Yerel Haberler
İzmir
17 Mayıs 2026 Pazar - 16:51 EFES 2026 Tatbikatı ’Savunma Sanayi Sergisi’ kapılarını vatandaşlara açtı EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında düzenlenen Savunma Sanayi Sergisi, halk günü etkinliğiyle kapılarını vatandaşlara açtı. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayi teknolojilerinin sergilendiği etkinlikte, vatandaşlar Türkiye’nin askeri ve teknolojik alanda ulaştığı gücü yakından görme fırsatı buldu. Sergi alanını ziyaret eden vatandaşlar, ilk olarak EFES 2026 Tatbikatı’nın son hazırlık ve uygulama aşamalarına dair yürütülen çalışmaları ilgiyle takip etti. Ardından teknoloji stantlarını gezen ziyaretçiler, insansız hava araçlarından roket sistemlerine, robot köpeklerden tanklara, hava savunma sistemlerinden kamikaze dronlara kadar çok sayıda modern askeri teçhizatı ve yerli üretim silah çeşidini yakından inceledi. Türk savunma sanayisinin küresel ölçekteki gelişimini gözler önüne seren sergide, milli imkanlarla üretilen her sınıftan teknolojik ürün yoğun ilgi gördü. Alanda sergilenen ürünler hakkında yetkililerden teknik kabiliyetler dalında detaylı bilgiler alan vatandaşlar, yerli savunma sanayisinin ne kadar ileri bir seviyeye geldiğini yerinde gözlemleme imkanı yakaladı. Vatandaşlardan yoğun ilgi Duygularının son derece yüksek ve gurur verici olduğunu belirten Emine Demirel, "Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Savunma sanayimiz o kadar üst seviyelere çıktı ki artık dünya karşımızda titriyor. ’Artık bir Türkiye var, onların sanayisi güçlü’ diyorlar. Bizlerden korkuyorlar. Biz bunlarla; KAAN’larla, tanklarımızla, uçaklarımızla ve insansız hava araçlarımızın hepsiyle gurur duyuyoruz" ifadelerini kullandı. Gurbetçilerin gururu Almanya’dan geldiğini ve yurt dışından gelen biri olarak Savunma Sanayii Sergisi’nde gördüklerinin kendileri için çok daha farklı ve gurur verici olduğunu belirten Mehtap Tanrısever, "Türk vatandaşı olmak bizim için başlı başına ayrı bir özellik ve gurur kaynağı. Yurt dışında bildiğiniz üzere biraz zorluk çekiyoruz, çünkü orada hala ırkçılık var. Buraya geldiğimizde ve bu eserleri gördüğümüz zaman bir Türk olarak gerçekten daha da gururlanıyoruz. Alana henüz yeni geldik ama gözümüzü alamıyoruz. O kadar kaliteli ve büyük eserler var ki hayranlıktan adeta ağzım açık kaldı. Büyük bir heyecan doluyuz" şeklinde konuştu. Yerli silahlar ilgi gördü Tankların ve silahların oldukça etkileyici olduğunu, ülkenin yerli mühimmatlarını yakından görmenin kendisine büyük heyecan verdiğini belirten Samet Kuran, "Silahları gördük, çok güzellerdi. Ülkenin o güzel mühimmatlarını ve araçlarını görmek, onlara dokunabilmek ve ayrıntılarını öğrenmek insanı ister istemez heyecanlandırıyor. Hedefim Hava Harp Okulu’na girip pilot olmak. Burada anlatılacak ve övülecek çok fazla şey var. Hepsini teker teker gezmek, farklı teknolojileri tanımak ve askerlerin yaşadığı duyguların bir neticesini hissetmek çok güzel bir duygu. Bence herkes buraya gelmeli ve bu atmosferi görmeli" ifadelerini kullandı. Ülke teknolojisinin ne kadar iyi olduğunu gördüğünü söyleyen Ata Görmenoğlu ise, "Sarsılmaz gibi ünlü markalarımızı deneyimleme şansım oldu. Ne kadar gelişmiş olduğumuzu görme fırsatı bulduk. Özellikle tanklarımız, askeri teknolojide ne kadar üstün olduğumuzu gösteriyor. Buraya geldiğinizde gururlanmamak mümkün değil. Hem silah teknolojisi hem de araçlar olarak çok gelişmişiz ve bunu buraya gelince rahatlıkla görebiliyoruz. Burayla ilgili söyleyecek çok şey var, anlatarak bitiremeyiz. İmkanı olan herkesin gelip deneyimlemesi lazım. Beni zırhlı araçlar ve tabanca gibi silah teknolojileri daha çok heyecanlandırdı. Onların daha gelişmiş olduğunu düşünüyorum. Tanklarımız da oldukça gelişmiş ve birçok sistematiği var ama zırhlı araçların ve silahların hissi çok ayrı" diye konuştu.
17 Mayıs 2026 Pazar - 15:29 Aliağa’da ’Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’ açıldı Aliağa’da faaliyetlerine başlayan Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’nin açılış ve tanışma konferansı, Aliağa Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Konferansa Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürü Dr. Erdoğan Akyüz, Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği Kurucu Başkanı Sonay Vural ve yönetim kurulu üyeleri, özel eğitim öğretmenleri ile aileler katıldı. Programda otizmli bireylerin eğitim, spor ve sosyal yaşamda daha görünür olması gerektiği vurgulanırken, toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekildi. Başkan Acar: "O çocuklar benim de çocuklarım" Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa’nın özel eğitim alanında önemli imkanlara sahip olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Aliağa olarak çok nitelikli rehabilitasyon merkezlerine ve alanında başarılı eğitimcilere sahibiz. Belediyemizin Atla Terapi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde de eğitimci arkadaşlarımız çocuklarımızın gelişimine çok önemli katkılar sunuyor. Ne mutlu ki bugün Kaanlarımız, Erenlerimiz, Doruklarımız, Tolgalarımız ve Keremlerimiz var; inanıyorum ki başarı hikâyelerimiz her geçen gün daha da artacak. Siz değerli ailelerimiz çocuklarınız için her şeyinizi ortaya koyuyorsunuz ama şunu bilmenizi isterim ki o çocuklar benim de çocuklarım. Biz büyük bir aileyiz ve her zaman birlikteyiz. Çocuklarımız için en iyisini yapacak, onları en güzel yerlere hep birlikte taşıyacağız. Bugün artık yeni bir paydaşımız daha var. Derneğimiz, belediyemiz, ailelerimiz ve eğitimcilerimizle çocuklarımız için omuz omuza çalışacağız. Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’nin Aliağa’mıza hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum." Sonay Vural: "Çocuklarımız her yerde dimdik ayakta duracak" Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Sporcusu Kaan Vural’ın annesi Sonay Vural, yaşadıkları zorlu süreci anlatarak şunları söyledi: "Çok emek verdik, çok mücadele ettik. Pek çok yere gittik, birçok kapı yüzümüze kapandı ama o kapıları açan güzel yürekli insanlar da vardı. Çocuklarımız istenseler de istenmeseler de hayatın içinde olacak ve her yerde dimdik duracaklar. Hocalarımız bize her zaman destek oldu, Başkanımız Serkan Acar ise önümüze çıkan pek çok engeli aşmamızda yanımızda durdu. Çocuklarımız çok güzel gelişimler gösterdi. Kaan, milli sporcu olma yolunda ilerliyor. Bu yıl Aliağa Belediyemizin desteğiyle yüzmede Ege Birinciliği elde ettik. Çocuklarımızı hayatın içine katalım, sosyal yaşamın her alanında var olmalarını sağlayalım." Mazlum Yılmaz: "Küçük bir adım büyük başarılara dönüştü" Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Öğretmeni Mazlum Yılmaz, öğrencisi Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Sporcusu Eren Yüzbaşıoğlu’nun spor alanındaki başarılarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Bizim umut ışığı olarak gördüğümüz bu çalışmaya katkı sunan herkese şimdiden teşekkür ediyorum. Eren ile birlikte Konya’daki Masa Tenisi Müsabakaları’ndan geldik. Eren, okul sporlarında Türkiye üçüncüsü olmayı başardı. Kursumuzda temel eğitim süreciyle başladık. Daha sonra çocuklarımızı nasıl daha ileri taşıyabileceğimizi düşündük ve masa tenisine yöneldik. O gün atılan küçük bir adım bugün Aliağa Belediyemizin takımında önemli başarılara dönüştü. Destek veren herkese teşekkür ediyorum." "Çocuklarımızın hayata karışmaya ihtiyacı var" Özel Eğitim Öğretmenleri ve Artı Çocuk Gelişim Merkezi Kurucuları Şeyma Çelikkaya ve Abdurrahman Altunkaynak ise konuşmalarında toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yaparak şunları söylediler: "Bu derneğin en önemli amacı hiçbir ailenin kendisini yalnız hissetmemesidir. Biz, hiçbir çocuğun yalnızca farklı gelişim gösterdiği için eğitim hakkından mahrum kalmasını, ailelerin çaresizlik içinde kaybolmasını istemedik. Çocuklarımızın yalnızca terapi odalarıyla sınırlı bir yaşam sürmesini değil, hayatın içinde aktif bireyler olarak yer almasını istiyoruz. Çünkü bizim çocuklarımızın yalnızca eğitim almaya değil, topluma karışmaya ve sosyal yaşamın içinde var olmaya ihtiyacı var. Bugün burada bulunan kıymetli yöneticilerimizin desteği bizim için son derece değerli. Çünkü bu mücadele yalnızca ailelerin omzuna bırakılabilecek bir mücadele değil; eğitimin, yerel yönetimlerin, uzmanların, öğretmenlerin ve toplumun hep birlikte sahip çıkması gereken ortak bir sorumluluktur."
17 Mayıs 2026 Pazar - 13:59 İzmir’de genç beyinlerin uzay yarışı: ’Ay ve Mars Köyü Projesi’ final yaptı İzmir’de Radikal Okulları tarafından hayata geçirilen ve öğrencilerin uzayda yaşam alanları tasarladığı ’Ay ve Mars Köyü Projesi’, Radikal Konak Okulları’nda düzenlenen görkemli finalle sona erdi. Radikal Okulları bünyesinde yürütülen ve İzmir genelindeki 15 farklı okuldan öğrencileri bir araya getiren ’Ay ve Mars Köyü Projesi’nin final heyecanı, Radikal Konak Okulları ev sahipliğinde yaşandı. Okul yönetimi, öğretmenler, veliler, yarışmacı öğrenciler ve üniversiteli mentörlerin katılımıyla gerçekleştirilen final etkinliğinde, 7 ayrı grup podyuma çıktı. Geleceğin bilim insanı adayı olan öğrencilerin, geri dönüşüm materyallerini kullanarak uzayda bir yaşam fikriyle geliştirdikleri projeler katılımcılardan büyük ilgi gördü. Jüri değerlendirmesinin ardından ilk üç sırayı paylaşan öğrencilere para ödülü ve burs hediyesi takdim edildi. "Geleceğin bilim insanlarını yetiştiriyoruz" Yaklaşık 8 aydır sürdürülebilir bir vizyonla hareket ettiklerini ve projenin final aşamasına gelmesinden gurur duyduklarını belirten Radikal Okulları ARGE Koordinatörü Şule Baş, "Ekim ayında aslında bir hayalimizi gerçekleştirmeye başladık. İzmir’in farklı ortaokul ve liselerindeki öğrencilerden bilim toplulukları oluşturmak gibi bir hayalimiz vardı. Bu çocuklara her ay yeni bilim seminerleri, bilim atölyeleri düzenleyerek süreç boyunca birer bilim insanı olarak yetişmelerini amaçladık. Yaklaşık 8 aydır bu vizyonu devam ettirmeyi başardık. Çocukları astronomi alanında ve dünyanın, geleceğin şekillendirilmesi konularında bilinçlendirmeye özen gösterdik" dedi. "Geri dönüşüm materyalleriyle gelecek inşa ettiler" Yarışma gününün büyük bir heyecana sahne olduğunu kaydeden Baş, "Şimdi de bu sürecin meyvelerini topladığımız bir yarışma düzenliyoruz. 15 farklı okuldan öğrencimiz burada yarışıyor. Herkes kendi Ay ve Mars yaşam üssünü tasarlıyor. ’Orada bir gelecek yaşam alanı tasarlasaydık nasıl bir şey yapardık?’ diye yarışmaya başladılar. Biz öğrencilerimize geri dönüşüm materyalleri verdik ve bu materyallerden yola çıkarak kendi yaşam üslerini tasarladılar. Sabah 10.00’da başladık ve 15.00’e kadar alanda canlı bir şekilde projelerini gerçekleştirdiler" ifadelerini kullandı. Üniversiteli mentörler ve uzman jüri eşlik etti Projelerin çok yönlü bir süzgeçten geçirildiğini aktaran Şule Baş, "Sürdürülebilirliğe, tasarımın güzelliğine, mühendisliğe ve bilim ayağına bakıyoruz. Böyle beş-alt kategoride değerlendirdiğimiz; Prof. Dr. Serdar Evren ve Mimar Rafet hocamızın bizlerle olduğu kıymetli bir jürimiz var. Ayrıca her grubumuzda bir tane mentör öğrenci desteği sağladık. Ege Üniversitesi Astronomi Bölümü öğrencilerimiz de yarışma boyunca kardeşlerinin başında durarak onlara mentörlük yaptı" şeklinde konuştu. Sıra dünya sahnesinde: Hedef NASA Projelerin yerel bir yarışmayla sınırlı kalmayacağını, başarılı fikirleri uluslararası boyuta taşıyacaklarını müjdeleyen Baş, "Bu yarışmanın sonrasında dereceye giren ya da dereceye girmese de fikri çok başarılı olan öğrencilerimizi NASA’nın kendi projelerinin yapıldığı, öğrencilerden başvuruların toplandığı diğer ayaklara da taşımayı düşünüyoruz. Astronom Duygu ve Murat hocalarımızın desteğiyle birlikte öğrencilerimizi, kısmetse NASA’nın bir araya getirdiği projelere göndereceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
Safra yolu kaçaklarına ameliyatsız müdahale
21 Haziran 2025 Cumartesi - 14:55 Safra yolu kaçaklarına ameliyatsız müdahale İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi, safra yollarında gelişen kaçaklara yönelik yeni nesil bir tedavi yöntemiyle Ege Bölgesi’nde bir ilke daha imza attı. 47 yaşındaki Libya uyruklu hasta, Türkiye’de sınırlı merkezde uygulanabilen "randevu yöntemiyle peroral kolanjiyoskopi" tekniği sayesinde açık cerrahiye gerek kalmadan sağlığına kavuştu. Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Ferit Çelik ve Girişimsel Radyoloji Uzmanı Dr. Kamil Doğan iş birliğiyle gerçekleştirilen işlemde, safra yollarına doğrudan ve görerek müdahale edilerek kaçak noktası başarıyla tespit edildi ve stentleme yöntemiyle tedavi tamamlandı. "Doğrudan görerek müdahale imkanı sunuyor" Doç. Dr. Ferit Çelik, yöntemin detaylarını şu sözlerle aktardı: "Safra yollarındaki kaçaklara müdahalede geleneksel yöntemler her zaman yeterli olmayabiliyor. Bu özel teknik sayesinde, ağız yolundan ilerletilen kamera ile safra kanallarına doğrudan ulaşarak kaçak bölgesine net görüş altında müdahale ettik. Tel yardımıyla stent yerleştirerek safra akışını yeniden düzenledik. Tüm süreci hastamız için ameliyatsız şekilde, minimal invaziv yöntemle tamamladık." "Ege Bölgesi’nde ilk uygulama" Girişimsel Radyoloji Uzmanı Dr. Kamil Doğan ise, "Safra yolu kaçakları zaman zaman ciddi klinik sorunlara yol açabilir. Bu yöntemi İzmir ve çevresinde ilk kez uyguladık. Görerek müdahale imkânı sayesinde hem hızlı hem de etkili bir sonuç elde ettik. Hastamızın yaşam konforunu ciddi oranda artırdık" açıklamasında bulundu. "En güncel tedavi yöntemlerini sunuyoruz" İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi Tıbbi Direktörü Prof. Dr. Ahmet Memiş, hastanenin teknolojik vizyonuna dikkat çekerek, "Sadece klasik tedavi yöntemleriyle değil, ileri düzey girişimsel tekniklerle de hizmet veriyoruz. Hedefimiz; dünyada uygulanan en güncel yöntemleri eş zamanlı olarak hastalarımıza ulaştırmak. Bu müdahale, bu yaklaşımımızın güzel bir örneği oldu" dedi.
Tünel değil felaket kazılıyor
21 Haziran 2025 Cumartesi - 14:04 Tünel değil felaket kazılıyor İzmir’de Buca Onat Tüneli inşaatı faciaya davetiye çıkardı: Bir evin duvarı çöktü, anne ve bebek ölümden döndü. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı sürdürülen, Buca ile Bornova’yı birbirine bağlayacak Onat Tüneli inşaatında, iddiaya göre, kazı çalışmaları sırasında yapılan kontrollü patlatmalar nedeniyle Konak ilçesi Atamer Mahallesi’nde bazı evlerde derin çatlaklar meydana gelmişti. Özellikle 2613 ve 2581 sokak kesişiminde bulunan binalarda derin çatlaklar ve zemindeki yarılmalar dikkat çekerken, mahalle sakinleri tedirgin olduklarını ifade etmişti. Buca Onat Tüneli çalışmaları, Konak ilçesi Atamer Mahallesi’nde dün akşam adeta bir faciaya davetiye çıkardı. Yer altından ilerleyen kazı faaliyetleri nedeniyle bölgede bulunan bazı evlerin duvarlarında ciddi çatlaklar oluşurken, akşam saatlerinde Ersen Kılıç (31) ve Fahriye Kübra Kılıç (28) çiftine ait evin bir duvarları büyük bir gürültüyle yıkıldı. "Evin yıkılacağını ve hepimizin öleceğini sandım" Olay sırasında 2 yaşındaki çocuğunu uyutmaya çalıştığını söyleyen anne Fahriye Kılıç, yıkılan duvarın altında kalmaktan saniyelerle kurtuldu. Yaşadığı korku dolu anları anlatan Kılıç, "Evin duvarları çatlıyor, sürekli sallanıyoruz. Risk altındayız. Benim küçük bir bebeğim var, küçük bir çocuğum var. Geceleri uyuyamıyoruz, korkuyoruz. Bir sene geçti, hiçbir değişiklik olmadı. Dün gece çok şiddetliydi. Çocuğumu ayağımda sallıyordum. Burası bizim yatak odamız. Birden duvar üzerimize çöktü. Ben o sırada odadaydım. Eşyalarımız kırıldı, odamız kullanılmaz hale geldi. Başka bir evimiz yok. Çok korktum. Depremden bile daha fazla korku yaşadım. Çünkü İzmir’de iki büyük deprem atlattık. Ama bu daha korkunçtu. O an, evin tamamen yıkılacağını ve hepimizin öleceğini sandım" dedi. "Büyükşehir Belediye Başkanı gelsin bir gün bu evde kalsın" Çalışmalardan dolayı mağdur olan Fahriye Kübra Kılıç, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a da tepki gösterdi. Kılıç, "Buradan yetkililere sesleniyorum. Bu çalışmaları sürdüren, ilk şikayetimde bile yanımda bulunmayan Büyükşehir Belediye Başkanı, kendisini benim yerime koysun. Gelsin, bu evde benimle bir saat, bir gün kalsın. Herkese şikayetimi ilettim ama çalışmalar durmadı. Bana yardımcı olunmadı. Eşimin evinin parasını vermediler, bizi buradan çıkarmadılar. ‘Kira desteği’ deniyor. 5 aylık kira desteği verdiler. Peki, geri kalan sürede ben ne yapacağım? İki çocuğum var, eşim işsiz. Bana 5 ay destek verip sonra da ‘ne yaparsan yap’ diyorlar. İstersen çık, istersen öl. Bizi burada terk ettiler. Eşyalarımız kırıldı, maddi zararın yanı sıra can güvenliğimiz de tehdit altında. Yardım edilmiyor" diye konuştu. Mahallede panik hakim Yıkımın ardından mahalle sakinleri birçok evde benzer çatlaklar ve zemin oynamaları yaşandığını, büyük panik duyduklarını belirtti.
Üniversite sıralarından ev temizliğine: "Öğrenci İşleri Temizlik"
21 Haziran 2025 Cumartesi - 11:07 Üniversite sıralarından ev temizliğine: "Öğrenci İşleri Temizlik" İzmir’de üniversite öğrencileri, "Öğrenci İşleri Temizlik" adını verdikleri girişimle hem eğitimlerine devam ediyor hem de para kazanıyor. Urla ve Çeşme ilçelerinde temizlik hizmeti veren öğrencilerin müşterileri arasında ünlü isimler de yer alıyor. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Kimya Mühendisliği 1. sınıf öğrencisi Cihan Kılıç, eğitim hayatını sürdürebilmek için dikkat çekici bir girişime imza attı. Yurt dışında yaygın olan "handyman" modelinden ilham alan Kılıç, "Öğrenci İşleri Temizlik" adını verdiği projeyi hayata geçirdi. Başlangıçta üniversitedeki arkadaşlarının desteğiyle gündelik ev temizliği hizmeti sunmaya başlayan genç girişimci, kısa sürede büyüyerek profesyonel bir ekiple hizmet vermeye başladı. Şu anda Urla ve Çeşme ilçelerinde faaliyet gösteren ekip, 12 öğrenci ve profesyonel temizlik personelinden oluşuyor. Özellikle yaz aylarında nüfusun arttığı bu bölgelerde, temizlik hizmeti bulmakta zorlanan ev sahipleri için önemli bir ihtiyaca yanıt veriyor. "Öğrenci İşleri Temizlik" hizmetinden yararlananlar arasında oyuncu Doğa Rutkay Kamal ve şarkıcı Ceylan Ertem gibi tanınmış isimler yer alıyor. Genç yaşına rağmen hem öğrenim hayatını sürdüren hem de kendi girişimini yöneten Cihan Kılıç, projesiyle çevresindeki öğrencilere istihdam sağlıyor ve yerel halkın temizlik ihtiyaçlarına çözüm sunuyor. Cihan, ilerleyen dönemde faaliyet ağını genişletmeyi ve farklı şehirlerde de "Öğrenci İşleri Temizlik" hizmetini kurmayı hedefliyor. Okula uyumlu çalışma takvimi İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Kimya Mühendisliği 1. sınıf öğrencisi Cihan Kılıç, ailesine yük olmamak için özel sektörde çalıştığını, ancak emeğinin karşılığını tam olarak alamadığı için kendi işletmesini kurarak hem daha özgür çalışmayı hem de okul arkadaşlarına fayda sağlamayı hedeflediğini söyledi. Öğrencilerin çalışmak istedikleri gün ve saatleri özgürce seçebildiğini belirten Kılıç, Öğrenci İşleri Temizlik Projesi, öğrencilerin özgür ve kazançlı bir şekilde çalışmasını öngören bir sistem aslında. Biz sektör olarak özel ev hizmetlerini seçtik. Bu kapsamda temizlik, çocuk bakımı, özel ders ve bahçe işleri gibi hizmetler bulunuyor. Çalışan kişi havuzunu ve müşteri havuzunu iyi yönetiyoruz. Böylece hem öğrencilerin derslerine ve sınavlarına engel olmuyoruz hem de müşterilerimize kaliteli hizmet sunabiliyoruz" dedi. Projeyi tüm ülkeye yayma hedefi İşe başlamadan önce bulaşıklarını çamaşır suyuyla yıkadığını söyleyen Kılıç, "Şimdi temizlikle ilgili tüm detayları biliyorum. Müşterilerimiz bizi çok destekliyor ve biz de onların verdiği parayı gerçekten hak etmeye çalışıyoruz. Müşterilerimiz arasında Doğa Rutkay ve Ceylan Erten gibi isimler var. Herkes projeyi destekliyor ve benimsiyor. Biz bu projeyi bütün Türkiye’ye yaymak istiyoruz. Tüm öğrencilerin özgürce çalışmasını ve haklarını almasını amaçlıyoruz. Bu doğrultuda öğrencidenişler.com adlı projemiz çok yakında hizmete başlayacak. Hem müşterilerimiz şeffaf fiyatlarla hizmet alabilecek hem de öğrenciler özgürce çalışabilecek. Bu iş özellikle erkek arkadaşlarımız için çok faydalı oluyor. Pek çok arkadaşımız işe başladıktan sonra "Gözümüze çarpmaya başladı, aslında dağınıkmışız ve pismişiz," diyor" ifadelerini kullandı. Ekip gittikçe büyüdü Okul arkadaşı Cihan Kılıç’a işe ihtiyacı olduğunu söyleyen İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Malzeme Bilimi ve Mühendisliği 4. Sınıf öğrencisi Yiğit Gezer, "İlk gün çok heyecanlıydım çünkü temizlik konusunda hiçbir tecrübem yoktu. Hangi malzemenin nereye döküleceği gibi şeyleri hiç bilmiyordum ama ablaların yönlendirmesiyle hızla tecrübe kazandık. Zamanla kendimizi geliştirdik ve bu hem bize fayda sağladı hem de gelir elde ettik. Başlangıçta 4-5 kişiydik, şimdi 12-13 kişilik bir ekibiz. İlk başta zorlanıp ayrılanlar oldu ancak bizim yapabildiğimizi görünce "Biz neden yapamayalım?" düşüncesi oluştu ve ekip büyüdü. Şu an herkes memnun, derslerine de vakit ayırabiliyorlar çünkü çalışma saatleri esnek ve özgürlük sunuyor. Projeye İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü olarak başladık ve şimdi Ege Üniversitesi, Katip Çelebi Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi’ndeki arkadaşlarımızı da dahil etmeyi planlıyoruz" sözlerini kullandı. Harçlıklarını çıkartıyorlar Bu işe yeni başladığını söyleyen İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde Enerji Sistemleri Mühendisliği 1. Sınıf öğrencisi Emrullah Altun ise "Yaklaşık 10 gündür burada çalışıyorum. Arkadaşlarla beraber rahat bir ortamda çalışıyoruz. Ablalarımız bize iş öğretiyorlar, bu açıdan çok faydalı oluyor. Daha önce yere bile paspas atamayan biriydim ama şimdi çok şey öğrendim. Çalışma saatlerimiz uygun. Final dönemlerinde ve vize zamanlarında izin alabiliyorum, istediğim zaman çalışabiliyorum. Böylece hem okula vakit ayırabiliyorum hem de rahatça çalışıyorum. Ücret açısından da önceki yerlerdeki emeğime göre çok daha iyi kazanıyorum. Haftada ortalama 8 saatlik günlük mesailerimiz oluyor ama işimizi erken bitirdiğimizde erken çıkabiliyoruz. Böylece günün geri kalanında ders çalışabiliyorum, kitap okuyorum ve İngilizcemi geliştiriyorum. Okurken kendi harçlığımı çıkarmak benim için önemli" diye söyledi. Yeni taşınacağı evinin temizliğini destek olmak için öğrencilere temizletmeye karar veren ev sahibi Balım Bilge de "Şu an gerçekten çok memnunum. Taşındıktan sonra da mutlaka tekrar çağırmayı düşünüyorum. Başta biraz ön yargılarım vardı ama sonuçtan fazlasıyla memnun kaldım. Temizlik ekibinde hem erkek hem de kız öğrenciler var. Özellikle cam temizliğinde erkekler gerçekten çok iyi" diye ekledi.
Sınava yine son anda yetiştiler
21 Haziran 2025 Cumartesi - 10:49 Sınava yine son anda yetiştiler Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) ilk oturumu olan Temel Yeterlilik Testi (TYT) saat 10.15 itibariyle başlarken, İzmir’de bazı adaylar son anda sınava yetişti. Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından bu yıl 2 milyon 560 bin 640 adayın katılımıyla gerçekleştirilen Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) maratonu başladı. İlk oturum olan Temel Yeterlilik Testi (TYT), Türkiye genelinde olduğu gibi İzmir’de de saat 10.15 itibariyle başladı. İzmir’in Konak ilçesindeki Atatürk Anadolu Lisesi’nde ise sınav öncesi adeta nefesler tutuldu. Sınav salonlarına girişlerin sona erdiği saat 10.00’a saniyeler kala bazı adaylar koşarak okul kapısına yetişti. Görevliler, geç kalınmaması için sınav evraklarını hızla kontrol ederken, güvenlik ekipleri de üst aramalarını seri bir şekilde gerçekleştirdi. Son anda yetiştiler Adayların aileleri okulun dış kapısında heyecanla beklerken, öğrencilerin zamanla yarıştığı anlar kameralara da yansıdı. Sınav görevlilerinin ve güvenliğin koordineli çalışması sayesinde son anda gelen adaylar sınav salonlarına alınmayı başardı. "Biz de heyecanı yaşıyoruz" Sınav salonuna giren çocuklarıyla birlikte aynı heyecanı yaşadıklarını söyleyen Salih Çabuk adlı vatandaş, "Allah çocukların emeklerinin karşılığını versin. 1 senedir dershaneye gidiyor. Çok heyecanlıyız; onunla birlikte biz de aynı süreci yaşıyoruz. İnşallah emeklerimizin karşılığını alırız. İyi bir bölüm tuttursun istiyoruz. Biz İzmir’de okumasını istiyoruz. Dışarıya gönderme şansımız yok fazla. İç mimarlık bölümünü istiyor. İnşallah başarır" diye konuştu. Semra Çabuk ise, "Avukat olsun istiyoruz. Bakalım haklarında hayırlısı. Tabii bu sınav zor bir sınav. Ne çıkacak bilmiyoruz. Çok iyi hazırlandı bir sene boyunca ama bakalım. Nasip haklarında hayırlısı" dedi. YKS’nin ikinci oturumu olan Alan Yeterlilik Testi (AYT) yarın, Yabancı Dil Testi (YDT) ise aynı gün öğleden sonra yapılacak.
Sınava yine son anda yetiştiler
21 Haziran 2025 Cumartesi - 10:46 Sınava yine son anda yetiştiler Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) ilk oturumu olan Temel Yeterlilik Testi (TYT) saat 10.15 itibariyle başlarken, İzmir’de bazı adaylar son anda sınava yetişti. Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından bu yıl 2 milyon 560 bin 640 adayın katılımıyla gerçekleştirilen Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) maratonu başladı. İlk oturum olan Temel Yeterlilik Testi (TYT), Türkiye genelinde olduğu gibi İzmir’de de saat 10.15 itibariyle başladı. İzmir’in Konak ilçesindeki Atatürk Anadolu Lisesi’nde ise sınav öncesi adeta nefesler tutuldu. Sınav salonlarına girişlerin sona erdiği saat 10.00’a saniyeler kala bazı adaylar koşarak okul kapısına yetişti. Görevliler, geç kalınmaması için sınav evraklarını hızla kontrol ederken, güvenlik ekipleri de üst aramalarını seri bir şekilde gerçekleştirdi. Son anda yetiştiler Adayların aileleri okulun dış kapısında heyecanla beklerken, öğrencilerin zamanla yarıştığı anlar kameralara da yansıdı. Sınav görevlilerinin ve güvenliğin koordineli çalışması sayesinde son anda gelen adaylar sınav salonlarına alınmayı başardı. "Biz de heyecanı yaşıyoruz" Sınav salonuna giren çocuklarıyla birlikte aynı heyecanı yaşadıklarını söyleyen Salih Çabuk adlı vatandaş, "Allah çocukların emeklerinin karşılığını versin. 1 senedir dershaneye gidiyor. Çok heyecanlıyız; onunla birlikte biz de aynı süreci yaşıyoruz. İnşallah emeklerimizin karşılığını alırız. İyi bir bölüm tuttursun istiyoruz. Biz İzmir’de okumasını istiyoruz. Dışarıya gönderme şansımız yok fazla. İç mimarlık bölümünü istiyor. İnşallah başarır" diye konuştu. Semra Çabuk ise, "Avukat olsun istiyoruz. Bakalım haklarında hayırlısı. Tabii bu sınav zor bir sınav. Ne çıkacak bilmiyoruz. Çok iyi hazırlandı bir sene boyunca ama bakalım. Nasip haklarında hayırlısı" dedi. YKS’nin ikinci oturumu olan Alan Yeterlilik Testi (AYT) yarın, Yabancı Dil Testi (YDT) ise aynı gün öğleden sonra yapılacak.
Milyonluk surat
21 Haziran 2025 Cumartesi - 10:12 Milyonluk surat İzmir’in Buca ilçesinde açtığı iş yerinde asık suratı sebebiyle hem müşterilerin hem sosyal medyada kullanıcıların tepkisini çeken esnaf, iş yerine ’Suratsız Abla’ tabelası astı. Müşterileri, sadece dürüm yemeğe değil, sosyal medyada videosu milyon kere tıklanan Suratsız Abla’nın somurtan yüzünü de görmeye geliyor. İzmir’in Buca ilçesinde, tabelasında "Suratsız Abla" yazan küçük bir dürümcü dikkatleri üzerine çekiyor. Ancak bu ismin ardında ne soğuk ne ilgisiz biri var. Evli ve üç çocuk annesi olan Seda Maman (30), sosyal medyada yayılan bir videoyla başlayan yanlış algının, bir süre sonra işletmenin adını bile değiştirecek kadar etkili olduğunu söylüyor. Kötü yorumlara verdiği tavır, markası oldu Yaklaşık bir yıldır dönerci dükkânını işleten Maman, "İlk başta burası bir franchise’dı. Sonra tamamen kendime ait bir yer yaptım. Sosyal medyada bir video çektik. Kötü yorumlara karşılık verirken surat ifadem donuktu. Milyon kişi izledi o videoyu. Ardından ‘Suratsızsın’ yorumları yağdı. Biz de bu algıyı ti’ye alıp, dükkana bu ismi koyduk" dedi. Müşteriler ‘suratsız halini yapar mısın?’ diye geliyor Suratsız olmadığını, aksine eğlenceli bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Seda Maman, "Çektiğimiz videolar tamamen mizah amaçlı. ‘Suratsız Abla’ ismiyle paylaşımlar yapıyoruz ama aslında çok güler yüzlü biriyim. Bazen müşteriler özellikle gelip, ‘Abla bana o suratsız halinle servis yapar mısın?’ diyor. Bu da garip bir durum çünkü gerçek hayatla videodaki tavır birbirinden çok farklı" diye konuştu. "Sosyal medya yorumları ağırlaşıyor" Gelen yorumların zamanla hakaret boyutuna ulaştığını belirten Maman, sosyal medyada gelen bazı sert tepkilerin kendisini üzdüğünü dile getirdi. Maman, "Benim de bir ailem var. Çocuklarım bir gün o yorumları okuyacak. Bu nedenle bazı yorumları silmek zorunda kalıyoruz. İnsanların biraz daha anlayışlı olması lazım" ifadelerine yer verdi. "Hiç de suratsız değilmişsiniz" Dükkanın adını ’Suratsız Abla’ yapma kararını ilk başta eşiyle paylaştığında gülüp geçtiklerini söyleyen Maman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ama düşündüm; her yerde döner var, bizim farklı bir yönümüz olmalı. İnsanlar bu ismi gördüğünde merak ediyor, içeri giriyor. Sonra da ‘Hiç de suratsız değilmişsiniz’ diyorlar. Bu bizim için bir fark oluşturma yoluydu ve işe yaradı."
Çeşme Halk Eğitim Merkezi kursiyerleri sergi açtı
21 Haziran 2025 Cumartesi - 09:48 Çeşme Halk Eğitim Merkezi kursiyerleri sergi açtı Çeşme Kaymakamlığı ve Çeşme Halk Eğitim Merkezi iş birliğiyle düzenlenen "Özel Seramik Kursiyer Sergisi", Boyalık Beach Hotel’in ev sahipliğinde sanatseverlerle buluştu. Halk Eğitim Merkezi bünyesindeki kursiyerlerin el emeğiyle hazırladığı seramik eserlerin yer aldığı sergi, farklı tekniklerle üretilmiş özgün çalışmalarıyla ziyaretçilerin büyük beğenisini kazandı. Serginin açılışına, Çeşme Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Şen, Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Emre Erdemir, İzmir Barosu İlçe Temsilcisi Av. Nadire Erol, İlçe Milli Eğitim Müdürü Şahan Çöker, Halk Eğitim Müdürü Ali Rıza Doğruyol, ÇEŞTOB Başkanı Orhan Belge, Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Kerem Ünsal, çok sayıda kurum temsilcisi ve sanatsever katıldı. Açılışta Seramik Kursu eğitmeni Dilek Sekülü ve ÇEŞTOB Başkanı Orhan Belge’ye teşekkür plaketi ve çiçek takdim edildi. "Sanata verilen değer çok kıymetli" Çeşme Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Şen açılışta yaptığı konuşmada, "Sergi vesilesiyle bu güzel eserleri görme imkânı bulduk. Hepsi birbirinden kıymetli. Sanata verilen değer toplumların gelişmişlik göstergesidir. Bu katkıları nedeniyle Orhan Belge’ye, İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Şahan Çöker’e, Çeşme Halk Eğitim Merkezi Müdürü Ali Rıza Doğruyol’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Halk eğitimiyle Avrupa’yı geride bıraktık" İlçe Milli Eğitim Müdürü Şahan Çöker ise Türkiye’nin halk eğitimi alanında büyük bir başarıya imza attığını vurguladı. Avrupa’nın gerisindeyken bugün halk eğitim katılım oranında yüzde 10 seviyesine ulaşmanın önemli bir gelişme olduğunu belirten Çöker, "Bu başarı öğretmenlerimizin ve kursiyerlerimizin özverili çalışmalarının sonucudur" dedi. Çöker ayrıca yerel basına teşekkür ederek, "Bugüne kadar pek çok yerde görev yaptım ama burada basınla aramızda çok özel ve yapıcı bir ilişki var. Eğitim alanında özel sektör gibi reklam imkânımız yok. O yüzden biz ürettiklerimizi basın yoluyla anlatabiliyoruz. Bizi yalnız bırakmadıkları için tüm gazetecilere gönülden teşekkür ediyorum" dedi. "Kursiyerler değil, sanatçılar" Halk Eğitim Müdürü Ali Rıza Doğruyol ise seramik kursiyerlerinin artık birer sanatçı olduğunu belirtti. Konuşmasında duygusal anlar yaşayan Doğruyol, "Benim hayattaki en önemli felsefelerimden biri; eğer bir güzellik varsa, onu sürekli ve düzenli olarak yaymak gerekir. Güzellikleri yayarak, insanların zihnini ve ruhunu güzelliğe alıştırmak gerekir. Bu yüzden biz de Halk Eğitim olarak, ortaya koyduğumuz güzel değerlere süreklilik kazandırmaya çalışıyoruz. Yani yalnızca bir sergiyle yetinmiyoruz; ikinciyi, üçüncüyü de açarak halkı bu güzelliklerle buluşturmak, tanıştırmak, zamanla içselleştirmelerini sağlamak istiyoruz. Seramik kurslarımızda ortaya çıkan bu değerli sanat ürünlerinin yalnızca tek bir sergide kalmasına gönlümüz razı olmadı. İkinci sergimizi Boyalık Otel’de açıyoruz. Belki ileride üçüncüsünü de açarız. Bu süreçte bize destek veren, sergiyi adeta sahiplenen ÇEŞTOB Başkanı Orhan Belge’ye de teşekkür ediyoruz" dedi.
İzmir’de FETÖ’nün hücre evlerine operasyonda 27 tutuklama
20 Haziran 2025 Cuma - 18:54 İzmir’de FETÖ’nün hücre evlerine operasyonda 27 tutuklama Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) ’Güncel Eğitim Yapılanması’ faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik İzmir merkezli 6 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 42 şüpheliden 27’si tutuklandı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü tarafından FETÖ’nün "Güncel Eğitim Yapılanması" faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik, 17 Haziran sabahı saat 05.00’te, İzmir merkezli olmak üzere Ankara, Aydın, Balıkesir, Kocaeli ve Denizli’de eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Terör örgütü mensuplarının, "hücre evi" diye tabir edilen ve örgütsel olarak kullanılan toplam 9 adreste güncel faaliyetlerine devam ettikleri, örgüt mensuplarının bu evlerde örgüte taban kazandırarak dağılma sürecinde olan örgütü ayakta tutmaya çalıştıkları, bu evlerde örgütsel toplantılar düzenledikleri, ayrıca, illegal yollarla yurt dışına kaçma arayışında olan örgüt mensuplarının, bir müddet bu evlerde barındırıldıktan ve uygun şartlar oluştuktan sonra yurtdışına gönderilmeye çalışıldığı tespit edildi. Eş zamanlı operasyon neticesinde, hücre evinde barındırıldığı tespit edilen 1 şahıs ile birlikte toplam 42 şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin belirlenen adresleri ile hücre evlerinde yapılan aramalarda bir miktar nakit para (5 bin 225 Euro, 6 bin 772 Dolar, 222 bin TL) ile çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. 27 tutuklama Hücre evinde kaldığı tespit edilen şahıs ile birlikte toplam 42 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. 10 şüpheli ifadelerinin ardından emniyetten serbest kalırken, adliyeye sevk edilen şüphelilerden 27’si tutuklandı, 5’i ise adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.