Yerel Haberler
İzmir
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:14 Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin soruşturmada 5 şüpheli tutuklandı İzmir’in Narlıdere ilçesinde 2018 yılında Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık’ın ölü bulunmasına ilişkin yeniden açılan soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen 23 şüpheliden 5’i tutuklandı. Türk Silahlı Kuvvetlerinde önemli kademelerde görev alan Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık (26), 13 Mayıs 2018 günü gece saatlerinde doğa yürüyüşü yapmak için evinden ayrıldı. Sabah saatlerinde evinin 600 metre ilerisindeki şantiye istinat duvarının dibinde cansız bedeni bulunan gencin ölümü, o dönem kayıtlara yüksekten düşme olarak geçti. İzmir Cumhuriyet Başsavcısı başkanlığında oluşturulan 4 kişilik özel soruşturma ekibi, Narlıdere ilçesi Bulut Orman Evleri inşaatı bölgesinde Dorukhan Büyükışık’ın cansız bedeninin bulunması olayını yeniden incelemeye aldı. Kasten öldürme, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme ve yalan tanıklık suçları kapsamında derinleştirilen soruşturma sonucunda, Adalet Bakanı Akın Gürlek 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini duyurdu. İzmir merkezli 9 ilde 21 Mayıs günü eş zamanlı operasyon yapıldı. İzmir İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü (TEM) ekiplerinin düzenlediği operasyonlarda, aralarında dönemin ilçe emniyet müdürü, komiser ve polis memurlarının da bulunduğu toplam 23 şüpheli yakalandı. Yapılan aramalarda zanlılara ait dijital materyallere el konuldu. Yurt dışında olduğu belirlenen 3 şüpheli hakkında ise işlem başlatıldı. 5 tutuklama Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 23 şüpheliden 5’i çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 18 şüphelinin tutuklanma talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildiği öğrenildi.
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:58 Geleneksel el sanatları kağıt iplik ve makrome ile geleceğe taşınıyor İzmirli kadın girişimci Hülya Biçer, unutulmaya yüz tutan geleneksel el sanatlarını kağıt iplik ve makrome teknikleriyle harmanlayarak modern tasarımlar üretiyor. Geleneksel zanaatları yenilikçi dokunuşlarla birleştiren kadınlar, evlerindeki çalışma alanlarını ve kurdukları atölyeleri birer üretim merkezine çevirerek kendilerine yeni iş alanları oluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda el becerilerini üretime dönüştüren Hülya Biçer, kağıt iplik ve makrome sanatını kullanarak çeşitli tasarımlar yapıyor. Kültürel mirasın korunmasına katkı sağlayan Biçer, geri dönüştürülebilir ve doğal malzemelerden plaj çantası, şapka, abiye portföy, ev dekorasyon ürünleri ile duvar süsleri, hamak ve saksılık gibi ürünler ortaya çıkarıyor. Yoğun el emeği gerektiren ve geleneksel motiflerin kullanıldığı bu tasarımlar, dijital imkanlar değerlendirilerek geniş kitlelere ulaştırılıyor. Doğal ve sürdürülebilir üretim Seri üretimin aksine tığ, şiş veya el işçiliğiyle hazırlanan tasarımlara yöneldiğini belirten Hülya Biçer, "Her bir ürün, tek ve benzersiz olma özelliği taşıyor" dedi. Kağıt iplik ve pamuklu makrome iplerini kullanarak el sanatlarını yaşatan kadınlar, bu üretim modeliyle yerel kalkınmaya ve kendi ekonomik bağımsızlıklarına da önemli ölçüde katkı sağlıyor.
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:05 Çeşme’de 13 plaj ve 2 marinada Mavi Bayrak dalgalanacak Uluslararası Mavi Bayrak Jürisi tarafından açıklanan 2026 yılı ödüllerine göre Türkiye genelinde 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yat Mavi Bayrak almaya hak kazandı. İzmir’de 60 plaj, 5 marina ve 7 yatın ödüle layık görüldüğü listede, turizm cenneti Çeşme de 13 plaj ve 2 marina ile öne çıktı. Çeşme ilçesinde, bu yıl da belediye tarafından işletilen Ilıca Halk Plajı, Tekke Halk Plajı ve Dalyan Kocakarı Halk Plajı ödül almaya hak kazandı. İlçede ayrıca Cocos The Club Otel, Reges The Luxury Residences, The Nownes, Radisson Blu Resort & Spa Hotel, Boyalık Beach Hotel & Spa Thermal Resort, Swissotel Çeşme Resort & Spa, Ilıca Hotel, Babaylon Hotel, Grand Ontur Hotel ve Altınyunus Otel plajlarında da Mavi Bayrak dalgalanacak. Deniz turizminin önemli merkezlerinden olan ilçede IC Çeşme Marina ve Marin Alaçatı da ödül alan marinalar arasında yer aldı. Mavi Bayrak kriterleri Mavi Bayrak ödülü; plajlarda 33, marinalarda 38, turizm teknelerinde ise 51 kriterin eksiksiz yerine getirilmesini zorunlu kılıyor. Program kapsamında, yüzme suyu kalitesinin düzenli analiz edilmesinden atık yönetimine, çevre eğitiminden can güvenliğine kadar birçok kriter uluslararası denetim süreçleriyle kontrol ediliyor. Ödül için ayrıca engelli erişim olanakları, acil durum planları, atık ayrıştırma sistemleri ve biyolojik çeşitliğin korunması gibi uygulamalar da zorunlu kriterler arasında bulunuyor. ,
Doğal doğumda geleneksel destek: öreke
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 11:14 Doğal doğumda geleneksel destek: öreke İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Pınar Tuğçe Özer ile Ebe Nesibe Kılıçarslan, doğumda örekenin faydalarına yönelik açıklamalarda bulundu. Öreke, dikey oturma pozisyonu sağlayarak yer çekiminin de etkisiyle kalça kemiklerinin (pelvis) açılmasına yardımcı oluyor. Bu sayede doğumun ilerleyişi kolaylaşıyor. Aynı zamanda gebeye hareket özgürlüğü ve mahremiyet sunuyor. Öreke, doğum sürecinde eşin masaj yapmasına olanak sağlarken, gebeye de dinlenme alanı sunuyor. Aynı zamanda çömelme pozisyonunu destekleyerek bebeğin doğum kanalında daha kolay ilerlemesine yardımcı oluyor. Bu pozisyon, epizyotomi (doğum kesisi) ihtiyacını da azaltabiliyor. Medical Point Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Pınar Tuğçe Özer, "Her gebenin doğum süreci farklıdır. Öreke, annenin bedenini daha iyi dinlemesine, doğum sancılarını doğal yollarla yönetmesine ve endorfin salınımının artmasına katkı sağlar. Bu da daha sakin, kontrollü ve travmasız bir doğum süreci yaşanmasına yardımcı olur." dedi. Medical Point Hastanesi Ebesi Nesibe Kılıçarslan da, "Doğum; saygı, sabır ve mahremiyet gerektiren bir süreçtir. Her bakan göz, doğumun ilerleyişi üzerinde baskı oluşturabilir. Bu noktada öreke, hem fiziksel hem de psikolojik olarak anne adayına destek olur" diye konuştu. Tarihte ebelerin doğuma giderken yanlarında örekelerini götürdüğünü belirten Kılıçarslan, "Ebenin maddi durumuna göre örekenin yapımında kullanılan malzemeler ve süslemeleri değişirdi. Bugün ise hem gelenekten gelen bir araç olarak hem de modern doğum anlayışına hizmet eden bir destek olarak kullanılmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı.
Başkan Erkan Özkan, "Amacımız günü kurtarmak değil, geleceği doğru inşa etmek"
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 10:09 Başkan Erkan Özkan, "Amacımız günü kurtarmak değil, geleceği doğru inşa etmek" İzmir Şoförler ve Otomobilciler Odası, 2025-2030 dönemine yönelik hazırladığı "İzmir Taksi Ulaşım Etüdü" raporunu kamuoyuyla paylaştı. Raporun tamamen bilimsel yöntemlerle çalışan akademisyenler tarafından hazırlandığını belirten Başkan Erkan Özkan, "İzmir’de 2 bin 915 taksi var. 2030 yılına kadar taksi ihtiyacı toplamda 3 bin 150 olacak. Bu da, 5 yıla yaydığımızda şu an için ek taksi ihtiyacının olmadığını ortaya koyuyor." dedi. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Odası, 2025-2030 dönemine yönelik hazırlanan "İzmir Taksi Etüdü" raporunu kamuoyuna sundu. Tamamen bilimsel yöntemlerle çalışan akademisyenler tarafından hazırlanan rapor, yaklaşık 45 gün süren bir çalışma sonucunda tamamlandı. Raporda, korsan taşımacılığın mevcut durumu, nüfus hareketliliği, kentsel gelişim ve ulaşım altyapısındaki değişimler dikkate alınarak, İzmir’in önümüzdeki beş yıllık dönemdeki taksi ihtiyacı belirlendi. Hazırlanan raporun ilgili kurumlara sunulmak üzere önemli bir veri kaynağı olduğunu belirten İzmir Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Erkan Özkan, "Yaptırdığımız çalışmanın sonucunu bu şekilde kitapçık haline getirdik. Biz, İzmir Şoförler Odası olarak bilimsel çalışmalara önem veren bir kurumuz. Büyükşehirler; nüfusu sürekli artan, yeni ana arterleri açılan, göç alan, sanayileşmenin ve turizmin yoğun olduğu bölgelerdir. Bu nedenle her 5 yılda bir şehrin yapısı değişiyor ve ulaşım planları yenileniyor. Biz de çağa ayak uydurabilmek için ilgili kurumlara gidip hakkımızı, hukukumuzu ve esnafımızın taleplerini savunabilmemiz adına elimizde bir veri tabanı olması gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. İzmir’de 2 bin 915 taksi var Yaptıkları son çalışmaya göre İzmir’de ek bir taksi ihtiyacı söz konusu olmadığını vurgulayan Başkan Özkan, "Bu çalışmanın sonucuna baktığımızda İzmir’de halihazırda 2 bin 915 adet T plakalı taksi bulunmakta. 2030 yılına kadar öngörülen ihtiyaç ise yaklaşık 3 bin 150 civarında. Bu da 5 yıla yaydığınızda, şu an için ek taksi ihtiyacının olmadığını ortaya koymaktadır. Taksi ihtiyacının, korsan taşımacılığın sona erdirilmesi ve yeni alternatif yolların devreye girmesiyle daha net belirlenebileceğini düşünüyoruz. Amacımız günü kurtarmak değil geleceği doğru inşa etmek. Yalnızca belirli saatlerde, yani sabah 07.00 ile 09.00 ve akşam 17.00 ile 19.00 arasında trafik yoğunluğundan kaynaklı olarak taksi ihtiyacına tam olarak cevap verilemiyor. Çünkü işe giden bir aracın geri dönüşü, trafik sıkışıklığı nedeniyle zaman kaybına sebep oluyor. Bu durumu da yetkililere ilettik ve iletmeye devam ediyoruz. Bu noktada İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cemil Tugay, göreve gelişinin ardından şehir trafiğini rahatlatmak amacıyla önemli adımlar attı. Zafer Payız Kavşağı ve Karabağlar’daki Dostluk Bulvarı projeleri tamamlandı. İnşallah bu çalışmalar, şehir trafiğinde ciddi bir rahatlama sağlayacak" diye ekledi. Korsan taksicilerin cezaları artmalı Korsan taşımacılık konusu yalnızca İzmir’in sorunu olmadığını vurgulayan Başkan Özkan, şöyle konuştu: "İstanbul, Ankara, Antalya, Bursa gibi büyük şehirlerin ortak sorunudur. İstanbul Şoförler Odası’nın bu konuda açtığı davaya İzmir Şoförler Odası olarak biz de müdahil olduk. Önümüzdeki hafta 23 Mayıs Perşembe günü saat 14.30’da İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde korsan taşımacılıkla ilgili davanın duruşması olacak. Ayrıca İzmir İl Emniyet Müdürlüğü, Sayın Valimizin talimatları ve Trafik Müdürlüğü ile Trafikten Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcımızın koordinasyonuyla denetim sayıları artırıldı. Ancak bu konunun tamamen ortadan kaldırılması için yalnızca denetim yetmez; yasal düzenleme gereklidir. Bu nedenle, korsan taşımacılıkla mücadele kapsamında şu teklifte bulunduk. Nasıl ki alkol etkisinde araç kullanan sürücünün ehliyetine ilk seferde 6 ay, ikinci seferde 1 yıl el konuluyorsa, korsan taşımacılık yapan sürücülere de aynı uygulama yapılmalı. Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu Başkanımız Sayın Mehmet Yener, bu konuyu İçişleri Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı’na iletti. Öte yandan İlçe taksileriyle ilgili olarak da şunları belirtmek isteriz. İzmir Büyükşehir Belediyesi Taksi Yönetmeliği ve UKOME kararlarına göre, örneğin Dikili veya Bayındır’dan gelen bir ticari taksi, şehir merkezine yolcu getirdikten sonra, aynı ilçeye boş dönmek zorunda. Aksi durumda, trafik ekipleri tarafından tespit edildiğinde cezai yaptırımla karşı karşıya kalmakta."
Adamlar söyledi, İzmir Ekonomi coştu
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 09:38 Adamlar söyledi, İzmir Ekonomi coştu İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), iki gün süren bahar şenliği etkinliklerini unutulmaz bir konserle taçlandırdı. Amfitiyatroda sahne alan Türk rock müziğin sevilen grubu Adamlar, İEÜ öğrencilerine ve mezunlarına muhteşem bir performans sundu. Bahar coşkusu, kampüsün dört bir yanına yayılırken, şenlik kapsamında düzenlenen müzik festivali de gençlerden tam not aldı. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden Grup Turuncu, Deepcheck ve E-Koro’nun yanı sıra Boğaziçi Üniversitesi’nden Popapella, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Antrasit, Marmara Üniversitesi’nden Birden ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Şantiye adlı müzik grupları, muhteşem performanslarıyla gençlere unutulmaz anlar yaşattı. Gastronomi sokaği gibiydi Kampüs genelinde yer alan yiyecek-içecek stantları sayesinde öğrenciler, farklı lezzetleri tatma fırsatı da buldu. Kampüs, adeta bir mini gastronomi sokağına dönüştü. Waffle’dan Asya mutfağına, el yapımı limonatalardan vegan atıştırmalıklara kadar birçok lezzet, gençlerin büyük beğenisini kazandı. Bahar şenliğinin zirve noktası ise amfitiyatroda gerçekleşen Adamlar konseri oldu. Alanı dolduran binlerce öğrenci ve mezun, gönüllerince dans edip şarkı söyleyerek konserin tadını çıkardı. Kampüste gerçekleşen ve iki gün boyunca eğlencenin hiç eksilmediği bahar şenliğinde öğrenciler, kulüp stantlarını gezdi; atölyeler, interaktif oyunlar ve sürpriz etkinliklerle gönüllerince zaman geçirdi.
Dünyaca ünlü satranç ustaları Çeşme’de buluşacak
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 09:13 Dünyaca ünlü satranç ustaları Çeşme’de buluşacak Türkiye’nin en prestijli satranç organizasyonlarından biri haline gelen Çeşme Uluslararası Açık Satranç Turnuvası, bu yıl 11. kez satrançseverlerle buluşuyor. Türkiye Satranç Federasyonu tarafından düzenlenecek turnuva, 21-29 Haziran 2024 tarihleri arasında Aya Haralambos Kültür Merkezi ve Sıdıka Kelami Ertan Ortaokulu Spor Salonu’nda gerçekleştirilecek. Henüz başlamadan rekorlara göz kırpan turnuvaya şimdiden 19 farklı ülkeden 88 ünvanlı sporcu kayıt yaptırdı. Türkiye’nin yanı sıra Macaristan, Kuzey Makedonya, İtalya, Hindistan, Gürcistan, Azerbaycan, Polonya, İran, İsviçre, Amerika, Hindistan, Türkmenistan, Almanya, Moğolistan, Rusya, İngiltere, Arjantin ve Meksika’dan ünvanlı satranç sporcuları kayıt yaptırdı. Katılımcı sayısının bini aşması bekleniyor Geçtiğimiz yıl 72’si ünvanlı olmak üzere toplam 815 sporcunun katıldığı turnuvaya bu yıl ilginin daha da fazla olması bekleniyor. Organizasyon komitesi, sporcu sayısının bu yıl bini aşabileceğini belirtiyor. Çeşme’nin yetiştirdiği başarılı sporcular da turnuvada boy gösterecek. 2482 ELO puanına sahip IM Alparslan Işık ile 2198 ELO puanlı FM Egehan Yıldız, turnuvada Çeşme’yi temsil edecek. Turnuvada mücadele edecek ünvanlı sporcuların dağılımı ise şu şekilde: 24 GM (Büyük Usta), 5 WGM (Kadın Büyük Usta), 29 IM (Uluslararası Usta), 2 WIM (Kadın Uluslararası Usta) 22 FM (FIDE Ustası), 5 WFM (Kadın FIDE Ustası), 4 CM (Usta Adayı) Turnuvaya katılım için son başvuru tarihi 21 Haziran olarak belirlendi. Açılış töreni, 23 Haziran Pazartesi günü saat 16.45’te yapılacak ve ardından 1. tur maçları başlayacak. 27 Haziran Cuma günü saat 16.00’da ise hızlı ve heyecanlı mücadelelere sahne olacak Yıldırım (Blitz) Turnuvası düzenlenecek. Turnuvanın son turu, 29 Haziran Pazar günü oynanacak. Aynı gün saat 16.00’da ödül töreniyle organizasyon sona erecek.
Mide kanaması geçirdiğini düşündü, kolon kanseri çıktı
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 09:10 Mide kanaması geçirdiğini düşündü, kolon kanseri çıktı Mide kanaması geçirdiğini sanarak gittiği hastanede kolon kanseri tanısı alan Manisalı 2 çocuk babası 32 yaşındaki Emre Kundak, adeta şok oldu. Genç yaşında aklına bile gelmeyen bu hastalığı geride bırakmak ve bir an önce memleketine, ailesine geri dönmek istedi. Tedavi yöntemlerini araştıran Kundak, robotik cerrahi ile ameliyat oldu. Manisa’da makine pres operatörü olarak çalışan Emre Kundak, daha 30’lu yaşların başında "kanser" tanısı almanın şokunu yaşadı. Gaitasında kan görmesi üzerine doktora başvuran Kundak’ın mide ve bağırsaklarını incelemek amacıyla gastroskopi ve kolonoskopi yapıldı. Kundak, uzun süredir mide şikayetleri olduğu için gaitasında görülen kanın mide kanamasından kaynaklandığını düşünüyordu. Ama incelemeler, sorunun midesinde değil, bağırsaklarında olduğunu gösterdi. Kundak’a konan tanı, bağırsak (kolerektal) kanseriydi. Hiç gecikmeden ameliyat olması gerektiği söylendi. Beklemediği bir tanıyla karşı karşıya kalan Kundak, İzmir’e gelerek Acıbadem Kent Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’ne başvurdu. Ameliyat seçeneklerini sorup öğrenen Kundak tercihini robotik cerrahi yönteminden yana kullandı. Kundak, Prof. Dr. Sinan Ersin, Doç. Dr. Tayfun Yoldaş ve Prof. Dr. Özgür Fırat’tan oluşan genel cerrahi ekibi tarafından ameliyata alındı. 4 saat süren robot cerrahisi ile yapılan kapalı yöntem ameliyatı sonrasında Kundak, servise alındı. Kundak, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Mide şikayetlerim hep vardı. Mide ağrısı çekerdim, geçerdi. Büyük abdestimde kan görünce yine midemden şüphelendim, mide kanamasıdır dedim. Ne olur ne olmaz diye düşünerek ihmal etmeden doktora gittim. Yapılan tetkikler sonrasında ‘kalın bağırsak kanseri’ tanısı koyuldu. Bu yaşımda böyle bir hastalık bana çok kötü bir sürpriz oldu, allak bullak oldum desem yeridir. Bu hastalık 50-60 yaşlarında görülüyor diye biliyordum. Hatta kayınpederim de 65 yaşında bu hastalıktan operasyon geçirmişti. Eşim Ayşe’yi, biri 3, diğeri 7 yaşındaki çocuklarımı düşündüm. Bizler çok gençtik, çocuklarımız çok küçüktü. Doktorla adeta pazarlık ettim, önce ameliyat olmak istemedim, ilaçla tedavi yapsanız dedim. Doktorlarım mutlaka ameliyat olmam gerektiğini söylediler. Kayınpederimi de ameliyat eden Doç. Dr. Tayfun Yoldaş’a başvurdum. Hızla iyileşmek istiyordum. Birçok soru sordum kendisine. Ayrıca daha önce açık ameliyat olmuş hastaları bildiğim için alternatif yöntemleri de sordum. Bana robotik cerrahiden bahsetti. Hastaya sağladığı imkanları anlattı. İleri bir yöntem olması, ameliyat izinin küçük olması, kanama riskinin düşüklüğü gibi özelliklerinden söz etti. Ben de robotik cerrahi olmaya karar verdim. Ameliyatın üzerinden 24 saat geçmeden yürüdüm. Doğru karar vermişim." Hastaya olduğu kadar cerraha da kolaylıklar sağlayan yöntem Robotik cerrahi operasyonu sonrasında hastasının sağlık durumunun çok iyi olduğunu belirten Doç. Dr. Tayfun Yoldaş hastası ve ameliyat yöntemi konusunda şunları söyledi: "Maalesef kalın bağırsak kanserini genç erişkinlerde daha çok görmeye başladık. Erken başlangıçlı kalın bağırsak kanseri görülme sıklığında artış var ve bu artışa dair kesin nedenler henüz bilinmiyor. Emre Kundak da 32 yaşında, çok genç bir hasta. Hiç beklemediği anda böyle bir hastalıkla karşı karşıya gelmiş ve tedavi konusunda da haklı olarak kaygıları vardı. Robotik cerrahi ile ameliyatını gerçekleştirdik. Daha az kanama, daha az enfeksiyon, ağrısız, küçük kesi, hızlı iyileşme, hızla normal yaşama dönme gibi hasta açısından oldukça fayda sağlayan bir yöntem. Hastaya sağladığı yararlar kadar cerraha da yarar sağlıyor. Hemen şunu belirtmeliyim ki, robotik cerrahi deyince, ameliyatı robot yapıyor gibi algılanabiliyor. Ama öyle değil. Ameliyatı cerrah yapıyor, robot da cerrahın ameliyat için kullandığı bir yöntem. İleri ve gelişmiş bir cerrahi yöntem. Daha net görüntü veriyor, görüntüyü 16 kat büyütebiliyor. Böylece cerraha daha geniş ve ayrıntılı çalışma imkanı sağlıyor. Robot enstrümanları insan bileğine göre çok daha fazla bükülebilme, açılanma imkanı tanıyor, minyatür olduğu için dar ve derin alanlarda çalışmayı kolaylaştırıyor. Robotik cerrahi ile kolon kanserinin yanı sıra genel cerrahinin alanına giren rektum kanseri, mide, özefagus, pankreas kanserleri, karın duvarı fıtıkları, obezite gibi pek çok ameliyatını gerçekleştirebiliyor. Hastamız ağrısız ve kısa sürede normal hayata dönebilme olanağı veren bu yöntemi tercih etti. Biz de en kısa sürede taburcu edeceğiz, durumu gayet iyi. Bundan sonraki tedavisini de diğer ilgili hekimlerimizle birlikte takip edeceğiz."
İzmir’de iş adamının kamyonetinde ölü bulmasıyla ilgili sanıklar hakim karşısında
13 Mayıs 2025 Salı - 18:59 İzmir’de iş adamının kamyonetinde ölü bulmasıyla ilgili sanıklar hakim karşısında İzmir’de 49 yaşındaki Mehmet Akgül’ün kamyonetinde ölü bulunmasıyla ilgili eşi, yasak ilişki yaşadığı sevgilisi ve tetikçi olduğu iddia edilen kişi hakim karşısına çıkartıldı. Olay, 10 Nisan 2024’te, Bayraklı ilçesi Postacılar Mahallesi’nde meydana geldi. Ramazan Bayramı’nın ilk günü, saat 07.00 sıralarında ayakkabı toptancılığı ve inşaat işiyle uğraşan Mehmet Akgül (49), kamyonetinin direksiyonu başında kanlar içinde hareketsiz bulundu. Aracın sol camının kırık olduğu ve başından tabancayla vurulduğu anlaşılan evli, 1 çocuk babası Akgül, ambulansla kaldırıldığı özel hastanede kurtarılamadı. 4’ü kız 10 kardeş olan Akgül’ün, kardeşlerinin 33 yıldır İngiltere’de çalıştığı, gelirlerini Türkiye’ye kendisine gönderdiği belirtildi. Mehmet Akgül’ün birikimlerle Türkiye’de ayakkabı üretim ve inşaat işiyle uğraştığı, iddiaya göre aldatıldığını öğrenince olaydan 20 gün önce boşanacağını eşine ilettiği öğrenildi. Tetikçinin 500 bin TL istediği öne sürüldü Başlatılan soruşturma kapsamında polis, Mehmet Akgül’ün dükkanı ve evinin bulunduğu sokakta öldürüldüğünü belirledi. Bölgedeki 30’dan fazla güvenlik kamerasının onlarca saatlik görüntülerini izleyen ekipler, Akgül’ün kamyonetle saat 05.00 sıralarında mahalleye girdiği belirlendi. Mehmet Akgül’ün mahalleye giriş ve olay yerinde bulunduğu saatler arasındaki görüntülerden, mahalleye giren otomobildeki İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde işçi olarak çalışan Rojhat Kızılban (36) ve Gültekin Uslu (46) üzerinde yoğunlaştırıldı ve 2 şüpheli gözaltına alındı. Çelişkili tavırlar sergileyen eşi Anıl Akgül (44) de gözaltına alındı. Kızılban ve Uslu, poliste suçlamaları kabul etmezken; Anıl Akgül cinayeti itiraf etti. Akgül, ifadesinde, Mehmet Akgül’ün kendisiyle ilgilenmediğini, Rojhat Kızılban ile bu süreçte gönül ilişkisinin başladığını, cinayeti Kızılban’ın 500 bin TL karşılığında tetikçi olarak tuttuğu Gültekin Uslu’ya işlettiğini de söyledi. Uslu’ya anlaşılan paranın ödenmediği öğrenildi. Polisteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından mahkemeye sevk edilen Rojhat Kızılban ve Gültekin Uslu tutuklandı, Anıl Akgül ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Savcılığın yeni değerlendirmeleri sonucu Akgül, bir sonraki gün tekrar gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen Anıl Akgül de tutuklandı. İddianame hazırlandı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı ve iddianame hazırlandı. Alınan ifadeler ve toplanan deliller ışığında Anıl Akgül hakkında ’Eşe karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Gültekin Uslu ve Rojhat Kızılban hakkında ise ’Kasten öldürme’ suçundan ayrı ayrı müebbet hapis ile ’Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma’ suçundan ise 3’er yıla kadar hapis talep edildi. Sanıklar hakim karşısına çıktı İzmir 4 Ağır Ceza Mahkemesinde bugün sanıklar hakim karşısına çıktı. Tutuklu sanıkların dışında taraf avukatları ile öldürülen Mehmet Akgül’ün ağabeyi Hasan Akgül ile kardeşi Hüseyin Akgül de duruşmada yer aldı. Duruşma, mahkeme başkanının iddianameyi sanıklara okumasıyla başladı. İlk olarak tutuklu sanıklardan Anıl Akgül’e söz verildi. Anıl Akgül, "Eşim maddi ve manevi olarak yalnız bırakıyordu. Geçim sıkıntısı yaşıyordum. 2020 yılından beri eşimle ayrı yaşıyorduk. 2022 yılından beri Rojhat Kızılban ile sevgiliydim. Eşimin bu şekilde ölmesini asla istemiyordum. Oğlum babasız ve annesiz kaldı. Boşanmayı ben istiyordum ancak eşim istemiyordu" ifadelerini kullandı. ’Bu gece de Mehmet’i takipteyiz’ Mahkeme başkanının, "Kim öldürdü" sorusuna karşılık Anıl Akgül, "Bu sorunun muhatabı ben değilim, ben öldürmedim. Rojhat ile Gültekin arasında ne konuşuldu bilmiyorum, plan yapıp yapmadıklarını da bilmiyorum. Rojhat ile eşimin öldürülmesinden sonra konuşmadım. Olaydan birkaç ay önce bize, ’size eziyet eden bu adamı öldüreceğim’ sözü aklıma geldi. Ondan dolayı konuşmadım" diye konuştu. Mahkeme başkanının, "cinayetten hemen sonra sanık Rojhat ile iletişimi neden kestin? Ayrıca Savcılıkta, Rojhat’ın sana söylediğini ifade ettiğini ’Maktulün sana eziyet ettiğini gerekçesiyle Rojhat’ın onu öldüreceği veya öldürteceği’ yönündeki ifadene rağmen neden olayın ilk anında karakolda bunu söylemedin ayrıca sana Rojhat’ın ’Bu gece de Mehmet’i takipteyiz’ yönünde beyanın var. Neden maktul takip ediliyordu" yönündeki sorulara, sanık Anıl Akgül, sessiz kalıp yanıt vermedi. Yine mahkeme başkanı, ifadenizde Rojhat’ın eşinizin mal varlığından haberi olduğunu söylemişsiniz. Neden bunu konuşuyordunuz yönündeki soruya, Anıl Akgül, "Eşimin mal varlığının tam olarak ne olduğunu biliyorum" sözlerini kaydetti. Ardından söz verilen Gültekin Uslu, sanık Anıl ile 2 yıl önce Kemalpaşa’da, Rojhat’ın çiftliğinde tanıştıkları söyledi. Anıl’ın kendini, Rojhat’ın sevgilisi olarak tanıdığını kaydetti. Uslu, " Anıl, maktul Mehmet’in eşi olduğunu söylememişti. Anıl, Mehmet Akgül’ün sattığı malları hesabına alarak hırsızlık yaptıklarını söyledi. Anıl, Mehmet’in eşi olduğunu hiç söylemedi. Mehmet ile eğlence mekanlarında bazen karşılaşırdık. Selamlaşırdık. Ama yakınlığım yoktur. Cinayetin işlendiği gün olay yerine Rojhat ile gittik. O arabada kaldı, ben dolaştım. Mehmet arabada uyuyordu. Penceresini tıklattım. Konuşmak istediği mi söyledi. ’Sen kimsin’ diye yanıt verdi. Küfretti. Olay yerinden ayrıldım. Cinayeti ben işlemedim" diye söyledi. Mahkeme başkanı, Uslu’ya, daha önce sanığı tanıdığını söyledin ardından ’sen kimsin’ diyerek seni tanımadığı söylüyorsun. Neden bu çelişki’ dedi. Ayrıca mahkeme başkanı, emniyetteki ifadende Mehmet’in bulunduğu aracın camına elindeki tabancayla şaka amaçlı tıklattığını söylemişsin ancak şimdiki ifadende bundan hiç bahsetmedin’ dedi. Bunun üzerine sanık Uslu, "Böyle bir şey yaşanmadı" cevabını verdi. "Anıl’ın evli olduğunu bilmiyordum" Son sanık Rojhat Kızılban ise, "Anıl’ın evli olduğunu bilmiyordum hiç aramızda böyle bir konu geçmedi eşinin mal varlığından da haberim yoktu" dedi. Mahkeme başkanı, sanık Anıl Akgül’ün, "Mehmet’i takip ettikleri yönünde kendisinin söylemi olduğunu yine ’sana eziyet edeni öldüreceğim ve öldürteceğim gibi cümleler kurduğunu buna ne diyeceğini" sorması üzerine sanık Rojhat Kızılban, "Hayır ne takip ettim ne de ettirdim. Ayrıca öldüreceğimi de öldürteceğimi de söylemedim" dedi. Yine mahkeme başkanı, otomobilini 500 bin liraya satıp tetikçi olarak Gültekin’e vereceği yönünde bir şey söyleyip söylemediğini sorması üzerine sanık Rojhat Kızılban, "Hayır böyle bir şey söylemedim" diye ekledi. Ardından diğer tanıklar da dinlendi. Tanıklardan öldürülen Mehmet Akgül ile sanık Anıl Akgül’ün oğlu U.A. (17), "Annem, Rojhat ile ilişkisi vardı. Babam ölümünden 20 gün önce annem boşanmak istediğini söyledi. Sürekli de talep ediyordu" dedi. Mahkeme başkanı, "Bu durumu babana söyledin mi" dedi. U.Ü. "Hayır" deyince nedenini sordu ve yanıt veremedi. Savcı, sanıkların tutukluluğunun devamını istedi. Mahkeme başkanı, yeni tanıkların dinlenmesi, sanıkların HTS kayıtlarının istenmesi ve tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.