Yerel Haberler
İzmir
Alsancak Fitness Festivali’nde sporseverleri sağanak yağış durduramadı 23 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:33:02 İzmir’de her yaştan sporseverin katılımıyla Kültürpark’ta düzenlenen Alsancak Fitness Festivali, aniden bastıran sağanak yağışa rağmen büyük bir ilgiyle devam etti. Spor ve sağlıklı yaşama teşvik amacıyla organize edilen festival, katılımcılara hareketli anlar yaşattı. Sabah saatlerinde güneşli bir havada başlayan etkinlikler, 14.30 ile 15.30 sıralarında yerini sağanak yağışa bıraktı. Hava muhalefetine rağmen alanı terk etmeyen İzmirliler, spor yapmaya ve kurulan stantlardaki yarışmalara katılmayı sürdürdü. Festival komitesi ise yağmura aldırış etmeyen sporseverlere teşekkür etti. Söyleşi ve spor bir araya geldi Festivalin ikinci günü, Dr. Deniz Aytekin’in egzersizin sağlıklı yaşamdaki önemini anlattığı söyleşi ile başladı. Söyleşinin ardından Dance With Ayaz grubu sahne alarak katılımcılara müzik eşliğinde dans ve spor yapma imkanı sundu. Gün içerisinde ayrıca Can Yeşilpınar sosyal medya çağında spor ve beslenme gerçekleri üzerine bir konuşma yaparken, sporseverler müzik eşliğinde düzenlenen spinning etkinliğiyle ter döktü. Festival yarın da sürecek İzmir Valiliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi, spor federasyonları ve çeşitli markaların destek verdiği Alsancak Fitness Festivali, yarın da çeşitli etkinliklere sahne olacak. Diyetisyen Safiye Taş ve antrenör Uğur Bulut’un söyleşileriyle devam edecek olan programda, gün boyu müzik dinletileri ile eğlenceli aktiviteler yer alacak.
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:14 Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin soruşturmada 5 şüpheli tutuklandı İzmir’in Narlıdere ilçesinde 2018 yılında Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık’ın ölü bulunmasına ilişkin yeniden açılan soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen 23 şüpheliden 5’i tutuklandı. Türk Silahlı Kuvvetlerinde önemli kademelerde görev alan Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık (26), 13 Mayıs 2018 günü gece saatlerinde doğa yürüyüşü yapmak için evinden ayrıldı. Sabah saatlerinde evinin 600 metre ilerisindeki şantiye istinat duvarının dibinde cansız bedeni bulunan gencin ölümü, o dönem kayıtlara yüksekten düşme olarak geçti. İzmir Cumhuriyet Başsavcısı başkanlığında oluşturulan 4 kişilik özel soruşturma ekibi, Narlıdere ilçesi Bulut Orman Evleri inşaatı bölgesinde Dorukhan Büyükışık’ın cansız bedeninin bulunması olayını yeniden incelemeye aldı. Kasten öldürme, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme ve yalan tanıklık suçları kapsamında derinleştirilen soruşturma sonucunda, Adalet Bakanı Akın Gürlek 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini duyurdu. İzmir merkezli 9 ilde 21 Mayıs günü eş zamanlı operasyon yapıldı. İzmir İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü (TEM) ekiplerinin düzenlediği operasyonlarda, aralarında dönemin ilçe emniyet müdürü, komiser ve polis memurlarının da bulunduğu toplam 23 şüpheli yakalandı. Yapılan aramalarda zanlılara ait dijital materyallere el konuldu. Yurt dışında olduğu belirlenen 3 şüpheli hakkında ise işlem başlatıldı. 5 tutuklama Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 23 şüpheliden 5’i çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 18 şüphelinin tutuklanma talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildiği öğrenildi.
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:58 Geleneksel el sanatları kağıt iplik ve makrome ile geleceğe taşınıyor İzmirli kadın girişimci Hülya Biçer, unutulmaya yüz tutan geleneksel el sanatlarını kağıt iplik ve makrome teknikleriyle harmanlayarak modern tasarımlar üretiyor. Geleneksel zanaatları yenilikçi dokunuşlarla birleştiren kadınlar, evlerindeki çalışma alanlarını ve kurdukları atölyeleri birer üretim merkezine çevirerek kendilerine yeni iş alanları oluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda el becerilerini üretime dönüştüren Hülya Biçer, kağıt iplik ve makrome sanatını kullanarak çeşitli tasarımlar yapıyor. Kültürel mirasın korunmasına katkı sağlayan Biçer, geri dönüştürülebilir ve doğal malzemelerden plaj çantası, şapka, abiye portföy, ev dekorasyon ürünleri ile duvar süsleri, hamak ve saksılık gibi ürünler ortaya çıkarıyor. Yoğun el emeği gerektiren ve geleneksel motiflerin kullanıldığı bu tasarımlar, dijital imkanlar değerlendirilerek geniş kitlelere ulaştırılıyor. Doğal ve sürdürülebilir üretim Seri üretimin aksine tığ, şiş veya el işçiliğiyle hazırlanan tasarımlara yöneldiğini belirten Hülya Biçer, "Her bir ürün, tek ve benzersiz olma özelliği taşıyor" dedi. Kağıt iplik ve pamuklu makrome iplerini kullanarak el sanatlarını yaşatan kadınlar, bu üretim modeliyle yerel kalkınmaya ve kendi ekonomik bağımsızlıklarına da önemli ölçüde katkı sağlıyor.
İzmir’de iş adamının kamyonetinde ölü bulmasıyla ilgili sanıklar hakim karşısında
13 Mayıs 2025 Salı - 18:59 İzmir’de iş adamının kamyonetinde ölü bulmasıyla ilgili sanıklar hakim karşısında İzmir’de 49 yaşındaki Mehmet Akgül’ün kamyonetinde ölü bulunmasıyla ilgili eşi, yasak ilişki yaşadığı sevgilisi ve tetikçi olduğu iddia edilen kişi hakim karşısına çıkartıldı. Olay, 10 Nisan 2024’te, Bayraklı ilçesi Postacılar Mahallesi’nde meydana geldi. Ramazan Bayramı’nın ilk günü, saat 07.00 sıralarında ayakkabı toptancılığı ve inşaat işiyle uğraşan Mehmet Akgül (49), kamyonetinin direksiyonu başında kanlar içinde hareketsiz bulundu. Aracın sol camının kırık olduğu ve başından tabancayla vurulduğu anlaşılan evli, 1 çocuk babası Akgül, ambulansla kaldırıldığı özel hastanede kurtarılamadı. 4’ü kız 10 kardeş olan Akgül’ün, kardeşlerinin 33 yıldır İngiltere’de çalıştığı, gelirlerini Türkiye’ye kendisine gönderdiği belirtildi. Mehmet Akgül’ün birikimlerle Türkiye’de ayakkabı üretim ve inşaat işiyle uğraştığı, iddiaya göre aldatıldığını öğrenince olaydan 20 gün önce boşanacağını eşine ilettiği öğrenildi. Tetikçinin 500 bin TL istediği öne sürüldü Başlatılan soruşturma kapsamında polis, Mehmet Akgül’ün dükkanı ve evinin bulunduğu sokakta öldürüldüğünü belirledi. Bölgedeki 30’dan fazla güvenlik kamerasının onlarca saatlik görüntülerini izleyen ekipler, Akgül’ün kamyonetle saat 05.00 sıralarında mahalleye girdiği belirlendi. Mehmet Akgül’ün mahalleye giriş ve olay yerinde bulunduğu saatler arasındaki görüntülerden, mahalleye giren otomobildeki İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde işçi olarak çalışan Rojhat Kızılban (36) ve Gültekin Uslu (46) üzerinde yoğunlaştırıldı ve 2 şüpheli gözaltına alındı. Çelişkili tavırlar sergileyen eşi Anıl Akgül (44) de gözaltına alındı. Kızılban ve Uslu, poliste suçlamaları kabul etmezken; Anıl Akgül cinayeti itiraf etti. Akgül, ifadesinde, Mehmet Akgül’ün kendisiyle ilgilenmediğini, Rojhat Kızılban ile bu süreçte gönül ilişkisinin başladığını, cinayeti Kızılban’ın 500 bin TL karşılığında tetikçi olarak tuttuğu Gültekin Uslu’ya işlettiğini de söyledi. Uslu’ya anlaşılan paranın ödenmediği öğrenildi. Polisteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından mahkemeye sevk edilen Rojhat Kızılban ve Gültekin Uslu tutuklandı, Anıl Akgül ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Savcılığın yeni değerlendirmeleri sonucu Akgül, bir sonraki gün tekrar gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen Anıl Akgül de tutuklandı. İddianame hazırlandı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı ve iddianame hazırlandı. Alınan ifadeler ve toplanan deliller ışığında Anıl Akgül hakkında ’Eşe karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Gültekin Uslu ve Rojhat Kızılban hakkında ise ’Kasten öldürme’ suçundan ayrı ayrı müebbet hapis ile ’Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma’ suçundan ise 3’er yıla kadar hapis talep edildi. Sanıklar hakim karşısına çıktı İzmir 4 Ağır Ceza Mahkemesinde bugün sanıklar hakim karşısına çıktı. Tutuklu sanıkların dışında taraf avukatları ile öldürülen Mehmet Akgül’ün ağabeyi Hasan Akgül ile kardeşi Hüseyin Akgül de duruşmada yer aldı. Duruşma, mahkeme başkanının iddianameyi sanıklara okumasıyla başladı. İlk olarak tutuklu sanıklardan Anıl Akgül’e söz verildi. Anıl Akgül, "Eşim maddi ve manevi olarak yalnız bırakıyordu. Geçim sıkıntısı yaşıyordum. 2020 yılından beri eşimle ayrı yaşıyorduk. 2022 yılından beri Rojhat Kızılban ile sevgiliydim. Eşimin bu şekilde ölmesini asla istemiyordum. Oğlum babasız ve annesiz kaldı. Boşanmayı ben istiyordum ancak eşim istemiyordu" ifadelerini kullandı. ’Bu gece de Mehmet’i takipteyiz’ Mahkeme başkanının, "Kim öldürdü" sorusuna karşılık Anıl Akgül, "Bu sorunun muhatabı ben değilim, ben öldürmedim. Rojhat ile Gültekin arasında ne konuşuldu bilmiyorum, plan yapıp yapmadıklarını da bilmiyorum. Rojhat ile eşimin öldürülmesinden sonra konuşmadım. Olaydan birkaç ay önce bize, ’size eziyet eden bu adamı öldüreceğim’ sözü aklıma geldi. Ondan dolayı konuşmadım" diye konuştu. Mahkeme başkanının, "cinayetten hemen sonra sanık Rojhat ile iletişimi neden kestin? Ayrıca Savcılıkta, Rojhat’ın sana söylediğini ifade ettiğini ’Maktulün sana eziyet ettiğini gerekçesiyle Rojhat’ın onu öldüreceği veya öldürteceği’ yönündeki ifadene rağmen neden olayın ilk anında karakolda bunu söylemedin ayrıca sana Rojhat’ın ’Bu gece de Mehmet’i takipteyiz’ yönünde beyanın var. Neden maktul takip ediliyordu" yönündeki sorulara, sanık Anıl Akgül, sessiz kalıp yanıt vermedi. Yine mahkeme başkanı, ifadenizde Rojhat’ın eşinizin mal varlığından haberi olduğunu söylemişsiniz. Neden bunu konuşuyordunuz yönündeki soruya, Anıl Akgül, "Eşimin mal varlığının tam olarak ne olduğunu biliyorum" sözlerini kaydetti. Ardından söz verilen Gültekin Uslu, sanık Anıl ile 2 yıl önce Kemalpaşa’da, Rojhat’ın çiftliğinde tanıştıkları söyledi. Anıl’ın kendini, Rojhat’ın sevgilisi olarak tanıdığını kaydetti. Uslu, " Anıl, maktul Mehmet’in eşi olduğunu söylememişti. Anıl, Mehmet Akgül’ün sattığı malları hesabına alarak hırsızlık yaptıklarını söyledi. Anıl, Mehmet’in eşi olduğunu hiç söylemedi. Mehmet ile eğlence mekanlarında bazen karşılaşırdık. Selamlaşırdık. Ama yakınlığım yoktur. Cinayetin işlendiği gün olay yerine Rojhat ile gittik. O arabada kaldı, ben dolaştım. Mehmet arabada uyuyordu. Penceresini tıklattım. Konuşmak istediği mi söyledi. ’Sen kimsin’ diye yanıt verdi. Küfretti. Olay yerinden ayrıldım. Cinayeti ben işlemedim" diye söyledi. Mahkeme başkanı, Uslu’ya, daha önce sanığı tanıdığını söyledin ardından ’sen kimsin’ diyerek seni tanımadığı söylüyorsun. Neden bu çelişki’ dedi. Ayrıca mahkeme başkanı, emniyetteki ifadende Mehmet’in bulunduğu aracın camına elindeki tabancayla şaka amaçlı tıklattığını söylemişsin ancak şimdiki ifadende bundan hiç bahsetmedin’ dedi. Bunun üzerine sanık Uslu, "Böyle bir şey yaşanmadı" cevabını verdi. "Anıl’ın evli olduğunu bilmiyordum" Son sanık Rojhat Kızılban ise, "Anıl’ın evli olduğunu bilmiyordum hiç aramızda böyle bir konu geçmedi eşinin mal varlığından da haberim yoktu" dedi. Mahkeme başkanı, sanık Anıl Akgül’ün, "Mehmet’i takip ettikleri yönünde kendisinin söylemi olduğunu yine ’sana eziyet edeni öldüreceğim ve öldürteceğim gibi cümleler kurduğunu buna ne diyeceğini" sorması üzerine sanık Rojhat Kızılban, "Hayır ne takip ettim ne de ettirdim. Ayrıca öldüreceğimi de öldürteceğimi de söylemedim" dedi. Yine mahkeme başkanı, otomobilini 500 bin liraya satıp tetikçi olarak Gültekin’e vereceği yönünde bir şey söyleyip söylemediğini sorması üzerine sanık Rojhat Kızılban, "Hayır böyle bir şey söylemedim" diye ekledi. Ardından diğer tanıklar da dinlendi. Tanıklardan öldürülen Mehmet Akgül ile sanık Anıl Akgül’ün oğlu U.A. (17), "Annem, Rojhat ile ilişkisi vardı. Babam ölümünden 20 gün önce annem boşanmak istediğini söyledi. Sürekli de talep ediyordu" dedi. Mahkeme başkanı, "Bu durumu babana söyledin mi" dedi. U.Ü. "Hayır" deyince nedenini sordu ve yanıt veremedi. Savcı, sanıkların tutukluluğunun devamını istedi. Mahkeme başkanı, yeni tanıkların dinlenmesi, sanıkların HTS kayıtlarının istenmesi ve tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
İzmir’de 2 bin 987 taksiden bağımlılıkla mücadeleye destek
13 Mayıs 2025 Salı - 16:08 İzmir’de 2 bin 987 taksiden bağımlılıkla mücadeleye destek İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası ile Yeşilay Danışmanlık Merkezleri (YEDAM), bağımlılıkla mücadelede toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla bir iş birliğine imza attı. Proje kapsamında İzmir genelinde faaliyet gösteren 2 bin 987 ticari taksiye, üzerinde "Bağımlılıklardan kurtulmak için 115’i arayın" yazılı bilgilendirici etiketler yerleştirildi. Uygulamayla birlikte, her gün binlerce kişiyi taşıyan taksiler sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda birer farkındalık noktası haline geldi. Şoför esnafının gönüllü desteğiyle hayata geçirilen bu girişim; bağımlılıklarla mücadelede toplumun her kesiminin sorumluluk alabileceğini ortaya koydu. Proje kapsamında sahada aktif rol üstlenen Sosyal Hizmet Uzmanı Mina Akça, "Taksiler gün boyu toplumla birebir temas halinde olan alanlar. Bu nedenle onlara yerleştirdiğimiz bir bilgilendirme etiketi, belki de bir kişiye ulaşacak en doğru ilk adım olabilir. Biz sadece bir numara vermiyoruz; destek, umut ve çözümün mümkün olduğunu hatırlatıyoruz" dedi. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan ise projeye dair şu açıklamada bulundu: "Toplum sağlığı sadece sağlıkçıların değil, hepimizin ortak meselesidir. Bu şehirde her gün yüz binlerce yolcuyla temas eden taksi esnafımızla birlikte böyle bir projeye destek vermekten gurur duyuyoruz. Her taksi, artık aynı zamanda bir yaşam mesajı taşıyor."
Aliağalı yüzücüler Rize’den 16 madalya ile döndü
13 Mayıs 2025 Salı - 15:33 Aliağalı yüzücüler Rize’den 16 madalya ile döndü Spor altyapısına verdiği desteklerin meyvesini toplayan Aliağa Belediyesi, her branşta olduğu gibi yüzmede de adından sıkça söz ettiriyor. Aliağa Belediyesi AGM Spor Kulübü sporcusu 16 yüzücü, Rize’de düzenlenen yarışlarda 16 madalya kazandı. Katıldıkları müsabakalarda önemli başarılara imza atan Aliağa Belediyesi AGM Spor Kulübü, Türkiye Yüzme Federasyonu’nun 8-11 Mayıs tarihlerinde Rize’de düzenlediği, 10-12 Yaş UGP 1. Etap yarışlarına 16 yüzücüsüyle katıldı. Türkiye’nin farklı şehirlerinden sporcuların katıldığı yüzme müsabakalarından Aliağalı 16 yüzücü de madalya ile dönerken 11 yüzücü 18-20 Temmuz’da İzmir’de yapılacak olan 10-12 Yaş 2. Etap müsabakalarına katılmaya hak kazandı. 2015 doğumlular arasında yarışan Alperen Öztürk, katıldığı bütün müsabakalarda SEM barajı alarak Aliağa adına bir ilki gerçekleştirdi. Eymen Beker, Derin Akalın, Hira Dağlı 2. Etap müsabakalarına katılmaya hak kazandı. Zeynep Yaşar ve Rüzgar Batın Sezgi ise 1. Etap müsabakalarını başarıyla tamamladı. 2014 doğumlular arasında Haktan Beker, Ali Özdemir, Burak Aksoy ve Ela Akman 2. Etap müsabakalarına katılmaya hak kazandı. Asya Kınalı ve Yaman Türközü 1. Etap müsabakalarını başarıyla tamamladı. 2013 doğumlular arasında yarışan Ahmet Melih Binali, Cafer Taha Berber ve Hasan Uyanık 2. Etap müsabakalarına katılmaya hak kazanırken Elif Erbil ise 1. Etap müsabakalarını başarıyla tamamladı.
Ölüme sebep olan kumpirciye istenen ceza belli oldu
13 Mayıs 2025 Salı - 15:28 Ölüme sebep olan kumpirciye istenen ceza belli oldu İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, yediği kumpirdeki salmonella bakterisi nedeniyle hayatını kaybeden Servet Polat’ın ölümüne ilişkin iş yeri sahibi N.D.’ye taksirle ölüme neden olma ve bozulmuş gıda ticareti suçlarından toplam 20 yıl hapis cezası talep etti. Olay, 28 Aralık günü Buca ilçesi Forbes Caddesi’nde bulunan bir kumpircide meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, işletmeden kumpir yedikten sonra fenalaşan Bahar Zeyrek, annesi Servet Polat ve 11 yaşındaki oğlu Gökhan Zeyrek, aynı gün kusma ve ishal şikayetiyle gittikleri Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki tedavilerinin ardından evlerine döndü. Olaydan 2 gün sonra anne Servet Polat evin tuvaletinde ölü bulundu. Aile bunun üzerine işletmeden şikayetçi oldu. Olayla ilgili soruşturma kapsamında iş yeri sahibi N.D., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemece, taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan tutuklandı. Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu’nun raporunda Servet Polat’ın iç organlarında makroskopik ve histopatolojik tetkikler ile ölümün meydana geliş şekli birlikte değerlendirildiğinde ölümün gıda zehirlenmesi sonucu meydana gelmiş olduğu belirlendi. Tarım ve Orman Bakanlığı İzmir Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü’nün muayene ve analiz raporunda ise alınan kumpir numunesinde ürününde Salmonella bakterisi bulunduğu tespit edildi. Çalışmalar sonucunda; işyerinde satışa sunduğu kumpirin "Salmonella" bakterisi taşıdığı ve bu nedenle insan sağlığı için tehlike oluşturduğu dikkate alınarak şüpheli N.D hakkında, Servet Polat’ın ölümüne ve diğer müştekilerin zehirlenmesine sebebiyet verdiği iddiasıyla "Taksirle ölüme neden olma" suçu nedeniyle 15 yıla kadar ve "Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti" suçundan 5 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talebiyle İzmir Ağır Ceza Mahkemesi’nde Kamu davası açıldı.
Medical Point’te bel fıtığına kapalı yöntemle başarılı müdahale
13 Mayıs 2025 Salı - 10:50 Medical Point’te bel fıtığına kapalı yöntemle başarılı müdahale İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Gökhan Gürkan, uzun süredir bel fıtığı nedeniyle ağrı ve yürüme güçlüğü yaşayan kamu çalışanı Ömer Gürbüz’ü tam kapalı, endoskopik yöntemle başarıyla ameliyat etti. 35 yaşındaki Ömer Gürbüz, yaklaşık 7-8 yıldır bel fıtığı şikayetleri yaşadığını, son bir yıldır ise bu durumun hayat kalitesini ciddi şekilde etkilediğini belirtti. Kalçasından ayak tabanına kadar yayılan ağrılar nedeniyle yürümekte zorlandığını ifade eden Gürbüz, "Yaklaşık 25-30 adım attıktan sonra sendeliyordum, oturmak zorunda kalıyordum. Son bir yılda sol ayağıma tam basamıyordum, hep bir uyuşma ve ağrı vardı" dedi. Geçmişte fizik tedavi, egzersiz, radyo frekans ve ozon gibi çeşitli yöntemleri deneyen Gürbüz, bu süreçte ağrılarından kurtulamayınca bir yıl önce tanıştığı Doç. Dr. Gökhan Gürkan’a yeniden başvurdu. Yapılan tetkikler sonucunda belinde ciddi bir fıtık tespit edildi ve ameliyat önerildi. Doç. Dr. Gürkan, hastanın durumu hakkında şu açıklamada bulundu: "Ömer Bey bize sol bacağında ağrı şikayetiyle başvurdu. Daha önce bel fıtığı olduğu biliniyordu ama ağrılarının sporla, egzersizle geçeceğini düşünmüştü. Ancak şikayetleri artınca tekrar değerlendirdik ve MR’ında büyük bir fıtık tespit ettik. Daha önce çeşitli tedaviler denemiş ama fayda görmemiş. Sol ayağının üzerine basamama, ayakta güçsüzlük ve uyuşma şikayetleri de gelişince kendisine ameliyat önerdik. Bu ameliyatı kapalı, endoskopik yöntemle gerçekleştirebileceğimizi belirttik. Bu yöntemin en büyük avantajı küçük bir kesiyle yapılması, vücut dokularına zarar vermemesi ve hastanın kısa sürede ayağa kalkabilmesi. Ömer Bey ameliyattan sadece iki saat sonra yürüyebildi." Ameliyatın ardından yaşadığı değişimi anlatan Ömer Gürbüz ise duygularını şu sözlerle ifade etti: "Yaklaşık 10-12 saat oldu ameliyat olalı. Şu an kendimi yeni doğmuş gibi hissediyorum. Sol ayağımı çok iyi basabiliyorum artık. Bir yıl boyunca hep ağrıyla yaşadım, şimdi rahatlıkla yürüyebiliyorum. Sanki sol ayağım yeniden eklenmiş gibi. Şükürler olsun, artık o rahatsız eden ağrı hissi yok." Doç. Dr. Gökhan Gürkan, bel ve bacak ağrısı, uyuşma, yürüme güçlüğü gibi şikayetleri olan hastaların mutlaka bir beyin ve sinir cerrahına danışması gerektiğini belirterek, "Bu ameliyat uzman hekimler ve uygun merkezlerde uygulanmalıdır. Gecikmeden doğru tedaviye ulaşmak, hastanın yaşam kalitesini hızla artırır. Kapalı yöntemle bel fıtıkları artık çok daha konforlu bir şekilde tedavi edilebiliyor" dedi.
Ege Üniversitesinin 70. yılı sanatla taçlanıyor
13 Mayıs 2025 Salı - 10:50 Ege Üniversitesinin 70. yılı sanatla taçlanıyor Ege Üniversitesinin (EÜ) 70’inci yılına özel etkinlikler hız kesmeden devam ediyor. "70. Yıl Uluslararası Ege Üniversitesi Koleksiyon" başlıklı karma serginin açılışı; EÜ Atatürk Kültür Merkezinde sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Küratörlüğünü EÜ Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Dizar Ercivan Zencirci’nin yaptığı "70. Yıl Uluslararası Ege Üniversitesi Koleksiyon" başlıklı karma serginin açılışı; EÜ Atatürk Kültür Merkezinde sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Sergi açılışına Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, üniversite üst yönetimi, senato üyeleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Açılış konuşmasında Ege Üniversitesinin 70’inci yılının önemine dair konuşan Prof. Dr. Necdet Budak, "Üniversitemizin 70’inci yılında tam akredite, öğrenci odaklı sağlık temalı bir araştırma üniversitesi olmaktan gurur duyuyoruz. Türkiye’de uluslararası üniversite normlarına göre bilimde, eğitim öğretimde kurumsal idari işleyişte tam akredite olan, kalitesi tescillenmiş, ilk tam akredite devlet üniversitesiyiz. Öğrenci odaklılıkta Türkiye birincisiyiz, Türkiye’nin en huzurlu üniversitesiyiz. Üniversitelerin bu bilim çağında sadece eğitim, öğretim, araştırma değil; kültür sanat ve sportif faaliyetlerde de etkin olması önemli. Üniversitelere ve gençlere bu anlamda çok iş düşüyor. Bugün de bu anlamlı sergi açılışını beraber yapacağız, tüm vatandaşlarımızın gezmesine, görmesine, değerlendirmesine sunacağız. Burada olmak, sergiyi sizlerle birlikte açmak benim için mutluluk verici bir durum" diye konuştu. "49 sanatçıdan 58 eser" Sergi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Necdet Budak, "Bugün yalnızca bir sergi açılışı değil aynı zamanda üniversitemizin kültürel hafızasına ve sanatla kurduğu derin ilişkiye tanıklık etmek için bir araya geldik. Küratörlüğünü hocamız Doç. Dr. Dizar Ercivan Zencirci’nin üstlendiği sergi bu yüzden oldukça önemli. Dört bir yandan gelen 49 sanatçımızın 58 eseriyle katkı sunduğu bu özel koleksiyonda resimden seramiğe, özgün baskı resimden heykele uzanan bir sanat çeşitliliğini birlikte deneyimliyoruz. Her bir eser üniversitemizin köklü geçmişine duyulan saygının, bugünkü üretkenliğin ve geleceğe dair umutların sanatın evrensel diliyle ifadesi şeklinde değerlendiriyoruz. Bu bakımdan sanata büyük önem veriyoruz. Sergimizde görev alan sanatçılara ve akademik ve idari personelimize emekleri için teşekkür ediyorum. Serginin güzel İzmir’imiz için hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Rektör Prof. Dr. Budak’ın konuşmasının ardından gerçekleşen kurdele kesimi sonrasında sergi, sanatseverlerin beğenisine sunuldu.