Yerel Haberler
İzmir
EFES 2026 Savunma Sanayi Sergisi halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerini ağırladı 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:53:36 EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında kurulan Savunma Sanayi Sergisi, düzenlenen halk günü etkinliğiyle kapılarını vatandaşlara açtı. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayi teknolojilerinin yer aldığı sergiyi, her yaştan vatandaşın yanı sıra çevre okullardan gelen öğrenciler ve tatbikatta görevli yabancı askerler ziyaret etti. Milli Savunma Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında açılan Savunma Sanayi Sergisi, halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerine kapılarını açtı. Seferihisar ilçesinde yer alan Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’ndeki etkinlikte, vatandaşlar ve öğrenciler yerli üretim savunma teknolojilerini yakından inceleme fırsatı buldu. Dost ve müttefik ülke unsurlarının da katılımıyla yapılan tatbikatın son hazırlık çalışmalarını izlemek için alana gelen ziyaretçiler, etkinlik alanında kurulan teknoloji stantlarına büyük ilgi gösterdi. Savunma Sanayi Sergisi’ni gezen vatandaşlar, öğrenciler ve görevli yabancı askerler yerli üretim silahları detaylıca inceledi. Ziyaretçiler alanda sergilenen insansız hava araçları, roket sistemleri, robot köpekler, tanklar, hava savunma sistemleri ve kamikaze dronları yakından gördü. Modern askeri teçhizatlar hakkında stant görevlilerinden teknik bilgi alan katılımcılar, yerli savunma sanayisinin ulaştığı seviyeyi yerinde gözlemledi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:48 EFES 2026 Savunma Sanayi Sergisi halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerini ağırladı EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında kurulan Savunma Sanayi Sergisi, düzenlenen halk günü etkinliğiyle kapılarını vatandaşlara açtı. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayi teknolojilerinin yer aldığı sergiyi, her yaştan vatandaşın yanı sıra çevre okullardan gelen öğrenciler ve tatbikatta görevli yabancı askerler ziyaret etti. Milli Savunma Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında açılan Savunma Sanayi Sergisi, halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerine kapılarını açtı. Seferihisar ilçesinde yer alan Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’ndeki etkinlikte, vatandaşlar ve öğrenciler yerli üretim savunma teknolojilerini yakından inceleme fırsatı buldu. Dost ve müttefik ülke unsurlarının da katılımıyla yapılan tatbikatın son hazırlık çalışmalarını izlemek için alana gelen ziyaretçiler, etkinlik alanında kurulan teknoloji stantlarına büyük ilgi gösterdi. Savunma Sanayi Sergisi’ni gezen vatandaşlar, öğrenciler ve görevli yabancı askerler yerli üretim silahları detaylıca inceledi. Ziyaretçiler alanda sergilenen insansız hava araçları, roket sistemleri, robot köpekler, tanklar, hava savunma sistemleri ve kamikaze dronları yakından gördü. Modern askeri teçhizatlar hakkında stant görevlilerinden teknik bilgi alan katılımcılar, yerli savunma sanayisinin ulaştığı seviyeyi yerinde gözlemledi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:47 İzmir’de "Orman Benim" etkinliği: "Yangınların yüzde 95’i insan kaynaklı" Türkiye genelinde orman yangınlarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla eş zamanlı olarak hayata geçirilen "Orman Benim" kampanyası kapsamında İzmir’de düzenlenen etkinlikte, protokol üyeleri ve öğrenciler ormanlık alanda çöp topladı. Tarım ve Orman Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, İzmir Valiliği ve Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle orman yangınlarına karşı toplumsal bilinci artırmak amacıyla gerçekleştirilen ’Orman Benim’ etkinliği, İzmir’de Gaziemir Sarnıç Orman Parkı’nda düzenlendi. Etkinlik kapsamında Bölge Müdürü Yılmaz, Kaymakam Kurnaz ve öğrenciler, yangın riskine karşı ormanlık alandaki çöpleri ve yanıcı maddeleri hep birlikte temizledi. "Bekleyen tehlikelerin başında mega orman yangınları var" Etkinlikte konuşan İzmir Orman Bölge Müdürü Mahmut Yılmaz, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin dünyanın en büyük sorunlarının başında geldiğini vurguladı. Ormanların yenilenebilir doğal kaynaklar ve insanlığın ortak değeri olduğunu belirten Yılmaz, "Bu değerlere sahip çıkmak sadece ormancıların değil her bireyin birinci önceliği olmalıdır. Ormanların atmosferdeki karbon emisyonunu tutmada, temiz hava ve temiz su oluşumundaki etkileri tartışılmaz. ’İnsan için sağlık, sağlık için orman’ diyoruz. Önümüzdeki süreçte tüm insanlık yeteri kadar tedbir almaz ise bizleri bekleyen tehlikelerin başında mega orman yangınlarını sayabiliriz. Yangınların yüzde 95’i insan kaynaklı. İnsanımızı eğitmek, bilinçlendirmek ve dikkatini çekmek için bu etkinliklerimiz tüm Türkiye’de yapılmaktadır" ifadelerini kullandı. "Küçük ihmaller büyük felaketlere sebep olabiliyor" Ormanların sadece ağaçlardan oluşan alanlar olmadığını, hayatın kaynağı ve gelecekten emanet alınan kutsal bir değer olduğunu vurgulayan Gaziemir Kaymakamı Kudret Kurnaz ise, "Bir ağacın büyümesi yıllar alırken, dikkatsizlik sonucu çıkan bir yangın maalesef binlerce canlıyı ve doğal yaşamı birkaç saat içinde yok edebilmektedir. Çevreyi korumak büyük projelerle olduğu kadar küçük ihmalleri önlemekle de mümkündür. Ormana atılan bir cam şişe, söndürülmeden bırakılan bir izmarit ya da gelişigüzel bırakılmış atıklar büyük felaketlere sebep olabilmektedir. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz etkinlik ile orman içi ve çevresindeki yanıcı maddelerin temizlenmesi, çevre duyarlılığının ve çocuklarımızda orman sevgisinin güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Öğrencilerimizin göstereceği duyarlılık yarının daha yeşil Türkiye’sinin en güçlü teminatıdır" diye konuştu. Öğrencilerden sert tepki: "Vatanlarına ihanet ediyorlar" Etkinliğe katılarak doğa için çöp toplayan öğrencilerden 5. sınıf öğrencisi Irmak Beşken, "Ormanlarımız kirlenmesin, çöpler yangınlara sebep olmasın diye temizlik yapıyoruz. Yangın çıktığında üzülüyoruz çünkü canlı ağaçlarımız kayboluyor, ormanlarımız boşalıyor. Onları çok seviyoruz, ağaçlar ve bitkiler geleceğin kahramanlarıdır" dedi. Doğayı korumak için arkadaşlarıyla birlikte etkinlikte yer aldığını belirten 7. sınıf öğrencisi Damla İşçi ise orman yangınlarına sebep olanlara tepki göstererek, "Doğa bize oksijen sağlıyor. Çevreyi kirleten insanlar hem bizi hem kendilerini düşünmüyorlar. Orman yangınlarını çıkaranlar vatanlarına ihanet ediyorlar ve bizim geleceğimizi tehlike altına atıyorlar" şeklinde konuştu. Vatandaşların ormanların korunmasına dikkat çekmek için bir araya geldiği etkinliğe, İzmir Orman Bölge Müdürü Mahmut Yılmaz, Gaziemir Kaymakamı Kudret Kurnaz, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Konak Tüneli’nde gerçeği aratmayan yangın tatbikatı
13 Haziran 2025 Cuma - 10:03 Konak Tüneli’nde gerçeği aratmayan yangın tatbikatı İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri, günde yaklaşık 35 bin aracın geçiş yaptığı bin 674 metre uzunluğundaki Konak Tüneli’nde gerçeğini aratmayan bir yangın tatbikatı gerçekleştirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, itfaiye ekiplerinin yangın, kaza, afet gibi acil durumlara karşı hızlı ve etkili şekilde müdahale etmesini sağlamak için tatbikatlarını sürdürüyor. Ekipler, Mustafa Kemal Sahil Bulvarı ile Yeşildere Caddesi’ni birbirine bağlayan bin 674 metre uzunluğundaki Konak Tüneli’nde de nefes kesen bir tatbikat düzenledi. Her iki tüpte günde yaklaşık 35 bin aracın geçtiği tünellerde senaryo gereği trafik kazası ve sonrasında yangın ihbarı yapıldı. Çağrı merkezine gelen ihbarın ardından olay yerine gitmek için hazırlanan ekipler, kısa sürede araç geçişine kapatılan tünellere vardı. Yapay dumanla oluşturulan araç yangınına müdahale eden itfaiyeciler, kazazede araç sürücülerini de kurtardı. "Hızlı müdahale için tecrübe kazanıyorlar" İtfaiye Yangın ve Acil Müdahale Şube Müdürü Aydın Mutlu, İzmir’de 5 tünelin bulunduğunu ve buralarda yangın, trafik kazaları gibi durumlara hazırlıklı olmak için belli aralıklarla tatbikat yaptıklarını söyledi. Tatbikatların itfaiye teşkilatı açısından önemli olduğunu vurgulayan Aydın Mutlu, "Bu tatbikatlar sayesinde, ekiplerimiz tünelin içerisini tanıyor. Böylece olası bir yangın veya kazaya hızlı müdahale konusunda tecrübe kazanıyorlar" dedi. Tünel içerisinde kaza veya yangın gibi durumlarda vatandaşlara önemli görevler düştüğünü belirten Mutlu, "Böyle durumlarda yurttaşlar öncelikle itfaiye ekiplerine yol vermeli. İmkan dahilinde araçlarını fermuar sistemi dediğimiz yöntemle yolun sağına ve soluna çekmeli. Tünel içerisinde yoğun duman varsa, araçlarını terk edip acil geçiş kapılarından tüneli terk etmeleri gerekiyor." diye konuştu.
Yangında alevlerin arasında kalan bebek hayata tutunamadı
12 Haziran 2025 Perşembe - 13:54 Yangında alevlerin arasında kalan bebek hayata tutunamadı İzmir’in Ödemiş ilçesinde bir çiftlikte çıkan yangında, ağır yaralan Suriye uyruklu 1 yaşındaki bebek, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olay, dün saat 17.30 sırlarında Ödemiş ilçesine bağlı Karadoğan Mahallesi’nde bulunan bir çiftlikte meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, çiftliğin müştemilat bölümünde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Yükselen dumanları fark eden çevre sakinleri, durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürülürken soğutma çalışmaları sırasında içeride Muhammed Mana (1) isimli bir bebeğin bulunduğu belirlendi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahaleyi olay yerinde yaptığı bebek, ambulansla önce Ödemiş Devlet Hastanesi’ne, ardından ise İzmir Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Yangında vücudunda yanıklar oluşan Suriye uyruklu Muhammed, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Bebeğin cenazesi, işlemlerin ardından otopsi yapılmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. Öte yandan, yangın esnasında Muhammed Mana’nın anne ve babasının evde olmadığı, 1 yaşındaki bebek ve diğer 2 çocuklarını aynı müştemilatta yaşadıkları öğrenilen başka bir Suriyeli aileye teslim ederek çalışmak için İzmir’e gittikleri öğrenildi. Çiftlik sahibi H.B. ve bebeğin anne babası, sorgulanmak üzere karakola götürüldü. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
Mavi dünyanın güzelliklerini objektifine taşıdı, Çeşme’de sergiledi
12 Haziran 2025 Perşembe - 13:51 Mavi dünyanın güzelliklerini objektifine taşıdı, Çeşme’de sergiledi Dalgıç eğitmeni babası ve ağabeyinin izinden giderek deniz altına merak saran 15 yaşındaki Doğa Ergün, objektifini mavi derinliklerdeki hayatlara çevirdi. Doğa, su altı dünyasını kendi gözünden aktardığı fotoğrafları, Çeşme Cumhuriyet Meydanı’nda sanatseverlerle buluştu. Doğa Ergün’ün su altına olan ilgisi, çocuk yaşlardan itibaren ailesiyle başladı. Dalgıç eğitmeni olan babası Erdinç Ergün ve su altına ilgisi olan ağabeyi sayesinde bu dünyanın kapılarını araladığını söyleyen Doğa, başlangıcın bir merakla başladığını belirtti. Doğa, "Babam ve ağabeyim sayesinde su altıyla tanıştım. İlk başta sadece dalışlar yapıyor ve onların dalışlarını izliyordum. Çevremde bu güzellikleri fotoğraflayanlar olduğunu görünce ben de denemek istedim. Önce küçük bir su altı kamerasıyla başladım. Zamanla bu iş hoşuma gitmeye başladı, ben de kendimi geliştirdim" dedi. ’Denizin dibi bambaşka bir dünya’ Genç yaşına rağmen sualtı fotoğrafçılığına olan tutkusu ve bakış açısıyla dikkat çeken Doğa, denizaltının büyüleyici bir evren olduğunu vurguladı. "Aslında denizin dibi bambaşka bir dünya. Orada çok farklı canlılar var. Renkler çok canlı, mercanlar, ilginç türler... Milyonlarca çeşit canlıyla iç içesiniz. Hepsiyle ilgilenmek beni çok mutlu ediyor. Su altı dünyası beni gerçekten büyülüyor" diyerek duygularını paylaştı. Çevre bilinciyle büyüyen bir bakış Doğa’nın su altı fotoğrafları yalnızca estetik bir bakış sunmakla kalmadı, aynı zamanda çevre bilincini de yansıttı. Deniz yaşamının korunmasına dikkat çeken genç sanatçı, her bir karede ekosistemin ne kadar hassas olduğunu anlatmaya çalıştığını ifade etti. Doğa, "Gördüğüm güzelliklerin sonsuza kadar kalmasını istiyorum ama aynı zamanda tehdit altında olduklarını da biliyorum. İnsanlar, bu canlılara zarar verdiklerinin farkında bile değil. Belki bir fotoğraf bunu anlatmaya yardımcı olur" dedi. Sergi büyük ilgi gördü Çeşme Belediyesi’nin düzenlediği Çevre Haftası etkinlikleri kapsamında açılan sergi, yerli halk ve turistler tarafından büyük ilgiyle karşılandı. Cumhuriyet Meydanı’ndaki açık hava sergisini ziyaret edenler, Doğa Ergün’ün su altı objektifinden doğanın en renkli ve gizemli hâline tanıklık etme fırsatı buldu. Özellikle genç yaşta böyle bir sanatsal üretim ortaya koyması, ziyaretçilerden takdir topladı. Gelecek hedefi: Deniz biyolojisi ve sanat bir arada Doğa, ileride su altı fotoğrafçılığını yalnızca bir hobi değil, profesyonel bir meslek haline getirmek istiyor. Hem sanata hem bilime ilgi duyan genç yetenek, üniversitede deniz biyolojisi ya da görsel sanatlar alanında eğitim almayı hedefliyor. "Denizi ve doğayı anlatmak istiyorum. Belki bir gün kendi sergimle dünyayı dolaşırım" diyen Doğa Ergün, yaşıtlarına da ilham veriyor.
Başkan Saygılı: "Yanlışların bedelini, gariban emekçilere ödetiyorsunuz"
12 Haziran 2025 Perşembe - 13:23 Başkan Saygılı: "Yanlışların bedelini, gariban emekçilere ödetiyorsunuz" AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, İzmir Büyükşehir Belediyesindeki toplu işten çıkarmalara yönelik, "Bugün belediyenin içine düştüğü mali kriz, bizzat CHP’li yönetimin yıllardır süregelen savurganlığının, liyakatsiz kadrolaşmasının ve siyasi hesaplarla yapılan keyfî işe alımların sonucudur. Milletvekillerinizin, genel başkan yardımcılarınızın ve Ankara’dan gelen talimatların etkisiyle belediyeyi bankamatik personelle doldurdunuz. Şimdi bu yanlışların bedelini, gariban emekçilere ödetiyorsunuz" açıklamasında bulundu. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ndeki toplu işten çıkarma kararı sonrası AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı’dan açıklama geldi. Başkan Saygılı, "İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanan toplu işten çıkarmalar, CHP Belediyeciliğinin iflas ettiğini bir kez daha açıkça ortaya koymuştur. Binlerce emekçiyi bir gecede ya da zamana yayarak işinden, aşından etmek; ne bir yönetim başarısıdır ne de vicdana sığar! Sayın Cemil Tugay, göreve gelir gelmez, önceki dönemin yanlışlarını gerekçe göstererek emekçiyi kapının önüne koymakla sorumluluktan kaçamaz. Bugün belediyenin içine düştüğü mali kriz, bizzat CHP’li yönetimin yıllardır süregelen savurganlığının, liyakatsiz kadrolaşmasının ve siyasi hesaplarla yapılan keyfî işe alımların sonucudur. Siz, belediyeyi partinizin arka bahçesi hâline getirdiniz! Milletvekillerinizin, genel başkan yardımcılarınızın ve Ankara’dan gelen talimatların etkisiyle belediyeyi bankamatik personellerle doldurdunuz. Şimdi bu yanlışların bedelini, gariban emekçilere ödetiyorsunuz. Tunç Soyer döneminde, siyasi sadakat esas alınarak yapılan binlerce keyfî atama, CHP’nin İzmir’i nasıl yönettiğinin en somut göstergesidir. Sayın Cemil Tugay da bugün, geçmiş dönemin tüm bu sorumsuzluklarının faturasını işçiye kesmeye çalışmaktadır" dedi. "İzmirlinin parasını bu kişilere maaş olarak öderken vicdanınız neredeydi?" Belediyede çalışmadan maaş alan bankamatik personelinin olduğunu, bu kişilerin CHP genel merkezindeki üst düzey isimlerin referansıyla işe girdiğini belirten Başkan Saygılı, "Sorumlu işçi midir? Elbette hayır! Sorumlu sizsiniz! Buradan soruyorum: Belediyenin kasası boşaltılırken siz neredeydiniz? Başka bir siyasi partide miydiniz? Madem belediyede bankamatik personel vardı göreve gelişinizin üzerinden geçen bir yılı aşkın sürede, İzmirlinin parasını bu kişilere maaş olarak öderken vicdanınız neredeydi? Bu atamaların talimatını veren milletvekilleri ve genel merkez yöneticileri şimdi neden susuyor? CHP’li belediyecilik, İzmir’de sınıfta kalmıştır. Ne halkı ne de emekçiyi kandırabilirsiniz. Yönetemiyorsunuz, batırıyorsunuz; sonra da birbirinize suç atarak halkın aklıyla alay ediyorsunuz. Şimdi basın toplantısı düzenleyip hangi bahanelerle kendinizi aklamaya çalışacaksınız? Eski yönetim mi, ekonomi mi, hükümet mi diyeceksiniz? Saklandığınız bahanelerle İzmirlileri kandıramazsınız. Göreve geldiğiniz ilk günden bu yana anlattığınız bu söylemlerle, ancak kendinizi kandırırsınız. AK Parti olarak bu işçi kıyımının takipçisi olacağız. İzmir halkı da yapılan bu büyük vebalin hesabını, günü geldiğinde sandıkta soracaktır. Hiç şüpheniz olmasın" ifadelerini kullandı.
İzmir Büyükşehir’de grev sonrası neşter: Bin 30 çalışan işten çıkartılıyor
12 Haziran 2025 Perşembe - 12:47 İzmir Büyükşehir’de grev sonrası neşter: Bin 30 çalışan işten çıkartılıyor İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde geçtiğimiz hafta biten grev sonrası süreçle ilgili açıklamalarda bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bin 30 civarında çalışanın işten çıkarılacağını açıkladı. Sendikanın talep edilen yüksek ücretler konusunda geri adım atmaması sebebiyle zorunlu olarak işten çıkarma kararı alındığını belirten Başkan Tugay, sendika yöneticileri ve akrabalarının da işten çıkartılacağını ifade etti. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, ’Kent Gündemindeki Konulara İlişkin Basın Toplantısı’ başlığındaki toplantıda, İzmir Büyükşehir Belediyesi Egemenlik Binası’nda basın mensuplarıyla buluştu. Burada özellikle grev sonrası süreçle ilgili değerlendirmelerde bulunan Başkan Tugay, DİSK Genel İş sendikası ile yaşanan anlaşmazlık sürecini değerlendirerek, belediyede çalışan işçi sayısına yönelik bilgi verdi. Tugay, bin 30 kişinin işten çıkartılması için yasal prosedürün tamamlandığını da açıklayarak, işten çıkarmaların sorumlusunun 2024 yerel seçimlerine 5 gün kala yapılan TİS’e imza atanlar olduğunu vurguladı. Başkan Tugay, sendikanın bu yüksek rakamlardan vazgeçmesi durumunda işten çıkarmaya gerek kalmayacağını dile getirdi. "Belediye 34 bin 218 çalışana sahip" An itibarı ile belediyede 34 bin 218 çalışan olduğunu söyleyen Başkan Tugay, "2019 yılında Sayın Kocaoğlu görevi bıraktığında 26 bin 500 civarında çalışan vardı. 2024’te ben devraldığımda 37 bin 700 çalışan vardı. O günden bugüne bazı personel hareketlilikleri yaşandı. Ben, sendika yöneticileri ve basında bazı açıklamalar yapan kişilerce ‘personel aldın’ diye suçlandım. Bazı pozisyonlar var, oralarda personel eksiği ile hizmet edebilmeniz mümkün değil. Benim kent yönetimi vizyonu çerçevesinde kabul edemediğim park-bahçeler, yol tamiri gibi konularda personel eksikliğini kabul edebilmemiz mümkün değil. Otobüs şoförü azalınca yeni personel almak zorundasınız. Hizmet eksiği olmaması adına elbette alım yaptık. 37 bin 700 personelle aldığım belediye 34 bin 218 çalışana sahip" dedi. "Eksideyiz" Belediyenin ekside olduğuna vurgu yapan Tugay, "Bu bir eleştiri konusu olabilir ancak Temmuz ayında hazineden ve iller bankasından gelen gelirimiz 3 milyar 800 milyonluk bir kalemdi. Temmuz ayında ödeyeceğimiz maaşlar 3,5 milyar TL. 850 milyonu da memurlara ve kadrolu işçilere verilecek. Bütçe en çıplak hali ile bu. Bunun yanında hangi geliri kısıp bütçeyi rahatlatabiliriz bilmiyorum ancak böylesine bir oran sürdürülemez bir şey. Eksideyiz yani. Bunun sürdürülemez olduğunu benim kadar herkes idrak edebilir. Burada bir önlem almak zorundayız. Sendika ile anlaşmazlığımızın temel noktasını anlatmaya çalıştım" dedi. Bin 30 çalışan işten çıkartılıyor Başkan Tugay, çaresiz kaldıkları için bin 30 çalışanı işten çıkartacaklarını söyleyerek, "Bizden önce imzalanmış olan artışın günün şartlarına uygun olmadığını ve güncellenmesi gerektiğini söyleyerek dava açtık. Ancak bu tür konularda mahkemeler müdahil olmuyor. Bu nedenle beklediğimiz sonucu alacağımıza umuyorum. Bu durumu düzeltmezseniz üyeniz olan bazı çalışanlarla yolumuzu ayırmak zorunda kalacağız dedik sendika temsilcilerine. Şu ana kadar olumlu dönüş yapan olmadı. İlgili iş yasasından aldığımız mevzuat hakkı ile yasal hakkımız kullandık. 1 ay öncesinden bildirimde bulunduk, şirket yönetim kurulları kararlar aldı. Bugün bin 30 civarında çalışanla yollarımız ayırmak için resmi prosedürü hayata geçirmeye başlıyoruz. Eğer Belediye İş Sendikası, belediye ve halkı düşünmeden kendi ekmeklerini kazandığı bu kurumu düşünmeden ısrarla anlayışsız noktada olursa bundan sonra işten çıkarılacak arkadaşlarımızın sorumlusu sendikadır. Biz değiliz. Sendika belli çalışanların yüksek maaş almasına devam ettirmek için bir grup çalışanı feda ettiriyor. Arkadaşlar işlerine devam etsin istiyorlarsa anormal ücret artışını durdurmaları ve sorumlu tutum içine girmeleri gerekiyor. Bunu yapmazlarsa onların yüzünden bazı çalışanlarımız işlerini kaybetmek zorunda kalacaklar. Çaresiz kaldığımız için bazı çalışanlarımızın işine son vermek zorunda kalacağız" açıklamasında bulundu. "Sendika artışı durdursa işten çıkarma olmaz" Başkan Tugay, açıklamasında, "Öncelikle sendikadan mart ayı artışını iptalini talep ettik. Sonra Eylül’de yapılacak artış var, onun durdurulmasını talep ediyoruz. Eğer sendika artışı durdurursa, ’en düşük 120 bine çıkacak rakamları yüksek buluyoruz’ derlerse işten çıkarmaları düşünmeyeceğiz" sözlerine de yer verdi. Sendika yöneticilerinin yakınlarının tamamı ve akrabalar işten çıkarılacak Sendika yöneticileri ve akrabalarının da işten çıkartılacağını vurgulayan Başkan Tugay, "İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan özellikle geçen dönemde işe alınmış olan sendika yöneticilerinin yakınlarını tamamını işten çıkaracağız. Hiçbiri belediyede çalışmayacak. halkımız bunu benden istiyor. Asgari ücretin bu kadar kötü olduğu ortamda, İzmir sokaklarına döküldüğünüz gibi üzerinize düşeni yapmalısınız. Sadece içinde bulunduğumuz durumun fırsatlarından faydalanarak yakınlarınızı belediyeye sokmaya çalışmamalısınız. 5 yılda işe alınan sendika yöneticilerinin yakınlarının tamamını işten çıkartacağız. Bu benim görevim. Üzerimize düşeni yapacağız" dedi. Tugay’dan Soyer’e: "O sorumsuz imzanın eseri" Tugay sendikanın sorumluluğu almak zorunda olduğunu belirterek, "Belediye-İş Sendikası yöneticisi ‘önce bankamatikleri işten çıkartsın’ demiş. Benim bildiğim belediyede bankamatik yok, benim bilmediğim bir ismi biliyorsa söylesin hemen çıkartayım. Böyle bir iftirayı kabul etmiyorum. Böyle sorumluluktan kurtulamazlar. Türkiye’de kimsenin almadığı bu maşaları diğer işçileri mağdur edemezler. Bu seçimden önceki sorumsuzluktur. Eğer birileri işini kaybediyorsa bilinsin ki bir o sorumsuz imzanın ve diğer tarafın eseridir. Biz İzmir’e yakışır bir belediye hizmeti sürdürmek zorundayız ve başka çaremiz kalmadığı için bu kararı alıyoruz. Halkımızın haklı isyanı ve itirazları oldu. İhtiyaç olmadığı halde belediyenin personel alındığı söylendi. Bana belki on binlerce vatandaşımız bunu söyledi" dedi.
"Hayatın Anlamı Kitap" sezon finalini yaptı
12 Haziran 2025 Perşembe - 11:57 "Hayatın Anlamı Kitap" sezon finalini yaptı Öğrencilere kitap okuma alışkanlığı kazandırmak amacıyla Çeşme Kaymakamlığı tarafından yürütülen "Hayatın Anlamı Kitap" projesi, üçüncü sezonunu görkemli bir etkinlikle tamamladı. Tarihi Çeşme Kalesi’nde düzenlenen sezon finali, yoğun katılım ve coşkulu anlara sahne oldu. "Hayatın Anlamı Kitap" projesi Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı’nın öncülüğünde, Arzu Güleryüz Maraşlı’nın koordinatörlüğünde yürütüldü. 7 Mart 2023’te başlayan proje, bu yıl da yüzlerce öğrenciye ve öğretmene ulaşarak okuma kültürünü yaygınlaştırmaya devam etti. Final programı, Kaymakam Mehmet Maraşlı ve eşi, proje koordinatörü Arzu Güleryüz Maraşlı, İlçe Emniyet Müdürü Murat Dokumacı, İlçe Sahil Güvenlik Komutanı Binbaşı Akın Satkan, İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Yavuz Yaşar, İlçe Milli Eğitim Müdürü Şahan Çöker, siyasi parti ve STK temsilcileri, kurum amirleri, oda başkanları, öğretmenler, öğrenciler ve sanatçıların katılımıyla gerçekleşti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programın sunuculuğunu Belgin Taylan üstlendi. Açılış konuşmalarını proje koordinatörü Arzu Güleryüz Maraşlı ve Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı yaptı. Kaymakam Maraşlı: "Bu sadece bir kitap projesi değil; bir nesli inşa etme çabasıdır" Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, konuşmasında projenin taşıdığı derin anlamı şu sözlerle ifade etti: "Yirmi yıllık mülki idare hayatım boyunca birçok projeye öncülük ettim, sayısız etkinlikte yer aldım. Ancak içtenlikle söylemek isterim ki, ‘Hayatın Anlamı Kitap’ projesi, benim için çok özel bir yere sahip. Bu proje, sadece kitap okumayı teşvik etmekle kalmıyor; çocuklarımızın zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimine de doğrudan katkı sağlıyor. Bugün genç nüfusun azaldığı, ekran bağımlılığının hızla arttığı bir çağda yaşıyoruz. Çocuklarımızın dijital dünyanın kölesi değil, efendisi olabilmeleri için onları bilgiyle, kültürle ve kitaplarla donatmalıyız. Kitap okumak, sadece bir alışkanlık değil; aynı zamanda karakter inşasının, eleştirel düşünmenin ve kendini ifade edebilmenin temelidir. Projemiz kapsamında sadece sınıflarda değil, sahilde, tarihi mekânlarda, parklarda ve müzelerde kitap okuma etkinlikleri düzenliyoruz. Çünkü kitap sadece kütüphanede okunmaz; hayatın her alanında, her anında yanımızda olmalı. Bir Japon turistin Kapadokya’da yalnız başına yemek beklerken cebinden kitap çıkarıp okuduğunu gördüğüm anı hiç unutmam. O görüntü, bizim de çocuklarımıza kazandırmak istediğimiz kültürün tam karşılığıdır. Yaz tatiline girerken tüm ailelere bir çağrım var: Lütfen çocuklarınızla birlikte her akşam en az yarım saat kitap okuyun. Bu, sadece bir alışkanlık değil, gelecek kuşaklara bırakılacak en kıymetli mirastır. Çünkü bir kitap bir insanın hayatını, bir insan ise bir toplumun kaderini değiştirebilir." Koordinatör Maraşlı: "Kitap, bir nesne değil; yol gösteren bir dosttur" Proje Koordinatörü Arzu Güleryüz Maraşlı ise konuşmasında projenin başlangıcından bu yana kat ettiği yolu ve hedeflerini anlattı. Maraşlı, "’Hayatın Anlamı Kitap’ diyerek çıktığımız bu anlamlı yolculuğa 3 Şubat 2023’te başladık. Amacımız sadece okuma alışkanlığı kazandırmak değildi. Aynı zamanda düşünen, sorgulayan, farkındalık geliştiren bireyler yetiştirmeyi hedefledik. Çünkü inanıyoruz ki, bir toplumun kalkınması; okuyan, anlayan, yorumlayan ve üreten bireylerle mümkündür. Kitaplar, bize sadece bilgi sunmaz; aynı zamanda empati kurmamıza, farklı hayatlara tanıklık etmemize, duygularımızı tanımamıza olanak sağlar. Bir cümlede yıllardır adını koyamadığımız bir hissi bulabilir, hiç tanımadığımız bir karakterde kendimizi görebiliriz. O an kitap, bir objeden çok daha fazlası olur; sizinle konuşan, size rehberlik eden bir dost haline gelir. Bu sezon boyunca gerçekleştirdiğimiz Kitap Takas Şenliği, masal saatleri, sosyal medya üzerinden sesli masallar, eğitim seminerleri ve öğretmenlere yönelik kişisel gelişim eğitimleri ile yüzlerce öğrenci ve öğretmene ulaştık. Projemiz, bireysel bir çabanın ötesine geçerek toplumsal bir harekete dönüştü. ‘Kitap Hediye Günü’nde öğrencilerimizle birlikte sokaklarda yürüdük, vatandaşlara kitap dağıttık. Bu sadece sembolik bir etkinlik değildi; okumanın ne kadar kıymetli olduğunu birlikte hatırlamak, birlikte paylaşmak istedik. Bugün burada gururla söylüyorum ki; artık kitap okumak ilçemizde bir alışkanlık değil, bir kültür haline gelmeye başladı. Projeye katkı sağlayan tüm öğretmenlerimize, öğrencilerimize, velilerimize, hayırseverlerimize ve tüm gönül dostlarımıza teşekkür ediyorum. Bu bir final değil, bir başlangıç. Gelin hep birlikte hayal kuralım, birlikte okuyalım, birlikte aydınlanalım." dedi. Ödüller ve müzik şöleni Programın sonunda en çok kitap okuyan öğrenciler ödüllendirilirken, projeye katkı sunan kişi ve kurumlara da teşekkür plaketleri verildi. Gecenin finalinde ünlü sanatçılar Garo Mafyan, Pınar Aylin ve Tenor Levent Gündüz’ün sahne aldığı müzik dinletisi, katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Etkinlik, konuklara sunulan kokteyl ile sona erdi.