Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
İzmir’de park halindeki araçlara saldırı kamerada
17 Mayıs 2026 Pazar - 17:47:19
İzmir’in Konak ilçesinde sabaha karşı park halindeki çok sayıda otomobilin aynalarını kırıp camlarına zarar veren şüpheli, güvenlik kameralarına yansıdı. Polis ekipleri, saldırganı yakalamak için çalışma başlattı.
17 Mayıs 2026 Pazar - 16:51
EFES 2026 Tatbikatı ’Savunma Sanayi Sergisi’ kapılarını vatandaşlara açtı
EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında düzenlenen Savunma Sanayi Sergisi, halk günü etkinliğiyle kapılarını vatandaşlara açtı. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayi teknolojilerinin sergilendiği etkinlikte, vatandaşlar Türkiye’nin askeri ve teknolojik alanda ulaştığı gücü yakından görme fırsatı buldu. Sergi alanını ziyaret eden vatandaşlar, ilk olarak EFES 2026 Tatbikatı’nın son hazırlık ve uygulama aşamalarına dair yürütülen çalışmaları ilgiyle takip etti. Ardından teknoloji stantlarını gezen ziyaretçiler, insansız hava araçlarından roket sistemlerine, robot köpeklerden tanklara, hava savunma sistemlerinden kamikaze dronlara kadar çok sayıda modern askeri teçhizatı ve yerli üretim silah çeşidini yakından inceledi. Türk savunma sanayisinin küresel ölçekteki gelişimini gözler önüne seren sergide, milli imkanlarla üretilen her sınıftan teknolojik ürün yoğun ilgi gördü. Alanda sergilenen ürünler hakkında yetkililerden teknik kabiliyetler dalında detaylı bilgiler alan vatandaşlar, yerli savunma sanayisinin ne kadar ileri bir seviyeye geldiğini yerinde gözlemleme imkanı yakaladı. Vatandaşlardan yoğun ilgi Duygularının son derece yüksek ve gurur verici olduğunu belirten Emine Demirel, "Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Savunma sanayimiz o kadar üst seviyelere çıktı ki artık dünya karşımızda titriyor. ’Artık bir Türkiye var, onların sanayisi güçlü’ diyorlar. Bizlerden korkuyorlar. Biz bunlarla; KAAN’larla, tanklarımızla, uçaklarımızla ve insansız hava araçlarımızın hepsiyle gurur duyuyoruz" ifadelerini kullandı. Gurbetçilerin gururu Almanya’dan geldiğini ve yurt dışından gelen biri olarak Savunma Sanayii Sergisi’nde gördüklerinin kendileri için çok daha farklı ve gurur verici olduğunu belirten Mehtap Tanrısever, "Türk vatandaşı olmak bizim için başlı başına ayrı bir özellik ve gurur kaynağı. Yurt dışında bildiğiniz üzere biraz zorluk çekiyoruz, çünkü orada hala ırkçılık var. Buraya geldiğimizde ve bu eserleri gördüğümüz zaman bir Türk olarak gerçekten daha da gururlanıyoruz. Alana henüz yeni geldik ama gözümüzü alamıyoruz. O kadar kaliteli ve büyük eserler var ki hayranlıktan adeta ağzım açık kaldı. Büyük bir heyecan doluyuz" şeklinde konuştu. Yerli silahlar ilgi gördü Tankların ve silahların oldukça etkileyici olduğunu, ülkenin yerli mühimmatlarını yakından görmenin kendisine büyük heyecan verdiğini belirten Samet Kuran, "Silahları gördük, çok güzellerdi. Ülkenin o güzel mühimmatlarını ve araçlarını görmek, onlara dokunabilmek ve ayrıntılarını öğrenmek insanı ister istemez heyecanlandırıyor. Hedefim Hava Harp Okulu’na girip pilot olmak. Burada anlatılacak ve övülecek çok fazla şey var. Hepsini teker teker gezmek, farklı teknolojileri tanımak ve askerlerin yaşadığı duyguların bir neticesini hissetmek çok güzel bir duygu. Bence herkes buraya gelmeli ve bu atmosferi görmeli" ifadelerini kullandı. Ülke teknolojisinin ne kadar iyi olduğunu gördüğünü söyleyen Ata Görmenoğlu ise, "Sarsılmaz gibi ünlü markalarımızı deneyimleme şansım oldu. Ne kadar gelişmiş olduğumuzu görme fırsatı bulduk. Özellikle tanklarımız, askeri teknolojide ne kadar üstün olduğumuzu gösteriyor. Buraya geldiğinizde gururlanmamak mümkün değil. Hem silah teknolojisi hem de araçlar olarak çok gelişmişiz ve bunu buraya gelince rahatlıkla görebiliyoruz. Burayla ilgili söyleyecek çok şey var, anlatarak bitiremeyiz. İmkanı olan herkesin gelip deneyimlemesi lazım. Beni zırhlı araçlar ve tabanca gibi silah teknolojileri daha çok heyecanlandırdı. Onların daha gelişmiş olduğunu düşünüyorum. Tanklarımız da oldukça gelişmiş ve birçok sistematiği var ama zırhlı araçların ve silahların hissi çok ayrı" diye konuştu.
17 Mayıs 2026 Pazar - 15:29
Aliağa’da ’Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’ açıldı
Aliağa’da faaliyetlerine başlayan Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’nin açılış ve tanışma konferansı, Aliağa Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Konferansa Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürü Dr. Erdoğan Akyüz, Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği Kurucu Başkanı Sonay Vural ve yönetim kurulu üyeleri, özel eğitim öğretmenleri ile aileler katıldı. Programda otizmli bireylerin eğitim, spor ve sosyal yaşamda daha görünür olması gerektiği vurgulanırken, toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekildi. Başkan Acar: "O çocuklar benim de çocuklarım" Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa’nın özel eğitim alanında önemli imkanlara sahip olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Aliağa olarak çok nitelikli rehabilitasyon merkezlerine ve alanında başarılı eğitimcilere sahibiz. Belediyemizin Atla Terapi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde de eğitimci arkadaşlarımız çocuklarımızın gelişimine çok önemli katkılar sunuyor. Ne mutlu ki bugün Kaanlarımız, Erenlerimiz, Doruklarımız, Tolgalarımız ve Keremlerimiz var; inanıyorum ki başarı hikâyelerimiz her geçen gün daha da artacak. Siz değerli ailelerimiz çocuklarınız için her şeyinizi ortaya koyuyorsunuz ama şunu bilmenizi isterim ki o çocuklar benim de çocuklarım. Biz büyük bir aileyiz ve her zaman birlikteyiz. Çocuklarımız için en iyisini yapacak, onları en güzel yerlere hep birlikte taşıyacağız. Bugün artık yeni bir paydaşımız daha var. Derneğimiz, belediyemiz, ailelerimiz ve eğitimcilerimizle çocuklarımız için omuz omuza çalışacağız. Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’nin Aliağa’mıza hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum." Sonay Vural: "Çocuklarımız her yerde dimdik ayakta duracak" Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Sporcusu Kaan Vural’ın annesi Sonay Vural, yaşadıkları zorlu süreci anlatarak şunları söyledi: "Çok emek verdik, çok mücadele ettik. Pek çok yere gittik, birçok kapı yüzümüze kapandı ama o kapıları açan güzel yürekli insanlar da vardı. Çocuklarımız istenseler de istenmeseler de hayatın içinde olacak ve her yerde dimdik duracaklar. Hocalarımız bize her zaman destek oldu, Başkanımız Serkan Acar ise önümüze çıkan pek çok engeli aşmamızda yanımızda durdu. Çocuklarımız çok güzel gelişimler gösterdi. Kaan, milli sporcu olma yolunda ilerliyor. Bu yıl Aliağa Belediyemizin desteğiyle yüzmede Ege Birinciliği elde ettik. Çocuklarımızı hayatın içine katalım, sosyal yaşamın her alanında var olmalarını sağlayalım." Mazlum Yılmaz: "Küçük bir adım büyük başarılara dönüştü" Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Öğretmeni Mazlum Yılmaz, öğrencisi Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Sporcusu Eren Yüzbaşıoğlu’nun spor alanındaki başarılarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Bizim umut ışığı olarak gördüğümüz bu çalışmaya katkı sunan herkese şimdiden teşekkür ediyorum. Eren ile birlikte Konya’daki Masa Tenisi Müsabakaları’ndan geldik. Eren, okul sporlarında Türkiye üçüncüsü olmayı başardı. Kursumuzda temel eğitim süreciyle başladık. Daha sonra çocuklarımızı nasıl daha ileri taşıyabileceğimizi düşündük ve masa tenisine yöneldik. O gün atılan küçük bir adım bugün Aliağa Belediyemizin takımında önemli başarılara dönüştü. Destek veren herkese teşekkür ediyorum." "Çocuklarımızın hayata karışmaya ihtiyacı var" Özel Eğitim Öğretmenleri ve Artı Çocuk Gelişim Merkezi Kurucuları Şeyma Çelikkaya ve Abdurrahman Altunkaynak ise konuşmalarında toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yaparak şunları söylediler: "Bu derneğin en önemli amacı hiçbir ailenin kendisini yalnız hissetmemesidir. Biz, hiçbir çocuğun yalnızca farklı gelişim gösterdiği için eğitim hakkından mahrum kalmasını, ailelerin çaresizlik içinde kaybolmasını istemedik. Çocuklarımızın yalnızca terapi odalarıyla sınırlı bir yaşam sürmesini değil, hayatın içinde aktif bireyler olarak yer almasını istiyoruz. Çünkü bizim çocuklarımızın yalnızca eğitim almaya değil, topluma karışmaya ve sosyal yaşamın içinde var olmaya ihtiyacı var. Bugün burada bulunan kıymetli yöneticilerimizin desteği bizim için son derece değerli. Çünkü bu mücadele yalnızca ailelerin omzuna bırakılabilecek bir mücadele değil; eğitimin, yerel yönetimlerin, uzmanların, öğretmenlerin ve toplumun hep birlikte sahip çıkması gereken ortak bir sorumluluktur."
17 Mayıs 2026 Pazar - 13:59
İzmir’de genç beyinlerin uzay yarışı: ’Ay ve Mars Köyü Projesi’ final yaptı
İzmir’de Radikal Okulları tarafından hayata geçirilen ve öğrencilerin uzayda yaşam alanları tasarladığı ’Ay ve Mars Köyü Projesi’, Radikal Konak Okulları’nda düzenlenen görkemli finalle sona erdi. Radikal Okulları bünyesinde yürütülen ve İzmir genelindeki 15 farklı okuldan öğrencileri bir araya getiren ’Ay ve Mars Köyü Projesi’nin final heyecanı, Radikal Konak Okulları ev sahipliğinde yaşandı. Okul yönetimi, öğretmenler, veliler, yarışmacı öğrenciler ve üniversiteli mentörlerin katılımıyla gerçekleştirilen final etkinliğinde, 7 ayrı grup podyuma çıktı. Geleceğin bilim insanı adayı olan öğrencilerin, geri dönüşüm materyallerini kullanarak uzayda bir yaşam fikriyle geliştirdikleri projeler katılımcılardan büyük ilgi gördü. Jüri değerlendirmesinin ardından ilk üç sırayı paylaşan öğrencilere para ödülü ve burs hediyesi takdim edildi. "Geleceğin bilim insanlarını yetiştiriyoruz" Yaklaşık 8 aydır sürdürülebilir bir vizyonla hareket ettiklerini ve projenin final aşamasına gelmesinden gurur duyduklarını belirten Radikal Okulları ARGE Koordinatörü Şule Baş, "Ekim ayında aslında bir hayalimizi gerçekleştirmeye başladık. İzmir’in farklı ortaokul ve liselerindeki öğrencilerden bilim toplulukları oluşturmak gibi bir hayalimiz vardı. Bu çocuklara her ay yeni bilim seminerleri, bilim atölyeleri düzenleyerek süreç boyunca birer bilim insanı olarak yetişmelerini amaçladık. Yaklaşık 8 aydır bu vizyonu devam ettirmeyi başardık. Çocukları astronomi alanında ve dünyanın, geleceğin şekillendirilmesi konularında bilinçlendirmeye özen gösterdik" dedi. "Geri dönüşüm materyalleriyle gelecek inşa ettiler" Yarışma gününün büyük bir heyecana sahne olduğunu kaydeden Baş, "Şimdi de bu sürecin meyvelerini topladığımız bir yarışma düzenliyoruz. 15 farklı okuldan öğrencimiz burada yarışıyor. Herkes kendi Ay ve Mars yaşam üssünü tasarlıyor. ’Orada bir gelecek yaşam alanı tasarlasaydık nasıl bir şey yapardık?’ diye yarışmaya başladılar. Biz öğrencilerimize geri dönüşüm materyalleri verdik ve bu materyallerden yola çıkarak kendi yaşam üslerini tasarladılar. Sabah 10.00’da başladık ve 15.00’e kadar alanda canlı bir şekilde projelerini gerçekleştirdiler" ifadelerini kullandı. Üniversiteli mentörler ve uzman jüri eşlik etti Projelerin çok yönlü bir süzgeçten geçirildiğini aktaran Şule Baş, "Sürdürülebilirliğe, tasarımın güzelliğine, mühendisliğe ve bilim ayağına bakıyoruz. Böyle beş-alt kategoride değerlendirdiğimiz; Prof. Dr. Serdar Evren ve Mimar Rafet hocamızın bizlerle olduğu kıymetli bir jürimiz var. Ayrıca her grubumuzda bir tane mentör öğrenci desteği sağladık. Ege Üniversitesi Astronomi Bölümü öğrencilerimiz de yarışma boyunca kardeşlerinin başında durarak onlara mentörlük yaptı" şeklinde konuştu. Sıra dünya sahnesinde: Hedef NASA Projelerin yerel bir yarışmayla sınırlı kalmayacağını, başarılı fikirleri uluslararası boyuta taşıyacaklarını müjdeleyen Baş, "Bu yarışmanın sonrasında dereceye giren ya da dereceye girmese de fikri çok başarılı olan öğrencilerimizi NASA’nın kendi projelerinin yapıldığı, öğrencilerden başvuruların toplandığı diğer ayaklara da taşımayı düşünüyoruz. Astronom Duygu ve Murat hocalarımızın desteğiyle birlikte öğrencilerimizi, kısmetse NASA’nın bir araya getirdiği projelere göndereceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
17 Haziran 2025 Salı - 12:03
Trafik yoğunluğu ve çukurlar İzmir ulaşımında sürücüleri bezdiriyor
İzmir kent içi ulaşımında özellikle sabah ve akşam mesai bitiminde artan trafik yoğunluğu, ayrıca bir çok noktada gözardı edilen derin çukurlar araç sürücülerini çileden çıkarıyor. CHP’nin seçim öncesi verdiği sözlerin havada kaldığını ifade den AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, "CHP yönetimindeki İzmir Büyükşehir Belediyesi, trafik sorununu çözmek bir yana her geçen gün içinden çıkılmaz hale getiriyor. Yeni yol yok, mevcut yollar çukur tarlasına dönmüş durumda" dedi. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, İzmir’de ulaşımda yaşanan sıkıntılarla ilgili Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a tepki gösterdi. Başkan Saygılı yaptığı açıklamada, ‘’CHP yönetimindeki İzmir Büyükşehir Belediyesi, trafik sorununu çözmek bir yana, her geçen gün içinden çıkılmaz hale getiriyor. Yeni yol yok, mevcut yollar çukur tarlasına dönmüş durumda. Bakım deseniz yok; olanı da zamanında yapamıyorlar. ’Metrobüs yolu yapacağız’ diye yola çıktılar ama normal otobüslerin bile gidecek yolu kalmadı. Özel araçlar bir yana artık belediye araçları bile kendi açtıkları çukurlara düşüyor. İzmir’in dört bir yanı çukur. Çünkü asfalt yok. Çünkü yatırım yok. Çünkü yönetim yok. ’Yaptığımız zaman göreceksiniz’ dediler, gördük. Yapmadılar! İşte yıl yıl düşen asfalt rakamları: 2019’da 1 milyon 757 bin ton, 2020’de 929 bin 691 ton, 2021’de 958 bin 791 ton, 2022’de 773 bin 612 ton, 2023’te 662 bin 563 ton, 2024’te ise sadece 473 bin 797 ton. Ama billboardlarda ne yazıyor? ’İzmir’in dört bir yanına 1 milyon ton asfalt atıyoruz.’ Gerçek mi? Yola değil, reklama asfalt döküyorlar. Gerçekte CHP’li Büyükşehir’in yönettiği İzmir’in dört bir yanı lastik patlatan, alt takım dağıtan, kazaya davetiye çıkaran çukurlarla dolu. Ve sadece asfalt değil, verilen sözler de çöküyor" dedi. 25 yılda İzmir’e bir tane yeni ana ulaşım arteri kazandırmayan CHP belediyeciliği ile karşı karşıyayız Başkan Saygılı sözlerini şu şekilde sürdürdü: ‘’Akıllı trafik sistemi ile 180 günde trafik rahatlayacak’ dediniz. 180 gün değil 400 gün geçti, 180 derece ters yöne gittiniz! Akıllı sistem ortada yok, trafik akmıyor; çünkü bu şehirde ya sistem yok ya da ‘akıl’ devrede değil. Geçmiş dönemde Altınyol ve devamı olan Anadolu Caddesi’nde, akşam ve sabah saatlerinde yön değiştiren ‘duba’ uygulaması dışında elle tutulur tek bir çözümünüz yok! O da geçici, günü kurtarmaya dönük bir önlem. 25 yılda İzmir’e bir tane yeni ana ulaşım arteri kazandırmayan CHP belediyeciliği ile karşı karşıyayız. Önceki döneminden kalan vaatler olan Basmane ve Alsancak Garı önünde yapılacağı söylenen battı-çıktılar, Karşıyaka İskele önündeki battı-çıktıyı ise genişletme ve üst geçti projesi olarak güncellediler ama 1 yıl geçti, 1 adım atamadılar. Sayın Cemil tugay, ‘8 köprülü kavşak yapacağım’ diyor ama 2025 yılı için ayrılan bütçe 620 milyon TL. Bu rakam, bırakın 8’ini, bir tanesini bile tam anlamıyla yapmaya yetmez. Bu bile İzmir trafiğinin bu yönetim için ne kadar önceliksiz olduğunu ortaya koyuyor. Afişleri asmak kolay, icraat nerede? Sormak istiyoruz: ‘Zafer Payzın Köprülü Kavşağı’nı yapıyoruz’ diyorsunuz, ama ortada tek bir çalışma yok. İzmirli artık afiş belediyeciliğinden bıktı! Ne zaman başlıyorsunuz? Ne zaman kamuoyuna gerçek bir açıklama yapacaksınız? Hemşehrilerimizin aklıyla alay etmeyi bırakın, samimiyetle çıkın ve açıklayın: Bu proje gerçekten yapılacak mı, yoksa sadece reklam duvarında mı kaldı? Sonuç ne? Asfalt performansı düşüyor. Projeler hayal. Trafik içinden çıkılmaz bir çile. Ama reklamlar tam gaz! Asfalt da düşüyor, kalite de... Ama İzmir’de en çok da halkın sabrı düşüyor!"
17 Haziran 2025 Salı - 11:43
EGİAD üyelerine ’markalaşma’ semineri
Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), üyelerinin markalaşma yolculuğunda onlara rehberlik edecek önemli bir buluşmaya daha imza attı. Milano Istituto Marangoni’de moda tasarımı, Paris INSEEC’te lüks marka yönetimi yüksek lisansı yapan ve Londra ile Paris’te stil ve marka duruşu konularında uzmanlaşan Serra Özsoy Karagülle, EGİAD tarafından düzenlenen "Uluslararası Markalara Güncel Yaklaşımlar" başlıklı seminerde iş dünyasıyla bir araya geldi. Serra Özsoy Karagülle’nin uluslararası moda markalarında edindiği deneyim, ödüllü projeleri ve danışmanlık birikimiyle verdiği seminerde; marka ve marka değeri kavramlarından marka kimliğine, marka tüketiminin geleceğinden yeni medya ve dijital pazarlama kanallarına kadar günümüzün dinamik marka dünyası tüm yönleriyle ele alındı. Markasını büyütmek ve güncel yaklaşımlarla yenilemek isteyen EGİAD üyelerinin katıldığı etkinlikte, küresel markalar, artan müşteri tabanı, rekabet avantajı, marka bilinirliği, trendleri anlamak, rakipleri belirlemek gibi değerli öngörüler değerlendirildi. Seminerde konuşan EGİAD Başkanı Kaan Özhelvacı, markalaşmanın giderek karmaşıklaşan iş dünyasında stratejik önemine vurgu yaparak, markanın yalnızca logo veya isim olmadığını, bir değerler bütünü, iletişim dili, deneyim alanı ve uzun vadeli büyüme aracı olduğunu belirtti. Özhelvacı, "Markalaşma, sadece ürün ve hizmetlerin tanıtımı değil, işletmelere değer kazandıran, onları uluslararası rekabette öne çıkaran stratejik bir güçtür. Güçlü bir marka, müşteriyle kurulan güven ilişkisini temsil eder. İnsanlar tanıdıkları ve güvendikleri markaları tercih eder; bu da sadakat ve sürdürülebilir başarı getirir. Kaliteli bir marka imajı, pazarda fark oluşturur, satışları artırır ve kâr marjlarını yükseltir. Bu nedenle markaya yapılan her yatırım, geleceğe yapılan kârlı bir yatırımdır. Üstelik markalaşma sadece müşteri kazanmakla sınırlı değildir; yetenekli çalışanları cezbetmenin ve elde tutmanın da anahtarıdır. Çalışanlar, değerlerine inandıkları markalarla gurur duyar, daha yüksek bağlılık gösterir ve verimli çalışır. Bugünün rekabetçi dünyasında hem müşterinin hem de çalışanın güvenini kazanmış markalar kalıcı başarının gerçek mimarlarıdır. Marka, sadece bir isim değil; bir duruş, bir vaattir. Güçlü markaların müşteri güveni sağladığı, çalışan bağlılığını artırdığı ve sürdürülebilir başarıyı desteklediği; pazarda fark sağlayıp, satış ve kâr marjlarında artış sağladığı vurgulandı. İzmir özelinde bakarsak, şehir olarak zengin bir üretim ekosistemine ve güçlü girişimci altyapısına sahibiz. Ancak bu potansiyeli küresel ölçekte bir marka kimliğine dönüştürme konusunda atmamız gereken çok fazla adım var. İzmir’i yalnızca üreten değil, aynı zamanda markalaşan bir şehir haline getirmek için özellikle genç iş insanlarımızın bu vizyonu sahiplenmesi büyük önem taşıyor" dedi. Uluslararası boyut ve ekonomik katkılar Küreselleşme çağında markanın, işletmeleri dünya standartlarına taşıyan en güçlü strateji olduğu ifade eden Özhelvacı, dünya lideri marka örneklerini karşılaştırarak Türkiye’nin bu alanda daha atılgan olması gerektiğine dikkat çekti. Markalaşmanın yalnızca işletmelere değil aynı zamanda ülke ekonomilerine de büyük katkı sağladığını belirten Özhelvacı, şöyle devam etti: " Marka değeri yüksek ürünlerin ihracat fiyatları diğerlerine kıyasla çok daha yüksektir. Bu sayede, markalaşma yoluyla yalnızca ihracat hacmi değil, ihracat geliri de artar. Türkiye olarak markalaşmaya yapacağımız her yatırım, ihracat hedeflerimize ulaşmamıza doğrudan katkı sağlayacaktır. Ancak verilere baktığımızda bu hedefe ulaşabilmek için çok daha fazla çalışmamız gerektiğini görüyoruz. Dünyanın önde gelen bağımsız marka değerleme şirketi olan ve bu konuda her yıl ülke bazında detaylı raporlar yayınlayan Brand Finance’in yaklaşık 2 hafta önce yayınladığı verilerine hızlıca bakalım: ’Türkiye’nin En Değerli Markaları’ başlıklı çalışmaya göre, 2,27 milyar dolar marka değeri ile Türk Hava Yolları, Türkiye’nin en değerli markası olarak tespit edilmiştir. İkinci en değerli marka 1,65 milyar dolar değer ile Arçelik olmuş, 1,24 milyar dolar marka değeri ile İş Bankası üçüncü sırada yer almıştır. 2024 yılı verileri esas alınarak gerçekleştirilen çalışmaya göre en değerli 125 markamızın toplam değeri 17 milyar dolar olmaktadır. Bu rakam bir önceki yılın 14.7 milyar dolarlık değerine göre yüzde 15.6 artışı ifade etmektedir. Ancak, uzun bir dönem stabil bir şekilde 23-35 milyar dolar bandında seyreden Türkiye’nin ilk 100 markasının toplam değeri, son yıllarda zayıf Türk Lirası’nın etkisiyle oldukça düşmüştür. Dünya’nın en değerli markası Apple’ın 574 milyar dolar, Uzakdoğu’nun en değerli markası Samsung’un 110 milyar dolar, Avrupa’nın en değerli markası Deutsche Telekom’un 85 milyar dolar marka değerlerini düşündüğümüzde, markalaşma konusunu ülke olarak, bugün burada olduğu gibi çok daha fazla gündemde tutmamız gerektiği ortadadır. Tabii bu rakamları değerlendirirken, piyasa değeri ve marka değeri arasındaki farkı da belirtmek gerekir. Piyasa değeri şirketin maddi varlıkları ve hisse performansına dayalı olarak hesaplanırken; marka değeri, tüketici nezdindeki algı, güven ve sadakat gibi soyut unsurlara dayanır. Piyasa değerinin yüksek olması marka değerini olumlu etkileyebilir, ancak bu her zaman yüksek marka değeri anlamına gelmez; örneğin, zaman zaman yüksek piyasa değerine ulaşmasına rağmen Facebook (Meta), kullanıcı güveni ve itibar açısından tartışmalı dönemler geçirmiştir. Bu nedenle marka, görünmeyen ama şirketin uzun vadeli başarısını belirleyen en stratejik sermayelerden biridir. Marka konusunu ele alıyorken, bir de Fransa gibi ülkelerin lüks ve premium markalarda oluşturduğu katma değer farkını da belirtmek gerekir".
17 Haziran 2025 Salı - 11:37
Ege Üniversitesi Pickleball Takımı Türkiye şampiyonu oldu
Ege Üniversitesi (EÜ) Spor Bilimleri Fakültesi bünyesinde yetişen genç sporcular, ulusal ve uluslararası organizasyonlarda elde ettikleri derecelerle Türk sporuna katkı sunmaya devam ediyor. Marmara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye Üniversiteler Pickleball Şampiyonasında mücadele eden Ege Üniversitesi Pickleball Takımı, genel klasmanda şampiyon olarak önemli bir başarıya imza attı. Ege Üniversitesi Pickleball Takımını başarısından dolayı tebrik eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak "Üniversitemiz sadece bilim, teknoloji, kültür, sanat alanlarında değil spor alanında da adından söz ettirmeye devam ediyor. Spor dostu kampüs ünvanımızla; sürdürülebilir ve erişilebilir spor altyapımız, sporu ve sporcuyu destekleyen yaklaşımımızla Türk yükseköğretiminde öncü olmaya devam ediyoruz. Öğrencilerimizin sportif yeteneklerini geliştirmeleri ve başarıya ulaşmaları yolunda her adımlarında yanlarında oluyoruz. Türkiye Üniversiteler Pickleball Şampiyonasında kazandıkları şampiyonlukla bizleri gururlandıran Üniversitemiz Pickleball Takımı’nı, antrenörlerimizi ve emeği geçen herkesi tebrik ediyorum" dedi. "EÜ 3 altın, 2 gümüş madalya kazandı" EÜ Pickleball Takımı Antrenörü Arş. Gör. Berkcan Boz ise "Türkiye genelinden 14 üniversitenin katıldığı bu büyük şampiyonada, Ege Üniversitesi olarak 10 sporcu ve 2 kişilik teknik kadrodan oluşan güçlü bir ekiple yer almaktan gurur duyduk. Kıyasıya rekabetin yaşandığı bu organizasyonda sporcularımız, kadın tekler, erkek tekler, kadın çiftler, erkek çiftler ve karışık çiftler olmak üzere beş farklı kategoride mücadele etti. Kadın tekler, kadın çiftler ve erkek çiftler kategorilerinde altın madalya kazanarak kürsünün en üst basamağına çıktık. Ayrıca, erkek tekler ve karışık çiftler kategorilerinde de gümüş madalya alarak toplamda 3 altın ve 2 gümüş madalya elde ettik. Bu başarılarımızın üzerine, topladığımız 13 puanla genel klasman şampiyonluğunu kazanmak ise bizleri ayrıca gururlandırdı. Sporcularımızın azmi, disiplini ve takım ruhu sayesinde göz dolduran bir performans sergiledik. Bu süreçte bizlere her türlü desteği sağlayan Rektörümüz Prof. Dr. Necdet Budak hocamıza ve EÜ yönetimine teşekkürlerimi sunuyorum. Aldığımız bu başarı, sadece bir başlangıç. Hedefimiz, bu ivmeyi kaybetmeden, Ege Üniversitesi Pickleball Takımının adını uluslararası platformlarda duyurmak ve çok daha büyük başarılara imza atmaktır" diye konuştu. Ege Üniversitesi Pickleball Takımını şampiyonada; Ekin Leyl Özen, Esma Cincili, Hilal Dervent, Ilgın Ünal, Nehir Temel, Alperen Kaftar, Aykan Özbey, Ataol Ünsal Toker, Polatkan Ayvaz, Volkan Dündar ve Ramazan Abdullah Balcı temsil etti.
17 Haziran 2025 Salı - 11:18
Sağlığa Ege’de muhteşem yatırım
İzmir’de yapımı tamamlanan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Merkezi Ameliyathane Binası’nda incelemelerde bulunan Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, "Bu muhteşem bina 8 endoskopi salonu, 205 erişkin ve çocuk yoğun bakım odası, 8 yeni doğan yoğun bakım odası, robotik cerrahi salonu, radyoloji üniteleri ile sağlık hizmetlerinin geleceğine yön verecek bir donanım ve kapasiteye sahip" dedi. Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, yapımı tamamlanan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Merkezi Ameliyathane Binası’nı inceledi. Ziyaretinde Kasapoğlu’na Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak ve AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı eşlik etti. İncelemelerin ardından konuşan Kasapoğlu; "Şehrimizin sağlık altyapısını güçlendiren, yüksek teknolojik donanımla sağlık hizmetlerinin standardını yükselten yeni yatırımımızın hizmete hazır hale gelmesinden dolayı çok mutluyuz" dedi. Yapıda tıbbi güvenlik ve konforun ön planda tutulduğunun altını çizen Kasapoğlu; "Sağlığa Ege’de muhteşem bir dokunuş yaptık. 59 ameliyathane, 9 doğum odası, 2 sezaryen odası ile aynı anda 70 ameliyat yapabilme kapasitesi ile gerçekten göz kamaştıran bir yapı. Hem akıllı hem de hibrid ameliyathane olarak hizmet verecek bu sistem, iki yönlü sesli-görüntülü iletişim kurulabilmesine imkân tanıyor. Bu muhteşem bina ayrıca 8 endoskopi salonu, 205 erişkin ve çocuk yoğun bakım odası, 8 yeni doğan yoğun bakım odası, robotik cerrahi salonu, radyoloji üniteleri ile sağlık hizmetlerinin geleceğine yön verecek bir donanım ve kapasiteye sahip" ifadelerini kullandı. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Merkezi Ameliyathane Binası’nın radyoloji ünitelerinden ameliyathanelere, doğumhanelerden yoğun bakım servislerine kadar her birimin hem hasta konforu hem sağlık personelinin verimini ve konforunu hem de eğitim ve araştırma standartının daha da yüksek olmasını gözeterek tasarlandığını ifade eden Kasapoğlu, "Sağlıkta hem İzmir’imiz hem de ülkemiz için hizmet standardını yükseltmenin, maksimize etmenin gayesindeyiz. Bu projeler de bu vizyonun meyvesi" dedi. Her alanda olduğu gibi sağlıkta da yalnızca bugünün değil yarının ihtiyaç ve şartlarını da gözeterek adım attıklarını vurgulayan Kasapoğlu; "Türkiye yüzyılında şehirlerimizin eğitimden sağlığa, spordan kültür sanata kadar en modern tesisler ve elbette en kaliteli hizmetlerle buluşması hizmet siyasetimizin ayrılmaz bir parçası. İzmir’de akıllı sisteme dönüştürdüğümüz ve halen dönüştürmeye devam ettiğimiz okullarımızın yanında sağlık hizmetlerinin de altyapısını ve hizmet kapasitesini planlarken bugünün ihtiyaçları üzerinden, kısıtlı bir bakışla hareket etme lüksümüz olamaz. Şehrimizin deprem ve pandemi gibi olağanüstü şartlarda da güçlü bir sağlık standardına da sahip olmasını önceliyoruz. Bu projeler bu perspektifin ürünü, bu yönüyle geleceğe atılmış güçlü bir adım" diye konuştu. Sağlıkta şehrin hizmet kapasitesini artıracak her projenin çok kıymetli olduğunu vurgulayan Kasapoğlu; "Bu eserleri ülkemizin son 23 yılda sağlıkta yaptığı devrimin en güçlü ve en büyük ispatı olarak görüyoruz. Bu muhteşem sağlık yatırımının, İzmir başta olmak üzere Ege bölgesi için yeni bir soluk olduğunu düşünüyor, hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.
17 Haziran 2025 Salı - 10:37
İzmir’de FETÖ/PDY’ye hücre evleri operasyonu: 40 gözaltı
Bu sabah İzmir merkezli 6 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 40 hedef şahıs yakalanarak gözaltına alındı.
17 Haziran 2025 Salı - 10:05
SPK Başkanı Gönül, İzmir iş dünyası ile buluştu
SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, "Halk arz şirketlerimiz için hem bir büyüme fırsatı hem de kurumsallaşma yolunda atılacak sağlam bir adımdır" dedi. İZSİAD ev sahipliğinde ve TÜRKONFED iş birliğiyle, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül’ün katılımıyla "Finansmana Erişim ve Halka Arz Bilgilendirme Toplantısı" İzmir’de gerçekleştirildi. İş dünyasına önemli bilgilendirmelerin sunulduğu toplantıda, TÜRKONFED ve SPK arasında finansal okur yazarlığın arttırılması yönünde eğitimleri içeren protokol imzalandı. İzmir Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İZSİAD) ev sahipliğinde, Türkiye İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) iş birliğiyle düzenlenen ’Finansmana Erişim ve Halka Arz Bilgilendirme Toplantısı’ İzmir’de gerçekleşti. Toplantıya Ticaret Bakanı Yardımcısı Mahmut Gürcan, İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, İzmir Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İZSİAD) Başkanı Hüseyin Cengiz, İZSİAD Denetim kurulu Başkanı Hasan Küçükkurt, Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) Başkanı Semiha Güneş ve iş dünyası temsilcileri katılım gösterdi. Gürcan: "Artan arz güvenin göstergesi" Toplantıda konuşma yapan Ticaret Bakanı Yardımcısı Mahmut Gürcan, bakanlık olarak firmalara finansman anlamında destekler sunmaya devam edeceklerini söyledi. Son yıllarda artan halka arzların toplumun sermaye piyasalarına olan güveninin yansıttığını belirten Gürcan, elde edilen finansmanı kalıcı olabilmesi için finansal okur yazarlığın önemini vurguladı. Gürcan, "Bugün şirketlerimizin karşı karşıya olduğu stratejik başlıklardan biri finansal kaynaklara erişimdir. Bu anlamda sermaye piyasaları özellikle halka arz süreçleriyle firmalarımıza uzun vadeli ve kurumsal bir finansman imkanı sunmaktadır. Ancak bu sürecin başarıya ulaşabilmesi hem yatırımcıların bilinçli olması hem de şık SPK rehberliğinde şeffaf, hesap verilebilir ve sürdürülebilir bir altyapıya kavuşmasıyla mümkündür. Son yıllarda artan halka arz aslında toplumumuzda sermaye piyasalarına yönelik güvenin bir göstergesidir. Ancak bu güvenin kalıcı olabilmesi için finansal okur yazarlık kültürünü yaygınlaştırmak yatırımcıyı ve girişimciyi bilgilendirmek finansal okuma yetkinliğini arttırmak zorundayız. Ticaret Bakanlığı olarak özellikle KOBİ’mizin ve girişimcilerimizin rekabet gücünü arttırmak, onları hem iç hem dış piyasada daha sağlam temellilere oturtmak amacıyla finansal erişimlerden dış ticaret altyapısına kadar pek çok alanda destekler sunuyoruz. Özellikle kobilerimizin ihracat yapan firmalarına Ticaret Bakanlığı olarak çok ciddi desteklerimiz var. Bu desteklerimizi her yıl daha da arttırarak devam etmeye çalışıyoruz Düşük maliyetli kredilerden, uluslararası pazarlarda güvence sunan çeşitli finansman enstrümanlarına kadar geniş bir yelpazede tuttuğumuz çözümlerle 2024 yılında ihracatçılarımıza 48,7 milyar dolarlık destek olduk. Bu rakamı 2025 için 52 milyar dolara çıkarma hedefindeyiz. İhracatçılarımızın küresel ticarette daha rekabetçi kılmak adına karanlıkla yoluna devam etmesi için desteklerimizi sürdürmekteyiz. Yine faaliyetlere kısa bir süre önce başlayan Türk Ticaret Bankası önümüzdeki dönemde ihracatçılarımıza finansmana erişimde kolaylaştırmak çeşitlendirmek adına önemli bir rol üstlenecek. Bu desteklerin kalıcı faaliyete dönüşmesi için şirketlerin finansal anlamda daha bilinçli hareket etmeleri veriye ve bilgiye dayanan kararlar alabilmeleri büyük önem taşımaktadır" diye konuştu. SPK Başkanı Gönül: "Halka arz şirketlerimiz için bir büyüme fırsatı" Toplantıda söz alan Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül, halka arzın şirketler için hem bir büyüme fırsatı hem de kurumsallaşma yolunda atılacak sağlam bir adım olduğunu vurguladı. Gönül, "Bugün bir araya gelerek yalnızca şirket bilançolarını okumayı değil, aynı zamanda zihinsel sermayemizi de zenginleştirmeye geldik. Çünkü biliyoruz ki iş dünyasında fark artık bilgiyle kurulan bağın gücünde gizlidir. Söz konusu finansman olduğunda geleneksel bankacılık dışındaki alternatiflere yönelmenin artık bir lüks değil bir zorunluluk olduğuna inanıyoruz. İşte bu noktada halk arz şirketlerimiz için hem bir büyüme fırsatı hem de kurumsallaşma yolunda atılacak sağlam bir adımdır. Halk arz sadece bir finansal enstrüman değil, aynı zamanda bir şeffaflık, bir hesap verilebilirlik ve bir vizyon beyanıdır. Şirketlerin paydaşlarıyla olan bağını güçlendirir, markaların itibarını arttırır, sermaye ulaşımı kolaylaştırır. Bu süreçte özellikle borsa İstanbul’da açılması planlanan girişim sermayesi pazarını büyük bir umut ve heyecanla bekliyoruz. Orta ölçekli işletmelerimizin düşük maliyetli sermaye erişimini sağlayacak. Bu pazar teknolojik yatırımlara, üretim altyapısına ve ihracata can suyu olacak. Orta ölçekli işletmeleri ana pazarı hazırlayacaktır. Rahmetli Sakıp Sabancı’nın dediği gibi anasız, babasız büyürsünüz ama ortaksız büyüyemezsiniz. Bu söz bize iş dünyasında yalnız kahramanlıkların değil, birlikte kazanmanın, birlikte büyümenin kıymetini de anlatıyor. Halkın süreci bu birlikte büyüme yolculuğunun kurumsal bir ifadesi ve şeffaflaşma cesaretidir. Halka arzular ile yolumuzu bilgiyle, işbirliğiyle ve cesaretle aydınlatacağıma inanıyorum. İzmir tarih boyunca Akdeniz’in girişimci ruhunu taşıyan ticaretin ve üretimin kalbinin attığı bir liman şehri olmuştur. Bugün de bu ruhu yeniden canlandırmak, İzmir’den ülkenin dört bir yanına bir vizyon dalgası göndermek bizim elimizde. Bu vizyonun içinde finansal okuryazarlık bilen iş insanları, sermayeye erişim yollarını bilen girişimciler ve halka arzı sadece bir finansman aracı değil, bir kurumsallaşma stratejisi olarak gören şirketler olmalıdır. Geçen haftalarda açıklanan yatırımlarda devlet yardımları hakkındaki kararı önemsiyoruz ve destekliyoruz. İş dünyasında yapılacak her türlü desteğin ilke ekonomisi ve insanlarımızın refahını yükselteceği muhakkaktır. Çünkü biliyoruz ki fabrika bacaları ve evdeki ocak aynı anda tüter. Kapanan her fabrika yani tütmeyen her fabrika bacasından sonra oluşacak işsizlik nedeniyle evlerdeki ocakların tütmesi de zorlaşacaktır. Yapılacak yardım ve destekler için şimdiden teşekkür ediyor ekonomi yönetimimizin iş dünyasına desteklerini devam etmesini umuyor ve bekliyorum. Bugün bizlere bilgi ve tecrübeleriyle yol gösterecek olan başta SPK başkanımız Ömer Gönül ve TÜRKONFED Başkanımız Süleyman Sönmez olmak üzere çok değerli konuklarımıza teşekkürü bir borç biliyor. Bu buluşmanın tüm iş dünyası için aydınlatıcı ve ilham verici bir zemin oluşturmasını temenni ediyorum. İsyan olarak her zaman olduğu gibi bu süreçte bilgiye, birliğe ve vicdana yaslanan bir iş dünyası inşa etmenin gayreti içinde olmaya devam edeceğiz. Elban: "İş insanlarının iştahı bize güç veriyor" İzmir Valisi Süleyman Elban ise "Bizim ülke olarak genelde en büyük avantajlarımızdan en büyük şanslarımızdan birisi iş insanlarımızın inanılmaz bir yatırım iştahı olması. Bu bulunduğumuz zor coğrafyada çok ciddi riskler altında olmamıza ve dünyanın çoğu zaman yaşadığı büyük sıkıntılara rağmen birçok sıkıntıyı çok çabuk halletmek, çözmek çözümler bulmak konusunda bize inanılmaz bir güç veriyor. Ama her güçte olduğu gibi bu gücünü de kontrolsüz olmaması gerekiyor. Aslında ekonomide yaşandığımız sıkıntıların bir kısmı da buradan kaynaklanıyor. Çünkü finansal Okur yazarlığı konusunda belki eksiklikler olabilir. Ama onun dışında bildiğini doğru uygulama konusunda da sıkıntılarımız maalesef. Çünkü her şeyden önce hep finansman ihtiyacının ortaya çıkmasıyla ilgili gerçek bir durum var mı yok mu ona bir bakmak gerekiyor. Çünkü her halükarda yatırım yaparız ama o yatırımla ilgili ciddi manada araştırma yapılıp o yatırma ihtiyacımızın olup olmadığı konusunun ciddi manada ilgilenmediğimiz konusunda bir şüphe barındırıyoruz. Her yeri kendi istediğimiz gibi idare etmeye çalışıyoruz ve finansman konusunda faizler biraz yükseldiğinde alternatif finansman modellerini aradığımızda bugün olduğu gibi hemen ilk akla gelen SPK’ya gidip halkı arz olalım diyoruz. Tabii biz böyle hızlı, çabuk hareket eden bir millet olduğumuz için bu işin bir kuralı var ve bu kuralla tanışıyoruz. SPK mali kurallar var bunlara uyman gerekiyor diyor ondan sonra biraz da şeffaflaş bir görelim diyor. Bütün bunların hepsi finansal okur yazarlık konusunda konuya hakim olmanın yanında bu işi hakikaten tüm bileşenleriyle vergi ve enstrümanlarıyla doğru bir şekilde uygulamaktan geçiyor. Dolayısıyla bugünkü toplantımızda konu olan bu eğitimin yetkin kurum olan ve otoriter kurum olan SPK tarafından yine bu eğitime ihtiyacı olan insanların çatı örgütüyle beraber yapıyor olmasının önemli bir adım olduğunu düşünüyorum" ifadelerini aktardı. Sönmez: "Güçlü ekonomi kamu, özel ve sivil toplumun birliği ile mümkün" Toplantıda konuşan TÜRKONFED Başkanı Süleyman Sönmez de, "Federasyon olarak Türkiye ekonomisinin büyük bir kısmını temsil ettiklerini belirten Sönmez, yapılacak eğitimler ile federasyon üyelerinde bilinçli bir dönüşüm yaşanacağını belirtti. Güçlü bir ekonomi için tüm unsurların bir arada çalışması gerektiğini dile getiren Sönmez, "Bugün önemli bir iş birliği yapacağız. Finansal üyelerimize bugüne kadar sunduğumuz eğitimleri daha da ileriye taşıyacağız. Bunu güçlü Türkiye vizyonuna uzanan örnek bir model olarak görüyoruz. İstanbul ve Anadolu sermayesini tam manasıyla Türkiye ekonomisini temsili olan bir kuruluş olarak bünyemizdeki 31 federasyon ve 340 dernek üzerinden 100 bini aşkın işletmeyle Türkiye’nin en büyük örgütü konumundayız. Bu işletmelerin gücüyle Toplam 7 milyon kişiye istihdam sağlıyor. Türkiye dış ticaretinin yüzde 82’sine imza atıyoruz. Bu gücümüzü ülkemiz katkı sunmak için ve her yıl onlarca projeyi hayata geçiriyoruz. TÜRKONFED olarak yine burada başlattığımız yuvarlak masa toplantılarında Türkiye’nin pek çok farklı bölgesinde olduğu gibi iş insanlarının önündeki en büyük engelleri finansman, çalışan maliyetleri ve yetenekli iş gücü açığı olarak tespit ediliyor. Konu bir şekilde her zaman finansal okur yazarlığa geliyor. Bugüne kadar yaptığımız çalışmalarımız biliyoruz ki bu eğitimler federasyon üyelerimizin hem kendi yapılarını güçlendirecek hem de etki alanlarında yer alan bir bilinç dönüşümü yapacaktır. Bu eğitimler finansal araçların daha iyi tanınmasını, doğru zamanda doğru kaynağa kavuşmasını ve finansal sağlığını daha uzun vadeli şekilde planlanabilmesini sağlayacak. İmzalanacak protokol sonucunda günümüz dünyasındaki ilişkileri ve fırsatları daha şeffaf şekilde görecek, daha aktif ve daha özgüvenli olacaklarına da inanıyoruz. Cumhurbaşkanımız son 2 gündür telefon görüşmeleriyle bölgesel çatışmaların küresel ekonomiye ve barışa etkisi yönünde çağrılar yapıyor. Bu tür girişimlerin başarılı olabilmesi için yalnızca diplomasi değil aynı zamanda ekonomik gücün arkasında durması gerekir. Türkiye’nin stratejik kalkınma ilkesini önceleyen bir yaklaşımla hareket etmesi dışa bağımlılığını azaltan teşvik eden krizlere karşı güçlü bir ekonomik inşa etmesi gerekiyor. Bu da ancak kamu özel sektör ve sivil toplumun ortak hareket etmesiyle olacağını düşünüyoruz. Bu düşüncelerle Türkiye’nin en büyük bağımsız iş dünyası örgütü olarak Türkiye’nin finansal mimarisinde kilit role sahip olan SPK gibi kamu otoriterleriyle iş birliği yapmanın çok iyi olacağına inanıyoruz" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından plaket takdimleri yapılırken, sonrasında kurumlar arasında imzalar atıldı.
17 Haziran 2025 Salı - 09:31
İzmir’de 1 kişinin öldüğü feci kaza kamerada
İzmir’in Menemen ilçesinde maddi hasarlı kazaya karıştıktan sonra sol şeritte bekleyen taksiye aracın çarpması sonucu taksideki yolcu feci şekilde hayatını kaybetti. Meydana gelen kaza güvenlik kamerasıyla görüntülendi.Kaza öğle saatlerinde Kuzey Ege Otoyolu Menemen geçişi Yanıkköy mevkiinde meydana geldi. Alper T. (36) idaresindeki 35 DD 786 plakalı taksi, önünde seyreden sürücüsü ve plakası öğrenilemeyen araca çarptı ve sol şeritte aracını durdurup indi. Bu esnada aynı güzergahta ilerleyen M.B.İ. (33) yönetimindeki 35 BIM 261 plakalı otomobil, taksiye arkadan çarptı. Çarpmanın şiddetiyle taksideki yolcu Yüksel Doğdu (76) yola savruldu. Kazanın bildirilmesi üzerine kaza yerine sağlık ve otoyol jandarması ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Yüksel Doğdu’nun yaşamını yitirdiği belirlendi. Talihsiz adamın cansız bedeni, yapılan incelemenin ardından morga kaldırıldı. Kazaya karışan araç sürücüsü ve taksi sürücüsü, ifadeleri alınmak üzere karakola götürüldü.Korkunç kaza kameradaÖte yandan meydana gelen kaza güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, otoyolda seyreden taksinin önündeki araca çarpmasının ardından sol şeritte aracı durduğu, otomobilin de taksiye arkadan çarptığı ve takside yolcu konumunda bulunan Yüksel Doğdu’nun araçtan fırladığı görüldü.Kazada hayatını kaybeden Yüksel Doğdu’nun, İzmir Adnan Menderes Havalimanı’ndan taksiye binip Dikili’ye gitmek istediği öğrenilirken, kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
17 Haziran 2025 Salı - 09:29
İzmir’de uyuşturucu operasyonu: 2 tutuklama
İzmir’in Bergama ilçesinde uyuşturucu madde satışı yaptığı belirlenen 2 kişi, polis ekiplerinin düzenlediği operasyonla yakalandı. Gözaltına alınan şüpheliler çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, Bergama ilçesinde bulunan bir adreste uyuşturucu madde satışı yapıldığına dair gelen ihbar üzerine harekete geçti. M.Ş. ve U.K. isimli şüpheli şahısların satış yaptığı yönündeki bilgileri değerlendiren ekipler, Bergama Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde belirlenen adrese operasyon düzenledi. Adreste yapılan aramalarda 5 bin 990 adet sentetik ecza hapı ele geçirildi. Şüpheli M.Ş ve U.K. ise yapılan baskında yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen her iki şüpheli de çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
16 Haziran 2025 Pazartesi - 19:21
İzmir’de 1 kişinin öldüğü feci kaza kamerada
İzmir’in Menemen ilçesinde maddi hasarlı kazaya karıştıktan sonra sol şeritte bekleyen taksiye aracın çarpması sonucu taksideki yolcu hayatını kaybetti. Meydana gelen kaza güvenlik kamerasıyla görüntülendi.
16 Haziran 2025 Pazartesi - 17:34
Mutfak tüpleri patladı!
İzmir’in Bayraklı ilçesinde 4 katlı bir binanın zemin katında çıkan yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü. Dumandan etkilen 1 kişi hastaneye kaldırıldı.
16 Haziran 2025 Pazartesi - 17:28
İzmir’de 4 katlı binanın zemin katında yangın
İzmir’in Bayraklı ilçesinde 4 katlı bir binanın zemin katında çıkan yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü. Dumandan etkilen bir kişi hastaneye kaldırıldı. Edinilen bilgiye göre, Adalet Mahallesi 1645/7 sokakta bulunan 4 katlı bir binanın zemin katında saat 16.15 sıralarında yangın çıktı. Henüz çıkış nedeni belirlenemeyen yangın kısa sürede büyüyerek tüm binayı sardı. Yangın sırasında içeride bulunan mutfak tüplerinin patlamasıyla çevrede panik yaşandı. Dumanları fark eden çevre sakinleri, üçüncü katta mahsur kalan genç bir kızı alevlerin arasından çıkararak kurtardı. Olayın ardından bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında can kaybı yaşanmazken binada büyük çapta maddi hasar meydana geldi. Alevlerin arasından kurtarılan genç kız, tedbir amaçlı ambulansla hastaneye kaldırılırken yangınla ilgili inceleme başlatıldı. Yangın sırasında dışarıda olduğunu ev sahibi Gülten Aslan (45) ise evinde yangına denen olacak açıkta herhangi bir şeyin olmadığını ifade etti. Yangını öğrenir öğrenmez bölgeye geldiğini belirten Adalet Mahallesi Muhtarı Zelal Aygün, İlk dumanları gördük, koştur koştur geldik zaten. Gelirken itfaiyeyi de haber verdik. İki tüpümüz patladı. Allah’tan yukarıda vatandaşımız yoktu. Bir köpeğimiz vardı, o koştu gitti zaten. Şu an bir kaybımız yok ama maddi zararımız çok" dedi. Çıkan yangında mahsur kalan genç kızı kurtaran vatandaş Volkan Kasap, "Arabayı park ettim, arabadan indim. Eşim, "Duman çıkıyor," dedi. Ben de "Yangın var, yangın var" diye bağırmaya başladım. Arka tarafta Hüseyin diye bir arkadaşımız var, o geldi. Onunla beraber yukarı çıktık, kapıları kıra kıra içeride kimse var mı diye baktık. Orta katta bir genç kızımız vardı, onu aldık. İner inmez patlamalar başladı" ifadelerini kullandı.
16 Haziran 2025 Pazartesi - 16:52
Yunus Emre, yeniden Aliağa Petkimspor’da
Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi ekiplerinden Aliağa Petkimspor, geçtiğimiz sezon Manisa Büyükşehir Belediyespor forması giyen tecrübeli oyun kurucu Yunus Emre Sonsırma ile anlaşmaya vardığını duyurdu. Aliağa Petkimspor, 2025–2026 sezonu hazırlıkları dahilinde kadro planlamasına devam ediyor. Başantrenörlük görevine Özhan Çıvgın’ı getiren İzmir temsilcisi, sezonun ilk transferini gerçekleştirdi. Petkimspor, geçtiğimiz sezon Manisa Büyükşehir Belediyespor forması giyen tecrübeli oyun kurucu Yunus Emre Sonsırma ile anlaşmaya vardığını duyurdu. Konuyla ilgili kulübün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, ""Evine Hoş Geldin, Yunus Emre Sonsırma! 2023–2024 sezonunda kaptanlığımızı yapan deneyimli guard Yunus Emre Sonsırma, BirlikteHedefe yolculuğumuzda yeniden aramızda" ifadelerine yer verildi. 32 yaşında ve 1.92 boyundaki guard, daha önce 2023–2024 sezonunda da Petkimspor forması giymiş ve takım kaptanlığını üstlenmişti. Sonsırma kariyerinde Edirne, Karşıyaka, Büyükçekmece, Eskişehir, Türk Telekom, Galatasaray ve Bahçeşehir Koleji gibi kulüplerde görev aldı. Özhan Çıvgın ile Büyükçekmece döneminde birlikte çalışan deneyimli oyuncu, 2015 yılında Karşıyaka formasıyla Türkiye şampiyonluğu sevinci de yaşadı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder