Yerel Haberler
İzmir
28 Mayıs 2026 Perşembe - 10:57 Alaçatı’da tabeladan tenteye kadar ortak tasarım dönemi İzmir Planlama Ajansı (İZPA) ve Çeşme Vizyon Ofisi, Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden Alaçatı’nın tarihi kimliğini korumak için dikkat çeken bir çalışmaya imza attı. "Alaçatı Kentsel Sit Alanı Tasarım Rehberi" ile bölgede son yıllarda artan kontrolsüz müdahalelerin ve görsel kirliliğin önüne geçilmesi hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmir Planlama Ajansı (İZPA), son yıllarda hızla artan turizm baskısının tarihi dokuda neden olduğu tahribata karşı Alaçatı için kapsamlı bir koruma çalışması hazırladı. İZPA ve Çeşme Vizyon Ofisi iş birliğiyle hazırlanan "Alaçatı Kentsel Sit Alanı Tasarım Rehberi" ile bölgede tarihi silüeti bozan tabela, tente, cephe ve görsel müdahalelerin ortak bir tasarım diliyle yeniden düzenlenmesi hedefleniyor. Alaçatı’nın taş mimarisi, dar sokakları, cumbalı yapıları ve kendine özgü kent estetiğini korumayı amaçlayan rehber, koruma-kullanma dengesi çerçevesinde hazırlandı. Özellikle yaz aylarında milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan bölgede artan ticari kullanımın oluşturduğu düzensiz görüntünün önüne geçilmesi hedefleniyor. Uçar: Uygulamaya dönük bir referans Kentsel Tasarım Rehberi’ni oluşturmalarının amacının tek tip bir görüntü oluşturmak olmadığının altını önemle çizen İZPA Genel Müdürü Aykut Uçar, "Asıl amacımız, Alaçatı’nın kendi karakterini güçlendirmek. Tarihi çevreyle uyumsuz uygulamalar zamanla bütüncül kent estetiğini zedeliyor. Biz öncelikle bölgeyi tarihi çevreyle uyumsuz uygulamaların kaldırılmasıyla arındırmayı, mevcut iyi örnekleri korumayı ve ahengi güçlendirecek yeni uygulama örnekleriyle zenginleştirmeyi hedefliyoruz. Hazırladığımız rehber; esnafı, kullanıcıyı ve yerel yönetimi ortak bir anlayışta buluşturan, uygulamaya dönük bir referans niteliği taşıyor" dedi. Koçdemir: Alaçatı’nın kimliğini korumak için yola çıktık Yüksek şehir plancısı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Çeşme Belediyesi Meclis Üyesi Esra Koçdemir çalışmanın yalnızca estetik bir düzenleme olmadığını, Alaçatı’nın kültürel kimliğini korumayı amaçlayan uzun vadeli bir vizyonun parçası olduğunu söyledi. Koçdemir, "Çeşme artık deniz, güneş ve gece hayatıyla öne çıkan çok güçlü bir turizm merkezi. Ancak çok daha önemli kimlik ögelerimiz var. Zaman içerisinde aşırı turizm baskısıyla bu değerlerin yıprandığını görüyoruz. Biz de kimliğimizi gelecek nesillere aktarmak amacıyla böyle bir çalışma yapma gereği duyduk. Fiziksel çevre ve sosyoekonomik yapı birbirini karşılıklı etkileyen iki unsur. Fiziksel müdahaleler toplumsal yapıyı etkiliyor, toplumsal değişim de fiziksel çevreyi dönüştürüyor. Biz burada Alaçatı’nın mimari mirasını ve kent dokusunu koruyarak aslında bölgenin sosyoekonomik yapısını da güçlendirmeyi hedefledik. Alaçatı Köyiçi bölgesi bir kentsel sit alanı. Buradaki tüm müdahaleler Anıtlar Kurulu ve KUDEB denetiminde yapılıyor ancak buna rağmen kent dokusunun günbegün değiştiğini, çıkmalar ve farklı eklentilerle deforme olduğunu görüyoruz. Bizim öncelikli hedefimiz, her yıl çok yoğun turist ağırlayan bu tarihi dokuyu korumak" dedi. "Cephe sizin, sokak hepimizin" Çalışmanın yalnızca rehber hazırlamakla sınırlı kalmadığını belirten Koçdemir, sürecin sahada doğrudan esnaf ve vatandaşlarla birlikte yürütüldüğünü anlattı. Alaçatı’da iki ayrı esnaf buluşması yapıldığını söyleyen Koçdemir, rehberin detaylarının teknik toplantılarla işletmecilere anlatıldığını, onlardan sezon başlangıcına kadar cephelerin rehbere uygun hale getirilmesini rica ettiklerini söyledi. Süreçte "Cephe sizin, sokak hepimizin" sloganını kullandıklarını belirten Koçdemir, bina cephelerinin yalnızca özel mülk değil aynı zamanda kamusal alanın bir parçası olduğuna dikkat çekti. Bu kapsamda rehbere aykırı uygulamaların tespit edilerek mülk sahiplerine resmi bilgilendirmelerin yapılmaya başlandığını da aktardı. Pastel tonlar, taş renkleri ve Ege mavisi öne çıkacak İzmir Planlama Ajansı’nın kapsamlı bir literatür ve tarihi belge taramasıyla rehberi hazırladığını söyleyen Koçdemir, Alaçatı’nın geçmişten gelen mimari karakterinin modernize edilerek günümüze taşındığını ifade etti. Koçdemir, "Alaçatı’nın geçmişten gelen renk kartelası yeniden ortaya çıkarıldı. Pastel tonlar, taş renkleri, kiremit ve toprak tonları ile Ege’nin mavi ve turkuaz renklerini içeren geniş bir renk skalası oluşturuldu. Amacımız bütün binaların aynı görünmesi değil; işletmelerin kendi kimliklerini korurken Alaçatı’nın bütüncül estetiğine uyum sağlaması" dedi. Tente, aplik, şemsiye ve tabela tasarımlarında da tarihi referansların esas alındığını söyleyen Koçdemir, "Bina cephelerinin yalnızca bir reklam yüzeyi olarak kullanılmasını istemiyoruz. Tabelaların cephe genişliğinin yüzde 25’ini geçmeyecek şekilde planlandığı, yüksekliklerinin sınırlandığı ve malzeme seçimlerinin rehberde tanımlandığı yeni bir sistem oluşturduk. Ayrıca işletmeler için örnek uygulama setleri hazırladık. Böylece hangi tabela, tente ve aydınlatmanın birbiriyle uyumlu kullanılabileceğine dair esnafa yol gösteriyoruz" ifadelerini kullandı. "Ortak estetik Alaçatı’yı daha güçlü gösterecek" Alaçatı’da işletmesini rehbere uygun şekilde hazırlayan Samed Özen de sürecin işletmeler açısından yol gösterici olduğunu söyledi. Rehber sayesinde tasarım sürecinin daha sistemli ilerlediğini belirten Özen, "Kent tasarım rehberini inceleyerek en başta neleri yapabileceğimizi gördük. Renk paletleri, tenteler ve mekanın genel tasarımını buna göre belirledik. Sabit olan şeyleri bildiğimiz için tasarım sürecimiz daha kolay ilerledi diyebilirim. Aynı zamanda bu durum bizi daha da düşünmeye de yönlendirdi. İnsanların sokakta dolaşırken, fotoğraf çekerken ya da dışarıdan bakarken verdiği tepkiler çok olumlu. Bizim de içimize sindi. Diğer işletmeler de bu renkleri ve tasarım anlayışını kullanmaya başlarsa Alaçatı daha düzenli, daha bütüncül ve daha estetik görünebilir. Bu da hem mahalleye hem işletmelere katkı sağlar" diye konuştu. Tabeladan klimaya kadar her detay planlandı Hazırlanan rehber kapsamında Alaçatı Kentsel Sit Alanı içerisindeki yapı cepheleri ve kamusal alan ilişkisi bütüncül bir anlayışla ele alındı. Tente ve sundurmalar, tabelalar, aydınlatma elemanları, klima ve teknik tesisat kutuları gibi yapıların dış görünümünü etkileyen unsurlar için tasarım önerileri geliştirildi. Aynı zamanda cephe düzenlemeleri, renk seçimleri, malzeme kullanımları ve bitkisel peyzaj uygulamaları da Alaçatı’nın özgün mimari karakterine uygun şekilde yeniden değerlendirildi. Rehberin temel hedeflerinden biri de Alaçatı’da yıllar içerisinde oluşan estetik bütünlüğü korumak. Özellikle farklı işletmeler tarafından yapılan kontrolsüz uygulamaların oluşturduğu görüntü karmaşasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 10:29 ABD’de yaşadı, prostat kanseri tedavisi için Türkiye’yi tercih etti ABD’de yaşayan 65 yaşındaki Birol Tuncer, prostat kanseri tedavisi için Türkiye’yi tercih etti. Amerika’da hemşire olan eşi Sultan Tuncer’in "Ameliyatını ABD’de yaptır" ısrarına ve orada sağlık sigortası olmasına rağmen İzmir’de ameliyat masasına yatan Tuncer, Prof. Dr. Burak Turna tarafından robotik cerrahi yöntemiyle gerçekleştirilen operasyonla sağlığına kavuştu. Prof. Dr. Burak, "Amerika’da yaşayan ve eşi de sağlık çalışanı olan hastamızın tercihini ülkemizden ve bizden yana kullanması bizim için gurur verici. Kendisini sağlıklı şekilde taburcu etmenin mutluluğunu yaşıyoruz." dedi. 12 yaşındayken ailesiyle birlikte Türkiye’den ayrılarak ABD’ye yerleşen Birol Tuncer, üniversitede satış-pazarlama ve uluslararası ilişkiler eğitimi aldıktan sonra iş hayatına atıldı. Bir süre uydu şirketlerinde çalışan Tuncer, Amerika’da hemşirelik eğitimi alan hemşerisi Sultan Tuncer ile evlendi. 1999 yılında İzmir’den iş daveti alan Tuncer, uzun yıllar iki ülke arasında gidip gelerek işlerini yürüttü. Yaklaşık 6 yıl önce yapılan testlerde prostat değerleri yüksek çıkan Tuncer, hem ABD’de hem Türkiye’de sağlık kontrollerini sürdürdü. Geçtiğimiz kasım ayında PSA tetkik sonuçlarının riskli bulunması üzerine Amerika’da tetkikleri tekrarlanan Tuncer’e prostat kanseri şüphesiyle tedavi başlatıldı. Bu şüphe üzerine Türkiye’ye gelen Tuncer, İzmir’de Acıbadem Kent Hastanesi Robotik Cerrahi Koordinatörü Üroloji profesörü Dr. Burak Turna’ya başvurdu. Yapılan değerlendirmelerin ardından kanser tanısı kesinleşen Tuncer, robotik cerrahi yöntemiyle ameliyat edildi. "Tercihimi Türk doktorlarından yana kullandım" Ameliyat sürecini anlatan Tuncer, Amerika’da yaşayan hemşire eşinin kendisini ameliyat için ABD’ye çağırdığını ancak tercihini Türkiye’den yana kullandığını söyledi. Tuncer, "Amerika’da büyüdüm, okudum, iş sahibi oldum. Geniş kapsamlı sağlık sigortam var. Eşim hemşire. Ancak ben tercihimi Türk doktorlarından yana kullandım. Onların bilgisine ve yetkinliklerine güveniyorum. Bizim doktorlarımızın hastalara olan ilgisi etkileyici, tabii personelin de öyle. Mesela ameliyat sonrası yoğun bakımda yatarken hasta monitörlerinin sesinden uyuyamadım. Hemşire bu sorunumu ses kesici kulakla çözdü. Robotik cerrahi sayesinde de hızlı toparlandım ve kısa sürede normal hayatıma döndüm. Burak hocama ve ekibine çok teşekkür ediyorum." diye konuştu. "Robotik cerrahiyle hızlı iyileşme sağlandı" Öte yandan hastanın sağlık durumunun iyi olduğunu belirten Prof. Dr. Burak Turna, "Hastamızı robotik cerrahi yöntemiyle başarılı bir şekilde ameliyat ettik. Bu yöntem sayesinde daha hızlı iyileşme süreci sağlandı. Amerika’da yaşayan ve eşi de sağlık çalışanı olan hastamızın tercihini bizden yana kullanması bizim için gurur verici. Kendisini sağlıklı şekilde taburcu ettik" dedi.
Ege Üniversitesinde, ısı, alev ve mekanik risklere karşı koruyucu eldivenler geliştirildi
07 Nisan 2025 Pazartesi - 10:10 Ege Üniversitesinde, ısı, alev ve mekanik risklere karşı koruyucu eldivenler geliştirildi Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Tekstil Mühendisliği Bölümü sektörle güçlü iş birlikleri kurarak literatüre değer katmaya devam ediyor. İş kazaları, işçinin sağlığı ve yaşamı ile işletmenin üretim sürecini doğrudan etkilediği gibi, sonuçları bakımından toplumu da yakından ilgilendiriyor. Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Tekstil Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Mustafa Ertekin’in yürütücüsü olduğu TÜBİTAK tarafından da desteklenen proje kapsamında; ısı, alev ve mekanik risklere karşı koruyucu eldiven geliştirildi. Proje ekibini makamında ağırlayan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, "Ege Üniversitesi olarak, bilim ve teknoloji alanındaki yenilikçi çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Proje yürütücümüz Doç. Dr. Mustafa Ertekin’in öncülüğünde yapılan bu çalışmada, iş kazalarının önüne geçmek, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması amacıyla ‘Isıya, Aleve ve Mekanik Risklere Karşı Dayanıklı Yüksek Performanslı Koruyucu Eldivenlerin Geliştirilmesi’ projesi hazırlandı. Bu projemiz TÜBİTAK tarafından destek almaya hak kazandı. Proje kapsamında ısı, alev ve mekanik risklere karşı koruyucu eldiven geliştirildi. Değerli hocamızı ve ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum" diye konuştu. "iş güvenliği açısından önemli bir avantaj sağlar" Proje yürütücüsü Doç. Dr. Mustafa Ertekin, "Proje kapsamında, farklı malzemelerin bir arada kullanılmasıyla dayanıklılık ve fonksiyonellik özelliklerini sağlayan ‘Aleve ve Kesmeye Karşı Dayanıklı Eldivenler’ tasarlandı. Eldivenin dokusu, kullanıcıda normal bir tekstil malzemesi hissi uyandırıyor. Bu özellik, kesilmeye karşı yüksek dayanım sağlayan aramid lifleri sayesinde elde edilmiştir. Aramid elyafları, kesilmeye karşı dirençli olmaları ve güç tutuşur (alev geciktirici) özellikleriyle bilinir. Özellikle para-aramid lifleri, yüksek kesme dayanımı gerektiren uygulamalarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Geliştirilen eldiven, günlük kullanımda akrilik veya yün eldivenler kadar esnek olup, çalışma sırasında hareket kabiliyetini kısıtlamaz. Aynı zamanda, ani kesilmelere karşı koruma sağlayarak iş güvenliği açısından önemli bir avantaj sunar. Eldivenin uzun ömürlü olabilmesi için kullanılmadığı zaman doğrudan güneş ışığına maruz bırakılmaması önerilir. Bu çalışmada, yüzde 100 para-aramid ve meta-aramid ipliklerin yanı sıra özlü iplik yapısına sahip ipliklerle de eldivenler üretilmiştir. Örneğin, cam elyaf, doğrudan tene temas ettiğinde cilt irritasyonuna neden olabilir. Ancak, bu çalışmada filament olarak özden beslenen özlü iplik kullanılarak cilt tahrişi riski ortadan kaldırılmış ve aynı zamanda örme işlemi sırasında cam elyafının kırılma riski azaltılmıştır. Bunun yanı sıra, kesme dayanımı yüksek olan Dyneema, Technora ve Cordura PA gibi yüksek mukavemetli filamentler de bu çalışmada kullanılmıştır. Normalde petrol bazlı ve yanıcı özellik gösteren bu filamentler, manto kısmında kullanılan aramid lifleri ile belirli oranlarda kombine edilerek EN 388 ve EN 15025 standartlarına uygun, aleve ve mekanik risklere karşı dayanıklı eldivenler üretilmiştir" dedi. Doç. Dr. Ertekin, "İş kazaları, yalnızca çalışanları değil, işverenleri, ülke ekonomisini ve toplumu da ciddi sosyal ve ekonomik maliyetlerle karşı karşıya bırakmaktadır. Kesilmeye bağlı iş kazaları, toplam iş kazaları içinde önemli bir paya sahiptir. İş sağlığı ve güvenliğini sağlamak amacıyla alınan önlemler kapsamında, kişisel koruyucu donanımların (KKD) kullanımına özel önem verilmesi gerekmektedir." diye konuştu.
İzmir’de ’Otizm Farkındalık Etkinliği’ gerçekleşti
06 Nisan 2025 Pazar - 16:39 İzmir’de ’Otizm Farkındalık Etkinliği’ gerçekleşti İzmir Otizm Topluluğu tarafından Gündoğdu Meydanı’nda gerçekleştirilen ‘Otizm Farkındalık Etkinliği’ programına yoğun katılım sağlandı. Program sırasında klasik otomobil turu da gerçekleşti. İzmir Otizm Topluluğu, Gündoğdu Meydanı’nda ‘Otizm Farkındalık Etkinliği’ düzenledi. Basın açıklamasının ardından Gündoğdu Meydanı’nın da başlayan ‘İzmir Otizm Yürüyüşü’ Cumhuriyet Meydanı’nın da sona erdi. "Eşit haklara sahip olmak istiyoruz" Otizmli bireyler olarak eşit yurttaşlık haklarıyla yaşayabilecekleri bir dünyanın özlemini çektikleri söyleyen Otizmli birey Lal Günsu Ergüven, "2016 yılında Resmi Gazetede yayınlanan Otizm Eylem Planı, 2019 yılına kadar bir süreyi içeriyordu. Bizler, Otizm Eylem Planı uygulansın çağrıları yaparken, 2023-2030 yıllarını kapsayan ikinci Otizm Eylem Planı açıklandı. Sivil toplum kuruluşlarımız şimdi de ikinci planın uygulanması ile ilgili izleme komisyonlarında görev yapıyor. Ancak otizm alanında yaşanan yapısal sorunlar bir türlü çözüme kavuşamıyor. Otizmliler bakım, eğitim, terapi, sağlık, yaşam aktivitesi ve iş kazandırma konularında yeterli devlet desteklemesine ulaşamıyor. Otizmliler, ailelerinin maddi gücü ve otizme bakış açısı paralelinde eğitim ve terapi alabiliyor. Bu yalnız bırakılma hali otizmli bireylerin yaşam kalitesini etkiliyor. Bizler, beklemekten ve ötelenmekten yorulduk. 2025 yılının Nisan ayında hala eşit yurttaşlık haklarıyla yaşayabileceğimiz bir dünyanın özlemini çekiyoruz" diye konuştu. Otizm konusunda daha fazla çalışma yapılmalı Uygulanan politikalar çerçevesinde hayatın içerisinde yer alamadıklarını belirten ve yetkililerin bu konuda daha fazla çalışma yapmasını isteyen Ergüven, "Otizm Eylem Planının layığınca uygulanmasının yanında, belediyelerden de beklentilerimiz var. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cemil Tugay başta olmak üzere, ilimizdeki bütün belediye başkanlarından da otizmli birey ve ailelerinin hayatlarında eksik kalan parçaları tamamlamak için kalıcı ve sürdürülebilir çalışmalar yapmalarını bekliyoruz. İzmir’deki tüm belediye hizmetlerinin, otizmli çocuk ve yetişkinleri de kapsayacak şekilde planlanmasını istiyoruz. Bizleri hayatın dışında bırakmadan, hayatın içine alarak. Çünkü bu şehirde, bu hayatı birlikte yaşıyoruz" dedi. Kabul, Eşitlik, Dahil Olma, İstihdam- Otizm Derneği Başkanı Serap Dikmen Ahmetoğlu, "2 Nisan Dünya Otizmliler Farkındalık gününde Türkiye’de otizm farkındalığı konusunda çalışıyoruz. Otizm sadece tanı sürecinde kalarak işliyor. Tanı çok önemli fakat bizim çocuklarımız büyüyorlar ve yetişkin birey oluyorlar. Yetişkinlikte de maalesef gerekli desteklere ulaşamıyorlar. Biz ebeveynlerin kurduğu dernekler olarak bu konuda çalışmalar yürütüyoruz. Biz öldükten sonra çocuklarımıza ne olacağı konusunda kafamızdaki soru işaretlerinin silinmesini istiyoruz" dedi.
Başkan Acar: "Aliağa’nın denizcilik potansiyelini artıracağız"
06 Nisan 2025 Pazar - 13:56 Başkan Acar: "Aliağa’nın denizcilik potansiyelini artıracağız" Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Nisan ayı meclis toplantısında, belediyenin sürdürülebilir bütçe politikasına dikkat çekerek personel giderleri ve doğrudan temin harcamalarında yasal sınırların altında kalındığını vurguladı. Toplantıda, Aliağa Belediyesi’ne ait Petrol A.Ş. tarafından satın alınan gemi söküm tesislerinin bulunduğu arazinin, tersane ve gemi bakım bölgesi olarak planlanacağı açıklandı. Parsellerin kullanımı ve yatırım planları Meclis gündemine gelen konuyla ilgili CHP’li Meclis Üyesi İbrahim Doğangül, parsellerin bedeli ve kullanım şekline ilişkin yazılı soru önergesi verdi. Başkan Acar, arazinin rayiç bedel üzerinden satın alındığını belirtmekle birlikte, kesin fiyat bilgisini paylaşmadı. Aliağa’nın yılda 7 bin gemiye ev sahipliği yaptığını ve büyük bir tersane ve gemi bakım tesisi ihtiyacı olduğunu ifade eden Acar, bölgenin çevre ve marka değeri açısından yaşadığı sorunları aşmak için bu alanı gemi bakım ve imalat tesislerine dönüştürmeyi hedeflediklerini söyledi. Bu kapsamda, gemi söküm şirketleri ve yan sanayi firmalarıyla görüşmeler yapıldığını açıkladı. Modern ve çevre dostu tesisler kurulacak Başkan Acar, mevcut gemi söküm tesislerinin modernize edilerek çevre dostu ve işlevsel hale getirileceğini belirtti. Acar, sözlerine şöyle devam etti: "Bölgedeki mevcut yapıyı daha derli toplu, çevreye duyarlı ve geniş bir iş alanı sunacak şekilde planlayacağız. Artık mülkiyet sorunu çözüldü, önümüzdeki süreçte daha modern tesislerin kurulacağına inanıyorum. Gemi bakım ve onarım sektöründeki firmaların da bu dönüşüme ayak uyduracağını düşünüyorum." Yeni yatırımlarla Aliağa’nın gemi bakım ve tersane sektöründeki gücünün artırılacağını vurgulayan Acar, bölgeye modern tesisler kazandırılacağını ve yeni istihdam alanları oluşturulacağını müjdeledi. Aliağa-Midilli İskelesi 10 yıllığına kiraya verilecek Toplantıda ayrıca, Aliağa-Midilli yolcu iskelesinin 10 yıllığına kiraya verilmesini öngören önerge, Plan ve Bütçe Komisyonu’na sevk edildi. Aliağa Belediyesi’nin bu hamlesiyle, bölgenin denizcilik sektöründeki rekabet gücünün artırılması ve çevre dostu yatırımlarla sürdürülebilir kalkınma hedefleniyor.
Eski nişanlısını öldürüp annesini yaralamıştı, intihar eden saldırgan 6 yıl hapisle aranıyormuş
06 Nisan 2025 Pazar - 13:19 Eski nişanlısını öldürüp annesini yaralamıştı, intihar eden saldırgan 6 yıl hapisle aranıyormuş İzmir’in Çiğli ilçesinde eski nişanlısını tabancayla vurup öldüren, annesini yaralayan ve sonra intihar eden saldırganın, kesinleşmiş 6 yıl hapis cezasıyla arandığı öğrenildi. 4 Nisan akşamı Çiğli Yeni Mahalle’de bulunan Park Yaşam Ataşehir Sitesi girişinde meydana gelen olayda, Necati Yorğun (35), eski nişanlısı olduğu öğrenilen Selen Sakın ve onun annesi Serpil K.’ya tabancayla ateş etti. Anne ve kız kanlar içerisinde kalırken Yorğun aynı tabancayla kendi göğsüne ateş etti. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde, Selen Sakın’ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Ağır yaralı oldukları belirlenen Serpil K. ve silahlı saldırgan Necati Yorğun, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Necati Yorğun da hastanede hayatını kaybetti. Selen Sakın ve Necati Yorğun’un cenazeleri yapılan incelemenin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Hayatını kaybeden Selen Sakın, Bayındır ilçesi Zeytinova Mahallesi’nde defnedilirken annesi Serpil K.’nin hastanedeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi. 6 yıl hapisle aranıyormuş Öte yandan intihar ederek yaşamına son veren silahlı saldırgan Necati Yorğun’un, çeşitli suçlardan kaydının olduğu ve kesinleşmiş 6 yıl hapis cezasıyla arandığı öne sürüldü. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
İzmir’in ilk spor istasyonu Hasanağa Bahçesi’nde açıldı
06 Nisan 2025 Pazar - 11:08 İzmir’in ilk spor istasyonu Hasanağa Bahçesi’nde açıldı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın seçim vaatleri arasında yer alan spor istasyonlarının ilki Buca Hasanağa Bahçesi’nde faaliyete alındı. Yurttaşların 14 branşta spor malzemelerini ücretsiz kullanabilmesini sağlayan spor istasyonları kent geneline yayılacak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın seçim vaatlerinden biri daha hayata geçirildi. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı da olan Başkan Dr. Tugay’ın sporu kentin dört bir yanına yaymak için yeşil alan ve parklara kurmayı planladığı spor istasyonlarından ilki Buca Hasanağa Bahçesi’nde açıldı. Yenileme çalışmalarıyla daha yeşil ve güvenli hale getirilen İzmir’in simge noktalarından Hasanağa Bahçesi’ne konulan spor istasyonu ilgiyle karşılandı. Bostanlı ve Aşık Veysel Alanı’nda da açılacak istasyonlarda; futbol, basketbol, hentbol, voleybol, masa tenisi, tenis, bocce, badminton, fitness, yoga, pilates, step aerobik, bisiklet ve satranç malzemeleri yer alacak. "Herkes için spor, her yerde spor" Spor istasyonunda spor yapmayı seven İzmirliler kimlik kartlarını bırakarak farklı branşlara ait spor malzemelerini ücretsiz kullanabiliyor. Her yaştan her kesimden kentlinin spora erişebilmesi hedefiyle çalıştıklarını belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Spor Çalışmaları Şube Müdürü Emre Gönlü, "Başkanımızın İzmir’i spor kenti yapma vizyonuyla bizler de ’Herkes için spor, her yerde spor’ diyoruz. Spor istasyonlarının ilkini Hasanağa Bahçesi’nde hayata geçirdik. İzmirliler kimlik kartını vererek 20’ye yakın branş malzemesinden ücretsiz olarak faydalanabilecek. Diğer spor istasyonlarını Bostanlı ve Aşık Veysel alanlarında açacağız. İstasyonumuzda hizmetimiz sabah saat 07.00’den akşam 23.00’e kadar devam ediyor. Spor yapan yurttaşlarımıza destek olmak bir dayanışma örneği de sergilemek istiyoruz. Evlerde kullanılmayan spor malzemelerini burada kullabiliriz. Dileyen yurttaşlarımız bize getirebilir" dedi. "Çok güzel düşünülmüş" Spor yapmayı çok sevdiğini ve bu spor istasyonunun çok güzel bir proje olduğunu belirten Ayşenur Korkmaz, "Yazları ve okul çıkışları Hasanağa Bahçesi’ne geliyorum. Daha önce böyle bir uygulama olmadığı için kendime voleybol topu almıştım. Şimdi tenis oynayacağım. Raket olması beni çok mutlu etti. Bunu düşünmeleri çok güzel. Artık sık sık bu istasyon sayesinde daha farklı branşlarda spor yapabilirim" diye konuştu. "Gelişme müthiş" Spor istasyonu sayesinde daha çok kişinin spor yapabileceğini söyleyen Merve Öner ise "Bence harika bir proje. Birçok spor aleti pahalı. İzmir mükemmel bir öğrenci şehri, onlar için iyi olacak. Sadece öğrenciler de değil herkes için büyük avantaj sağlayacak. Bu istasyona sahip çıkmalı, korumalıyız. Her ilçeye yayılacak olması da çok sevindirici" diye konuştu. "Çok sevindim" Hasanağa Bahçesi’ne hemen hemen her gün gelen emekli öğretmen Erdoğan Uslan, "Yenileme çalışmaları ile Hasanağa Bahçesi çok güzel oldu. Spor istasyonu uygulaması da çok hoşuma gitti. Böyle bir olanağın sunulması çok güzel. Büyükşehir Belediyesi’nin bu çalışmasını olumlu buldum" ifadelerini kullandı.
Hem tasarımcı hem de başarılı bir su topu oyuncusu
06 Nisan 2025 Pazar - 10:31 Hem tasarımcı hem de başarılı bir su topu oyuncusu 10 yıldır su topu sporuyla uğraşan Yaşar Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü mezunu Selina Çolak, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Kadın Su Topu Takımı’yla 4 yıl üst üste Kadın A Takım Su Topu Türkiye Şampiyonu oldu. Çolak daha sonra takımıyla birlikte, 2023 ve 2025 yılı Avrupa Ligi Challenger Cup Şampiyonu olma başarısına imza attı. Üniversite eğitiminin büyük bir kısmını spor bursuyla devam ettiren Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü mezunu Selina Çolak, bir yandan da su topu sporunda başarılar kazanmaya devam ediyor. 2020’de katıldığı İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Kadın Su Topu Takımı’yla birlikte dört yıl üst üste Türkiye şampiyonu olan Çolak, gelecekte kariyerine tasarımcı olarak devam ederken su topundan da vazgeçmemeyi hedefliyor. Su topunun kendisi için bir yaşam tarzı olduğunu anlatan Selina Çolak, "Disiplin, takım ruhu ve azim gibi değerleri bu spor sayesinde öğrendim. 7 yaşında yüzmeyle başladığım spor hayatım, 14 yaşında su topuna yönelmemle yeni bir boyut kazandı. 2015 yılında İzmir’e gelerek Ege Üniversitesi’nin su topu takımı ESTİ’de antrenman yapmaya başladım ve burada önemli başarılar elde ettim. 2020’de İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın Su Topu Takımı’na katıldım ve takımımla birlikte dört yıl üst üste Türkiye şampiyonu olduk. Bu başarı sayesinde Avrupa Ligi’ne katılma hakkı kazandık ve 2023 ile 2025 yıllarında LEN European Challenger Cup’ı kazanarak Avrupa’da adımızdan söz ettirdik. Bir sonraki hedefimiz 2024-2025 sezonu Türkiye Şampiyonu olmak. Her antrenmanda kendimizi geliştirmek için disiplinli bir şekilde çalışıyor, her mücadelede zirveye ulaşmak için çaba gösteriyoruz" dedi. "Bu spora azimle devam edeceğim" Hem üniversite eğitimi hem sporu birlikte yürütmek için verdiği mücadeleden bahseden Çolak, şunları söyledi: "Su topu sporunu ve akademik hayatımı bir arada yürütmek, özellikle de zihinsel ve fiziksel olarak zorlayıcı bir bölümde okurken, benim için büyük bir mücadele oldu. Eğitimimin büyük bir kısmını spor bursuyla karşıladım. 8 yıl boyunca milli sporcu olarak ülkemi temsil etmeme rağmen, mezun olabilmek için milli takımdan ayrılmak zorunda kaldım. Yeni mezun olarak gelecekteki hedefim, yurt dışında kendi alanımda çalışmak ve aynı zamanda spora devam etmek. Biliyorum, bu ikisini bir arada yürütmek zorlu bir süreç olacak. Ancak, doğru planlama ve azimle bu hedefe ulaşabileceğime inanıyorum."