Yerel Haberler
İzmir
Çeşme’de 13 plaj ve 2 marinada Mavi Bayrak dalgalanacak 23 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:05:21 Uluslararası Mavi Bayrak Jürisi tarafından açıklanan 2026 yılı ödüllerine göre Türkiye genelinde 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yat Mavi Bayrak almaya hak kazandı. İzmir’de 60 plaj, 5 marina ve 7 yatın ödüle layık görüldüğü listede, turizm cenneti Çeşme de 13 plaj ve 2 marina ile öne çıktı. Çeşme ilçesinde, bu yıl da belediye tarafından işletilen Ilıca Halk Plajı, Tekke Halk Plajı ve Dalyan Kocakarı Halk Plajı ödül almaya hak kazandı. İlçede ayrıca Cocos The Club Otel, Reges The Luxury Residences, The Nownes, Radisson Blu Resort & Spa Hotel, Boyalık Beach Hotel & Spa Thermal Resort, Swissotel Çeşme Resort & Spa, Ilıca Hotel, Babaylon Hotel, Grand Ontur Hotel ve Altınyunus Otel plajlarında da Mavi Bayrak dalgalanacak. Deniz turizminin önemli merkezlerinden olan ilçede IC Çeşme Marina ve Marin Alaçatı da ödül alan marinalar arasında yer aldı. Mavi Bayrak kriterleri Mavi Bayrak ödülü; plajlarda 33, marinalarda 38, turizm teknelerinde ise 51 kriterin eksiksiz yerine getirilmesini zorunlu kılıyor. Program kapsamında, yüzme suyu kalitesinin düzenli analiz edilmesinden atık yönetimine, çevre eğitiminden can güvenliğine kadar birçok kriter uluslararası denetim süreçleriyle kontrol ediliyor. Ödül için ayrıca engelli erişim olanakları, acil durum planları, atık ayrıştırma sistemleri ve biyolojik çeşitliğin korunması gibi uygulamalar da zorunlu kriterler arasında bulunuyor. ,
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:15 Sigorta İzmir için geri sayım Sigorta İzmir-Sigorta Paydaşları İş Birliği Fuar ve Zirvesi 11-13 Haziran 2026 tarihlerinde Fuar İzmir’de düzenlenecek. Organizasyon, sigorta sektörünün tüm bileşenlerini İzmir’de bir araya getirmeye hazırlanıyor. 11-13 Haziran tarihlerinde Fuar İzmir’de düzenlenecek Sigorta İzmir - Sigorta Paydaşları İş Birliği Fuar ve Zirvesi, sigorta şirketlerinden eksperlere, acentelerden brokerlere, asistans firmalarından kamu kurumlarına kadar sektörün önde gelen temsilcilerini buluşturacak. Fuar, aynı zamanda İzmir’in sigortacılık tarihindeki öncü rolünü yeniden gündeme taşıyacak. Güçlü destek ve kurumsal iş birliği T.C. Ticaret Bakanlığı ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) himayesinde düzenlenen fuar; sektörün köklü kurumları tarafından destekleniyor. Organizasyona, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye Sigorta Birliği (TSB), Sigorta Acenteleri İcra Komitesi (SAİK), Sigorta Eksperleri İcra Komitesi (SEİK), İzmir Ticaret Odası (İZTO) ve Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tam destek veriyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ organizasyonuyla gerçekleştirilecek fuarın, etkinlik partnerliğini ise IUC Events üstleniyor. Sektörün öncü kurum ve firmaları da organizasyonda katılımcı olarak yer alıyor. İzmir Sigorta Paydaşları İş Birliği Fuar ve Zirvesi, sigorta sektöründe faaliyet gösteren şirketlere görünürlüklerini artırma, yeni iş ortaklıkları geliştirme ve sektörün geleceğine yön veren trendleri yakından takip etme imkanı sunacak. Organizasyonda; sigorta şirketleri, acenteler, reasürans firmaları, insurtech girişimleri ve kamu temsilcileriyle doğrudan temas kurulabilecek, yeni ticari bağlantılar geliştirilebilecek. Sigortacılığın gelişiminde öncü kentlerden 11-13 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek Sigorta İzmir - Sigorta Paydaşları İş Birliği Fuar ve Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak İzmir, sigortacılık tarihindeki köklü geçmişiyle öne çıkıyor. Liman kenti kimliği ve güçlü uluslararası ticaret ağı sayesinde İzmir, Anadolu’da modern sigortacılığın geliştiği ilk merkezlerden biri olarak kabul ediliyor. Deniz ticareti ve taşımacılığın gelişimiyle birlikte sigortacılık alanında da önemli bir merkez haline gelen İzmir, tarih boyunca sektörün büyümesinde önemli rol üstlendi. Kent, Sigorta İzmir - Sigorta Paydaşları İş Birliği Fuar ve Zirvesi ile de sektörün geleceğine yön verecek önemli bir buluşmaya hazırlanıyor. Zirve sektörün geleceğine ışık tutacak Fuar kapsamında düzenlenecek zirve programlarında da sigortacılıkta dijital dönüşüm, afet ve risk yönetimi, sağlık sigortaları, mobilite çözümleri ve sektördeki yeni uygulamalar gibi başlıklar ele alınacak. Organizasyonun, yeni iş birliklerinin geliştirilmesine ve sektörel diyaloğun güçlenmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:11 Teleferik’te yaz tarifesi başladı Balçova Teleferik Tesisleri’nde yaz dönemiyle birlikte ziyaret saatleri uzatıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, tesisin kapanış saatini 20.00’ye çekti. Körfez ve baraj manzarası eşliğinde hizmet veren tesis, 25 Mayıs Pazartesi hariç Kurban Bayramı süresince ziyaretçilerini ağırlayacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin işlettiği kentin önemli turistik noktalarından Balçova Teleferik Tesisleri’nde yaz saati uygulamasına geçildi. Körfez ve Balçova Barajı manzarasıyla hem İzmirlilerin hem de kent dışından gelen ziyaretçilerin ilgi gösterdiği tesiste, 19.00 olan kapanış saati 20.00’ye uzatıldı. Böylece ziyaretçiler gün batımında İzmir’in eşsiz manzarasını izleme fırsatı bulacak. Tesis, pazartesi günleri hariç her gün 12.30-19.00 saatleri arasında hizmet verirken, son iniş ve tesis kapanış saati ise 20.00 olarak uygulanacak. Teleferik, 25 Mayıs Pazartesi hariç Kurban Bayramı boyunca da ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürecek. İzmir ayaklarınızın altında İzmir’de 1974’te kurulan, 2015 yılında AB standartlarına uygun olarak yenilenen tesiste, 810 metrelik hatta saatte bin 200 yolcu taşınabiliyor. 20 adet 8’er kişilik kabinler ile yapılan yolculuk süresi yaklaşık 3 dakika sürüyor. İzmir’in eşsiz Körfez manzarasının kuş bakışı görülebilmesi için kabinden indikten sonraki giriş bölümünde seyir terasları bulunuyor. Bu alanda dürbünlerle manzara seyrediliyor. İzmirlilerin yanı sıra yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çeken tesisleri her ay binlerce kişi ziyaret ediyor.
Polis kokuyu aldı, araçtan 19 kilo esrar çıktı
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 15:58 Polis kokuyu aldı, araçtan 19 kilo esrar çıktı İzmir’in Bornova ilçesinde bir uygulamada durdurulan araçtan gelen yoğun esrar kokusu üzerine sürücü indirildi. Bir anda aracına binip kaçmak isteyen şüpheli son anda engellenirken, araçta yapılan aramada 19 kilo esrar maddesi ele geçirildi. Bornova İlçe Emniyet Müdürlüğü Devriye Ekipler Amirliği’ne bağlı ekipler, 14 Mayıs 2024 günü saat 01.45 sıralarında Gediz Caddesi üzerinde uygulama gerçekleştirdi. Uygulama sırasında durdurulan bir araçtan yoğun şekilde uyuşturucu kokusu alınması üzerine sürücü A.A.’ya (36) durumla ilgili sorular yöneltildi. İndirilen sürücü, bir anda aracına binerek kaçmaya teşebbüs ederken polis ekipleri, şahsın aracı çalıştırarak olay yerinden uzaklaşmasını engellemek amacıyla fiziksel müdahalede bulundu. Direnen şüpheli, kelepçelenerek etkisiz hale getirildi ve ekip aracına alındı. 19 kilo esrar çıktı Nöbetçi savcılıktan alınan izin doğrultusunda araçta yapılan aramada, iki çuval içerisinde toplam 19 parça halinde şeffaf vakumlu poşetlerle paketlenmiş uyuşturucu madde bulundu. Yapılan incelemelerde ele geçirilen maddenin toplamda 19 kilo ’esrar’ maddesi olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan A.A.’nın daha önce Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesi çerçevesinde ve kaçakçılıkla ilgili suçlardan sabıkasının bulunduğu öğrenildi. Şüpheli, alınan doktor raporunun ardından hakkında işlem yapılmak üzere Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi.
Hollandalı öğretmenler İzmir’de mesleki eğitim kurumlarını gezdi
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 14:05 Hollandalı öğretmenler İzmir’de mesleki eğitim kurumlarını gezdi CEIPES Türkiye, 7-8-9 Mayıs 2025 tarihlerinde Hollanda’dan Koning Willem I College’dan gelen 7 kişilik öğretmen grubunu İzmir’de ağırladı. Erasmus+ programı kapsamında gerçekleşen ziyaret, "iş başında öğrenme" (job shadowing) faaliyetleri çerçevesinde organize edildi. Hollandalı öğretmenler, ziyaret boyunca Konak Mersinli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Cumhuriyet Nevvar Salih İşgören Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Misak-ı Milli Ortaokulu ve Karabağlar Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni ziyaret etti. Ziyaret ettikleri okullarda atölyeleri gezerek yapılan çalışmaları yerinde incelediler, derslere katıldılar, öğretmen ve öğrencilerle sohbet etme fırsatı buldular. Koning Willem I College öğretmenleri, Hollanda’da yaşayan -Türkler de dahil olmak üzere- 15-65 yaş arası göçmen ve sığınmacılara Hollandaca eğitimi veriyor. Bu kapsamda, eğitim verdikleri bireylerin geldikleri ülkelerin eğitim sistemlerini daha yakından tanımak amacıyla yurt dışı gözlem gezileri düzenliyorlar. Grubu ağırlayan CEIPES Türkiye’nin proje yöneticisi Onur Şahan; ’’İzmir’deki bu ziyaret, hem mesleki eğitim alanında iyi uygulamaların paylaşılması hem de uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi açısından önemli bir deneyim oldu. Okul gezilerinin yanı sıra İzmir ve çevresinde kültürel geziler de gerçekleştirdik ve grup ziyaretten oldukça memnun ayrıldı. Ek olarak bizleri okullarında son derece içten ağırlayan bütün öğretmenlerimize sonsuz teşekkür ederiz." dedi.
Ravago işçileri, anlaşma olmazsa 17 Haziran’da greve gidiyor
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 14:05 Ravago işçileri, anlaşma olmazsa 17 Haziran’da greve gidiyor Belçika merkezli petrokimya şirketi Ravago’da Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde anlaşma olmayınca Petrol-İş Sendikası grev kararı aldı. 11 aydır zam alamayan işçiler, bugün grev kararını asarak 17 Haziran’da üretimi durduracaklarını açıkladılar. TİS görüşmelerinin tıkanması üzerine bir süredir eylemlerini sürdüren Ravago’nun Eastchem ve Enplast fabrikalarındaki çalışanlar, bugün sabah saatlerinde tekrar toplandı. 11 aydır zam almadan çalıştıklarını belirten işçiler, grev kararını fabrika binasına astılar. İşçiler, taleplerinin karşılanmaması halinde 17 Haziran’da üretimi durduracaklarını açıkladılar. Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı Hasan Toptan, "Grev kağıdımızı astı, grevimizi ilan ettik. 20-23 Mayıs toplantılarında taleplerimiz masada olacak. Ya bu talepleri kabul edecekler ya da 17 Haziran’da burası şenlik yeri olacak. Üretim duracak, makineler susacak, Ravago işçisinin hak mücadelesi sonuna kadar sürecek. Biz her zaman ’önce müzakere’ dedik. 23 Mayıs’a kadar masa açık. Ama Ravago emekçisinin talepleri karşılanmazsa, 17 Haziran sabahı işçinin hakkını vermeyenlerle hesaplaşacağız. Sesimizi duyurmayanlara şalterler ve duracak üretimle sesimizi duyuracağız. İşçinin hakkını verin, grev kapıda" dedi. Eylem halaylarla son bulurken, işçiler daha sonra fabrikalarına döndü.
İzmir’de taekwondo ve teknoloji buluşması
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 13:35 İzmir’de taekwondo ve teknoloji buluşması Uluslararası Toplumsal Araştırmalar Kongresi (UTAK) İzmir 2025 kapsamında düzenlenen Taekwondo Çalıştayı, İzmir’de gerçekleştirildi. Taekwondo camiasının deneyimli isimlerini bir araya getiren çalıştay, hem akademik hem de saha deneyimleri üzerinden Türkiye’de sporun yapısal dönüşümünü masaya yatırdı. Etkinliğin en dikkat çekici sunumlarından birini Fazlanet CTO’su Barış Bayram gerçekleştirdi. "Spor Dünyasında Dijital Dönüşüm ve Teknoloji" başlıklı konuşmasında, teknolojinin sporcu performansını nasıl artırabileceğini detaylı verilerle anlatan Bayram, giyilebilir cihazlardan büyük veri analizine, yapay zekâ destekli antrenmanlardan federasyonların dijital altyapı eksikliklerine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu. "Sporcular artık yalnızca yetenekleriyle değil, kullandıkları teknolojilerle de yarışıyor" diyen Barış Bayram, performans odaklı teknolojilerin ve dijital güvenlik önlemlerinin federasyonlar nezdinde acil ihtiyaç haline geldiğine dikkat çekti. Sporun dramatik ve insani yönünü yitirmeden teknolojiden faydalanmanın önemini vurgulayan Barış Bayram, sürdürülebilir ve güvenli dijital sistemler inşa edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Kurumsal yapı, akademikleşme ve antrenör bakış açısı masaya yatırıldı Etkinliğin koordinatörlüğünü Iğdır Üniversitesi’nden Doç. Dr. Kadir Yağız, moderatörlüğünü ise Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fikret Ramazanoğlu üstlendi. Çalıştayda söz alan konuşmacılar, sporun farklı yönlerine dair önemli tespitlerde bulundu. Türkiye Eski Taekwondo Federasyonu Başkanı Olimpiyat 2.’si Cengiz Yağız, Türkiye Taekwondo Federasyonu’nda yaşanan yönetimsel sorunlara odaklanarak, kurumsal hafızanın zayıflığına ve bunun sporun sürdürülebilirliğini olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Yağız, "Bugün federasyonlarımızda bilgi birikimi yöneticilerle gelip gidiyor. Bu, sporda sürdürülebilirliği zorlaştırıyor" sözleriyle yapısal sorunlara işaret etti. Taekwondo milli takım Eski Antrenörü ve Taekwondo Federasyonu Teknik Kurulu Eski Başkanı Doç. Dr. Kadir Yağız da, şampiyona organizasyonlarında yaşanan sorunlara dikkat çekti. Organizasyonel eksikliklerin sporcuların performansını etkilediğini belirten Yağız, "Planlama eksikliği, moral motivasyon açısından da sporcuyu etkiliyor" dedi. Taekwondo Milli Takımı Eski Antrenörü Prof. Dr. Nusret Ramazanoğlu, taekwondonun akademikleşme sürecini anlattı. Üniversitelerde taekwondo alanında daha fazla akademik çalışma yapılması gerektiğini belirten Ramazanoğlu, "Bilimle desteklenmeyen bir spor dalı, gelişimini uzun vadede sürdüremez" değerlendirmesinde bulundu. Antrenör Burçin Güven ise sporun sahadaki yansımasını anlattı. Antrenör-veli ilişkilerinin sağlıklı kurulmasının önemine vurgu yapan Güven, "Sahada motivasyonu kırılan bir sporcu, ne kadar yetenekli olursa olsun başarıya ulaşamaz. Bu nedenle aile ve antrenörler ortak zeminde buluşmalı" şeklinde konuştu. Rapor hazırlanacak Öte yandan, etkinlik sonunda tüm sunum ve değerlendirmelerin derlenerek bir rapora dönüştürülmesi ve ilgili spor otoriteleriyle paylaşılması kararlaştırıldı. Hazırlanacak raporun, hem akademik hem de saha uygulamalarına katkı sağlaması bekleniyor.
Kimyasallar alerjiye davetiye çıkarıyor
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 11:19 Kimyasallar alerjiye davetiye çıkarıyor İklim değişiklikleri, kimyasal maddelere maruz kalma ve yaşam tarzındaki dönüşüm, alerji hastalıklarının görülme sıklığını hızla artırıyor. Özellikle çocuklarda daha erken yaşlarda başlayan semptomlar dikkat çekiyor. Medicana Sağlık Grubu’ndan Çocuk Alerji ve İmmünoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, "Deterjanlar, plastikler, egzoz gazı gibi zehirli gazlar alerjiye davetiye çıkarıyor" dedi. Son yıllarda alerji vakalarında gözle görülür bir artış yaşandığını belirten Medicana International İzmir Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, bu artışın arkasında yatan temel nedenin iklim değişikliği ve çevresel maruziyetler olduğuna dikkat çekti. "Hava çok erken ısınıyor, polen mevsimi uzuyor ve bu da havadaki polen miktarını ciddi şekilde artırıyor. Bununla birlikte, yaşamın her alanına yayılan kimyasallar, özellikle deterjanlar, plastikler, nanopartiküller ve dizel egzoz gazları alerjik hastalıkların hem sıklığını hem de şiddetini artırabilmekte" diyen Prof. Dr. Şule Armağan Sözmen, bu maddelerin hem solunum yollarında hem de ciltte alerjik reaksiyonlara neden olabileceğini vurguladı. Deterjanlardaki kimyasallara yoğun maruziyetin, ellerde "kontak dermatit" adı verilen cilt reaksiyonlarına neden olduğunu ifade eden Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, solunum yoluyla alınan bu maddelerin bronş yapısında hasara yol açarak yangıyı artırdığını belirtti. Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, "Plastikler çözünürken ultraviyole ışınlarla mikro boyutta partiküllere ayrılıyor. Bu mikroplastikler vücut hücrelerinden geçerek bağışıklık sistemini uyarıyor, alerjik enflamasyonu körüklüyor" diye konuştu. Anne karnındaki bebek bile etkilenebiliyor Besin alerjilerinin artışına da dikkat çeken Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, işlenmiş gıdalarda yer alan katkı maddeleri, boya ve koruyucuların vücutta enfeksiyon kaynaklı olmayan bir yangıyı tetiklediğini, bunun da alerjik hastalıklara zemin hazırladığını ifade etti. Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, şu ifadeleri kullandı: "Gıda katkı maddeleri, ne yazık ki bağışıklık sisteminde kronik enflamasyona neden oluyor. Bu da özellikle çocuklarda mide, bağırsak ve deri bulguları şeklinde kendini gösterebiliyor. Artık 1-2 aylık bebeklerde bile bu şikayetlerle karşılaşabiliyoruz. Bu da gösteriyor ki; çocuklar henüz anne karnındayken bile bu kimyasallara maruz kalıyor." Alerjen immunoterapisi uygulanabilir Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, alerji belirtilerinin enfeksiyonlarla sıkça karıştırıldığını belirterek, "Çocuklarda burun akıntısı, tıkanıklık, hapşırık gibi belirtiler çoğu kez viral enfeksiyon sanılıyor ve tekrar tekrar antibiyotik tedavileri uygulanıyor. Ancak bu şikâyetler kronikleştiğinde mutlaka alerji uzmanına başvurmak gerekmektedir. Tanı için deri testleri ve kan testleri yapılmaktadır. Alerji tedavisinde alerjen immunoterapisi (alerji aşısı) sayesinde vücut, kontrollü dozlarda alerjenle tanıştırılarak bu maddeye karşı verdiği aşırı tepki zamanla azaltılabilmektedir. Böylece kişinin bağışıklığı, sağlıklı bireylerle aynı hale gelebilmektedir" ifadelerini kullandı. Genetik yatkınlık kaderiniz olmasın Bir ebeveynde alerji olması durumunda çocuğun bu hastalığı geliştirme riskinin yüzde 50-60, her iki ebeveynde alerji varsa yüzde 80’e kadar çıktığını söyleyen Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, "Özellikle anne tarafı daha baskın. Ama bu kader değil. Kimyasallardan uzak, doğal beslenen, düzenli egzersiz yapan çocuklarda genetik risk olsa bile hastalık daha hafif seyredebiliyor" dedi. Toplumda alerji polikliniklerine başvuru konusunda çekingenlik olduğunu da belirten Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, özellikle çocuklarda bu hastalıkların yaşam kalitesini ciddi oranda etkilediğine dikkat çekti. Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, sözlerini şöyle sürdürdü: "Alerjik hastalıklar sadece burun akıntısı ya da öksürük değildir. Uyku kalitesini, okul başarısını, dikkat süresini, fiziksel gelişimi doğrudan etkiler. Bu nedenle belirtileri önemsemek ve bir uzmana başvurmak çok önemlidir. Alerjik hastalıklardan korunmada beslenme çok önemli. Takviye ürünler ancak eksiklik durumlarında kullanılmalı. Onun yerine besin çeşitliliği ve mevsiminde, doğal gıdalara yönelmek kalıcı koruma sağlamaktadır. Sebzeyi defalarca vurguluyorum çünkü çok önemli. Çocuklar mevsiminde ve çeşitli meyve-sebzeleri mutlaka tüketmeli. Fermente gıdalardan özellikle yoğurt tüketen, balık yiyen ve hareketli yaşam süren çocuklarda alerjik hastalıkların görülme sıklığı azalıyor."
Menemen’de sevgiye ve umuda engel yok
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 11:16 Menemen’de sevgiye ve umuda engel yok Menemen Belediyesi ve PAGEB El Ele Derneği’nin öncülüğünde 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında farkındalık yürüyüşü düzenlendi. Renkli görüntülerin yaşandığı yürüyüşe katılan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Engelliler Haftası sadece bir farkındalık değil, daha adil ve daha kapsayıcı bir toplumu inşa etmek için önemli bir fırsattır" dedi. 10-16 Mayıs Engelliler Haftası, Menemen’de farkındalık ve sevgiyle örülü renkli ve sımsıcak görüntülere sahne oldu. Menemen Belediyesi ve PAGEB El Ele Derneği’nin öncülünde STK ve özel eğitim okullarının öğrencilerinin katılımıyla yürüyüş düzenlendi. "Hayatı paylaşmak için engel yok" ve "Farklılıklar engel değil zenginliktir" gibi birçok dövizin taşındığı yürüyüşe, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan da katıldı. "Engelleri sevgi ve dayanışmayla aşacağız" Çevredeki vatandaşların alkışlarla destek verdiği yürüyüş Cumhuriyet Meydanı’nda son bulurken, burada hazırlanan platformda Engelliler Haftası’nın önemine değinen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Engelli olmak bir eksiklik değil, farklı bir yaşam şeklidir ve hepimizin başına gelebilecek bir durumdur. Önemli olan bu farkı anlamak, empati kurmak ve hayatı herkes için kolaylaştıracak adımları hep birlikte atabilmektir. Menemen Belediyesi olarak biz de tam olarak bunu yapmaya gayret ediyoruz. Kentimizi, sokaklarımızı, parklarımızı, kültürel etkinliklerimizi herkes için erişilebilir bir hale getirebilmek adına ekip arkadaşlarımızla beraber gece gündüz demeden bir mücadele içindeyiz. Şunu da çok iyi biliyoruz ki asıl engeller zihinlerde ve kalplerde. Bu engelleri kaldırmak da sevgiyle, anlayışla ve dayanışmayla mümkün olacaktır. Engelliler Haftası sadece bir farkındalık değil, daha adil ve daha kapsayıcı bir toplumu inşa etmek için önemli bir fırsattır." dedi. Cumhuriyet Meydanı’nda dans gösterileriyle renkli anların yaşandığı etkinlik, daha sonra hatıra fotoğrafı ile son buldu.
Doğal doğumda geleneksel destek: öreke
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 11:14 Doğal doğumda geleneksel destek: öreke İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Pınar Tuğçe Özer ile Ebe Nesibe Kılıçarslan, doğumda örekenin faydalarına yönelik açıklamalarda bulundu. Öreke, dikey oturma pozisyonu sağlayarak yer çekiminin de etkisiyle kalça kemiklerinin (pelvis) açılmasına yardımcı oluyor. Bu sayede doğumun ilerleyişi kolaylaşıyor. Aynı zamanda gebeye hareket özgürlüğü ve mahremiyet sunuyor. Öreke, doğum sürecinde eşin masaj yapmasına olanak sağlarken, gebeye de dinlenme alanı sunuyor. Aynı zamanda çömelme pozisyonunu destekleyerek bebeğin doğum kanalında daha kolay ilerlemesine yardımcı oluyor. Bu pozisyon, epizyotomi (doğum kesisi) ihtiyacını da azaltabiliyor. Medical Point Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Pınar Tuğçe Özer, "Her gebenin doğum süreci farklıdır. Öreke, annenin bedenini daha iyi dinlemesine, doğum sancılarını doğal yollarla yönetmesine ve endorfin salınımının artmasına katkı sağlar. Bu da daha sakin, kontrollü ve travmasız bir doğum süreci yaşanmasına yardımcı olur." dedi. Medical Point Hastanesi Ebesi Nesibe Kılıçarslan da, "Doğum; saygı, sabır ve mahremiyet gerektiren bir süreçtir. Her bakan göz, doğumun ilerleyişi üzerinde baskı oluşturabilir. Bu noktada öreke, hem fiziksel hem de psikolojik olarak anne adayına destek olur" diye konuştu. Tarihte ebelerin doğuma giderken yanlarında örekelerini götürdüğünü belirten Kılıçarslan, "Ebenin maddi durumuna göre örekenin yapımında kullanılan malzemeler ve süslemeleri değişirdi. Bugün ise hem gelenekten gelen bir araç olarak hem de modern doğum anlayışına hizmet eden bir destek olarak kullanılmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı.