Yerel Haberler
İzmir
Aliağa’da 30. Geleneksel Kyme Satranç Turnuvası başlıyor 15 Nisan 2026 Çarşamba - 16:43:45 Aliağa Belediyesi’nin bu yıl 30.’sunu düzenleyeceği Geleneksel ‘KYME Satranç Turnuvası’, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında, 9-10 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek. Aliağa Belediyesi Satranç Kulübü ile Türkiye Satranç Federasyonu İzmir İl Temsilciliği iş birliğinde Aliağa Belediyesi Enka Spor Salonu’nda organize edilecek turnuva 9 Mayıs Cumartesi günü 08.30’da yapılacak kayıt kontrol işlemleriyle başlayacak ve 10 Mayıs Pazar günü son turun bitiminden sonra yapılacak ödül töreni ile sona erecek. Turnuvaya katılmak isteyen satranç tutkunları, 17 Nisan - 7 Mayıs tarihlerinde www.izmir.tsf.org.tr adresinde yer alan çevrimiçi turnuva kayıt sayfası üzerinden başvurularını yapabilecek. Sporcular 4 kategoride yarışacak İki gün sürecek KYME Satranç Turnuvası’na, TSF lisansına sahip 2025-2026 yılı vizesi yapılmış, 2008-2019 yılları ve arasında doğan sporcular katılabilecek. Turnuva 4 farklı kategoride düzenlenecek. Kontenjanlar; 8 yaş ve altı, 10 yaş ve altı, 14 yaş ve altı kategorileri için 64 sporcu, 18 yaş ve altı kategorisi için 32 sporcu ile sınırlı tutulacak. Turnuva sonunda ödül töreni düzenlenecek Turnuvada Swiss Manager yazılımı kullanılacak ve başlangıç sıralaması, sporcunun en yüksek kuvvet derecesine göre yapılacak. İlk 3 dereceyi elde eden sporculara kupa verilirken; ilk 10 dereceyi elde eden sporculara, ilk 3 dereceyi elde eden kadın sporculara, Aliağa’da ikamet eden sporculardan ilk 3 dereceyi elde eden yerel sporculara ve ilk 3 dereceyi elde eden ratingi olmayan sporculara madalya verilecek. Aynı zamanda final sıralamasında kendi kategorilerinde ilk 3e giren sporculara diğer ödülleri takdim edilecek.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 15:52 AK Partili Saygılı’dan CHP’li mevkidaşına bankamatik memurları eleştirisi AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün iktidar olacaklarına yönelik açıklamalarına tepki gösterdi. Saygılı, Güç’e yerel yönetimlerdeki sorunlarla ilgilenmesi çağrısında bulundu. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün Ankara’dan yaptığı paylaşıma yanıt verdi. Güç’ün halkın iktidarını kurana dek geri adım atmayacakları yönündeki ifadelerini eleştiren Saygılı, "Kendisine tavsiyemdir. İzmir’in CHP’li turist milletvekillerine özenmeden, bir an önce İzmir’e dürüst ve şeffaf siyaset yapmak için dönsün" dedi. Bankamatik memurları ve altyapı eleştirisi Saygılı, İzmir’deki yerel yönetim eleştirilerini sıralayarak, "Halkın iktidarını önemsiyorsa; CHP belediyelerindeki bankamatik memurlarının iktidarıyla mücadele etsin. Halkın iktidarını önemsiyorsa; her yağmurda sokaklarını sel götürdüğü için isyan eden İzmirlilerin feryadına kulak versin. Halkın iktidarını önemsiyorsa; CHP’li İzmir Büyükşehir Belediyesi ve onun siyasi elitlerinin toplu konut vaadiyle dolandırdığı İzmirlilere kooperatif skandalının hesabını versin" ifadelerini kullandı. "Niyet hayır olmadan akıbet hayır olmaz" Açıklamasının devamında adalet ve hukuk vurgusu yapan Saygılı, "Adalet ve hukuku önemsiyorsa; bağımsız mahkemelerin tahliye emri verdiği Tarihi Un Fabrikası önündeki mesnetsiz ve korsan eylemlerinden vazgeçsin. Adalet ve hukuku önemsiyorsa; Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nde İzmir Büyükşehir Belediyesinin ihmali yüzünden hayatını kaybeden emekçi Sabri Kılınç’ın hakkını arasın. Adalet ve hukuku önemsiyorsa; rüşvet çarkına ev sahipliği yapan CHP yerel idareleri hakkında açılan soruşturmalara saygı duyup arınmayı tercih etsin" şeklinde kaydetti. "Halkın iktidarının yolu rüşvet labirentlerinden geçmez" Saygılı, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Halkın iktidarının yolu, CHP’nin yolsuzluk ve rüşvet labirentlerinden geçmez. Adalet ve hukukun temeli, CHP’nin yozlaşmış politik varlığının zemininde ayakta duramaz. Anlıyoruz, samimi olmasanız da retorik açısından iktidara niyet etmişsiniz. Ancak şaşmaz bir kaide vardır. Niyet hayır olmadan akıbet hayır olmaz."
15 Nisan 2026 Çarşamba - 15:30 İzmir’de inşaat kulübesinin üzerine vinç düştü: 3 işçi yaralandı İzmir’in Bayraklı ilçesindeki bir inşaatta demir yüklemesi yapan vincin parçasının kırılarak kulübenin üzerine düşmesi sonucu 3 işçi yaralandı. Hastaneye kaldırılan işçilerin hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Olay, saat 13.00 sıralarında Anadolu Caddesi üzerinde bulunan bir inşaat alanında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, şantiyede taşeron firma olarak faaliyet gösteren vince ait dirsek kısmında kopma yaşandı. Kopan parça, o esnada alanda çalışan işçilerin üzerine düştü. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından, yaralı işçilerden Y.K. ve A.Y.’yi ambulanslarla Ege Üniversitesi Hastanesi’ne, N.Ç.’yi ise Türkan Özilhan Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Hastanelerde tedavi altına alınan yaralı işçilerin hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi. Yaşanan iş kazasının ardından polis ekipleri tarafından vinç operatörü C.D., vinç sahibi S.K. ve şantiye sorumlusu S.A. gözaltına alınarak işlemleri yapılmak üzere polis merkezine götürüldü. Meydana gelen kaza ile ilgili soruşturma sürüyor. Öte yandan, vincin daha önce de aynı noktadan kırıldığı ve o bölgeye kaynak yapılarak kullanılmaya devam edildiği belirlendi. Olay anında yaşadığı paniği ve çevredeki işçilerin nasıl yaralandığını anlatan tanık Ali Coşkun Çay, "Arabam buradaydı, eczaneden getirdiğim boş kasaları indiriyordum ve arabanın kapakları açıktı. O sırada bir çatırtı koptu. Korkuyla yukarıya bakamadan kasaları itip kaçmaya başladım ve kaçarken kolumun üzerine düştüm. Olay yerinde bulunan işçiler yaralandı. Vinçten düşen kimse olmadı ancak vincin barakaya çarpmasıyla camlar patladı ve kırılan cam parçaları işçilerin başına düşerek kanamaya neden oldu" ifadelerini kullandı.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 13:49 İzmir’de uyuşturucu operasyonu: 10 yıl cezası olan firari yakalandı İzmir’de uyuşturucu madde ticareti yaptığı belirlenen ve hakkında 10 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir şüpheli, polisin düzenlediği operasyonla yakalandı. Evinde uyuşturucu maddelerle yakalanan şüpheli gözaltına alındı. Karabağlar İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliğine bağlı ekipler, ilçe genelinde yürüttüğü çalışmalar kapsamında hedef bir şüpheliyi takibe aldı. Uyuşturucu madde satışı yaptığı tespit edilen U.Ç. (28) isimli şüphelinin uyuşturucuları sakladığı adres belirlenerek operasyon için düğmeye basıldı. Adrese yapılan baskında şüpheli şahıs yakalanarak etkisiz hale getirildi. Çok sayıda uyuşturucu madde ele geçirildi Şüphelinin ikametinde yapılan detaylı aramalarda 6 meşe halinde toplam 4,60 gram kokain ve 112 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Ele geçirilen uyuşturucu maddelere polis ekipleri tarafından el konulurken, şüpheli sorgulanmak üzere büro amirliğine götürüldü. 10 yıl hapis cezası olduğu ortaya çıktı Gözaltına alınan U.Ç. (28) hakkında yapılan UYAP sorgulamasında, şüphelinin uyuşturucu madde ticareti suçundan 10 yıl kesinleşmiş hapis cezası ile arandığı tespit edildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli şahıs, uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan hazırlanan evraklarla birlikte mevcutlu olarak adli mercilere sevk edilecek.
İZAZDER’den Türkiye-Azerbaycan kardeşliğine yönelik provokasyonlara tepki
12 Mart 2026 Perşembe - 12:05 İZAZDER’den Türkiye-Azerbaycan kardeşliğine yönelik provokasyonlara tepki İZAZDER Başkanı Perviz Altay, son günlerde Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine yönelik yürütülen dezenformasyon kampanyalarına tepki göstererek, kardeşliğin hedef alınamayacağını söyledi. İzmir Azerbaycan Derneği (İZAZDER) Başkanı Perviz Altay, son günlerde bazı çevrelerce Türkiye-Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarını hedef aldığı iddia edilen dezenformasyon içerikli paylaşımlara ilişkin bir açıklama yaptı. Altay, iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihî ve kültürel bağlarla güçlendiğini vurgulayarak, kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algıların gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Bir millet iki devlet anlayışı Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin yalnızca diplomatik bağlarla sınırlı olmadığını belirten Altay, iki ülkenin tarih boyunca "Bir millet, iki devlet" anlayışıyla hareket ettiğini dile getirdi. Altay, bu birlikteliğin ortak tarih, kültür ve değerlerden beslendiğini, sevinçte ve zor zamanlarda aynı duyguların paylaşıldığını söyledi. Dezenformasyon girişimlerine tepki Son günlerde bazı platformlarda yer alan paylaşımların kamuoyunda yanlış bir algı oluşturmayı amaçladığını savunan Altay, bu girişimlerin Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliği zedeleyemeyeceğini ifade etti. Perviz Altay, gerçek dışı haberler ve provokatif paylaşımlarla iki ülke arasında mesafe oluşturulmaya çalışıldığını ileri sürerek, bu tür girişimlerin karşısında kararlı şekilde duracaklarını dile getirdi. Kardeşlik bağları daha da güçlenmeli Bölgedeki gelişmelere de dikkat çeken Altay, yoğun çatışmaların ve istikrarsızlıkların yaşandığı bir dönemde Türkiye ile Azerbaycan arasındaki stratejik iş birliğinin her zamankinden daha önemli olduğunu belirtti. Altay, iki ülke arasındaki dayanışmanın güçlenmesinin hem bölgesel istikrar hem de ortak gelecek açısından büyük önem taşıdığını ifade ederek, kamuoyunun bu tür dezenformasyon içeriklerine itibar etmemesi gerektiğini söyledi.
Şehitlerin künye ve konum bilgileri dijital ortama aktarılıyor
12 Mart 2026 Perşembe - 11:20 Şehitlerin künye ve konum bilgileri dijital ortama aktarılıyor İzmir Kadifekale Şehitliği’nde, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitler Günü dolayısıyla yeni düzenlemeler hayata geçiriliyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinesinde Türkiye genelindeki tüm şehitlerin künye ve konum bilgileri dijital ortama aktarılacak. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü önderliğinde, vatanın bekası uğruna canlarını feda eden şehitlerin hatıralarının yaşatılması ve nesilden nesile aktarılması amacıyla ülke genelinde kapsamlı bir çalışma yürütülüyor. Aziz şehitlerin emanetlerine sahip çıkmayı en temel sorumluluk olarak belirleyen bakanlık, bu vizyon doğrultusunda 81 ildeki tüm şehitliklerde ve kabristanlarda yatan kahramanların künye ile konum bilgilerini tamamen dijital ortama aktarıyor. Böylece teknolojik altyapı kullanılarak şehitlerin kahramanlık öykülerinin ve kimlik bilgilerinin ziyaretçiler tarafından kalıcı olarak ulaşılabilir olması hedefleniyor. Kadifekale Şehitliği’nde 18 Mart’ta yapılacak düzenlemelerle ilgili bilgi veren İzmir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Abdullah Kömürcüoğlu, bakanlık olarak şehitlerin emanetlerine sahip çıkmayı en temel sorumlulukları olarak gördüklerini söyledi. Kömürcüoğlu, bu amaçla 81 il genelindeki şehitliklerde ve diğer kabristanlarda bulunan tüm şehitlerin künye ve konum bilgilerini dijital ortama aktarmak için çalışma başlattıklarını kaydetti. Kahramanların hatırası yaşatılacak Gelecek nesillere kahramanların hatırasını en temiz ve vakur haliyle aktarmanın bir borç olduğunu dile getiren Kömürcüoğlu, "Ezanımız, ay yıldızlı al bayrağımız ve istiklal sevdamız için gözlerini kırpmadan canlarını feda eden kahramanlarımızın kabirleri burada. Aziz hatıraları ise ebediyen milletimizin kalbinde yaşamaya devam edecektir. Bizler şehitlerimizi toprağa sadece emanet ettik. Onların hatırasını, fedakarlığını ve bıraktıkları büyük mirası ise daima yüreğimizde taşıyoruz. Şehitlikler milletimizin bağımsızlık sevdasının ve asırlara damga vuran şanlı tarihimizin abidelerindendir. Her biri imanla yoğrulmuş cesaretin, vatan uğruna verilen fedakarlığın, milletimizin sarsılmaz iradesinin ve istiklal aşkının ebedi nişanesidir" dedi. "Gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın" Bu asil ruhun nesilden nesile aktarıldığını belirten Kömürcüoğlu, "İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un dizelerinde de ifadesini bulmuş, şu mısralarla adeta tarihe kazınmıştır; ’Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın, gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın.’ Bu mısralar aziz şehitlerimizin yüce makamını ve milletimizin şehitlik mertebesine duyduğu derin hürmeti en veciz şekilde ifade etmektedir" diye konuştu. Koruma altındaki çocuklar şehitlikleri ziyaret edecek Çalışmaların Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın talimatlarıyla yürütüldüğünü hatırlatan Kömürcüoğlu, "Bakanlığımız koordinasyonunda başlatmış olduğumuz bu çalışma, aziz şehitlerimizin bizlere bıraktığı mirasa duyduğumuz derin bir saygının ifadesidir. Bu bağlamda devletimiz himayesinde bulunan bütün çocuklarımızın milli ve manevi duygularını geliştirmek için bayramdan bir gün önce şehitliklerimizde ziyaret programları gerçekleştirilecektir. Bakanlık olarak her çalışmamızın arkasında aziz şehitlerimize duyduğumuz derin minnet ve şükran hissi bulunmaktadır. Aziz şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmak, her daim onların yanında olmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yad ediyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum" ifadelerini kullandı.
Böbrek hastalığına karşı kritik uyarı: Her 7 kişiden biri risk altında
12 Mart 2026 Perşembe - 11:12 Böbrek hastalığına karşı kritik uyarı: Her 7 kişiden biri risk altında Prof. Dr. Mehmet Tanrısev, böbrek hastalıklarının ileri evreye kadar belirti vermediğini vurgulayarak, ’gece idrara çıkma’ uyarısında bulundu. Tanrısev, böbrek nakli için diyalizin şart olmadığını ifade etti. 12 Mart Dünya Böbrek Günü kapsamında böbrek sağlığına ilişkin hayati uyarılarda bulunan SBÜ İzmir Tıp Fakültesi Nefroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Tanrısev, modern yaşamın getirdiği hareketsizlik ve yanlış beslenmenin böbrekleri tehdit ettiğini belirtti. Hastalığın sinsi ilerlediğine dikkat çeken Tanrısev, toplumun her kesimini önlem almaya çağırdı. "En önemli belirti gece idrara çıkmak" Böbrek hastalıklarının en riskli yanının uzun süre semptom göstermemesi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tanrısev, "Böbreklerimiz fonksiyonlarını kaybetse bile vücut bu durumu uzun süre tolere edebiliyor. Bu da hastalığın ancak çok ileri evrelerde fark edilmesine yol açıyor. En önemli erken belirtilerden biri gece idrara çıkmaktır. Bu durumu yaşayan vatandaşlarımızın mutlaka bir uzmana görünmesi gerekir" dedi. Tuz ve su tüketimine dikkat Hipertansiyon ve diyabet hastalarının en yüksek risk grubunda olduğunu hatırlatan Tanrısev, böbrek dostu bir yaşam için şu kriterleri sıraladı: Tuz sınırı: Günlük 3 gramı aşmayın. Su tüketimi: En az 1,5 litre su tüketin ve susadıkça su içmeyi ihmal etmeyin. Düzenli kontrol: Özellikle risk grubundakiler rutin kontrollerine idrar tetkikini ekletmeli. "Bilinçsiz ilaç kullanımı kalıcı hasar bırakıyor" Ağrı kesiciler ve bitkisel çayların masum görülmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tanrısev, "Bilinçsiz kullanılan her ilaç böbreğe yük bindirir. Özellikle içeriği bilinmeyen bitkisel takviyeler ciddi risk taşıyor. Kısa süreli kullanımlarda hasar geri döndürülebilir olsa da, kronikleşen bilinçsiz kullanımlarda böbrekte kalıcı hasarlar oluşabiliyor" uyarısında bulundu. "Nakil için diyalize girmeyi beklemeyin" Böbrek yetmezliği sürecinde doğru bilinen bir yanlışa değinen Tanrısev, en başarılı yöntemin ’erken nakil’ olduğunu belirterek, "Böbrek nakli olmak için illa ki diyaliz sürecine girmiş olmak gerekmez. Canlı vericisi olan hastalar için diyalize başlama zamanı geldiğinde doğrudan yapılan nakil, yaşam kalitesi açısından en başarılı sonuçları vermektedir" şeklinde konuştu. Organ bağışında şeffaflık ve güven vurgusu Kadavradan organ bağışı oranlarını artırmak için şeffaflığın önemine değinen Prof. Dr. Tanrısev, ailelerin sağlık sistemine olan güveninin bağış kararlarında belirleyici olduğunu söyledi. Tanrısev, "Bağışçı yakını, hastasına her şeyin yapıldığına ve sürecin titizlikle yönetildiğine inanıyorsa bağış yapmaktan çekinmiyor" ifadelerini kullandı.
Göz tansiyonu kalıcı görme kaybına yol açabiliyor
12 Mart 2026 Perşembe - 10:54 Göz tansiyonu kalıcı görme kaybına yol açabiliyor Halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokom, tedavi edilmediği takdirde kalıcı görme kaybı ve körlüğe neden olabiliyor. Toplam körlük vakalarının yüzde 30’undan sorumlu olan bu rahatsızlıkta hastaların yalnızca beşte biri durumunun farkında bulunuyor. Göz içi basıncının yavaş yavaş artmasıyla birlikte görme sinirinde hasara neden olan glokom, uzun süre belirgin bir şikayet vermeden ilerliyor. Hastalık nedeniyle oluşan görme kayıplarının geri dönüşü olmuyor. Genetik yatkınlık, rahatsızlıkta en önemli risk faktörlerinin başında geliyor. Anne, baba ya da kardeş gibi birinci derece akrabalarında hastalık bulunan kişilerde risk 10 kata kadar artabiliyor. İleri yaş, diyabet, tansiyon, migren ve göz yaralanmaları da riski artıran diğer etkenler olarak öne çıkıyor. Açık açılı ve dar açılı olmak üzere iki türü bulunan glokom, erken teşhis edilmediğinde kalıcı hasarlar bırakıyor. Körlük nedenleri arasında ikinci sırada Acıbadem Kent Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Hülya Deveci, hastalığın sinsi ilerlediğini ve kişinin günlük hayatta durumu fark edemediğini belirterek, "Dünya üzerinde 70-80 milyon kişi glokom hastası ve bunların 7-8 milyonu körlükle sonuçlanabiliyor. Şu anda körlükle sonuçlanan göz hastalıkları içinde ikinci sırada. İlk sırada katarakt var ama kataraktın tedavisi var. Glokom ise geriye dönüşsüz bir göz siniri hasarı oluşturuyor" dedi. Kırk yaş sonrası kontroller önemli Hastalığın hiçbir belirti vermediği için ancak muayenelerle ortaya çıkabildiğini ifade eden Deveci, "Yaşla beraber sıklık artıyor, o yüzden 40 yaş sonrası kontroller çok önemli. Ailede varsa genetik etmenler devreye girdiği için daha sık takipler, göz tansiyonunun ölçülmesi, bazı filmlerin çekilmesi ve görme alanı testinin yapılması büyük önem taşıyor. Hastalık sinsi seyredip görme alanında daralmaya yol açıyor. Bu daralma en çevreden, yani perifer dediğimiz alandan başlayıp merkeze doğru geliyor" şeklinde konuştu. Erken teşhis ve acil müdahale Erken teşhis ve uygulanacak tedavi adımlarının önemine değinen Uzm. Dr. Deveci, "Çok fazla gecikilmeden tedaviye başlanması son derece önemli. Tedavide ilk aşamada göz tansiyonu damlaları veriyoruz. Eğer hasta bundan fayda görmezse lazer tedavisi, yine fayda görmezse cerrahisi var. Özellikle dar açılı glokomda ’açı kapanması’ dediğimiz akut bir olay ortaya çıkabiliyor. Şiddetli ağrı ile başlayan görme bulanıklığı, ışıklar etrafında hareler görme gibi oldukça şiddetli semptomlar var. Ciddi bir baş ağrısı ile seyreden bu tabloya hemen müdahale edilmesi ve göz içi basıncının birden düşürülmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Bornovalı kursiyerlerden ’Korkma’ mesajı
12 Mart 2026 Perşembe - 10:31 Bornovalı kursiyerlerden ’Korkma’ mesajı İzmir’de Bornova Halk Eğitimi Merkezi kursiyerleri, 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü çerçevesinde düzenlenen etkinliklerde "Korkma! Gençliğin ruhu burada" sloganıyla milli değerlere sahip çıktı. Bornova Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü bünyesindeki kurslarda eğitim gören kursiyerler, 12 Mart İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümü dolayısıyla bir dizi anma programı gerçekleştirdi. Milli Eğitim Bakanlığının milli, manevi ve kültürel değerlerin genç nesillere aktarılması hedefleri doğrultusunda düzenlenen etkinliklere katılım yoğun oldu. Programlarda özellikle ’Alfa Kuşağı’ olarak adlandırılan genç kursiyerlerin aktif rol alması dikkat çekti. Kursiyerler ve eğitmenler tarafından hazırlanan etkinliklerde, İstiklal Marşı’nın taşıdığı bağımsızlık, inanç ve mücadele ruhu anlatıldı. Genç kursiyerlerin hep bir ağızdan dile getirdiği "Korkma! Gençliğin ruhu burada" sloganı, törenin en dikkat çeken anlarından birini oluşturdu. Etkinlikler kapsamında Mehmet Akif Ersoy’un kaleme aldığı İstiklal Marşı’nın yazılış süreci ve derin anlamını konu alan sunumlar yapıldı. Bornova Halk Eğitimi Merkezi’nde farklı branşlarda eğitim alan kursiyerlerin katılımıyla gerçekleştirilen programlarda, İstiklal Marşı’nın Türk milletinin bağımsızlık mücadelesi ve özgürlük iradesinin sembolü olduğu vurgulandı.
’Delirten hastalık’ nedeniyle su bile içemiyordu
12 Mart 2026 Perşembe - 09:55 ’Delirten hastalık’ nedeniyle su bile içemiyordu Halk arasında delirten hastalık olarak bilinen trigeminal nevralji, yüzde ani ve şiddetli ağrı ataklarıyla kendini gösteren bir sinir hastalığı. Trigeminal nevraljiyle 3 yıl boyunca mücadele eden 54 yaşındaki Hakan Gencer de ağrılarının geçmesi için önce diş hekimlerinin kapısını çaldı, ancak çözümü beyin ve sinir cerrahisinde buldu. Hakan Gencer, Medicana Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun’un yaptığı operasyonla yıllardır çektiği ağrılarına veda etti. Genellikle 50 yaş sonrasında görülen trigeminal nevralji, yüzdeki hisleri beyne taşıyan trigeminal sinirin etkilenmesi sonucu oluşur ve genellikle "elektrik çarpması" gibi tarif edilen kısa ama çok yoğun ağrı ataklarıyla kendini gösterir. İzmir’de yaşayan ve trigeminal nevralji tanısı alan 54 yaşındaki Hakan Gencer de hastalığın yaşamına olan olumsuz etkilerini paylaşarak tedavi sürecini anlattı. 3 yıldır trigeminal nevralji ile mücadele ettiğini belirten Hakan Gencer, "3 sene önce dişlerimde bir ağrı varmış gibi başladı. Diş doktorlarının kapısını çaldım ama çözemediler. ‘Dişlerinde bir şey yok’ dediler. Ama benim ağrılarım devam ediyordu. Sonrasında bir beyin cerrahına gittim. Kendisi teşhisi koydu. 3 yıl boyunca araştırma yaptım. Ağrılarım geçsin diye yüzümdeki sinirleri yaktılar. Ama bir sonuç alamadım. Dişlerimi fırçalayamıyor, bir damla suyu bile içemiyordum" sözlerini kaydetti. İşimi bırakmak zorunda kaldım Trigeminal nevraljinin oluşturduğu ağrıların dayanılmaz bir noktaya gelmesinden dolayı işini bırakmak zorunda kaldığını aktaran Hakan Gencer, "Hastalığım nedeniyle ailemin de huzuru kalmadı. Herkes çok endişelendi. Geceleri 1 saat uyuyorsam geri kalan 6 saatte ayaktaydım. Eşim de benimle bir bu hastalıkla mücadele etti. Su içerken dişlerime ve damağıma temas olduğunda ağrım oluyordu. O nedenle şırıngayla su içmeye başladım. Hastalık belli dönemlerde atak yapıyordu, sonra düzeliyordu ama 3 senede beni hayattan bezdirdi" diye konuştu. Hayati riski var dediler Hastalığının tedavisi için başvurduğu beyin ve sinir cerrahisi uzmanlarından ‘Hayati riski var, felç olursun’ şeklinde geri dönüşler aldığını aktaran Hakan Gencer, Medicana International İzmir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun’da bulduğunu belirtti. Hakan Gencer, "Tüm bu yaşadıklarımın sonunda Özhan Hoca’ya denk geldik. Onun sayesinde çok şükür iyiyim. Ondan önceki beyin cerrahları çok korkuttu beni. Ama Özhan Hoca, ‘ameliyat edebiliriz’ dedi. 26 Şubat’ta ameliyat oldum. Sabah girdim, öğleden sonra çıktım. Şimdi tedavim sürüyor, ilaçlar alıyorum. Ama ameliyat sonrasında yüzümde hiç ağrı yok, kurtuldum. Dişlerimde hissediyordum ağrının olacağını, ondan dişlerimi de sıkamıyordum. Şimdi iyiyim" dedi. Cerrahi müdahale son çare Trigeminal nevralji hastalığı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, "Halk arasında delirten hastalık ya da intihar hastalığı olarak bilinen trigeminal nevraljinin ilk belirtileri diş ağrısı ile karıştırılır. Diş ağrısı gibi başlar, yüzün alt çene, orta çene ve göz çevresinde elektrik çarpması gibi 1- 2 saniye süren ağrılarla kendini gösterir. Hastalar ağrı geldiğinde; yemek yiyemez, dişini fırçalayamaz ve yüzünü yıkayamaz. Önce genellikle diş hekimine başvururlar ancak ağrıya çözüm bulamayınca beyin cerrahisi veya nörolojiye yönlendirilirler. İlaç tedavisi, bu hastalığa kısmen fayda sağlar. Eğer hasta ilaçtan fayda görürse ikinci tedaviye gerek duyulmaz. İlacın fayda etmediği durumlarda alternatif veya cerrahi tedavi uygulanabilir. Ancak bu tedavilerden en kesin çözümü cerrahi tedavidir. Çünkü diğer yöntemlerde ilaç kullanımı mevcut ve kısa sürede hastalığın tekrar etmesi mümkün" dedi. Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, sözlerini şöyle tamamladı: "Hastaların son çare olarak cerrahi müdahalede bulunarak ağrılardan kurtulmalarına imkan tanınabiliyor. Cerrahi müdahale ile hastanın sinir ve damarının temas ettiği noktaya teflon yerleştirilerek temas kesiliyor ve hasta ameliyat sonrası ağrılarından kurtulabiliyor. Trigeminal nevralji yapısal bir hastalık. Bu hastalıkta en büyük yanılgı, ameliyatının çok riskli olduğunun düşünülmesi. Hasta ilaçlardan fayda görmediğinde ameliyat düşünülebilir."
Lunapark alanına yeşille bütünleşen Zeytin Sahne geliyor
11 Mart 2026 Çarşamba - 15:32 Lunapark alanına yeşille bütünleşen Zeytin Sahne geliyor İzmir Büyükşehir Belediyesi, Kültürpark’taki eski lunapark alanında yeşil dönüşüm başlattı. Doğayla bütünleşen ve çayırla kaplı bir etkinlik alanı olarak tasarlanan bölgede kurulacak Zeytin Sahne, özgün tasarımıyla kentin yeni simgelerinden biri olacak. Dönüşüm süreci hakkında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Kültürpark’ı, tüm kentlilerin daha keyifle kullandığı bir yaşam alanına adım adım dönüştürüyoruz" ifadelerini kullandı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Kültürpark’ta başlattığı dönüşüm çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Kültürel mirası, zengin yeşil dokusu, sosyal alanları ve Yeşil Bayrak ödüllü kimliğiyle öne çıkan Kültürpark’ta yürütülen gençleştirme çalışmaları kapsamında eski lunapark alanı da yeniden düzenleniyor. Eski lunapark arazisindeki beton zemin sökülerek yeşil bir etkinlik alanına dönüştürülecek. Kültürpark’ta dönüşüm Atlas Pavyonu’nun yanında bulunan 4 bin 300 metrekarelik beton alanın ağaçlandırılmasının ardından lunapark alanının da dönüşümü için çalışmaların başladığını söyleyen Başkan Tugay, "Eski lunapark alanını tamamen çimle kaplı, etkinliklerin düzenlenebileceği; çocuklarımızın ve ailelerimizin güvenle vakit geçirebileceği nitelikli bir alana dönüştüreceğiz. Kültürpark’ı tüm kentlilerin daha keyifle kullandığı bir yaşam alanına adım adım dönüştürüyoruz" ifadelerini kullandı. Lunapark’ın gri betonu yeşil çayır ekosistemine dönüşüyor Kültürpark’ın fuarcılık anlayışı ve güçlü yeşil doku misyonu doğrultusunda etkinlik alanı olarak projelendirilen eski lunapark alanı, tamamen doğal bir çayır ekosistemine dönüştürülüyor. Planlama kapsamında Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, 12 bin metrekarelik alanın zeminindeki kilit parke taşlarının söküm çalışmalarına başladı. Yapısal zeminlerin kaldırılmasıyla birlikte alan yeniden doğal bitki örtüsüyle buluşacak. Oluşturulacak çayır alanı yalnızca etkinliklere ev sahipliği yapmakla kalmayacak; aynı zamanda parkın yeşil dokusunu da genişletecek. Toprakla buluşacak geniş çayır alanı, yağış sularının doğrudan zemine sızmasını sağlayarak yeraltı su kaynaklarının beslenmesine katkı sunacak; böylece yeşil altyapının kent ekosistemine katkısı da güçlenecek. Doğayla bütünleşen yeni etkinlik alanı Kültürpark’ta yeşil bir etkinlik alanı olarak tasarlanan bölge yeni düzenlemeyle konserlere, kültürel etkinliklere ve sosyal buluşmalara ev sahipliği yapacak. Alanda özgün tasarımıyla hayata geçecek Zeytin Sahne, kent hafızasına kazınacak pek çok etkinliğe ev sahipliği yapacak. Planlanan yeme-içme ve oturma alanları, tuvaletler ile altyapı düzenlemeleri sayesinde bu geniş açık mekan, katılımcıların uzun süreli ve konforlu bir etkinlik deneyimi yaşayabileceği şekilde kurgulandı. Dönüşümün tamamlanmasıyla Kültürpark’a, doğayla daha uyumlu ve kent yaşamını zenginleştiren nitelikli bir etkinlik alanı kazandırılmış olacak. Kent sakinleri ve ziyaretçiler, burada hem doğayla iç içe vakit geçirebilecek hem de konserlerden kültürel programlara uzanan geniş bir etkinlik yelpazesinden yararlanabilecek.