Yerel Haberler
İzmir
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:33 Alsancak Fitness Festivali’nde sporseverleri sağanak yağış durduramadı İzmir’de her yaştan sporseverin katılımıyla Kültürpark’ta düzenlenen Alsancak Fitness Festivali, aniden bastıran sağanak yağışa rağmen büyük bir ilgiyle devam etti. Spor ve sağlıklı yaşama teşvik amacıyla organize edilen festival, katılımcılara hareketli anlar yaşattı. Sabah saatlerinde güneşli bir havada başlayan etkinlikler, 14.30 ile 15.30 sıralarında yerini sağanak yağışa bıraktı. Hava muhalefetine rağmen alanı terk etmeyen İzmirliler, spor yapmaya ve kurulan stantlardaki yarışmalara katılmayı sürdürdü. Festival komitesi ise yağmura aldırış etmeyen sporseverlere teşekkür etti. Söyleşi ve spor bir araya geldi Festivalin ikinci günü, Dr. Deniz Aytekin’in egzersizin sağlıklı yaşamdaki önemini anlattığı söyleşi ile başladı. Söyleşinin ardından Dance With Ayaz grubu sahne alarak katılımcılara müzik eşliğinde dans ve spor yapma imkanı sundu. Gün içerisinde ayrıca Can Yeşilpınar sosyal medya çağında spor ve beslenme gerçekleri üzerine bir konuşma yaparken, sporseverler müzik eşliğinde düzenlenen spinning etkinliğiyle ter döktü. Festival yarın da sürecek İzmir Valiliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi, spor federasyonları ve çeşitli markaların destek verdiği Alsancak Fitness Festivali, yarın da çeşitli etkinliklere sahne olacak. Diyetisyen Safiye Taş ve antrenör Uğur Bulut’un söyleşileriyle devam edecek olan programda, gün boyu müzik dinletileri ile eğlenceli aktiviteler yer alacak.
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:14 Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin soruşturmada 5 şüpheli tutuklandı İzmir’in Narlıdere ilçesinde 2018 yılında Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık’ın ölü bulunmasına ilişkin yeniden açılan soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen 23 şüpheliden 5’i tutuklandı. Türk Silahlı Kuvvetlerinde önemli kademelerde görev alan Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık (26), 13 Mayıs 2018 günü gece saatlerinde doğa yürüyüşü yapmak için evinden ayrıldı. Sabah saatlerinde evinin 600 metre ilerisindeki şantiye istinat duvarının dibinde cansız bedeni bulunan gencin ölümü, o dönem kayıtlara yüksekten düşme olarak geçti. İzmir Cumhuriyet Başsavcısı başkanlığında oluşturulan 4 kişilik özel soruşturma ekibi, Narlıdere ilçesi Bulut Orman Evleri inşaatı bölgesinde Dorukhan Büyükışık’ın cansız bedeninin bulunması olayını yeniden incelemeye aldı. Kasten öldürme, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme ve yalan tanıklık suçları kapsamında derinleştirilen soruşturma sonucunda, Adalet Bakanı Akın Gürlek 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini duyurdu. İzmir merkezli 9 ilde 21 Mayıs günü eş zamanlı operasyon yapıldı. İzmir İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü (TEM) ekiplerinin düzenlediği operasyonlarda, aralarında dönemin ilçe emniyet müdürü, komiser ve polis memurlarının da bulunduğu toplam 23 şüpheli yakalandı. Yapılan aramalarda zanlılara ait dijital materyallere el konuldu. Yurt dışında olduğu belirlenen 3 şüpheli hakkında ise işlem başlatıldı. 5 tutuklama Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 23 şüpheliden 5’i çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 18 şüphelinin tutuklanma talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildiği öğrenildi.
Ege Üniversitesinin 70. yılı sanatla taçlanıyor
13 Mayıs 2025 Salı - 10:50 Ege Üniversitesinin 70. yılı sanatla taçlanıyor Ege Üniversitesinin (EÜ) 70’inci yılına özel etkinlikler hız kesmeden devam ediyor. "70. Yıl Uluslararası Ege Üniversitesi Koleksiyon" başlıklı karma serginin açılışı; EÜ Atatürk Kültür Merkezinde sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Küratörlüğünü EÜ Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Dizar Ercivan Zencirci’nin yaptığı "70. Yıl Uluslararası Ege Üniversitesi Koleksiyon" başlıklı karma serginin açılışı; EÜ Atatürk Kültür Merkezinde sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Sergi açılışına Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, üniversite üst yönetimi, senato üyeleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Açılış konuşmasında Ege Üniversitesinin 70’inci yılının önemine dair konuşan Prof. Dr. Necdet Budak, "Üniversitemizin 70’inci yılında tam akredite, öğrenci odaklı sağlık temalı bir araştırma üniversitesi olmaktan gurur duyuyoruz. Türkiye’de uluslararası üniversite normlarına göre bilimde, eğitim öğretimde kurumsal idari işleyişte tam akredite olan, kalitesi tescillenmiş, ilk tam akredite devlet üniversitesiyiz. Öğrenci odaklılıkta Türkiye birincisiyiz, Türkiye’nin en huzurlu üniversitesiyiz. Üniversitelerin bu bilim çağında sadece eğitim, öğretim, araştırma değil; kültür sanat ve sportif faaliyetlerde de etkin olması önemli. Üniversitelere ve gençlere bu anlamda çok iş düşüyor. Bugün de bu anlamlı sergi açılışını beraber yapacağız, tüm vatandaşlarımızın gezmesine, görmesine, değerlendirmesine sunacağız. Burada olmak, sergiyi sizlerle birlikte açmak benim için mutluluk verici bir durum" diye konuştu. "49 sanatçıdan 58 eser" Sergi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Necdet Budak, "Bugün yalnızca bir sergi açılışı değil aynı zamanda üniversitemizin kültürel hafızasına ve sanatla kurduğu derin ilişkiye tanıklık etmek için bir araya geldik. Küratörlüğünü hocamız Doç. Dr. Dizar Ercivan Zencirci’nin üstlendiği sergi bu yüzden oldukça önemli. Dört bir yandan gelen 49 sanatçımızın 58 eseriyle katkı sunduğu bu özel koleksiyonda resimden seramiğe, özgün baskı resimden heykele uzanan bir sanat çeşitliliğini birlikte deneyimliyoruz. Her bir eser üniversitemizin köklü geçmişine duyulan saygının, bugünkü üretkenliğin ve geleceğe dair umutların sanatın evrensel diliyle ifadesi şeklinde değerlendiriyoruz. Bu bakımdan sanata büyük önem veriyoruz. Sergimizde görev alan sanatçılara ve akademik ve idari personelimize emekleri için teşekkür ediyorum. Serginin güzel İzmir’imiz için hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Rektör Prof. Dr. Budak’ın konuşmasının ardından gerçekleşen kurdele kesimi sonrasında sergi, sanatseverlerin beğenisine sunuldu.
Birleşik Krallık ile yeni iş birliği fırsatları
13 Mayıs 2025 Salı - 09:47 Birleşik Krallık ile yeni iş birliği fırsatları İzmir’de Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) tarafından gerçekleşen etkinlikte, ’Birleşik Krallık İş ve Yatırım Fırsatları’ konuşuldu. Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), küresel yatırım trendlerini ve iş dünyasının uluslararası açılımlarını odağına alan etkinliklerine bir yenisini daha ekledi. 12 Mayıs 2025 Pazartesi günü EGİAD Dernek Merkezi’nde düzenlenen "Birleşik Krallık İş ve Yatırım Fırsatları" başlıklı seminer, Birleşik Krallık İş ve Ticaret Bakanlığı Türkiye yetkililerinin katılımıyla yoğun ilgi gördü. Seminerde, Birleşik Krallık’ın yatırım ortamı, Brexit sonrası ticaret dinamikleri ve Türk iş dünyası için sunduğu fırsatlar detaylı biçimde ele alındı. Özellikle finans, teknoloji ve temiz enerji gibi sektörlerdeki yatırım potansiyelinin altı çizildi. Seminerde, Birleşik Krallık İş ve Ticaret Bakanlığı Türkiye Dış Yatırımlar Direktörü Zeynep Öztekbaş, İzmir İngiltere Konsolosluğu Ticaret Müdürü Güliz Kıymaz ve Kıdemli Ticaret Danışmanı Nuh Ustün konuşmacı olarak yer aldı. "Uluslararasılaşma, stratejik bir zorunluluk haline geldi" Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Genel Sekreteri Dr. H.İ. Murat Çelik, konuşmasında küresel ticaretin sunduğu fırsatların önemine vurgu yaptı. Çelik, konuşmasında şunları kaydetti: "Uluslararasılaşmayı sadece bir büyüme aracı olarak değil, aynı zamanda şirketlerimizin uzun vadeli varlıklarını güvence altına alan stratejik bir adım olarak değerlendiriyoruz." Gelişen dijital dünyada şirketlerin yalnızca yerel pazarlara odaklanmasının yetersiz kaldığını vurgulayan Çelik, EGİAD üyelerinin küresel pazarlarda daha aktif ve rekabetçi olmalarını teşvik ettiklerini ifade ederek, "Birleşik Krallık: Girişimciler İçin Cazip Bir Ekosistem. Yüksek eğitimli iş gücü, inovasyon kültürü, sağlam hukuk sistemi ve iş yapma kolaylığı, Birleşik Krallık’ı girişimciler ve yatırımcılar için cazip bir destinasyon haline getiriyor" diye konuştu. Türkiye ile Birleşik Krallık arasında 2021 yılında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın ikili ticaret hacmini hızla artırdığına da dikkat çeken Çelik, bu anlaşmanın modernizasyon süreciyle birlikte hizmetler, dijital ticaret ve yatırımların da kapsama alınacağının altını çizdi. "Uluslararası açılımlara verilen önem" Uluslararasılaşma hedefinden vazgeçmemenin önemine değinen Çelik, bu konudaki kararlılıklarını şu şekilde ifade etti: "Geleceğe yatırım yapmak gerekiyor. Dünya değişiyor, fırsatlar değişiyor ve bu değişime hazır olanlar, geleceğin kazananları olacak." EGİAD üyelerinin küresel pazarlara açılımına destek olmak adına önümüzdeki dönemde de benzer etkinliklere ev sahipliği yapacaklarına dikkat çeken EGİAD Genel Sekreteri Dr. H.İ. Murat Çelik, Haziran’ın ikinci haftası VivaTech Paris’e bir ziyaret gerçekleştireceklerini de duyurarak, gelecek yıllarda da London Tech Week gibi uluslararası organizasyonlara katılımı hedeflediklerini vurguladı.
Büyüme hikayesini ‘fotoğrafla’ anlattı, ilk sergisini 20 yaşında açtı
13 Mayıs 2025 Salı - 09:44 Büyüme hikayesini ‘fotoğrafla’ anlattı, ilk sergisini 20 yaşında açtı İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) öğrencisi Efe Özçataloğlu, ilk fotoğraf sergisini 20 yaşında açtı. İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Görsel İletişim Tasarımı Bölümü öğrencisi Efe Özçataloğlu, yıllardır süregelen fotoğraf tutkusunu ‘almost 20’ adlı özel bir sergiyle taçlandırdı. İstanbul’da yaşayan sanatçıların portrelerinin yer aldığı 80 fotoğrafla kariyerinin ilk kişisel sergisini açan Özçataloğlu, sanatseverlerin beğenisini topladı. 15 yaşındayken ailesinin fotoğraf makinesi almasıyla başlayan fotoğrafçılık yolculuğunu sürekli geliştirerek profesyonel hayata taşıyan Özçataloğlu, "Bu sergi, 20’nci yaşımdaki özel büyüme hikayemin bir parçasıydı. Bu hikayemi, yeni başarılarla sürdürmeyi hedefliyorum" dedi. İEÜ Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü ikinci sınıf öğrencisi Efe Özçataloğlu (20), fotoğrafçılık alanında çalışmalarını sürdürerek yeni sergiler açmak istediğini belirtti. İstanbul’daki Bant Mag. Havuz’da, 11-27 Nisan tarihleri arasında gerçekleşen sergiden çok sayıda olumlu dönüş aldığını söyleyen Özçataloğlu, fotoğrafçılığı çok sevdiğini ve bu durumun üniversitedeki bölüm tercihinde de belirleyici olduğunu ifade etti. "Fotoğraf, beni içine çekti" Özçataloğlu, "Her şey 15 yaşındayken fotoğraf makinesi ile tanışmam ile başladı. Gelecekle ilgili tam olarak ne yapacağıma karar vermediğim, endişelerimin olduğu ve gelecek hayallerimle ilgili arayışta bulunduğum bir dönemdi. Fotoğraf çekmeyi çok sevdim. Bu alana duyduğum ilgi hızla artmaya başladı. Basit bir sevgi ve merak olarak başladı ama zaman ilerledikçe fotoğrafçılık beni içine aldı. Fotoğraf çekerken kendimi çok iyi ve tam olarak özgür hissediyordum. Fotoğraf için gerekli olan o kurguyu yapmak, bu sayede yeni insanlar tanımak ve farklı alanlara odaklanmak harikaydı. Bu duyguları hala güçlü şekilde hissediyorum" diye konuştu. "Doğru yerdeyim" Özçataloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Fotoğrafçılık, lise döneminden itibaren hayatımın merkezine girdi. Bu durum, üniversite tercihimi de etkiledi. Tasarım eğitimi almanın fotoğrafçılıkta beni daha ileri götüreceğini ve bu bölümü severek okuyacağımı düşünerek görsel iletişim tasarımı alanında eğitim almaya karar verdim. Bunun için de en uygun yerin İzmir Ekonomi Üniversitesi olacağını düşündüm. İyi ki de böyle yapmışım, doğru yerde olduğumu düşünüyorum. Şu anda profesyonel fotoğrafçılık yapıyor, çeşitli etkinliklerde yer alarak gelir de elde ediyorum. Fotoğraf; hayatı yaşamak, hayatın içinde olmak demek. Fotoğraf makinesini her elime aldığımda bunu net olarak hissediyorum. İstanbul’daki sergim için daha çok portre üzerinde çalıştım. Çeşitli alanlarda faaliyet gösteren sanatçılarla iletişime geçerek onları evlerinde ya da stüdyolarında çektim. Moda ve portreyi birleştiren bir sergi olduğunu söyleyebilirim. İlkler unutulmaz, ben de bu ilk sergimi unutmayacacağım. Bu sergi, 20’nci yaşımdaki özel büyüme hikayemin bir parçasıydı. Bu hikayemi, yeni başarılarla sürdürmeyi hedefliyorum."
Uluslararası ödüllü ‘Limandaki Aşk’ oyunu sergilendi
13 Mayıs 2025 Salı - 09:08 Uluslararası ödüllü ‘Limandaki Aşk’ oyunu sergilendi Sahne Tozu Tiyatrosu’nun 56 kişiyle sergilediği ve uluslararası en iyi prodüksiyon ödülüne sahip ‘Limandaki Aşk’ oyunu İzmirli seyirciden tam not aldı. Cumhuriyet dönemimden bu yana İzmir’de özel bir tiyatronun yaptığı en yüksek bütçeli oyun haline geldiğini söyleyen Yönetmen Çağlar İşgören, "2016 yılında dekorlarını yapmaya başladım. Önce demirlerini, sonra merdivenlerini, ardından gondolunu, perdelerini ve kostümlerini derken her yıl bir parçasını tamamladım. Sonunda ortaya devasa bir eser çıktı" dedi. Yazar Çağlar İşgören’in kaleminden çıkan "Limandaki Aşk", bir Türk yazar tarafından kaleme alınan ve İngiltere tarihini konu alan ilk tiyatro oyunu olma özelliğini taşıyor. Uluslararası alanda "En İyi Prodüksiyon Oyunu" ödülünü kazanan eser, Ortaçağ İngiltere’sine ışık tutarak güçlü anlatımı ve görsel zenginliğiyle dikkat çekiyor. Oyun, ana karakterler Gabriel ve Annie’nin sınıf farklılıklarına rağmen yaşadığı aşk hikâyesini konu alıyor ve izleyiciye tarihi bir atmosferde duygusal bir yolculuk sunuyor. Limandaki Aşk’ı yıllar önce yazamaya karar verdiği ve oyunun ilk isminin Soylular ve Köleler olduğunu belirten Yönetmen Çağlar İşgören, "Ancak ilk iki üç yıl içerisinde aslında yazamadığımı fark ettim. Sonra süreç yavaş yavaş gelişti. Bir süre beklemeye aldım. Müzikallerin Türkiye’de Broadway tarzında, görsel şölen ağırlıklı olması gerektiği fikri gönlümde yatan bir aslan gibi. O zaman dedim ki: "Bu hikâyeyi yazmak mesele değil, önce onun görsel yanlarını hayata geçirmem lazım. 2016 yılında dekorlarını yapmaya başladım. Önce demirlerini, sonra merdivenlerini, ardından gondolunu, perdelerini ve kostümlerini derken her yıl bir parçasını tamamladım. Sonunda ortaya devasa bir eser çıktı. Yaklaşık 14-15 yıllık bir birikim sonucu oluştu. Adı da bu süreçte "Soylular ve Köleler"den "Limandaki Aşk"a dönüştü" ifadelerini kullandı. İzmir’de en yüksek bütçeli oyun Tüm Türkiye’yi "Limandaki Aşk" ile tanışmaya davet eden İşgören sözlerini şu şekilde noktaladı: "Tam prömiyer yapacağımız sırada COVID salgını başladı. Yine de son provalara girmiştik. "Acaba yapabilir miyiz?" diye düşünürken, zannediyorum 2020’nin sonu ya da 2021’in başı gibi prömiyer yaptık. Sonrasında, Batı’yı müzikal anlamda kaleme alan ilk yazar ödülünü aldım. Ardından arkadaşlarımla birlikte uluslararası prodüksiyon ödülünü kazandık. Şu anda kadro, bazı zamanlar 50-55 kişiye düşse de, yaklaşık 70 kişiden oluşuyor. 82 kostüm kullanılıyor. Prodüksiyon maliyeti açısından bakıldığında, İzmir’de Cumhuriyet döneminde özel bir tiyatronun yaptığı en yüksek bütçeli oyun haline geldi. Bu durumdan gurur duyuyoruz. Oyunda yer alan tüm oyuncularımla, tiyatro sanatçısı arkadaşlarımla gurur duyuyorum. Buradan özel bir teşekkürüm olacak. Prof. Dr. Oya Başak Hocama çok teşekkür ediyorum. Bu işin ucundan, son virajda kendisi tutmuştur." Yüz kez sahnelendi Limandaki Aşk’ta seyirciyi çok güzel bir hikaye beklediğini söyleyen oyunun ikinci yönetmeni Duygu Asker Aksoy, "Çağlar İşgören hocamızın yazıp yönettiği bir oyun. Daha önce de yüze yakın kez sahnelendi. Zannediyorum, İzmir tarihinde bir özel tiyatronun çıkardığı en büyük prodüksiyon bu. Çünkü şu anda 56 kişiyle sahneliyoruz bu oyunu ve çok güzel bir iş çıktı ortaya. Aslında dediğim gibi, bu temsili yüze yakın kez oynadık ve İzmirli seyircilerimizin de beğenisini kazandık. Yine onları da oyunumuza bekliyoruz. Oyunun ana karakterleri Gabriel ve Annie aslında. Ama burada en küçük karakter bile zaman zaman başrole dönüşebiliyor; dikkati üzerine çekebiliyor. Ancak biz, Gabriel ve Annie’nin yaşadıklarına odaklanıyoruz. Onların yaşadığı bir aşk hikâyesi diyebiliriz. Biraz farklı bir hikâye. Hatta bu hikâyeyi daha önce Shakespeare’in yazdığını düşünenler bile oldu. Bu tabii ki gurur verici. Çünkü eski İngiltere’yi anlatan ve içinde Shakespeare’i de barındıran bir oyun. Seyircinin ilgisini çekecek bir konusu olduğunu düşünüyorum. Hem güldürecek, hem ağlatacak; merakla bekletecek; görsel şovlarıyla seyirciyi etkileyecek bir oyun. Aynı zamanda bir müzikal tabii ki. Şarkıları da birçok seyirciyi mest edecektir diye düşünüyorum" diye ekledi. "Annie bana birçok şey öğretti" Limandaki Aşk’ta Annie karakterini canlandıran Çağla karayel, "Annie, limandaki aşkın belki de en masum, belki de en bahtsız karakteri olabilir. Hayatının aşkını bulduğu noktada aslında hayatının en önemli dönüm noktalarından birini yaşıyor. Önce babasını kaybettiğini, sonra da aşkıyla ilgili yaşadığı kırılmaları ve dönüm noktalarını keşfediyor. Birçok duygusunu aslında ilk kez keşfediyor; çünkü zaten o duyguları keşfetme yaşında. Annie hem çok mutlu hem çok üzgün, hem çok şanslı hem çok şanssız bence. Hocamız Çağlar İşgören, gerçekten çok detaylı ve derin yazmış tüm karakterleri. Ben de Annie ile birçok noktada kendimden bir şeyler buldum; aynı zamanda Annie bana birçok şey öğretti. Bu süreçte herhalde hem onun için çok ağladım hem de onunla beraber çok güldüm. Annie’yi canlandırmaktan çok mutluyum. Bu ekiple, hocamızın yazdığı böyle bir oyunda, böyle bir prodüksiyonda yer almaktan her şeyden önce çok gurur duyuyorum. Hepimiz çok mutluyuz, çok heyecanlıyız. Seyirciyi etkileyecek bir oyun bekliyor" diye belirtti. "Çok eğlenceli bir oyun; içinde hem hüzün hem de insanların güleceği öğeler var" Limandaki Aşk oyununda Gabriel karakterini oynayan Arif Yıldırım ise şu ifadeleri kullandı: "Limandaki Aşk oyununa, pandemi dönemi başlamadan önce provalara başlayarak hazırlanmaya başladık. O dönemde prömiyerimizi yapacak, galamızı düzenleyecektik; ancak araya pandemi girdi. Pandemi süresince, iki yıl boyunca bu oyunun provalarını yapma şansına eriştik. Valilikten özel yazılı izin alarak, herkesin sokağa çıkamadığı günlerde gelip burada prova yaptık. Oyun, Orta Çağ İngiltere’sinde geçiyor ve 60 kişilik dev bir kadroya sahip. Çok eğlenceli bir oyun; içinde hem hüzün hem de insanların güleceği öğeler var. Seyirci zaman zaman hüzünlenecek, zaman zaman ise gülecek. Herkesi oyuna bekliyoruz. Biz provalarda çok eğlendik. Umarım seyirciler de geldiklerinde hem eğlenir, hem güler, hem de duygulanırlar. Oyunun yazarı Çağlar İşgören, aynı zamanda Uluslararası Tiyatro Ödülleri’nde "En İyi Prodüksiyon" ödülünü aldı. Oyun, geçmiş yıllarda Kültür Bakanlığı tarafından hem maddi hem manevi olarak desteklenen bir projeydi." Limandaki Aşk 16-17-18-23-24-25-30-30 Mayıs / 1 Haziran tarihlerinde Sahne Tozu Tiyatrosu Haldun Dormen Sahnesi’nde sahnelenecek
Medical Point’te bel fıtığına kapalı yöntemle başarılı müdahale
12 Mayıs 2025 Pazartesi - 18:18 Medical Point’te bel fıtığına kapalı yöntemle başarılı müdahale İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Medical Point Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Gökhan Gürkan, uzun süredir bel fıtığı nedeniyle ağrı ve yürüme güçlüğü yaşayan kamu çalışanı Ömer Gürbüz’ü tam kapalı endoskopik yöntemle başarıyla ameliyat etti. Yaklaşık 7-8 yıldır bel fıtığı şikayetleri bulunan ve son bir yılda bu durumun yaşam kalitesini ciddi şekilde etkilediğini belirten 35 yaşındaki Ömer Gürbüz, farklı tedavi yöntemleri denemesine rağmen sonuç alamadı. Kalçasından ayak tabanına kadar yayılan şiddetli ağrılar nedeniyle yürüme zorluğu yaşayan Gürbüz, son dönemde sol ayağında his kaybı ve güçsüzlük de yaşamaya başladı. Daha önce fizik tedavi, egzersiz, radyo frekans ve ozon gibi yöntemleri deneyen Gürbüz, ağrılarında bir düzelme olmayınca bir yıl önce tanıştığı Doç. Dr. Gökhan Gürkan’a yeniden başvurdu. Yapılan detaylı tetkikler sonucunda belinde ciddi boyutta bir fıtık tespit edildi ve ameliyat kararı alındı. İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Gökhan Gürkan, hastayı tam kapalı endoskopik yöntemle başarıyla ameliyat etti. "Ameliyattan iki saat sonra yürüyebildi" Hastanın kendilerine sol bacağında ağrı şikayetiyle başvurduğunu dile getiren Doç. Dr. Gürkan, "Daha önce bel fıtığı olduğu biliniyordu ama ağrılarının sporla, egzersizle geçeceğini düşünmüştü. Ancak şikayetleri artınca tekrar değerlendirdik ve MR’ında büyük bir fıtık tespit ettik. Daha önce çeşitli tedaviler denemiş ama fayda görmemiş. Sol ayağının üzerine basamama, ayakta güçsüzlük ve uyuşma şikayetleri de gelişince kendisine ameliyat önerdik. Bu ameliyatı kapalı, endoskopik yöntemle gerçekleştirebileceğimizi belirttik. Bu yöntemin en büyük avantajı küçük bir kesiyle yapılması, vücut dokularına zarar vermemesi ve hastanın kısa sürede ayağa kalkabilmesi. Ömer Bey ameliyattan sadece iki saat sonra yürüyebildi" dedi. Doç. Dr. Gökhan Gürkan, bel ve bacak ağrısı, uyuşma, yürüme güçlüğü gibi şikayetleri olan hastaların mutlaka bir beyin ve sinir cerrahına danışması gerektiğini belirterek, "Bu ameliyat uzman hekimler ve uygun merkezlerde uygulanmalıdır. Gecikmeden doğru tedaviye ulaşmak, hastanın yaşam kalitesini hızla artırır. Kapalı yöntemle bel fıtıkları artık çok daha konforlu bir şekilde tedavi edilebiliyor" dedi. "Şükürler olsun artık o rahatsız eden ağrı hissi yok" Ameliyatın ardından yaşadığı değişimi anlatan Ömer Gürbüz, "Yaklaşık 10-12 saat oldu ameliyat olalı. Şu an kendimi yeni doğmuş gibi hissediyorum. Sol ayağımı çok iyi basabiliyorum artık. Bir yıl boyunca hep ağrıyla yaşadım, şimdi rahatlıkla yürüyebiliyorum. Sanki sol ayağım yeniden eklenmiş gibi. Şükürler olsun, artık o rahatsız eden ağrı hissi yok" diye konuştu.
İzmir’deki doğalgaz patlamasında yeni gelişme
12 Mayıs 2025 Pazartesi - 18:16 İzmir’deki doğalgaz patlamasında yeni gelişme İzmir’in Bornova ilçesinde bir apartman dairesinde gaz sızıntısından olduğu değerlendirilen ve 4 kişinin yaralandığı patlamayla ilgili yeni bir gelişme ortaya çıktı. Yapılan incelemelere göre ağır yaralı olarak yoğun bakımda tedavisine devam edilen kişinin doğalgaz hattı ile ocak arasındaki bağlantı borusunu keserek çakmağı ateşlemesi sebebiyle patlamanın meydana geldiği iddia edildi. 11 Mayıs’ta saat 00.15 sıralarında Kazımdirik Mahallesi 162. Sokak’ta bulunan 7 katlı apartmanın 3’üncü katındaki dairede gaz sızıntısından olduğu değerlendirilen patlamanın ardından dumanlar ve alevler daireyi sarmıştı. Çevre sakinlerinin ihbarı üzerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri olay yerine sevk edilmişti. Bu sırada dairede yangın çıkarken, bina tahliye edilmişti. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri alevlere müdahale ederek söndürürken, binada mahsur kalan vatandaşlar kurtarılmıştı. Yaşanan patlamada ve ardından çıkan yangında, patlamanın yaşadığı dairede bulunan Ertan M. ile sokaktan geçen Evin K. ve Ramazan K. ile aynı binada yaşayan Ahmet A. yaralanmıştı. Yaralılar Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ile İzmir Şehir Hastanesi’nde tedavi altına alınırken, patlamanın meydana geldiği daire tamamen kullanılamaz hale gelmişti. Hastaneye kaldırılan yaralılardan 3’ü taburcu edilirken, durumu ağır olan Ertan M.’nin İzmir Şehir Hastanesi Yanık Ünitesi’nde tedavisinin sürdüğü bildirildi. Doğalgaz borusunu kestiği iddiası İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından patlamanın nedeninin ve sorumluların tespiti için soruşturma başlatıldı. Yapılan incelemelerde ağır yaralı olarak yoğun bakımda tedavisine devam edilen Ertan M.’nin doğalgaz hattı ile ocak arasındaki bağlantı borusunu keserek çakmağı ateşlemesi sebebiyle patlamanın meydana geldiğine dair bilgiler elde edildi. Olayla ilgili başlatılan çok yönlü soruşturma sürüyor.