Yerel Haberler
İzmir
28 Mayıs 2026 Perşembe - 10:57 Alaçatı’da tabeladan tenteye kadar ortak tasarım dönemi İzmir Planlama Ajansı (İZPA) ve Çeşme Vizyon Ofisi, Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden Alaçatı’nın tarihi kimliğini korumak için dikkat çeken bir çalışmaya imza attı. "Alaçatı Kentsel Sit Alanı Tasarım Rehberi" ile bölgede son yıllarda artan kontrolsüz müdahalelerin ve görsel kirliliğin önüne geçilmesi hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmir Planlama Ajansı (İZPA), son yıllarda hızla artan turizm baskısının tarihi dokuda neden olduğu tahribata karşı Alaçatı için kapsamlı bir koruma çalışması hazırladı. İZPA ve Çeşme Vizyon Ofisi iş birliğiyle hazırlanan "Alaçatı Kentsel Sit Alanı Tasarım Rehberi" ile bölgede tarihi silüeti bozan tabela, tente, cephe ve görsel müdahalelerin ortak bir tasarım diliyle yeniden düzenlenmesi hedefleniyor. Alaçatı’nın taş mimarisi, dar sokakları, cumbalı yapıları ve kendine özgü kent estetiğini korumayı amaçlayan rehber, koruma-kullanma dengesi çerçevesinde hazırlandı. Özellikle yaz aylarında milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan bölgede artan ticari kullanımın oluşturduğu düzensiz görüntünün önüne geçilmesi hedefleniyor. Uçar: Uygulamaya dönük bir referans Kentsel Tasarım Rehberi’ni oluşturmalarının amacının tek tip bir görüntü oluşturmak olmadığının altını önemle çizen İZPA Genel Müdürü Aykut Uçar, "Asıl amacımız, Alaçatı’nın kendi karakterini güçlendirmek. Tarihi çevreyle uyumsuz uygulamalar zamanla bütüncül kent estetiğini zedeliyor. Biz öncelikle bölgeyi tarihi çevreyle uyumsuz uygulamaların kaldırılmasıyla arındırmayı, mevcut iyi örnekleri korumayı ve ahengi güçlendirecek yeni uygulama örnekleriyle zenginleştirmeyi hedefliyoruz. Hazırladığımız rehber; esnafı, kullanıcıyı ve yerel yönetimi ortak bir anlayışta buluşturan, uygulamaya dönük bir referans niteliği taşıyor" dedi. Koçdemir: Alaçatı’nın kimliğini korumak için yola çıktık Yüksek şehir plancısı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Çeşme Belediyesi Meclis Üyesi Esra Koçdemir çalışmanın yalnızca estetik bir düzenleme olmadığını, Alaçatı’nın kültürel kimliğini korumayı amaçlayan uzun vadeli bir vizyonun parçası olduğunu söyledi. Koçdemir, "Çeşme artık deniz, güneş ve gece hayatıyla öne çıkan çok güçlü bir turizm merkezi. Ancak çok daha önemli kimlik ögelerimiz var. Zaman içerisinde aşırı turizm baskısıyla bu değerlerin yıprandığını görüyoruz. Biz de kimliğimizi gelecek nesillere aktarmak amacıyla böyle bir çalışma yapma gereği duyduk. Fiziksel çevre ve sosyoekonomik yapı birbirini karşılıklı etkileyen iki unsur. Fiziksel müdahaleler toplumsal yapıyı etkiliyor, toplumsal değişim de fiziksel çevreyi dönüştürüyor. Biz burada Alaçatı’nın mimari mirasını ve kent dokusunu koruyarak aslında bölgenin sosyoekonomik yapısını da güçlendirmeyi hedefledik. Alaçatı Köyiçi bölgesi bir kentsel sit alanı. Buradaki tüm müdahaleler Anıtlar Kurulu ve KUDEB denetiminde yapılıyor ancak buna rağmen kent dokusunun günbegün değiştiğini, çıkmalar ve farklı eklentilerle deforme olduğunu görüyoruz. Bizim öncelikli hedefimiz, her yıl çok yoğun turist ağırlayan bu tarihi dokuyu korumak" dedi. "Cephe sizin, sokak hepimizin" Çalışmanın yalnızca rehber hazırlamakla sınırlı kalmadığını belirten Koçdemir, sürecin sahada doğrudan esnaf ve vatandaşlarla birlikte yürütüldüğünü anlattı. Alaçatı’da iki ayrı esnaf buluşması yapıldığını söyleyen Koçdemir, rehberin detaylarının teknik toplantılarla işletmecilere anlatıldığını, onlardan sezon başlangıcına kadar cephelerin rehbere uygun hale getirilmesini rica ettiklerini söyledi. Süreçte "Cephe sizin, sokak hepimizin" sloganını kullandıklarını belirten Koçdemir, bina cephelerinin yalnızca özel mülk değil aynı zamanda kamusal alanın bir parçası olduğuna dikkat çekti. Bu kapsamda rehbere aykırı uygulamaların tespit edilerek mülk sahiplerine resmi bilgilendirmelerin yapılmaya başlandığını da aktardı. Pastel tonlar, taş renkleri ve Ege mavisi öne çıkacak İzmir Planlama Ajansı’nın kapsamlı bir literatür ve tarihi belge taramasıyla rehberi hazırladığını söyleyen Koçdemir, Alaçatı’nın geçmişten gelen mimari karakterinin modernize edilerek günümüze taşındığını ifade etti. Koçdemir, "Alaçatı’nın geçmişten gelen renk kartelası yeniden ortaya çıkarıldı. Pastel tonlar, taş renkleri, kiremit ve toprak tonları ile Ege’nin mavi ve turkuaz renklerini içeren geniş bir renk skalası oluşturuldu. Amacımız bütün binaların aynı görünmesi değil; işletmelerin kendi kimliklerini korurken Alaçatı’nın bütüncül estetiğine uyum sağlaması" dedi. Tente, aplik, şemsiye ve tabela tasarımlarında da tarihi referansların esas alındığını söyleyen Koçdemir, "Bina cephelerinin yalnızca bir reklam yüzeyi olarak kullanılmasını istemiyoruz. Tabelaların cephe genişliğinin yüzde 25’ini geçmeyecek şekilde planlandığı, yüksekliklerinin sınırlandığı ve malzeme seçimlerinin rehberde tanımlandığı yeni bir sistem oluşturduk. Ayrıca işletmeler için örnek uygulama setleri hazırladık. Böylece hangi tabela, tente ve aydınlatmanın birbiriyle uyumlu kullanılabileceğine dair esnafa yol gösteriyoruz" ifadelerini kullandı. "Ortak estetik Alaçatı’yı daha güçlü gösterecek" Alaçatı’da işletmesini rehbere uygun şekilde hazırlayan Samed Özen de sürecin işletmeler açısından yol gösterici olduğunu söyledi. Rehber sayesinde tasarım sürecinin daha sistemli ilerlediğini belirten Özen, "Kent tasarım rehberini inceleyerek en başta neleri yapabileceğimizi gördük. Renk paletleri, tenteler ve mekanın genel tasarımını buna göre belirledik. Sabit olan şeyleri bildiğimiz için tasarım sürecimiz daha kolay ilerledi diyebilirim. Aynı zamanda bu durum bizi daha da düşünmeye de yönlendirdi. İnsanların sokakta dolaşırken, fotoğraf çekerken ya da dışarıdan bakarken verdiği tepkiler çok olumlu. Bizim de içimize sindi. Diğer işletmeler de bu renkleri ve tasarım anlayışını kullanmaya başlarsa Alaçatı daha düzenli, daha bütüncül ve daha estetik görünebilir. Bu da hem mahalleye hem işletmelere katkı sağlar" diye konuştu. Tabeladan klimaya kadar her detay planlandı Hazırlanan rehber kapsamında Alaçatı Kentsel Sit Alanı içerisindeki yapı cepheleri ve kamusal alan ilişkisi bütüncül bir anlayışla ele alındı. Tente ve sundurmalar, tabelalar, aydınlatma elemanları, klima ve teknik tesisat kutuları gibi yapıların dış görünümünü etkileyen unsurlar için tasarım önerileri geliştirildi. Aynı zamanda cephe düzenlemeleri, renk seçimleri, malzeme kullanımları ve bitkisel peyzaj uygulamaları da Alaçatı’nın özgün mimari karakterine uygun şekilde yeniden değerlendirildi. Rehberin temel hedeflerinden biri de Alaçatı’da yıllar içerisinde oluşan estetik bütünlüğü korumak. Özellikle farklı işletmeler tarafından yapılan kontrolsüz uygulamaların oluşturduğu görüntü karmaşasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 10:29 ABD’de yaşadı, prostat kanseri tedavisi için Türkiye’yi tercih etti ABD’de yaşayan 65 yaşındaki Birol Tuncer, prostat kanseri tedavisi için Türkiye’yi tercih etti. Amerika’da hemşire olan eşi Sultan Tuncer’in "Ameliyatını ABD’de yaptır" ısrarına ve orada sağlık sigortası olmasına rağmen İzmir’de ameliyat masasına yatan Tuncer, Prof. Dr. Burak Turna tarafından robotik cerrahi yöntemiyle gerçekleştirilen operasyonla sağlığına kavuştu. Prof. Dr. Burak, "Amerika’da yaşayan ve eşi de sağlık çalışanı olan hastamızın tercihini ülkemizden ve bizden yana kullanması bizim için gurur verici. Kendisini sağlıklı şekilde taburcu etmenin mutluluğunu yaşıyoruz." dedi. 12 yaşındayken ailesiyle birlikte Türkiye’den ayrılarak ABD’ye yerleşen Birol Tuncer, üniversitede satış-pazarlama ve uluslararası ilişkiler eğitimi aldıktan sonra iş hayatına atıldı. Bir süre uydu şirketlerinde çalışan Tuncer, Amerika’da hemşirelik eğitimi alan hemşerisi Sultan Tuncer ile evlendi. 1999 yılında İzmir’den iş daveti alan Tuncer, uzun yıllar iki ülke arasında gidip gelerek işlerini yürüttü. Yaklaşık 6 yıl önce yapılan testlerde prostat değerleri yüksek çıkan Tuncer, hem ABD’de hem Türkiye’de sağlık kontrollerini sürdürdü. Geçtiğimiz kasım ayında PSA tetkik sonuçlarının riskli bulunması üzerine Amerika’da tetkikleri tekrarlanan Tuncer’e prostat kanseri şüphesiyle tedavi başlatıldı. Bu şüphe üzerine Türkiye’ye gelen Tuncer, İzmir’de Acıbadem Kent Hastanesi Robotik Cerrahi Koordinatörü Üroloji profesörü Dr. Burak Turna’ya başvurdu. Yapılan değerlendirmelerin ardından kanser tanısı kesinleşen Tuncer, robotik cerrahi yöntemiyle ameliyat edildi. "Tercihimi Türk doktorlarından yana kullandım" Ameliyat sürecini anlatan Tuncer, Amerika’da yaşayan hemşire eşinin kendisini ameliyat için ABD’ye çağırdığını ancak tercihini Türkiye’den yana kullandığını söyledi. Tuncer, "Amerika’da büyüdüm, okudum, iş sahibi oldum. Geniş kapsamlı sağlık sigortam var. Eşim hemşire. Ancak ben tercihimi Türk doktorlarından yana kullandım. Onların bilgisine ve yetkinliklerine güveniyorum. Bizim doktorlarımızın hastalara olan ilgisi etkileyici, tabii personelin de öyle. Mesela ameliyat sonrası yoğun bakımda yatarken hasta monitörlerinin sesinden uyuyamadım. Hemşire bu sorunumu ses kesici kulakla çözdü. Robotik cerrahi sayesinde de hızlı toparlandım ve kısa sürede normal hayatıma döndüm. Burak hocama ve ekibine çok teşekkür ediyorum." diye konuştu. "Robotik cerrahiyle hızlı iyileşme sağlandı" Öte yandan hastanın sağlık durumunun iyi olduğunu belirten Prof. Dr. Burak Turna, "Hastamızı robotik cerrahi yöntemiyle başarılı bir şekilde ameliyat ettik. Bu yöntem sayesinde daha hızlı iyileşme süreci sağlandı. Amerika’da yaşayan ve eşi de sağlık çalışanı olan hastamızın tercihini bizden yana kullanması bizim için gurur verici. Kendisini sağlıklı şekilde taburcu ettik" dedi.
Yeşil dönüşüm tercih değil, zorunluluktur
08 Nisan 2025 Salı - 10:50 Yeşil dönüşüm tercih değil, zorunluluktur Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), sürdürülebilirlik ekseninde iş dünyasını dönüştürme misyonu doğrultusunda önemli bir etkinliğe daha imza attı. EGİAD ev sahipliğinde, Yeşil Dönüşüm Danışmanı ve Birleşmiş Milletler Enerji Dönüşümü Mühendisler Konseyi (CEET) Üyesi Selen İnal’ın katılımıyla düzenlenen "Yeşil Dönüşümde Güncel Gelişmeler" semineri, iş dünyası temsilcilerinin yoğun ilgisiyle dernek merkezinde gerçekleştirildi. Küresel ölçekte artan çevresel tehditler, enerji krizleri, kaynak kıtlığı ve iklim değişikliği gibi kritik meseleler; günümüzde yalnızca ekolojik değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal riskleri de beraberinde getirmekte. İşletmeler, artan girdi maliyetleri, tedarik zinciri aksamaları ve finansmana erişimde yaşanan zorluklarla karşı karşıya kalırken; sürdürülebilirlik ilkelerini merkezine alan iş modelleri giderek daha fazla ön plana çıkmakta. Bu kapsamda çalışmalarını sürdüren EGİAD, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda yeşil dönüşüm konusunda farkındalık oluşturmayı, iş dünyasında dönüşüme öncülük etmeyi ve genç girişimcileri bu alana yönlendirmeyi amaçlamakta. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, günümüzde çevresel, ekonomik ve sosyal risklerin derinleştiğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Ekonomik istikrarsızlık, çevresel yıkım, derinleşen sosyal eşitsizlikler ve etik yozlaşmalar zamanımızın belirleyici zorlukları haline geldi." Sürdürülebilirliği merkeze almayan iş modellerinin artık rekabet şansı kalmadığını vurgulayan Özhelvacı, "Yeşil dönüşüm artık sadece çevresel değil, ekonomik gelişmenin de itici gücü" sözleriyle sürecin iş dünyası için önemli fırsatlar sunduğuna dikkat çekti. Bu dönüşümün yalnızca riskleri azaltmakla kalmayıp, aynı zamanda yenilik ve rekabet avantajı sağlayan stratejik bir araç olduğunu ifade etti. "Geleceğin dünyasını kuracak olan biz gençleriz" "Yeşil dönüşüm, yani çevresel etkileri en aza indirerek üretim ve tüketim modellerini yeniden kurgulamak, artık bir tercih değil, bir zorunluluktur" diyen EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, konuşmasında mevcut küresel tabloya ve liderlik eksikliklerine değinerek şöyle konuştu: "Ekonomik istikrarsızlık, çevresel yıkım, derinleşen sosyal eşitsizlikler ve yaygın etik yozlaşmalar, zamanımızın belirleyici zorlukları haline gelmiştir. Ancak bunların yalnızca tesadüflerin sonucu olduğunu söylemek mümkün değil. Bugün karşı karşıya olduğumuz bu tablo, iş dünyasının, siyasetin ve toplumun en üst düzeylerinde değerlere dayalı liderliğin yetersizliğinin doğrudan bir sonucudur. Biz genç iş insanlarına düşen görev, yalnızca bugünün değil, yarının da liderliğine hazırlanmak. Daha adil, daha çevreci ve daha dirençli bir ekonomiyi inşa etme sorumluluğu omuzlarımızda." Yeşil dönüşüm, EGİAD’ın stratejik önceliği EGİAD 18. Yönetim Dönemi’nin stratejik hedeflerinden birinin yeşil dönüşüm olduğunu belirten Özhelvacı, bu alanda üyelerin bilgi edinmesi, iş modellerini dönüştürmesi ve sürdürülebilir çözümler üretmesi için kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini ifade ederek, "Derneğimizin 18. Yönetim Dönemi’nde yeşil dönüşümü öncelikli alanlarımızdan biri olarak belirledik. EGİAD sayesinde üyelerimizin, dünyanın sürdürülebilirliğine katkı sağlayacak projeler geliştirmesi en büyük dileğimiz" dedi. Özhelvacı, EGİAD’ın yeşil dönüşümde öncü olma vizyonuna vurgu yaparak, yeşil dönüşümün yalnızca risklere karşı bir savunma mekanizması değil, aynı zamanda yeni nesil girişimciler için önemli fırsatlar barındıran bir dönüşüm olduğunu belirtti. Özhelvacı "Temiz enerji yatırımları, döngüsel ekonomi çözümleri, yeşil teknolojiler ve sürdürülebilir markalaşma; yeni nesil girişimciler için büyük potansiyel alanlar sunuyor" diye konuştu. Şirketler gecikmeden yeşil dönüşüm için somut projeler üretmeli Seminer kapsamında Selen İnal’ın deneyimlerini paylaştığı etkinlikte, ulusal ve uluslararası düzeyde yeşil dönüşüm politikaları, Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın iş dünyasına etkileri, karbon ayak izi, enerji verimliliği ve çevresel regülasyonlar hakkında kapsamlı bilgiler aktarıldı. İnal, yaptığı sunumda Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakatı ve yeni sürdürülebilirlik raporlama düzenlemelerinin Türk şirketlerine etkilerini değerlendirdi. Yeşil dönüşümün artık yalnızca çevreyi koruma sorumluluğu olmaktan çıktığını vurgulayan İnal, bu sürecin aynı zamanda ticari rekabet, yatırım çekme kapasitesi ve maliyet yönetimi açısından stratejik bir zorunluluğa dönüştüğünü ifade etti. Türkiye’de sürdürülebilirlik kriterlerine uyum sağlamayan firmaların, özellikle ihracat ve finansmana erişim açısından önemli dezavantajlarla karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Bu anlamda İnal, başta KOBİ’ler olmak üzere tüm işletmelerin Avrupa Birliği destekli finansman araçlarından ve sürdürülebilirlik bağlantılı kredi imkânlarından etkin biçimde yararlanmalarının büyük önem taşıdığını söyledi. Elektrik fiyatlarındaki artış, karbon düzenlemeleri ve yeşil finansman alanındaki güncel trendler sunumun öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. İnal, şirketlerin artık yalnızca uzun vadeli hedefler belirlemekle yetinmeyerek, dönüşümü somut projelerle hayata geçirmesi gerektiğini ifade etti. Etkinliğin sonunda EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, katkılarından dolayı Selen İnal’a ve etkinliği organize eden Sanayi ve Sürdürülebilirlik Komisyonu’na teşekkür ederek, bu alandaki çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.
Sağlık için denge şart
08 Nisan 2025 Salı - 10:32 Sağlık için denge şart Uykusuzluğunuzun tek sebebi kansızlık, kilo verememenizin tek sebebi hipotroidi, vücut ağrılarının, yorgunluk hissinin tek sebebi D vitamini yetersizliği olabilir. Uzm. Dr. Ebru Onuker, sağlıklı olmanın, sağlıkta mükemmeliyete ulaşmanın tüm sistemlerin uyumu ile mümkün olduğunu söyledi. Acıbadem Kent Hastanesi Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Ebru Onuker, check-up olarak bilinen sağlık kontrolleri konusunda bilgi verdi. Uzm. Dr. Onuker, vücudun enerji üretme ve harcama süreçlerini yöneten biyokimyasal olayların tümüne metabolik sistem, vücudun belirli bir zaman diliminde ne kadar enerji harcadığına ise metabolik hız denildiğini hatırlattı. "Her şey denge" Uzm. Dr. Onuker, metabolizma hızının, yaş, cinsiyet, kas kütlesi ve hormonal dengeden etkilendiğine dikkat çekti, metabolik sisteminin dengesini çağın önemli ve önlenebilir hastalıklarından olan diyabet (şeker hastalığı) örneği ile açıkladı, şöyle konuştu: "Şeker hastalığının tip 2 formunun genetik zemini mevcut olsa dahi, ortaya çıkışını tetikleyen faktörler aslında kontrol edilebilir. Kilo almayı durduramamak, kilo verememek, yanlış, tek yönlü beslenmek, hareketsizlik, stress en önemli ve düzeltilebilir faktörler arasındadır. Her bireyin metabolik hızı ve beslenmeye metabolik cevabı farklıdır. Metabolik hız; yediğin ile yaktığının dengesidir. Bu dengeyi bozan organik sebepleri yani hastalıkları atlamamak gereklidir. Uykusuzluğunuzun tek sebebi kansızlık, kilo verememenizin tek sebebi hipotroidi, vücut ağrılarının, yorgunluk hissinin tek sebebi D vitamini yetersizliği, el ve ayak uyuşukluğunun tek sebebi B12 eksikliği olabilir. Her sabah yorgun uyanmayı yoğun iş temposu ile bağdaştıran kişi belki de tükenmişlik sendromuna bağlı depresyondadır." Rutin kontrollerin önemi Öte yandan metabolik sistemin dengesinin bozulmasıyla ortaya çıkan şikayetlerin rutin kontrollerin gerekliliğini gündeme getirdiğini belirten Uzm. Dr. Onuker, "Siz hızla akıp giden zamanda, zamansızlık içinde koştururken vücudunuz tüketiyor. Eksileni yerine koyamıyor veya kaybediyor iseniz size mutlaka sinyal verecektir. Aslında bir kan tetkiki ve hekim muayenesi sonrası verilen tedavi ile çok kısa sürede kendinizi iyi hissetmeniz mümkündür. Sağlığımızın mükemmelliği, tüm sistemlerimizin uyumu ile mümkündür. Çok hızlı yaşıyor, çok çabuk tüketiyoruz her şeyi. Sağlığımızı tüketmeden, farkına varalım" dedi.
Bitpazarından finale
08 Nisan 2025 Salı - 10:32 Bitpazarından finale İzmir’deki bitpazarından aldıkları ikinci el kamerada gördükleri, yaklaşık 20 yıl önce çekilmiş videolarla yeni bir serüvene başlayan genç sinemacılar İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Sinema ve Dijital Medya Bölümü öğrencileri Bilge Olcay Yılmaz ile Yağmur Türkmenoğlu, ‘Thrifted’ adlı verdikleri belgesel filmle 4’üncü Kaş Uluslararası Film Festivali’nde finale kaldı. İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Sinema ve Dijital Medya Bölümü öğrencileri Bilge Olcay Yılmaz ile Yağmur Türkmenoğlu, İzmir’deki bitpazarından aldıkları ikinci el kamerada, yaklaşık 20 yıl önce çekilmiş videoları görüp, görüntülerdeki kişileri bulmak için yeni bir serüvene başladı. Genç sinemacılar, bu süreçte yaşadıklarını da belgesel haline getirdi. Videolardaki isimlere uzun bir mücadele sonucunda ulaşmayı başaran ve bu kişilerle yaptıkları kısa röportajları da ekleyerek 10 dakikalık arşiv belgesel hazırlayan ikili, 11-15 Haziran tarihlerindeki festivalde birincilik ödülünü almayı hedefliyor. İEÜ İletişim Fakültesi Sinema ve Dijital Medya Bölümü 3’üncü sınıf öğrencileri Bilge Olcay Yılmaz ve Yağmur Türkmenoğlu, belgeseli yaklaşık 4 aylık çalışma sonunda hazırladıklarını ifade etti. Belgeselin çekimlerini İzmir’de gerçekleştirdiklerini söyleyen Yılmaz ve Türkmenoğlu, festivalin ‘yeni bakış’ kategorisinde finale kalan sayılı ekipten biri olmayı başardıklarını ve finalde de ödüle ulaşmayı çok istediklerini belirtti. "Film içinde film gibiydi" Hazırladıkları arşiv belgesele ilişkin detaylı bilgiler paylaşan Yılmaz ve Türkmenoğlu, "İzmir’deki bitpazarından, eski dönemlere ait ve ilgimizi çeken bir kamera satın aldık. Kamerayı kullanmak için açtık ve ayarlarını, özelliklerini kontrol ederken bazı videolara denk geldik. Bu videoların yaklaşık 20 yıl önce çekildiğini gördük. Videolardaki kişilere ulaşıp bu görüntüleri vermek istedik. Videoda okul müsameresine ait bir içerik vardı. Videoyu izlerken bir kişinin; küçük bir kız çocuğunu, belgesini alması için ismini ve soyadını söyleyerek sahneye çağırdığını gördük. İsmini duyduğumuz bu kişiyi sosyal medyada aradık ve bulduk. Ardından da videosunu teslim ettik. Hem şaşırdı hem de hoşuna gitti. O anda aklımızda bir fikir oluştu. Bu süreci anlatan bir arşiv belgesel çekelim, bu belgeselde yıllar önce videosu çekilen kişiyi de konuşturalım istedik. Adeta film içinde film gibi bir süreçti. Ortaya çok güzel, bizim için de anı olacak bir çalışma çıktı" diye konuştu. "Biz de tahmin edemezdik" Yılmaz ve Türkmenoğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Sinema ve dijital medya bölümünde okuduğumuz için yıl genelinde uzun ve planlı bir süreç kapsamında çeşitli film çekimleri gerçekleştiriyoruz. Ancak bitpazarından aldığımız kameradan; belgesele giden böyle bir hikayenin çıkacağını biz de tahmin etmezdik. Bize deneyim katan ve çok keyif aldığımız bir süreci geçirerek filmi tamamladık. Kaş Uluslararası Film Festivali’nde, özellikle bizim gibi öğrencilerin de yoğun olarak bulunduğu ‘yeni bakış’ kategorisinde finale kaldığımız için mutluyuz. Finalde de birinci olarak ödülü İzmir’e getirmek istiyoruz."
Özel öğrencilerin Çanakkale Zaferi’ni anlatan kısa filmi duygulandırdı
08 Nisan 2025 Salı - 10:07 Özel öğrencilerin Çanakkale Zaferi’ni anlatan kısa filmi duygulandırdı İzmir’de özel öğrenciler, hazırlayıp sahne aldıkları kısa filmle Çanakkale Zaferi’ni canlandırdı. Bir askerin ailesini ve sevdiklerini geride bırakıp savaşa gitmesini ve geri dönememesini anlatan film, izleyenlere duygusal anlar yaşattı. Menemen ilçesinde bulunan Sabahat Akşiray Özel Eğitim Uygulama Okulu 3. Kademe okulundaki özel öğrenciler, Çanakkale Zaferi’ni anlatan kısa filmi çekti. Öğretmenlerin de desteğiyle hazırlanan ‘Bir Vatan Uğruna’ isimli filmde; bir askerin ailesini ve sevdiklerini geride bırakarak vatan uğruna savaşa gitmesi ve geri dönememesi anlatılıdı. Okulun bahçesinde ve bina içerisinde geçen senaryoda, savaş ortamını andıran alanlar oluşturuldu. Öte yandan asker üniforması giyen öğrencilere kına yakıldı. Savaş anının canlandırıldığı filmde, bir asker yakınına şehit haberinin verilmesiyle de duygu dolu anlar yaşandı. Proje kapsamında, özel öğrencilere tarih bilincini kazandırmak ve toplumda farkındalık oluşturmak amaçlanıyor. "Ortam, zamanın şartlarına uygun olarak düzenlendi" Filme dair bilgiler veren Okul Müdürü Emin Emre, "Özel çocuklarımızın anlayabileceği ve kavrayabileceği bir senaryo belirledik. Ana konuyu izleyicilere aktarabilecek öğrencilerle çekim yaptık. Okulumuzda yaptığımız çekimlerde ortam ve materyaller zamanın şartlarına uygun olarak düzenlendi. Özel çocuklarımızla Çanakkale Savaşı ve şehitlerimizi anmayı, milli duygular uyandırmayı, vatanseverlik gibi duyguları canlandırmayı, öğrencilerin bu duyguları görsel ve işitmeyle ilgili yollarla öğrenmesini desteklemeyi amaçladık" diye konuştu. Tarihi olayların somutlaştırıldığı filmde, çocukların milli ve manevi değerlerinin güçlendirildiğine dikkat çeken Emre, şehitlik, savaş ve fedakarlık gibi kavramların da öğrenildiğini ifade etti.
Menemen Belediye Başkanı Pehlivan: "Belediye ailemle tarih yazdık"
08 Nisan 2025 Salı - 09:52 Menemen Belediye Başkanı Pehlivan: "Belediye ailemle tarih yazdık" Türkiye’nin en büyük tematik çocuk oyun köyü, 460 metrelik battı çıktının yer aldığı Menemen Belediyesi 100. Yıl Köprülü Kavşağı, 2 bin metrekare alanda dev spor salonu, açık ve kapalı yarı olimpik yüzme havuzları, gençlik merkezleri gibi Menemen tarihine geçen açılışları içeren 2024 yılı faaliyet raporunu değerlendiren Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Belediye ailemle tarih yazdık" dedi. Menemen Belediyesi Nisan Ayı Meclisi, faaliyet raporunun oylanması ve yeni dönem komisyon üyelerinin belirlenmesi gündemiyle toplandı. Toplantıda 2024 yılı faaliyetleri sıralanırken açılış ve hizmetlere dikkat çekildi. Faaliyet raporunda; 10 bin metrekarelik Türkiye’nin en büyük tematik çocuk oyun köyü açılışı, Menemen Belediyesi’nin öz kaynaklarıyla yalnızca 4 ay gibi kısa sürede açılan 460 metre uzunluğundaki battı çıktıyı da kapsayan Menemen Belediyesi 100. Yıl Köprülü Kavşağı, 2 bin metrekarelik alanıyla bölgenin en büyük spor salonlarından biri olarak hizmete giren Halil Alkaya Spor Salonu, 15 bin metrekarelik alanıyla Asarlık Gençlik Merkezi, yarı olimpik açık ve kapalı yüzme havuzları, MEBGEM’in 3. Şubesi’nin açılışları yer aldı. Eğitimden sağlığa kadar her alanda hizmet Ayrıca rapora yansıyan hizmetlerin içinde pansumandan, hasta nakline, evde bakımdan diyetisyen hizmetleri ve evde ücretsiz fizyoterapiye kadar sağlık hizmetleri, ilkokul 1. sınıftan üniversiteden henüz mezun olmuş gençlere kadar verilen maddi kırtasiye desteği, YKS harçlarının belediye tarafından karşılanmasından 8 ve 12. sınıflara dağıtılan dijital eğitim paketlerine kadar eğitime yapılan destekler, sosyal yardımlar, Uluslararası Menemen Çömlek Festivali’nden, yüz binleri buluşturan Emiralem Çilek Festivali’ne kadar düzenlenen kültürel faaliyetler, ücretsiz spor ve kültür kurslarından, kültür gezilerine kadar kadın, çocuk ve gençlere yönelik çalışmaların öne çıktığı hizmetlere yer verildi. "Bu faaliyet raporu, seçim kazanmış bir rapordur" Raporun okunması ve oy çokluğuyla kabul edilmesi sonrasında konuşan ve muhalefet grubundan gelen eleştirilere yanıt veren Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Girmedik mahalle bırakmadık. Bu faaliyet raporu aynı zamanda seçim kazandırmış çalışmaları barındıran, seçim kazanan bir faaliyet raporudur. Menemen’de belediye ailemle tarih yazdık. Türkiye’nin en güzide projelerini aslan gibi bürokratlarımız ve personelimizle Menemen’e kazandırdık. Menemen’de açılışlarımıza ve hizmetlerimize devam edeceğiz. Menemenli hemşehrilerimize en iyiyi sunmak için gece gündüz çalışmayı sürdüreceğiz" dedi. "İnsanların alın terinin hedef alınmasını doğru bulmuyorum" Konuşmasının son bölümünde boykot çağrılarını değerlendiren Başkan Pehlivan, "Yatırımların siyasi hesaplaşma malzemesi yapılmasını ve yüz binlerce insanın alın terini hedef alınmasını doğru bulmuyorum" dedi. Başkan Pehlivan sözlerini şöyle sürdürdü: "Ana muhalefet partisi tarafından bazı markalara yönelik başlatılan boykot çağrıları, yalnızca o markaları değil; aynı zamanda bu markalarda çalışan yüz binlerce insanımızın alın terini, geçimini ve emeğini de doğrudan hedef almaktadır. Unutmayalım ki, o markalar bu topraklara güvenerek yatırım yaptı. Bu ülkenin potansiyeline inandı, bu milletin gücüne dayandı ve karşılığında binlerce insanımıza iş, aş, umut sağladı. Bugün bu yatırımların, siyasi hesaplaşmaların malzemesi yapılmasını doğru bulmuyorum. Bu tür yaklaşımlar ne vicdanla bağdaşır ne de adalet duygusuyla. Bugün bu markaların yanında durmak; yalnızca bir vefa borcunun ifası değil, aynı zamanda insan emeğine ve ülke ekonomisine sahip çıkmaktır. Bu hepimizin ortak sorumluluğudur. Her bir vatandaşımız, kendi aile bütçesine göre tercihini yapabilecek olgunluk ve basirete sahiptir. İnsanları yönlendirmeye, baskılamaya ya da suçlayarak hedef göstermeye kimsenin hakkı yoktur. Unutmayalım ki, bu çağrıların hedefinde olan her işletmenin çatısı altında binlerce insanın emeği, umudu, hayali var. Bu hassasiyeti göz ardı etmek, sadece ekonomik değil, insani bir kayıptır." "Son sözü hukuk söyleyecektir" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilgili sürecin artık yargıda olduğunu ifade eden Başkan Pehlivan, "Böyle bir durumda bize düşen, hukukun tarafsızlığına güvenmek ve yargı sürecinin sağduyuyla tamamlanmasını beklemektir. Kendine güvenen bir insanın hukuk önünde kendisini ifade etmekten çekinmesine gerek yoktur. Hukuk; hem yanlış yapanın hesabını soracak kudrete, hem de haksızlığa uğrayanın hakkını teslim edecek vicdana sahiptir. Bu süreç hakkında ne söylersek söyleyelim, polemikten öteye gitmeyecektir. Son sözü hukuk söyleyecektir. Elbette herkes anayasal haklarını özgürce kullanmalıdır. Bu herkesin en doğal haktır. Ancak unutulmamalıdır ki, özgürlük sınırsız bir hak değildir. Birinin özgürlüğü, bir başkasının özgürlüğünün başladığı yerle sınırlıdır. Menemen’de yaşayan her bir vatandaşımızın yanında olmaya, onların emeğine, alın terine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Dün nasıl halkımızdan yana olduysak, bugün de, yarın da aynı duruşumuzu kararlılıkla sürdüreceğiz" diye konuştu. "O ifadeyi saygısızlık olarak görüyoruz" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümete yönelik "cunta" sözlerine de tepki gösteren Başkan Pehlivan, "Bunu sadece siyasi bir nezaketsizlik olarak değil aynı zamanda milletimizin sandıkta ortaya koyduğu iradeyi hedef alan ağır bir saygısızlık olarak görüyoruz. Çünkü Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, doğrudan milletimizin hür iradesiyle, sandıkta seçilmiş bir liderdir. Böyle bir lidere ’cunta’ demek, aslında milletin iradesini yok saymak, demokrasiye saygı duymamaktır. Milletimiz, kimin hangi niyetle konuştuğunu da kimin gerçekten millet için mücadele ettiğini de gayet net biliyor" ifadelerini kullandı.
Araç yangınlarına karşı uzmanından uyarı: "Bakımları aksatmayın"
08 Nisan 2025 Salı - 09:43 Araç yangınlarına karşı uzmanından uyarı: "Bakımları aksatmayın" Son günlerde trafikte artan araç yangınları dikkat çekerken, uzmanından yangınların önüne geçmek için neler yapılacağı konusunda uyarılar geldi. LPG sistemleri, elektrik arızaları ve araç içinde bırakılan yanıcı maddelerin ciddi risk oluşturduğunu belirten oto tamir ustası Oktay Kanat, "Araç bakımlarını aksatmamanın yanı sıra araçlarda çakmak veya deodorant gibi yanıcı maddelerin bırakılmaması gerekir. Bu tür yangınları önlemek için araç sahipleri yaz ve kış aylarına girerken araçlarının bakımlarını yaptırarak yangın riskini azaltabilir" dedi. Son günlerde binek araç, otobüs ve minibüs yangınları vakalarının artması, hem vatandaşlara hem de çevreye zarar veriyor. Araç yangınlarında en sık görülen nedenlerinden biri elektrik tesisatından kaynaklı çıkan yangınlar. Bu tür yangınların önüne geçmenin yolu ise düzenli bakım ve kontrollerden geçtiğini vurgulayan oto tamir ustası Oktay Kanat, "Araç yangınlarını önlemek için arabanın periyodik bakımlarının düzenli yapılması gerekir. Eğer LPG’li ya da benzinli bir araca sahipseniz bakımı yapılmalı ve elektrik tesisatı kontrol edilmeli ve LPG boruları iki yılda bir değiştirilmeli. Ayrıca araç sahipleri genelde bir şey olmadığı sürece şarj dinamosuna baktırmıyorlar. Fakat şarj dinamosu kaynaklı çıkan yangıları da önlemek için bakımının düzenli yaptırılması gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Çakmak ve deodorant spreylerine dikkat edilmeli" Yaz aylarında hava sıcaklığını artmasıyla birlikte araç yangınlarında da artış olduğunu belirten oto tamir ustası Kanat, sözlerini şöyle noktaladı: "Araç yangınları genelde elektrik tesisatından kaynaklı oluyor. Elektrik şarj dinamosunun yüksek amperde şarj yapması, aküyü patlatıyor. Bu patlama da yangına sebebiyet veriyor. Ayrıca kış aylarında kedi veya fare gibi hayvanlar arabanın motor bölümüne girerek orada bulanan kabloları kemirebiliyor. Bu da elektrik devresinde kısa devre yaparak yangına sebep oluyor. Başka bir sebep ise havaların ısınması. Yaz aylarında hava sıcaklığı 25-30 derece ise arabanın iç sıcaklığı daha yüksek oluyor. Eğer arabanın içerisinde çakmak veya deodorant spreyleri varsa bunlar güneş ışığına maruz kalarak aşırı ısınıp araçta patlama ve yangına sebep verebiliyor. Bu yüzden araç sahipleri çakmak ve deodorantları araçta tutmamaya dikkat etmeli."
Stanimir Stoilov: "Karşılaşmayı kazanmayı hak ettik"
07 Nisan 2025 Pazartesi - 23:19 Stanimir Stoilov: "Karşılaşmayı kazanmayı hak ettik" Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, karşılaşmayı kazanmayı hak ettiklerini ifade ederek, "Sonuçtan memnun değiliz çünkü bugün kazanmayı hak ettiğimizi düşünüyorum" dedi. Trendyol Süper Lig’in 30. haftasında Göztepe, sahasında karşılaştığı Gaziantep FK ile 1-1 berabere kaldı. Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, müsabaka sonrasında düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Sonuçtan memnun olmadıklarını dile getiren Stoilov, "Sonuçtan memnun değiliz çünkü bugün kazanmayı hak ettiğimizi düşünüyorum. Bir hata yaptık savunmada ve bu bize hemen kalemizde gole mal oldu. Maalesef son maçlarda bu konuda büyük bir şanssızlık yaşıyoruz. Kalemizde gerçekleşen ilk atak, ilk kontratak golle sonuçlanıyor. Aynı zamanda yine diğer maçlarda olduğu gibi çok fazla pozisyon bulduk fakat çok fazla gol kaçırdık. Buralarda da kesinlikle daha etkili olmamız gerekiyordu. Ama takımım sonuna kadar kazanmak için mücadele etti ve bu bizim adımıza güzel olan bölümdü. Bununla beraber son dakikalarda aradığımız golü bulduk. Sonrasında da çok net bir fırsat yakaladık ama maalesef bize galibiyeti getirecek golü burada bulamadık. Dediğim gibi sonuna kadar mücadele etmemiz güzeldi çünkü 3-4 gün önce kupada çok önemli bir mücadele gerçekleşti. Gerçekten zorluk düzeyi yüksek bir maçtı ve orada kazanarak yolumuzu ilerledik ve bugün tekrar böyle mücadele gücü yüksek bir maçta tekrar oyuncularım son dakikaya kadar mücadele ettiler. Aynı zamanda taraftarlarımıza da teşekkür etmek istiyorum. Onlar da bizi son dakikaya kadar desteklediler. Her zaman söylediğim gibi ne olursa olsun, iyi günde, kötü günde beraber olursak kesinlikle istediğimiz hedeflere ulaşacağız" diye konuştu. "Lig şu anda bizim için biraz karmaşık" Göztepe’nin Avrupa’ya gideceğini hafızalara yerleştirdiklerini söyleyen Stoilov, "Lig biraz daha karmaşık şu anda. Çünkü istediğimiz galibiyetleri alamadık. Bizim kesinlikle galibiyetlere tekrar kavuşmamız ve kazanmamız gerekiyor. Tabii ki istediğiniz puanları alamadığınız zaman ligde o hedeften ister istemez uzaklaşıyorsunuz. Ama biz ligde de bir an önce kazanmaya başlayıp bu hedefimize ligde de yaklaşmak istiyoruz. Çünkü iki yarışta da biz sonuna kadar mücadele vermek istiyoruz. Ve sonunda da nereye varacağız? Tabii ki buna hep beraber göreceğiz. Aslında ligin başında böyle bir hedef koydum inandığım için. Ve herkes bu hedefi takip etti. Şu anda hep beraber bunun için mücadele ediyoruz. Sonunda göreceğiz başarabilirsek bu bizim için mükemmel bir şey olacak. Olmazsa da gelecek sene çok daha güçlü bir şekilde bu hedefle ulaşmak için her şeyi yapacağız" diye konuştu.
Selçuk İnan: "Göztepe fiziksel olarak çok güçlü bir takım"
07 Nisan 2025 Pazartesi - 22:58 Selçuk İnan: "Göztepe fiziksel olarak çok güçlü bir takım" Gaziantep FK Teknik Direktörü Selçuk İnan, Göztepe maçının ardından yaptığı açıklamada, "Göztepe’nin fiziksel olarak çok güçlü bir takım olduğunu biliyorduk. Oynadıkları uzun toplar ve akabinde ikinci toplar onlar için önemliydi" dedi. Trendyol Süper Lig’in 30. haftasında Gaziantep FK, konuk olduğu Göztepe ile 1-1 berabere kaldı. Gaziantep FK Teknik Direktörü Selçuk İnan, karşılaşma sonrasında düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Mücadelelerinden dolayı iki takımı da tebrik eden İnan, "İki takımın da fazlasıyla puanlara ihtiyacı vardı. Maça çok iyi başladığımızı söyleyebilirim. Aslında Göztepe’nin fiziksel olarak çok güçlü bir takım olduğunu biliyorduk. Oynadıkları uzun toplar ve akabinde de ikinci toplar onlar için önemliydi. Bunun üzerine çok çalıştık. Kapacağımız toplarla da özellikle merkeze Halil ve Kozlowski’ye oynayacağımız ilk paslar ve akabindeki koşular önemli olacaktı. Birçok şey gerçekleşti. Pozisyonlara da girdik. Dengeli bir oyun varken ilk yarının son dakikalarında Göztepe’nin az önce söylediğim gibi baskısı oldu. Yandan ortaları uzun topları ve bir penaltı. Sonrasında tabii penaltının kaçmasından sonra ikinci yarıya da iyi başladık. Golü de bulduk. Maçı 80. dakikaya kadar bir şekilde götürdük. İyi de oynadık. Özellikle kaptığımız toplardan sonra alanlar, boşluklar bulduk. Pozisyonlar da bulduk. Final paslarını iyi atabilseydik belki de 2. golü de bulabilirdik. Ama bunların dışında defansif olarak da az önce söylediğim gibi Göztepe gerçekten çok güçlü bir takım, belli bir oyunları var. İkinci topları belki de Türkiye’deki en iyi oynayan takım uzun boylu oyuncuları var. Bundan dolayı da geriye çekilmek ve onlarla mücadele etmek kaçınılmazdı. Bunu da yaşadık. İster istemez fazlasıyla geriye çekildik. Ancak son 10 dakikada kazandığımız topları doğru değerlendirmemeye başladık ve iyice gömüldük. Nihayetinde son dakikada yediğimiz golle maç beraber bitti. Son dakikada yediğimiz gol beni üzdü. Ama yine de oyuncularımı mücadelelerinden ötürü tebrik etmek istiyorum" diye konuştu.
Trendyol Süper Lig: Göztepe: 1 - Gaziantep FK: 1 (Maç sonucu)
07 Nisan 2025 Pazartesi - 22:17 Trendyol Süper Lig: Göztepe: 1 - Gaziantep FK: 1 (Maç sonucu) Trendyol Süper Lig’in 30. haftasında Göztepe, sahasında karşılaştığı Gaziantep FK ile 1-1 berabere kaldı. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 48. dakikada gelişen Gaziantep FK atağında kaleci Burak’ın uzun gönderdiği topu savunma arkasına sarkarak alan Halil, ceza sahasına girip sağ çaprazdan uzak köşeye sert vurdu. Meşin yuvarlak sol direğin dibinden ağlarla buluştu. 0-1 54. dakikada gelişen Göztepe atağında Lungoyi’nin sol kanattan arka direğe doğru ortaladığı top Boateng’in kafa vuruşunda yandan dışarı gitti. 69. dakikada gelişen Göztepe atağında sağ kanattan penaltı noktasına doğru ortalan topu savunma kafayla ceza sahası yayına uzaklaştırdı. Romulo’nun göğsüyle kontrol edip sağ ayağıyla yaptığı vuruşu kaleci Burak direğin üstünden kornere çeldi. 78. dakikada gelişen Gaziantep FK atağında ceza sahası yayının üzerinde Okereke’nin sağ köşeye ayağıyla sert vurduğu topu kaleci Luis kurtardı. 90+4. dakikada Juan, sol kanattan topu arka direğe doğru ortaladı. Nielsen’in kafayla kale sahasına indirdiği meşin yuvarlağı Kubilay, sol ayağıyla ağlara gönderdi. 1-1 90+6 dakikada ceza sahasında topla buluşan Tijanic, sağ ayağıyla yakın köşeye sert vuruşunda meşin yuvarlak üst direğe çarpıp oyun alanına döndü. Hakemler: Adnan Deniz Kayatepe, Furkan Ürün, Osman Gökhan Bilir Göztepe: Mateusz Lis, Taha Altıkardeş, Heliton, Malcom Bokele (Emersonn Correia dk. 85), Ogün Bayrak (Lasse Nielsen dk. 85), Anthony Dennis, Doğan Erdoğan (Kuryu Matsuki dk. 55), İsmail Köybaşı (Kubilay Kanatsızkuş dk. 90), Victor Hugo (David Tijanic dk. 55), Juan, Romulo Yedekler: Arda Özçimen, Emircan Seçgin, Koray Günter, Furkan Bayır, Nazım Sangare, Teknik Direktör: Stanimir Stoilov Gaziantep FK: Burak Bozan, Deian Sorescu (Salem Mbakata dk. 66), Arda Kızıldağ, Semih Güler, Anel Husic, Ogün Özçiçek, Emmanuel Boateng (David Okereke dk. 74), Kacper Kozlowski (Quentin Daubin dk. 74), Alexandru Maxim, Christopher Lungoyi, Halil Dervişoğlu (Bruno Viana dk. 86) Yedekler: Sokratis Dioudis, Emre Taşdemir, Ertuğrul Ersoy, Furkan Soyalp, Muhammed Gümüşkaya, Kenan Kodro, Teknik Direktör: Selçuk İnan Goller: Kubilay Kanatsızkuş (dk. 90+4) (Göztepe), Halil Dervişoğlu (dk. 48) (Gaziantep FK) Sarı kartlar: Kuryu Matsuki (Göztepe), Ogün Özçiçek, Anel Husic, Alexandru Maxim, Christopher Lungoyi (Gaziantep FK)