SAĞLIK - 10 Haziran 2025 Salı 13:28

Sünnet için yaz tatili en uygun zamanlardan biri

A
A
A
Sünnet için yaz tatili en uygun zamanlardan biri

Yaz aylarında sünnetin daha çok tercih edildiğini belirten Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Aliye Kandırıcı, "Sünnet sayesinde idrar yolu enfeksiyonları ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların görülme olasılığı düşer. Bazı çalışmalara göre sünnet kanser riskini ve bazı diğer hastalıkları azaltabilir. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların (HIV, HPV) riskini azaltabilir. Sünnetin aslında kesin yapılması önerilen bir mevsim yoktur ancak genellikle çocukları okula giden aileler yaz aylarını tercih etmektedir. Yaz aylarında doktorun önerilerine dikkat edildiği sürece sünnetin hiçbir sakıncası yoktur" dedi.


Medical Park İzmir Hastanesi’nden Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Aliye Kandırıcı, sünnet hakkında açıklamalarda bulundu. Sünnet operasyonunun nasıl yapıldığı hakkında bilgi veren Op. Dr. Kandırıcı, "Sünnet, penisin uç kısmını kaplayan deri tabakasının (prepisyum) cerrahi bir işlemle alınmasıdır. Hem tıbbi hem de dini sebeplerle yapılabilen sünnetin tarihi M.Ö. 4000’lere eski Mısır’a kadar dayanır. İşlem hijyen ve sağlık açısından önemli faydalar sağlamaktadır" diye konuştu.


Sünnetin, her yaş grubundaki erkeklere uygulanabileceğini söyleyen Op. Dr. Kandırıcı, "Aileler genellikle çocuklarının hijyen ve sağlık açısından avantaj sağlaması için bu kararı vermektedir. Sünnet, her ne kadar basit bir işlem olarak görülse de, sağlıklı bir sünnet işlemi uzman bir çocuk cerrahı tarafından yapılmalıdır" dedi.



"Zamanlama ailenin kararına bağlıdır"


Sünnet için en uygun yaşın, ailenin tercihine ve çocuğun sağlığına bağlı olarak değiştiğini dile getiren Op. Dr. Kandırıcı, "Her yaş grubunun avantajları ve dezavantajları vardır. Çocuk sağlıklı olduğu zaman, psikolojik ve bakım süreçleri göz önünde bulundurularak karar verilmektedir. Ancak bazı durumlarda sünnet tıbbi bir gereklilik olarak da karşımıza çıkabilir. Penisle ilgili bir operasyon sırasında, örneğin ‘hipospadias’ gibi olgularda sünnet derisine ihtiyaç duyulabilir. Bu yüzden yenidoğan bebekte saptanan hipospadias durumunda bebek sünnet ettirilmemelidir. Tedavi sırasında sünnet de gerçekleştirilmiş olacaktır" şeklinde konuştu.



"Yenidoğan sünneti sık tercih ediliyor"


Yenidoğan sünnetinin daha fazla tercih edildiğini kaydeden Op. Dr. Kandırıcı, "İlk 6 ayda yapılan sünnet, iyileşme sürecinin hızlı olması ve çocuğun psikolojik olarak etkilenmemesi nedeniyle daha çok tercih edilmektedir. 2-6 yaş arası çocuğun psikolojik olarak olumsuz etkilenme riski olduğu düşünülmektedir. Bu yaş aralığında çocuk kendi bedenini tanıma sürecindedir ve sünnet işlemi hassasiyet yaratabilir. Bu yüzden çok önerilmez. Ancak idrar yolu enfeksiyonu ya da sünnet derisinin enfeksiyonuna (balanit) bağlı sünnet derisinde daralma (balanitis kserotika obliterans) gibi sağlık gerekçeleri ile genel anestezi altında yapılmalıdır. 2-6 yaş aralığından sonra, özellikle okul çağında, çocuğun sürece anlam verebilmesi için anlayabileceği şekilde korkutmadan anlatılması önemlidir" ifadelerini kullandı.



Sünnetin faydaları


Sünnetin tıbbi açıdan birçok faydası olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Kandırıcı, şöyle devam etti:


"İdrar yolu enfeksiyonları ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların görülme olasılığı düşer. Sünnet derisinin (prepisyumun) alınması, penisin temizliğini kolaylaştırır. Bazı çalışmalara göre sünnet, kanser riskini ve bazı diğer hastalıkları azaltabilir. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların (HIV, HPV) riskini azaltabilir. Prepusyumun altında enfeksiyon gelişmesi sonucu oluşan iltihaplanma yani balanit riski azalabilir. Parafimoz denilen sünnetsiz kişilerde görülen prepusyumun, penisin baş kısmını sıkması ve kan dolaşımını engellemesi durumunun riski de azalabilir."



Uygulanabilen yöntemler


Sünnette yapılan yöntemlerden bahseden Op. Dr. Kandırıcı, şu bilgileri paylaştı:


"Klasik cerrahi yöntem: Geleneksel olarak en çok kullanılan yöntemdir. Doktor, cerrahi makas veya bisturi yardımıyla sünnet derisini çıkarır. Bu yöntemde dikişler kullanılabilir ve iyileşme süreci 7-10 gün sürer. Lazerle sünnet: Modern ve teknolojik bir yöntemdir. Lazer, sünnet derisini keserken aynı anda kanamayı durdurur. Kanama riski daha düşüktür ve iyileşme süresi genellikle daha kısadır. Plastibell yöntemi: Özellikle yenidoğanlar ve küçük çocuklarda tercih edilir. Penis başına plastik bir halka yerleştirilir ve sünnet derisi bu halkanın üzerinden kesilir. Halka, işlemden birkaç gün sonra kendiliğinden düşer."



"Çocukları okula giden aileler yazı tercih ediyor"


Sünnetin yaz mevsiminde daha sık tercih edildiğini belirten Op. Dr. Kandırıcı, "Sünnetin aslında kesin yapılması önerilen bir mevsim yoktur ancak genellikle çocukları okula giden aileler yaz aylarını tercih etmektedir. Yaz aylarında doktorun önerilerine dikkat edildiği sürece sünnetin hiçbir sakıncası yoktur. Sünnet acı veren bir işlem değildir ve genellikle lokal anestezi altında yapıldığı için ağrı hissedilmez. Sonrasında da ağrı kesici ilaçlarla ağrı kontrol altına alınır. Sünnet sonrası iyileşme süreci bebeklerde 5-7 gün, çocuklarda ise 7-10 gün arasında değişir" dedi.



Yenidoğan sünneti


Son olarak yenidoğan sünneti hakkında bilgi veren Op. Dr. Kandırıcı, "Yenidoğan sünneti, erkek bebeklerde doğumdan sonraki ilk birkaç hafta içinde gerçekleştirilen bir cerrahi işlem olarak tanımlanır. Tarihi kökenleri oldukça eskiye dayanan sünnet, hem dini ve kültürel nedenlerle hem de sağlık açısından belirli avantajlar sunması sebebiyle günümüzde de yaygın olarak uygulanmaktadır. Yenidoğan sünneti, genellikle ailelerin dini veya kültürel inançlarına bağlı olarak tercih edilse de, bazı durumlarda tıbbi gerekliliklerden dolayı da yapılır. Örneğin, fimozis adı verilen sünnet derisinin dar olması durumu ya da tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları gibi durumlarda doktorlar sünneti önerebilir. Bu işlem, hem hijyen açısından kolaylık sağlaması hem de ilerleyen yaşlarda olası sağlık sorunlarını önlemede etkili olması nedeniyle birçok aile tarafından tercih edilir. Ancak yenidoğan sünneti hakkında doğru bilgiye sahip olmak ve karar verirken uzman hekimlerle iletişimde olmak önemlidir" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Bodrum’da film gibi dolandırıcılık Muğla’nın Bodrum ilçesinde bir kadını "evlilik ve iş ortaklığı" vaadiyle, bir başka kişiyi de "kamu arazisinin kendi adına tapulanması için belediyeyi aracı kılma" suretiyle toplam 105 milyon TL dolandırdığı iddia edilen 8 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bodrum’da yaşayan bir kadın; Bodrum’daki 35 milyon TL değerindeki evi ile İzmir’deki 10’ar milyon TL değerindeki iki ayrı evinin, 700 bin TL değerindeki ziynet eşyasının, banka hesaplarında ve kredi kartlarında bulunan yaklaşık 10 milyon TL parasının "evlilik ve iş ortaklığı" vaadiyle elinden alındığı gerekçesiyle Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu. Başlatılan soruşturma kapsamında, bir başka şahsın da Yalıkavak Mahallesi’nde yaklaşık 30 milyon TL değerindeki evi ile banka hesaplarından gönderdiği yaklaşık 10 milyon TL parasının elinden alındığı belirlendi. Böylece iki vatandaşın toplamda 105 milyon 700 bin TL değerinde taşınmaz, nakit para ve ziynet eşyasının hileli yöntemlerle elinden alındığı tespit edildi. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında jandarma ekiplerince, 12 Mayıs günü Muğla’nın Bodrum ilçesi merkezli olmak üzere Adana ve Şanlıurfa illerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Ekipler, suç örgütü lideri olduğu belirlenen H.İ.S. ile biri zaten cezaevinde tutuklu bulunan toplam 14 kişi hakkında gözaltı kararı uyguladı. Bugün adliyeye sevk edilen şüphelilerden suç örgütü lideri H.İ.S. ile R.T., L.S., Ş.Ö., M.G., H.İ. ve K.Ö. tutuklanırken; M.Y., V.O. ve S.B.Ç. hakkında adli kontrol kararı verildi. Hakkında gözaltı kararı çıkartılan B.K.’nin ise başka bir suçtan zaten cezaevinde bulunduğu öğrenildi. Öte yandan şüphelilerin dolandırıcılık yöntemleri pes dedirtti. Dolandırıcılık eyleminde iş bölümü yapan şahıslardan L.S.’nin taşınmaz satışlarında vekalet alıp müştekileri ikna ettiği; Ş.Ö. ve M.G.’nin kendilerini "belediye encümeni" olarak tanıtarak hesaplarına para gönderttiği; R.T.’nin sözde belediye encümeniyle toplantılara katılarak müştekileri ikna ve tehdit ettiği; H.İ.’nin müştekileri ikna etmede ve taşınmazların satışında rol oynadığı, cezaevinde bulunan B.K.’nin ise müştekilere yönelik tehdit eylemlerinde yer aldığı belirlendi.
Bursa Kurtulmuş: "Terörsüz Türkiye hedefinde büyük mesafe alındı" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa’daki programlarında küresel sistemde yaşanan güç değişimlerine, ekonomik adaletsizliklere ve "Terörsüz Türkiye" hedefine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin küresel adalet arayışında öncü rol üstlendiğini belirten Kurtulmuş, terörün tamamen sona erdirilmesiyle birlikte Türkiye’nin önünde yeni bir dönemin başlayacağını söyledi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa programları kapsamında ilk olarak Bursa Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen "Küresel Adalet Arayışı" konferansına katıldı. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde öğrencilerle bir araya gelen Kurtulmuş, ekonomik ve siyasal alandaki adaletsizliklerin dünyayı büyük bir çıkmaza sürüklediğini belirterek, küresel adalet arayışının insanlığın ortak meselesi olduğunu söyledi. Her dönemde insanlığın ortak arayışlarından birisinin adalet olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "İçinden geçtiğimiz dönem fevkalade zor bir süreçtir. Her şeyin altüst olduğu, yıkılıp neredeyse yeniden yapılmaya başladığı bir dönemin içerisinden geçiyoruz. Dolayısıyla bu süreçte insanlık alemi olarak ihtiyacımız olan en önemli meselenin adalet olduğunun farkında olarak, adalet arayışını küresel bir hale getirmek ve buna da öncülük etmek hepimizin ortak vazifesi olmalıdır" dedi. "Ekonomik adaletsizlik insanlık için tehdit" Konuşmasında ekonomik adaletsizliklere dikkat çeken Kurtulmuş, gelir dağılımındaki uçurumun giderek büyüdüğünü söyledi. Dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin toplam servetin yüzde 50’sine sahip olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "Firavunlar dönemlerinde bile böyle bir eşitsizlik olmadı. Dolayısıyla bu insanlığın kaldırabileceği bir mesele değildir" diye konuştu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sırasında piyasalarda yaşanan dalgalanmalara değinen Kurtulmuş, savaş ekonomisinin küresel sistemde büyük bir araca dönüştüğünü belirtti. "Böyle bir dünyada BM’nin fonksiyonu yok" Birleşmiş Milletler’in işlevsiz kaldığını ifade eden Kurtulmuş, Gazze’de yaşananların insanlık tarihinin en ağır sınavlarından biri olduğunu belirterek, "Böyle bir dünyada Birleşmiş Milletler’in ne önemi vardır, ne fonksiyonu vardır" dedi. Filistin’e destek veren futbolcu Lamine Yamal hakkında da konuşan Kurtulmuş, "Lamine Yamal’ın arkasındayız. O Filistin halkıyla dayanışmanın onurudur" ifadelerini kullandı. "Küresel gelişmeler çerçevesinde Türkiye’nin geleceği toplantısına katıldı" Kurtulmuş, Bursa programları kapsamında daha sonra Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Sivil Toplum Buluşması"nın ardından Birlik Vakfı Bursa Şubesi’nin Geleneksel Cuma Meclisi’nde gerçekleştirilen "Küresel Gelişmeler Çerçevesinde Türkiye’nin Geleceği" toplantısına katıldı. Toplantıya Bursa Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Birlik Vakfı Bursa Şube Başkanı Muhammed Yılmaz ile vakıf üyeleri katıldı. "Dünyada güç dengeleri değişiyor" Burada konuşan Kurtulmuş, dünyada güç dengelerinin hızla değiştiğini belirterek çok kutuplu yeni bir dünya düzenine doğru gidildiğini söyledi. Avrupa ile Atlantik arasındaki gerilimlerin arttığını ifade eden Kurtulmuş, NATO ve Avrupa Birliği’nin yaşanan krizlerde etkisiz kaldığını savundu. Birleşmiş Milletler’in mevcut yapısıyla çözüm üretme kabiliyetini kaybettiğini belirten Kurtulmuş, "Böyle bir dünya sistemi yürümez" dedi. "Türkiye güvenilir bir ortak olarak öne çıkıyor" Türkiye’nin güvenilir bir ortak olarak öne çıktığını ifade eden Kurtulmuş, "Türkiye gücüne itibar edilen ve bu güçten istifade edilmesi gereken önemli bir müttefik olarak görülmeye başlanmıştır" diye konuştu. Türkiye’nin yeni bölgesel ve küresel ittifaklar kurabilecek kapasiteye sahip olduğunu kaydeden Kurtulmuş, siyasi istikrarın Türkiye’nin yükselişinin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. "Terörsüz Türkiye hedefinde büyük mesafe alındı" Konuşmasında "Terörsüz Türkiye" hedefine de değinen Kurtulmuş, Türkiye’nin yaklaşık 50 yılını kaybettiren terör sorununun ülkeye ağır ekonomik ve sosyal maliyetler yüklediğini ifade etti. "Büyük mesafe alınmıştır" diyen Kurtulmuş, terör örgütünün silah bırakmasının kritik eşik olduğunu söyledi. Sürece toplumun geniş kesimlerinin destek verdiğini belirten Kurtulmuş, "Bu işi hep beraber bitireceğiz" ifadelerini kullandı. "Nizam-ı Alem davası devlet geleneğimizde var" Devlet geleneğinde "Nizam-ı Alem" anlayışının bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin yalnızca kendi meseleleriyle değil dünyanın farklı bölgelerindeki mazlum halklarla da ilgilendiğini söyledi. Çeçenistan’dan Filistin’e, Somali’den Doğu Türkistan’a kadar birçok coğrafyada Türkiye’nin vicdani sorumluluk üstlendiğini kaydeden Kurtulmuş, "Terörü ortadan kaldıracağız. Demokrasiyi tam manasıyla tahkim edeceğiz. İnsan hak ve özgürlüklerini en ileri noktada uygulayacağız" dedi. Toplantı daha sonra soru-cevap bölümüyle devam ederken, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş programlarının ardından Bursa’dan ayrıldı.