Yerel Haberler
İzmir
İzmir’de ’Efeler Yolu Ultra Trail’ heyecanı başladı 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:05:40 İzmir’in Ödemiş ilçesinde bu yıl ikinci kez düzenlenen Efeler Yolu Ultra Trail’de ilk gün yarışları olan 50K ve 30K etapları tamamlandı. 8 ülkeden 264 sporcunun katıldığı zorlu maratonda ilk günün galipleri belli oldu. İzmir Valiliği koordinasyonunda, Argeus Travel & Events tarafından Ödemiş Kaymakamlığı, Ödemiş Belediyesi ve Türkiye Atletizm Federasyonu’nun katkılarıyla düzenlenen Efeler Yolu Ultra Trail’de mücadele başladı. İzmir’in doğal güzellikleri ile tarihi mirasını aynı rotada buluşturan organizasyonun ilk gününde 50K ve 30K yarışları gerçekleştirildi. Sabahın erken saatlerinde Ödemiş’in tarihi Birgi Mahallesi’nden başlayan etapların startını İzmir Vali Yardımcısı Erkan Karahan ve Ödemiş Kaymakamı Hakan Yavuz Erdoğan verdi. Türkiye’nin yanı sıra Rusya, Endonezya, Kanada, KKTC, İran, Hırvatistan ve İngiltere’den toplam 264 sporcunun katıldığı etkinlikte yarışmacılar; dağ yolları, tarihi patikalar ve doğal parkurlarda dereceye girmek için kıyasıya mücadele etti. İlk günün galipleri belli oldu Zorlu geçen Efeler Yolu Ultra Trail’in 50K’lık parkurunda erkeklerde Güngör Özege 06.28.56’lık derecesiyle, kadınlarda Beyza Güzel 07.15.41’lik derecesiyle birinci oldu. 30K’lık parkurda ise erkeklerde Fatih Topçu 03.36.51’lik derecesiyle, kadınlarda Itır Atadiyen 04.22.46’lık derecesiyle zirvede yer aldı. Yarın 15K ve 5K koşulacak Tarihi Birgi’de gerçekleştirilen dev organizasyon, yarın yapılacak kısa etap yarışlarıyla devam edecek. Etkinlik kapsamında 15K parkuru saat 09.00’da, 5K parkuru ise saat 10.00’da start alacak. Heyecan dolu yarışların ardından aynı gün saat 12.00’de düzenlenecek törenle dereceye giren sporculara ödülleri takdim edilecek.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:22 Emiralem Çilek Festivali’ne görkemli açılış Menemen’de düzenlenen ve bu yıl yurt dışından da katılımcıları ağırlayan 16. Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, açılış töreni ve kortejiyle görkemli anlara sahne oldu. Bu yıl stant sayısının bine çıkarıldığı dev festivalin açılışında konuşan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Emiralem’in emeğini, Menemen’in üretim gücünü, bu toprakların bereketini ve insanımızın güzel yüreğini bu yıl tüm dünyaya gösteriyoruz." dedi. Bu yıl süresi üç güne çıkarılan 16. Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, kapılarını muhteşem bir başlangıçla açtı. Eşsiz tadı ve kokusu dillere destan olan Emiralem çileği için gerçekleştirilen festival, bu yıl Türkiye’nin haricinde İtalya, Kuzey Makedonya, Kosova, Bosna Hersek ve Yunanistan’ın katılımıyla gerçekleştiriliyor. Festival alanının genişletildiği etkinlikte, kortej bu yıl Emiralem girişinden itibaren başlarken, bando, halk dansları ve festival maskotuyla birlikte yürüyüş çok renkli anlara sahne oldu. Festivale Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ile birlikte MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, AK Parti İzmir İl Başkan Yardımcıları Hayrettin Uçak ve Deniz Doğan, Menemen Kaymakamı Vedat Yılmaz, Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rasim Akpınar, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları MKYK Üyesi Pervin Yılmaz Güler ve Menemen protokolü katıldı. Üretici ve esnaftan büyük ilgi Geçtiğimiz yıl yaklaşık bir buçuk milyon ziyaretçi ağırlayan festivale, bu yıl üretici ve esnaf da çok yoğun katılım gösterdi. Toplamda bin stant alanının oluşturulduğu festivalde tüm tezgahlar doldu. Çilekten baklaya, enginardan kekiğe kadar birçok yerel ürünle birlikte çilekli tatlı ve pastalardan çilek figürlü hediyeliklere kadar sayısız ürünün satışa sunulduğu festivale, vatandaşlar da ilk günden yoğun ilgi gösterdi. "Emiralem’in emeği, Menemen’in bereketi daim olsun" Kortej sonrasında, festivalin açılış konuşmasını gerçekleştiren Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, festivalin uluslararası seviyeye çıktığını vurgularken, üreticinin emeği için ziyaretçilerden alkış istedi. Başkan Pehlivan, "Alın terinin berekete dönüştüğü bir festival yaşıyoruz. Emiralem’in emeğini, Menemen’in üretim gücünü, bu toprakların bereketini ve insanımızın güzel yüreğini bütün dünyaya gösteriyoruz. Geçtiğimiz yıl bu kürsüden, festivali uluslararası seviyeye çıkarmaya söz vermiştik. Allah’a hamdolsun bugün festivalimiz artık uluslararası düzeydedir. Bugün burada kurulan her stant, yapılan her üretim, aslında Menemen’in dünyaya anlatılan hikayesidir. Bugün burada en büyük alkışı da, bu başarının esas mimarı olan üreticimiz hak ediyor. Sabahın ilk ışığında tarlasına giden, güneşin altında emek veren, toprağa alın terini işleyen üreticilerimiz bu alkışı hak ediyor. Bu festivalin gerçek kahramanları onlardır. İyi ki varsın üreten Emiralem, iyi ki varsınız Menemen’in güzel insanları." dedi. Başkan Pehlivan’dan bir müjde daha Festivalde, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda Ulukent Kent Gözü Alanı’nın açılacağını söyleyen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, verdiği müjdeyle gençlerin yoğun desteğini aldı. Başkan Pehlivan, "Gençler; Kent Gözü Alanı açılışımız, severek dinlediğiniz kıymetli sanatçımız Semicenk’in katılımıyla ve konseriyle gerçekleşecek." dedi. Şahin’den üretim vurgusu Festival açılışında konuşan MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin ise, Menemenli ve Emiralemli üreticilerin alın terinin çok kıymetli olduğunu vurguladı. Şahin, "Emiralem Çilek Festivali ve bunun gibi organizasyonlar çok önemlidir. Çünkü bu organizasyonlar sayesinde hem üretici kazanıyor, hem de Menemen’in adı daha da çok duyuluyor. Dünya bugün küresel bir belirsizlikten geçmektedir. Böyle bir dönemde, üretimin önemi daha da anlaşılmaktadır. Çünkü toprağını boş bırakan milletler, geleceğini başkalarının insafına bırakmak zorunda kalırlar. Toprağa emek veren insan baş tacımızdır. Menemen’in bereketli topraklarında yetişen her bir ürün de, çalışkanlığın, azmin ve üretim gücünün en büyük göstergesidir. Ürettikçe ülkemiz çok daha güçlü yarınlara erişecektir." dedi. Derya Bedavacı sahnede devleşti 16. Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, birbirinden güzel stantlarıyla, renkli görüntüleriyle ve yoğun katılımıyla olduğu kadar, sahnedeki muhteşem programla da ziyaretçilerden tam not aldı. Hakan Doğanay, Sevtuğ Kasapbaşoğlu ve Oğuz Görceğiz ile başlayan sahne performanslarında gecenin finalini Derya Bedavacı yaptı. Sevilen sanatçı, söylediği birbirinden güzel parçalarla, konser alanını dolduran binlerce kişiye unutulmaz bir gece yaşattı.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:56 Başkan Tugay: "İzmir’in hakkını savunmaya devam edeceğiz" İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 Mali Yılı Kesin Hesabı, mecliste yapılan görüşmelerin ardından oy çokluğuyla kabul edildi. Oturumda konuşan Başkan Cemil Tugay, kredi onayları konusunda sorun yaşadıklarını belirtti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mayıs ayı olağan meclis toplantısının üçüncü oturumu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın idaresinde Kültürpark 4 No’lu Hol’deki Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleşti. Birleşimde gündeme gelen İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 Mali Yılı Kesin Hesabı ile Taşınır Mal Yönetimi Hesabı oy çokluğuyla kabul edildi. Aslan payı raylı sistemlere 2025 yılı boyunca özellikle raylı sistem yatırımları öne çıkarken, Buca Metrosu için 5,5 milyar TL harcama gerçekleştirildi. Buca OnatTüneli ve bağlantı yolları projesi kapsamında ise 857 milyon TL yatırım yapıldı. Asfalt kaplama ve yol bakım çalışmaları da yıl boyunca devam etti. Toplam sermaye giderinin 16,3 milyar TL olarak gerçekleştiği belirtilirken, en yüksek yatırım harcamalarının Raylı Sistemler Dairesi ile Fen İşleri Dairesi tarafından yapıldığı ifade edildi. Kesin hesap görüşmelerinde sosyal belediyecilik uygulamalarının da güçlü bir şekilde sürdürüldüğü kaydedildi. İhtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik ayni ve nakdi desteklerin devam ettiği, öğrenci desteklerinin sürdürüldüğü ve amatör spor kulüplerine katkı sağlandığı belirtildi. Yalnızca ESHOT’a yıl içerisinde 12,8 milyar TL destek verildiği ifade edilirken, ulaşım hizmetlerinin sosyal belediyecilik anlayışıyla sürdürüldüğüne dikkat çekildi. Ayrıca belediyenin mali yapısına ilişkin değerlendirmelerde, aktif büyüklüğünün 1 trilyon TL seviyesini aştığı, öz kaynaklarının ise 951,7 milyar TL’ye ulaştığı belirtildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s tarafından 10 yıl sonra yeniden AAA seviyesinde, en yüksek kredi notuyla değerlendirilmesinin de mali yapı açısından önemli bir gösterge olduğu ifade edildi. "Buca Metrosu’nu kendi kaynaklarımızla yapacağız" Oturumda konuşan Başkan Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bütçe, gelir ve giderlerinin Türkiye’deki ekonomik krizden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirtti. Tugay, "Doğalgaz fiyatını artıran belediye değil ancak belediye doğalgaz kullanmak zorunda. Bu nedenle giderlerde artış yaşanmış olabilir mi? Merkez Bankası ve hükümetin yıl başındaki enflasyon tahminiyle yıl sonunda ortaya çıkan enflasyon oranı arasında büyük fark oluştu. Bunların İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin gelir ve giderlerini etkileyip etkilemediğini değerlendirmenizi istiyorum. Biz bütçe yapıyoruz ancak enflasyonu hiçbir belediye belirlemiyor. Ayrıca öngöremediğimiz bir durum daha yaşandı. 2025 yılının ilk dört ayında Hazine ve İller Bankası payımızın yüzde 40’ı kesildi" dedi. Büyükşehir Belediyesi’nin kentin geleceği açısından önemli yatırımlarından biri olan Buca Metrosu’yla ile ilgili de AK Parti grubuna seslenen Başkan Tugay, "Buca Metrosu’nu kendi kaynaklarımızla yapacağız. Bu proje bizim için çok önemli. Kredilerle ilgili önce baskıyı kaldırın, finansmanın önünü açın, en azından bir kredi onaylayın; ardından eleştirin. Belediyenin zor duruma düşmesi için her yolu deniyorsunuz. Samimiyet söylemleriniz gerçeği yansıtmıyor. Hiçbir bakanlıkta ya da müdürlükte sorunlarımızın çözümüne katkı sunmadınız. Sıkıntıya düşmemizi istiyorsunuz ve siyasetinizi bunun üzerine kuruyorsunuz" şeklinde konuştu. Kredi onayları eleştirisi Kredi onayları konusunda sorun yaşadıklarını ifade eden Başkan Tugay, "Biz yatırım bütçesi diyoruz, siz memurlara para ödüyoruz diyorsunuz. Memura ödenen para yatırım olabilir mi? İzmir’e yatırım yapmaya hazırız diyorsunuz ama Körfez’i temizlemede, raylı sistemde, arıtma projelerinde, İZBAN sorunlarını çözmede ve ikinci çevre yolunda yoksunuz. El atıp yaptığınız tek şey Meslek Fabrikası ve Gasilhane gibi bazı hizmetleri almak oldu. Sosyal adaletten bahsediyorsunuz ama İzmir’in 4,5 milyonluk nüfusunun sorunlarını görmezden geliyorsunuz. Kredi verdik diyorsunuz ama Mürselpaşa ve Ege Mahallesi köprülerine kredi verilmedi. Bir kuruş kredi kullanamadık. Teşekkür etmeyi çok isterdim ama iki yılı aşkın süredir krediler bekliyor. Bir yıl boyunca gereksiz yere onay verilmedi. İzmir’e bir metre metro yapmadınız, verdiğiniz sözleri tutmadınız. İzmir’e engel olamazsınız, buna hakkınız yok. Enflasyon ve ekonomik şartlar ortadayken, memur maaşı ödemek yatırım değildir. Keşke İzmir’i sevseniz, sorunlarını çözmek için irade koysanız. Bu krediler hükümetin cebinden çıkmıyor, sadece bir imza gerekiyor. Bakanlığa gidiyoruz, yardımcı olacağım deniyor ama süreç ilerlemiyor. İzmir’deki bazı siyasi baskılar nedeniyle onayların çıkmadığı söyleniyor. Biz İzmir’in hakkını savunmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Doç. Dr. Günay: "Mide koruyucu ismini hak etmiyor"
01 Temmuz 2025 Salı - 11:41 Doç. Dr. Günay: "Mide koruyucu ismini hak etmiyor" Mide rahatsızlığı olanlar, genellikle çareyi "mide koruyucu" olarak bilinen ilaçlarda arıyor. Genellikle alanında uzman hekimlere danışılmadan, bilinçsiz bir şekilde tüketilen bu ilaçların göründüğü kadar masum olmadığına dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Süleyman Günay, "Mide koruyucu ismini hak etmiyor. Bilinçsiz kullanımında ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir" diyerek uyarıda bulundu. Mide koruyucu hapların uzman bir hekim önerisi olmadan tüketilmesi, halk arasında yaygın olarak görülen yanlış ilaç kullanımlarından biri. Vatandaşın mide rahatsızlıkları nedeniyle yöneldiği bu ilaçların aslında göründüğü kadar masum olmadığını ve olumsuz yan etkileri olabileceğini aktaran Medicana International İzmir Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Süleyman Günay, "Mide koruyucu ismini hak etmiyor. Günlük pratikte mide koruyucu olarak bilinen ilaçlar, özellikle proton pompa inhibitörleri (PPİ) olarak adlandırılan bir ilaç grubunu kapsar. Bu ilaçlar, mide asidini azaltarak reflü, ülser ve bazı ilaçların mideye zarar verici etkilerine karşı koruma sağlamak amacıyla kullanılır. Ancak halk arasında bu ilaçların zararsız bir koruyucu gibi görülmesi ve hekim önerisi olmadan uzun süreli kullanılması, ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir" dedi. İlacın adı yanılsamaya neden oluyor "Mide koruyucu" ifadesinin yanlış bir algıya sebebiyet verdiğinin altını çizen Doç. Dr. Süleyman Günay, "Mide koruyucu ifadesi, bu ilaçların yanlışlıkla her derde deva ya da tamamen zararsız olduğu algısını doğurabiliyor. Oysa bu ilaçların uzun süreli ve kontrolsüz kullanımı ciddi yan etkiler oluşturabilir" diye konuştu. İlacın yan etkileri hakkında bilgi veren Doç. Dr. Süleyman Günay, "Vitamin ve mineral emilim bozuklukları (özellikle B12, demir, magnezyum); kemik erimesi ve kırık riskinde artış, clostridium difficile gibi bağırsak enfeksiyonlarına yatkınlık, böbrek fonksiyonlarında bozulma ve kronik böbrek hastalığı riski, bağırsak florasında bozulma ve bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi sorunlara neden olabilir" sözlerini kaydetti. Doç. Dr. Süleyman Günay, "Mide asidi, vücudun doğal bir savunma mekanizmasıdır. Zararlı mikroorganizmaları yok eder ve sindirimi başlatır. Bu asidin uzun süre baskılanması, bağışıklık sistemi, kemik sağlığı ve besin emilimi gibi bir çok sistemi olumsuz etkileyebilir" mesajını verdi. Sırf midem zarar görmesin diye başlamak yanlış Mide koruyucu ilaçların doktor kontrolünde ve gerekli olduğunda tüketilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Süleyman Günay, uzun süreli NSAİİ (ağrı kesici) kullanan hastaların, aktif mide veya onikiparmak bağırsağı ülseri olan kişilerin ve reflü nedeniyle tedavi gören hastaların (belirli bir süre için) bu ilaçları kullanabileceğini söyledi. Doç. Dr. Süleyman Günay, "Ancak sağlıklı bireylerde rutin olarak kullanılması tıbben önerilmez. Özellikle, sırf ‘midem zarar görmesin’ düşüncesiyle koruyucu amaçla başlanan mide ilaçları, uzun vadede faydadan çok zarar getirebilir" ifadelerini kullandı. Mutlaka gastroenteroloji uzmanına danışılmalı İlaç tüketimi konusunda toplumsal bilinçlenmenin artması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Süleyman Günay, sözlerine şöyle devam etti: "Bu ilaçların güvenli olduğu düşüncesi yanıltıcıdır. ’Koruyucu’ ifadesi, ilaçların risksiz olduğu anlamına gelmez. Mide asidi, bağışıklık ve sindirim sistemi için gereklidir. Onu sürekli baskılamak, zararlı sonuçlar doğurabilir. Her ilacın olduğu gibi bu ilaçların da doğru hasta, doğru doz ve doğru süre ile kullanılması gerekir. Özellikle reçetesiz temin edilerek başlanan uzun süreli mide koruyucu kullanımları sakıncalıdır. Sağlık okuryazarlığının artması, ilaçların yalnızca doktor önerisiyle ve kontrolünde kullanılması gerektiğinin anlaşılması açısından son derece önemlidir. Mide rahatsızlığı şikayetleri olan hastaların mutlaka bir gastroenteroloji uzmanına başvurması, gerekirse endoskopi ile değerlendirme yapılması daha doğru bir yaklaşım olacaktır."
Gaziemir eski kurşun fabrikası alanında sondaj başladı
01 Temmuz 2025 Salı - 10:50 Gaziemir eski kurşun fabrikası alanında sondaj başladı İzmir’in Gaziemir ilçesinde, yıllardır kamuoyunun gündeminden düşmeyen eski kurşun fabrikası alanında yürütülen temizlik çalışmalarında yeni bir aşamaya geçildi. Sahada temizlik ve iyileştirme çalışmalarının son safhası olan sondaj çalışmaları başladı. 1950’li yıllardan itibaren Aslan Avcı Dökümhanesi olarak faaliyet gösteren ve 2010 yılında kapatılan kurşun geri kazanım fabrikasının bulunduğu alanda, Ekovar Çevre Grup tarafından 2022 yılından bu yana sürdürülen çevresel temizlik ve iyileştirme çalışmaları sona geldi. Sondaj kararı onaylandı İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü koordinasyonunda İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, DSİ 2. Bölge Müdürlüğü, Tarım ve Orman İzmir İl Müdürlüğü, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’nın katılımıyla kirlenmiş saha değerlendirme ve izleme toplantısı düzenledi. 180 noktadan çifte numune Toprak kirliliğinin kontrolü ve noktasal kaynaklı kirlenmiş sahalara dair yönetmelik kapsamında değerlendirme yapan komisyon, Gaziemir’deki alanda Pozitif Atık Yönetimi firması tarafından hazırlanan Saha Örnekleme ve Analiz Planı’nı (SÖAP) oy birliğiyle kabul etti. Komisyon tarafından onaylanan rapor kapsamında saha örnekleme çalışmaları başlatıldı. Sahada 5 ayrı bölgeden toplam 180 noktadan ve ayrıca dört referans noktasından numune alınmaya başlandı. Farklı derinliklerde açılan sondaj kuyuları ile hem yüzey hem de derin toprak katmanlarındaki muhtemel kalıntılar analiz edilecek. Bu numunelerin her biri için ayrıca sağlamanın gerçekleştirilmesi için ikinci bir numune daha alınması da karara bağlandı. Çalışmaların tamamlandığı her bölge ise kontaminasyona (yeniden kirlenmeye) engel olunması için kontrolsüz giriş-çıkışa karşı izole ediliyor. NDK değerlendirecek Karar kapsamında ayrıca alanda belirlenen dört referans noktasında ise su kaynağı olup olmadığı belirlenecek. Alanda su kaynağı bulunmaması halinde ise DSİ 2. Bölge Müdürlüğü, mevcut sahanın yakın çevresinde kayıtlı kuyu durum tespiti gerçekleştirecek. Sondaj noktalarından alınan numunelerin çevresel ve radyoaktivite analizleri, yetkili kurumlar tarafından yapılacak, analiz raporları oluşturulacak. Bu analizlerden elde edilecek veriler doğrultusunda hazırlanacak rapor, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK) tarafından değerlendirilecek. Raporun olumlu sonuçlanması halinde, alan resmen temizlenmiş ve serbest bırakılmış olacak. "20 yıllık sorunun son adımı" Sondaj sürecinin başlamasıyla birlikte sahadaki temizlik çalışmalarında nihai aşamaya geçildiğini belirten Ekovar Çevre Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Özer, "Gaziemir’de yürüttüğümüz bu çalışma yalnızca teknik bir temizlik süreci değil, aynı zamanda toplumsal bir güvenin yeniden inşasıdır. Sahadaki her adımımızı bilimsel kriterlerle ve devletimizin ilgili tüm kurumlarının denetiminde attık. Bugün itibarıyla, sondaj süreci başladı. Sahadaki analizlerin son evresine de geçmiş bulunuyoruz. Bu analizlerden elde edilecek sonuçlar, yıllardır kamuoyunun tedirginlikle izlediği bu alanın kaderini belirleyecek. Biz bu sürece başlarken kamuoyuna bir söz verdik. Bilimden sapmadan, şeffaflıkla ve sabırla çalışacağız. Şimdi o sözün sonuna geldik. Analizlerde bir olumsuzlukla karşılaşılmazsa, İzmir için 20 yıllık bu çevre sorunu, artık tamamen kapanacak. Bu noktaya gelirken emeği geçen tüm kurumlara, uzmanlara ve bölge halkına teşekkür ediyorum" dedi. Süreç bilimsel ve şeffaf yürütülüyor Ekovar’ın çalışmaları, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Nükleer Düzenleme Kurumu ve TENMAK’ın denetiminde ilerliyor. Radyasyon ölçümleri 7/24 RADİSA sistemiyle izleniyor, tüm veriler EURDEP üzerinden kamuoyuna açık olarak paylaşılıyor. Sahada yalnızca eğitilmiş personel çalışabiliyor ve süreçler A Tipi Uluslararası Gözetim Firması tarafından denetleniyor.
Yaz aylarında bağırsak enfeksiyonlarına karşı uyarı
01 Temmuz 2025 Salı - 10:41 Yaz aylarında bağırsak enfeksiyonlarına karşı uyarı Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte artan sıcaklıklar, gıda güvenliğini doğrudan etkiliyor. Uygun koşullarda saklanmayan yiyecekler ve hijyen eksiklikleri nedeniyle bağırsak enfeksiyonlarında artış yaşandığını belirten uzmanlar, özellikle çocuklar ve ileri yaştaki bireylerde bu durumun ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurguluyor. İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Ömer Burçak Binicier, yaz aylarında dış ortamda tüketilen ve uygun koşullarda saklanmayan gıdaların bağırsak enfeksiyonlarına zemin hazırladığını ifade etti. Binicier, "Yazın açıkta satılan ya da uzun süre uygun sıcaklıkta bekletilen süt ürünleri, et ve deniz ürünleri gibi gıdalar, mide-bağırsak sistemi üzerinde ciddi tehdit oluşturabilir. Bu tür enfeksiyonlar genellikle ishal, karın ağrısı, mide bulantısı ve ateşle kendini gösterir. Özellikle çocuklar ve yaşlılarda sıvı kaybı çok daha tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Şikayetler birkaç gün içinde geçmiyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalı. Bu dönemde bol sıvı alımı ve hijyen kurallarına azami dikkat, korunmada en etkili yöntemdir." dedi. El hijyeni hastalıkların yüzde 50’sini önleyebilir İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mirkan Bulğak, yaz aylarında bakteriyel ve viral kaynaklı bağırsak enfeksiyonlarında belirgin artış gözlemlediklerini söyledi. İyi yıkanmamış çiğ sebzeler, yeşillikler ve hijyenik olmayan su kaynaklarının en yaygın bulaş yolları arasında yer aldığını kaydeden Bulğak, "Özellikle çiğ olarak tüketilecek gıdaların önce bol suyla yıkanması, ardından sirkeli suda bekletilmesi önem taşıyor. Ayrıca su ve sabunla doğru teknikle yapılan el yıkama, bu enfeksiyonların yaklaşık yüzde 50’sini önleyebilir. El hijyeni, sadece bireysel korunma için değil, toplum sağlığı açısından da büyük önem taşır. Çocuklara bu alışkanlığın erken yaşta kazandırılması oldukça kritiktir." diye konuştu.
Yürürken oluşan ‘umut molekülleri’ hastalanmaktan koruyor
01 Temmuz 2025 Salı - 09:41 Yürürken oluşan ‘umut molekülleri’ hastalanmaktan koruyor Uzm. Dr. Müge Yetener, egzersizin sağlık üzerindeki olumlu etkilerinin saymakla bitmeyeceğini, öncelikli olarak hareket sistemine dahil olmayan psikiyatrik, nörolojik, metabolik, kardiyovasküler, akciğer hastalıkları ile kas-iskelet sistemi bozuklukları ve kanserde "ilaç" rolü oynadığını söyledi. Yetener; "Yürürken oluşan ‘umut molekülleri’ bizi hastalanmaktan koruyor, o yüzden hastalarımıza egzersiz reçete ediyoruz." dedi. Acıbadem Bayraklı Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı ve Fonksiyonel Tıp Uygulayıcısı Uzm. Dr. Müge Yetener, vücudumuzda bulunan ve "umut molekülleri" denilen miyokinlerin egzersiz yaparken, özellikle de kaslar kasıldığında salındığını belirttti. Yetener; "Bu moleküller salındığında ruh halimizi, bağışıklık sistemimizi ve temelde vücudumuzdaki her organı (hatta beynimizi) etkilerler. En basit egzersiz olan yürüyüş bile duygusal olarak daha iyi hissetmemizi sağlarken, bilişsel işlevi, hafızayı ve yaratıcılığı da geliştirir. Yürürken oluşan ‘umut molekülleri’ bizi hastalanmaktan koruyor, o yüzden hastalarımıza egzersiz reçete ediyoruz." dedi. Hareket, kronik hastalık riskini azaltıyor Uzm. Dr. Müge Yetener, fiziksel hareketsizliğin çoğu kronik hastalığın birincil nedeni olduğuna dikkat çekti. Yetener, en az 35 kronik rahatsızlığın birincil önlenmesinde fiziksel aktivitenin etkisinin bilindiğini kaydetti. Egzersizin yararlarını; "vücuttaki iltihabı azaltır, kan şekerini kontrol eder, kanser hücreleriyle savaşır, beyin hücrelerini geliştirir ve daha fazla yağ yakar" olarak sıralayan Uzm. Dr. Yetener, şöyle konuştu: "Dikkat çekici bir şekilde egzersiz, öncelikli olarak hareket sistemine dahil olmayan hastalıklarda da ilaç rolü oynar. Bunlar psikiyatrik hastalıklar (depresyon, anksiyete, stres, şizofreni), nörolojik hastalıklar (demans, parkinson hastalığı, multipl skleroz), metabolik hastalıklar (aşırı kilo, hiperlipidemi, metabolik sendrom, polikistik over sendromu, tip 2 diyabet, tip 1 diyabet); kardiyovasküler hastalıklar (hipertansiyon, koroner kalp hastalığı, kalp yetmezliği, serebral apopleksi ve aralıklı topallama); akciğer hastalıkları (kronik obstrüktif akciğer hastalığı, astım, kistik fibrozis); kas-iskelet sistemi bozuklukları (osteoartrit, osteoporoz, sırt ağrısı, romatoid artrit); ve kanser. Vücudumuzda bulunan ve miyokinler denilen moleküller egzersiz yaptığımızda, özellikle kaslarımız kasıldığında salınıyor. Salındıklarında ruh halimizi, bağışıklık sistemimizi ve temelde vücudumuzdaki her organı (hatta beynimizi) etkiliyorlar. Araştırmacıların miyokinlere "umut molekülleri" demeye başlamalarının nedeni bunların beyin düzeyinde stresten kurtulmaya yardımcı olmalarıdır. Egzersiz sırasında kaslardan salınan miyokinler - stresi, kaygıyı ve depresyonu azaltmada önemli bir rol oynarken aynı zamanda dayanıklılığı ve olumlu ruh halini teşvik eder. Araştırmalar egzersizin sadece duygusal olarak daha iyi hissetmenizi sağlamadığını, bununla birlikte bilişsel işlevi, hafızayı ve yaratıcılığı da geliştirebileceğini göstermiştir. Kaslarımız BDNF gibi miyokinler salgıladığında, yeni beyin hücreleri üretmeye ve yeni sinir yolları oluşturmaya yardımcı olarak zihnimizi keskin ve uyumlu tutarlar. Dahası, umut molekülleri beynimizi kronik stresin zararlı etkilerinden korumaya yardımcı olabilir. Ancak egzersiz yaptığımızda ve bu koruyucu molekülleri serbest bıraktığımızda, kortizol gibi stres hormonlarının zararlı etkilerine karşı etki ederek beyin sağlığını korurlar." Hangi egzersiz türleri bu yararları sağlar? Egzersiz olarak yürüme, koşma, yüzme, pilates, yoga vs. bunlardan birinin yapılmasının hiç yapmamaktan iyi olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Yetener, yürümenin, hareketsiz yaşam tarzını değiştirmenin ve sağlığı iyileştirmenin pratik ve eğlenceli bir yolu olduğunu ifade etti. Yürümenin ölüm riskini azaltmada etkisinin kanıtlandığını belirten Uzm. Dr. Yetener, bu konuda yapılan araştırmaların sonuçlarına da değindi ve şunları söyledi: "Kanıtlar; günlük 2000 adımlık her artışın 10 bin adıma kadar yüzde 10 daha düşük kardiyovasküler olay oranıyla ilişkili olduğunu, başlangıç seviyesine göre günlük 2 bin adımlık her artış için, bozulmuş glikoz toleransı olan bireylerde kardiyovasküler olay oranında yıllık yüzde 8 azalma olduğunu gösteriyor. Günlük adım sayısının artırılmasının duruş dengesi, bilişsel işlev, ruh sağlığı, metabolik sonuçlar, kardiyovasküler hastalık ve her nedene bağlı ölüm riskinin azalması gibi birden fazla sağlık sonucuna katkıda bulunduğunu göstermiştir. Çalışmalar, her nedene bağlı ölüm oranını azaltmada günlük adımların artırılmasının önemini vurguluyor. Aktivite kategorilerine göre; günde 5000 adımdan az hareketsiz yaşam tarzı, günde 5000-7499 adım düşük aktif, 7500-9999 adım biraz aktif, 10 bin -12 bin 499 adım aktif, 12 bin 500 ve üzeri adım son derece aktif yaşam kabul ediliyor. Optimum doz yaklaşık 7 bin - 9 bin adım/gündür. Ayrıca her türlü ölüme karşı koruma sağlayan günlük adım sayısının minimum dozu 3143 adım/gün olarak belirlenmiştir."
İzmir’de 5 köy ve 2 mahalle tedbiren boşaltıldı
30 Haziran 2025 Pazartesi - 23:30 İzmir’de 5 köy ve 2 mahalle tedbiren boşaltıldı Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Orman Bölge Müdürlüğü’nde yangınlar ile ilgili açıklamalarda bulundu. Bakan Yumaklı, İzmir’de 8 ayrı noktada devam eden yangınlarda toplam 5 köy ve 2 mahallenin tedbiren tahliye edildiğini, sağlık açısından etkilenen vatandaşın bulunmadığını söyledi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, dün çıkan ve hala devam eden İzmir ve Manisa’da devam eden orman yangınlarını yerinde takip etmek için İzmir ve Manisa’da açıklamalarda bulundu. Bakan Yumaklı, devam eden 7 yangının olduğunu belirterek, "Sayın Cumhurbaşkanımızın da konuya ilişkin kabine sonrası açıklamaları da oldu. En son açıklamamızdan sonra geçen zaman diliminde 4 yangını kontrol altına aldık. Aydın, Sultanhisar, Muğla, Bodrum bunların devam ettiğini söylemiştim. Daha sonra Balıkesir, Bigadiç ve Bursa, İznik bizim açıklamamızdan sonra çıktı ve arkadaşlarımız bunları kontrol altına aldılar. Şu an halihazırda devam eden 7 yangın var. Bunlardan iki tanesi Manisa’da, Kula’da ve Ahmetli’de. Birisi saat 16’da, diğeri 17.30’da çıktı peş peşe. Bunlar da aynı Akhisar’daki gibi maalesef ciddi yangınlar. Ben bunlarla ilgili kısaca bilgi vermek istiyorum. Halihazırda İzmir, Seferihisar ve Menderes’te devam ediyor. yangınlarımız var malum. Hatay, Antakya’da var. Adana, Kozan’da akşamüstü arkadaşlarımız bununla ilgili de bilgi verdiler. Seferihisar ve Menderes’te gün içerisinde 4 uçak, 14 helikopter, 106 Arazöz sayılarını şu anda yüzlerle ifade edebileceğim iş makinası, sair kurumların araçları hep birlikte bu mücadeleyi yapmaya devam etti" dedi. "5 köy ve 2 mahalle tahliye edildi" Bakan Yumaklı, yerleşim yerlerinin tahliyesiyle ilgili, "Gece olduğu için artık kara unsurları daha çok devreye girmiş oldu. 4 köy, 2 mahalle demiştik, 1 köy daha ilave oldu. 5 köy ve 2 mahalle tahliye edildi tedbiren. Bunların içerisinde herhangi bir şekilde sağlık problemi yaşayan bir vatandaşımız yok. Şiddetli rüzgâr maalesef çalışmalarımızda bizi zorlamaya devam ediyor. Gün içerisinde zaman dilimini göz önüne alırsak 100 kilometrenin üzerinde seyretti genelde rüzgar. Hem de kararsız olması sebebiyle bizim kurmuş olduğumuz cepheleri maalesef farklı farklı yönlere tekrar tekrar bozup yeniden oluşturmamıza sebep oldu. Bu da mücadeleyi maalesef uzatıyor. 8 farklı noktada şu anda arkadaşlarımız alevlerle mücadele ediyorlar. İzmir, Seferihisar ve Menderes’te 8 nokta konsantre olmuş durumdalar. Manisa, Akhisar biraz önce söylemiştim. Kula ve Ahmetli akşamüstü ilave oldu. Akhisar yangını ile ilgili bilgilendirmeyi yaparken orada sonuç almakla alakalı oldukça iyimserdik. Ancak açıklamamızdan sonra hakikaten bizleri de şaşırtan çok ciddi bir rüzgar oluştu orada ve belli bir alana yayıldı. Yine biz o mücadeleyi devam edip bu sabaha kadar halletmeyi düşünürken Kula’dan ve Ahmetli’den maalesef yangın ihbarları aldık. Buradaki yangına 7 uçak, 10 helikopter, 175 arazöz yine bütün kurum ve kuruluşların iş makineleri ve diğer destek ekipmanları geldi. Onlara da buradan tekrar teşekkür ediyoruz. Yine burada da bu üç yangında da ekiplerimiz karadan müdahalelerine devam edecekler" diye konuştu. Diğer illerdeki yangınlar Diğer illerdeki yangınlarla ilgili de Bakan Yumaklı, "Hatay, Antakya, bunu bahsetmiştik açıklamamızda. Son anda açıklama öncesi geldi diye. Burada da sonuç almaya yakınken yine kararsız ve sert rüzgârlar oradaki mücadelemizi uzattı. Gece boyu orada da devam edecek. Arkadaşlarımız bu konuda da umutlular. Umuyorum ki sabaha kadar eğer Hava şartlarında farklı bir hususu olmazsa sonuç alacağız inşallah. Adana Kozan yine akşamüzeri burada 2 uçak, 3 helikopter, 28 arazöz ve 162 personel sevk ettik. O da tehlike potansiyeli yüksek yangınlardan bir tanesiydi. Ancak arkadaşlarla bu bilgilendirme öncesi son bir kez daha görüştüğümüzde önümüzdeki saatlerde buranın kontrol altına alındığıyla ilgili İlgili bilgi verilebileceğini söylediler" açıklamasında bulundu. "Yeni yangının haberi değil, söndürdüklerimizin haberini paylaşmak istiyorum" Bakan Yumaklı, "Değerli basın mensupları, çok kıymetli vatandaşlarımız, artık bu iş orman yangınından mücadelenin de ötesine geçti. Adeta bir savaş ruha ruhu içerisinde veya hâlet-i ruhiyesi içerisindeyiz. Rüzgarı arkasına alan, yorulmayan, dinlenmeyen, hakikaten kendisine karşı yapılan müdahaleleri tabiri caizse boşa çıkarmaya çalışan bir düşmanla mücadele ediyoruz. Her seferinde bize yeni cepheler açıyor. Biz bu savaşı kazanırız. Biz ben orman kahraman zamanı arkadaşlarıma güveniyorum. Kimileri peş peşe bütün hafta boyunca hatta geçtiğimiz hafta da her gün neredeyse birkaç yangınla mücadele eden bu arkadaşlarımın bu mücadeleyi de kazanacağından hiçbir şüphem yok. Yeter ki millet olarak biz dikkatli olalım ve yeni yangınlara sebebiyet vermeyelim. Güçlerimizi bölmek bizim için şu anda en büyük problem. Çok basit dikkat edilebilecek hususların bu problemleri engellediğini, engelleyebildiğini her seferinde anlatmaya devam ediyoruz. Bize destek olan bütün kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum. Bize cesaret veren ve sürekli kendisine bilgi arz ettiğimiz Sayın Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyorum. Burada koordinasyonu sağlamaya devam edeceğiz. Ben bir sonraki bilgilendirmede, yarın sabah yapacağımız bilgilendirmede artık yeni yangının haberi değil, söndürdüklerimizin haberini buradan sizlerle paylaşmak istiyorum. Bunu bütün yüreğimle diliyorum. Vatandaşlarımızın da bizlere dualarını, desteklerini istirham ediyorum" dedi.