Yerel Haberler
İzmir
AGM Spor Kulübü’nden taekwondoda Türkiye derecesi 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:08:22 Aliağa Gençlik Merkezi Spor Kulübü sporcusu Merve Nisa Mızrak, Erzurum’da devam eden Okul Sporları Yıldızlar Türkiye Şampiyonası’nda 55 kilo Yıldız Bayanlar kategorisinde Türkiye ikincisi olarak önemli bir başarıya imza attı. 2026 yılı Milli Eğitim Bakanlığı Okul Sporları faaliyetleri kapsamında İzmir’de gerçekleştirilen seçme müsabakalarında şampiyon olan başarılı sporcu, ardından Uşak’ta düzenlenen Türkiye yarı final müsabakalarını da zirvede tamamlayarak Erzurum’daki finallere katılma hakkı elde etmişti. Erzurum’da gösterdiği üstün performansla Türkiye ikinciliğine ulaşan Merve Nisa Mızrak, hem Aliağa’nın hem de kulübünün gururu oldu. Sıradaki hedef; Avrupa Taekwondo Şampiyonası Aliağa Gençlik Merkezi Spor Kulübü taekwondo sporcuları ise şimdi gözlerini Haziran ayında Bosna Hersek’te düzenlenecek Kulüpler Avrupa Taekwondo Şampiyonası ile milli takım seçme müsabakalarına çevirdi. Sporcular, bu önemli organizasyonlar için hazırlıklarını yoğun tempoda sürdürüyor. Aliağalı Genç Sporcular Aralıksız Çalışıyor Aliağa Gençlik Merkezi Spor Kulübü ve Milli Takım Antrenörü Ziya Cönge, elde edilen başarıyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Başarısından dolayı sporcumuz Merve’yi gönülden kutluyorum. Mart ayında düzenlenen Türkiye Açık Taekwondo Turnuvası’nda ortaya koyduğu başarılı performansın ardından milli takım seçmelerine davet edilmişti. Şimdi ise önümüzdeki milli takım seçme müsabakaları için çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Sporcumuzun gelecekte çok daha büyük başarılara imza atacağına yürekten inanıyorum. Genç sporcularımızın ülkemizi en iyi şekilde temsil edebilmesi adına çalışmalarımızı büyük bir özveriyle sürdürüyoruz. Sporcularımıza her zaman destek veren Aliağa Belediye Başkanımız Serkan Acar’a teşekkür ediyorum."
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:53 EFES 2026 Savunma Sanayi Sergisi halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerini ağırladı EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında kurulan Savunma Sanayi Sergisi, düzenlenen halk günü etkinliğiyle kapılarını vatandaşlara açtı. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayi teknolojilerinin yer aldığı sergiyi, her yaştan vatandaşın yanı sıra çevre okullardan gelen öğrenciler ve tatbikatta görevli yabancı askerler ziyaret etti. Milli Savunma Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında açılan Savunma Sanayi Sergisi, halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerine kapılarını açtı. Seferihisar ilçesinde yer alan Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’ndeki etkinlikte, vatandaşlar ve öğrenciler yerli üretim savunma teknolojilerini yakından inceleme fırsatı buldu. Dost ve müttefik ülke unsurlarının da katılımıyla yapılan tatbikatın son hazırlık çalışmalarını izlemek için alana gelen ziyaretçiler, etkinlik alanında kurulan teknoloji stantlarına büyük ilgi gösterdi. Savunma Sanayi Sergisi’ni gezen vatandaşlar, öğrenciler ve görevli yabancı askerler yerli üretim silahları detaylıca inceledi. Ziyaretçiler alanda sergilenen insansız hava araçları, roket sistemleri, robot köpekler, tanklar, hava savunma sistemleri ve kamikaze dronları yakından gördü. Modern askeri teçhizatlar hakkında stant görevlilerinden teknik bilgi alan katılımcılar, yerli savunma sanayisinin ulaştığı seviyeyi yerinde gözlemledi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:48 EFES 2026 Savunma Sanayi Sergisi halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerini ağırladı EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında kurulan Savunma Sanayi Sergisi, düzenlenen halk günü etkinliğiyle kapılarını vatandaşlara açtı. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayi teknolojilerinin yer aldığı sergiyi, her yaştan vatandaşın yanı sıra çevre okullardan gelen öğrenciler ve tatbikatta görevli yabancı askerler ziyaret etti. Milli Savunma Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında açılan Savunma Sanayi Sergisi, halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerine kapılarını açtı. Seferihisar ilçesinde yer alan Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’ndeki etkinlikte, vatandaşlar ve öğrenciler yerli üretim savunma teknolojilerini yakından inceleme fırsatı buldu. Dost ve müttefik ülke unsurlarının da katılımıyla yapılan tatbikatın son hazırlık çalışmalarını izlemek için alana gelen ziyaretçiler, etkinlik alanında kurulan teknoloji stantlarına büyük ilgi gösterdi. Savunma Sanayi Sergisi’ni gezen vatandaşlar, öğrenciler ve görevli yabancı askerler yerli üretim silahları detaylıca inceledi. Ziyaretçiler alanda sergilenen insansız hava araçları, roket sistemleri, robot köpekler, tanklar, hava savunma sistemleri ve kamikaze dronları yakından gördü. Modern askeri teçhizatlar hakkında stant görevlilerinden teknik bilgi alan katılımcılar, yerli savunma sanayisinin ulaştığı seviyeyi yerinde gözlemledi.
Sünnet için yaz tatili en uygun zamanlardan biri
10 Haziran 2025 Salı - 13:28 Sünnet için yaz tatili en uygun zamanlardan biri Yaz aylarında sünnetin daha çok tercih edildiğini belirten Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Aliye Kandırıcı, "Sünnet sayesinde idrar yolu enfeksiyonları ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların görülme olasılığı düşer. Bazı çalışmalara göre sünnet kanser riskini ve bazı diğer hastalıkları azaltabilir. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların (HIV, HPV) riskini azaltabilir. Sünnetin aslında kesin yapılması önerilen bir mevsim yoktur ancak genellikle çocukları okula giden aileler yaz aylarını tercih etmektedir. Yaz aylarında doktorun önerilerine dikkat edildiği sürece sünnetin hiçbir sakıncası yoktur" dedi. Medical Park İzmir Hastanesi’nden Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Aliye Kandırıcı, sünnet hakkında açıklamalarda bulundu. Sünnet operasyonunun nasıl yapıldığı hakkında bilgi veren Op. Dr. Kandırıcı, "Sünnet, penisin uç kısmını kaplayan deri tabakasının (prepisyum) cerrahi bir işlemle alınmasıdır. Hem tıbbi hem de dini sebeplerle yapılabilen sünnetin tarihi M.Ö. 4000’lere eski Mısır’a kadar dayanır. İşlem hijyen ve sağlık açısından önemli faydalar sağlamaktadır" diye konuştu. Sünnetin, her yaş grubundaki erkeklere uygulanabileceğini söyleyen Op. Dr. Kandırıcı, "Aileler genellikle çocuklarının hijyen ve sağlık açısından avantaj sağlaması için bu kararı vermektedir. Sünnet, her ne kadar basit bir işlem olarak görülse de, sağlıklı bir sünnet işlemi uzman bir çocuk cerrahı tarafından yapılmalıdır" dedi. "Zamanlama ailenin kararına bağlıdır" Sünnet için en uygun yaşın, ailenin tercihine ve çocuğun sağlığına bağlı olarak değiştiğini dile getiren Op. Dr. Kandırıcı, "Her yaş grubunun avantajları ve dezavantajları vardır. Çocuk sağlıklı olduğu zaman, psikolojik ve bakım süreçleri göz önünde bulundurularak karar verilmektedir. Ancak bazı durumlarda sünnet tıbbi bir gereklilik olarak da karşımıza çıkabilir. Penisle ilgili bir operasyon sırasında, örneğin ‘hipospadias’ gibi olgularda sünnet derisine ihtiyaç duyulabilir. Bu yüzden yenidoğan bebekte saptanan hipospadias durumunda bebek sünnet ettirilmemelidir. Tedavi sırasında sünnet de gerçekleştirilmiş olacaktır" şeklinde konuştu. "Yenidoğan sünneti sık tercih ediliyor" Yenidoğan sünnetinin daha fazla tercih edildiğini kaydeden Op. Dr. Kandırıcı, "İlk 6 ayda yapılan sünnet, iyileşme sürecinin hızlı olması ve çocuğun psikolojik olarak etkilenmemesi nedeniyle daha çok tercih edilmektedir. 2-6 yaş arası çocuğun psikolojik olarak olumsuz etkilenme riski olduğu düşünülmektedir. Bu yaş aralığında çocuk kendi bedenini tanıma sürecindedir ve sünnet işlemi hassasiyet yaratabilir. Bu yüzden çok önerilmez. Ancak idrar yolu enfeksiyonu ya da sünnet derisinin enfeksiyonuna (balanit) bağlı sünnet derisinde daralma (balanitis kserotika obliterans) gibi sağlık gerekçeleri ile genel anestezi altında yapılmalıdır. 2-6 yaş aralığından sonra, özellikle okul çağında, çocuğun sürece anlam verebilmesi için anlayabileceği şekilde korkutmadan anlatılması önemlidir" ifadelerini kullandı. Sünnetin faydaları Sünnetin tıbbi açıdan birçok faydası olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Kandırıcı, şöyle devam etti: "İdrar yolu enfeksiyonları ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların görülme olasılığı düşer. Sünnet derisinin (prepisyumun) alınması, penisin temizliğini kolaylaştırır. Bazı çalışmalara göre sünnet, kanser riskini ve bazı diğer hastalıkları azaltabilir. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların (HIV, HPV) riskini azaltabilir. Prepusyumun altında enfeksiyon gelişmesi sonucu oluşan iltihaplanma yani balanit riski azalabilir. Parafimoz denilen sünnetsiz kişilerde görülen prepusyumun, penisin baş kısmını sıkması ve kan dolaşımını engellemesi durumunun riski de azalabilir." Uygulanabilen yöntemler Sünnette yapılan yöntemlerden bahseden Op. Dr. Kandırıcı, şu bilgileri paylaştı: "Klasik cerrahi yöntem: Geleneksel olarak en çok kullanılan yöntemdir. Doktor, cerrahi makas veya bisturi yardımıyla sünnet derisini çıkarır. Bu yöntemde dikişler kullanılabilir ve iyileşme süreci 7-10 gün sürer. Lazerle sünnet: Modern ve teknolojik bir yöntemdir. Lazer, sünnet derisini keserken aynı anda kanamayı durdurur. Kanama riski daha düşüktür ve iyileşme süresi genellikle daha kısadır. Plastibell yöntemi: Özellikle yenidoğanlar ve küçük çocuklarda tercih edilir. Penis başına plastik bir halka yerleştirilir ve sünnet derisi bu halkanın üzerinden kesilir. Halka, işlemden birkaç gün sonra kendiliğinden düşer." "Çocukları okula giden aileler yazı tercih ediyor" Sünnetin yaz mevsiminde daha sık tercih edildiğini belirten Op. Dr. Kandırıcı, "Sünnetin aslında kesin yapılması önerilen bir mevsim yoktur ancak genellikle çocukları okula giden aileler yaz aylarını tercih etmektedir. Yaz aylarında doktorun önerilerine dikkat edildiği sürece sünnetin hiçbir sakıncası yoktur. Sünnet acı veren bir işlem değildir ve genellikle lokal anestezi altında yapıldığı için ağrı hissedilmez. Sonrasında da ağrı kesici ilaçlarla ağrı kontrol altına alınır. Sünnet sonrası iyileşme süreci bebeklerde 5-7 gün, çocuklarda ise 7-10 gün arasında değişir" dedi. Yenidoğan sünneti Son olarak yenidoğan sünneti hakkında bilgi veren Op. Dr. Kandırıcı, "Yenidoğan sünneti, erkek bebeklerde doğumdan sonraki ilk birkaç hafta içinde gerçekleştirilen bir cerrahi işlem olarak tanımlanır. Tarihi kökenleri oldukça eskiye dayanan sünnet, hem dini ve kültürel nedenlerle hem de sağlık açısından belirli avantajlar sunması sebebiyle günümüzde de yaygın olarak uygulanmaktadır. Yenidoğan sünneti, genellikle ailelerin dini veya kültürel inançlarına bağlı olarak tercih edilse de, bazı durumlarda tıbbi gerekliliklerden dolayı da yapılır. Örneğin, fimozis adı verilen sünnet derisinin dar olması durumu ya da tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları gibi durumlarda doktorlar sünneti önerebilir. Bu işlem, hem hijyen açısından kolaylık sağlaması hem de ilerleyen yaşlarda olası sağlık sorunlarını önlemede etkili olması nedeniyle birçok aile tarafından tercih edilir. Ancak yenidoğan sünneti hakkında doğru bilgiye sahip olmak ve karar verirken uzman hekimlerle iletişimde olmak önemlidir" diye konuştu.
Tarihi Kemeraltı Çarşısı girişindeki dev çınar devrildi
10 Haziran 2025 Salı - 12:23 Tarihi Kemeraltı Çarşısı girişindeki dev çınar devrildi İzmir Konak Meydanı’nda tarihi Kemeraltı Çarşısı girişinde bulunan asırlık çınar ağacı gövdesinden kırılarak devrildi. Her gün on binlerce vatandaşın ziyaret ettiği çarşının girişinde meydana gelen olayın sabah erken saatlerde yaşanması sebebiyle muhtemel bir felaket ucuz atlatıldı. Olay sabah saat 09.15 sıralarında meydan geldi. Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nın girişinde bulunan asırlık çınar ağacı gövdesinden kırılarak devrildi. Çevrede bulunan yayalar ve kafede oturan vatandaşlar panikle bölgeden uzaklaştı. Her gün on binlerce vatandaşın ziyaret ettiği çarşının girişinde meydana gelen olayın sabah erken saatlerde yaşanması sebebiyle muhtemel bir felaket ucuz atlatıldı. Olayda herhangi bir yaralanma veya çevrede hasar yaşanmadı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri ağacın kaldırılması için bölgede çalışma başlattı. "Türk filmlerinin simgesiydi" Çınar ağacının devrildiğini gören esnaf Ali Demirdelen, "Ağaç tarihi bir ağaçtı, eski Türk filmlerinde görülebilir. Saat Kulesi, cami, valilik binası ve bu ağaç. Gövdesinde çürüme başlamıştı ve maalesef yeterli bakım yapılmıyordu. ’Çatır’ diye bir ses geldi, döndük baktık ki ağaç yere düşmüş. Olay sabah değil de öğleye doğru yaşansaydı en az 8-10 kişi ağaç altında kalabilirdi. Çok şükür bir yaralanma olmadı" dedi. "Gölgemiz gitti" Çınar ağacının Konak Meydanı’nın bir gölgesi ve simgesi olduğunu söyleyen esnaf Emrah Mansur ise, "Halkın, gelen turistlerin güneşten korunmak için altına sığındığı bir ağaçtı. Gölgemiz gitti üzüldük. Ağaç büyük bir patırtıyla yıkıldı. Gürültüyü duyunca bina yıkılıyor sandık bir anda kaçışmaya başladık. Ağacın altına baktık, sağ olsun polis arkadaşlar da yardımcı oldu. Çok şükür altında kimse yoktu. Gölgemizin gidişine üzüldük. Keşke yıkılmasaydı, keşke daha önce önlem alınsaydı. Buranın hem gölgesi hem de simgesiydi. Keşke olmasaydı ama artık yapacak bir şey yok" ifadelerini kullandı.
Egeli bilim ekibinden, çocukların güvenliğini sağlayacak akıllı tulum
10 Haziran 2025 Salı - 09:56 Egeli bilim ekibinden, çocukların güvenliğini sağlayacak akıllı tulum Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Tekstil Mühendisliği Bölümü Tekstil Teknoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Küçük’ün yürütücülüğünü yaptığı "Okul Öncesi Dönemde Kullanıma Uygun Yer Tespiti ve Temel Sağlık Verisi Takibi Sağlayan Mekanik Darbe Dayanıklı Ürün Grubu Geliştirilmesi" başlıklı proje TÜBİTAK 1005 programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, proje ekibini makamında ağırlayarak tebrik etti. Prof. Dr. Budak, "Üniversitemize oluşturduğumuz bilim ekosistemi içerisinde üretken akademisyenlerimizin projeleri TÜBİTAK tarafından desteklenmeye devam ediyor. Mühendislik Fakültesi Tekstil Mühendisliği Bölümü Tekstil Teknoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Küçük hocamızın yürütücülüğünü yaptığı, okul öncesi 36-72 ay aralığındaki çocukların güvenliğini artırmak ve onları olası kazalardan korumak amacıyla multidisipliner bir anlayışla hazırlanan, özgün ve yenilikçi proje de üniversitemizin desteklenen projeleri arasında yer aldı. Proje ekibimizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum" dedi. Proje ile ilgili bilgi veren Doç. Dr. Mehmet Küçük, "Projemiz Tekstil Mühendisliği, Elektrik-Elektronik Mühendisliği ve Hemşirelik Fakültesinden akademisyenlerin disiplinlerarası iş birliğiyle yürütülecek olan yenilikçi bir çalışmadır. Projenin temel amacı, okul öncesi dönemdeki çocukların (36-72 ay) güvenliğini artırmak ve onları olası kazalardan korumaktır. Bu yaş grubundaki çocuklar, motor becerileri henüz gelişim aşamasında olduğu için düşme, çarpma gibi kazalara karşı daha savunmasızdır. Bu durum göz önüne alınarak, proje ekibi çocukların güvenliğini sağlamak amacıyla akıllı bir konfeksiyon ürünü geliştirmek üzere çalışmalara başlamıştır. Proje kapsamında geliştirilen akıllı tulum, çocukların oyun oynarken veya okul ortamında karşılaşabilecekleri mekanik darbelerin etkisini en aza indirecek şekilde tasarlanmaktadır. Bu ürün, sadece fiziksel koruma sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda yerleşik akıllı sensörler sayesinde çocuğun konumunu ve sağlık verilerini; kalp ritmi, vücut ısısı gibi gerçek zamanlı olarak izleme imkanı sunmaktadır. Bu sistem, olası bir acil durumda ebeveynlere ve yetkililere anında bilgi aktararak hızlı müdahale edilmesini sağlayacaktır. Ayrıca, bu akıllı tulum, çocukların okul sınırları içerisinde veya okul-ev bağlantısında kaybolma, unutulma gibi olumsuz durumların önüne geçecek şekilde tasarlanmaktadır. Bu sayede, çocukların hem güvenliği hem de ebeveynlerin çocuklarının güvende olduğunu bilmeleri sağlanacaktır. Bu yenilikçi ürünün okul öncesi eğitimde güvenliği artırarak çocukların özgürce keşfetmelerine ve öğrenmelerine katkı sağlayacaktır. Bu disiplinlerarası iş birliği, çocukların hem fiziksel hem de dijital anlamda korunmasını hedefleyen kapsamlı bir çözüm sunmaktadır" dedi. Yürütücülüğünü Doç. Dr. Mehmet Küçük’ün yaptığı proje ekibinde, Yıldız Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Afm Shahen SHAH, Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Bölümü Tekstil Teknolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Gözde Ertekin, Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Elektrik Tesisleri Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Hakan Akça ile Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Hemşirelik Bölümü Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı öğretim elemanı Arş. Gör. Dr. Ruken Yağız Altıntaş yer alıyor.
Ödül avcıları sektöre atılıyor
10 Haziran 2025 Salı - 09:54 Ödül avcıları sektöre atılıyor Ambalaj Sanayicileri Derneği tarafından düzenlenen 20’nci Ambalaj Tasarımı Ulusal Öğrenci Yarışması’na damga vurarak 6 ödül birden kazanan İzmir Ekonomili gençler, bu yıl mezun olarak iş yaşamına atılmaya hazırlanıyor. Estetik, yenilikçi, işlevsel ve çevre dostu çalışmalarıyla fark oluşturan gençler, üniversitede edindikleri bilgi, çevre ve tecrübeler sayesinde kariyer basamaklarını hızla çıkmayı hedefliyor. İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Endüstriyel Tasarım Bölümü’nden mezun olmaya hazırlanan Sinemnur Yeşilbalkan, geçen yılki yarışmada ‘HerDem’ adını verdiği siyah çay demleme ambalajıyla, ‘geleneksel ambalaj’ kategorisinde mansiyon ödülüne layık görüldü. Yeşilbalkan, bu tasarımıyla WorldStar adlı yarışmada da altın ödül kazandı. Eylül Aygün de geleneksel poşetli ambalajların mutfakta neden olduğu dağınıklığı önlemek amacıyla hayata geçirdiği ‘Altın Tat’ adlı tasarımıyla ‘yenilikçi ambalaj’ kategorisinde yine mansiyon ödülüne ulaştı. Büyük beğeni topladı Genç tasarımcılardan Güliz Yazıcı, Çisil Begüm Kasal, Doğa Varolsan ve Beril Yıldırım da yiyecek ve içecekler için hazırladıkları özel tasarımlarla yarışmada sertifika ödülünü alarak büyük gurur yaşadı. İzmir Ekonomili gençler, Endüstriyel Tasarım Bölümü Öğretim Görevlisi Tolga Okan’ın yönlendirmesiyle hazırladıkları birbirinden özel tasarımlarla büyük beğeni topladı. WordStar’da altın ödüle uzanan Yeşilbalkan’ın yanı sıra Aygün, Yazıcı, Kasal ve Yıldırım ise WordStar ve AsiaStar yarışmalarında ödül alamasa da dereceye girmeyi başardı. Bu yıl diplomalarını alacak olan öğrenciler, üniversite hayatındaki bu başarılarını mezun olduktan sonra da sürdürmeyi hedefliyor. Genç tasarımcılar; yüksek lisansla eğitimlerini sürdürmeyi, kendi markalarını kurmayı ya da ulusal ve uluslararası alanda faaliyet gösteren nitelikli firmalarda görev alarak kariyer rotalarına güçlü bir başlangıç yapmayı istiyor. "Kendi markamı kurmak isterim" Bu yıl diplomayı almaya hazırlanan Sinemnur Yeşilbalkan, "Mezuniyet sonrasında yurt dışındaki prestijli bir üniversitede yüksek lisans yapmayı ve devamında da mesleki hayatımı orada yapılandırmayı hedefliyorum. Bu sayede, tasarım alanındaki yetkinliğimi uluslararası düzeyde geliştirmeyi amaçlıyorum. Uzun vadede ise hedefim, edineceğim akademik ve sektörel deneyimlerin ışığında kendi markamı kurarak özgün ve sürdürülebilir tasarım anlayışımı hayata geçirmek" diye konuştu. "Yat tasarımı alanında uzmanlaşacağım" Başarılı tasarımcılardan Eylül Aygün ise, mezuniyetin ardından yenilikçi çözümler üretebileceği bir tasarım ofisinde çalışarak profesyonel hayata başlamak istediğini ifade ederek, "Özellikle ilgilendiğim yat tasarımı alanında kendimi geliştirerek uzmanlaşmayı hedefliyorum. Aynı zamanda, tasarım yaklaşımımı derinleştirecek bir yüksek lisans programına katılarak akademik alanda da ilerlemeyi planlıyorum. Farklı projelerde edineceğim deneyimlerin, ileride kendi ofisimi kurma yolunda bana değerli bir temel oluşturacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı. "İlham veren projeler geliştirmeyi hedefliyorum" Genç tasarımcılardan Güliz Yazıcı ise "Tasarımın sadece nesneleri değil, toplumları da dönüştürme gücüne sahip olduğuna inanıyorum. Bu vizyonla, yurt dışında yüksek lisans yaparak küresel tasarım anlayışını yerinde deneyimlemeyi ve alanında öncü şirketlerde çalışarak çok yönlü bir perspektif kazanmayı hedefliyorum. Edindiğim bilgi birikimini ve deneyimi ülkeme taşıyarak, genç tasarımcılara ilham olacak projeler üretmek istiyorum. Ayrıca tasarım odaklı araştırmalarımı makaleler aracılığıyla yayınlayarak akademik alanda da söz sahibi olmayı amaçlıyorum" dedi. "Yenilikçi projeler" Akademik kariyerine yüksek lisans ile devam edeceğini belirten Çisil Begüm Kasal, "Tasarım becerilerimi akademik düzeyde derinleştirmek ve uzmanlaşmak istiyorum. Eğitim sürecinde farklı disiplinlerle iş birliği yaparak yenilikçi çözümler üretmeyi hedefliyorum. Bu deneyimlerin ardından, yenilikçi projelerde yer alan bir endüstriyel tasarım stüdyosunda çalışmayı arzuluyorum. Gelecekte, hem bireysel hem de ekip içinde güçlü katkılar sunabileceğim bir tasarım ortamında yer almak istiyorum" diye konuştu. "Uluslararası yarışmalara katılacağım" Sektöre atılmaya hazırlanan isimlerden Beril Yıldırım ise, "Gelecekte daha çok uluslararası yarışmaya katılarak kendimi tanıtıp, ülkemi yurt dışında temsil etmek istiyorum. Yüksek lisans yapmak da hedeflerim arasında yer alıyor. İleride fırsatım olursa büyük firmalarla çalışmayı da çok isterim" ifadelerini kullandı. "Sürdürülebilirlik ilkesini merkeze alacağım" Doğa Varolsan da sürdürülebilirlik ilkesini merkezine alarak kendi moda ve tasarım markasını kurmayı hedeflediğini belirterek, "Doğaya duyarlı ve estetik açıdan güçlü ürünler üretmeyi hedefliyorum. Tasarımın sadece bir ürün oluşturmak değil, aynı zamanda bir düşünce biçimi olduğuna inanıyor; insanların kendilerini ifade edebilecekleri özgün ve anlamlı tasarımlar ortaya koymak istiyorum. Bu yolculuğu sektörde aktif olarak yapmanın yanı sıra akademik alanda da sürdürebilmek için yurt dışında yüksek lisans eğitimi almayı planlıyorum. Uluslararası bir perspektifle kendimi geliştirerek, edindiğim bilgi ve deneyimi paylaşabileceğim bir akademik kariyer inşa etmek istiyorum" dedi.
İzmir Otogarı’nda bayram tatili dönüşü yoğunluğu
09 Haziran 2025 Pazartesi - 17:40 İzmir Otogarı’nda bayram tatili dönüşü yoğunluğu Kurban Bayramı tatilinin son gününde İzmir Otogarı’nda dönüş yoğunluğu yaşanıyor. Kurban Bayramı tatilinin ardından kente dönenler ve tatil için İzmir’e gelenlerin dönüş yolculuğu sürüyor. Bayram tatili sebebiyle artan talepleri karşılayabilmek için birçok otobüs işletmesinin ek seferler koyduğu öğrenilirken, tatil bölgelerinden dönen ve memleketlerine gitmek üzere yola çıkan yolcular, İzmir Otogarı’na geldi. Otogar içerisinde ve araç giriş-çıkış noktalarında, özel araçlarıyla gelen yolcular nedeniyle trafik yoğunluğu oluştu. Bayram tatilinde eşinin memleketine gittiğini söyleyen Yusuf Acun, "Balıkesir Sındırgı’ya gittim. Kurbanı orada kestim. Ailece bir araya geldik, hasret giderdik, güzel vakit geçirdik. Şimdi kurban etini evime götürüyorum. Yarın iş başı yapacağım. Tatilden sonra adapte olmakta biraz zorlanacağım" dedi. Tatilde şehir dışını tercih ettiler Tatil için memleketine gittiğini belirten Recep Bekar ise, "Samsun’a gittim ama dört gün çok kısaydı, zaten iki gün yolda geçti. Çok bir şey yapamadım, bu sene izinler de kısıtlıydı. Kamuda çalışıyorum, iş temposuna adapte olmaya çalışacağız, zor oluyor çünkü çok yoğun çalışıyoruz. Bu bayram ilk defa dokuz gün izin verilmedi, genellikle en az bir hafta ya da on gün verilirken bu sene çok az izin alabildim. Yaz tatilinde planlarım var, muhtemelen yine Samsun’a gideceğim" diye konuştu. Tatili deniz kenarında geçirdiğini söyleyen Simge Dağdevir de, "Marmaris’e gittik, çok güzeldi. Biz her yıl oraya gidiyoruz ve bu sefer de çok eğlenceliydi. Ailemizin bir kısmı orada yaşıyor, yüzdük, sonra akşam barlar sokağına gittik, orası çok kalabalıktı ve çok eğlendik. Sahiller de oldukça yoğundu. Marmaris Kalesi’ni gezdik, keyifli bir tatil oldu. Yarın da iş var. Bugün dinlenip yarına hazırlanacağım" dedi. Tatili fırsat bilen üniversite öğrencisi Cemre Korkut ise bayramda Bodrum’a gittiğini, orada ailesi ve akrabalarıyla güzel vakit geçirdiğini, şimdi ise okula gelip finallerine hazırlanacağını ifade etti.
İzmir Otogarı’nda bayram tatili dönüş yoğunluğu
09 Haziran 2025 Pazartesi - 17:12 İzmir Otogarı’nda bayram tatili dönüş yoğunluğu Kurban Bayramı tatilinin son gününde İzmir Otogarı’nda dönüş yoğunluğu yaşanıyor. Kurban Bayramı tatilinin ardından kente döneler ve tatil için İzmir’e gelenlerin dönüş yolculuğu sürüyor. Bayram tatili sebebiyle artan talepleri karşılayabilmek için birçok otobüs işletmesinin ek seferler koyduğu öğrenilirken tatil bölgelerinden dönen ve memleketlerine gitmek üzere yola çıkan yolcular, İzmir Otogarı’na geldi. Otogar içerisinde ve araç giriş-çıkış noktalarında, özel araçlarıyla gelen yolcular nedeniyle trafik yoğunluğu oluştu. Bayram tatilinde eşinin memleketine gittiğini söyleyen Yusuf Acun, "Balıkesir Sındırgı’ya gittim. Kurbanı orada kestim. Ailece bir araya geldik, hasret giderdik, güzel vakit geçirdik. Şimdi kurban etini evime götürüyorum. Yarın iş başı yapacağım. Tatilden sonra adapte olmakta biraz zorlanacağım" dedi. Tatilde şehir dışını tercih ettiler Tatil içim memleketine gittiğini belirten Recep Bekar, "Samsun’a gittim ama dört gün çok kısaydı, zaten iki gün yolda geçti. Çok bir şey yapamadım, bu sene izinler de kısıtlıydı. Kamuda çalışıyorum, iş temposuna adapte olmaya çalışacağız, zor oluyor çünkü çok yoğun çalışıyoruz. Bu bayram ilk defa dokuz gün izin verilmedi, genellikle en az bir hafta ya da on gün verilirken bu sene çok az izin alabildim. Yaz tatilinde planlarım var, muhtemelen yine Samsun’a gideceğim. Tatili deniz kenarında geçirdiğini söyleyen Simge Dağdevir de "Marmaris’e gittik, çok güzeldi. Biz her yıl oraya gidiyoruz ve bu sefer de çok eğlenceliydi. Ailemizin bir kısmı orada yaşıyor, yüzdük, sonra akşam barlar sokağına gittik, orası çok kalabalıktı ve çok eğlendik. Sahiller de oldukça yoğundu. Marmaris Kalesi’ni gezdik, keyifli bir tatil oldu. Yarın da iş var. Bugün dinlenip yarına hazırlanacağım" diye söyledi. Tatili fırsat bilen üniversite öğrencisi Cemre Korkut ise bayramda Bodrum’a gittiğini, orada ailesi ve akrabalarıyla güzel vakit geçirdiğini, şimdi ise okula gelip finallerine hazırlanacağını ifade etti.