Yerel Haberler
İzmir
17 Mayıs 2026 Pazar - 16:51 EFES 2026 Tatbikatı ’Savunma Sanayi Sergisi’ kapılarını vatandaşlara açtı EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında düzenlenen Savunma Sanayi Sergisi, halk günü etkinliğiyle kapılarını vatandaşlara açtı. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayi teknolojilerinin sergilendiği etkinlikte, vatandaşlar Türkiye’nin askeri ve teknolojik alanda ulaştığı gücü yakından görme fırsatı buldu. Sergi alanını ziyaret eden vatandaşlar, ilk olarak EFES 2026 Tatbikatı’nın son hazırlık ve uygulama aşamalarına dair yürütülen çalışmaları ilgiyle takip etti. Ardından teknoloji stantlarını gezen ziyaretçiler, insansız hava araçlarından roket sistemlerine, robot köpeklerden tanklara, hava savunma sistemlerinden kamikaze dronlara kadar çok sayıda modern askeri teçhizatı ve yerli üretim silah çeşidini yakından inceledi. Türk savunma sanayisinin küresel ölçekteki gelişimini gözler önüne seren sergide, milli imkanlarla üretilen her sınıftan teknolojik ürün yoğun ilgi gördü. Alanda sergilenen ürünler hakkında yetkililerden teknik kabiliyetler dalında detaylı bilgiler alan vatandaşlar, yerli savunma sanayisinin ne kadar ileri bir seviyeye geldiğini yerinde gözlemleme imkanı yakaladı. Vatandaşlardan yoğun ilgi Duygularının son derece yüksek ve gurur verici olduğunu belirten Emine Demirel, "Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Savunma sanayimiz o kadar üst seviyelere çıktı ki artık dünya karşımızda titriyor. ’Artık bir Türkiye var, onların sanayisi güçlü’ diyorlar. Bizlerden korkuyorlar. Biz bunlarla; KAAN’larla, tanklarımızla, uçaklarımızla ve insansız hava araçlarımızın hepsiyle gurur duyuyoruz" ifadelerini kullandı. Gurbetçilerin gururu Almanya’dan geldiğini ve yurt dışından gelen biri olarak Savunma Sanayii Sergisi’nde gördüklerinin kendileri için çok daha farklı ve gurur verici olduğunu belirten Mehtap Tanrısever, "Türk vatandaşı olmak bizim için başlı başına ayrı bir özellik ve gurur kaynağı. Yurt dışında bildiğiniz üzere biraz zorluk çekiyoruz, çünkü orada hala ırkçılık var. Buraya geldiğimizde ve bu eserleri gördüğümüz zaman bir Türk olarak gerçekten daha da gururlanıyoruz. Alana henüz yeni geldik ama gözümüzü alamıyoruz. O kadar kaliteli ve büyük eserler var ki hayranlıktan adeta ağzım açık kaldı. Büyük bir heyecan doluyuz" şeklinde konuştu. Yerli silahlar ilgi gördü Tankların ve silahların oldukça etkileyici olduğunu, ülkenin yerli mühimmatlarını yakından görmenin kendisine büyük heyecan verdiğini belirten Samet Kuran, "Silahları gördük, çok güzellerdi. Ülkenin o güzel mühimmatlarını ve araçlarını görmek, onlara dokunabilmek ve ayrıntılarını öğrenmek insanı ister istemez heyecanlandırıyor. Hedefim Hava Harp Okulu’na girip pilot olmak. Burada anlatılacak ve övülecek çok fazla şey var. Hepsini teker teker gezmek, farklı teknolojileri tanımak ve askerlerin yaşadığı duyguların bir neticesini hissetmek çok güzel bir duygu. Bence herkes buraya gelmeli ve bu atmosferi görmeli" ifadelerini kullandı. Ülke teknolojisinin ne kadar iyi olduğunu gördüğünü söyleyen Ata Görmenoğlu ise, "Sarsılmaz gibi ünlü markalarımızı deneyimleme şansım oldu. Ne kadar gelişmiş olduğumuzu görme fırsatı bulduk. Özellikle tanklarımız, askeri teknolojide ne kadar üstün olduğumuzu gösteriyor. Buraya geldiğinizde gururlanmamak mümkün değil. Hem silah teknolojisi hem de araçlar olarak çok gelişmişiz ve bunu buraya gelince rahatlıkla görebiliyoruz. Burayla ilgili söyleyecek çok şey var, anlatarak bitiremeyiz. İmkanı olan herkesin gelip deneyimlemesi lazım. Beni zırhlı araçlar ve tabanca gibi silah teknolojileri daha çok heyecanlandırdı. Onların daha gelişmiş olduğunu düşünüyorum. Tanklarımız da oldukça gelişmiş ve birçok sistematiği var ama zırhlı araçların ve silahların hissi çok ayrı" diye konuştu.
17 Mayıs 2026 Pazar - 15:29 Aliağa’da ’Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’ açıldı Aliağa’da faaliyetlerine başlayan Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’nin açılış ve tanışma konferansı, Aliağa Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Konferansa Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürü Dr. Erdoğan Akyüz, Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği Kurucu Başkanı Sonay Vural ve yönetim kurulu üyeleri, özel eğitim öğretmenleri ile aileler katıldı. Programda otizmli bireylerin eğitim, spor ve sosyal yaşamda daha görünür olması gerektiği vurgulanırken, toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekildi. Başkan Acar: "O çocuklar benim de çocuklarım" Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa’nın özel eğitim alanında önemli imkanlara sahip olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Aliağa olarak çok nitelikli rehabilitasyon merkezlerine ve alanında başarılı eğitimcilere sahibiz. Belediyemizin Atla Terapi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde de eğitimci arkadaşlarımız çocuklarımızın gelişimine çok önemli katkılar sunuyor. Ne mutlu ki bugün Kaanlarımız, Erenlerimiz, Doruklarımız, Tolgalarımız ve Keremlerimiz var; inanıyorum ki başarı hikâyelerimiz her geçen gün daha da artacak. Siz değerli ailelerimiz çocuklarınız için her şeyinizi ortaya koyuyorsunuz ama şunu bilmenizi isterim ki o çocuklar benim de çocuklarım. Biz büyük bir aileyiz ve her zaman birlikteyiz. Çocuklarımız için en iyisini yapacak, onları en güzel yerlere hep birlikte taşıyacağız. Bugün artık yeni bir paydaşımız daha var. Derneğimiz, belediyemiz, ailelerimiz ve eğitimcilerimizle çocuklarımız için omuz omuza çalışacağız. Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’nin Aliağa’mıza hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum." Sonay Vural: "Çocuklarımız her yerde dimdik ayakta duracak" Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Sporcusu Kaan Vural’ın annesi Sonay Vural, yaşadıkları zorlu süreci anlatarak şunları söyledi: "Çok emek verdik, çok mücadele ettik. Pek çok yere gittik, birçok kapı yüzümüze kapandı ama o kapıları açan güzel yürekli insanlar da vardı. Çocuklarımız istenseler de istenmeseler de hayatın içinde olacak ve her yerde dimdik duracaklar. Hocalarımız bize her zaman destek oldu, Başkanımız Serkan Acar ise önümüze çıkan pek çok engeli aşmamızda yanımızda durdu. Çocuklarımız çok güzel gelişimler gösterdi. Kaan, milli sporcu olma yolunda ilerliyor. Bu yıl Aliağa Belediyemizin desteğiyle yüzmede Ege Birinciliği elde ettik. Çocuklarımızı hayatın içine katalım, sosyal yaşamın her alanında var olmalarını sağlayalım." Mazlum Yılmaz: "Küçük bir adım büyük başarılara dönüştü" Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Öğretmeni Mazlum Yılmaz, öğrencisi Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Sporcusu Eren Yüzbaşıoğlu’nun spor alanındaki başarılarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Bizim umut ışığı olarak gördüğümüz bu çalışmaya katkı sunan herkese şimdiden teşekkür ediyorum. Eren ile birlikte Konya’daki Masa Tenisi Müsabakaları’ndan geldik. Eren, okul sporlarında Türkiye üçüncüsü olmayı başardı. Kursumuzda temel eğitim süreciyle başladık. Daha sonra çocuklarımızı nasıl daha ileri taşıyabileceğimizi düşündük ve masa tenisine yöneldik. O gün atılan küçük bir adım bugün Aliağa Belediyemizin takımında önemli başarılara dönüştü. Destek veren herkese teşekkür ediyorum." "Çocuklarımızın hayata karışmaya ihtiyacı var" Özel Eğitim Öğretmenleri ve Artı Çocuk Gelişim Merkezi Kurucuları Şeyma Çelikkaya ve Abdurrahman Altunkaynak ise konuşmalarında toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yaparak şunları söylediler: "Bu derneğin en önemli amacı hiçbir ailenin kendisini yalnız hissetmemesidir. Biz, hiçbir çocuğun yalnızca farklı gelişim gösterdiği için eğitim hakkından mahrum kalmasını, ailelerin çaresizlik içinde kaybolmasını istemedik. Çocuklarımızın yalnızca terapi odalarıyla sınırlı bir yaşam sürmesini değil, hayatın içinde aktif bireyler olarak yer almasını istiyoruz. Çünkü bizim çocuklarımızın yalnızca eğitim almaya değil, topluma karışmaya ve sosyal yaşamın içinde var olmaya ihtiyacı var. Bugün burada bulunan kıymetli yöneticilerimizin desteği bizim için son derece değerli. Çünkü bu mücadele yalnızca ailelerin omzuna bırakılabilecek bir mücadele değil; eğitimin, yerel yönetimlerin, uzmanların, öğretmenlerin ve toplumun hep birlikte sahip çıkması gereken ortak bir sorumluluktur."
17 Mayıs 2026 Pazar - 13:59 İzmir’de genç beyinlerin uzay yarışı: ’Ay ve Mars Köyü Projesi’ final yaptı İzmir’de Radikal Okulları tarafından hayata geçirilen ve öğrencilerin uzayda yaşam alanları tasarladığı ’Ay ve Mars Köyü Projesi’, Radikal Konak Okulları’nda düzenlenen görkemli finalle sona erdi. Radikal Okulları bünyesinde yürütülen ve İzmir genelindeki 15 farklı okuldan öğrencileri bir araya getiren ’Ay ve Mars Köyü Projesi’nin final heyecanı, Radikal Konak Okulları ev sahipliğinde yaşandı. Okul yönetimi, öğretmenler, veliler, yarışmacı öğrenciler ve üniversiteli mentörlerin katılımıyla gerçekleştirilen final etkinliğinde, 7 ayrı grup podyuma çıktı. Geleceğin bilim insanı adayı olan öğrencilerin, geri dönüşüm materyallerini kullanarak uzayda bir yaşam fikriyle geliştirdikleri projeler katılımcılardan büyük ilgi gördü. Jüri değerlendirmesinin ardından ilk üç sırayı paylaşan öğrencilere para ödülü ve burs hediyesi takdim edildi. "Geleceğin bilim insanlarını yetiştiriyoruz" Yaklaşık 8 aydır sürdürülebilir bir vizyonla hareket ettiklerini ve projenin final aşamasına gelmesinden gurur duyduklarını belirten Radikal Okulları ARGE Koordinatörü Şule Baş, "Ekim ayında aslında bir hayalimizi gerçekleştirmeye başladık. İzmir’in farklı ortaokul ve liselerindeki öğrencilerden bilim toplulukları oluşturmak gibi bir hayalimiz vardı. Bu çocuklara her ay yeni bilim seminerleri, bilim atölyeleri düzenleyerek süreç boyunca birer bilim insanı olarak yetişmelerini amaçladık. Yaklaşık 8 aydır bu vizyonu devam ettirmeyi başardık. Çocukları astronomi alanında ve dünyanın, geleceğin şekillendirilmesi konularında bilinçlendirmeye özen gösterdik" dedi. "Geri dönüşüm materyalleriyle gelecek inşa ettiler" Yarışma gününün büyük bir heyecana sahne olduğunu kaydeden Baş, "Şimdi de bu sürecin meyvelerini topladığımız bir yarışma düzenliyoruz. 15 farklı okuldan öğrencimiz burada yarışıyor. Herkes kendi Ay ve Mars yaşam üssünü tasarlıyor. ’Orada bir gelecek yaşam alanı tasarlasaydık nasıl bir şey yapardık?’ diye yarışmaya başladılar. Biz öğrencilerimize geri dönüşüm materyalleri verdik ve bu materyallerden yola çıkarak kendi yaşam üslerini tasarladılar. Sabah 10.00’da başladık ve 15.00’e kadar alanda canlı bir şekilde projelerini gerçekleştirdiler" ifadelerini kullandı. Üniversiteli mentörler ve uzman jüri eşlik etti Projelerin çok yönlü bir süzgeçten geçirildiğini aktaran Şule Baş, "Sürdürülebilirliğe, tasarımın güzelliğine, mühendisliğe ve bilim ayağına bakıyoruz. Böyle beş-alt kategoride değerlendirdiğimiz; Prof. Dr. Serdar Evren ve Mimar Rafet hocamızın bizlerle olduğu kıymetli bir jürimiz var. Ayrıca her grubumuzda bir tane mentör öğrenci desteği sağladık. Ege Üniversitesi Astronomi Bölümü öğrencilerimiz de yarışma boyunca kardeşlerinin başında durarak onlara mentörlük yaptı" şeklinde konuştu. Sıra dünya sahnesinde: Hedef NASA Projelerin yerel bir yarışmayla sınırlı kalmayacağını, başarılı fikirleri uluslararası boyuta taşıyacaklarını müjdeleyen Baş, "Bu yarışmanın sonrasında dereceye giren ya da dereceye girmese de fikri çok başarılı olan öğrencilerimizi NASA’nın kendi projelerinin yapıldığı, öğrencilerden başvuruların toplandığı diğer ayaklara da taşımayı düşünüyoruz. Astronom Duygu ve Murat hocalarımızın desteğiyle birlikte öğrencilerimizi, kısmetse NASA’nın bir araya getirdiği projelere göndereceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
İEÜ Medical Point Hastanesi’ne uluslararası akreditasyon
23 Haziran 2025 Pazartesi - 10:28 İEÜ Medical Point Hastanesi’ne uluslararası akreditasyon İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi, Nükleer Tıp Bölümü ile uluslararası alanda önemli bir başarıya imza attı. ‘’Teranostik’’alanında, Avrupa Nükleer Tıp Derneği (EANM) tarafından verilen uluslararası akreditasyon süreci başarıyla tamamlandı ve hastane, bu prestijli sertifikaya sahip sayılı merkezlerden biri oldu. Terapi ve teşhis kelimelerinin birleşiminden oluşan "Teranostik", özellikle kanser gibi ciddi hastalıkların kişiye özel tanı, tarama ve tedavi süreçlerini kapsayan yenilikçi bir yaklaşım sunuyor. Tanı ve tedavi amacıyla kullanılan özel maddelerin aynı anda uygulandığı bu yöntem, hastalığın hem tespit edilmesini hem de tedavi edilmesini mümkün kılıyor. Aynı zamanda ‘’akıllı atom tedavisi’’ olarak da tanımlanan bu gelişmiş uygulama sayesinde, hastalara erken teşhis ve hedefe yönelik tedavi seçenekleriyle üst düzey bir sağlık hizmeti sunulabiliyor. Uluslararası düzeyde geçerliliği olan bu akreditasyonla birlikte İzmir Medical Point Hastanesi, ülkemizde sayısı sınırlı olan merkezlerden biri haline gelerek; bölge halkına ve tüm Türkiye’ye ileri teknolojiye dayalı tanı ve tedavi hizmeti sunma kapasitesini daha da güçlendirdi. "Bu başarı, bilimsel yetkinliğimizin ve hasta odaklı yaklaşımımızın bir göstergesidir’’ İzmir Medical Point Hastanesi Nükleer Tıp Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özgür Şanlı, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Uluslararası bir kurum tarafından onaylanmak bizler için büyük bir gurur. Bu akreditasyon, bilimsel altyapımızın, teknolojik donanımımızın ve hasta odaklı yaklaşımımızın uluslararası düzeyde kabul gördüğünün göstergesidir. ‘Teranostik’ alanındaki bu yetkinliğimiz sayesinde hastalarımıza en güncel ve etkili tedavi seçeneklerini sunmaya devam edeceğiz" dedi. "Sağlıkta yenilikçi çözümleri ülkemize kazandırmaya devam edeceğiz" Medical Point Hastaneler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Veysi Kubba ise hastanenin bu önemli başarısı hakkında şunları söyledi: "Medical Point olarak hedefimiz; yalnızca tedavi değil, aynı zamanda tanı süreçlerinde de en ileri teknolojiyi kullanarak insan hayatına dokunmaktır. Uluslararası geçerliliği olan bu sertifika ile hasta güvenliği ve klinik mükemmellik alanlarında çıtamızı bir kez daha yükselttik. Gelecekte de inovatif çözümleri ülkemize kazandırmak ve halkımıza en iyisini sunmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi, sağlıkta kalite ve yenilik anlayışı doğrultusunda; kanser başta olmak üzere birçok hastalıkta erken tanı ve etkili tedavi süreçlerini destekleyen bu tür uluslararası sertifikasyonlarla sağlık hizmetlerinde öncü konumunu pekiştirmeyi sürdürüyor.
Dünya Motosurf Şampiyonası’nda final heyecanı Çeşme’de yaşandı
22 Haziran 2025 Pazar - 19:48 Dünya Motosurf Şampiyonası’nda final heyecanı Çeşme’de yaşandı Dünya Motosurf Şampiyonası, ülkemizde ilk kez Türkiye Motosiklet Federasyonu ev sahipliğinde İzmir’in Çeşme ilçesinde düzenlendi. Dünya Motosurf Şampiyonası final sıralamasında birinci Zarsky Lukas, ikinci Kozisek Matej, üçüncü Novotny Matyas oldu. Çeşme Altınkum Plajı’nda gerçekleştirilen şampiyona, Ege Denizi’nin turkuaz sularında adeta bir görsel şölene dönüştü. Türkiye dâhil 17 ülkeden 80 sporcunun mücadele ettiği yarışlarda, 7 ayrı kategoride büyük çekişme yaşandı. Türkiye’yi temsilen şampiyonada yer alan 10 Türk sporcu, performanslarıyla büyük beğeni toplarken, sahil boyunca toplanan vatandaşlar yarışları büyük bir coşkuyla takip etti. Final yarışlarında sporcuların hem hız hem denge konusundaki üstün yetenekleri göz doldururken, renkli görüntüler ve nefes kesen mücadeleler izleyicilerden tam not aldı. Dünya Motosurf Şampiyonası, hem sporun hem de turizmin kalbinin Ege’de attığını bir kez daha gösterdi. Dünya Motosurf Şampiyonası final sıralamasında Birinci Zarsky Lukas, ikinci Kozisek Matej, üçüncü Novotny Matyas oldu. Öte yandan final yarışının startını önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı İzmir Millitevekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu verirken; yarışını ayrıca Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Eskici, Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkanı Mehmet Sadık Vefa, Türkiye Motosiklet Federasyonu Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar birlikte izledi. Akülke: "Yılın en güzel organizasyonlarından bir tanesini gerçekleştirdik" Türkiye Motosiklet Federasyonu Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, orginasyona dair önemli açıklamalarda bulunarak şunları söyledi: "Spor turizminin geleceğidir" sloganıyla 15 yıldır Türkiye’de farklı organizasyonlar gerçekleştiriliyor. Tabii, 40’a yakın ulusal organizasyon ve 4 tane de Dünya Şampiyonası düzenliyoruz. Bu yıl takvimimizde bulunan Dünya Motosurf Şampiyonası’nın ikinci ayağı inanılmaz derecede güzel ve keyifli geçti. Çünkü Çeşme’de, Ege’de sezonu Dünya Motosurf ile açtık, yaz sezonunu başlattık. Buraya yaklaşık 17 ülkeden toplamda 80 sporcu katıldı. İki gün boyunca kıyasıya bir mücadele yaşandı. Bugün itibariyle sporcularımız finallerde yarıştı. Yedi kategoride yarışan sporcularımız ödüllerini aldı. Kazasız belasız bir yarışı tamamladık. Gerçekten, ülkemizin coğrafyası; özellikle İzmir’imizin, Ege’nin ve Çeşme’nin denizi dünya için bir numaralı konumdadır. Bu güzelliklerimizi mutlaka sportif organizasyonlarla, uluslararası etkinliklerle ve yayınlarla dünyaya tanıtabiliriz. Hem spor turizmi açısından hem de spor diplomasisi açısından, bence yılın en güzel organizasyonlarından bir tanesini gerçekleştirdik. Türkiye Motosiklet Federasyonu olarak bu organizasyonları; Gençlik ve Spor Bakanlığımız, Spor Toto Teşkilat Başkanlığı ve özellikle sponsorlarımız ile özel sektörün destekleriyle gerçekleştiriyoruz. Bundan sonra da spor turizmini her branşta, ülkemizin her coğrafyasında bu tür organizasyonlarla geliştirmeye devam edeceğiz." Ödül alan diğer kategoriler Stock Boabbas Hasan-Kuveyt Janosek Adam-ABD Krcka David-Çekya Elite Zarsky Lukas-Çekya Kozisek Matej-Çekya Novotny Matyas-Çekya Stock R Kolar Adam-Çekya Michaelides Mike-Kıbrıs Tanda Lorendo-İtalya Master Kim Down-Kore Pozdnik Petr-Çekya Pozdnik David-Çekya Woman Matouskova Eliska-Çekya Zuborova Sara-Slovakya Stloukalova Aneta-Çekya Junior Boy Barvik Matyas-Çekya Volf Oliver-Çekya Hruska Maxmillian-Çekya Junior Girl Burdova Ellen-Çekya Pozdnikova Nela-Çekya Pokorova Adela-Çekya
Mehmet Kasapoğlu: "Spor turizminde İzmir’i çok özel bir yere taşıyacağız"
22 Haziran 2025 Pazar - 17:15 Mehmet Kasapoğlu: "Spor turizminde İzmir’i çok özel bir yere taşıyacağız" Türkiye’de ilk kez Çeşme’de gerçekleştirilen Dünya Motosurf Şampiyonası’nda açıklamalarda bulunan önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, "İzmir çok özel ve marka bir şehirdir. Hem tarihi ve kültürüyle, hem çok özel iklimi ve doğal güzellikleriyle, hem de güçlü altyapısıyla artık sporda da mükemmel bir altyapıya sahiptir. İnşallah İzmir’in bu alandaki marka değerini spor turizmiyle daha da yukarı taşıyacağız" dedi. Türkiye’de ilk kez Çeşme’de gerçekleştirilen Dünya Motosurf Şampiyonası, iki gün süren büyük heyecanın ardından tamamlandı. Türkiye Motosiklet Federasyonunun ev sahipliğinde Altınkum Plajı’ndaki organizasyonda, 16 ülkeden 80 yarışmacı, 7 kategoride yarıştı. Etap yarışlarında 10 Türk sporcu da farklı kategorilerde mücadele etti. Yapılan final yarışlarının ardından sporculara ödülleri verildi. Şampiyonaya katılan önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu açıklamalarda bulundu. İzmir’in çok güzel bir organizasyona ev sahipliği yaptığını belirten Kasapoğlu, "Dünyanın en güzel şehirlerinden birindeyiz. Güzel İzmir’imizde yine güzel bir ev sahipliği yapıyoruz. Bu çerçevede emeği olan herkesi gönülden kutluyorum. Bakanlığımızı, federasyonumuzu, partnerlerimizi, değerli sponsorlarımızı ve tabii ki çok farklı ülkelerden gelip bu müsabakaya renk katan tüm sporcularımızı ve spor camiamızı gönülden tebrik ediyorum" diye konuştu. "Spor, çok özel ve güzel bir olgudur" Finalde yarışan sporcuları tebrik eden Mehmet Kasapoğlu, "Spor, çok özel ve güzel bir olgudur. Birleştirici, bir araya getirici ve iyileştirici bir yapıya sahiptir. Bu nedenle sporun bu yönünü çok iyi anladığımızı biliyoruz. Bu doğrultuda ülke olarak spor ülkesi olma yolunda çok büyük adımlar attığımızı hepimiz görüyor ve biliyoruz" dedi. "Son 23 yılda birçok alanda devrimler yapıldı" Türkiye, son 23 yılda pek çok alanda devrimler gerçekleştirdiğini, sporda da çok önemli hamlelere imza atıldığını ifade eden Kasapoğlu, "Sporda da Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde altyapısıyla, insan kaynağıyla ve spor turizmiyle çok özel bir noktaya ulaşmıştır. Bu noktadan sonra da geriye gitmek ya da durmak söz konusu değildir. Bundan sonra hedefimiz, bu markamızı perçinlemek ve bu alandaki başarılarımızı artırmaktır" şeklinde konuştu. "Sporu tabana yaymak istiyoruz" Sporu tabana yaymanın öncelikli hedefleri olduğunu dile getiren Mehmet Kasapoğlu, "Bunun için gerekli olan altyapı, artık Türkiye’nin dört bir yanında mevcuttur. 81 ilimizin ilçelerine, mahallelerine, köylerine kadar uzanan müthiş bir altyapı oluşturulmuştur. Geldiğimiz noktada bu altyapının kıymetini bilen bir sporcu nesli yetişmektedir" diye konuştu. "Mükemmel bir coğrafyaya sahibiz" Mükemmel bir coğrafyada yer aldıklarını vurgulayan Kasapoğlu, "Atletizm, cimnastik, yüzme ve farklı su sporlarıyla birlikte şu an Çeşme Altınkum’dayız. Burası mükemmel bir coğrafyada yer alan mükemmel bir bölgedir. Yelken, su topu ve motosurf gibi birçok branşta iddialı bir nesil yetişiyor. Bunu hep birlikte görüyoruz. Bu gelişim için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz" dedi. "İzmir, marka bir şehirdir" İzmir’in çok özel bir şehir olduğunun altını çizen Mehmet Kasapoğlu, "İzmir çok özel ve marka bir şehirdir. Hem tarihi ve kültürüyle, hem çok özel iklimi ve doğal güzellikleriyle, hem de güçlü altyapısıyla artık sporda da mükemmel bir altyapıya sahiptir. İlçeleri ve tüm mahalleleriyle birlikte, yüzmeden jimnastiğe, jimnastikten atletizme, atletizmden su sporlarına, futboldan voleybola, basketbola kadar birçok branşta İzmir’in apayrı bir meydan okuması vardır. İnşallah İzmir’in bu alandaki marka değerini spor turizmiyle daha da yukarı taşıyacağız" ifadelerine yer verdi. "Spor turizminde İzmir’i çok özel bir yere birlikte taşıyacağımıza inanıyorum" İzmir ile ilgili olan hedeflerini de aktaran Kasapoğlu, "Spor turizmi, hem ulusal kalkınma hem de yerel kalkınma açısından ayrı bir motivasyon kaynağıdır. Buna yürekten inanıyorum. Bu süreci hem bakanlığımızın ve hükümetimizin güçlü altyapı desteğiyle hem yereldeki sahiplenişle hem sivil toplumun hem de özel şirketlerin katkısıyla birlikte başaracağız. Burada özel şirketlerimizin organizasyona sunduğu katkıyı hep birlikte görüyoruz. Federasyonumuzun ve bakanlığımızın bu alandaki özverili çalışmaları da her türlü takdiri hak ediyor. Spor turizminde İzmir’i çok özel bir yere birlikte taşıyacağımıza inanıyorum" dedi. "İzmir’in tarihinde sporda birçok ilke imza atılmıştır" Spor turizminin yerli turizm açısından çok önemli yere sahip olduğunu vurgulayan Mehmet Kasapoğlu, sözlerini şöyle noktaladı: "Yalnızca uluslararası değil, aynı zamanda yerli turizm açısından da önemli bir imkandır. Bu potansiyeli hep birlikte zirveye taşıyacağımıza yürekten inanıyorum. İzmir’imizin markasını hem altyapısıyla hem insan kaynağıyla hem de tarihe geçecek yeni başarılarla hep birlikte yükselteceğiz. İzmir’in tarihinde sporda birçok ilke imza atılmıştır. Unutulmaz başarılar ve unutulmaz sporcular bu şehirden çıkmıştır. Bu mirası hep birlikte daha yukarıya taşıyacağız. İzmir’in, her alanda olduğu gibi, sporda da markasıyla, spor insanlarıyla, altyapısıyla ve eşsiz konukseverliğiyle gurur duymaya devam edeceğiz."
Aliağa FK’nın yeni golcüsü İbrahim Yılmaz: "Hedefimiz Şampiyonluk"
22 Haziran 2025 Pazar - 10:39 Aliağa FK’nın yeni golcüsü İbrahim Yılmaz: "Hedefimiz Şampiyonluk" Bu sezon TFF 2. Lig’de mücadele edecek Aliağa FK’da yeni transfer İbrahim Yılmaz, iddialı açıklamalarda bulunarak, "Aliağa FK’ya geldiğim için mutluyum. Burada tam bir aile ortamı var. Benim için de yeni bir serüven başlıyor. Hedefimizi şampiyonluk olarak belirledik" diye konuştu. TFF 2. Lig Kırmızı Grup ekiplerinden Aliağa FK, yeni sezona iddialı bir giriş yaparak önemli takviyeler gerçekleştirdi. İzmir ekibi, şu ana kadar İbrahim Yılmaz, Göktuğ Yılmaz, Mertcan Açıkgöz, Ahmet İlhan Özek ve Sergen Piçinciol’u kadrosuna kattı. Yeni transferlerden forvet oyuncusu İbrahim Yılmaz önemli açıklamalarda bulundu. Aliağa FK’ya geldiği için mutlu olduğunu ve takımda tam bir aile ortamının olduğunu ifade eden Yılmaz, "Benim için yeni bir serüven başlıyor. Hedefimizi şampiyonluk olarak belirledik. Gol krallığı yarışında da zirveye oynamak istiyorum. Geçtiğimiz sezon 15 gol kaydettim. Bu sezon da atacağım goller ve yapacağım asistlerle takımımıza katkı sağlamak istiyorum. Sahada göstereceğimiz mücadele ile başarılı bir sezon yaşamayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu. Öte yandan 31 yaşındaki deneyimli forvet, Süper Lig’de 33, TFF 1.Lig’de 193, TFF 2. Lig’de 80, TFF 3.Lig’de ise 66 karşılaşmada forma giydi. Milli Takım alt yaş kategorilerinde 68 kez mücadele eden Yılmaz, kariyerinde 156 gol kaydetti.
Dijital zorbalığa yapay zeka destekli engel
22 Haziran 2025 Pazar - 10:11 Dijital zorbalığa yapay zeka destekli engel Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğrencileri günümüzün en büyük sorunlarından biri olan siber zorbalığa karşı farkındalık oluşturmak ve engellemek için SİBRA-Siber Radar Projesi hazırladı. Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğrencileri Ecem Çevik, İzel Ertürk, Sude Su Seval ve Melek Karataş, Dr.Öğr.Üyesi İrem Paker’in yürüttüğü Halkla İlişkilerde Proje Uygulama dersi kapsamında siber zorbalığa karşı hazırladıkları proje ile mağdurlara hukuki ve psikolojik destek vermeyi hedefliyor. Dijital ortamda giderek artan siber zorbalığın özellikle gençler ve hassas gruplar için ciddi bir tehdit hâline geldiğini belirten proje ekibi, "Mevcut şikâyet ve destek sistemleri yetersiz. Mağdurlar genellikle yalnız kalıyor. Bu nedenle hızlı müdahale edebilen, güvenilir, teknolojik altyapıya sahip bir destek sistemine duyulan ihtiyaç giderek artıyor. SİBRA projesinin bu soruna çözüm olacağını düşünüyoruz" dedi. SİBRA Kalkanı SİBRA - Siber Radar Derneği, dijital zorbalığa karşı hukuki ve psikolojik destek sunan, yapay zeka destekli yenilikçi bir platform olduğunu anlatan proje ekibi sistemin işleyişi hakkında şu bilgileri verdi: "#SİBRA" etiketiyle çalışan alarm sistemi, ekran görüntüsü alarak durumu analiz eder ve uzmanlara yönlendirir. Bu ’SİBRA Kalkanı’ ile müdahale hızlı ve erişilebilir hale gelir. Sonrasında avukat ağı ile gönüllü hukukçular mağdura ulaşır, dava sürecine rehberlik eder. Psikolojik destek grubu travma ve stres desteği sunar. Bildirimler kaydedilerek, analiz edilir. Yapay zeka içerikleri sınıflandırır, önceliklendirir, etiket önerir." Ecem Çevik, İzel Ertürk, Sude Su Seval ve Melek Karataş güncel bir soruna çözüm bulmak için geliştirdikleri projeyi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na ileterek hayata geçirmeyi planlıyor.
Anadolu zeytin kültürü dünyanın en büyük müzesinde yaşatılıyor
22 Haziran 2025 Pazar - 10:06 Anadolu zeytin kültürü dünyanın en büyük müzesinde yaşatılıyor İzmir’in Urla ilçesindeki Köstem Zeytinyağı Müzesi, 2 bin yılı aşkın Anadolu zeytin kültürünü birebir ölçekli üretim sistemleriyle dünyaya tanıtıyor. Doç. Dr. Levent Köstem’in kurduğu dünyanın en büyük zeytinyağı müzesi, tarihi mirası sergilemenin yanı sıra modern üretim ve eğitimle zeytinciliği canlı tutuyor. Urla’nın Uzunkuyu köyünde kurulan Köstem Zeytinyağı Müzesi, 20 bin metrekarelik alanda, 5 bin 650 metrekarelik kapalı mekanıyla dünyanın en büyük zeytinyağı müzesi olma özelliğini taşıyor. Müzenin temelleri, Köstem Kültür, Eğitim ve Müzecilik Vakfı Başkanı Doç. Dr. Levent Köstem’in Urla Nohutalan köyünde 10 bin zeytin ağacı dikerek kurduğu organik zeytin çiftliği ile başladı. Köstem, Türk zeytinyağının hak ettiği yerde olmaması üzerine 6 yıl boyunca Ege köylerini gezerek eski zeytinyağı işliği makineleri, ekipmanları ve malzemelerini topladı. Daha sonra dünyada bilinen ilk zeytinyağı işliğinin bulunduğu Klozamenai’de müze kurulması kararını verdi ve 2016’da "Dünya Zeytin Günü"nde Köstem Zeytinyağı Müzesi’ni açtı. Müzede insan ve hayvan gücüyle başlayan üretimden, son teknoloji modern tesislere kadar tüm süreçler yer alıyor. Ayrıca, müze içinde bin yıllık zeytin ağacı ve Klozamenai işliği kopyası gibi sembolik mekanlar bulunuyor. Ziyaretçiler, bu sayede geçmişten günümüze zeytinyağının tarihini hem kültürel hem de teknik açıdan yakından görebiliyor. Haftanın altı günü, sabah 10.00’dan akşam 17.00’ye kadar açık olan müze, pazartesi günleri ise ziyaretçilere kapalı oluyor. Müze fikrinin doğuşu 2002 yılında zeytinyağı ve zeytin sürecine girdiğini belirten Levent Köstem, o dönemlerde müze planının olmadığını ifade etti. Köstem, "Fakat zamanla zeytin dikmeye başladıktan sonra müze yapma fikri gelişti. İlk başta zeytinliğin olduğu yerde küçük bir şey yapmak istedim ama yasal izinler alınamadı. Sonra satılık bir bina bulduk ve Anadolu’da var olan bütün zeytin sıkma tekniklerinin orijinallerini birebir ölçekte toparlayarak kapsamlı bir proje hazırladık. Bu proje doğrultusunda Çanakkale’den Muğla’ya kadar birçok yerden malzeme topladık. Ege’nin her tarafından hastalarımın ve futbol kulüplerinin yardımıyla antikacılardan da destek alarak, kültürün kaybolmaması için orijinal aletleri bulduk. Bu malzemeler uzun yıllar depoda durdu ve zamanla müze haline geldi. Anadolu’nun binlerce yıllık zeytin ve zeytinyağı üretim kültürünü, hayvan gücüyle çalışan sistemlerden sanayi devrimi sonrası buharlı ve elektrikli makinelerle gelişen sistemlere kadar detaylı şekilde sergiliyoruz" dedi. Uluslararası ödüller kazandı Sertifikalı organik tarım yaptığını ve zeytin ağaçlarının sayısının 14 bin civarında olduğunu vurgulayan Köstem, sözlerini şu şekilde noktaladı: "Zeytinyağı üretimi temel olarak binlerce yıldır aynı prensiplerle sürmüş; parçalanmış zeytin sıkılarak yağ ayrıştırılmış. Ancak sanayi devrimi ile üretim teknikleri değişmiş ve modern sistemler hijyen ve kalite açısından çok daha iyi sonuçlar veriyor. Modern sistemlerde, 26-27 derece sıcaklıkta sıkım ve depolamada azot kullanımı kaliteyi önemli ölçüde artırıyor. Tesisimizde ürettiğimiz zeytinyağıyla son yıllarda Londra, New York, Berlin, İtalya gibi uluslararası yarışmalardan altın ve gümüş madalyalar aldık. Müze, üretim atölyesi, fabrika ve eğitim birimlerinden oluşan alanda, Anadolu’nun zeytinyağı tarihini ve kültürünü yabancı ziyaretçilere tanıtıyor, modern müzecilik anlayışıyla eğitimler veriyoruz. Burası aile işletmesi olarak destekleniyor; eşim biyolog olarak ağaçların bakımını üstleniyor, çocuklarımız ve torunlarımız da sürece dahil oluyor. Böylece hem geçmişi yaşatıyor hem de geleceğe taşıyoruz."