Yerel Haberler
İzmir
17 Mayıs 2026 Pazar - 16:51 EFES 2026 Tatbikatı ’Savunma Sanayi Sergisi’ kapılarını vatandaşlara açtı EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında düzenlenen Savunma Sanayi Sergisi, halk günü etkinliğiyle kapılarını vatandaşlara açtı. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayi teknolojilerinin sergilendiği etkinlikte, vatandaşlar Türkiye’nin askeri ve teknolojik alanda ulaştığı gücü yakından görme fırsatı buldu. Sergi alanını ziyaret eden vatandaşlar, ilk olarak EFES 2026 Tatbikatı’nın son hazırlık ve uygulama aşamalarına dair yürütülen çalışmaları ilgiyle takip etti. Ardından teknoloji stantlarını gezen ziyaretçiler, insansız hava araçlarından roket sistemlerine, robot köpeklerden tanklara, hava savunma sistemlerinden kamikaze dronlara kadar çok sayıda modern askeri teçhizatı ve yerli üretim silah çeşidini yakından inceledi. Türk savunma sanayisinin küresel ölçekteki gelişimini gözler önüne seren sergide, milli imkanlarla üretilen her sınıftan teknolojik ürün yoğun ilgi gördü. Alanda sergilenen ürünler hakkında yetkililerden teknik kabiliyetler dalında detaylı bilgiler alan vatandaşlar, yerli savunma sanayisinin ne kadar ileri bir seviyeye geldiğini yerinde gözlemleme imkanı yakaladı. Vatandaşlardan yoğun ilgi Duygularının son derece yüksek ve gurur verici olduğunu belirten Emine Demirel, "Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Savunma sanayimiz o kadar üst seviyelere çıktı ki artık dünya karşımızda titriyor. ’Artık bir Türkiye var, onların sanayisi güçlü’ diyorlar. Bizlerden korkuyorlar. Biz bunlarla; KAAN’larla, tanklarımızla, uçaklarımızla ve insansız hava araçlarımızın hepsiyle gurur duyuyoruz" ifadelerini kullandı. Gurbetçilerin gururu Almanya’dan geldiğini ve yurt dışından gelen biri olarak Savunma Sanayii Sergisi’nde gördüklerinin kendileri için çok daha farklı ve gurur verici olduğunu belirten Mehtap Tanrısever, "Türk vatandaşı olmak bizim için başlı başına ayrı bir özellik ve gurur kaynağı. Yurt dışında bildiğiniz üzere biraz zorluk çekiyoruz, çünkü orada hala ırkçılık var. Buraya geldiğimizde ve bu eserleri gördüğümüz zaman bir Türk olarak gerçekten daha da gururlanıyoruz. Alana henüz yeni geldik ama gözümüzü alamıyoruz. O kadar kaliteli ve büyük eserler var ki hayranlıktan adeta ağzım açık kaldı. Büyük bir heyecan doluyuz" şeklinde konuştu. Yerli silahlar ilgi gördü Tankların ve silahların oldukça etkileyici olduğunu, ülkenin yerli mühimmatlarını yakından görmenin kendisine büyük heyecan verdiğini belirten Samet Kuran, "Silahları gördük, çok güzellerdi. Ülkenin o güzel mühimmatlarını ve araçlarını görmek, onlara dokunabilmek ve ayrıntılarını öğrenmek insanı ister istemez heyecanlandırıyor. Hedefim Hava Harp Okulu’na girip pilot olmak. Burada anlatılacak ve övülecek çok fazla şey var. Hepsini teker teker gezmek, farklı teknolojileri tanımak ve askerlerin yaşadığı duyguların bir neticesini hissetmek çok güzel bir duygu. Bence herkes buraya gelmeli ve bu atmosferi görmeli" ifadelerini kullandı. Ülke teknolojisinin ne kadar iyi olduğunu gördüğünü söyleyen Ata Görmenoğlu ise, "Sarsılmaz gibi ünlü markalarımızı deneyimleme şansım oldu. Ne kadar gelişmiş olduğumuzu görme fırsatı bulduk. Özellikle tanklarımız, askeri teknolojide ne kadar üstün olduğumuzu gösteriyor. Buraya geldiğinizde gururlanmamak mümkün değil. Hem silah teknolojisi hem de araçlar olarak çok gelişmişiz ve bunu buraya gelince rahatlıkla görebiliyoruz. Burayla ilgili söyleyecek çok şey var, anlatarak bitiremeyiz. İmkanı olan herkesin gelip deneyimlemesi lazım. Beni zırhlı araçlar ve tabanca gibi silah teknolojileri daha çok heyecanlandırdı. Onların daha gelişmiş olduğunu düşünüyorum. Tanklarımız da oldukça gelişmiş ve birçok sistematiği var ama zırhlı araçların ve silahların hissi çok ayrı" diye konuştu.
17 Mayıs 2026 Pazar - 15:29 Aliağa’da ’Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’ açıldı Aliağa’da faaliyetlerine başlayan Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’nin açılış ve tanışma konferansı, Aliağa Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Konferansa Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürü Dr. Erdoğan Akyüz, Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği Kurucu Başkanı Sonay Vural ve yönetim kurulu üyeleri, özel eğitim öğretmenleri ile aileler katıldı. Programda otizmli bireylerin eğitim, spor ve sosyal yaşamda daha görünür olması gerektiği vurgulanırken, toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekildi. Başkan Acar: "O çocuklar benim de çocuklarım" Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa’nın özel eğitim alanında önemli imkanlara sahip olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Aliağa olarak çok nitelikli rehabilitasyon merkezlerine ve alanında başarılı eğitimcilere sahibiz. Belediyemizin Atla Terapi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde de eğitimci arkadaşlarımız çocuklarımızın gelişimine çok önemli katkılar sunuyor. Ne mutlu ki bugün Kaanlarımız, Erenlerimiz, Doruklarımız, Tolgalarımız ve Keremlerimiz var; inanıyorum ki başarı hikâyelerimiz her geçen gün daha da artacak. Siz değerli ailelerimiz çocuklarınız için her şeyinizi ortaya koyuyorsunuz ama şunu bilmenizi isterim ki o çocuklar benim de çocuklarım. Biz büyük bir aileyiz ve her zaman birlikteyiz. Çocuklarımız için en iyisini yapacak, onları en güzel yerlere hep birlikte taşıyacağız. Bugün artık yeni bir paydaşımız daha var. Derneğimiz, belediyemiz, ailelerimiz ve eğitimcilerimizle çocuklarımız için omuz omuza çalışacağız. Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’nin Aliağa’mıza hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum." Sonay Vural: "Çocuklarımız her yerde dimdik ayakta duracak" Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Sporcusu Kaan Vural’ın annesi Sonay Vural, yaşadıkları zorlu süreci anlatarak şunları söyledi: "Çok emek verdik, çok mücadele ettik. Pek çok yere gittik, birçok kapı yüzümüze kapandı ama o kapıları açan güzel yürekli insanlar da vardı. Çocuklarımız istenseler de istenmeseler de hayatın içinde olacak ve her yerde dimdik duracaklar. Hocalarımız bize her zaman destek oldu, Başkanımız Serkan Acar ise önümüze çıkan pek çok engeli aşmamızda yanımızda durdu. Çocuklarımız çok güzel gelişimler gösterdi. Kaan, milli sporcu olma yolunda ilerliyor. Bu yıl Aliağa Belediyemizin desteğiyle yüzmede Ege Birinciliği elde ettik. Çocuklarımızı hayatın içine katalım, sosyal yaşamın her alanında var olmalarını sağlayalım." Mazlum Yılmaz: "Küçük bir adım büyük başarılara dönüştü" Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Öğretmeni Mazlum Yılmaz, öğrencisi Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Sporcusu Eren Yüzbaşıoğlu’nun spor alanındaki başarılarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Bizim umut ışığı olarak gördüğümüz bu çalışmaya katkı sunan herkese şimdiden teşekkür ediyorum. Eren ile birlikte Konya’daki Masa Tenisi Müsabakaları’ndan geldik. Eren, okul sporlarında Türkiye üçüncüsü olmayı başardı. Kursumuzda temel eğitim süreciyle başladık. Daha sonra çocuklarımızı nasıl daha ileri taşıyabileceğimizi düşündük ve masa tenisine yöneldik. O gün atılan küçük bir adım bugün Aliağa Belediyemizin takımında önemli başarılara dönüştü. Destek veren herkese teşekkür ediyorum." "Çocuklarımızın hayata karışmaya ihtiyacı var" Özel Eğitim Öğretmenleri ve Artı Çocuk Gelişim Merkezi Kurucuları Şeyma Çelikkaya ve Abdurrahman Altunkaynak ise konuşmalarında toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yaparak şunları söylediler: "Bu derneğin en önemli amacı hiçbir ailenin kendisini yalnız hissetmemesidir. Biz, hiçbir çocuğun yalnızca farklı gelişim gösterdiği için eğitim hakkından mahrum kalmasını, ailelerin çaresizlik içinde kaybolmasını istemedik. Çocuklarımızın yalnızca terapi odalarıyla sınırlı bir yaşam sürmesini değil, hayatın içinde aktif bireyler olarak yer almasını istiyoruz. Çünkü bizim çocuklarımızın yalnızca eğitim almaya değil, topluma karışmaya ve sosyal yaşamın içinde var olmaya ihtiyacı var. Bugün burada bulunan kıymetli yöneticilerimizin desteği bizim için son derece değerli. Çünkü bu mücadele yalnızca ailelerin omzuna bırakılabilecek bir mücadele değil; eğitimin, yerel yönetimlerin, uzmanların, öğretmenlerin ve toplumun hep birlikte sahip çıkması gereken ortak bir sorumluluktur."
17 Mayıs 2026 Pazar - 13:59 İzmir’de genç beyinlerin uzay yarışı: ’Ay ve Mars Köyü Projesi’ final yaptı İzmir’de Radikal Okulları tarafından hayata geçirilen ve öğrencilerin uzayda yaşam alanları tasarladığı ’Ay ve Mars Köyü Projesi’, Radikal Konak Okulları’nda düzenlenen görkemli finalle sona erdi. Radikal Okulları bünyesinde yürütülen ve İzmir genelindeki 15 farklı okuldan öğrencileri bir araya getiren ’Ay ve Mars Köyü Projesi’nin final heyecanı, Radikal Konak Okulları ev sahipliğinde yaşandı. Okul yönetimi, öğretmenler, veliler, yarışmacı öğrenciler ve üniversiteli mentörlerin katılımıyla gerçekleştirilen final etkinliğinde, 7 ayrı grup podyuma çıktı. Geleceğin bilim insanı adayı olan öğrencilerin, geri dönüşüm materyallerini kullanarak uzayda bir yaşam fikriyle geliştirdikleri projeler katılımcılardan büyük ilgi gördü. Jüri değerlendirmesinin ardından ilk üç sırayı paylaşan öğrencilere para ödülü ve burs hediyesi takdim edildi. "Geleceğin bilim insanlarını yetiştiriyoruz" Yaklaşık 8 aydır sürdürülebilir bir vizyonla hareket ettiklerini ve projenin final aşamasına gelmesinden gurur duyduklarını belirten Radikal Okulları ARGE Koordinatörü Şule Baş, "Ekim ayında aslında bir hayalimizi gerçekleştirmeye başladık. İzmir’in farklı ortaokul ve liselerindeki öğrencilerden bilim toplulukları oluşturmak gibi bir hayalimiz vardı. Bu çocuklara her ay yeni bilim seminerleri, bilim atölyeleri düzenleyerek süreç boyunca birer bilim insanı olarak yetişmelerini amaçladık. Yaklaşık 8 aydır bu vizyonu devam ettirmeyi başardık. Çocukları astronomi alanında ve dünyanın, geleceğin şekillendirilmesi konularında bilinçlendirmeye özen gösterdik" dedi. "Geri dönüşüm materyalleriyle gelecek inşa ettiler" Yarışma gününün büyük bir heyecana sahne olduğunu kaydeden Baş, "Şimdi de bu sürecin meyvelerini topladığımız bir yarışma düzenliyoruz. 15 farklı okuldan öğrencimiz burada yarışıyor. Herkes kendi Ay ve Mars yaşam üssünü tasarlıyor. ’Orada bir gelecek yaşam alanı tasarlasaydık nasıl bir şey yapardık?’ diye yarışmaya başladılar. Biz öğrencilerimize geri dönüşüm materyalleri verdik ve bu materyallerden yola çıkarak kendi yaşam üslerini tasarladılar. Sabah 10.00’da başladık ve 15.00’e kadar alanda canlı bir şekilde projelerini gerçekleştirdiler" ifadelerini kullandı. Üniversiteli mentörler ve uzman jüri eşlik etti Projelerin çok yönlü bir süzgeçten geçirildiğini aktaran Şule Baş, "Sürdürülebilirliğe, tasarımın güzelliğine, mühendisliğe ve bilim ayağına bakıyoruz. Böyle beş-alt kategoride değerlendirdiğimiz; Prof. Dr. Serdar Evren ve Mimar Rafet hocamızın bizlerle olduğu kıymetli bir jürimiz var. Ayrıca her grubumuzda bir tane mentör öğrenci desteği sağladık. Ege Üniversitesi Astronomi Bölümü öğrencilerimiz de yarışma boyunca kardeşlerinin başında durarak onlara mentörlük yaptı" şeklinde konuştu. Sıra dünya sahnesinde: Hedef NASA Projelerin yerel bir yarışmayla sınırlı kalmayacağını, başarılı fikirleri uluslararası boyuta taşıyacaklarını müjdeleyen Baş, "Bu yarışmanın sonrasında dereceye giren ya da dereceye girmese de fikri çok başarılı olan öğrencilerimizi NASA’nın kendi projelerinin yapıldığı, öğrencilerden başvuruların toplandığı diğer ayaklara da taşımayı düşünüyoruz. Astronom Duygu ve Murat hocalarımızın desteğiyle birlikte öğrencilerimizi, kısmetse NASA’nın bir araya getirdiği projelere göndereceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
Minik Ekonomililer’in ‘mezuniyet’ heyecanı
18 Haziran 2025 Çarşamba - 09:49 Minik Ekonomililer’in ‘mezuniyet’ heyecanı İzmir’in vakıf üniversitesine ait tek anaokulu olan İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Beyaz Köşk Anaokulu’nda yıl sonu şenliği ve mezuniyet coşkusu yaşandı. 5-6 yaş grubundaki 19 çocuk, hayatlarının ilk mezuniyet heyecanını yaşarken, tıpkı üniversiteli ağabey ve ablaları gibi cübbelerini giyip keplerini havaya attı. İzmir Ekonomi Üniversitesi bünyesinde 2022 yılında hizmet vermeye başlayan Beyaz Köşk Anaokulu’nun yıl sonu etkinliğinde, mezun olan çocukların yanı sıra anaokulunda eğitim gören diğer öğrenciler de yaptıkları etkinliklerle ailelerinin büyük beğenisini kazandı. ‘Çikolatalı Kurabiyeler, ‘Deniz Kabuğu’, ‘Marstaki Denizaltı’ ve Çılgın Kuklalar’ sınıfının öğrencileri, şarkılar söyleyip spor dersinde öğrendikleri hareketleri yaparak gönüllerince bir gün geçirdi. Minik Ekonomililer, derslerde yaptıkları resimlerden oluşan bir sergi de açtı. Tören sonunda diplomalarını alarak büyük bir heyecan ve coşkuyla keplerini atan çocuklar, renkli görüntüler oluşturdu. "Kollarımız onlara hep açık" Törenin açılışında konuşan İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aslı Ceylan Öner, "Çocuklarımızın gözündeki ışıltı, kalplerindeki heyecan ve yüzlerindeki merak dolu ifadeler, bize umut veriyor. Okulumuz; sadece bilgi değil, çocuklara sevgi, saygı, sorumluluk, doğaya ve insana duyarlılık gibi temel değerleri de vermeyi amaçlıyor. Çocuklarımızı birey olarak önemsiyor, onların özgüvenlerini besliyor ve yeteneklerini keşfetmeye teşvik ediyoruz. Eğitim hayatlarına bir üniversitenin bünyesinde başlayan yavrularımızın, hep bilimin ışığında olmalarını diliyoruz. Biz, onların ilk eğitim yuvası olduk ama kollarımız çocuklarımıza her zaman açık olacak" diye konuştu. "Geleceği, çocuklarımız güzelleştirecek" İEÜ Beyaz Köşk Anaokulu Müdürü Onur Kurtuluş Kara, bu törenin çocuklar için aynı zamanda yeni bir başlangıç anlamı taşıdığını ifade ederek, "Çocuklarımızla dolu dolu anlar yaşadık, unutulmaz hatıralar biriktirdik. İyi ki onlarla yolumuz kesişti. Biliyoruz ki, geleceğimizi çocuklarımız güzelleştirecek. Ben, tüm çocuklarımıza çok güveniyor; onların hayat boyu başarılı olacağına yürekten inanıyorum. Her şeyin özü mutluluk. Bugün, anaokulu olarak hep birlikte mutluluğumuzu paylaşıyoruz. Ailelerimiz, bizlere güvendiler ve en değerli varlıkları olan çocuklarını emanet ettiler. Ben, ailelerimize de çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Umuda ’rehber’ oldu
18 Haziran 2025 Çarşamba - 09:22 Umuda ’rehber’ oldu Güzellik ürünleri firmasında satış temsilciliği yapan Neslihan Ergin, pandemi döneminde önce kansere yakalandı, sonra da işinden oldu. Zor günler geçiren 1 çocuk annesi kadın, tedavi gördüğü hastanede hem şifa buldu hem yeniden iş sahibi oldu. Bir çocuk annesi Neslihan Ergin (43) Şubat 2020’de bir folklor çalışmasının ardından memesinde bir sertlik hissedip soluğu doktorda aldı. Yapılan tetkikler sonucunda meme kanseri tanısı alan Neslihan Ergin, İzmir Acıbadem Kent Hastanesi’nde Nisan 2020’de ameliyat oldu. Meme ucunda da tümör olduğu için sağ memesi alınıp protez takıldı. Pandemi korkusunun yaşandığı, sokağa çıkma yasaklarının sürdüğü günlerde Neslihan Ergin, Acıbadem Kent Hastanesi Onkoloji Merkezi’nde Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Gürbüz Gürümlü’nün takibine girdi ve kemoterapi seansları almaya başladı. Ardından akıllı ilaç ve hormon tedavileri gören, bu süreci atlattıktan sonra tekrar halk oyunları oynamaya başlayan Neslihan Ergin, pandemi nedeniyle işi sekteye uğrayınca tedavi gördüğü hastaneye iş başvurusunda bulundu. Üniversite mezunu Neslihan Ergin geçtiğimiz aralık ayında tedavi gördüğü hastanede iş başı yaptı. Danışmada başlayan görevini kendi isteğiyle onkoloji bölümünde sürdüren Neslihan Ergin, kanser geçirmiş tecrübeli bir hasta olarak hastalara bu yolculukta neler yaşayacakları konusunda rehberlik etmeye başladı. "Benim başıma hiç gelmez diye düşünmüştüm" 5 yıl önce memesinde hissettiği bir kitle sebebiyle genel cerrahiye başvurup ardından ultrason çektirdiğini söyleyen Neslihan Ergin, "Sonrasında meme MR’ı ve mamografi şeklinde kontrollerim devam etti. En sonunda biyopsi yapıldı ve sonucunda kanser olduğumu öğrendim. Ardından doktorum ameliyatımı yaptı. Sonrasında kemoterapi sürecimiz başladı. İlk hissettiğimde ’bu benim başıma gelmez’ diye düşünmüştüm. Çünkü çok hayat dolu, neşeli ve eğlenceli bir insanım. Ardından onkoloji süreci başladı. Kemoterapilerimi aldım, bitirdim, kontrollerime devam ettim. Bu yıl yeniden bir nüks yaşadım. Burada en önemli şey, kontrolleri hiç elden bırakmamak. Başınıza geldiğinde hissettiğiniz ilk şey, ’acaba ben ne yapacağım? Nasıl bir şey olacak’ düşüncesi oluyor. Çünkü kemoterapi ne demek, bilmiyordum. En çok zorlayan şey, bilinmezlik. Çünkü ne yaşayacağınızı bilmiyorsunuz. Kemoterapi size ne hissettirecek, nasıl bir süreç olacak, bunu bilmiyorsunuz. Kontrol aşaması çok önemli. Çünkü bir nüks ya da farklı bir durum olduğunda bu kontroller bize inanılmaz yol gösteriyor. Bu yüzden asla atlamamak gerekiyor. Ve herhangi bir kitle hissettiğimizde, vücudumuzda herhangi bir değişiklik fark ettiğimizde hiç vakit kaybetmeden hemen doktora, bir genel cerraha ya da ilgili bölüme başvuralım. Çünkü erken teşhis hayat kurtarıyor. Benimki de erken teşhisti. Belki gitmeseydim çok daha farklı boyutlarda olacaktı. İyi ki gitmişim, iyi ki erkenden tanı konmuş ve tedavilerim bitmiş" dedi. "Onkoloji tedavisi bir ekip işi" Onkoloji tedavisinin tek başına yürütülebilecek bir süreç olmadığını, bunun bir ekip işi olduğunu; hem tıbbi anlamda hem de evde aile desteğinin çok önemli olduğuna dikkat çeken Neslihan Ergin, "Bu dönemlerde ailenin desteği çok kıymetli. Kızım olduğu için, en çok düşündüğüm şey ona bu durumu nasıl anlatacağım oldu. Hemen bir pedagogdan yardım aldık. Pedagogla birlikte nasıl yaklaşmamız gerektiğini, nasıl anlatmamız gerektiğini konuştuk. Onun desteği bize çok iyi geldi" şeklinde konuştu. "Hayatın içinden kopmamamız gerekiyor" Her zaman bir dernekte ya da sağlık alanında gönüllü çalışmak istediğini belirten Neslihan Ergin, "2020 yılında ilk tanı konduğunda bu hastanenin hastasıydım. Sonrasında hep destek alarak ilerledim. Zaten yardım etmeyi çok seven bir insanım. Onkoloji hastalarının beni görmesi onlara iyi gelir diye düşündüm. Aralık ayından beri buradayım. İyi ki buradayım. Seviyorum çalıştığım bölümü. Onkoloji demek kötü bir şey değil. Tedavi olmak güzel bir şey. İnsan kendini yalnız hissetmemeli. Ben şu an danışma masasındayım. Geçtiğimiz hafta çarşamba günü radyoterapi sürecimi tamamladım. Işınlanıp yukarıdan aşağı iniyordum, sonra tekrar burada çalışmaya devam ediyordum. Çünkü çalışmak bana iyi geliyor. Ayrıca hastalar beni gördüklerinde, enerjileri yükseliyor. Neden mi? Çünkü toplumda şöyle bir algı var: 2Kanser hastası artık hayatına devam edemez.’ Hayır, öyle değil. Hayat devam ediyor. Hayatın içinden kopmamamız gerekiyor. Onların beni burada, ayakta görmeleri, yaşadıklarını benim de yaşadığımı bilmeleri, birlikte paylaşmamız onlara çok iyi geliyor" diye konuştu. Aynı hastanede kemoterapi tedavisi gören ve hastaneye ziyareti esnasında Neslihan Ergin ile tanıştıklarını söyleyen Aybike Tonguç ise, "Süreçte en kötü kısım, ne yaşayacağınızı bilmemek. O bilinmezlikte, bunu yaşayan birisinden duymak çok daha anlamlıydı. Bir doktordan, hemşireden ya da okuduğunuz kaynaklardan değil de gerçekten bu süreci yaşamış birinden dinlemek, benim için daha kıymetliydi. Bu noktada, bu yolu daha önce yürümüş biriyle beraber ilerlemek insana iyi geliyor. Tedavimi burada alırken sağ olsun, her kemoterapi aldığım gün mutlaka yanıma gelir, nasıl olduğumu sorar. Sadece bana değil, anneme ve kızıma da aynı şekilde destek olur" ifadelerini kullandı. "Hastanın moral ve motivasyonu önemli" Neslihan Ergin’in kendilerine ileri evre meme kanseri ile başvurduğunu; ancak tedaviden sonra çok iyi bir yanıt elde ettiklerini dile getiren Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Gürbüz Gürümlü, "Şu an için herhangi bir hastalık durumu bulunmuyor. Tedavi sürecinin tamamlanmasının ardından hastanemizde çalışmaya başladı. Daha önce hastamızken, şimdi çalışanımız oldu. Üstelik özellikle onkoloji bölümünü tercih etti. Yaklaşık 6 aydır bizimle birlikte çalışmaya devam ediyor. Onun burada bulunmasının, onkoloji hastalarıyla kurduğumuz iletişim açısından oldukça faydalı olduğunu düşünüyorum. Hastaların moral ve motivasyonlarının artmasına, sürece alışmalarına ciddi katkılar sağladı. Kanser teşhisi; psikolojik, duygusal, ruhsal ve bedensel anlamda birçok travmayı aynı anda yaşatan bir durum. Bu süreçte hastaların tedaviyi sürdürürken moral ve motivasyonlarının yüksek olması, tedaviye uyumu artıran ve tedavi başarısını ciddi oranda iyileştiren önemli bir faktördür" ifadelerine yer verdi.
İZBAN’da sigara içme kavgasında güvenlik görevlisi hayatını kaybetti
18 Haziran 2025 Çarşamba - 00:48 İZBAN’da sigara içme kavgasında güvenlik görevlisi hayatını kaybetti İzmir’in Menderes ilçesinde şehir içi banliyö treni İZBAN’da sigara içen bir kişi ile güvenlik görevlisi arasında arbede çıktı. Çıkan arbedede kafasından yaralanarak hastaneye kaldırılan 44 yaşındaki güvenlik görevlisi hayatını kaybetti. Olay dün saat 18.00 sıralarında Cumaovası İZBAN İstasyonu’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, tren içinde sigara içen ve trenin kapılarını tutarak hareketini engelleyen M.D. adlı bir yolcuya güvenlik görevlileri Adnan Menderes Havalimanı istasyonunda müdahale etti. Yolcu, Cumaovası İstasyonu’nda trenden indirildi ancak tüm uyarılara rağmen agresif tavırlarını sürdürdü. Bunun üzerine yolcu ile güvenlik görevlileri arasında arbede yaşandı. Yaşanan arbedede İZBAN’da görev yapan güvenlik görevlisi Seydihan Alsaç (44), göğsüne ve kafasına aldığı darbe nedeniyle yere yığıldı. Alsaç, olay yerine çağrılan sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı. Hastanede hayatını kaybetti Hastanede tedavi altına alınan ve anjiyo yapılan Alsaç’ın, göğsüne aldığı darbe sonucu damar yırtılması meydana geldiği bildirildi. Tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan Alsaç, hayatını kaybetti. Olayın ardından M.D. gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Güvenlik görevlisi Seydihan Alsaç’ın cenazesi ise İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
İletişime ivme kazandıracak iş birliği
17 Haziran 2025 Salı - 16:51 İletişime ivme kazandıracak iş birliği İzmir Ticaret Odası ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürlüğü arasında gerçekleştirilecek iş birliğine ilişkin protokol, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürü Cengiz Kutlu Yüksel tarafından imzalandı. İzmir Ticaret Odası’nda gerçekleştirilen imza törenine, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cemal Elmasoğlu, Yönetim Kurulu Üyeleri Nuray Eyigele İşleyen ve Serdar Gökhan Arıkan, Meclis Başkan Yardımcıları Mehmet Tahir Özdemir ve Nevzat Artkıy, Genel Koordinatör Pınar Karayılanoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürlüğü İletişim Uzmanı Neşe Çalışkan Sıradağlı ve Uzman Betül Aykın katıldı. Protokol kapsamında, iki kurum dezenformasyonla mücadele konusunda iş birliği içinde hareket edecek, eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri yürütecek. İzmir’e katma değer sağlayacak kültürel organizasyonlar, araştırma ve teknoloji geliştirme faaliyetleri ile sosyal sorumluluk projeleri geliştirilecek. İzmir Ticaret Odası, İzmir ve Manisa illerinde bulunan üniversitelerin İletişim Fakültelerinde öğrenim gören öğrencilere, "kontenjan dâhilinde" staj olanağı sağlayacak. Taraflar, toplumsal farkındalığın artırılması ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla bağımlılıklarla (madde, teknoloji vb.) mücadelede etkin bir biçimde mücadele edilmesi konusunda iş birliği içinde hareket edecek. Özgener: "Dezenformasyonla mücadele hayati önem taşıyor" Günümüzün hızla değişen ve gelişen şartlarında, "iletişim" faaliyetlerinin öneminin, her geçen gün biraz daha arttığına dikkat çeken İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "Hangi meslekte, hangi yaşta olursak olalım, doğru bilgiye ulaşma arayışımız var. Özellikle internetin yaygınlaşması ve sosyal medya mecralarının birer haber kaynağı olarak hayatımıza girmesiyle, bu ihtiyacımızın arttığını görüyoruz. Kaynaksız içerikler, doğruluğu bulunmayan ve kasıtlı olarak yayılan bilgiler, çok ciddi bir "dezenformasyon" olarak karşımıza çıkıyor. Bu yanlış bilgiler ticari hayatı da olumsuz yönde etkiliyor. Bu anlamda; Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından aktif bir şekilde yürütülen "Dezenformasyonla Mücadele" konusunda da çalışmalar yapacağız. Üyelerimize yönelik eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri de yürüteceğiz. Bu kıymetli iş birliği için Bölge Müdürümüze çok teşekkür ediyoruz" dedi. Yüksel: "Türkiye iletişim modeli, güçlü bir ilkesel duruşu bünyesinde barındırmaktadır" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürlüğünün çalışmalarına ilişkin konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürü Cengiz Kutlu Yüksel, İletişim Başkanlığının yürüttüğü faaliyetler ile Türkiye İletişim Modeli çerçevesinde yapılan çalışmalardan bahsetti. Yüksel konuşmasında, "Türkiye İletişim Modeli ile hedeflenen sağlıklı enformasyon akışı devlet idaresi ve kamuoyu açısından stratejik bir önem taşımaktadır. 360 derece iletişim anlayışıyla teknolojiden eğitime her konuda devlet-millet arasındaki iletişim köprüsü sağlamlaştırılmıştır. Tüm insanlığın ortak menfaatini gözeterek; hakikate, adalete ve hakkaniyete bağlı kalmayı temel ilke edinen Türkiye İletişim Modeli güçlü bir ilkesel duruşu ve net bir tavrı da bünyesinde barındırmaktadır" ifadelerine yer verdi. Ticaret Odası ile yapılan protokolün önemini vurgulayan Yüksel, İzmir Bölge Müdürlüğü tarafından yerelde yürütülen medya ve iletişim çalışmaları, kamuoyunu doğru bilgilendirmeye yönelik projeler ile yeni medya ve dezenformasyon, stratejik iletişim, davranışsal bağımlılık gibi konularda gerek yerel basın gerek üniversiteler ve kamu kurumları ile yapılan işbirliklerine değinerek Ticaret Odası ile de bu alanlarda yapılacak iş birliklerinden duyacağı memnuniyeti dile getirdi ve İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener’e desteklerinden dolayı teşekkürlerini sundu.
Menemen’de Kaymakam Kemal Bey anıldı
17 Haziran 2025 Salı - 14:50 Menemen’de Kaymakam Kemal Bey anıldı Menemen’de 106 yıl önce Yunanlar ve yerli Rumlar tarafından şehit edilen Kaymakam Kemal Bey, şehadetinin yıl dönümünde anıldı. Şehit Kemal Bey Anıtı önünde gerçekleştirilen anma töreninde konuşan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Kaymakam Kemal Bey, sadece Menemen’in değil, tüm Türk milletinin vicdanında ve hafızasında yaşayan bir semboldür. Bizler tarihimize, bayrağımıza, kültürümüze sahip çıktıkça herkes bilsin ki Mustafa Kemal’ler de Kaymakam Kemal’ler de tükenmeyecek" dedi. Menemen, bir asırdan uzun süre geçmesine rağmen kahramanlığıyla hafızalara kazınan Şehit Kaymakam Kemal Bey’i unutmadı. Menemen’in Yunan işgali öncesinde ve işgal döneminde görev yapan ve milli mücadeleye önemli katkılar sunan Kaymakam Kemal Bey, şehit edilişinin 106’ncı yıl dönümünde, Şehit Kemal Bey Anıtı önünde düzenlenen anma töreninde anıldı. İstiklal Marşı ve saygı duruşuyla başlayan törene Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ile birlikte Menemen Kaymakamı Fatih Yılmaz, Menemen İlçe Emniyet Müdürü Gürcan Alev, ilçe protokolü, STK temsilcileri, muhtarlar, belediye meclis üyeleri, gaziler ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan Menemen Liseliler Derneği Başkanı Özcan Güleç ve Muharip Gaziler Derneği Başkanı Emekli Gazi Astsubay İbrahim Koşik, Şehit Kemal Bey’in anısını yaşatmanın önemine değindi. Törende konuşan Araştırmacı Yazar Oktay Özengin, İzmir’de Yunan işgalinin başlangıcından itibaren yaşanan süreci, Kaymakam Kemal Bey’in yaptığı çalışmaları, şehit edilişini ve Menemen’de Türklere yönelik yapılan katliamı anlattı. "Kaymakam Kemal’ler de Mustafa Kemal’ler de tükenmeyecek" Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, Şehit Kemal Bey’i rahmetle anarken, "919 yılında, Anadolu işgal altındayken, Kaymakam Kemal Bey bir makamdan, bir mevkiden ibaret değildi. O, milletin haysiyetiydi. Onun "Boyun eğmeyeceğiz" diyerek gösterdiği duruş, Menemen’in onurudur, Anadolu’nun bağımsızlık çığlığıdır. Bu toprakların kolay vatan olmadığının kanıtıdır. Gözü dönmüş işgalciler tarafından şehit edilse de, onun bıraktığı miras, bugün hâlâ bu meydanlarda, bu kalplerde yaşıyor. Bizler, Menemen halkı olarak bu mirasa sahip çıkmakla yükümlüyüz. Çünkü Kemal Bey’in bize bıraktığı yalnızca bir hatıra değil, aynı zamanda bir sorumluluktur. Bu yüzden vatanımızı sevmek, bu kenti korumak, birliğimizi ve beraberliğimizi her şeyin üstünde tutmak, boynumuzun borcudur. Aziz şehitlerimizin hatırasını yaşatmaya, onların uğruna canını verdiği değerleri yeni nesillere aktarmaya dün olduğu gibi yarın da devam edeceğiz. Bizler tarihimize, bayrağımıza, kültürümüze sahip çıktıkça herkes bilsin ki Kaymakam Kemal’ler de Mustafa Kemal’ler de tükenmeyecek" dedi. "Son resmi programımda Kemal Bey’i anmak benim için bir gurur" Menemen Kaymakamı Fatih Yılmaz da Şehit Kemal Bey’i anma programının Menemen’deki görev süreci içinde katıldığı son resmi program olduğunu belirterek, bundan büyük bir onur ve gurur duyduğunu söyledi. Yılmaz, "Görev sürem boyunca her yıl Şehit Kemal Bey’i andık ve kahramanlığını anlatmaya çalıştık. Bu milletin gazisi de şehidi de bitmez. Bir Kemal ölür, bin Kemal doğar. Bu millet ordu millettir. Sadece 9 yıl önce bile ülkemize oynanan oyunda, milletimizin yurdun dört bir yanında sokaklara nasıl döküldüğünü hepimiz gördük. Başta Başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Menemen Kaymakamlığı görevimi bitirirken, son resmi programımın Kemal Bey’i anmak olması da benim için ayrı bir gururdur" dedi. Menemen Kaymakamı Fatih Yılmaz’ın konuşması sonrasında Menemen Müftüsü Mehmet Seven’in şehitler için dua etmesiyle devam eden program, Oktay Özengin’in işgal yıllarındaki Menemen’e dair fotoğraf arşivinden oluşan serginin gezilmesi ve anıta karanfil bırakılmasıyla sona erdi.
Dünya Motosurf Şampiyonası öncesi Çeşme’de koordinasyon toplantısı
17 Haziran 2025 Salı - 12:28 Dünya Motosurf Şampiyonası öncesi Çeşme’de koordinasyon toplantısı Dünya Motosurf Şampiyonası öncesi Çeşme’de Kaymakam Mehmet Maraşlı başkanlığında değerlendirme ve koordinasyon toplantısı düzenlendi. 21-22 Haziran tarihlerinde Türkiye’de ilk kez düzenlenecek olan Dünya Motosurf Şampiyonası’nın 3. Ayak Yarışı öncesi, organizasyonun tüm yönleriyle ele alındığı Değerlendirme ve Koordinasyon Toplantısı Çeşme’de yapıldı. Kaymakam Mehmet Maraşlı başkanlığında düzenlenen toplantıya İlçe Emniyet Müdürü Murat Dokumacı, İlçe Sahil Güvenlik Karakol Komutanı Akın Satkan, İlçe Jandarma Karakol Komutanı Yavuz Yaşar, Ulusoy Çeşme Liman Başkanı Ahmet Olcay Filiz, İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Nuri Büyükateş, Belediye Başkan Yardımcısı Emre Can Durmaz, Türkiye Motosiklet Federasyonu Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, federasyon ve yarış yetkililerinin yanı sıra Belediye yetkilileri katıldı. Toplantıda, organizasyon sürecinde alınacak güvenlik, sağlık, altyapı, tanıtım ve şehir içi etkinlik önlemleri kapsamlı bir şekilde değerlendirildi. Motosurf Şampiyonası, Çeşme’nin uluslararası tanıtımına güç katacak Toplantıda konuşan Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, İzmir’in gözde turizm destinasyonlarından biri olan Çeşme’nin bu tür uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yaparak bölge turizmine katkı sunduğunu vurguladı. Maraşlı, "Böylesi prestijli bir etkinliği bölgemize kazandıran Türkiye Motosiklet Federasyonu Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke’ye ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum," dedi. Dünya Motosurf Şampiyonası, dünyanın en önemli sporcularını Çeşme’de buluşturacak ve bölgenin tanıtımına uluslararası düzeyde katkı sağlayacak.