Yerel Haberler
İzmir
Medicana Sohbetleri’nin konuğu Deniz Celep oldu 22 Mayıs 2026 Cuma - 17:57:28 Medicana International İzmir Hastanesi’nin düzenlediği Medicana Sohbetleri söyleşi serisinin "Her Başarıda Kadının Adı Var" başlıklı oturumuna konuk olan TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Deniz Celep; yönetiminde yer aldığı tesiste yüzde 89 kadın istihdamı sağladıklarını ve İzmir’in kadın girişimciliğinde öncü olduğunu belirtti. Kadınların iş dünyasındaki rolünü artırmak için yürütülen projelere ve küresel hedeflere dikkat çeken Celep, "Kadınların sadece iş hayatında yer alması yetmez; yönetim kurullarında, meclislerde ve karar mekanizmalarında daha fazla söz sahibi olmaları gerekiyor" mesajını verdi. Medicana International İzmir Hastanesi’nin gelenekselleşen "Medicana Sohbetleri" söyleşi serisinin Mayıs ayı konuğu, tarım ve gıda sektörünün öncü girişimcilerinden, TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu (KGK) İcra Kurulu Başkanı Deniz Celep oldu. Gazeteci Banu Şen’in moderatörlüğünde gerçekleşen "Her Başarıda Kadının Adı Var" başlıklı söyleşide, kadınların iş hayatındaki gücü, sürdürülebilirlik, inovasyon ve kadın girişimcilerin desteklenmesinin önemi masaya yatırıldı. Söyleşinin açılışında İzmir’in tarih boyunca Amazonlardan bu yana kadına değer veren ve kadın öncülüğünü destekleyen bir şehir olduğunu vurgulayan TOBB İzmir KGK Başkanı Deniz Celep, kentin girişimcilik istatistiklerine dikkat çekti. İş İnsanı Girişimci Deniz Celep, "İzmir’de kadın girişimci oranı yüzde 39 ile Türkiye ortalamasının çok üzerinde. Ancak küresel ölçekte henüz istediğimiz sıralamalarda değiliz. Kadınların sadece iş hayatında yer alması yetmez; yönetim kurullarında, meclislerde ve karar mekanizmalarında daha fazla söz sahibi olmaları gerekiyor. Biz de kurul olarak ‘Eşitlik Yıldızları’ gibi projelerimizle eşit işe eşit ücret ve cinsiyet eşitliği konularına odaklanıyor, kadınlarımızın uluslararası temsiliyetlerini güçlendirmeyi hedefliyoruz" dedi. Yüzde 89 kadın istihdamı ve dünyanın 35 ülkesine ihracat Ailesinin tarım sektörüne nasıl başladığını ve sektördeki dönüşümünü paylaşan Deniz Celep, 1953 yılında dedesinin kurduğu ilk çiftçi fabrikasından bugüne, 3. kuşak olarak tarıma dayalı sanayide büyümeye devam ettiklerini belirtti. Abisi ile birlikte yönettikleri tesiste Ege Bölgesi’nin ürünlerini dünyanın 35 ülkesine ihraç ettiklerini ifade eden Deniz Celep, şirketteki kadın gücünü şu sözlerle aktardı: "400 çalışanımız içinde yüzde 89 kadın çalışan oranına sahibiz. Ne kadar güçlü bir teknoloji altyapımız olursa olsun, bizim için kadın emeği önceliklidir. Tarımda sürdürülebilirliği, planlamayı ve disiplini sağlayan en büyük güç kadın çalışanlarımızın varlığıdır." Kadın girişimcisinin önündeki en büyük engel: Finansmana erişim Kadın girişimcilerin e-ticaret alanına olan ilgisine ve bu alanda İzmir’den çıkan Tire’deki iğne oyası üreticisi İpek Hanım ile ödüllü bebek taşıma çantası tasarımı yapan Duygu hanım gibi başarı hikayelerine değinen Deniz Celep, en büyük zorluğun finansman olduğunu belirterek, "Kadın girişimciliğinde en kritik nokta finansmana erişim ve nakit akış yönetimidir. Sermaye gücü düşük başlayan kadınlarımızı güçlendirecek projeler üretiyoruz. İş hayatının temel kuralı, gerçekleştirebileceğiniz vaatlerde bulunmaktır. Kısa sürede zengin olma hayalleri yerine, planlı ve kaliteli hizmet sunarak uzun soluklu iş birlikleri kurmalıyız. Bu süreçte kadınların ‘Ben yaptım, sen de yapabilirsin’ diyerek birbirine deneyim aktarması çok kıymetli" sözlerini kaydetti. Kurumların ortak sinerjisi ve gençleri kentte tutma hedefi İzmir’deki oda, borsa ve yerel yönetimlerin kadın projelerine çok büyük destek verdiğini belirten Deniz Celep; EİB, İzmir Ticaret Odası, İzmir Ticaret Borsası ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarının altını çizdi. İzmir’in Urla, Çeşme, Foça gibi parlayan bölgeleriyle yeniden bir cazibe merkezi olduğunu ifade eden Deniz Celep, genç istihdamını kentte tutmak için TOBB Genç Girişimciler Kurulu ile ortak projeler yürüttüklerini ve Medicana gibi şehre değer katan yatırımların bu anlamda çok önemli birer rol model olduğunu belirterek sözlerini noktaladı.
22 Mayıs 2026 Cuma - 16:50 Karşıyaka Stadı için beklenen karar meclisten geçti İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin olağanüstü toplantısında Karşıyaka Zübeyde Hanım Stadyumu projesiyle ilgili önemli bir karar alındı. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile sağlanan mutabakat kapsamında hazırlanan önerge oy birliğiyle kabul edilirken, gerekli protokollerin imzalanması ve sürecin yürütülmesi için Başkan Cemil Tugay’a yetki verildi. Tugay, "Gayet güzel bir stat projesi. Özenerek yapılacak. Bu süreç sağlıklı şekilde yürütülüyor" dedi. Öte yandan mecliste, Kurban Bayramı süresince toplu taşımada yüzde 50 indirim uygulanmasına yönelik önerge de kabul edildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin olağanüstü meclis toplantısında Karşıyaka’daki Zübeyde Hanım Stadyumu projesiyle ilgili önemli bir adım atıldı. Başkan Dr. Cemil Tugay başkanlığındaki oturumda, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile sağlanan mutabakat doğrultusunda hazırlanan önerge oy birliğiyle kabul edildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından sunulan önergede, Karşıyaka Aksoy Mahallesi’nde bulunan 26675 ada 11 parsel üzerindeki alanda yapılması planlanan Zübeyde Hanım Stadyumu için kamu kurumlarıyla gerekli iş birliği ve protokol süreçlerinin yürütüleceği belirtildi. Başkan Tugay’a verilen yetkinin; protokollerin imzalanması, resmi işlemlerin yürütülmesi ve yapım sürecine ilişkin idari çalışmaların takibini kapsadığı ifade edildi. "Gayet güzel bir stat projesi" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, "Şu anda stadın uygulama projesi çalışılıyor. Beraberinde ruhsat işleri yapılacak. Projeyi değiştiremiyoruz. Yapılan projenin bir müellifi var. O müellif devam ediyor. Çok küçük revizyonlar dışında projede değişiklik yapma şansınız yok. Eğer yaparsanız yeni bir davanın yolu açılır, yeniden bir hukuki sürece gider. Bunu beklemek zorunda kalırız. Gayet güzel bir stat projesi. Özenerek yapılacak. Bu süreç sağlıklı şekilde yürütülüyor. Umuyorum bu dönem bitmeden stadı açacağız" diye konuştu. Spor kenti kimliğine güçlü katkı Zübeyde Hanım Stadyumu’nun tamamlanmasıyla birlikte bölgedeki sportif faaliyetlerin canlanması hedefleniyor. Proje sayesinde amatör ve profesyonel spor kulüplerine yeni imkanlar sunulması, gençlerin spor alanlarına erişiminin artırılması ve ilçeye ekonomik hareketlilik kazandırılması amaçlanıyor. Stadyumun ayrıca maç günlerinde esnaf ve hizmet sektörüne katkı sağlaması, bölgedeki sosyal yaşamı hareketlendirmesi ve Karşıyaka’nın spor kenti kimliğini güçlendirmesi bekleniyor. "400 milyon lira kamunun hakkı" Olağanüstü meclis oturumunda Mavişehir’de TOKİ tarafından satışa çıkarılan ve bir firma tarafından satın alınan arsa da gündeme geldi. Başkan Dr. Cemil Tugay, konuya dair yaptığı açıklamada "Mavişehir’deki yerle ilgili şöyle bir haksızlık var. TOKİ bir satış yapıyor ama burada hissesi olanlar burayı alabilir diye şart koşuyor. Biz Büyükşehir Belediyesi olarak burayı alacaktık. Arkadaşlarımız her şeyi hazırladı ama bu şarttan dolayı başvuramadılar. Orada bir şirketin 97 metrekarelik küçük bir hazine hissesini kimsenin haberi olmadan aldığını gördük ve bundan dolayı TOKİ’den yarışmasız alabildiğini görüyoruz. Bu şekilde satışına karşı çıkıyoruz. Bir diğer konu Hazine’nin belirlediği metrekare fiyatının çok altında bir rakama satılıyor. Rakipsiz, adrese teslim bir satış yapılıyor. Buna itiraz etmemize hiçbir eleştiri getirmemelisiniz. Bunun takibini yapmaya devam ediyoruz. Haklarımızı ve yetkilerimizi de biliyoruz" diye konuştu. Zafer Payzın Kavşağı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, toplantıda Zafer Payzın Kavşağı’nı genişletmek istediklerini de belirterek, "Burasının yetkisi Karayolları Bölge Müdürlüğü’nde. Arkadaşlarımız başvuru yaptı ama dönüş alamadılar. Yetkiyi devralmak ve orada kavşağı genişletmek istiyoruz" dedi. Bayramda toplu ulaşıma yüzde 50 indirim İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi ayrıca Kurban Bayramı süresince toplu ulaşım ücretlerinde yüzde 50 indirim uygulanmasına karar verdi. Mecliste oy birliğiyle kabul edilen önergeye göre indirimli tarife, Kurban Bayramı’nı kapsayan 27-30 Mayıs 2026 tarihleri arasında geçerli olacak. Karar kapsamında ESHOT, İZULAŞ, İzmir Metro AŞ ve İZDENİZ’e bağlı toplu ulaşım araçlarında yolcular yüzde 50 indirimli tarifeden yararlanacak. Uygulama; Havalimanı, Baykuş, Bilet 35, kontörlü ulaşım kartları ile oto tahsis ve bağlı kalma tarifesi, Halktaşıt ile İZDENİZ feribot araç taşımacılığını kapsamayacak. İndirim nedeniyle oluşacak gelir kayıplarının ise Büyükşehir Belediyesi tarafından sübvanse edilmesi kararlaştırıldı. Plan ve Bütçe ile Ulaşım komisyonlarının hazırladığı rapor, mecliste oy birliğiyle kabul edildi.
Kınık’ta geri sayım; yeni OSB’de parsel ön tahsis başvuruları başladı
15 Mayıs 2025 Perşembe - 13:50 Kınık’ta geri sayım; yeni OSB’de parsel ön tahsis başvuruları başladı Dünyanın ve Türkiye’nin ilk ve tek tıbbi ve aromatik bitki üretimi merkezi olan "Kınık Tarıma Dayalı İhtisas Bitkisel Üretim Organize Sanayi Bölgesi" T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tüzel kişilik kazanıp planlama çalışmalarını tamamlayarak parsel ön tahsis aşamasına geldi. 1 milyon 228 bin metrekare alanda kurulacak OSB’de ilk etapta Türkiye’deki bitkilerin yaklaşık 150 çeşidi yetiştirilmeye başlanacak. İzmir’de, tarımda üretilen ürünlerin katma değerini yükseltmek ve ihracata yönelik üretim yapmak amacı ile İzmir Valiliği YİKOB, İzmir Ticaret Odası (İZTO), Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), İzmir Ticaret Borsası (İTB), Bergama Ticaret Odası ve Kınık Belediyesi iş birliğiyle hayata geçen Kınık Tarıma Dayalı İhtisas Bitkisel Üretim (Tohum, Fide, Tıbbi Ve Aromatik Bitkiler vb.) Organize Sanayi Bölgesi için geri sayım başladı. Bölgede 4 yıldır devam eden sürecin ardından parsel ön tahsis başvuruları alınmaya başlandı. Metrekare fiyatları belirlendi Tıbbi ve aromatik bitki üretiminde örnek bir kümelenme alanı olacak Kınık TDİOSB için sera parsellerinin tahmini ön tahsis bedeli metrekare fiyatı 1.250 TL/m2, sanayi parsellerinin tahmini ön tahsis bedeli ise metrekare fiyatı 1.750,00 TL/m2 olarak belirlendi. Sanayi alanı olarak 322 bin 795 metrekare, sera üretim alanı 583 bin 295 metrekare yer ayrılan Kınık TDİOSB’de, 41 sanayi parseli, 56 sera parseli bulunuyor. Proje ile tıbbi ve aromatik bitki tohumu üretimi, ithalat ve ihracat odaklı fide üretimi, teknolojik seralarda tıbbi ve aromatik bitki üretimi yapılması planlanıyor. Alan içinde planlanan sanayi parselleri ile drog, uçucu yağ ve ihtisas konusuna uygun diğer sanayi tesislerinin kurulacak. Özgener: Dünya pazarlarına açılacağız İzmir’deki kardeş kurum ve kuruluşlarla, ortak akıl çerçevesinde yürütülen çalışmaların meyvelerinin toplanmaya başladığını ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "Kınık TDİOSB’nin parsel ön tahsis aşamasına gelmesinden memnuniyet duyuyoruz. Kentte devam eden tarıma dayalı organize sanayi bölgesi projelerimiz tamamlandığında, önemli bir başarıya hep birlikte imza atmış olacağız. Türkiye, endemik bitkiler yönünden çok zengin bir kaynağa sahip. Bu bizim en büyük zenginliğimiz. İşte bu zenginliğimizi OSB’miz sayesinde tüm dünyaya duyurup, dünya pazarlarına açılmayı hedefliyoruz" dedi. Olgunsoy: İzmir, tıbbi ve aromatik bitkilerde öncü olacak Kınık Tarıma Dayalı İhtisas Bitkisel Üretim Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Enver Olgunsoy, "Projemiz ile ülkemizin tohum, fide, tıbbi ve aromatik bitki ihtiyacını karşılayacak şekilde yatırım ortamı oluşturarak, tüm ülkeden ve dünyadan bölgeye getirilecek bitkilerden tıbbi ve aromatik ürünler geliştirmeyi hedefliyoruz. Üretilen bitkilerden uçucu olan olmayan yağlar gibi pek çok tıbbi amaçlı bitkisel ürünler elde edilecek dedi. İzmir’i tıbbi ve aromatik bitkilere yönelik öncü bir kent haline getirerek tüm dünyada bilinen bir merkez haline getirmeyi amaçlıyoruz. Süreç nasıl ilerledi? Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri Yönetmeliği’nin 2017 yılında Resmi Gazete yayımlanıp yürürlüğe girmesinin ardından İzmir’de TDİOSB kurulması için çalışmalar başladı. Dikili, Bergama, Bayındır yanı sıra Kınık’ta dünyanın ilk tıbbi aromatik bitkiler organize sanayi bölgesi kurulması için hazırlık yapıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü’nde 2020 yılında yapılan toplantıda, TDİOSB Yönetmeliği kapsamında Kınık TDİOSB’nin yeri belirlendi. Dört yıl süren hazırlığın ardından parsel ön tahsis aşamasına geçildi.
Tiyatroda yılın en iyileri; 13. Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri’nin adayları belli oldu
15 Mayıs 2025 Perşembe - 13:44 Tiyatroda yılın en iyileri; 13. Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri’nin adayları belli oldu Bu yıl Pasaport Pizza ana sponsorluğunda düzenlenen 13. Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri’nin adayları açıklandı. İzmir’in kültür ve sanat yaşamında özel bir yeri olan ödül töreninde, devlet tiyatrosu, şehir tiyatrosu, belediye tiyatroları ve özel tiyatroların sahnelediği oyunlar değerlendirilerek adaylar belirlendi. Tören, 26 Mayıs Pazartesi günü saat 20.00’de Sahne Tozu Tiyatrosu ev sahipliğinde Haldun Dormen Sahnesi’nde gerçekleşecek. Sunuculuğunu başarılı oyuncu Emre Basalak’ın üstlendiği geceye; törenin sanat danışmanı Haldun Dormen, onursal jüri başkanı Göksel Kortay, Sema Sarper, Mehmet Sarper, Zerrin Tekindor, Serpil Günseli onur konuğu olarak katılacak. Ödül töreninin onursal jüri başkanlığını Göksel Kortay, jüri başkanlığını ise Erkan Ergin üstleniyor. İzmir’in sanat markası dünya listesinde Sahne Tozu Tiyatrosu Kurucusu ve Genel Sanat Yönetmeni Çağlar İşgören öncülüğünde İzmir’e kazandırılan Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri, "Dünya Tiyatro Ödülleri" listesine girerek İzmir’in uluslararası sanat arenasında bir marka hâline gelmesine katkı sağladı. Haldun Dormen Yaşam Boyu Onur Ödülü Zerrin Tekindor’a Bu yıl ilk defa takdim edilecek olan Haldun Dormen Yaşam Boyu Onur Ödülü özel ödüller arasında yerini aldı. Haldun Dormen’den ödülü alacak olan sanatçı ise Zerrin Tekindor olarak açıklandı. Bu değeri korumak ve büyütmek hepimizin ortak sorumluluğu Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri kurucusu Çağlar İşgören, "Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri’nin 13’üncüsünü düzenliyor olmanın gururunu yaşıyoruz. Her yıl daha da güçlenen bu tören, İzmir’in kültürel kimliğini pekiştirmenin yanı sıra şehrimizi dünya tiyatro sahnesinde konumlandırıyor. Bu değeri korumak ve büyütmek hepimizin ortak sorumluluğu." dedi. Bedia Muvahhit Cesaret Ödülü ise Prof. Dr. Ayşegül Yüksel’e Bedia Muvahhit Cesaret Ödülü, Bedia Muvahhit’in anısını yaşatmak ve onun cesaretini yeni kuşaklara aktarmak amacıyla her yıl düzenlenen Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri kapsamında veriliyor. Bedia Muvahhit Cesaret Ödülü, cesur adımları, yenilikçi ve öncü çalışmalarıyla Prof. Dr. Ayşegül Yüksel’e takdim edilecek. Tüm Gözler 26 Mayıs’ta İzmir’de Heyecanla beklenen Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri’nin, Sahne Tozu Tiyatrosu’nun resmi YouTube kanalı üzerinden canlı yayınlanacağı bilgisi verildi. Yılın En Başarılı Prodüksiyonu - Rembetiko Efsanesi - İzmir Devlet Tiyatrosu - Don Kişot’un Ölümü - Tiyatro Ansambl - Hayal-İ Temsil - İzmir Devlet Tiyatrosu - İlerleme - İzmir Devlet Tiyatrosu - Ve Kazanan - İzmir Devlet Tiyatrosu Yılın En Başarılı Yönetmeni - Yasemin Şimşek Tüzün - Küçük Gözyaşı Güvercini Frida Kahlo - Gürol Tonbul - Hayal-İ Temsil - Laçin Ceylan - İki Yeşil Su Samuru - Hakan Taner Yıldırım - Cambazın Cenazesi - M. Onur Atacan - Don Kişot’un Ölümü Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu - Özlem Başkaya - Hayal-İ Temsil - Burcu Ongun Altay - Hayal-İ Temsil - Işın Yıldız - İlerleme - Buse Sevindik - Amy Hustoy - Güzin Sönmez - Annem Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu - Cengiz Toraman - Rüstemoğlu Cemal’in Tuhaf Hikayesi - Hakan Özgemeç - Hayal-İ Temsil - Mustafa Şen - Ve Kazanan - Anıl Alkan - Cambazın Cenazesi - M. Onur Atacan - Don Kişot’un Ölümü Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu - Bahadır Buyruk - Çok Tuhaf Soruşturma - Deniz Yağcı - Ve Kazanan - Murat Çidamlı - Ve Kazanan - Kaan Uğur - No Man’s Land - Meriç Şahin - Don Kişot’un Ölümü Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu - Elif Özdemir - Ve Kazanan - Merve Aslan Özdemir - Satranç - Nagehan Yazıcı - İki Yeşil Su Samuru - Madina Çokua - Dersaadet Yokuşu - Ece Güzel - Ve Kazanan Yılın En Başarılı Işık Tasarımı - Osman Burak Sakallıoğlu - Anahtar - Fuat Fırat - İlerleme - Anıl Alkan - Medea - Fuat Fırat - Rembetiko Efsanesi - Bora Andaç - Ve Kazanan Yılın En Başarılı Dekor Tasarımı - Tayfun Çebi - Hayal-İ Temsil - Tayfun Çebi - Ve Kazanan - Murat Gülmez - İki Yeşil Su Samuru - Türker Tuna - Cambazın Cenazesi - Hasan Yavuz - İlerleme Yılın En Başarılı Giysi Tasarımı - Funda Çebi - Rembetiko Efsanesi - F. Duygu Ergüven Saykan - İlerleme - Ansambl - Don Kişot’un Ölümü - Funda Çebi - Hayal-İ Temsil - Hilal Doğan - Dersaadet Yokuşu Yılın En Başarılı Oyun Yazarı - Ahmet Sami Özbudak - Hayal-İ Temsil - M.Onur Atacan - Don Kişot’un Ölümü - Feraye Şahin - No Man’s Land - Yasemin Şimşek Tüzün - Küçük Gözyaşı Güvercini Frida Kahlo - Özlem Erben - Dersaadet Yokuşu Yılın En Başarılı Sahne Müziği - Nihat Demirkol - Hayal-İ Temsil - Utku Güçoğlu - Medea - Praksıs / Bandısta - Abasızlar - Cem İdiz - Han Duvarları - Harun Keskin - Güle Güle Diva
İzmir’de 75 suç örgütü çökertildi
15 Mayıs 2025 Perşembe - 13:12 İzmir’de 75 suç örgütü çökertildi İzmir Valisi Süleyman Elban, basın mensuplarıyla bir araya geldiği buluşmada, yılın ilk dört ayında yapılan operasyonlarda 75 suç örgütünün çökertildiğini söyledi. Vali Elban, diğer suçlarda da geçtiğimiz yıla oranla düşüş olduğunu belirtti. İzmir Valisi Süleyman Elban, kentteki güvenlik ve asayiş faaliyetlerine yılın ilk dört ayına ilişkin basın toplantısı düzenledi. İzmir Valiliği binasında, Vali Elban’ın başkanlığındaki toplantıya; İzmir İl Emniyet Müdürü Celal Sel, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanı Tuğamiral Tayfun Paşaoğlu ve İzmir İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Metin Düz katıldı. Suç oranlarında düşüş İzmir Valisi Süleyman Elban, geçtiğimiz yılın aynı zaman dilimiyle karşılaştırıldığında; konut dokunulmazlığı ihlali suçunda yüzde 15, kasten öldürmede yüzde 31, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmada yüzde 19, kişilerin huzur ve sükun bozmada yüzde 4, cinsel tacizde yüzde 18, hakarette yüzde 5, çocuğun cinsel istismarında yüzde 16, kasten yaralamada yüzde 14, cinsel saldırıda yüzde 35 ve tehditte yüzde 14 azalma olduğunu söyledi. Elban, "Mal varlığına karşı işlenen 9 önemli suçta; otodan hırsızlıkta yüzde 51, kapkaçta yüzde 90, yankesicilikte yüzde 64, motosiklet hırsızlığı yüzde 24, evden hırsızlıkta yüzde 29, işyeri ve kurumdan hırsızlıkta yüzde 28, yağmada yüzde 5, dolandırıcılıkta yüzde 2 azalma söz konusu. Yalnızca oto hırsızlığında yüzde 5’lik bir artış var" dedi. "75 suç örgütü çökertildi" Yılın ilk 4 ayında 75 suç örgütünün çökertildiğine vurgu yapan Vali Elban, "Kolluk kuvvetlerimizin yürüttüğü çalışmalarda cezaevine girmesi gereken 7 bin 495 kişi yakalanarak cezaevine gönderildi. Ruhsatsız silah ve silah kaçakçılığı ile mücadelemiz devam ediyor. 2 bin 396 silah ele geçirildi. Bin 322’si tabanca olmak üzere 349 kuru sıkı, 10 uzun namlulu, 715 tanesi av tüfeği. 2 bin 201 kişiye yasal işlem yapıldı. İlk 4 ayda 113 organize suç örgütüne operasyon düzenlendi ve 75 organize suç çetesi çökertildi. Uyuşturucu ile mücadelede kapsamında yapılan çalışmalar neticesinde 1066 imal ve ticareti ile uğraşan kişilere operasyon yapıldı. Kullanıcı ve diğer kişilere yönelik 7 bin 370 olay tespit edildi. İlk 4 ayda 9 bin 394 kişi gözaltına alındı. 833’ünün tutukluluğu devam ediyor" ifadelerini kullandı. Trafikte denetimler arttı Trafik denetimleriyle ilgili de paylaşımlarda bulunan İzmir Valisi Elban, "Bu yıl yapılan denetimlerde yüzde 73 artış var. 4 ayda 3 milyon 473 bin denetim yaptık. Bu denetimler sonucunda 585 bin 825 araca işlem yapıldı. İşlem yapılan araç sayısı geçen yıla göre yüzde 28 artmış durumda. Denetim yapılan ticari taksi sayısı 6 bin 563. Geçen seneye göre yüzde 48’lik artış söz konusu. Bin 894 ticari taksiye ise işlem yapıldı. Okul servis araçlarımızda da diğer servis araçlarımızda da denetimlerimiz sıkı bir şekilde devam ediyor. 18 bin 451 denetim yapıldı. Bir önceki dönem göre yüzde 98’lik bir artış var" diye konuştu. Elban, 112’ye yapılan çağrılarda geçtiğimiz yıla göre cüzi bir artış olduğunu söylerken, kentte faili meçhul cinayetin bulunmadığını sözlerine ekledi. İlk yangını defineciler çıkarttı Konuşmasında orman yangınlarıyla mücadele çalışmaları hakkında da bilgiler veren Vali Elban, "Maalesef definecilerden kaynaklı ilk orman yangının Bornova’da yaşadık. Arkadaşlarımızın ciddi çalışması ve gayreti ile 5 kişi hemen yakalandı ve gözaltına alınarak tutuklandılar. Yangın mevsimi ile ilgi çok ciddi hazırlıklarımız var. Araç gereç ve personel konusunda eksikliklerimizi tamamladık. Kısa sürede personel açısından yeni arkadaşlar göreve başlayacaklar. Hava araçlarımızın hepsi geldi yerleri hazır. Kara araçlarımız hazır. Kriz merkezimiz var. Önümüzdeki günlerde ormanlara girişi yasağı ve ateş yakılması ile ilgili yasak başta olmak üzere orman dışı alanlara da dikkat edilmesi konusunda bir dizi tedbirlerimiz açıklayacağız" açıklamasını yaptı. "110 bin Suriyeli göçmen var" Kentteki göçmen sayısı hakkında da bilgiler veren Elban, "Bugün itibariyle kentimizde bulunan Suriyeli göçmen sayısı 110 bin 461. İlimizi aynı zamanda göçmen kaçakçılığı ile mücadele konusunda en yoğun çalışmaların yürütüldüğü illerden biri. 4 aylık süreçte kolluk kuvvetlerimizce 202 operasyon yapıldı. Kaçakçılıkla uğraşan 200 de kişi tutuklu durumda" dedi. Toplantının ardından Elban, Sahil Güvenlik Komutanlığı envanterine giren, milli imkanlarla üretilen Kıyı Gözetleme Mobil Sistemi Aracı hakkında bilgi aldı. Sahil Güvenlik mobil aracı inceledi Toplantının ardından Vali Elban, toplantıya katılanlarla birlikte İzmir Valiliği önünde bulunan Sahil Güvenlik Komutanlığının yeni aracını inceledi. Milli imkanlarla 2 yıllık çalışmayla üretilen Kıyı gözetleme mobil sistemi aracı ’Deniz’ bina önünde sergilendi.
EGİAD ve ESİAD’dan ’Yapay Zeka Zirvesi’
15 Mayıs 2025 Perşembe - 12:10 EGİAD ve ESİAD’dan ’Yapay Zeka Zirvesi’ Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) ve Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD), iş dünyasının dijital dönüşümüne rehberlik etmek amacıyla ’Dönüştüren Güç’ temalı Yapay Zeka Zirvesi düzenledi. Zirveye katılan İzmir Valisi Süleyman Elban, "Yapay zekanın getirdiği tüm bilgileri ve teknolojileri sonuna kadar kullanırken, aynı zamanda bu alana yön verecek adımları da atmalıyız" dedi. Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) ve Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD), iş dünyasının dijital dönüşümüne rehberlik etmek amacıyla ’Dönüştüren Güç’ temasıyla Yapay Zeka Zirvesi düzenledi. İzQ İnovasyon Merkezinde gerçekleşen etkinlikte bölgedeki sanayiciler, dijitalleşme yolunda ilerleyen şirketlerin temsilcileri, yapay zeka ve yazılım konusunda çalışan girişimciler, yatırımcılar ile yeni trend teknolojilere ilgi duyan gençler bir araya geldi. Zirvenin açılış konuşmalarını İzmir Valisi Süleyman Elban, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı ve ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu gerçekleştirdi. İzmir’i Türkiye’nin teknoloji şehri yapmayı hedeflediklerini ifade eden Vali Elban, "Bu doğrultuda, ilk adımı dijital okuryazarlıkla attık. Geçen yıl başlattığımız kampanya ile ilimizdeki 64 bin öğretmenimizi dijital okuryazar yaptık. Şimdi ise 857 bin öğrencimiz için çalışmalara devam ediyoruz. Amacımız, bu öğrenciler arasından geleceğin teknoloji liderlerini yetiştirmek. Endişelenmek yerine harekete geçmeliyiz. İzmir’in Türkiye’nin teknoloji lideri şehirlerinden biri olabileceğine inanıyoruz. Tüm bu çabalarla İzmir’i bir teknoloji şehri yapmayı hedefliyoruz. Karamsar değiliz; bu fırsatı değerlendirmek ve liderliği almak için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Elban, "Dünyadaki teknolojik dönüşümün son noktası burası ve bu süreç devam ediyor" Yapay zekanın kullanımı konusunda geç alınmaması gerektiğini söyleyen Vali Süleyman Elban, "Yapay zekanın her şeyin, insanın yerini alacağı ve insanların işlerini kaybedeceği gibi karamsar bir tablo çiziliyor. Ancak ben bu düşüncede değilim; karamsar tarafta yer almıyorum. Pozitif bir bakış açısıyla değerlendiriyorum. Son yıllarda yapay zeka sıkça gündeme geliyor, özellikle pandemi döneminde dijitalleşme öne çıktı. Ancak yapay zeka konusu uzun süredir var. Belki de birkaç yıl sonra bambaşka bir şeyden bahsedeceğiz, ama şu an gündemimizde. Kesin olan bir şey var; Dünyadaki teknolojik dönüşümün son noktası burası ve bu süreç devam ediyor. Önemli olan şu. Biz bu teknolojik gelişmelerin neresindeyiz? 4. ve 5. sanayi devrimini izleyici ve kullanıcı olarak geçirdik. Şimdi de böyle mi devam edeceğiz, yoksa teknolojiyi üreten tarafta mı olacağız? Çünkü bilerek ya da bilmeyerek yapay zekayı zaten kullanıyoruz. Navigasyon, çeviri, sesli komutlar, makyaj uygulamaları, mimarlık programları gibi birçok alanda hayatımızın parçası. Ancak burada bir fark var. Üretilen teknolojiyi kullanıyoruz ama onu üretmiyoruz. Üretilmiş bilgi ve veriler bize sınırlı şekilde sunuluyor. Daha fazlasını elde etmek için ödeme yapıyoruz. Peki, bu verilerin ne kadarını bilmiyoruz? Kendi kendilerine kullandıkları bilgiler bize açılmıyor. Bu nedenle hedefimiz, 1., 2., 3. ve 4. sanayi devrimlerini kaçırdık ama 5. ve 6. sanayi devriminde bu yarışın parçası olmak olmalı. Yapay zekanın getirdiği tüm bilgileri ve teknolojileri sonuna kadar kullanırken, aynı zamanda bu alana yön verecek adımları da atmalıyız" diye belirtti. Zorlu: "İzmir’in yapay zeka alanında öncü kentlerden biri olması için üzerimize düşen her adımı atmaya hazırız" İzmir’in yapay zeka alanında öncü kentlerden biri olması için her adımı atmaya hazır olduklarını belirten ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, "Yapay zekâda geldiğimiz nokta, insanlık tarihinde belki de benzeri görülmemiş bir eşikte olduğumuzu gösteriyor. Teknolojik tekillik - Singularity olarak adlandırılan ve yapay zekânın insan zekâsını aşacağı bu dönüm noktası, bizlere büyük umutlar verirken, ciddi görevler de yüklüyor. Bir yandan hastalıkların tamamen ortadan kalkabileceği, bilgiye sınırsız erişimin mümkün olabileceği, üretkenliğin ötesine geçen bir refah hayal ediliyor. Öte yandan, kontrolün elden çıkabileceği, etik ilkelerin gölgede kalabileceği bir belirsizlik de ufukta görünüyor. Bu nedenle yapay zekâya yalnızca bir teknoloji olarak değil, insanlık değerlerini merkezine alan bir gelecek vizyonu olarak bakmak zorundayız. İzmir’in yapay zeka alanında öncü kentlerden biri olması için üzerimize düşen her adımı atmaya hazırız. Bu çerçevede başta yüksek kaliteli veri merkezleri kurulmasına ihtiyacımız olduğunu belirtmek istiyorum. Start-up’lar, KOBİ’ler, OSB’ler, sanayi ve üniversitelerin dahil olacağı bir yapay zeka ağı kurulması için işbirliklerinin önemine dikkat çekmek istiyorum. Bu dönüşümde yön gösteren, cesaretlendiren, birlikte öğrenen ve üreten bir ekosistemi hep birlikte İzmir’de inşa edebiliriz" sözlerini kullandı. Özhelvacı: "Yapay zekaya hızla adapte olan şirketler yarının standart belirleyicisi olma fırsatını yakalıyor" Yapay zekaya yatırım yapmanın artık bir tercih değil; kritik bir rekabet avantajı olduğunu vurgulayan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, "Yapay zeka, yalnızca küresel teknoloji devlerinin değil; şehirlerimizin, iş dünyamızın, kamu kurumlarımızın, yerel yönetimlerimizin, üniversitelerimizin ve sivil toplum kuruluşlarımızın da stratejik gündeminde yer almalıdır. Yapay zekaya hızla adapte olan şirketler yalnızca bugünün lideri değil, yarının standart belirleyicisi olma fırsatını yakalıyor. Geç kalanlar ise değişen piyasa şartlarına ayak uydurmakta zorlanarak rekabet güçlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyor. Ancak bu dönüşümde asıl kritik olan yalnızca teknolojiyi kullanmak değil; onu doğru zamanda ve doğru hızla benimsemektir. Yapay zekaya hızlı adapte olan şirketler yalnızca verimliliklerini artırmakla kalmıyor; aynı zamanda rakiplerinin birkaç adım önüne geçiyor. Bu dönüşüm yalnızca büyük ölçekli şirketleri değil; her ölçekte işletmeyi doğrudan etkiliyor. Zirvemiz aracılığıyla şehrimizde ve bölgemizdeki iş dünyasında bu konuda bir farkındalık oluşturmayı ve harekete geçirici bir etki oluşturmayı umuyoruz. Geleceğin ekonomik ve siyasi liderleri, bugün teknolojiye yatırım yapanlar olacaktır" diye konuştu. Tugay: "İzmir olarak bu teknolojiye hızla uyum sağlamak için çalışıyoruz" Yapay zeka konusunda muhafazakar olunmaması gerektiğine dikkat çeken Başkan Cemil Tugay, "Göreve başlamadan önce şehrimiz için bir vizyon tanımı yaparken, ’yeni nesil belediyecilik’ kavramını ortaya koymuş ve bu çerçevede yapay zeka destekli birim ve ekipler oluşturacağımızı söylemiştim. Bugün, ekip olarak İzmir’i yönetirken yapay zeka teknolojilerini kullanmaya çalışıyoruz ve bazı şeyleri bu sayede daha farklı yapabiliyoruz. Yapay zeka ile ilgili konuşurken önemli bir ayrımı netleştirmemiz gerekiyor. Biz, yapay zeka teknolojisini geliştiren ve üreten bir kent olabilir miyiz, yoksa yalnızca üretilmiş teknolojiyi doğru kullanan bir şehir mi olacağız? İzmir olarak bu teknolojiye hızla uyum sağlamak için çalışıyoruz. Şu anda kesin olan bir şey var: Yapay zekayı kullanan herkes daha başarılı. Bu nedenle İzmir’de herkesin yapay zekayı nasıl daha etkin kullanabileceğini düşünmesi gerekiyor. Bu konuya muhafazakar olmanın anlamı yok" diye ekledi.
Uzm. Dr. Gizem Kulakoğlu: "Menenjitte erken tanı hayat kurtarır"
15 Mayıs 2025 Perşembe - 12:06 Uzm. Dr. Gizem Kulakoğlu: "Menenjitte erken tanı hayat kurtarır" İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Gizem Kulakoğlu, özellikle çocukluk çağında ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen menenjit hastalığı hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Menenjitin, beyin ve omuriliği çevreleyen zarların iltihaplanmasıyla ortaya çıkan hayati risk taşıyan bir enfeksiyon hastalığı olduğunu, hastalığın bakteriyel, viral ve nadiren fungal (mantar kaynaklı) formları bulunduğunu belirten Dr. Kulakoğlu, özellikle bakteriyel menenjitin acil müdahale gerektiren, hızlı ilerleyen ve ölümcül olabilen bir hastalık olduğuna dikkat çekti. En sık görülen belirtileri Uzm. Dr. Kulakoğlu, menenjitin belirtilerinin yaşa göre farklılık gösterebileceğini belirterek, şunları söyledi: "Yüksek ateş, ense sertliği, bilinç bulanıklığı, kusma, baş ağrısı, ışığa duyarlılık ve havale menenjitin en belirgin semptomlarıdır. Özellikle bebeklerde ise huysuzluk, beslenme zorluğu, sürekli ağlama, bıngıldakta şişlik ve havale gibi belirtiler görülebilir. Ebeveynlerin bu belirtileri dikkate alması ve vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurması son derece önemlidir." Aşı, menenjite karşı en güçlü koruyucu Dr. Kulakoğlu, menenjitin önlenmesinde aşılamanın hayati önem taşıdığını belirterek, "Hemofilus influenza tip B (Hib), meningokok ve pnömokok aşıları, menenjit etkenlerinin büyük kısmına karşı koruma sağlar. Ailelerin çocuklarının aşı takvimine uygun şekilde bu aşıları yaptırmaları, menenjite karşı en etkili korunma yoludur." dedi. Hızlı tanı ve tedavi hayat kurtarır Menenjit şüphesi taşıyan bir çocuğun acil değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dr. Kulakoğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Tanı için genellikle kan tahlilleri ve lomber ponksiyon (belden sıvı alma) gibi yöntemler kullanılır. Bakteriyel menenjitte erken antibiyotik tedavisi çok önemlidir. Gecikmeler; kalıcı beyin hasarı, işitme kaybı veya ölüm gibi ciddi sonuçlara yol açabilir." Dr. Kulakoğlu, menenjit konusunda toplumun bilinçlendirilmesi gerektiğini belirterek, özellikle okul öncesi ve okul çağındaki çocuklarla ilgilenen eğitimcilerin ve velilerin belirtiler konusunda farkındalık sahibi olmaları gerektiğini vurguladı.
Doç. Dr. Sinem Ünaldılar: "Türkiye, arabulucu kimliğiyle yeniden pozisyon alıyor"
15 Mayıs 2025 Perşembe - 11:08 Doç. Dr. Sinem Ünaldılar: "Türkiye, arabulucu kimliğiyle yeniden pozisyon alıyor" Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Sinem Ünaldılar, Avrupa Birliği ile ilişkilerinde sorunlar yaşamış bir ülke olarak Türkiye’nin, güvenlik ve savunma konularındaki yetkinliği sayesinde önemli bir aktör olduğunu belirtti. Doç. Dr. Sinem Ünaldılar dış politikanın sıcak gündemi Rusya-Ukrayna-Türkiye ilişkileri konusunda değerlendirmelerde bulundu. Doç. Dr. Ünaldılar, Türkiye’nin uluslararası sistemdeki stratejik rolüne dikkat çekti. Türkiye’nin, Rusya- Ukrayna sorununda iki tarafla da konuşabilen nadir aktörlerden biri olduğunu dile getiren Doç. Dr. Ünaldılar, "Türkiye, savaşın ilk günlerinden bu yana Rusya-Ukrayna krizinde aktif bir arabuluculuk rolü üstleniyor. Bu çaba, Türkiye’nin uzun süredir uluslararası düzeyde emek verdiği bir pozisyon. 2022’deki Antalya Diplomasi Forumu’nda Lavrov ve Zelenski’yi bir araya getiren bir görüşme gerçekleşmişti. İstanbul’da gerçekleşecek olan barış görüşmeleri ve tahıl koridoru girişimiyle Türkiye, diplomatik kapasitesini bir kez daha gösterdi. Barış yönünde atılacak önemli bir adımda Türkiye’nin buna dahil olması çok anlamlı olacaktır. Başından beri müzakerelerde yer alma isteğini ortaya koyan Türkiye, bu pozisyonunu yeniden güçlendirme fırsatına sahip olacak" dedi. Rusya-Ukrayna Savaşının transatlantik ilişkilerin doğasına doğrudan etki ettiğini dile getiren Doç. Dr. Ünaldılar, "Savaşın ilk yıllarında Biden yönetimi ile Avrupa Birliği arasındaki yakın iş birliği, transatlantik ittifakını yeniden canlandırdı. NATO’nun Madrid Stratejisi’ne de yansıyan bu iş birliği, Avrupa ve Amerika’nın ortak tehdit algısıyla şekillendi. Ancak Trump’ın yeniden iktidara gelmesiyle bu birliktelik sorgulanmaya başladı. Trump’ın Amerika’nın Ukrayna’ya desteği çekebileceği yönündeki açıklamaları, Avrupa ile arasındaki dayanışma duygusunu zayıflattı. Avrupa Birliği bu duruma karşı kendi savunma kapasitesini artırmaya yöneldi. Army Europe ve European Readiness 2030 gibi girişimler, Avrupa’nın savunma özerkliğini güçlendirme arayışının bir parçası. Bu da Türkiye’yi Avrupa için yeniden stratejik bir ortak haline getiriyor" dedi. "Türkiye Avrupa savunmasında daha değerli bir aktöre dönüşebilir" Doç. Dr. Ünaldılar, "Avrupa Birliği ile ilişkilerinde sorunlar yaşamış bir ülke olarak Türkiye, güvenlik ve savunma konularındaki yetkinliği sayesinde yeniden önemli bir aktör olarak gündeme geldi. Türkiye’nin NATO içindeki ikinci büyük orduya sahip olması ve savunma sanayindeki ilerlemeleri, AB’nin Türkiye’yi yanına alma ihtiyacını artırabilir" diye konuştu. "Barış sürecine yaklaşıyoruz" Rusya-Ukrayna savaşının geleceğine dair öngörülerini paylaşan Doç. Dr. Ünaldılar, "Taraflar ekonomik ve siyasi olarak yıprandı. Tarafların kendi halklarına bir zafer sunma mecburiyeti, barış sürecini zorlaştırsa da tarafsızlık, Kırım ve doğu bölgelerinin statüsü gibi başlıklar üzerinden müzakereler yürütülebilir. Trump’ın baskıları ve Batı’nın desteğinde yaşanan yorgunluk, süreci hızlandırabilir. Barış müzakerelerinin ne kadar süreceği belirsiz olsa da, kısa vadede kanın durması yönünde gelişmeler beklenebilir" diyerek sözlerini noktaladı.
Dünyaca ünlü binalara ‘deprem’ simülasyonu
15 Mayıs 2025 Perşembe - 10:21 Dünyaca ünlü binalara ‘deprem’ simülasyonu İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) İnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Bölümü öğrencileri, İzmir’de ve dünyada simgeleşmiş 50 yapıyı ölçekli maketlerle inceleyerek deprem simülasyonu gerçekleştirdi. İzmir’deki Konak Camii, Hilton Oteli ve Toprak Mahsulleri Ofisi binalarının yanı sıra Amerika Birleşik Devletleri’ndeki The Chrysler Building, Empire State ve Transamerica Pyramid, Dubai’deki Burj Khalifa, Tayvan’daki Taipei 101 gibi birçok simge yapının üç boyutlu ölçümlerini yapan gençler, hazırladıkları maketlerin altına ‘sarsma tablosu’ tasarlayarak yapıların herhangi bir depremdeki davranışını gösterdi. İEÜ İnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Bölümü’nde eğitim gören 90 öğrenci, ‘Mühendislik Mekaniği II: Dinamik’ ve ‘Dinamik ve Yapısal Analiz’ dersleri kapsamında hazırladıkları çalışmaları yaklaşık üç ayda tamamladı. Profesyonel bir mühendis ve mimar gibi binaları titizlikle inceleyen İEÜ’lü gençler, çalışmalarınıi rapor haline getirerek akademisyenlerine sundu. Öğrencilerin yaptığı çalışmalar, kampüs içinde yapılan özel bir etkinlikle sergilendi. Sergide ziyaretçiler, farklı yapı sistemlerinin deprem karşısındaki davranışlarını bire bir izleme şansı buldu. "Yetkinlikleri arttı" İEÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Kılıç, projeye katılan öğrencilerin hem mühendislik hem de mimari açıdan tasarım yetkinliklerini artırdığını belirtti. Özellikle Türkiye’nin içinde bulunduğu sismik riskler çerçevesinde bu tür uygulamaların eğitim için çok önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kılıç, "Ülke olarak, depremi yalnızca konuşmamalıyız; depreme ne kadar hazırlıklı olduğumuzla da yüzleşmeliyiz. Ne yazık ki geçmişte yaşanan acı tecrübeler, yapısal yetersizliklerin ne denli büyük kayıplara yol açabileceğini gösterdi. Bu nedenle, genç mühendis ve mimar adaylarımıza çok iyi eğitim vermeli, onlara bu bilinci aşılamalıyız. Proje kapsamında yapılan çalışmalar, bu bilinci geliştirmek adına çok kıymetli" dedi. "Teoriyi, pratiğe taşıdılar" Öğrencilerin bu projeyle taşıyıcı sistemlerin davranışlarını, zayıf noktaları, malzeme tepkilerini deneyimleme imkanı bulduğunu söyleyen Prof. Dr. Kılıç, "Onları sadece birer öğrenci değil, gelecekte insanların yaşam güvenliğinden doğrudan sorumlu olacak profesyoneller olarak yetiştiriyoruz. Kitaplardan öğrenilen bilgiler, pratiğe döküldüğünde anlam kazanır. Öğrencilerimiz, dünyanın farklı bölgelerinde yer alan simge binaları hem mimari hem de mühendislik açısından analiz etti. Bu yapıların gerçek dünyada karşılaşabileceği sismik etkileri laboratuvar ortamına taşıyarak bire bir gözlemledi. Bu deneyim, onların sadece teknik kapasitesini değil; analiz, yorumlama, problem çözme ve ekip içinde çalışma yetkinliklerini de ileri düzeyde geliştirdi" diye konuştu. ‘Toplumsal görev’ vurgusu Eğitimci olarak görevlerinin, öğrencilere sadece bilgi aktarmak değil, aynı zamanda onları düşünen, sorgulayan ve çözüm üreten bireyler olarak yetiştirmek olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kılıç, "Deprem gibi hayati bir konuda farkındalık kazandırmak; gençlerimizin mesleklerini sadece bir iş değil, aynı zamanda toplumsal görev olarak görmelerini sağlar. Bu bilinçle hareket ediyor, üniversite olarak ülkemizin daha güvenli yarınları için güçlü adımlar atmaya devam ediyoruz. Öğrencilerimizi de projeye verdikleri emek ve sundukları katkı için tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.
Gıdanın geleceği için buluştular
15 Mayıs 2025 Perşembe - 09:52 Gıdanın geleceği için buluştular Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı’nın (TTGV) öncül programlarından İklim Lab Komünite Programı, İklim Teknolojileri Panel serisinin on birincisi İzmir’de düzenledi. Yaşar Üniversitesi iş birliğinde gerçekleştirilen oturumlarda alternatif protein teknolojileri, yatırımlar ve gelecek öngörüleri üzerine alanında uzman isimler bir araya gelirken, kamu, özel sektör, akademi ve girişim dünyası buluştu. TTGV Geliştirme Programları Direktörü Evren Bükülmez ve Yaşar Üniversitesi BTTO Müdür Vekili Necip Atılgan’ın açış konuşmalarını yaptığı etkinlik Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirildi. EIT Food Güney Ortaklık Yöneticisi Carmen Galindo Rodriguez’in Avrupa’daki gıda inovasyonu üzerine ana konuşmacı olarak açışını yaptığı panel serisinde ortak nokta yaşanabilir bir dünya için sürdürülebilirlik çatısında herkesin elini taşın altına koyması gerektiği oldu. Moderatörlüğünü İklim Lab Uzmanı Esra Boran’ın üstlendiği EIT Food: Tarım ve Gıda Ekosisteminde Yenilikçi Oturumlar Paneli’nde Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü, Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ruhan Aşkın Uzel, EIT Food Türkiye Temsilcisi, Impact Hub İstanbul ve Foodback Kurucu Ortağı Ayşe Sabuncu ve Biopols Kurucusu Sena Tarım Yalçınkaya yer aldı. Gıdada yeşil teknoloji uygulamaları İklim değişikliğinin sonuçları ve nüfus artışıyla birlikte güvenilir gıdaya erişimin giderek zorlaştığını bu nedenle iklim teknolojilerinin önemli bir fırsat alanı olarak öne çıktığını ifade eden Uzel, gıdalarda yeşil teknoloji uygulamaları, döngüsel gıda sistemleri ve alternatif protein teknolojileri gibi alanların dikkat çektiğini vurguladı. EIT Food Türkiye temsilcisi Sabuncu ise EIT Food yapısı altında gıda ve tarım sektöründe keşfedilmeye değer pek çok fırsat olduğunun altını çizerken, girişimciler, araştırmacılar ve öğrenciler için bu alanın büyük fırsatlar sunduğuna bunun için kendilerinin de mentörlük çalışmaları yürüttüklerini iletti. Gıda ambalaj sektörü için gıda israfının önlenmesi amacı ile geliştirdiği solüsyon ile meyve ve sebzelerin gıda ömrünü uzattığını belirten Biopols Kurucusu Tarım ise biyopolimer malzemelerin yaygınlaştırılmasının sürdürülebilir bir dünya için önemli olduğuna dikkat çekti. EIT Food çatısı altında hibe almasının yanı sıra işbirliği yapabileceği paydaşlar ile ağ kurması ve mentörlük destekleri açısından da bir çok kazanım elde ettiğini belirtti. Gıdada ticarileşme fırsatları Panel serisinin ikinci oturumu Değişen Gıda Değer Zincirinde Yenilikçi Teknolojiler ve Ticarileşme Fırsatları üzerine İklim Lab Uzmanı Buse Hıdıroğlu moderasyonunda TTGV Yenilikçi Teknoloji Programları Direktörü Dr. E. Serdar Gökpınar, İzmir Ticaret Borsası (İTB) Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü, Kök Projekt Kurucu Ortağı ve TTGV İklim Lab İklim Öncüsü Semi Hakim ve Çamlı Yem Besicilik Yem İş Ünitesi Müdürü Tamer Ermiş’in katılımları ile gerçekleştirildi. Oturumda İTB Genel Sekreteri Güdücü İzmir Tarım Teknolojileri Merkezi’ndeki bitkisel üretim, akıllı seracılık uygulamaları, agrivolkaik ve kontrollü üretim sistemleri teknolojilerinin detaylarını paylaşırken; Ermiş, Türkiye’deki yem sektörüne dair güncel durumu, yemin besin zincirindeki yeri ve alternatif yem teknolojilerine dair gelişmeleri paylaştı. Kök Projekt kurucusu Hakim’in global ölçekte tarım-gıda ekosistemindeki deneyimlerini anlattığı oturumda TTGV Direktörü Gökpınar vakıfta öne çıkan iklim teknolojileri çalışmalarının yanı sıra dünyanın ve Türkiye’nin güncel durum değerlendirmesi ve gelecek öngörülerini aktardı.