Yerel Haberler
İzmir
Medicana Sohbetleri’nin konuğu Deniz Celep oldu 22 Mayıs 2026 Cuma - 17:57:28 Medicana International İzmir Hastanesi’nin düzenlediği Medicana Sohbetleri söyleşi serisinin "Her Başarıda Kadının Adı Var" başlıklı oturumuna konuk olan TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Deniz Celep; yönetiminde yer aldığı tesiste yüzde 89 kadın istihdamı sağladıklarını ve İzmir’in kadın girişimciliğinde öncü olduğunu belirtti. Kadınların iş dünyasındaki rolünü artırmak için yürütülen projelere ve küresel hedeflere dikkat çeken Celep, "Kadınların sadece iş hayatında yer alması yetmez; yönetim kurullarında, meclislerde ve karar mekanizmalarında daha fazla söz sahibi olmaları gerekiyor" mesajını verdi. Medicana International İzmir Hastanesi’nin gelenekselleşen "Medicana Sohbetleri" söyleşi serisinin Mayıs ayı konuğu, tarım ve gıda sektörünün öncü girişimcilerinden, TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu (KGK) İcra Kurulu Başkanı Deniz Celep oldu. Gazeteci Banu Şen’in moderatörlüğünde gerçekleşen "Her Başarıda Kadının Adı Var" başlıklı söyleşide, kadınların iş hayatındaki gücü, sürdürülebilirlik, inovasyon ve kadın girişimcilerin desteklenmesinin önemi masaya yatırıldı. Söyleşinin açılışında İzmir’in tarih boyunca Amazonlardan bu yana kadına değer veren ve kadın öncülüğünü destekleyen bir şehir olduğunu vurgulayan TOBB İzmir KGK Başkanı Deniz Celep, kentin girişimcilik istatistiklerine dikkat çekti. İş İnsanı Girişimci Deniz Celep, "İzmir’de kadın girişimci oranı yüzde 39 ile Türkiye ortalamasının çok üzerinde. Ancak küresel ölçekte henüz istediğimiz sıralamalarda değiliz. Kadınların sadece iş hayatında yer alması yetmez; yönetim kurullarında, meclislerde ve karar mekanizmalarında daha fazla söz sahibi olmaları gerekiyor. Biz de kurul olarak ‘Eşitlik Yıldızları’ gibi projelerimizle eşit işe eşit ücret ve cinsiyet eşitliği konularına odaklanıyor, kadınlarımızın uluslararası temsiliyetlerini güçlendirmeyi hedefliyoruz" dedi. Yüzde 89 kadın istihdamı ve dünyanın 35 ülkesine ihracat Ailesinin tarım sektörüne nasıl başladığını ve sektördeki dönüşümünü paylaşan Deniz Celep, 1953 yılında dedesinin kurduğu ilk çiftçi fabrikasından bugüne, 3. kuşak olarak tarıma dayalı sanayide büyümeye devam ettiklerini belirtti. Abisi ile birlikte yönettikleri tesiste Ege Bölgesi’nin ürünlerini dünyanın 35 ülkesine ihraç ettiklerini ifade eden Deniz Celep, şirketteki kadın gücünü şu sözlerle aktardı: "400 çalışanımız içinde yüzde 89 kadın çalışan oranına sahibiz. Ne kadar güçlü bir teknoloji altyapımız olursa olsun, bizim için kadın emeği önceliklidir. Tarımda sürdürülebilirliği, planlamayı ve disiplini sağlayan en büyük güç kadın çalışanlarımızın varlığıdır." Kadın girişimcisinin önündeki en büyük engel: Finansmana erişim Kadın girişimcilerin e-ticaret alanına olan ilgisine ve bu alanda İzmir’den çıkan Tire’deki iğne oyası üreticisi İpek Hanım ile ödüllü bebek taşıma çantası tasarımı yapan Duygu hanım gibi başarı hikayelerine değinen Deniz Celep, en büyük zorluğun finansman olduğunu belirterek, "Kadın girişimciliğinde en kritik nokta finansmana erişim ve nakit akış yönetimidir. Sermaye gücü düşük başlayan kadınlarımızı güçlendirecek projeler üretiyoruz. İş hayatının temel kuralı, gerçekleştirebileceğiniz vaatlerde bulunmaktır. Kısa sürede zengin olma hayalleri yerine, planlı ve kaliteli hizmet sunarak uzun soluklu iş birlikleri kurmalıyız. Bu süreçte kadınların ‘Ben yaptım, sen de yapabilirsin’ diyerek birbirine deneyim aktarması çok kıymetli" sözlerini kaydetti. Kurumların ortak sinerjisi ve gençleri kentte tutma hedefi İzmir’deki oda, borsa ve yerel yönetimlerin kadın projelerine çok büyük destek verdiğini belirten Deniz Celep; EİB, İzmir Ticaret Odası, İzmir Ticaret Borsası ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarının altını çizdi. İzmir’in Urla, Çeşme, Foça gibi parlayan bölgeleriyle yeniden bir cazibe merkezi olduğunu ifade eden Deniz Celep, genç istihdamını kentte tutmak için TOBB Genç Girişimciler Kurulu ile ortak projeler yürüttüklerini ve Medicana gibi şehre değer katan yatırımların bu anlamda çok önemli birer rol model olduğunu belirterek sözlerini noktaladı.
22 Mayıs 2026 Cuma - 16:50 Karşıyaka Stadı için beklenen karar meclisten geçti İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin olağanüstü toplantısında Karşıyaka Zübeyde Hanım Stadyumu projesiyle ilgili önemli bir karar alındı. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile sağlanan mutabakat kapsamında hazırlanan önerge oy birliğiyle kabul edilirken, gerekli protokollerin imzalanması ve sürecin yürütülmesi için Başkan Cemil Tugay’a yetki verildi. Tugay, "Gayet güzel bir stat projesi. Özenerek yapılacak. Bu süreç sağlıklı şekilde yürütülüyor" dedi. Öte yandan mecliste, Kurban Bayramı süresince toplu taşımada yüzde 50 indirim uygulanmasına yönelik önerge de kabul edildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin olağanüstü meclis toplantısında Karşıyaka’daki Zübeyde Hanım Stadyumu projesiyle ilgili önemli bir adım atıldı. Başkan Dr. Cemil Tugay başkanlığındaki oturumda, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile sağlanan mutabakat doğrultusunda hazırlanan önerge oy birliğiyle kabul edildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından sunulan önergede, Karşıyaka Aksoy Mahallesi’nde bulunan 26675 ada 11 parsel üzerindeki alanda yapılması planlanan Zübeyde Hanım Stadyumu için kamu kurumlarıyla gerekli iş birliği ve protokol süreçlerinin yürütüleceği belirtildi. Başkan Tugay’a verilen yetkinin; protokollerin imzalanması, resmi işlemlerin yürütülmesi ve yapım sürecine ilişkin idari çalışmaların takibini kapsadığı ifade edildi. "Gayet güzel bir stat projesi" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, "Şu anda stadın uygulama projesi çalışılıyor. Beraberinde ruhsat işleri yapılacak. Projeyi değiştiremiyoruz. Yapılan projenin bir müellifi var. O müellif devam ediyor. Çok küçük revizyonlar dışında projede değişiklik yapma şansınız yok. Eğer yaparsanız yeni bir davanın yolu açılır, yeniden bir hukuki sürece gider. Bunu beklemek zorunda kalırız. Gayet güzel bir stat projesi. Özenerek yapılacak. Bu süreç sağlıklı şekilde yürütülüyor. Umuyorum bu dönem bitmeden stadı açacağız" diye konuştu. Spor kenti kimliğine güçlü katkı Zübeyde Hanım Stadyumu’nun tamamlanmasıyla birlikte bölgedeki sportif faaliyetlerin canlanması hedefleniyor. Proje sayesinde amatör ve profesyonel spor kulüplerine yeni imkanlar sunulması, gençlerin spor alanlarına erişiminin artırılması ve ilçeye ekonomik hareketlilik kazandırılması amaçlanıyor. Stadyumun ayrıca maç günlerinde esnaf ve hizmet sektörüne katkı sağlaması, bölgedeki sosyal yaşamı hareketlendirmesi ve Karşıyaka’nın spor kenti kimliğini güçlendirmesi bekleniyor. "400 milyon lira kamunun hakkı" Olağanüstü meclis oturumunda Mavişehir’de TOKİ tarafından satışa çıkarılan ve bir firma tarafından satın alınan arsa da gündeme geldi. Başkan Dr. Cemil Tugay, konuya dair yaptığı açıklamada "Mavişehir’deki yerle ilgili şöyle bir haksızlık var. TOKİ bir satış yapıyor ama burada hissesi olanlar burayı alabilir diye şart koşuyor. Biz Büyükşehir Belediyesi olarak burayı alacaktık. Arkadaşlarımız her şeyi hazırladı ama bu şarttan dolayı başvuramadılar. Orada bir şirketin 97 metrekarelik küçük bir hazine hissesini kimsenin haberi olmadan aldığını gördük ve bundan dolayı TOKİ’den yarışmasız alabildiğini görüyoruz. Bu şekilde satışına karşı çıkıyoruz. Bir diğer konu Hazine’nin belirlediği metrekare fiyatının çok altında bir rakama satılıyor. Rakipsiz, adrese teslim bir satış yapılıyor. Buna itiraz etmemize hiçbir eleştiri getirmemelisiniz. Bunun takibini yapmaya devam ediyoruz. Haklarımızı ve yetkilerimizi de biliyoruz" diye konuştu. Zafer Payzın Kavşağı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, toplantıda Zafer Payzın Kavşağı’nı genişletmek istediklerini de belirterek, "Burasının yetkisi Karayolları Bölge Müdürlüğü’nde. Arkadaşlarımız başvuru yaptı ama dönüş alamadılar. Yetkiyi devralmak ve orada kavşağı genişletmek istiyoruz" dedi. Bayramda toplu ulaşıma yüzde 50 indirim İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi ayrıca Kurban Bayramı süresince toplu ulaşım ücretlerinde yüzde 50 indirim uygulanmasına karar verdi. Mecliste oy birliğiyle kabul edilen önergeye göre indirimli tarife, Kurban Bayramı’nı kapsayan 27-30 Mayıs 2026 tarihleri arasında geçerli olacak. Karar kapsamında ESHOT, İZULAŞ, İzmir Metro AŞ ve İZDENİZ’e bağlı toplu ulaşım araçlarında yolcular yüzde 50 indirimli tarifeden yararlanacak. Uygulama; Havalimanı, Baykuş, Bilet 35, kontörlü ulaşım kartları ile oto tahsis ve bağlı kalma tarifesi, Halktaşıt ile İZDENİZ feribot araç taşımacılığını kapsamayacak. İndirim nedeniyle oluşacak gelir kayıplarının ise Büyükşehir Belediyesi tarafından sübvanse edilmesi kararlaştırıldı. Plan ve Bütçe ile Ulaşım komisyonlarının hazırladığı rapor, mecliste oy birliğiyle kabul edildi.
’Evde ek iş" vaadiyle 100 milyon liralık vurgun: 30 gözaltı
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 17:03 ’Evde ek iş" vaadiyle 100 milyon liralık vurgun: 30 gözaltı Sosyal medyada ’evde sabun paketleme’, ’çorap paketleme’ gibi ilanlarla binlerce kişiyi kandıran suç şebekesi çökertildi. Eş zamanlı baskınlarda 30 şüpheli gözaltına alınırken şüphelilerin yaklaşık 100 milyon TL haksız kazanç elde ettikleri ortaya çıktı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uzun süredir takipte oldukları nitelikli dolandırıcılık çetesine yönelik geniş çaplı operasyon gerçekleştirdi. Şebekenin, Instagram ve Facebook gibi sosyal medya platformlarında ’Evde ek iş fırsatı’, ’Sabun paketleyerek para kazan’, ’Çorap paketleme işi’ başlıklı ilanlarla özellikle ev hanımlarını hedef aldığı tespit edildi. İlanlara başvuran vatandaşlardan ise sigorta ücreti, kaparo, vergi ücreti, dosya masrafı, kargo bedeli gibi gerekçelerle para talep edildi. Sahte belgelerle güven kazandılar, 100 milyonluk vurgun yaptılar Dolandırıcıların, vatandaşların güvenini sağlamak amacıyla Adalet Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’na ait sahte logolarla düzenlenmiş belgeler gönderdiği, sahte vergi levhaları ve şirket isimleri kullanarak yasal bir firma gibi görüntü verdikleri belirlendi. İzmir’de 19 kişinin aynı yöntemle dolandırıldığı, şüphelilerin banka hesapları incelendiğinde Türkiye genelinde çok sayıda vatandaşın mağdur edildiği ve toplamda yaklaşık 100 milyon TL’lik vurgun yapıldığı tespit edildi. 11 ilde eş zamanlı baskın Şüphelilerin izini süren ekipler, 13 Mayıs 2025 sabahı saat 05.30’da İzmir başta olmak üzere Adana, Aydın, Hatay, Mersin, Diyarbakır, Şırnak, Burdur, Şanlıurfa, Trabzon ve Sakarya’da eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonlarda 30 şüpheli yakalanırken, çok sayıda dijital materyal ve belgeye el konuldu. Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.
İzmir’de su ürünleri denetimlerinde ceza yağdı
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 16:30 İzmir’de su ürünleri denetimlerinde ceza yağdı İzmir’de Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nce 30 ilçede yapılan denetimlerde, kurallara ve yasaklara uymayan işletmelere toplam 321 bin 79 TL idari para cezası uygulanırken, 840 kilogram su ürünü ve yaklaşık 450 metre markasız av aracına el konuldu. İzmir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nden alınan bilgilere göre, sürdürülebilir balıkçılığın sağlanması ve su ürünleri kaynaklarının korunması amacıyla yürütülen denetimler il genelinde aralıksız devam ediyor. 13 Mayıs’ta il genelinde 30 ilçede yapılan denetimlerde birçok yasa dışı faaliyete müdahale edildi. Buca’da depolara ceza yağdı İl Müdürlüğü Su Ürünleri Kontrol görevlilerince Buca ilçesindeki soğuk hava depolarında yapılan kontrollerde, avlanması yasak dönemde, stok tespiti yapılmamış toplam 715.90 kilogram su ürününe el konuldu. El konulan ürünler arasında 659 kilogram palamut, 12.9 kilogram kılıç balığı, 29 kilogram kalkan ve 15 kilogram ıstakoz yer aldı. Mevzuata aykırı faaliyet gösteren üç soğuk hava deposuna toplam 226 bin 659 TL idari para cezası uygulandı. Dikili’de kalkan ve vatoz operasyonu Dikili ilçesinde gerçekleştirilen denetimlerde, perakende satış yerinde 2 adet ve toplam 2 bin 750 kilogram ağırlığında kalkan balığı tespit edildi. Satış yerine 37 bin 770 TL idari para cezası uygulanarak ürünlere el konuldu. Ayrıca Dikili balıkçı barınağında bir teknede yapılan kontrollerde, avlanması yasak olan 100 kilogram vatoz balığı ile yaklaşık 450 metre uzunluğunda markasız ağ tespit edildi. Tekne donatanına 18 bin 880 TL idari para cezası uygulanarak su ürünlerine ve av malzemelerine el konuldu. Selçuk’ta orkinos tespiti Selçuk ilçesinde yapılan denetimlerde ise BCD belgesi bulunmayan 21.5 kilogram mavi yüzgeçli orkinos bulunduran bir işletmeye 37 bin 770 TL idari para cezası uygulandı ve ürüne el konuldu.
Oğlunun cinayete kurban gittiğini söylüyordu; 7 yıl sonra general babayı haklı çıkaran gelişme
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 16:02 Oğlunun cinayete kurban gittiğini söylüyordu; 7 yıl sonra general babayı haklı çıkaran gelişme İzmir’in Narlıdere ilçesinde, 7 yıl önce inşaat şantiyesinde ölü olarak bulunan 26 yaşındaki Dorukhan Büyükişık’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada önemli gelişme yaşandı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın titizlikle yürüttüğü soruşturma sonucunda, olayın cinayet olduğuna dair kuvvetli şüpheler ortaya çıktı. Olayla ilgili 5 şüpheli hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı. Olay, 13 Mayıs 2018 günü Narlıdere ilçesinde bulunan bir inşaat firmasının şantiyesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, TSK’da önemli kademelerde görev alan Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık (26), gece saatlerinde doğa yürüyüşü yapmak için dışarı çıktı. Sabah saatlerinde ise Dorukhan Büyükışık’ın cansız bedeni, evinin 600 metre ilerisinde bir inşaat firmasının şantiyesinin istinat duvarında bulundu. Olay, kayıtlara ’yüksekten düşme’ olarak geçti. Aldığı bir iş teklifi sonrası Rusya’ya gitmeye hazırlanan Dorukhan Büyükışık’ın intihar etmesinin mümkün olamayacağını öne süren baba Büyükışık, oğlunun bedeninde yüksekten düşme izlerinin olmadığını iddia etti. Olay yerinde incelemelerde bulunan Adli Tıp Uzmanı’nın tuttuğu "Yüksekte düşme bulgusu yoktur. Otopsi yapılmalıdır" raporu bulunduğunu da ileri süren baba Ethem Büyükışık, oğlunun ölümündeki sır perdesini aralamak için mücadele başlattı. Tüm ihtimaller masaya yatırıldı Olayın ardından geniş çaplı inceleme başlatan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, olay yeri kamera görüntüleri, 112 ihbar kayıtları, telefon sinyalleri (HTS ve GPRS), adli tıp raporları ve kriminal incelemeler dahil olmak üzere her türlü delili detaylı bir şekilde topladı. Türkiye Dağcılık Federasyonu uzmanlarının da katıldığı olay yeri incelemesinde, Büyükişık’ın cesedinin bulunduğu konuma 27 metre yükseklikten düşerek gelmiş olmasının mümkün olmadığı tespit edildi. Ayrıca, maktulün sırt bölgesine sert ve etkili bir cisimle vurulduğuna dair tespitlere ulaşıldı. Şüphelilerden çelişkili ifadeler Olay günü şantiyede görevli olan bekçiler H.K, H.A, T.Ç, A.G. ve çalışan B.Ç.’nin ifadelerinde ciddi çelişkiler olduğu belirtildi. Şüphelilerin birbirleriyle ve olay saatiyle ilgili beyanlarının uyuşmaması soruşturmayı derinleştirdi. Toplanan deliller ve uzman raporları doğrultusunda, Büyükişık’ın kasten öldürüldüğü ve cesedinin sonradan bulunduğu yere getirildiği değerlendirildi. Kasten öldürme suçundan dava açıldı Elde edilen tespitler neticesinde, olay yerinde bulunan şüpheliler hakkında TCK’nın 81/1. maddesi uyarınca kasten öldürme suçundan müebbet hapis istemiyle İzmir Ağır Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açıldı. 8 polis hakim karşısına çıkacak Öte yandan, olayla ilgili cinayet mahallinde görev yapan 8 polis hakkında "Görevi kötüye kullanmak" suçlamasıyla dava açılmıştı. Polis memurlarının, önümüzdeki günlerde İzmir 2’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanmalarına başlanacak.
Polis kokuyu aldı, araçtan 19 kilo esrar çıktı
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 15:58 Polis kokuyu aldı, araçtan 19 kilo esrar çıktı İzmir’in Bornova ilçesinde bir uygulamada durdurulan araçtan gelen yoğun esrar kokusu üzerine sürücü indirildi. Bir anda aracına binip kaçmak isteyen şüpheli son anda engellenirken, araçta yapılan aramada 19 kilo esrar maddesi ele geçirildi. Bornova İlçe Emniyet Müdürlüğü Devriye Ekipler Amirliği’ne bağlı ekipler, 14 Mayıs 2024 günü saat 01.45 sıralarında Gediz Caddesi üzerinde uygulama gerçekleştirdi. Uygulama sırasında durdurulan bir araçtan yoğun şekilde uyuşturucu kokusu alınması üzerine sürücü A.A.’ya (36) durumla ilgili sorular yöneltildi. İndirilen sürücü, bir anda aracına binerek kaçmaya teşebbüs ederken polis ekipleri, şahsın aracı çalıştırarak olay yerinden uzaklaşmasını engellemek amacıyla fiziksel müdahalede bulundu. Direnen şüpheli, kelepçelenerek etkisiz hale getirildi ve ekip aracına alındı. 19 kilo esrar çıktı Nöbetçi savcılıktan alınan izin doğrultusunda araçta yapılan aramada, iki çuval içerisinde toplam 19 parça halinde şeffaf vakumlu poşetlerle paketlenmiş uyuşturucu madde bulundu. Yapılan incelemelerde ele geçirilen maddenin toplamda 19 kilo ’esrar’ maddesi olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan A.A.’nın daha önce Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesi çerçevesinde ve kaçakçılıkla ilgili suçlardan sabıkasının bulunduğu öğrenildi. Şüpheli, alınan doktor raporunun ardından hakkında işlem yapılmak üzere Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi.
Hollandalı öğretmenler İzmir’de mesleki eğitim kurumlarını gezdi
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 14:05 Hollandalı öğretmenler İzmir’de mesleki eğitim kurumlarını gezdi CEIPES Türkiye, 7-8-9 Mayıs 2025 tarihlerinde Hollanda’dan Koning Willem I College’dan gelen 7 kişilik öğretmen grubunu İzmir’de ağırladı. Erasmus+ programı kapsamında gerçekleşen ziyaret, "iş başında öğrenme" (job shadowing) faaliyetleri çerçevesinde organize edildi. Hollandalı öğretmenler, ziyaret boyunca Konak Mersinli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Cumhuriyet Nevvar Salih İşgören Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Misak-ı Milli Ortaokulu ve Karabağlar Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni ziyaret etti. Ziyaret ettikleri okullarda atölyeleri gezerek yapılan çalışmaları yerinde incelediler, derslere katıldılar, öğretmen ve öğrencilerle sohbet etme fırsatı buldular. Koning Willem I College öğretmenleri, Hollanda’da yaşayan -Türkler de dahil olmak üzere- 15-65 yaş arası göçmen ve sığınmacılara Hollandaca eğitimi veriyor. Bu kapsamda, eğitim verdikleri bireylerin geldikleri ülkelerin eğitim sistemlerini daha yakından tanımak amacıyla yurt dışı gözlem gezileri düzenliyorlar. Grubu ağırlayan CEIPES Türkiye’nin proje yöneticisi Onur Şahan; ’’İzmir’deki bu ziyaret, hem mesleki eğitim alanında iyi uygulamaların paylaşılması hem de uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi açısından önemli bir deneyim oldu. Okul gezilerinin yanı sıra İzmir ve çevresinde kültürel geziler de gerçekleştirdik ve grup ziyaretten oldukça memnun ayrıldı. Ek olarak bizleri okullarında son derece içten ağırlayan bütün öğretmenlerimize sonsuz teşekkür ederiz." dedi.
Ravago işçileri, anlaşma olmazsa 17 Haziran’da greve gidiyor
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 14:05 Ravago işçileri, anlaşma olmazsa 17 Haziran’da greve gidiyor Belçika merkezli petrokimya şirketi Ravago’da Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde anlaşma olmayınca Petrol-İş Sendikası grev kararı aldı. 11 aydır zam alamayan işçiler, bugün grev kararını asarak 17 Haziran’da üretimi durduracaklarını açıkladılar. TİS görüşmelerinin tıkanması üzerine bir süredir eylemlerini sürdüren Ravago’nun Eastchem ve Enplast fabrikalarındaki çalışanlar, bugün sabah saatlerinde tekrar toplandı. 11 aydır zam almadan çalıştıklarını belirten işçiler, grev kararını fabrika binasına astılar. İşçiler, taleplerinin karşılanmaması halinde 17 Haziran’da üretimi durduracaklarını açıkladılar. Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı Hasan Toptan, "Grev kağıdımızı astı, grevimizi ilan ettik. 20-23 Mayıs toplantılarında taleplerimiz masada olacak. Ya bu talepleri kabul edecekler ya da 17 Haziran’da burası şenlik yeri olacak. Üretim duracak, makineler susacak, Ravago işçisinin hak mücadelesi sonuna kadar sürecek. Biz her zaman ’önce müzakere’ dedik. 23 Mayıs’a kadar masa açık. Ama Ravago emekçisinin talepleri karşılanmazsa, 17 Haziran sabahı işçinin hakkını vermeyenlerle hesaplaşacağız. Sesimizi duyurmayanlara şalterler ve duracak üretimle sesimizi duyuracağız. İşçinin hakkını verin, grev kapıda" dedi. Eylem halaylarla son bulurken, işçiler daha sonra fabrikalarına döndü.
İzmir’de taekwondo ve teknoloji buluşması
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 13:35 İzmir’de taekwondo ve teknoloji buluşması Uluslararası Toplumsal Araştırmalar Kongresi (UTAK) İzmir 2025 kapsamında düzenlenen Taekwondo Çalıştayı, İzmir’de gerçekleştirildi. Taekwondo camiasının deneyimli isimlerini bir araya getiren çalıştay, hem akademik hem de saha deneyimleri üzerinden Türkiye’de sporun yapısal dönüşümünü masaya yatırdı. Etkinliğin en dikkat çekici sunumlarından birini Fazlanet CTO’su Barış Bayram gerçekleştirdi. "Spor Dünyasında Dijital Dönüşüm ve Teknoloji" başlıklı konuşmasında, teknolojinin sporcu performansını nasıl artırabileceğini detaylı verilerle anlatan Bayram, giyilebilir cihazlardan büyük veri analizine, yapay zekâ destekli antrenmanlardan federasyonların dijital altyapı eksikliklerine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu. "Sporcular artık yalnızca yetenekleriyle değil, kullandıkları teknolojilerle de yarışıyor" diyen Barış Bayram, performans odaklı teknolojilerin ve dijital güvenlik önlemlerinin federasyonlar nezdinde acil ihtiyaç haline geldiğine dikkat çekti. Sporun dramatik ve insani yönünü yitirmeden teknolojiden faydalanmanın önemini vurgulayan Barış Bayram, sürdürülebilir ve güvenli dijital sistemler inşa edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Kurumsal yapı, akademikleşme ve antrenör bakış açısı masaya yatırıldı Etkinliğin koordinatörlüğünü Iğdır Üniversitesi’nden Doç. Dr. Kadir Yağız, moderatörlüğünü ise Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fikret Ramazanoğlu üstlendi. Çalıştayda söz alan konuşmacılar, sporun farklı yönlerine dair önemli tespitlerde bulundu. Türkiye Eski Taekwondo Federasyonu Başkanı Olimpiyat 2.’si Cengiz Yağız, Türkiye Taekwondo Federasyonu’nda yaşanan yönetimsel sorunlara odaklanarak, kurumsal hafızanın zayıflığına ve bunun sporun sürdürülebilirliğini olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Yağız, "Bugün federasyonlarımızda bilgi birikimi yöneticilerle gelip gidiyor. Bu, sporda sürdürülebilirliği zorlaştırıyor" sözleriyle yapısal sorunlara işaret etti. Taekwondo milli takım Eski Antrenörü ve Taekwondo Federasyonu Teknik Kurulu Eski Başkanı Doç. Dr. Kadir Yağız da, şampiyona organizasyonlarında yaşanan sorunlara dikkat çekti. Organizasyonel eksikliklerin sporcuların performansını etkilediğini belirten Yağız, "Planlama eksikliği, moral motivasyon açısından da sporcuyu etkiliyor" dedi. Taekwondo Milli Takımı Eski Antrenörü Prof. Dr. Nusret Ramazanoğlu, taekwondonun akademikleşme sürecini anlattı. Üniversitelerde taekwondo alanında daha fazla akademik çalışma yapılması gerektiğini belirten Ramazanoğlu, "Bilimle desteklenmeyen bir spor dalı, gelişimini uzun vadede sürdüremez" değerlendirmesinde bulundu. Antrenör Burçin Güven ise sporun sahadaki yansımasını anlattı. Antrenör-veli ilişkilerinin sağlıklı kurulmasının önemine vurgu yapan Güven, "Sahada motivasyonu kırılan bir sporcu, ne kadar yetenekli olursa olsun başarıya ulaşamaz. Bu nedenle aile ve antrenörler ortak zeminde buluşmalı" şeklinde konuştu. Rapor hazırlanacak Öte yandan, etkinlik sonunda tüm sunum ve değerlendirmelerin derlenerek bir rapora dönüştürülmesi ve ilgili spor otoriteleriyle paylaşılması kararlaştırıldı. Hazırlanacak raporun, hem akademik hem de saha uygulamalarına katkı sağlaması bekleniyor.
Kimyasallar alerjiye davetiye çıkarıyor
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 11:19 Kimyasallar alerjiye davetiye çıkarıyor İklim değişiklikleri, kimyasal maddelere maruz kalma ve yaşam tarzındaki dönüşüm, alerji hastalıklarının görülme sıklığını hızla artırıyor. Özellikle çocuklarda daha erken yaşlarda başlayan semptomlar dikkat çekiyor. Medicana Sağlık Grubu’ndan Çocuk Alerji ve İmmünoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, "Deterjanlar, plastikler, egzoz gazı gibi zehirli gazlar alerjiye davetiye çıkarıyor" dedi. Son yıllarda alerji vakalarında gözle görülür bir artış yaşandığını belirten Medicana International İzmir Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, bu artışın arkasında yatan temel nedenin iklim değişikliği ve çevresel maruziyetler olduğuna dikkat çekti. "Hava çok erken ısınıyor, polen mevsimi uzuyor ve bu da havadaki polen miktarını ciddi şekilde artırıyor. Bununla birlikte, yaşamın her alanına yayılan kimyasallar, özellikle deterjanlar, plastikler, nanopartiküller ve dizel egzoz gazları alerjik hastalıkların hem sıklığını hem de şiddetini artırabilmekte" diyen Prof. Dr. Şule Armağan Sözmen, bu maddelerin hem solunum yollarında hem de ciltte alerjik reaksiyonlara neden olabileceğini vurguladı. Deterjanlardaki kimyasallara yoğun maruziyetin, ellerde "kontak dermatit" adı verilen cilt reaksiyonlarına neden olduğunu ifade eden Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, solunum yoluyla alınan bu maddelerin bronş yapısında hasara yol açarak yangıyı artırdığını belirtti. Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, "Plastikler çözünürken ultraviyole ışınlarla mikro boyutta partiküllere ayrılıyor. Bu mikroplastikler vücut hücrelerinden geçerek bağışıklık sistemini uyarıyor, alerjik enflamasyonu körüklüyor" diye konuştu. Anne karnındaki bebek bile etkilenebiliyor Besin alerjilerinin artışına da dikkat çeken Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, işlenmiş gıdalarda yer alan katkı maddeleri, boya ve koruyucuların vücutta enfeksiyon kaynaklı olmayan bir yangıyı tetiklediğini, bunun da alerjik hastalıklara zemin hazırladığını ifade etti. Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, şu ifadeleri kullandı: "Gıda katkı maddeleri, ne yazık ki bağışıklık sisteminde kronik enflamasyona neden oluyor. Bu da özellikle çocuklarda mide, bağırsak ve deri bulguları şeklinde kendini gösterebiliyor. Artık 1-2 aylık bebeklerde bile bu şikayetlerle karşılaşabiliyoruz. Bu da gösteriyor ki; çocuklar henüz anne karnındayken bile bu kimyasallara maruz kalıyor." Alerjen immunoterapisi uygulanabilir Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, alerji belirtilerinin enfeksiyonlarla sıkça karıştırıldığını belirterek, "Çocuklarda burun akıntısı, tıkanıklık, hapşırık gibi belirtiler çoğu kez viral enfeksiyon sanılıyor ve tekrar tekrar antibiyotik tedavileri uygulanıyor. Ancak bu şikâyetler kronikleştiğinde mutlaka alerji uzmanına başvurmak gerekmektedir. Tanı için deri testleri ve kan testleri yapılmaktadır. Alerji tedavisinde alerjen immunoterapisi (alerji aşısı) sayesinde vücut, kontrollü dozlarda alerjenle tanıştırılarak bu maddeye karşı verdiği aşırı tepki zamanla azaltılabilmektedir. Böylece kişinin bağışıklığı, sağlıklı bireylerle aynı hale gelebilmektedir" ifadelerini kullandı. Genetik yatkınlık kaderiniz olmasın Bir ebeveynde alerji olması durumunda çocuğun bu hastalığı geliştirme riskinin yüzde 50-60, her iki ebeveynde alerji varsa yüzde 80’e kadar çıktığını söyleyen Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, "Özellikle anne tarafı daha baskın. Ama bu kader değil. Kimyasallardan uzak, doğal beslenen, düzenli egzersiz yapan çocuklarda genetik risk olsa bile hastalık daha hafif seyredebiliyor" dedi. Toplumda alerji polikliniklerine başvuru konusunda çekingenlik olduğunu da belirten Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, özellikle çocuklarda bu hastalıkların yaşam kalitesini ciddi oranda etkilediğine dikkat çekti. Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, sözlerini şöyle sürdürdü: "Alerjik hastalıklar sadece burun akıntısı ya da öksürük değildir. Uyku kalitesini, okul başarısını, dikkat süresini, fiziksel gelişimi doğrudan etkiler. Bu nedenle belirtileri önemsemek ve bir uzmana başvurmak çok önemlidir. Alerjik hastalıklardan korunmada beslenme çok önemli. Takviye ürünler ancak eksiklik durumlarında kullanılmalı. Onun yerine besin çeşitliliği ve mevsiminde, doğal gıdalara yönelmek kalıcı koruma sağlamaktadır. Sebzeyi defalarca vurguluyorum çünkü çok önemli. Çocuklar mevsiminde ve çeşitli meyve-sebzeleri mutlaka tüketmeli. Fermente gıdalardan özellikle yoğurt tüketen, balık yiyen ve hareketli yaşam süren çocuklarda alerjik hastalıkların görülme sıklığı azalıyor."