık bazda yeraltına sızan su miktarı kesin olarak belirlenmeli. Yeraltına 50 milyon metreküp su iniyorsa sistemden en fazla bu miktar kadar su çekilmelidir. Bu sınırın aşılması sürdürülebilir değildir." ifadelerini kullandı. Barajlarda yüzde 80 beklentisi Gelecek yılların iklim projeksiyonlarına dair beklentilerini aktaran Yaşar, "Baraj doluluk oranlarının üç yıl içerisinde yüzde 70 ila yüzde 80 seviyelerine ulaşmasını öngörüyoruz. Su kullanımı sürekli devam ettiği için bu oranın yüzde 100 olmasını beklemek gerçekçi değildir. Örneğin, 2020 yılında kuraklık uyarısı yaptığım dönemde Tahtalı Barajı’nın doluluk oranı yüzde 80 civarındaydı. O dönemde bu uyarım şaşkınlıkla karşılansa da sonrasında baraj suları öngördüğümüz gibi ciddi ölçüde çekildi. Önümüzdeki üç yıl içinde doluluk oranlarının yeniden yüzde 80 seviyelerine çıkmasını bekliyoruz. 2032-2033 yıllarına kadarki sürece bakıldığında ise önümüzdeki yedi ila sekiz yıllık periyodun en az dört veya beş yılında yağışların mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşeceğini öngörmekteyiz. İklim sistemlerinde rastgelelik bulunmaz. Bunlar son derece düzenli ve sistematik doğa olaylarıdır." şeklinde konuştu.
İzmir barajlarında yağmur bereketi
24 Şubat 2026 Salı - 10:26 İzmir barajlarında yağmur bereketi İzmir’de son 45 günde etkili olan sağanak yağış bir önceki yılın toplamı kadar olunca, barajlardaki su seviyesi de büyük oranda yükseldi. Bereketli yağmurlar sayesinde toprak suya doyarken, yeraltı sularını depolayan akiferlerde 120 santimetrelik bir yükseliş ölçüldü. Şiddetli yağışlar içme suyu sağlayan barajların doluluk oranlarında hızlı bir toparlanma sağladı. İZSU’nun güncel ölçümlerine göre, 26 Ocak’ta yüzde 0,98 seviyesinde olan Tahtalı Barajı’nın doluluk oranı yüzde 37,48’e ulaştı ve su hacmi 107 milyon 589 bin metreküpe çıktı. Ürkmez Barajı yüzde 100 ile tamamen dolarken, Balçova Barajı yüzde 84,75 seviyesine erişti. Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı yüzde 73,08, Gördes Barajı ise yüzde 26,40 doluluk oranına yükseldi. Şiddetli yağışların ardından toprak doygunluğa eriştiği için sular doğrudan yeraltı depolarına inmeye başladı. Torbalı Ovası’nda yapılan güncel saha ölçümlerinde akiferlerdeki su seviyesinde net 120 santimetre yükselme tespit edildi. Yüzeyden yeraltına doğru gerçekleşen süzülme işlemi devam ettiği için mayıs sonu ve haziran aylarında yeraltı sularındaki toplam yükselişin 3 metreyi bulması öngörülüyor. Yağışlarda rekor seviye Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, "Özellikle İzmir’de ocak ayı yağış rekoru kırıldı. Şubat rekorunun da kırıldığına kesin gözüyle bakıyoruz. Şubat ayı yağış ortalaması 100 kilogram olan İzmir’de, daha ayın ilk altı gününde bu miktar 107 kilograma ulaştı. Ayın ilk haftasında aylık ortalamanın dolmasının ardından da yoğun yağışlar devam etti ve yılın ilk 45 gününde geçen senenin toplam yağış miktarını geride bıraktık. Olağanüstü bir yağış durumu söz konusu. Tahtalı Barajı’nın çevresinde yer alan ve bir nevi yeraltı barajı işlevi gören kireçtaşı ağırlıklı karstik bölgelere ciddi miktarda su ulaştı. Yeraltı barajlarının nispeten küçük ölçekli olmalarına rağmen akiferleri son derece verimli bir şekilde beslediğini her zaman vurgulamaktayız. Nitekim son yağışlarla birlikte akiferlerdeki su seviyesinde 120 santimetrelik bir yükseliş gözlemlenmiştir." dedi. Yeraltı suları stratejik rezerv Yeraltı sularındaki yükselişin olumlu bir gelişme olmasına karşın henüz yetersiz kaldığını belirten Yaşar, "Alt akiferlerdeki su seviyeleri kritik duruma gelmiştir. Sarıkız kuyularında mevcut akifer tükendiği için henüz iki hafta önce yeni sondaj çalışmalarına başlanmıştır. Bir seviyedeki su tükendiğinde zorunlu olarak daha derindeki akiferlere inilmektedir. Oysa bu akiferlerdeki su seviyesinin 70-80 metre gibi derinliklere inmesi, normal şartlar altında yüzlerce yıl sürmesi gereken kademeli bir süreçtir. Karstik bölgelerin yeraltı barajı görevi görmesi su ihtiyacının karşılanmasında büyük bir avantaj sağlıyor. Ancak sadece bu duruma güvenmemeli ve yeraltı sularımızı her zaman stratejik bir rezerv olarak muhafaza etmeliyiz. Bu sürecin yönetimi, hidrojeologların yapacağı hassas hesaplamalara dayanmalıdır. Yıllık bazda yeraltına sızan su miktarı kesin olarak belirlenmeli. Yeraltına 50 milyon metreküp su iniyorsa sistemden en fazla bu miktar kadar su çekilmelidir. Bu sınırın aşılması sürdürülebilir değildir." ifadelerini kullandı. Barajlarda yüzde 80 beklentisi Gelecek yılların iklim projeksiyonlarına dair beklentilerini aktaran Yaşar, "Baraj doluluk oranlarının üç yıl içerisinde yüzde 70 ila yüzde 80 seviyelerine ulaşmasını öngörüyoruz. Su kullanımı sürekli devam ettiği için bu oranın yüzde 100 olmasını beklemek gerçekçi değildir. Örneğin, 2020 yılında kuraklık uyarısı yaptığım dönemde Tahtalı Barajı’nın doluluk oranı yüzde 80 civarındaydı. O dönemde bu uyarım şaşkınlıkla karşılansa da sonrasında baraj suları öngördüğümüz gibi ciddi ölçüde çekildi. Önümüzdeki üç yıl içinde doluluk oranlarının yeniden yüzde 80 seviyelerine çıkmasını bekliyoruz. 2032-2033 yıllarına kadarki sürece bakıldığında ise önümüzdeki yedi ila sekiz yıllık periyodun en az dört veya beş yılında yağışların mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşeceğini öngörmekteyiz. İklim sistemlerinde rastgelelik bulunmaz. Bunlar son derece düzenli ve sistematik doğa olaylarıdır." şeklinde konuştu.
Mis kokulu nergis bilime de ilham kaynağı oluyor
24 Şubat 2026 Salı - 10:10 Mis kokulu nergis bilime de ilham kaynağı oluyor İzmir’in Bayındır ilçesinde yetişen nergis, yalnızca eşsiz kokusuyla değil bilim dünyasındaki önemiyle de dikkat çekiyor. Ege Üniversitesi Bayındır Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. Dr. Meltem Yağmur Wallace, yerli nergis türünün hem tarımsal hem de farmakolojik açıdan büyük bir değere sahip olduğunu vurguladı. Bayındır’da özellikle Turan Mahallesi’nde yetiştirilen nergis türü, bilimsel adıyla Narcissus tazetta, soğanlı ve çok yıllık bir bitki. Yaz aylarını toprak altında uyku halinde geçiren bitki, sonbaharla birlikte filizleniyor ve kış ortasında çiçek açıyor. Ege Üniversitesi Bayındır Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. Dr. Meltem Yağmur Dr. Wallace, "Doğanın dinlenme döneminde böylesine güçlü bir koku ve estetik çiçek sunması, bu türü hem ekonomik hem de bilimsel açıdan özel kılıyor" ifadelerini kullandı. Bilim dünyasında nergis: Alzheimer tedavisinde kritik madde Bayındır nergisini bilimsel açıdan öne çıkaran en önemli unsur ise içerdiği galantamin adlı alkaloid. Bu madde, Alzheimer hastalığının tedavisinde kullanılan önemli etken maddelerden biri olarak biliniyor. Dr. Wallace, "Galantamin bitkiden elde edilebiliyor ancak çok sayıda bitkinin kullanılması gerektiği için günümüzde kimyasal sentez yöntemleri tercih ediliyor. Yine de bu tür, farmakoloji açısından stratejik bir öneme sahip." dedi. Yaklaşık 100 metre rakıma sahip bölgede üretim yapan yetiştiriciler, nesillerdir bu çiçeği kesme çiçek sektörüne kazandırıyor. Böylece Bayındır nergisi, hem kültürel miras hem de ekonomik değer taşıyor. Yerelden küresele bilimsel değer Bayındır’da yetişen nergis, yalnızca hoş kokulu bir süs bitkisi değil; aynı zamanda tarım, biyoloji ve farmakoloji alanlarında araştırmalara konu olan değerli bir tür. Uzmanlara göre, doğru koruma ve sürdürülebilir üretim politikalarıyla Bayındır nergisi hem yerel kalkınmaya katkı sunabilir hem de bilimsel çalışmalar açısından Türkiye’nin önemli bitkisel kaynakları arasında yer alabilir.
Alsancak’ta dev altyapı çalışması
24 Şubat 2026 Salı - 09:48 Alsancak’ta dev altyapı çalışması İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, Dünya Bankası finansmanıyla yürütülen Türkiye Deprem, Sel ve Yangın Acil İmar Projesi (TEFWER) kapsamında Alsancak Liman bölgesinde başlattığı altyapı çalışmalarını Şehitler Caddesi’nde sürdürüyor. Yağmur suyu ve atık su hatlarının ayrıştırılmasıyla taşkın ve koku sorunlarına kalıcı çözüm hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü’nün, kentin altyapısını uzun yıllar boyunca güvenli ve sürdürülebilir bir şekilde yenilemeyi hedefleyen büyük ölçekli yatırımları devam ediyor. Konak, Bayraklı ve Karabağlar ilçelerinde toplam 3 milyar liralık altyapı yatırımı ile İzmir’in altyapısında tarihi bir dönüşüm başlatıldı. Dünya Bankası finansmanı ile yürütülen Türkiye Deprem, Sel ve Yangın Acil İmar Projesi (TEFWER) kapsamında hayata geçirilen yatırımlar ile kent merkezinde birleşik sistem kademeli olarak ayrıştırılıyor. Dev projelerin Alsancak-Konak etabı kapsamında Alsancak Liman bölgesinde çalışmalar Şehitler Caddesi’nde devam ediyor. Alsancak Liman bölgesine 8,4 kilometre yağmur suyu hattı Proje kapsamında, Alsancak Liman bölgesinde 8,4 kilometre yağmur suyu hattı, 8 kilometre atık su hattı ve 3 yağmur suyu terfi merkezi inşa ediliyor. Çalışmalar Liman bölgesinde etap etap ilerleyecek. İmalatların 2027 yılında tamamlanması hedefleniyor. Bu yatırımla birlikte kent merkezinde ekonomik ömrünü tamamlamış altyapı hatları yenileniyor, yağmur suyu ve kanalizasyon sistemleri ayrıştırılarak özellikle yoğun yağışlarda yaşanan su baskınlarının ve çevresel risklerin önüne geçilmesi amaçlanıyor.
İlaç yazdırmaya gitti, kendisini ameliyat masasında buldu
24 Şubat 2026 Salı - 09:45 İlaç yazdırmaya gitti, kendisini ameliyat masasında buldu İzmir’in Foça ilçesinde yaşayan 61 yaşındaki emekli Ali Toker, eşine ilaç yazdırmak için gittikleri hastanede sağ yan ağrısından söz edince hayatını kurtaran teşhis konuldu. Yapılan tetkiklerde karın aort damarında 6,5 santim çapında anevrizma (aort balonlaşması) tespit edilen Toker’in, yapılan kalp anjiyosunda ise kalbinde üç damarının tıkalı olduğu belirlendi. Toker, Doç. Dr. Cüneyt Narin tarafından kapalı yöntemle gerçekleştirilen iki aşamalı ameliyat sürecinin ardından sağlığına kavuştu. Doç. Dr. Narin, "Hastamız çok şanslıymış. Ameliyat sınırı 5.5 cm. olan olan anevrizma 6.5 cm. idi, yırtılmadan müdahale edildi." dedi. İki çocuk babası Ali Toker, eşi Filiz Toker’e ilaç yazdırmak için gittikleri doktorda sağ yan ağrısı şikayetini dile getirdi. Doktorun yaptığı ultrason incelemesinde aort damarında 6,5 santimlik anevrizma tespit edildi. Bunun üzerine kalp cerrahına yönlendirilen Toker’e yapılan anjiyoda üç damarının tıkalı olduğu ve damar yapısında bozulma bulunduğu söylendi. Hastaya önce anevrizma operasyonu, ardından bypass ameliyatı önerildi. Açık kalp ameliyatından çekinen Toker, yaptığı araştırmalar sonucunda Acıbadem Kent Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahı Doç. Dr. Cüneyt Narin’e başvurdu. 26 Aralık’ta hastaneye yatan Toker, 27 Aralık’ta küçük kesi yöntemiyle, meme altı kesisiyle bypass ameliyatına alındı. Tıkalı kalp damarları açılan Toker, bir aylık dinlenme sürecinin ardından 3 Şubat’ta bu kez kapalı yöntemle aort anevrizması ameliyatı oldu. "Bu rahatsızlıklar hiçbir belirti vermedi" Sağ tarafındaki ağrı dışında herhangi bir ciddi şikayeti olmadığını belirten Ali Toker, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Eşime ilaç yazdırmaya gitmiştik. Ben de doktora sağ yan ağrısı çektiğimi söyledim. Ultrason tetkiklerinde aort anevrizmasını tespit etti ve çok acil müdahale gerektiğini söyledi. Şeker hastası değilim, tansiyonum normal. Bu ağrının safra kesesi taşı olabileceğini düşünmüştüm. Kalp damar rahatsızlıklarım hiçbir belirti vermedi. Ne bir sancı ne bir ağrı. Son zamanlarda göz kararması ve baş dönmesi yaşıyordum ama kalbe yormadım. Sonunda hayatıma mal olabilecek iki büyük sorundan iki operasyonla kurtuldum. Kendimi çok iyi ve dingin hissediyorum. Çok şanslı bir hastaymışım. Tesadüfler ve doktorlarım hayatımı kurtardı." "6 santimin üzerindeki anevrizmalarda yırtılma riski çok yüksek" Ameliyat süreci hakkında bilgi veren Acıbadem Kent Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahı Doç. Dr. Cüneyt Narin, hastada hem ciddi koroner damar hastalığı hem de büyük çaplı aort anevrizması bulunduğunu söyledi. Bu tür hastaların çoğu zaman ameliyat riskinden çekinerek tedaviyi ertelediğini belirten Narin, "Hastamızda üç damar tıkanıklığı vardı. Aynı zamanda 6,5 santim çapında aort anevrizması mevcuttu. Sigara kullanımı, fazla kilo ve KOAH tedavisi alması da riski artırıyordu. Radyoloji ve kardiyoloji ekipleriyle birlikte özel bir strateji planladık. Normalde kasıktan girmemiz gerekiyorken karnı etkilememek için strateji değiştirdik, koldan girerek önce küçük kesi yöntemiyle bypass ameliyatını gerçekleştirdik. Bir ay sonra da kapalı yöntemle anevrizma ameliyatını yaptık. Hastamız da sürece çok iyi uyum sağladı, kilo verdi ve sigarayı bıraktı. Şifayla taburcu ettik" dedi. Ailesinde anevrizma öyküsü bulunanlar dikkat Anevrizma konusunda uyarılarda da bulunan Narin, 5,5 santimin ameliyat sınırı kabul edildiğini, 6-6,5 santimin üzerindeki anevrizmalarda patlama riskinin çok yüksek olduğunu vurguladı. Anevrizmanın yırtılması halinde karın içine kanama olduğunu ve bunun ölümcül sonuçlar doğurabildiğini belirten Narin, 6 santimin üzerindeki aort anevrizmalarında yıllık yırtılma riskinin yüzde 14, kadınlarda ise yüzde 22’ye kadar çıktığını ifade etti. Aort yırtılması durumunda hastaların yaklaşık yüzde 50’sinin hastaneye ulaşamadan hayatını kaybettiğine dikkat çekti. Narin ayrıca, ailesinde anevrizma öyküsü bulunanlar, yüksek tansiyon hastaları ve sigara içenlerin risk grubunda olduğunu belirterek, bu kişilerin düzenli tetkik yaptırmasının hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Buca’daki iş yeri yangını kontrol altına alındı
23 Şubat 2026 Pazartesi - 17:04 Buca’daki iş yeri yangını kontrol altına alındı İzmir’in Buca ilçesindeki 6. Sanayi Sitesi’nde bir otomobil yedek parça dükkanında yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler, bitişikte bulunan iki iş yerine daha sıçradı. Olay yerine sevk edilen İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, 14 araç ve 70 personelle alevlere müdahale etti. Yangın, yaklaşık iki saat süren çalışmaların ardından kontrol altına alındı. İzmir’in Buca ilçesine bağlı İnönü Mahallesi 6. Sanayi Sitesi’nde bulunan bir otomobil yedek parça dükkanında saat 11.30 sıralarında yangın çıktı. İş yerinden yükselen yoğun duman ve alevleri fark eden çevredekiler, durumu vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri bölgeye sevk edildi. 14 araç ve 70 personelle olay yerine ulaşan ekipler, yangına hızla müdahale etti. Henüz çıkış nedeni belirlenemeyen yangın, iş yerinde bulunan yanıcı malzemelerin de etkisiyle büyüyerek bitişik nizamda bulunan iki dükkana daha sıçradı. Sanayi sitesinde paniğe yol açan yangın sırasında zaman zaman patlama sesleri duyuldu. Ekiplerin yoğun ve koordineli çalışması sonucu yangın, yaklaşık iki saat süren müdahalenin ardından kontrol altına alındı. Bölgede soğutma çalışmaları sürerken iş yerlerinde büyük çapta maddi hasar oluştu. Yangında can kaybı ya da yaralanma yaşanmadı.
Buca’daki iş yeri yangını kontrol altına alındı
23 Şubat 2026 Pazartesi - 16:55 Buca’daki iş yeri yangını kontrol altına alındı İzmir’in Buca ilçesindeki 6. Sanayi Sitesi’nde bir otomobil yedek parça dükkAnında yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler, bitişikte bulunan iki iş yerine daha sıçradı. Olay yerine sevk edilen İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, 14 araç ve 70 personelle müdahale etti. Yangın, yaklaşık iki saat süren çalışmaların ardından kontrol altına alındı. İzmir’in Buca ilçesine bağlı İnönü Mahallesi 6. Sanayi Sitesi’nde bulunan bir otomobil yedek parça dükkanında saat 11.30 sıralarında yangın çıktı. İş yerinden yükselen yoğun duman ve alevleri fark eden çevredekiler, durumu vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri bölgeye sevk edildi. 14 araç ve 70 personelle olay yerine ulaşan ekipler, yangına hızla müdahale etti. Henüz çıkış nedeni belirlenemeyen yangın, iş yerinde bulunan yanıcı malzemelerin de etkisiyle büyüyerek bitişik nizamda bulunan iki dükkana daha sıçradı. Sanayi sitesinde paniğe yol açan yangın sırasında zaman zaman patlama sesleri duyuldu. Ekiplerin yoğun ve koordineli çalışması sonucu yangın, yaklaşık iki saat süren müdahalenin ardından kontrol altına alındı. Bölgede soğutma çalışmaları sürerken iş yerlerinde büyük çapta maddi hasar oluştu. Yangında can kaybı ya da yaralanma yaşanmadı.
Aliağa’da bin 120 öğrenci sportif yetenek yaramasından geçti
23 Şubat 2026 Pazartesi - 16:26 Aliağa’da bin 120 öğrenci sportif yetenek yaramasından geçti İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında yürütülen Türkiye Sportif Yetenek Taraması ve Spora Yönlendirme Programı, 2025-2026 Eğitim Öğretim yılında Aliağa’da gerçekleştirildi. 2018 yılından bu yana "Yeteneğini keşfet" sloganıyla Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğinde sürdürülen proje kapsamında, Aliağa’da 28 ilkokulun 3. sınıflarında öğrenim gören toplam bin 120 öğrenciye yönelik test ve ölçüm çalışmaları yapıldı. Aliağa İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen ölçümler, 16-20 Şubat tarihleri arasında Habaş Hamdi Başaran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi spor salonunda tamamlandı. Program kapsamında öğrencilere; sürat, çeviklik, esneklik, kuvvet ve koordinasyon gibi temel motorik özellikleri ölçmeye yönelik testler uygulandı. Elde edilen veriler doğrultusunda öğrencilerin sportif yatkınlıkları belirlenerek uygun branşlara yönlendirilmeleri hedefleniyor. Türkiye genelinde her yıl uygulanan programın amacı; sağlıklı ve hareketli yaşam kültürünü yaygınlaştırmak, çocuklara sporu sevdirmek, spora başlama çağındaki yetenekli öğrencileri tespit ederek spor branşlarına yönlendirmek ve uzun vadede üst düzey sporcuların yetişmesine katkı sağlamak olarak açıklandı.
Başkan Pehlivan, şehit aileleri ve gazilerle iftar sofrasında buluştu
23 Şubat 2026 Pazartesi - 14:33 Başkan Pehlivan, şehit aileleri ve gazilerle iftar sofrasında buluştu Birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinin sergilendiği Ramazan, iftar sofralarıyla da gönül buluşmalarına ev sahipliği yapıyor. Şehit aileleri, gaziler ve STK’lar, Menemen Belediyesi’nin düzenlediği iftarda bir araya geldi. Menemen Belediyesi, dün akşamki iftar sofrasında şehit aileleri, gaziler, STK’lar ve ilçe protokolünü ağırladı. Tepe Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen iftara Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan eşi Filiz Pehlivan ile birlikte katılırken, Menemen Kaymakamı Vedat Yılmaz, Menemen Garnizon Komutanı Topçu Albay Zekeriya Tosun, Menemen Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kaçar, AK Parti İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Emel Dalkıran, AK Parti Menemen İlçe Başkanı Hakkı Durmaz, MHP Menemen İlçe Başkanı Barbaros Çalışçı, kamu kurum ve kuruluşları ile STK’ların başkan ve yöneticileri, muhtarlar, şehit aileleri ve gaziler katıldı. "Şehit aileleri ve gazilerimiz başımızın tacı" Tasavvuf dinletisi ve semah ile başlayan gecede, ezanın okunması ve oruçların açılmasının ardından bir konuşma yapan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Bu sofra; vefanın, kardeşliğin, millet olmanın ve aynı bayrağın altında tek yürek olmanın sofrasıdır." dedi. Başkan Pehlivan, "Çanakkale’den Yemen’e, Sakarya’dan terörle mücadeleye kadar bu topraklar uğruna canını feda eden tüm şehitlerimiz bu milletin baş tacıdır. Gazilerimiz ise bu milletin yaşayan onur nişanıdır. Bugün huzur içinde bir aradaysak, ay yıldızlı bayrağımız gökyüzünde özgürce dalgalanıyorsa, bunu şehitlerimizin fedakârlığına, gazilerimizin cesaretine borçluyuz. Biz şuna inanıyoruz: Şehidini unutan millet, istikbalini kaybeder. Biz ne şehidimizi unuturuz ne de emanetini yere düşürürüz. Sayın Kaymakamımız Vedat Yılmaz’ın önderliğinde, devletimizin tüm kurumlarıyla, muhtarlarımızla, siyasi partilerimizle STK’larımızla, şehit ailelerimiz ve gazilerimizle, 220 bini aşkın hemşehrimizle birlikte dayanışmayla ve uyum içinde Menemen’in ihtiyaçlarına odaklanan bir anlayışla çalışıyoruz. Bu şehirde vatandaşımızın derdine derman olacak her adımda bizlerle omuz omuza olan herkese yürekten teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. "Şehitlerimizin emanetine layık olma gayreti içindeyiz" Menemen Kaymakamı Vedat Yılmaz da Ramazan’ın önemine dikkat çekti. Yılmaz, "Ramazan ayında sizlerle birlikte bu iftar sofrasında bulunmanın onur ve şerefini taşıdığımı dile getirir saygı ve sevgilerimi sunarım. 11 ayın sultanı Ramazan sonsuz rahmeti ve bereketiyle geldi. Ramazan, kendimizi hatırlatmak, arınmak, can ve ruh vermek için geldi. Ramazan; iftar sevinciyle, sahurun bereketiyle, rahmet rüzgarlarıyla geldi. Gönülleri imar etmek, hoşgörüyü paylaşmak adına geldi. Ramazan bizlere kurtuluş için, Allah’ımıza kavuşmak için geldi. Rahmet ve mağfiret ayı bizlere birçok şeyi hatırlatmak için geldi. Biz huzurla bu iftarı yapıyorsak, şehadete eren şehitlerimizin ve şehadete gidip geri dönen gazilerimiz sayesindedir. Ramazan bizlere bunları hatırlatmak için geldi. Bizler şehitlerimizin emanetlerine olan görevlerimizi, onlara layık olacak çalışmalar yapabilmenin gayreti içindeyiz. İnşallah sizlerin rızasıyla bu görevimizi gerçekleştirdiğimizi düşünüyorum. Biz bugün rahatça iftarımızı yapıyorsak şehadete eren şehitlerimizin ve şehadete gidip dönen gazilerimizin sayesindedir. Bayrama da hep birlikte kavuşarak hep birlikte beraberliğimizi daim edeceğiz. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bizlere bu toprakları vatan kılan tüm şehitlerimize rahmet diliyorum." dedi.