Yerel Haberler
İzmir
Kültürpark’ta büyük buluşma: İZKİTAP başlıyor 16 Nisan 2026 Perşembe - 10:52:42 İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen İZKİTAP-7. İzmir Kitap Fuarı, 17 Nisan’da Kültürpark’ta kapılarını açıyor. Yayınevleri, sahaflar, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları ve kültür kurumlarının katılımıyla hayata geçirilen İZKİTAP; İzmir’i 17-26 Nisan 2026 tarihleri arasında 10 gün boyunca edebiyat ve yayıncılık dünyasının önemli buluşma noktalarından biri haline getirecek. Binlerce kitabın okurlarla buluşacağı organizasyon, yazarları, şairleri, akademisyenleri, gazetecileri ve sanatçıları aynı çatı altında bir araya getiren kapsamlı bir kültür platformu niteliği taşıyor. Bu yıl fuarda, yaklaşık 200 katılımcı yer alırken 400’e yakın yazar, şair, gazeteci, akademisyen ve sanatçı okurlarla buluşacak. Program kapsamında söyleşi ve imzalarla birlikte 500’e yakın etkinlik hayata geçirilecek. Ünlü yazarlar geliyor Fuar programı; edebiyattan tarihe, güncel tartışmalardan toplumsal meselelere uzanan geniş bir içerik sunacak. Söyleşi ve panellerde alanında öne çıkan isimler okurlarla buluşurken, fuar süresince düzenlenecek etkinlikler ziyaretçilere çok yönlü bir kültür deneyimi yaşatacak. Fuar boyunca Ahmet Ümit, Ayşe Kulin, Beyhan Budak, Coşkun Aral, Enver Aysever, İnci Aral, Mehmet Eroğlu, Mine Söğüt, Murat Menteş, Mustafa Balbay, Naim Babüroğlu, Nasuh Mahruki, Saygı Öztürk, Selçuk Şirin, Serhan Asker, Sinan Meydan, Suat Çağlayan, Şükrü Erbaş, Yekta Kopan’ın da aralarında bulunduğu birbirinden değerli isimler, imza günleri ve etkinliklerle okurlarıyla bir araya gelecek. Ayrıca, farklı alanlardan gazeteci, akademisyen ve düşün insanları da fuarın zengin içeriğine katkı sunacak. Onur konuğu yazar Oya Baydar İZKİTAP’ın onur konuğu, çağdaş Türk edebiyatının önemli isimlerinden Oya Baydar olacak. Roman ve denemelerinde bireyin toplumsal değişimlerle kurduğu ilişkiyi, kent yaşamını, belleği ve siyasal dönüşümleri ele alan Baydar; güçlü anlatımı ve düşünsel derinliğiyle edebiyat dünyasında özgün bir yere sahip. Uzun yıllara yayılan yazarlık serüveni boyunca çok sayıda esere imza atan yazar, fuar kapsamında 18 Nisan günü, imza ve söyleşisi ile Ahşap Sahne’de okurlarıyla buluşacak. Prof. Dr. İlber Ortaylı anılacak Kısa süre önce yaşamını yitiren Prof. Dr. İlber Ortaylı için adını taşıyan İlber Ortaylı Kütüphanesi önünde 18 Nisan Cumartesi saat 14.00’te kardeşi Nuriye Ortaylı ve kızı Tuna Ortaylı Kazıcı’nın katılımıyla anma etkinliği düzenlenecek. Sergiler Fuar boyunca İzmirliler, Pakistan Pavyonu’nda 19 Nisan’a kadar Ece Türkel ve Fatih Şimşek’in seramik eserler sergisini, yine Pakistan Pavyonu’nda 23 Nisan’da açılacak Uluslararası Işık Seramik Yarışması Seramik Sergisi’ni ve Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi’nde Cem Sağbil’in Dünyada Hala Çiçek Açıyor Sergisi’ni, 10.00 - 20.00 saatleri arasında ziyaret edebilecek. Çocuklar buraya İZKİTAP, her yaştan ziyaretçiye hitap eden çok yönlü bir kültür ortamı sunacak. Aileleriyle birlikte fuarı ziyaret eden çocuklar, ilk kitaplarını seçmenin heyecanını yaşarken; bu ortak deneyim alanı kuşaklar arası bir kültür buluşmasına dönüşecek ve okuma alışkanlığının gelişmesine, edebiyatın gündelik yaşamın bir parçası haline gelmesine katkı sağlayacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri, fuara ev sahipliği yapan Kültürpark’ta gerçekleştirilecek. Söyleşiler, atölyeler, sahne etkinlikleri, yaratıcı drama çalışmaları, masal anlatımları ve interaktif etkinliklerle alan, bayram haftasında edebiyat ve sanatla iç içe bir buluşma noktasına dönüşecek. İZKİTAP - 7. İzmir Kitap Fuarı, 10 gün boyunca 10.00 - 20.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. Kitapseverler, fuarla ilgili daha fazla bilgiye, imza ve etkinlik programına kitapizmir.com adresinden ulaşabilecek.
16 Nisan 2026 Perşembe - 10:51 TBMM komisyonu İzmir’de cezaevleri denetimine başladı Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu heyeti, ceza infaz kurumlarındaki uygulamaları denetlemek amacıyla İzmir’e geldi. Komisyon, cezaevleriyle ilgili yapılan şikayet ve müracaatları iki gün boyunca yerinde inceleyecek. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde faaliyet gösteren Hükümlü ve Tutuklu Hakları Alt Komisyonu, Buca Ceza İnfaz Kurumu önünde basın açıklaması yaptı. Alt Komisyon Başkanı ve AK Parti Adıyaman Milletvekili Mustafa Alkayış ile komisyon üyesi milletvekilleri ziyarette hazır bulundu. Sözlerine Siverek ve Kahramanmaraş’taki okullarda meydana gelen saldırılarda hayatını kaybeden öğrenci ile öğretmenlere rahmet dileyerek başlayan Mustafa Alkayış, milletçe büyük bir acı yaşadıklarını dile getirdi. Hedef insan onurunu korumak Komisyonun temel hedefinin Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar ile ulusal mevzuat arasındaki uyumu sağlamak olduğunu ifade eden Alkayış, insan hak ve hürriyetlerini genişletmek istediklerini belirtti. Her türlü işlemde insan onurunun korunmasını önemsediklerini anlatan Alkayış, "Mevzuattan kaynaklanan eksiklikler varsa yasa teklifinde bulunmak, uygulamadan kaynaklanan eksiklikleri tespit edip öneriler sunmak önceliğimizdir. Hak ihlali iddialarını inceliyor, gerekli gördüğümüz yerde inceleme yaparak yetkilileri çağırıyoruz" dedi. İnfaz sisteminin işleyişi takip ediliyor Her yasama döneminde alt komisyon kurulmasının bir gelenek haline geldiğini kaydeden Alkayış, cezaevlerindeki infaz rejiminin insan haklarına uygun yürütülüp yürütülmediğini denetlediklerini dile getirdi. Hükümlülerin topluma kazandırılması noktasında komisyonun geniş incelemeler yaptığını aktaran Alkayış, 28. yasama döneminde Sincan, Diyarbakır, Mardin, Midyat, Erzurum, Erzincan, Bolu, Düzce, Kırşehir ve Niğde’deki açık ile kapalı cezaevlerini ziyaret ettiklerini söyledi. Ziyaretlerin ardından Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü yetkilileriyle bir araya geldiklerini anlatan Alkayış, "Gördüğümüz eksiklikleri ve tespitlerimizi onlarla paylaşıyoruz. Taleplerimizi ilettikten sonra bunları raporlayarak hem Türkiye kamuoyuyla hem de Adalet Bakanlığımızla paylaşıp hakların ilerlemesine katkı sunmaya gayret gösteriyoruz" ifadelerini kullandı. "İzmir’den 468 müracaat aldık" İnsan hakları konusunun sürekli kendini yenileyen dinamik bir alan olduğunu vurgulayan Alkayış, dışarıdaki vatandaşlar için basit görünen bir durumun cezaevindeki kişiler için çok kıymetli olabileceğine dikkat çekti. Hükümlü ve tutukluların doğrudan devletin güvencesi altında olduğunu hatırlatan Alkayış, "Sağlık, beslenme, nakiller, kapalı ve açık görüşmelerin tam yapılıp yapılmadığı ile personelin muamelesi yakından takip ettiğimiz konulardır. Komisyonumuza İzmir’den değişik konularda 468 müracaat ulaştı. Bu konuları yerinde inceleyip tespitlerimizi yaparak Genel Müdürlüğümüzle istişare edeceğiz" diye konuştu. İki günlük çalışma yapılacak İzmir’de iki gün boyunca çeşitli çalışmalar yürüteceklerini belirten Alkayış, sürecin altyapısının oluşturulmasına katkı sağlayan yetkililere teşekkür etti. Alkayış, İzmir Valiliği, İzmir ve Menemen Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü yetkililerine desteklerinden ötürü şükranlarını sundu. Komisyon heyetinin kentteki incelemelerinin devam edeceği öğrenildi.
16 Nisan 2026 Perşembe - 10:35 Göztepe’de hedef 5’te 5 Göztepe, Süper Lig’in bitimine 5 hafta kala kalan tüm maçlarını kazanarak Avrupa kupalarına katılma şansını son ana kadar zorlamayı hedefliyor. Trendyol Süper Lig’e Avrupa hedefiyle başlayan Göztepe’yi son haftalarda yaşanan puan kayıpları olumsuz etkiledi. İzmir temsilcisi, son 9 maçında yalnızca 1 galibiyet alırken, 5 beraberlik ve 3 mağlubiyet yaşadı. Bu tablo sonucunda Avrupa potasından çıkan Göztepe, 5. sıradaki Başakşehir ile aynı puanda olmasına rağmen averaj farkıyla 6. sıraya geriledi. Öte yandan Türkiye Kupası’nı ilk 4 sırada yer alan takımlardan birinin kazanması halinde ligi 5. sırada bitiren ekip de Avrupa kupalarına katılma hakkı elde edecek. Göztepe de bu ihtimali avantaja çevirmek ve en azından sezonu 5. sırada tamamlamak istiyor. Tek hedef Avrupa İzmir ekibi kalan haftalar için tüm odağını oynayacağı maçlara çevirmiş durumda. Göztepe, ilk olarak hafta sonu deplasmanda Kocaelispor ile karşılaşacak. Ardından sahasında Antalyaspor’u konuk edecek olan sarı-kırmızılılar, bu maçın sonrasında Trabzonspor deplasmanına gidecek. Daha sonra iç sahada Gaziantep FK ile karşılaşacak Göztepe, sezonun son haftasında ise dış sahada Samsunspor maçıyla ligi tamamlayacak. Göztepe, kalan 5 maçtan da galibiyet ayrılıp ve aynı süreçte Başakşehir’in de puan kaybetmesi halinde ligi 5. sırada tamamlayarak Avrupa kupalarına katılmayı hedefliyor.
16 Nisan 2026 Perşembe - 09:53 Düşük bağışıklığın gizli sinyallerine dikkat Sık tekrarlayan enfeksiyonlar, bitmek bilmeyen yorgunluk ve geç iyileşen yaralar vücudunuzun bir imdat çağrısı olabilir. Modern yaşamın getirdiği yoğun stres, uykusuzluk ve dengesiz beslenme gibi faktörlerin bağışıklığın düşmesine neden olabileceğini belirten Medicana Sağlık Grubu Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Tuğba Kızılok Erdoğan, yetişkinlerde yılda 5-6 kereden fazla görülen grip vakalarının derinlemesine araştırılması gerektiği konusunda uyardı. Güçlü bir bağışıklık sistemi, hastalıklara karşı vücudun en önemli savunma hattı ancak bazen yaşam tarzı alışkanlıkları, bazen de altta yatan gizli kronik rahatsızlıklar bu hattın kırılmasına neden olabiliyor. Vücudun savunma sisteminin neden zayıfladığına dair önemli bilgiler veren Medicana International İzmir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Tuğba Kızılok Erdoğan, sadece sık hastalanmanın değil, aynı zamanda açıklanamayan halsizlik ve stresin de bağışıklık üzerinde doğrudan belirleyici olabildiğini söyledi. Bağışıklık sisteminin zayıfladığını gösteren en önemli belirtileri sıralayan Uzm. Dr. Tuğba Kızılok Erdoğan, "Sık sık hastalanma (üst solunum yolu enfeksiyonu, grip, ishal), enfeksiyonların uzun sürmesi ve ağır geçmesi, sürekli yorgunluk hali, yaraların geç iyileşmesi, sık uçuk çıkması sayılabilir. Bağışıklığı düşüren yaygın nedenler arasında stres uykusuzluk, yetersiz beslenme, vitamin mineral eksiklikleri, kronik hastalıklar, kullanılan bazı ilaçlar (kortizon, kemoterapi) sigara ve alkol tüketimi sayılabilir" dedi. Hastalıklar sık tekrar ediyor ve uzun sürüyorsa araştırılmalı Güçlü bir bağışıklıkta olmaması gereken durumları sıralayan Uzm. Dr. Tuğba Kızılok Erdoğan, özellikle hastalıkların sık tekrar etmesi, uzun ve ağır seyretmesi gibi durumlarda altında yatan nedenlerin detaylıca araştırılması gerektiğini belirtti. Uzm. Dr. Tuğba Kızılok Erdoğan, "Kalabalık ve kapalı ortamlarda vakit geçirenler sık grip geçirebilir. Erişkinler yılda 2-4 kez, çocuklarda 6-8 kez geçirmek normal sayılabilir. Erişkinlerde yılda 5-6 kez grip oluyorsa, hastalık bitmeden tekrar başlıyorsa, uzun sürüyorsa ve ağır seyrediyorsa ve eşlik eden açıklanmayan kilo kaybı gece terlemeleri, lenf bezlerinde büyüme, aşırı halsizlik varsa mutlaka araştırılmalıdır" mesajını verdi. Öte yandan uzun süren halsizlik durumuna da açıklık getiren Uzm. Dr. Tuğba Kızılok Erdoğan, "Uzun süren halsizlik durumunun en sık görülen nedenleri arasında anemi (kansızlık), tiroid hastalıkları, kronik enfeksiyonlar, metabolik hastalıklar, kalp ve akciğer hastalıkları, psikolojik nedenler sayılabilir. Bağışıklık sistemini zayıflatan hastalıklar (HIV, kanser vs.) nedenler arasında görülebilir" dedi. Vitamin eksiklikleri bağışıklığı doğrudan etkiler Vitamin eksikliklerinin bağışıklık sistemini doğrudan etkilediğini dile getiren Uzm. Dr. Tuğba Kızılok Erdoğan, "Bağışıklık sisteminin hücrelerinin üretimi, iletişimi ve mikroplarla ve hastalıklarla savaşması büyük ölçüde vitaminlere bağlıdır. Eksikliklerinde vücut savunması düşer ve iyileşme süresi uzar" diye konuştu. Vitamin eksikliğinin tespit edilmesi için uygulanan yöntemleri ele alan Uzm. Dr. Tuğba Kızılok Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Tam kan sayımı, vitamin mineral düzeyleri, hasta değerlendirmesi sonrasında yapılacak ek testler (HIV, immünglobulinler, tümör markerları gibi) tanı konulmasında fayda sağlayabilir. Ancak tüm bunlar alanında uzman hekimlerin değerlendirmesiyle ortaya çıkabilir. Ayrıca stresin bağışıklık sistemini olumsuz etkilediği bilinen bir gerçek. Stres durumunda vücutta kortizol hormonu artar. Uzun süre yüksek kalması halinde bağışıklık hücrelerinin sayısının azalması, vücudun savunma mekanizmalarının yanıtının düşmesine neden olur. Vücudun inflamasyon dengesi bozulur ve bağışıklık sistemi zayıflar." Güçlü bir bağışıklık için tavsiyelerde bulunan Uzm. Dr. Tuğba Kızılok Erdoğan, "Sağlıklı ve dengeli beslenme, yeterli uyku, sıvı tüketimi ve mümkünse stresten uzak durmak bağışıklığı olumlu yönde etkileyecektir" dedi.
Göztepe’nin Avrupa zaferine Başkan Tugay da eşlik etti
06 Mart 2026 Cuma - 10:41 Göztepe’nin Avrupa zaferine Başkan Tugay da eşlik etti Sutopunda kulüpler düzeyinde ilk kez bir Avrupa Şampiyonası organizasyonuna ev sahipliği yapan İzmir’de, Avrupa Kadınlar Sutopu Şampiyonası Challenger Kupası 2. tur eleme maçları heyecanı yaşanıyor. Halkapınar Olimpik Yüzme Havuzu’nda düzenlenen müsabakada, İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü ile güç birliği yapan Göztepe Kadın Sutopu Takımı, Sirens ASC’ye karşı 27-16 galip geldi. Müsabakayı izleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, genç sporcuların yapılacak yeni tesisler, yatırımlar ve altyapı çalışmalarıyla birçok branşta uluslararası arenada büyük başarılara imza atacaklarını söyledi. Avrupa Kadınlar Sutopu Şampiyonası Challenger Kupası 2. tur eleme maçları, Halkapınar Olimpik Yüzme Havuzu’nda başladı. Tribünlerin halka açık olduğu, ücretsiz izlenebilen müsabakalar 8 Mart’a kadar devam edecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü bünyesinde şehre iki kez Avrupa şampiyonluğu gururu yaşatan başarılı sporcuların yer aldığı Göztepe Kadın Sutopu Takımı ile Malta’dan Sirens ASC karşılaştı. Sutopu branşında kulüpler düzeyinde ilk defa Avrupa Şampiyonası maçları İzmir’de yapılırken, karşılaşmayı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Gençlik ve Spor İzmir İl Müdürü Murat Eskici ile birlikte izledi. Göztepe Kadın Sutopu Takımı, Sirens ASC’ye karşı 27-16 galip geldi. "İlham olacaklar" Maçı değerlendiren Başkan Tugay, "İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Göztepe güçlerini birleştirdi ve ortaya bu güzel takım çıktı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kadın su topu takımı, Türkiye’de Avrupa şampiyonluğu olan takımlardan biri. Bugün de inanılmaz güzel bir sonuç elde ettiler. Başa baş gidecek gibi görünen bir maçta 11 sayı farkla yendiler. Kulüpler düzeyinde ilk defa Avrupa Şampiyonası maçları İzmir’de düzenleniyor. Bu güzel havuzda böyle başarılı gençlerimizle, kadın sporcularımızla bu tabloya şahitlik etmek bizim için gurur. Ben İzmir’e sporu çok yakıştırıyorum, sanatı çok yakıştırıyorum. Gençlerimizin çok daha büyük başarılara imza atacağını biliyorum, buna inanıyorum. Kızlarımız böyle başarılar elde ettikçe başka çocuklara da ilham olacaklar" ifadelerini kullandı. Tugay, "Yeni yapacağımız tesislerle, yeni yatırımlarla, altyapı çalışmalarıyla birçok branşta uluslararası arenada büyük başarılara imza atacaklar. Bu güzel tabloyu oluşturan herkese çok teşekkür ediyorum" dedi. "Spor Kenti İzmir" "Spor Kenti İzmir" hedefi doğrultusunda İzmir’den olimpiyatlara sporcu yetiştirmek üzere yoğun çalışmalar yürütülürken İzmir Büyükşehir Belediyesi, Gençlik ve Spor İzmir İl Müdürlüğü ve Göztepe Spor Kulübü, şampiyonanın İzmir’de oynanması için çalışmalar yürüttü. Organizasyon, İzmirliler tarafından da ilgiyle takip edildi. Avrupa Kadınlar Sutopu Şampiyonası Challenger Kupası 2. tur eleme maçlarına Türkiye’den Göztepe Kadın Su Topu Takımı, Dalton Koleji Spor Kulübü ve Nevşehir Belediyesi Spor Kulübü, Malta’dan Sirens ASC, Hırvatistan’dan VK Jadran Split ve İngiltere’den London Otter katılıyor. Yarışma günleri ve saatleri İlk gün müsabakalarının ardından 6 Mart Cuma günü saat 17.30’da Nevşehir Belediyesi Spor Kulübü ile Sirens ASC, 19.00’da VK Jadran Split ile Dalton Koleji Spor Kulübü, 20.30’da Göztepe Kadın Sutopu Takımı ile London Otter karşılaşacak. 7 Mart Cumartesi günü saat 09.30’da London Otter- Sirens ASC, 11.15’te Göztepe-Dalton Koleji, 13.00’te Nevşehir Belediyesi-VK Jadran Split, 17.30’da Dalton Koleji- Sirens ASC, 19.00’da Göztepe-VK Jadran Split, 20.30’da Nevşehir Belediyesi-London Otter karşı karşıya gelecek. 8 Mart Pazar günü ise saat 10.00’da ise Sirens ASC ile VK Jadran Split, 11.30’da London Otter ile Dalton Koleji Spor Kulübü, 13.00’te Göztepe Kadın Sutopu Takımı ile Nevşehir Belediyesi Spor Kulübü arasında maçlar yapılacak.
İzmir’den Türkiye’ye uzanan ‘kariyer’ dersi
06 Mart 2026 Cuma - 10:32 İzmir’den Türkiye’ye uzanan ‘kariyer’ dersi İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), iş hayatına atılarak ülkemizde ve yurt dışında örnek başarılara ulaşan mezunlarını, Türkiye genelindeki öğrencilerle buluşturmak amacıyla ‘Mezun Sohbetleri’ serisi başlattı. 3 Mart’ta start verilen ve mayıs ayına kadar devam edecek çevrim içi sohbetlere, kendi işini kuran ya da sektörlerinde lider konuma ulaşan 14 usta isim konuk olacak. İletişim, mühendislik, moda, hukuk, psikoloji ve lojistik gibi farklı alanlarda ilham veren kariyer yolculuklarını ve deneyimlerini gençlerle paylaşacak olan uzman isimler, öğrencilerin merak ettikleri soruları da yanıtlayacak. ‘Mesleğimi Keşfediyorum’ temasıyla düzenlenecek tüm etkinlikler, İEÜ mensuplarının yanı sıra dış katılımcılara da açık olacak. Programlara ait tüm bilgilere, İEÜ’nün sosyal medya hesaplarından ve İEÜ Mezunlarla İlişkiler Ofisi’nin web sitesinden ulaşılacak ve link üzerinden kolaylıkla kayıt yapılabilecek. "Doğru bir rota çizecekler" Gençlerin kendilerine doğru bir kariyer rotası çizmesi açısından ‘Mezun Sohbetleri’ serisini çok önemsediklerini söyleyen İEÜ Öğrenci Dekanlığı Mezunlarla İlişkiler Ofisi Koordinatörü Özge Kulaçoğlu, "Mezun Sohbetleri’ne katılan öğrenciler, farklı sektörlerde başarılı olmuş mezunlarımızın gerçek deneyimlerini dinleyerek meslekleri yakından tanıma, kariyer seçeneklerini daha doğru değerlendirme ve kendi ilgi alanlarına uygun bir yön belirleme fırsatı bulacak. Bu yılki etkinliklerimize, yoğun bir katılımın olmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Kuşaklar arası bağ kuruluyor" Mezun Sohbetleri’nin, üniversite aidiyetini güçlendiren ve kuşaklar arası bağ kuran bir buluşma zemini olduğuna dikkat çeken Kulaçoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Mezunlarımızın gönüllü olarak bu sürece katkı sunması, İEÜ Ailesi’nin ne kadar güçlü ve dayanışmacı olduğunu da gösteriyor. Bu seriyi, üniversitemizin topluma dokunan yönünü büyüten; mezunlarımız, öğrencilerimiz ve dış paydaşlarımız arasında sürdürülebilir bir etkileşim alanı oluşturan önemli bir adım olarak görüyoruz. ‘Mezun Sohbetleri’ serisi, Türkiye’nin dört bir yanından katılıma açık olmasıyla, İEÜ’nün birikimini ve değerlerini daha geniş kitlelere taşıyan, kurum imajını destekleyen bir platform olma niteliği taşıyor."
’Menopoz’ bir çalışan sağlığı ve verimlilik meselesi
06 Mart 2026 Cuma - 10:22 ’Menopoz’ bir çalışan sağlığı ve verimlilik meselesi Menopoz gerçeği özellikle çalışan kadınlar için en önemli sorunların başında geliyor. Menopoz, dünya genelinde ise yaklaşık 1,1 milyar kadını etkiliyor. Dünya genelinde kadınların iş gücüne katılım oranı her geçen gün artarken, özellikle 45 yaş ve üzerindeki kadınlar ekonominin en hızlı büyüyen ve en tecrübeli grubunu temsil ediyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kadınların büyük çoğunluğu bu dönemi 45-55 yaşları arasında yaşarken, Türkiye’de bu ortalama 47-49 yaş aralığına iniyor. Yaşar Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Neslihan Turnalar Çetinkaya da menopoz sürecinin çalışma hayatı üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun (UNFPA) verilerine göre, dünya genelinde 2025 itibarıyla yaklaşık 1,1 milyar kadın menopoz döneminde bulunuyor. Harvard Pilgrim Sağlık Bakım Enstitüsü tarafından Mayıs 2025’te yayımlanan kapsamlı araştırmaya göre; sosyoekonomik açıdan dezavantajlı bölgelerde yaşayan ve yüksek stres altında çalışan kadınlar, akranlarına göre ortalama 2 yıl daha erken menopoza giriyor. Deloitte’un ‘Women at Work 2024’ raporundan veriler, kadınların giderek daha fazla menopoz semptomlarıyla çalışmaya devam etmek zorunda kaldığını gösteriyor. Ağır semptomlara rağmen çalışmaya devam edenlerin oranı bir yılda yüzde 20’den yüzde 40’a çıkarken işveren desteği alan kadın oranının yüzde 30’dan yüzde 19’a düşmesi dikkat çekiyor. Esnek uygulamalar Endüstriyel psikoloji alanında çalışmalar yapan Yaşar Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Neslihan Turnalar Çetinkaya, menopozun her kadında farklı yaşanan doğal bir süreç olsa da çoğunlukla iş hayatını zorlaştıran semptomlar oluşturduğunu vurguluyor. Çetinkaya, konuyla ilgili şunları söylüyor: "Araştırmalar, iş yerinin fiziksel ve psikososyal şartlarının menopoz semptomlarını ağırlaştırabildiğini gösteriyor. Yetersiz havalandırma, yüksek ortam sıcaklığı, katı mola ve tuvalet politikaları kadınların bu süreci daha zor yaşamasına neden oluyor. Buna bir de menopozun hala tabu olması eklenince, birçok kadın damgalanma ve yetersiz algılanma korkusu nedeniyle yaşadıklarını gizlemeyi tercih ediyor. Menopoz, kadınların iş hayatındaki deneyimini doğrudan etkileyen, ancak uzun yıllardır görmezden gelinen bir gerçek. Oysa destekleyici kurumlar, deneyimli kadın çalışanlarını kaybetmiyor; aksine bağlılığı, üretkenliği ve kurumsal sürdürülebilirliği güçlendiriyor." Fiziksel şartlar Dr. Çetinkaya, "Kurumların öncelikle menopozu açıkça tanıyan iş yeri politikaları geliştirmesi ve ayrımcılığa karşı sıfır tolerans yaklaşımı benimsemesi gerekiyor. Fiziksel ortamda yapılacak havalandırma iyileştirmeleri, ortam ısısının düzenlenmesi ve kıyafet kurallarındaki esnekliklerin yanı sıra; esnek çalışma saatleri ile hibrit modellerin sunulması kadınların bu süreci daha verimli geçirmesini sağlayabilir. Ayrıca sağlık sigortaları kapsamında menopoz danışmanlığına erişimin kolaylaştırılması ve yöneticilere yönelik farkındalık eğitimleri, kurumsal kültürün ayrılmaz bir parçası haline gelmeli" diyor. Sürecin psikolojik boyutuna da değinen Dr. Neslihan Turnalar Çetinkaya, zihinsel sağlığın en az fiziksel belirtiler kadar kritik olduğunu vurguluyor.
Kanser hastalarının beslenmesine dair önemli uyarılar
06 Mart 2026 Cuma - 09:49 Kanser hastalarının beslenmesine dair önemli uyarılar Psikolog Mehmet Güney Ziyalan, kanser tedavisi sürecinde yaşanan psikolojik ve fizyolojik etkilerin iştahsızlığa yol açabildiğini hatırlattı. Ziyalan, bazı hastaların tedavi boyunca iştahsızlık yaşamadığını, bazılarının ise tedavinin belirli dönemlerinde ya da ilerleyen süreçte bu sorunla karşılaşabildiğini ifade ederek, "İştahsızlığın her zaman fizyolojik ya da kimyasal bir nedeni olmayabilir. Psikolojik nedenler de bu duruma yol açabilir ve bu kesinlikle keyfi bir durum değildir" dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Onkoloji Bölümü’nden Uzman Klinik Psikolog Mehmet Güney Ziyalan kanser tedavisi sürecinde hastalarda sık görülen iştahsızlık sorununa ve bu süreçte hasta yakınlarının farkında olmadan yaptığı hatalara dikkat çekti. İştahsızlığın yalnızca kimyasal ya da mekanik nedenlerle açıklanamayacağını vurgulayan Ziyalan, psikolojik etkenlerin önemli rol oynadığını söyledi. Tedavi sürecinde yaşanan bulantı ve tiksinti hissinin, zamanla yemek yeme davranışıyla şartlanabildiğini belirten Ziyalan, "İlaçların bulantı ya da tiksinti etkisi ortadan kalksa bile, yemek yeme davranışı bu olumsuz duygularla eşleştiği için iştahsızlık devam edebiliyor. Bu durumda ortada fiziksel bir neden olmasa da hasta gerçek anlamda zorlanıyor." diye konuştu. Psikolog Ziyalan, bazı ilaçların koku hassasiyetini artırabildiğine de değindi, hastaların normalde rahatsız olmadığı yemek kokularının bu süreçte tiksinti oluşturabildiğini söyledi. Depresif ruh halinin ve ağrının da iştahsızlığı artıran önemli etkenler arasında yer aldığını belirten Ziyalan, yemek saatlerinin hem hastalar hem de hasta yakınları için stresli bir sürece dönüşebildiğini ifade etti. Çocuk muamelesi yapmayın Hasta ve hasta yakınları arasındaki rollerin tedavi süreciyle birlikte değiştiğine dikkat çeken Ziyalan, "Kişinin neyi, ne zaman ve ne kadar yiyeceğine artık başkasının karar vermesi, hastada baskı ve çocuk muamelesi görme hissi oluşturabiliyor. Bu da yemeği daha da zorlaştırıyor" dedi. Hasta yakınlarının iyi niyetle yaptığı ısrarın, hastaların kendilerini anlaşılmamış hissetmesine yol açabileceğini söyleyen Ziyalan, bu durumun zaman zaman sofrada gerginliğe neden olabildiğini kaydetti. İştahsızlıkla baş etmede bazı küçük ama etkili önerilerde bulunan Ziyalan, lokmaların küçük tutulması, yemek sırasında acele edilmemesi ve hastanın zorlanmaması gerektiğini vurguladı. Yemek esnasında dikkatin yemekten başka bir yöne çekilmesinin de faydalı olabileceğini belirten Ziyalan, şu önerilerde bulundu. "Televizyon, müzik ya da sohbetle dikkati dağıtmak, bulantı ve tiksinti hissini azaltabiliyor. Az yemek ile hiç yememek arasında büyük fark olduğu bilinmeli. Üç lokma her zaman sıfır lokmadan iyidir. Her lokmanın kıymetini bilmek gerekiyor. Tabak bitmedi diye hastayı suçlamak motivasyonu düşürüyor. Masa düzeni, porsiyon küçüklüğü ve ortam kokuları da önemli. Büyük porsiyonlar göz korkutabilir. Küçük porsiyonlar daha ulaşılabilir hedefler sunar. Ayrıca yemek kokularını mümkün olduğunca azaltmak da süreci kolaylaştırır. Gün içindeki kısa yürüyüş ve hafif aktivitelerin iştah üzerinde olumlu etkisi olabilir. Hastaların kendilerini daha enerjik hissettikleri zaman dilimlerinde yemek yemeye teşvik edilmesi de daha doğru olur."
"Kadın" dijital platformlarda yayında
06 Mart 2026 Cuma - 09:46 "Kadın" dijital platformlarda yayında Tolga Tüyel’in yeni teklisi "Kadın", 6 Mart günü tüm dijital platformlarda yayında olacak. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde dinleyicilerle buluşacak çalışma, hayatın görünür ve görünmeyen yükünü omuzlarında taşıyan kadınlara adanmış güçlü bir iç ses niteliği taşıyor. Söz ve müziği Tolga Tüyel’e ait olan "Kadın", güçlü olduğu için alkışlanan kadınları değil, güçlü olmak zorunda bırakılanları anlatıyor. Günlük yaşamın çoklu sorumluluklarını taşıyan, çoğu zaman "iyiyim" diyerek ayakta kalmaya devam eden kadınların duygusal dünyasını görünür kılıyor. Adarya ile dijital bir düet Şarkıda ve klipte Tolga Tüyel’e dijital karakter Adarya eşlik ediyor. Belirli bir kişiyi temsil etmeyen Adarya, kadınların sözlerinden, deneyimlerinden ve sustukları anlardan oluşan sembolik bir temsil olarak konumlanıyor. Yapay zekâ kullanımı teknik bir gösteri değil; kadınların çoğu zaman duyulmayan iç sesini görünür kılmak için bilinçli bir tercih. Tarihin güçlü kadınları yapay zekâ ile yeniden canlanıyor Tamamı yapay zekâ ile üretilen klipte, tarihe yön vermiş ve topluma ilham olmuş güçlü kadın figürleri canlandırılıyor. Türkan Saylan, Frida Kahlo, Sabiha Gökçen, Afife Jale, Marie Curie ve Halide Edip Adıvar gibi isimler, kadınların mücadele mirasına saygı niteliğinde sahnelerde yer alıyor. Kadınların sözleri, deneyimleri ve görünmezleştirilen anları için Tolga Tüyel projeye ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu şarkı gerçek kadınların iç sesinden doğdu ancak tek bir kişinin hikâyesi değil. Adarya da bu nedenle tek bir kadını temsil etmiyor. Kadınların sözlerinden, deneyimlerinden ve sessiz kaldıkları anlardan oluşan bir dijital temsili seçmemizin sebebi, duyulmayan sesi görünür kılmak. Klibin tamamında kullanılan yapay zekâ da bu sorunun altını çizmek için bir araç oldu." dedi. "Kadın" teklisi tüm dijital müzik platformlarında yayında. Şarkının tamamı dinleyiciler tarafından erişilebilir durumda. Klibi ise YouTube’da Tolga Tüyel’in resmi kanalında izlenebilecek. Tolga Tüyel hakkında Tolga Tüyel’in müzikle ilişkisi 1991 yılında gitarla tanışmasıyla başladı. Guns N’ Roses, Metallica, Nirvana, Iron Maiden ve The Doors gibi gruplardan etkilendi. Müzikle kurduğu ilişkinin temelinde Rock’ın omurgasını oluşturan tavır ve sahicilik yer alıyor. Bu yaklaşım, yıllar içinde Tolga Tüyel’in müziğe bakışını belirledi. Sözün merkezde olduğu, duygusunu saklamayan, eğilip bükülmeyen bir anlatımı aradı. Kumsallarda başlayan müzikal yolculuğu, Kadıköy ve Taksim sahnelerinde devam etti. Cover gruplarıyla sahne deneyimi kazanırken, kendi şarkılarını yazmaktan hiçbir zaman vazgeçmedi. Türkiye’de rock müziğin karşılaştığı yapısal ve ekonomik zorluklar onu bir süre sahneden uzaklaştırdı. Ancak bu uzaklık bir kopuş değil, bir birikim süreciydi. Kurumsal hayatta geçen yıllar boyunca müzik arka planda değil, zihninin merkezinde kaldı. Bugün Tolga Tüyel, yaklaşık otuz yıllık müzikal birikimiyle solo kariyerine kararlı bir şekilde devam ediyor.
Ziraat Türkiye Kupası: Aliağa FK: 1 - Gençlerbirliği: 3 (Maç sonucu)
05 Mart 2026 Perşembe - 22:32 Ziraat Türkiye Kupası: Aliağa FK: 1 - Gençlerbirliği: 3 (Maç sonucu) Ziraat Türkiye Kupası B Grubu 4. ve son hafta maçında Aliağa FK sahasında Gençlerbirliği’ne 3-1 mağlup oldu. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 52. dakikada Cihan’ın ara pasında ceza sahasında Harun’un müdahalesiyle yerde kalan Varesanovic için hakem penaltı noktasını gösterdi. Penaltıda topun başına geçen Samed’in sol köşeye yaptığı vuruşu kaleci Kubilay çıkardı. 55. dakikada kalecinin kural ihlali yaptığı tespit edilince VAR uyarısıyla penaltının tekrarlanmasına karar verildi. Tekrarlanan atışta yeniden topun başına geçen Samed, meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 0-1 59. dakikada sol kanattan Göktan’ın kullandığı köşe vuruşunda kaleci Kubilay’ın hatasında kale sahasında boş kalan Yiğit Hamza, yaptığı kafa vuruşuyla meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu. 0-2 68. dakikada sol kanatta Göktan’ın pasıyla ceza sahası sol çaprazında topla buluşan Samed, yaptığı vuruşla meşin yuvarlağı uzak köşeden ağlara yolladı. 0-3 90+2. dakikada sağ kanattan gelişen atakta topla buluşan Suat’ın, sağ çaprazdan yaptığı sert vuruşla meşin yuvarlak uzak köşeden filelere gitti. 1-3 Stat: Aliağa Şehir Hakemler: Erdem Mertoğlu, Kemal Elmas, Ogün Kamacı Aliağa FK: Kubilay Anteplioğlu, Erhan Kartal (Harun Kavaklıdere dk. 35), Sergen Piçinciol, Kerem Paykoç, Oktay Kancı (Kaan Adar dk. 70), Muammer Sarıkaya, Emre Keskin, Mustafa Saymak (Göktuğ Yılmaz dk. 70), Ahmet İlhan Özek (Eray Akar dk. 73), Suat Kaya, Tahir Babaoğlu (Koray Kılınç dk. 70) Yedekler: Mirza Yalçın, Necati Özdemir, Furkan Say, Oğuzhan Yıldırım Teknik Direktör: Polat Çetin Gençlerbirliği: Erhan Erentürk, Fıratcan Üzüm, Umut İslamoğlu (Ousmane Diabate dk. 78), Zan Zuzek, Matej Hanousek, Ensar Kemaloğlu (Göktan Gürpüz dk. 46), Samed Onur, Dal Varesanovic (Seyfi Kıskanç dk. 87), Cihan Çanak (Yusuf Hasan Temel dk. 78), Furkan Özcan, Abdurrahim Dursun (Yiğit Hamza Aydar dk. 46) Yedekler: Ebrar Yiğit Aydın, Arda Çağan Çelik, Emirzat Baycu Teknik Direktör: Levent Şahin Goller: Suat Kaya (dk. 90+2) (Aliağa FK), Samed Onur (dk. 55 pen. ve 68), Yiğit Hamza Aydar (dk. 59) (Gençlerbirliği) Sarı kartlar: Harun Kavaklıdere (Aliağa FK), Umut İslamoğlu (Gençlerbirliği)