SAĞLIK - 01 Temmuz 2025 Salı 11:41

Doç. Dr. Günay: "Mide koruyucu ismini hak etmiyor"

A
A
A
Doç. Dr. Günay: "Mide koruyucu ismini hak etmiyor"

Mide rahatsızlığı olanlar, genellikle çareyi "mide koruyucu" olarak bilinen ilaçlarda arıyor. Genellikle alanında uzman hekimlere danışılmadan, bilinçsiz bir şekilde tüketilen bu ilaçların göründüğü kadar masum olmadığına dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Süleyman Günay, "Mide koruyucu ismini hak etmiyor. Bilinçsiz kullanımında ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir" diyerek uyarıda bulundu.


Mide koruyucu hapların uzman bir hekim önerisi olmadan tüketilmesi, halk arasında yaygın olarak görülen yanlış ilaç kullanımlarından biri. Vatandaşın mide rahatsızlıkları nedeniyle yöneldiği bu ilaçların aslında göründüğü kadar masum olmadığını ve olumsuz yan etkileri olabileceğini aktaran Medicana International İzmir Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Süleyman Günay, "Mide koruyucu ismini hak etmiyor. Günlük pratikte mide koruyucu olarak bilinen ilaçlar, özellikle proton pompa inhibitörleri (PPİ) olarak adlandırılan bir ilaç grubunu kapsar. Bu ilaçlar, mide asidini azaltarak reflü, ülser ve bazı ilaçların mideye zarar verici etkilerine karşı koruma sağlamak amacıyla kullanılır. Ancak halk arasında bu ilaçların zararsız bir koruyucu gibi görülmesi ve hekim önerisi olmadan uzun süreli kullanılması, ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir" dedi.



İlacın adı yanılsamaya neden oluyor


"Mide koruyucu" ifadesinin yanlış bir algıya sebebiyet verdiğinin altını çizen Doç. Dr. Süleyman Günay, "Mide koruyucu ifadesi, bu ilaçların yanlışlıkla her derde deva ya da tamamen zararsız olduğu algısını doğurabiliyor. Oysa bu ilaçların uzun süreli ve kontrolsüz kullanımı ciddi yan etkiler oluşturabilir" diye konuştu. İlacın yan etkileri hakkında bilgi veren Doç. Dr. Süleyman Günay, "Vitamin ve mineral emilim bozuklukları (özellikle B12, demir, magnezyum); kemik erimesi ve kırık riskinde artış, clostridium difficile gibi bağırsak enfeksiyonlarına yatkınlık, böbrek fonksiyonlarında bozulma ve kronik böbrek hastalığı riski, bağırsak florasında bozulma ve bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi sorunlara neden olabilir" sözlerini kaydetti. Doç. Dr. Süleyman Günay, "Mide asidi, vücudun doğal bir savunma mekanizmasıdır. Zararlı mikroorganizmaları yok eder ve sindirimi başlatır. Bu asidin uzun süre baskılanması, bağışıklık sistemi, kemik sağlığı ve besin emilimi gibi bir çok sistemi olumsuz etkileyebilir" mesajını verdi.



Sırf midem zarar görmesin diye başlamak yanlış


Mide koruyucu ilaçların doktor kontrolünde ve gerekli olduğunda tüketilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Süleyman Günay, uzun süreli NSAİİ (ağrı kesici) kullanan hastaların, aktif mide veya onikiparmak bağırsağı ülseri olan kişilerin ve reflü nedeniyle tedavi gören hastaların (belirli bir süre için) bu ilaçları kullanabileceğini söyledi. Doç. Dr. Süleyman Günay, "Ancak sağlıklı bireylerde rutin olarak kullanılması tıbben önerilmez. Özellikle, sırf ‘midem zarar görmesin’ düşüncesiyle koruyucu amaçla başlanan mide ilaçları, uzun vadede faydadan çok zarar getirebilir" ifadelerini kullandı.



Mutlaka gastroenteroloji uzmanına danışılmalı


İlaç tüketimi konusunda toplumsal bilinçlenmenin artması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Süleyman Günay, sözlerine şöyle devam etti: "Bu ilaçların güvenli olduğu düşüncesi yanıltıcıdır. ’Koruyucu’ ifadesi, ilaçların risksiz olduğu anlamına gelmez. Mide asidi, bağışıklık ve sindirim sistemi için gereklidir. Onu sürekli baskılamak, zararlı sonuçlar doğurabilir. Her ilacın olduğu gibi bu ilaçların da doğru hasta, doğru doz ve doğru süre ile kullanılması gerekir. Özellikle reçetesiz temin edilerek başlanan uzun süreli mide koruyucu kullanımları sakıncalıdır. Sağlık okuryazarlığının artması, ilaçların yalnızca doktor önerisiyle ve kontrolünde kullanılması gerektiğinin anlaşılması açısından son derece önemlidir. Mide rahatsızlığı şikayetleri olan hastaların mutlaka bir gastroenteroloji uzmanına başvurması, gerekirse endoskopi ile değerlendirme yapılması daha doğru bir yaklaşım olacaktır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Kurban Bayramı öncesi İstanbul’da sevk noktalarında yoğun mesai Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi İstanbul’a kurbanlık hayvan girişlerine yönelik denetimler başladı. İstanbul’a giriş yapan kurbanlık hayvanlar, Riva Canlı Hayvan Sevk Kontrol Noktası’nda ekipler tarafından tek tek kontrol edildi. Yol kontrolleri kapsamında hayvanların küpeleri, pasaportları ve veteriner sağlık raporları incelendi. Denetimlere ilişkin açıklamalarda bulunan Suat Parıldar, 2026 yılı itibarıyla kontrollerin başladığını belirterek, geçtiğimiz yıl İstanbul’a yaklaşık 60 bin büyükbaş ve 81 binin üzerinde küçükbaş hayvan sevki gerçekleştirildiğini söyledi. Parıldar, 2025 yılında kent genelinde yaklaşık 80 bin büyükbaş ve 94 bin küçükbaş hayvanın kurban ibadeti kapsamında kesildiğini ifade ederek bu yıl da benzer rakamların beklendiğini kaydetti. Kurban Hizmetleri Komisyonu’nun çalışmalarına da değinen Parıldar, geçici kurban satış ve kesim alanlarına belge verilirken hijyen, sağlık ve hayvan refahı kriterlerinin titizlikle incelendiğini belirtti. Kesim alanlarında vatandaşların dini vecibelerini sağlıklı ve uygun şartlarda yerine getirebilmeleri için gerekli tüm şartların denetlendiğini aktardı. Vatandaşlara çağrıda bulunan Parıldar, kurbanlık alımlarında kulak küpesi, pasaport ve veteriner sağlık raporlarının mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin 7 gün 24 saat görev başında olduğunu belirten Parıldar, Kurban Bayramı’nın sağlık, huzur ve bereket getirmesi temennisinde bulundu.