Yerel Haberler
İzmir
15 Nisan 2026 Çarşamba - 16:43 Aliağa’da 30. Geleneksel Kyme Satranç Turnuvası başlıyor Aliağa Belediyesi’nin bu yıl 30.’sunu düzenleyeceği Geleneksel ‘KYME Satranç Turnuvası’, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında, 9-10 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek. Aliağa Belediyesi Satranç Kulübü ile Türkiye Satranç Federasyonu İzmir İl Temsilciliği iş birliğinde Aliağa Belediyesi Enka Spor Salonu’nda organize edilecek turnuva 9 Mayıs Cumartesi günü 08.30’da yapılacak kayıt kontrol işlemleriyle başlayacak ve 10 Mayıs Pazar günü son turun bitiminden sonra yapılacak ödül töreni ile sona erecek. Turnuvaya katılmak isteyen satranç tutkunları, 17 Nisan - 7 Mayıs tarihlerinde www.izmir.tsf.org.tr adresinde yer alan çevrimiçi turnuva kayıt sayfası üzerinden başvurularını yapabilecek. Sporcular 4 kategoride yarışacak İki gün sürecek KYME Satranç Turnuvası’na, TSF lisansına sahip 2025-2026 yılı vizesi yapılmış, 2008-2019 yılları ve arasında doğan sporcular katılabilecek. Turnuva 4 farklı kategoride düzenlenecek. Kontenjanlar; 8 yaş ve altı, 10 yaş ve altı, 14 yaş ve altı kategorileri için 64 sporcu, 18 yaş ve altı kategorisi için 32 sporcu ile sınırlı tutulacak. Turnuva sonunda ödül töreni düzenlenecek Turnuvada Swiss Manager yazılımı kullanılacak ve başlangıç sıralaması, sporcunun en yüksek kuvvet derecesine göre yapılacak. İlk 3 dereceyi elde eden sporculara kupa verilirken; ilk 10 dereceyi elde eden sporculara, ilk 3 dereceyi elde eden kadın sporculara, Aliağa’da ikamet eden sporculardan ilk 3 dereceyi elde eden yerel sporculara ve ilk 3 dereceyi elde eden ratingi olmayan sporculara madalya verilecek. Aynı zamanda final sıralamasında kendi kategorilerinde ilk 3e giren sporculara diğer ödülleri takdim edilecek.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 15:52 AK Partili Saygılı’dan CHP’li mevkidaşına bankamatik memurları eleştirisi AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün iktidar olacaklarına yönelik açıklamalarına tepki gösterdi. Saygılı, Güç’e yerel yönetimlerdeki sorunlarla ilgilenmesi çağrısında bulundu. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün Ankara’dan yaptığı paylaşıma yanıt verdi. Güç’ün halkın iktidarını kurana dek geri adım atmayacakları yönündeki ifadelerini eleştiren Saygılı, "Kendisine tavsiyemdir. İzmir’in CHP’li turist milletvekillerine özenmeden, bir an önce İzmir’e dürüst ve şeffaf siyaset yapmak için dönsün" dedi. Bankamatik memurları ve altyapı eleştirisi Saygılı, İzmir’deki yerel yönetim eleştirilerini sıralayarak, "Halkın iktidarını önemsiyorsa; CHP belediyelerindeki bankamatik memurlarının iktidarıyla mücadele etsin. Halkın iktidarını önemsiyorsa; her yağmurda sokaklarını sel götürdüğü için isyan eden İzmirlilerin feryadına kulak versin. Halkın iktidarını önemsiyorsa; CHP’li İzmir Büyükşehir Belediyesi ve onun siyasi elitlerinin toplu konut vaadiyle dolandırdığı İzmirlilere kooperatif skandalının hesabını versin" ifadelerini kullandı. "Niyet hayır olmadan akıbet hayır olmaz" Açıklamasının devamında adalet ve hukuk vurgusu yapan Saygılı, "Adalet ve hukuku önemsiyorsa; bağımsız mahkemelerin tahliye emri verdiği Tarihi Un Fabrikası önündeki mesnetsiz ve korsan eylemlerinden vazgeçsin. Adalet ve hukuku önemsiyorsa; Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nde İzmir Büyükşehir Belediyesinin ihmali yüzünden hayatını kaybeden emekçi Sabri Kılınç’ın hakkını arasın. Adalet ve hukuku önemsiyorsa; rüşvet çarkına ev sahipliği yapan CHP yerel idareleri hakkında açılan soruşturmalara saygı duyup arınmayı tercih etsin" şeklinde kaydetti. "Halkın iktidarının yolu rüşvet labirentlerinden geçmez" Saygılı, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Halkın iktidarının yolu, CHP’nin yolsuzluk ve rüşvet labirentlerinden geçmez. Adalet ve hukukun temeli, CHP’nin yozlaşmış politik varlığının zemininde ayakta duramaz. Anlıyoruz, samimi olmasanız da retorik açısından iktidara niyet etmişsiniz. Ancak şaşmaz bir kaide vardır. Niyet hayır olmadan akıbet hayır olmaz."
15 Nisan 2026 Çarşamba - 15:30 İzmir’de inşaat kulübesinin üzerine vinç düştü: 3 işçi yaralandı İzmir’in Bayraklı ilçesindeki bir inşaatta demir yüklemesi yapan vincin parçasının kırılarak kulübenin üzerine düşmesi sonucu 3 işçi yaralandı. Hastaneye kaldırılan işçilerin hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Olay, saat 13.00 sıralarında Anadolu Caddesi üzerinde bulunan bir inşaat alanında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, şantiyede taşeron firma olarak faaliyet gösteren vince ait dirsek kısmında kopma yaşandı. Kopan parça, o esnada alanda çalışan işçilerin üzerine düştü. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından, yaralı işçilerden Y.K. ve A.Y.’yi ambulanslarla Ege Üniversitesi Hastanesi’ne, N.Ç.’yi ise Türkan Özilhan Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Hastanelerde tedavi altına alınan yaralı işçilerin hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi. Yaşanan iş kazasının ardından polis ekipleri tarafından vinç operatörü C.D., vinç sahibi S.K. ve şantiye sorumlusu S.A. gözaltına alınarak işlemleri yapılmak üzere polis merkezine götürüldü. Meydana gelen kaza ile ilgili soruşturma sürüyor. Öte yandan, vincin daha önce de aynı noktadan kırıldığı ve o bölgeye kaynak yapılarak kullanılmaya devam edildiği belirlendi. Olay anında yaşadığı paniği ve çevredeki işçilerin nasıl yaralandığını anlatan tanık Ali Coşkun Çay, "Arabam buradaydı, eczaneden getirdiğim boş kasaları indiriyordum ve arabanın kapakları açıktı. O sırada bir çatırtı koptu. Korkuyla yukarıya bakamadan kasaları itip kaçmaya başladım ve kaçarken kolumun üzerine düştüm. Olay yerinde bulunan işçiler yaralandı. Vinçten düşen kimse olmadı ancak vincin barakaya çarpmasıyla camlar patladı ve kırılan cam parçaları işçilerin başına düşerek kanamaya neden oldu" ifadelerini kullandı.
Karşıyaka’da yükseliş sürüyor
08 Mart 2026 Pazar - 13:22 Karşıyaka’da yükseliş sürüyor Karşıyaka, TFF 3. Lig 4. Grup’ta oynanan 24. hafta mücadelesinde Uşakspor’u deplasmanda mağlup ederek üst üste 4. galibiyetini elde etti. TFF 3. Lig 4. Grup’ta 24. hafta mücadelesinde Karşıyaka, deplasmanda karşılaştığı Uşakspor’u 2-1 mağlup etti. Yeşil-kırmızılı ekip, bu sonuçla üst üste dördüncü galibiyetini elde ederek puanını 53’e yükseltti. İzmir ekibi, 3. sıradaki yerini korurken bir maç eksiği bulunan 2. sıradaki Eskişehirspor ile arasındaki puan farkını da 1’e indirdi. 4 maçlık zorlu periyot Son haftalarda gösterdiği performansla yükselişe geçen Karşıyaka’yı zorlu bir fikstür bekliyor. Play-off mücadelesi veren Uşakspor’u mağlup eden yeşil-kırmızılılar, önümüzdeki hafta yine play-off hattında yer alan ve kendisinin bir basamak altında bulunan Ayvalıkgücü ile sahasında karşı karşıya gelecek. Kaf-Kaf, bu mücadelenin ardından deplasmanda play-off hattının hemen altında bulunan ve ilk altıya girmeye çalışan Denizli İdman Yurdu ile karşılaşacak. Bu maçın sonrasında ise Burhanettin Basatemür ve öğrencileri, ikinci sırada yer alan ve doğrudan rakibi konumundaki Eskişehirspor’u taraftarı önünde ağırlayacak. İzmir temsilcisi, zorlu periyodun son maçında ise düşme hattından uzaklaşmaya çalışan bir diğer İzmir ekibi Bornova 1877’ye deplasmanda konuk olacak. Yeşil-kırmızılıların bu dört karşılaşmanın ardından play-off hattındaki konumu büyük ölçüde netlik kazanacak.
Göztepe’de düşüş devam ediyor
08 Mart 2026 Pazar - 11:54 Göztepe’de düşüş devam ediyor Göztepe, Trendyol Süper Lig’de oynadığı son 5 karşılaşmada galibiyet sevinci yaşayamadı. Göztepe’de son haftalardaki düşüş devam ediyor. Trendyol Süper Lig’e etkili bir başlangıç yapan ve ilerleyen süreçte hedefini Avrupa kupaları olarak belirleyen İzmir temsilcisi, ligin ilk devresini 9 galibiyet, 5 beraberlik ve 3 mağlubiyetle toplam 32 puan toplayarak 4. sırada tamamladı. İkinci devreye de iyi bir başlangıç yapan sarı-kırmızılı ekip, 18. haftada Çaykur Rizespor’u 3-1 mağlup etti. 19. haftada Fenerbahçe deplasmanından 1-1’lik beraberlikle dönen Göztepe, 20. haftada ise sahasında Fatih Karagümrük’ü 2-1 yenerek çıkışını sürdürdü. Ancak Stanimir Stoilov’un öğrencileri bu maçın ardından ciddi bir düşüş yaşadı. Kötü gidişatın başladığı süreçte deplasmanda Konyaspor ile golsüz berabere kalan Göztepe, 22. haftada sahasında Kayserispor karşısında da golsüz eşitliğe razı oldu. Sonraki hafta Beşiktaş deplasmanında 4-0 mağlup olan İzmir ekibi, ardından evinde Eyüpspor ile de golsüz berabere kaldı. Ligin 25. haftasında dün Başakşehir’e konuk olan Göztepe, Avrupa yarışındaki doğrudan rakibine 2-1 mağlup olarak önemli bir kayıp yaşadı. Bu sonuçla 5. sırayı Başakşehir’e kaptıran sarı-kırmızılılar 6. basamağa geriledi. Böylece Göztepe, ligde oynadığı son 5 maçta galibiyet alamazken 2 mağlubiyet ve 3 beraberlik yaşayarak galibiyete hasret kaldı.
Alevlere meydan okuyan bir kadının öyküsü
08 Mart 2026 Pazar - 11:26 Alevlere meydan okuyan bir kadının öyküsü İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde 9 ay önce göreve başlayan İrem Gül Altundaş, çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürdü. Küçük yaşta mahallesinde çıkan yangında alevlerle mücadele eden itfaiyecilerden etkilenen Altundaş, bugün aynı üniformayla kentin güvenliği için zorlu görevlerde yer alıyor. Cesareti ve kararlılığıyla dikkat çeken genç nefer, kadınların zorlu mesleklerdeki varlığına da güçlü bir örnek oluşturuyor. İzmir’de yaşayan 24 yaşındaki İrem Gül Altundaş bundan 9 ay önce Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda göreve başlayarak çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürdü. Erkeklerin egemen olduğu bir meslekte görev yapan genç itfaiyeci, özverili çalışması ve kararlılığıyla dikkat çekiyor. Küçük yaşta mahallesinde çıkan bir yangında itfaiye ekiplerinin mücadelesine tanık olan Altundaş, o günü dün gibi hatırlıyor. Alevlerle savaşan, insanların yardımına koşan itfaiyecileri gördükten sonra bu mesleğe gönül veren genç kadın, yıllar sonra hayalini kurduğunu üniformayla hayat kurtarmaya başladı. Zorlu sınavları geçerek göreve başladı Hayalinin peşinden giderek lise eğitimini itfaiye bölümünde tamamlayan Altundaş, üç yıllık eğitimin ardından staj yaptı. Dokuz aylık staj sürecinin mesleğe olan bağlılığını pekiştirdiğini belirten Altundaş, itfaiyecilikten vazgeçmeyeceğini o dönemde anladığını ifade etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin memur alım ilanını görür görmez başvurduğunu aktaran genç itfaiyeci, girdiği sınavlarda önemli başarılar elde ettikten sonra zorlu eğitimleri tamamlayarak göreve başladı. Altundaş, göreve başladığı günü hayatının en mutlu anlarından biri olarak tanımladı. Halen Narlıdere İtfaiye Grubu’nda görev yapan ve İzmir’de çalışmaktan büyük gurur duyduğunu dile getiren Altundaş, her sabah işine aynı heyecanla başladığını söyledi. "Bu mesleği yapıyorsam güçlü olmak zorundayım" İtfaiyeciliğin yalnızca koruyucu elbiseyi giyip sahaya çıkmaktan ibaret olmadığını vurgulayan Altundaş, mesleğin hem fiziksel hem de psikolojik dayanıklılık gerektirdiğine dikkat çekti. Göreve çıktıkları her olayda farklı ve zorlu şartlarla karşılaşabileceklerini belirten Altundaş, "Gittiğimiz vakalarda her türlü duruma karşı hazırlıklı olmamız gerekiyor. Ekipmanımızı doğru kullanmalı, insanlarla doğru iletişim kurmalıyız. Bu mesleği yapıyorsam güçlü olmak zorundayım" dedi. "İyi ki vazgeçmedim" İtfaiyeciliği seçtiği dönemde çevresinden sık sık "Yapabilir misin" sorusunu duyduğunu anlatan Altundaş, zaman zaman zorlandığını ancak hiçbir zaman pes etmediğini söyledi. İrem Gül Altundaş, "İlk başladığım gün kendime ‘İrem, zor bir meslek, eminsin değil mi?’ diye sordum. Ama bugün ‘İyi ki vazgeçmemişim’ diyorum. Her sabah büyük bir mutlulukla görevime geliyorum" ifadelerini kullandı. Görev yaptığı ekipte tek kadın olduğunu belirten genç itfaiyeci, bugüne kadar herhangi bir ayrımcılıkla karşılaşmadığını da sözlerine ekledi. "Bizi cinsiyetimizle değil, yaptığımız işle değerlendiriyorlar" diyen Altundaş, kadınların her alanda var olabileceğini vurguladı. Altundaş, "Hangi meslek olursa olsun kadınların her şeyin üstesinden gelebileceğine inanıyorum. Tüm kadınlara sesleniyorum; ne olursa olsun yılmayın. Kendimizin en iyi versiyonu için çalışmaya devam edelim" diye konuştu.
Meslek Fabrikası’nda aldığı eğitimler sonunda kendi işinin patronu oldu
08 Mart 2026 Pazar - 11:05 Meslek Fabrikası’nda aldığı eğitimler sonunda kendi işinin patronu oldu İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası’nda kuaförlük alanında farklı kurslara katılan Sevinç Tokcan, aldığı eğitimlerin ardından kendi kuaför salonunu açarak girişimcilik hayalini gerçeğe dönüştürdü. Kendi işinin patronu olan Tokcan, "Ben sürekli kısıtlanan, ‘yapamazsın’ denilen bir kadındım. Meslek Fabrikası sayesinde cesaretlendim. İyi ki bu dükkanı açmışım" dedi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde bir başarı hikayesi de İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası sayesinde hayatı değişen 35 yaşındaki Sevinç Tokcan’dan geldi. Bir çocuk annesi Tokcan, kuaförlük alanında teknik bilgi almak üzere Meslek Fabrikası Karabağlar Kurs Merkezi’ne kayıt oldu. Burada kuaförlük alanındaki çok sayıda farklı kurslara katılan Tokcan, Karabağlar’da kendine ait kuaför salonu açtı. Kadınlara iş hayatına atılmaları için tavsiyede bulunan Tokcan, "Ben sürekli kısıtlanan, ‘yapamazsın’ denilen bir kadındım. Meslek Fabrikası sayesinde cesaretlendim. Hocaların, arkadaşlarımın desteği çok önemliydi. İyi ki bu dükkanı açmışım, bütün kadınlara tavsiye ediyorum. Kendilerine inansınlar. İsterlerse başaramayacakları hiçbir şey yok. Küçük çocuk da, eşinin istememesi de bahane değil. Herkes isterse her şeyi başarabilir" diye konuştu. "Kurslara gidip kendimi geliştirdim" Meslek Fabrikası’na gitmeden önce sektörde çalışmaya başladığını ancak teknik eğitim alıp kendi işini kurmayı hayal ettiğini belirten Tokcan, "Teknik eğitim alayım, belgelerim olsun, dükkan açabileyim istedim. Meslek Fabrikası’na başvurdum, sürekli kurslara gidip kendimi geliştirdim. Çevre edindim, yeni arkadaşlarım oldu. Hocalarımız her konuda destek oldu. Gece gündüz demeden, bıkmadan usanmadan her sorunumuza yardımcı oldular. Beni sürekli ‘yapabilirsin’ diyerek teşvik ettiler. Daha önce hep ‘yapamazsın, beceremezsin’ diyenler çoktu ve cesaret edemiyordum. Hocalarımızın desteği ile dükkân açtım, iyi ki açmışım. Meslek Fabrikası’nda aldığım kurslarda materyaller çok yeterliydi. Her şey için çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Güler yüzlü ve kaliteli hizmet" Sevinç Tokcan’ın müşterisi Feray Özdemir de "Sevinç Hanım hem güler yüzlü bir esnaf hem de kaliteli hizmet veriyor. Ortam samimi, kendimizi rahat hissediyoruz. Yaptığı işlemlerden de memnunuz. Meslek Fabrikası’nın bu eğitimleri vermesi çok güzel. Kadınların iş hayatında olmasını destekliyorum. Herkesin bunu değerlendirmesini isterim" sözlerine yer verdi.
Almanya’dan cinayet için gelmiş: Ablasını öldürdü eniştesini ağır yaraladı
08 Mart 2026 Pazar - 10:51 Almanya’dan cinayet için gelmiş: Ablasını öldürdü eniştesini ağır yaraladı İzmir’de arsa anlaşmazlığı nedeniyle Almanya’dan gelerek ablasını öldürüp eniştesini ağır yaralayan cinayet zanlısı, polis ekiplerine teslim oldu. Olaydan sağ kurtulan adam ve kızı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde katil zanlısının en ağır cezayı alması için adalet çağrısında bulundu. Olay, 7 Şubat sabahı saat 06.00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, Almanya’dan Türkiye’ye gelen A.Ç., arsa anlaşmazlığı yaşadığı ablası ve eniştesinin evine gitti. Bahçeden gelen sesler üzerine dışarı çıkan Mesut Tarhan (47) omuz bölgesinden bıçaklanırken, yardıma koşan eşi Adile Tarhan (53) da kardeşi tarafından defalarca bıçak darbesi aldı. Adile Tarhan 18, Mesut Tarhan ise 9 bıçak darbesiyle kanlar içerisinde kaldı. Olayın ardından kaçan zanlı daha sonra polise teslim olurken, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Adile Tarhan 2 gün sonra hayatını kaybetti. Yoğun bakımdaki tedavisinin ardından taburcu olan Mesut Tarhan, 26 yıllık eşinin öldüğünü günler sonra öğrendi. "Sırtıma bıçak saplandığını hissettim" Yaşadığı dehşet anlarını anlatan Mesut Tarhan, "O gün gece geç yatmıştık. Saatin tam kaç olduğunu hatırlamıyorum ama yaklaşık 12.30 civarıydı. Eşim beni uyandırdı ve yan taraftan bir ses geldiğini söyledi. Ben tam o sırada kapının kapanma sesini duydum. Bunun üzerine birlikte kalkıp dışarı çıktık. Oturduğumuz ev müstakil olduğu için bahçeye çıktık. Bahçedeki lambalar yanmıyordu; yalnızca kapının önündeki bir lamba açıktı, diğer taraflar karanlıktı. Düz zeminde yürüyordum. Kapının önünden yaklaşık 4-5 metre ilerledikten sonra sağ tarafta zeminin yükseldiği karanlık bir alan var. Tam oraya doğru dönerken bir anda omzuma bir bıçak saplandığını hissettim. O anda sırt üstü yere düştüm. Eşim sağ tarafımdaydı, biraz da gerimde kalıyordu. O sırada saldırgan eşime yöneldi ve ona da üst üste bıçak darbeleri indirdi. Ben kendimi doğrultmaya çalıştım. Yaram hâlâ sıcaktı. O sırada saldırganı gördüm; Aslan Çoban’dı. Kendimi toparlayıp ayağa kalktım, ensesinden tutup yere attım ve elindeki bıçağı almaya çalıştım. Bıçağı almaya çalışırken sağ kolum kesildi. Bıçak onun sağ elindeydi, ben de sağ elimle müdahale ettim. Sağ elim tamamen kesildi. İki parmağım neredeyse kopmuştu, sadece deri parçası tutuyordu. Üç parmağım kesilmişti, sonradan onlara tendon transferi yapıldı" dedi. "Eşimin vefat ettiğini sonradan öğrendim" Tedavi sürecinden bahseden Mesut Tarhan, "Ondan sonrasını hatırlamıyorum. Ne oldu, ne bitti bilmiyorum. Kendime geldiğimde çocukların ve komşumun seslerini duyuyordum. Kızım ambulansı arıyordu. Daha sonra beni ambulansla hastaneye götürdüler. Yaklaşık 5-6 gün entübe kaldım ve o süreçte ne yaşandığını hatırlamıyorum. Ardından 13-14 gün boyunca yoğun bakımda ve serviste yoğun antibiyotik tedavisi gördüm. Geçen hafta taburcu oldum. Kendime geldiğimde hastanedeydim. Doktor bana günün hangi gün olduğunu ve saatin kaç olduğunu sordu, ancak hatırlamıyordum. Sonradan öğrendim ki olay 7 Şubat’ta olmuş. Kendime geldiğimde eşimin vefat ettiğini bilmiyordum. Bunu daha sonra öğrendim" ifadelerini kullandı. "Ortak alınan evin üzerine çökmek istedi" Olayın geçmişine değinen Mesut Tarhan, "Bu olayın arkasında aslında iki yılı aşkın süredir devam eden bir mesele vardı. Biz zaten konuşmuyorduk. Eşim açıkça annesine de söylemişti; ’Huzurumuzu kaçırıyorsunuz, uzak durun’ demişti. Oturduğumuz evi eşimle birlikte almıştık ancak ev onların üzerineydi ve vermiyordu. Bana ’bugün yarın vereceğim’ diyordu ama eşime de vermeyeceğini söylemiş. Eşim ayrıca ona para da vermişti, onu da vermeyeceğini söylemiş. Evet, ortak alınan evi sahiplenmek ve üzerine çökmek istedi. Kendisi o evde oturmuyordu. Yaklaşık iki buçuk yıl önce Almanya’ya kaçmıştı, çocuklarıyla birlikte gitmişti. Benimle bir sorunu yok gibi görünüyordu ama meğer eşimle arasında ciddi sorunlar varmış. Eşim evi istiyormuş, o ise vermiyormuş. ’Annem yanımda kalmak istemedi, sen istemedin’ gibi sudan bahaneler ileri sürüyormuş" diye konuştu. "Cinayet işlemek için Türkiye’ye gelmiş" Saldırganın tehditlerde bulunduğunu belirten Mesut Tarhan, "Almanya’da da sorunlar yaşamış. Psikolojisinin iyi olmadığı söylenmiş. Eşi ve çocuklarıyla birlikte Türkiye’ye dönmek istemiş ancak onlar kabul etmemiş. Onları orada bırakıp tek başına Türkiye’ye gelmiş ve böyle bir olaya kalkışmış. Gelmeden önce bize geldiğini ya da evde olduğumuza dair hiçbir telefon etmedi. Ocak ayının 15’i ya da 16’sında eşimi aramış. Eşim bana söyledi ama telefonu açmamış. Ben de ’Aç, kardeşindir. Bugün kavga edersiniz yarın barışırsınız’ dedim. Eşim de ’Açıyorum ama bana çok ağır küfürler ediyor, tehdit ediyor’ dedi. Daha sonra eşim tekrar konuştuğunda ona ’Ayın birinde geleceğim, orada seni görmeyeyim, öldüreceğim’ dediğini söyledi. Ben de kendisine mesaj yazdım. ’Bir sıkıntı mı var? Varsa konuşalım’ dedim. Bana ’Seninle bir sıkıntım yok, gelince konuşuruz’ diye cevap verdi. Bana açıkçası bu olay çok şaşırtıcı gelmedi. Çünkü aile içinde bu tür meseleler daha önce de yaşanmış. Urfa’da bir evleri var ve o ev yüzünden beş kardeşin hiçbiri birbiriyle konuşmuyor. Ben 2000 yılında evlendim. Yani 26 yıllık eşimi kaybettim. Onu öz kardeşi öldürdü" dedi. "Annem kanlar içindeydi ve babana koş dedi" Olay anını anlatan Sevgi Tarhan (21), "O sırada evdeydim ve en arka odadaki kendi odamda uyuyordum. Kardeşimin seslenmesiyle uyandım. Bana ’Dayım geldi, annemle babam yaralı, kapının önündeler’ dedi. İlk başta gürültüyü duymamıştım ama yataktan kalktıktan sonra annemin bağırışını duydum. Hemen telefonumu şarjdan alıp kapıya doğru koşmak istedim. Tam o sırada annem içeri girdi. Annem kanlar içindeydi ve bana ’Babana koş’ diye bağırdı. O anda babamın yaralandığını düşündüm. Kapının önüne çıktım. Tam o sırada babam bana doğru yürüyordu. Birkaç adım attıktan sonra bayıldı. Babam bayılırken onu tuttum. Yaralarına tampon uyguladım ve kanamanın durması için baskı yaptım. Kardeşime seslenerek telefonu getirmesini söyledim ve ambulansı aradım. Aynı zamanda ailemizi de arayıp haber verdim. Babama baskı uygularken annem içeriden komşuları aradı. Komşu geldi. Ona babamın yarasına nasıl baskı yapması gerektiğini gösterdim ve babamı ona bıraktım. Daha sonra anneme bakmak için içeri koştum" sözlerini kaydetti. "Dayını yaptı kızım dedi ve bayıldı" Sağlık ekipleri gelene kadar ailesine müdahale ettiğini söyleyen Sevgi Tarhan, "İlk çıktığımda kapının önünde saldırganı görmemiştim. Babam tek başınaydı ve bana doğru yürüyüp kapının önünde yere yığılmıştı. Çok kısa bir süre içinde olmuştu her şey. Babamın bilincinin kapalı olduğunu fark ettim. O sırada annem ayaktaydı ve konuşuyordu. Babam bir ara kendine gelir gibi oldu ve ’Dayını yaptı kızım, dayını yaptı’ dedi. Yaralarına baskı yaparken acıdan bağırıyordu. Komşuya ’Sen tut’ dedim, ’Ben anneme bakmam lazım’ dedim ve içeri koştum. Annemin üstündeki tişört ilk gördüğümde hafif kanlıydı. Ancak içeri girdiğimde tişörtünün tamamen kana bulandığını gördüm. Tişörtünü kaldırdığımda daha derin yaralarının olduğunu fark ettim. O sırada ambulans çok kısa sürede geldi. Yaklaşık 5-6 dakika içinde olay yerine ulaştılar. Ondan sonrasını sağlık ekiplerine bıraktık" dedi. "8 Mart’ta annem için adalet istiyorum" Annesini kaybettiği için büyük üzüntü duyduğunu ifade eden Sevgi Tarhan, "Daha önce hayatımda böyle büyük bir korku yaşamamıştım. Ne yapacağımı bilmiyordum. Bir yandan şok içindeydim, bir yandan da müdahale etmeye çalışıyordum. Dayımın böyle bir şey yapabileceğini hiç düşünmemiştim. Kapının önüne çıktığımda annemle babamı kanlar içinde görünce büyük bir şok yaşadım. Olay 7 Şubat’ta oldu. Annem ise 9 Şubat sabahı saat 05.30’da hayatını kaybetti. Çok garip bir durumdu. Bir yandan annemi kaybetmenin acısını yaşıyorum, diğer yandan babamın hayatta olduğu haberini alıyoruz. Çok karmaşık duygular içerisindeydik. Ben dayımın suçunun en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Annemi elimizden aldı. Babam da ağır yaralandı. Almanya’dan Türkiye’ye cinayet işlemek için gelmiş. Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve ben annemi katleden kişinin en ağır cezayı almasını istiyorum. Bunun için ne gerekiyorsa yapılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.
İzmir’de taksi direksiyonunda kadın gücü
08 Mart 2026 Pazar - 10:50 İzmir’de taksi direksiyonunda kadın gücü İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadınları taksi şoförü olmaya davet etti. İzmir’de 5 yıldır taksicilik yapan Tuğba Bozkurt ise kadınların direksiyon başında olmasının müşterilere büyük güven verdiğini belirtti. Dünya genelinde kutlanan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların iş gücündeki yerini ve önemini bir kez daha gündeme getiriyor. Hayatın her alanında aktif rol alan kadınlar, zorlu bir meslek olarak bilinen taksicilik sektöründe de başarıyla görev yapıyor. Kadınların çalışma azmi ve gücü taksi duraklarında da kendini gösterirken, kadın şoförler trafikteki dikkatleri ve yolculara verdikleri güvenle öne çıkıyor. "Kadın sürücüleri bekliyoruz" İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, kadınların hayatın her alanında varlık gösterdiğini belirterek, "Sektörümüzde de kadınlarımızı görmek bize ayrıca mutluluk veriyor. Kadının elinin değdiği her yer çok daha mükemmel, verimli ve güzel oluyor. Kadının şefkat eli daha fazla hissediliyor. İzmir’de 5 yıldır taksi şoförlüğü yapan Tuğba hanımı örnek gösteriyoruz. Kendisini tebrik ederek topluma bir mesaj vermek istiyoruz. Taksi direksiyonunda çok daha fazla kadın sürücü görmek istiyoruz. Kadınlarımızın olduğu yerde disiplin, saygı, sevgi ve şefkat oluyor. Biz de bunları müşterilerimize yansıtmak istiyoruz. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası olarak bu konuda öncülük yapmak istiyoruz. Kadın sürücüleri odamıza bekliyoruz. Şoför tanıtım kartı alım süreçlerinde kadınlara gereken kamusal kolaylığı sağlayacağız. ESHOT araçlarında ve şehirlerarası otobüslerde olduğu gibi İzmir sokaklarındaki sarı taksilerde de kadın sürücüleri direksiyon başında görmek bizi mutlu edecek. Şu an İzmir’de 6 veya 7 kadın taksi şoförümüz bulunuyor. Biz bu sayının artmasını ümit ediyoruz. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası olarak, şoför tanıtım kartları hususunda Esnaf Birliği ile birlikte kadın sürücülerimize destek olacağımızı beyan ediyorum" dedi. "Kadın şoförler güven veriyor" İzmir’de 5 yıldır taksi şoförlüğü yapan Tuğba Bozkurt, kadınların direksiyon başında bir hemcinslerini gördüklerinde büyük mutluluk duyduklarını vurgulayarak, "Kadınlarımız kendilerini çok güvende hissediyor. Yaşlılar ve küçük kız çocukları da aynı güveni duyuyor. Aileler çocuklarını gönül rahatlığıyla bize teslim ediyor. Bu görevi üstlendiğim için çok mutluyum. Mesleğin teknik ve fiziki birçok zorluğu bulunuyor. Profesyonellik tam da bu noktalarda devreye giriyor. Bir gün İzmir Otogarı’ndaki yangının ortasında kaldım. Arabada yolcularım vardı. Hemen ceketimi yırtıp ıslattım. Camları kapatıp yüzümüzü bağladık ve yolcularımı o yangından sağ salim çıkardım. Olayın ardından yarım saat kendime gelemedim. Ancak önemli olan yangın bölgesinden güvenle geçmek ve görevimizi sonuna kadar eksiksiz icra etmekti. Bunun gururunu yaşıyorum" diye konuştu. "Yeri geldiğinde ambulans şoförü, yeri geldiğinde itfaiyeci de olabiliyoruz" Taksi şoförü deyip geçmemek gerektiğinin altını çizen Bozkurt, "Bir keresinde yapay kalbi olan ve pili bittiği için aracımda fenalaşan bir yolcuyu hastaneye yetiştirdim. Biz yeri geldiğinde ambulans şoförü, yeri geldiğinde itfaiyeci de olabiliyoruz. Yolda giderken kilit arızası nedeniyle kaput açılabiliyor. Ön cam kırılabiliyor. Ellerinize camlar batabiliyor. Ancak siz o yolcuyu sağ salim evine ulaştırmak zorundasınız. 25 yıllık şoförlük ve 5 yıllık taksicilik geçmişimle bu konuda iyi olduğumu düşünüyorum. Kendine güvenen tüm kadınlarımızı Şoförler Odası’na bekliyoruz. Avrupa’daki kadınların başardığı her şeyi Türkiye’deki güçlü kadınlar da rahatlıkla yapabilir. Güçlü kadın unvanını taşımak tam da buradan geliyor. Elbette herkesin yapabileceği bir iş değil. Araca binen yolcunun beden dilini çok iyi okumanız ve mutlaka yakın savunma bilmeniz gerekiyor. Taksicilik kolay değil. Şoförlüğünüzün de çok üst düzey olması şart. Bütün araçlarımızda ses ve kamera kaydı bulunuyor. Emniyet güçlerimiz ve Gece Kartalları her zaman yanımızda. Gece Kartalları, kadın şoför gördükleri zaman aracı mutlaka durdurup yanımızdaki yolcuları sorguluyorlar. Bu meslekte korkulacak hiçbir şey yok. Kadınların kendilerine güvenmeleri ve ’yaparım’ demeleri her şeyin başlangıcı olabilir" ifadelerini kullandı.
Çiğli’deki trafik yükü azalacak
08 Mart 2026 Pazar - 10:45 Çiğli’deki trafik yükü azalacak İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çiğli Ataşehir ile Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ni birbirine bağlayacak Çiğli Kipa Taşıt Köprüsü’nün yapımına başladı. Köprü tamamlandığında çevre yolundaki trafik yükü azalacak. Üç kilometrelik güzergah 100 metreye düşecek; hastane ve fabrikaların yoğun olduğu bölgede ulaşım süresi 15 dakikadan 1 dakikaya inecek. Böylece acil müdahale araçlarının bölgeye erişimi de önemli ölçüde hızlanacak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın kent trafiğindeki düğümleri çözmeye yönelik ulaşım yatırımlarından biri daha hayata geçirildi. Çiğli Ataşehir Mahallesi ile Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ni (AOSB) dere üzerinden birbirine bağlayacak Çiğli Kipa Taşıt Köprüsü’nün yapımına başlandı. Tamamlandığında çok sayıda hastane ve sağlık kuruluşunun yer aldığı Ataşehir Mahallesi’ne ulaşımı büyük ölçüde rahatlatacak köprü sayesinde yaklaşık 3 kilometrelik güzergah 100 metreye; trafik süresi ise 15 dakikadan 1 dakikaya düşecek. Çevre yolunun yükü iki projeyle hafifleyecek AOSB ve Çiğli Kipa’ya ulaşımı kolaylaştıracak köprü ile Caher Dudayev Bulvarı ve çevre yolu üzerindeki trafik yükü alternatif bağlantıyla azalmış olacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin eş zamanlı sürdürdüğü Şemikler Taşıt Üst Geçidi Projesi’nin de tamamlanmasıyla, uzun yıllardır sıkışıklığa neden olan çevre yolunun Çiğli-Karşıyaka aksı büyük ölçüde rahatlayacak. İtfaiye ve ambulans ulaşımı hızlanacak Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı İnşaat Mühendisi Aşkın Şenyürekli, Çiğli Kipa Alışveriş Merkezi’nin bulunduğu bölgede Ataşehir’deki hastane yoğunluğuna hizmet edecek çelik bir taşıt üst geçidi inşa ettiklerini belirterek, "Bu köprünün öncelikli amacı ambulans ve itfaiye araçlarının hızlı erişimini sağlamak. Şu anda bölgeye gelen araçlar çevre yolunu kullanarak uzun bir güzergah kat etmek zorunda kalıyor. Özellikle fabrika giriş-çıkış saatlerinde ciddi trafik oluşuyor. Yapacağımız düzenlemeyle mesafe 100 metreye inecek ve ulaşım 1 dakika içinde sağlanabilecek. Böylece çevre yolundaki yoğunluk da önemli ölçüde azalacak" dedi. Afete dayanıklı uzun ömürlü çelik köprü İzmir’in deprem bölgesi olduğunu hatırlatan Şenyürekli, köprünün Türkiye’nin güncel deprem yönetmeliğine uygun olarak projelendirildiğini vurgulayarak, "Fore kazık ve derin karıştırma yöntemiyle zemin güçlendirmeleri planlandı, çelik imalatlarımız başladı. Çalışmalar yaklaşık bir yıl sürecek. Zemin sıvılaşmasına karşı gerekli önlemleri aldık. Yaklaşım duvarlarının kalıp ve demir imalatına başladık, önümüzdeki günlerde zemin ve çelik imalatları hız kazanacak. Dayanıklı ve uzun ömürlü bir köprü inşa ediyoruz. Tamamlandığında İzmir’e uzun yıllar hizmet edecek. Planladığımız süreden daha kısa sürede bitirerek bir an önce hizmete açmayı hedefliyoruz" diye konuştu. Bisiklet ve yaya yolu da yer alacak Çiğli Ataşehir Mahallesi’nde yapımına başlanan köprü, Çiğli KİPA Alışveriş Merkezi’nin bulunduğu 8280 Sokak ile Ataşehir Mahallesi’ne yeni giriş sağlayacak 8019/14 Sokak’ı birbirine bağlayacak. Yaklaşık 65 metre uzunluğunda ve 13 metre genişliğinde inşa edilecek çelik köprüde, tek gidiş-tek geliş olmak üzere iki şeritli taşıt yolu ile birlikte bisiklet ve yaya yolu da yer alacak.
İzmir’de taksi direksiyonunda kadın gücü
08 Mart 2026 Pazar - 10:40 İzmir’de taksi direksiyonunda kadın gücü İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadınları taksi şoförü olmaya davet etti. İzmir’de 5 yıldır taksicilik yapan Tuğba Bozkurt ise kadınların direksiyon başında olmasının müşterilere büyük güven verdiğini belirtti. Dünya genelinde kutlanan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların iş gücündeki yerini ve önemini bir kez daha gündeme getiriyor. Hayatın her alanında aktif rol alan kadınlar, zorlu bir meslek olarak bilinen taksicilik sektöründe de başarıyla görev yapıyor. Kadınların çalışma azmi ve gücü taksi duraklarında da kendini gösterirken, kadın şoförler trafikteki dikkatleri ve yolculara verdikleri güvenle öne çıkıyor. "Kadın sürücüleri bekliyoruz" İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, kadınların hayatın her alanında varlık gösterdiğini belirterek, "Sektörümüzde de kadınlarımızı görmek bize ayrıca mutluluk veriyor. Kadının elinin değdiği her yer çok daha mükemmel, verimli ve güzel oluyor. Kadının şefkat eli daha fazla hissediliyor. İzmir’de 5 yıldır taksi şoförlüğü yapan Tuğba Hanım’ı örnek gösteriyoruz. Kendisini tebrik ederek topluma bir mesaj vermek istiyoruz. Taksi direksiyonunda çok daha fazla kadın sürücü görmek istiyoruz. Kadınlarımızın olduğu yerde disiplin, saygı, sevgi ve şefkat oluyor. Biz de bunları müşterilerimize yansıtmak istiyoruz. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası olarak bu konuda öncülük yapmak istiyoruz. Kadın sürücüleri odamıza bekliyoruz. Şoför tanıtım kartı alım süreçlerinde kadınlara gereken kamusal kolaylığı sağlayacağız. ESHOT araçlarında ve şehirlerarası otobüslerde olduğu gibi İzmir sokaklarındaki sarı taksilerde de kadın sürücüleri direksiyon başında görmek bizi mutlu edecek. Şu an İzmir’de 6 veya 7 kadın taksi şoförümüz bulunuyor. Biz bu sayının artmasını ümit ediyoruz. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası olarak, şoför tanıtım kartları hususunda Esnaf Birliği ile birlikte kadın sürücülerimize destek olacağımızı beyan ediyorum." dedi. "Kadın şoförler güven veriyor" İzmir’de 5 yıldır taksi şoförlüğü yapan Tuğba Bozkurt, kadınların direksiyon başında bir hemcinslerini gördüklerinde büyük mutluluk duyduklarını vurgulayarak, "Kadınlarımız kendilerini çok güvende hissediyor. Yaşlılar ve küçük kız çocukları da aynı güveni duyuyor. Aileler çocuklarını gönül rahatlığıyla bize teslim ediyor. Bu görevi üstlendiğim için çok mutluyum. Mesleğin teknik ve fiziki birçok zorluğu bulunuyor. Profesyonellik tam da bu noktalarda devreye giriyor. Bir gün İzmir Otogarı’ndaki yangının ortasında kaldım. Arabada yolcularım vardı. Hemen ceketimi yırtıp ıslattım. Camları kapatıp yüzümüzü bağladık ve yolcularımı o yangından sağ salim çıkardım. Olayın ardından yarım saat kendime gelemedim. Ancak önemli olan yangın bölgesinden güvenle geçmek ve görevimizi sonuna kadar eksiksiz icra etmekti. Bunun gururunu yaşıyorum." diye konuştu. "Taksicilik kutsal bir meslek" Taksiciliğin kutsal bir meslek olduğunun altını çizen Bozkurt, "Bir keresinde yapay kalbi olan ve pili bittiği için aracımda fenalaşan bir yolcuyu hastaneye yetiştirdim. Sadece taksi şoförü deyip geçmemek lazım. Biz yeri geldiğinde ambulans şoförü, yeri geldiğinde itfaiyeci de olabiliyoruz. Yolda giderken kilit arızası nedeniyle kaput açılabiliyor. Ön cam kırılabiliyor. Ellerinize camlar batabiliyor. Ancak siz o yolcuyu sağ salim evine ulaştırmak zorundasınız. 25 yıllık şoförlük ve 5 yıllık taksicilik geçmişimle bu konuda iyi olduğumu düşünüyorum. Kendine güvenen tüm kadınlarımızı Şoförler Odası’na bekliyoruz. Avrupa’daki kadınların başardığı her şeyi Türkiye’deki güçlü kadınlar da rahatlıkla yapabilir. Güçlü kadın unvanını taşımak tam da buradan geliyor. Elbette herkesin yapabileceği bir iş değil. Araca binen yolcunun beden dilini çok iyi okumanız ve mutlaka yakın savunma bilmeniz gerekiyor. Taksicilik kolay değil. Şoförlüğünüzün de çok üst düzey olması şart. Bütün araçlarımızda ses ve kamera kaydı bulunuyor. Emniyet güçlerimiz ve Gece Kartalları her zaman yanımızda. Gece Kartalları, kadın şoför gördükleri zaman aracı mutlaka durdurup yanımızdaki yolcuları sorguluyorlar. Bu meslekte korkulacak hiçbir şey yok. Kadınların kendilerine güvenmeleri ve ’Yaparım’ demeleri her şeyin başlangıcı olabilir." ifadelerini kullandı.
Çiğli’deki trafik yükü azalacak
08 Mart 2026 Pazar - 10:38 Çiğli’deki trafik yükü azalacak İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çiğli Ataşehir ile Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ni birbirine bağlayacak Çiğli Kipa Taşıt Köprüsü’nün yapımına başladı. Köprü tamamlandığında çevre yolundaki trafik yükü azalacak. Üç kilometrelik güzergah 100 metreye düşecek; hastane ve fabrikaların yoğun olduğu bölgede ulaşım süresi 15 dakikadan 1 dakikaya inecek. Böylece acil müdahale araçlarının bölgeye erişimi de önemli ölçüde hızlanacak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın kent trafiğindeki düğümleri çözmeye yönelik ulaşım yatırımlarından biri daha hayata geçirildi. Çiğli Ataşehir Mahallesi ile Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ni (AOSB) dere üzerinden birbirine bağlayacak Çiğli Kipa Taşıt Köprüsü’nün yapımına başlandı. Tamamlandığında çok sayıda hastane ve sağlık kuruluşunun yer aldığı Ataşehir Mahallesi’ne ulaşımı büyük ölçüde rahatlatacak köprü sayesinde yaklaşık 3 kilometrelik güzergah 100 metreye; trafik süresi ise 15 dakikadan 1 dakikaya düşecek. Çevre yolunun yükü iki projeyle hafifleyecek AOSB ve Çiğli Kipa’ya ulaşımı kolaylaştıracak köprü ile Caher Dudayev Bulvarı ve çevre yolu üzerindeki trafik yükü alternatif bağlantıyla azalmış olacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin eş zamanlı sürdürdüğü Şemikler Taşıt Üst Geçidi Projesi’nin de tamamlanmasıyla, uzun yıllardır sıkışıklığa neden olan çevre yolunun Çiğli-Karşıyaka aksı büyük ölçüde rahatlayacak. İtfaiye ve ambulans ulaşımı hızlanacak Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı İnşaat Mühendisi Aşkın Şenyürekli, Çiğli Kipa Alışveriş Merkezi’nin bulunduğu bölgede Ataşehir’deki hastane yoğunluğuna hizmet edecek çelik bir taşıt üst geçidi inşa ettiklerini belirterek, "Bu köprünün öncelikli amacı ambulans ve itfaiye araçlarının hızlı erişimini sağlamak. Şu anda bölgeye gelen araçlar çevreyolunu kullanarak uzun bir güzergah kat etmek zorunda kalıyor. Özellikle fabrika giriş-çıkış saatlerinde ciddi trafik oluşuyor. Yapacağımız düzenlemeyle mesafe 100 metreye inecek ve ulaşım 1 dakika içinde sağlanabilecek. Böylece çevre yolundaki yoğunluk da önemli ölçüde azalacak" dedi. Afete dayanıklı uzun ömürlü çelik köprü İzmir’in deprem bölgesi olduğunu hatırlatan Şenyürekli, köprünün Türkiye’nin güncel deprem yönetmeliğine uygun olarak projelendirildiğini vurgulayarak, "Fore kazık ve derin karıştırma yöntemiyle zemin güçlendirmeleri planlandı, çelik imalatlarımız başladı. Çalışmalar yaklaşık bir yıl sürecek. Zemin sıvılaşmasına karşı gerekli önlemleri aldık. Yaklaşım duvarlarının kalıp ve demir imalatına başladık, önümüzdeki günlerde zemin ve çelik imalatları hız kazanacak. Dayanıklı ve uzun ömürlü bir köprü inşa ediyoruz. Tamamlandığında İzmir’e uzun yıllar hizmet edecek. Planladığımız süreden daha kısa sürede bitirerek bir an önce hizmete açmayı hedefliyoruz" diye konuştu. Bisiklet ve yaya yolu da yer alacak Çiğli Ataşehir Mahallesi’nde yapımına başlanan köprü, Çiğli KİPA Alışveriş Merkezi’nin bulunduğu 8280 Sokak ile Ataşehir Mahallesi’ne yeni giriş sağlayacak 8019/14 Sokak’ı birbirine bağlayacak. Yaklaşık 65 metre uzunluğunda ve 13 metre genişliğinde inşa edilecek çelik köprüde, tek gidiş-tek geliş olmak üzere iki şeritli taşıt yolu ile birlikte bisiklet ve yaya yolu da yer alacak.
HPV aşısı yılda 250 bin kadını kurtarabilir
08 Mart 2026 Pazar - 10:38 HPV aşısı yılda 250 bin kadını kurtarabilir Dünyada her yıl 500 bin kadını etkileyen ve yarısını ölüme sürükleyen rahim ağzı kanseri, Yaşar Üniversitesi’nde düzenlenen panelde masaya yatırıldı. Türkiye’de her yıl 2 bin 356 kadına teşhis konulduğuna ve bin 280 kadının bu nedenle hayatını kaybettiğine dikkat çeken uzmanlar; HPV aşısının bu kanser türünü dünya üzerinden silebilecek tek güç olduğunu vurguladı. Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, Medicana International İzmir Hastanesi iş birliğiyle Yaşar Üniversitesi’nde düzenlenen söyleşide; Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mustafa Melih Erkan ve Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Müge Yaşar, hastalığın tıbbi ve toplumsal boyutlarını çarpıcı verilerle ele aldı. Rahim ağzı kanseriyle mücadelede en kritik kısmı tarama ve aşılama oluşturuyor. Kansere neden olan HPV’ye (Human Papilloma Virüs) karşı aşı ile bağışıklık kazanıldığında, HPV vücutta var olsa bile kanser oluşumu engellenebiliyor. Özellikle Smear ve HPV testlerinin düzenli uygulanması, kanserleşme sürecindeki hücresel değişimlerin 15-20 yıl öncesinden tespit edilmesine imkan tanıyor. Uzmanlar, kanserleşme tam anlamıyla başlamadan yapılacak küçük müdahalelerin, ilerideki ağır cerrahi süreçlerin ve hayati risklerin önüne geçeceğinin altını çizdi. "Aşı ile kanserden kurtulmak mümkün" Panelde konuşan Op. Dr. Mustafa Melih Erkan, rahim ağzı kanserinin dünyada önlenebilir tek kanser türü olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: "Dünya genelinde her yıl yaklaşık 600 bin vaka görülüyor ve maalesef 30 bin insan bu hastalıktan hayatını kaybediyor. Türkiye tablosunda ise her yıl 2 bin 356 yeni teşhis ve bin 280 can kaybı var. Oysa elimizde HPV aşısı gibi bir tedavi var. Avustralya gibi ülkeler yaygın aşılama ile 2035’te bu hastalığı tamamen yok etmeyi planlıyor. Kadın ve erkeklere 9 yaşından itibaren yapılabilen bu aşılama, bir insanın hayatını kurtarmak için en somut adımdır." "Tabular kadın sağlığını tehdit ediyor" Hastalığın sadece biyolojik değil, sosyolojik bir sorun olduğunun altını çizen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Müge Yaşar, şu uyarıda bulundu: "Toplumun yüzde 80’inin hayatının bir noktasında maruz kaldığı HPV, sadece kadınların değil, bir insanlık sorunudur. Ancak kadınlar toplumsal baskılar nedeniyle Smear testlerini ve rutin kontrollerini bile yaptırmaktan kaçınıyor. Semptom vermeyen bu hastalık, sessizce ilerleyerek geri dönülemez evrelere ulaşıyor. Bu tabulaşmayı yıkmak ve kadın doğum muayenelerini normalize etmek zorundayız."
İzmir’de ’Ramazan Şenliği ve Büyük Aile İftarı’
07 Mart 2026 Cumartesi - 20:21 İzmir’de ’Ramazan Şenliği ve Büyük Aile İftarı’ Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) İzmir İl Temsilciliği tarafından düzenlenen ’Ramazan Şenliği ve Büyük Aile İftarı’ programında yüzlerce vatandaş bir araya geldi. Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen etkinlikte Kur’an-ı Kerim tilaveti ve duaların ardından çeşitli sosyal aktiviteler yapıldı. TÜGVA İzmir Temsilciliği tarafından organize edilen programda çocuk oyunları, geleneksel gölge oyunları, söyleşi ve tiyatro gösterileri gibi etkinlikler yer aldı. Katılımcılar, hazırlanan şenlik alanında eski Ramazan kültürünü yansıtan ikramlarla vakit geçirdi. Program kapsamında kurulan sofralarda yaklaşık 5 bin kişi birlikte iftar yaptı. Vali Elban’dan teşekkür İzmir Valisi Süleyman Elban, bugün iftarlarını şehrin en güzide mekanlarından Cumhuriyet Meydanı’nda TÜGVA İl Temsilciliği organizesinde gençlerle, çocuklarla ve ailelerle beraber paylaşacaklarını, burada gençlerin ve çocukların eğlenecekleri değişik etkinliklerin olduğu bir alanın da düzenlendiğini, çocukların hakikaten çok eğlendiğini, onlar için Hacivat Karagöz gibi eski Ramazanları hatırlatan sürprizlerin, şerbetlerin ve farklı etkinliklerin hazırlandığını, bunun haricinde vakfın yürüttüğü bir kısım kurslar ve programlar da bulunduğunu belirterek, TÜGVA İl Başkanı ve yönetimine, soframızı şenlendiren tüm vatandaşlara, gençlere ve yavrularımıza çok teşekkür ediyorum dedi. İftar sofrasında 5 bin kişi buluştu TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, çok anlamlı bir etkinlik için Cumhuriyet Meydanı’nda olduklarını, burada inanılmaz bir atmosferin bulunduğunu, İzmir’in güzel insanıyla bir araya geleceklerini, yaklaşık 5 bin kişiyle iftar sofrasına ve gönül sofrasına oturacaklarını, aynı zamanda Ramazan’ın şenliğini çocuklarla ve gençlerle sonuna kadar yaşayıp hissedeceklerini ifade etti. Bilal Saygılı’dan destek mesajı AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı, TÜGVA yaparsa en iyisini yapar dediğini, vakıftan razı olduğunu ve Allah’ın da razı olmasını dilediğini belirtti. Kültür ve sanat faaliyetleri sürüyor TÜGVA İzmir İl Temsilcisi Yiğit Aslanata, İzmir’in bugün ahenginin tam olarak değişmiş durumda olduğunu, bununla da aynı zamanda gurur duyduklarını, TÜGVA olarak kültürden sanata, sanattan spora kadar gençliğe ve gençlerin ailelerine hizmet etmeye devam ettiklerini söyledi.