Yerel Haberler
İzmir
15 Mayıs 2026 Cuma - 14:27 Özgür Özel, İzmir’de Ferdi Zeyrek Spor Kompleksi’nin açılışına katıldı Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’de Bayraklı Belediyesi Ferdi Zeyrek Spor Kompleksi’nin açılışı ve yeni araç filosu tanıtım törenine katıldı. Özel, "Ferdi çok iyi bir Cumhuriyet Halk Partili siyasetçiydi. Onun spora olan merakı ve gençlerin sporla buluşmasına olan düşkünlüğünden esinlenerek yıllardır terk edilmiş bu alan harika bir spor kompleksine dönüştürülmüş" dedi. Bayraklı Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Ferdi Zeyrek Spor Kompleksi’nin açılışı ile yeni araç filosunun tanıtım töreninde konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, hastalık atlatmasına rağmen İzmir’de bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek, kentteki belediye hizmetlerini övdü. Özel, kısa sürede hayata geçirilen 26 hizmetin açılışını ve 24 yeni projenin temelini attıklarını belirterek, partisinin yerel yönetimlerdeki başarılarının hazmedilemediğini savundu. Mecliste çıkan kanunla ilgili daha önce uyarılarda bulunduklarını söyleyen Özel, "Bu bir iyi niyetli yasama faaliyeti değil, bu bir çekememezlik halini ifade ediyor demiştik. İzmir’deki Meslek Fabrikası’nın ve geçmişinde vakıf izi olan üç yapının iktidar eliyle el konulması sürecini yaşıyoruz. Meslek Fabrikası Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kamuya tahsis edilmiş, daha sonra tapusundaki vakıf şerhi İzmir Belediyesi tarafından önemli bir ücret ödenerek yıllar önce kaldırılmış ve kamu yararına kullanılan tam bir sosyal demokrat belediyecilik projesidir. Bu projenin yapıldığı binayı devletin polisi ile gelip kuşatanlar ve içini boşaltmaya çalışanlar, seçimlerde İzmir’e gelip oy isteyen ancak kazanamayınca İzmir’e karşı kin duyanlardır. Bu konuda gösterdiğiniz hassasiyet, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin gerçek yüzünü bütün İzmir’e ve Türkiye’ye göstermiştir" dedi. Galata Kulesi ve Yerebatan sarnıcı örneği Bu tür engellemelerin sadece İzmir ile sınırlı olmadığını söyleyen Özel, İstanbul’daki tarihi mekanlar üzerinden de örnekler vererek, "Yerebatan Sarnıcı içeri girilemeyecek haldeyken inanılmaz bir restorasyon gerçekleştirildi ve ciddi kaynak oluşturan bir hale geldi. Galata Kulesi de İstanbul Büyükşehir Belediyesi için önemli bir gelir merkeziydi. Önce Galata Kulesi’ni belediyenin elinden aldılar. Yerebatan Sarnıcı cazibe merkezi haline gelip turist çekince, geçmişinde vakıf izi olan her yere el koymak için kanun çıkardılar. Çalışan, güzelleştiren, imkan oluşturanlar Cumhuriyet Halk Partililer. Bu başarıyı kıskananlar ise buralara engel olmaya çalışıyor. Şu anda Meslek Fabrikası kuşatılmış durumda ve İzmirlilere hizmet veremiyor" şeklinde konuştu. "Belediyelerin hizmetleri engellenmeye çalışılıyor" Seçimlerde İzmir halkının değişim ve gençleşme talebini gördüklerini ifade eden Özel, kentteki genç ve kadın belediye başkanı sayısının arttığına dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: "İzmir’de şu anda 14 genç ve kadın belediye başkanımız var. Arı gibi çalışıyorlar ve bunun karşılığını milletten alırken hükümetten zulüm görüyorlar. Bu şehre husumet duyup hizmetlerini engelliyorsunuz. Ben partimde birçok kademede görev aldım, bir kişi taş üstüne taş koyacak olsa partisine bakmadan destekçisi oldum. Ancak iktidar partisinde görev alanlar, güçlerini bu şehrin aleyhine kullanıyor. Bayraklı Belediye Başkanımız İrfan Önal, 25 aydır çalışıyor. 33 bin ton asfalt serdi, 35 bin metrekare kilit taşı döşedi, 6 bin metre kaldırım çalışması tamamladı. Yeni kent lokantaları, bahar evleri ve 13 yeni park açtı. Sosyal yardımları 3 bin 500 haneye çıkardı. Kadın danışma merkezimiz 2 bin 800 kadının hizmetinde. Bunlar bizim için çok kıymetli." Öz kaynaklarla hizmet dönemi Belediyelerin kendi öz kaynaklarıyla hizmet ürettiğini vurgulayan Özel, "Pırıl pırıl 38 yeni hizmet aracı var. AK Partililer olsa ihaleler açar, araç filolarını başka şehirlerden getirirdi. Kamuya tasarruf sağlamak için 38 yeni araç alınmış. Belediye bu hizmetleri öz kaynakları ile yapacağı için hem istihdam oluşturmuş oluyor hem de parayı ihaleyle birilerine vermek yerine kendi bünyesinde kullanıyor" dedi. Spor kompleksine vefa vurgusu Açılışı yapılan tesise adı verilen rahmetli Ferdi Zeyrek ile ilgili de konuşan Özel, bu adımın büyük bir vefa örneği olduğunu belirterek, "Ferdi çok iyi bir Cumhuriyet Halk Partili siyasetçiydi. Onun spora olan merakı ve gençlerin sporla buluşmasına olan düşkünlüğünden esinlenerek yıllardır terk edilmiş bu alan harika bir spor kompleksine dönüştürülmüş. 40 bin metrekarelik bu alan için bin 500 metrekarelik futbol sahası, 450 metrekarelik basketbol ve voleybol sahası ile 24 bin metrekare yeşil alan için Belediye Başkanımız İrfan Önal’a yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Hedef bin kreş Yerel yönetimlerde sosyal projelere öncelik verdiklerini anlatan Özel, "Cumhuriyet Halk Partisi, 5 yılda bin kreş hedefi koydu. An itibarıyla iki yıl bir ayda Türkiye’de 802’nci kreşimizi açmış durumdayız. Ayrıca 5 yılda 100 öğrenci yurdu hedefimiz vardı, şu an 78 öğrenci yurdumuz yapıldı. Kent lokantası sayısı 172’ye, halk mandırası sayısı 173’e ulaştı. Bütün belediyelerimizin yaptıkları sosyal yardımlar önceki döneme göre 4,6 katına çıkarak adeta 5 kat arttı" dedi. Erken seçim çağrısı Konuşmasının sonunda iktidara erken seçim çağrısını yineleyen Özel, sözlerini şöyle tamamladı: "Biz asla hiçbir saldırıya, hiçbir zulme teslim olmayız. Bugün ülke çarpık bir zihniyetin işgali altındadır. Sandığı ortadan kaldırmak için yenemediği rakiplerini ortadan kaldırmanın, demokrasiden nasibini almamış bir anlayışın zulmü altındadır. Emeklileri 20 bin liraya mahkum edenlerin, asgari ücreti açlık sınırı altında tutanların işgali altındadır. Buraya kim geldiyse sandıkla, milletin verdiği görevle geldi. Kendine güvenen varsa, koysun sandığı önümüze çıksın karşımıza. Yedi seçim bölgesinin yedisinde de son seçimde birinci olan parti, şimdi sandıktan kaçıyor. Buradan Erdoğan’a açıkça şunu söylüyorum; bu kadar haksızlık yaptınız. Gelin bu milletin önüne haziranın sonunda veya eylülün başında erken seçim sandığını koyun. Millet size mi inanıyor, bize mi inanıyor görün. Millete güveniyorsanız çıkın karşımıza. Patron ne sensin ne benim, patron millettir ve milletin dediği olacak." Bayraklı’nın İzmir’in göz bebeği olduğunu ve ilçedeki hizmetleri büyük bir özen ve dayanışmayla gerçekleştirdiklerini vurgulayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Geçen yıl hepimizi çok üzen bir kaza sonrasında zamansız kaybettiğimiz değerli Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Ferdi Zeyrek’in adını anarak ve ona duyduğumuz saygıyı ifade ederek açılışlarımıza başlıyoruz. Bayraklı Belediyemiz, yaklaşık 40 bin metrekarelik bir alanı yeniden düzenleyerek dört mahallenin ortak kullanım alanı niteliği taşıyan Ferdi Zeyrek Spor Kompleksi’ni kente kazandırdı. FIFA standartlarında futbol sahası, basketbol ve voleybol sahaları, tenis kortu, yürüyüş ve koşu parkuruyla aktif bir spor alanı olan bu tesis, dikilen yüzlerce ağaçla şehrin ortasında bir vaha oluşturdu. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı yaklaşırken Atamızın mirasına yakışır bir eseri tamamlayan belediyemiz, şehit öğretmenimiz Şenay Aybüke Yalçın’ın adını taşıyan parkı da yeniledi. Bayraklı Belediyesinin tamamen kendi öz kaynaklarıyla hizmete aldığı 38 yeni araç teknik kapasiteyi artırırken, Büyükşehir Belediyesi olarak Yamanlar Mahallesi’nde Türkiye’nin en ucuz kent lokantasını açtık ve ilçede tarihin en kapsamlı asfalt serimi çalışmalarını başlattık. Uluslararası yarışların yapılacağı bir atletizm pisti projesini bitirmek üzereyiz; ayrıca seçim sözümüz olan belediye önündeki yolun yer altına alınarak halkın denizle buluşturulması projesini de mutlaka hayata geçireceğiz" dedi. Uzun yıllar atıl durumda kalan 41 bin metrekarelik alanın toplumun her kesiminin nefes alacağı yaşayan bir merkeze dönüştüğünü vurgulayan Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal ise, "Kente yüreğini koyan kıymetli yol arkadaşımız Ferdi başkanın adını taşıyan bu tesisi açarken aslında yalnızca bir spor kompleksini açmıyor, bir umudu büyütüyoruz. Halı sahası, basketbol sahası, çok amaçlı kortları, çocuk parkı ve yeşil alanıyla dört mahallemizin kesişim noktasında yer alan bu tesis kentimize yeni bir soluk getirecek. Burada gençlerimiz şiddet yerine sporu, bağımlılık yerine sağlığı, umutsuzluk yerine hedef koymayı, yalnızlaşmak yerine takım olmayı ve dayanışmayı öğrenecek" ifadelerini kullandı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 12:16 Kasapoğlu: "Ana gündemimiz her daim ’erişilebilirlik’ olmalıdır" TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, "Fırsat eşitliğinden ve engelsiz bir gelecekten bahsediyorsak, şüphesiz ki ilk cümlemiz ve ana gündemimiz her daim ’Erişilebilirlik’ olmalıdır. Erişilebilirlik derken; sadece bir binanın girişine rampa yapmaktan, sadece kaldırımlara hissedilebilir yüzey döşemekten bahsetmiyoruz. Biz, engelli bireylerin eğitim, istihdam, spor ve sosyal hayata tam ve bağımsız katılım hakkından bahsediyoruz" dedi. TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında Meclis’te düzenlenen "Eğitimde ve Sosyal Hayatta Fırsat Eşitliği: Engelsiz Bir Gelecek" panelinde önemli açıklamalarda bulundu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın da katıldığı programda Kasapoğlu, engellilik meselesinin 86 milyonun ortak konusu olduğunu vurguladı. Panelin açılışında konuşan Komisyon Başkanı Kasapoğlu, fırsat eşitliği ve engelsiz bir gelecek hedefine ulaşmanın temel şartının erişilebilirlik olduğunu belirterek şunları kaydetti: "Fırsat eşitliğinden ve engelsiz bir gelecekten bahsediyorsak, şüphesiz ki ilk cümlemiz ve ana gündemimiz her daim ’Erişilebilirlik’ olmalıdır. Erişilebilirlik derken; sadece bir binanın girişine rampa yapmaktan, sadece kaldırımlara hissedilebilir yüzey döşemekten bahsetmiyoruz. Biz, engelli bireylerin eğitim, istihdam, spor ve sosyal hayata tam ve bağımsız katılım hakkından bahsediyoruz. Engelsiz gelecek dediğimiz husus ise; fırsat eşitliğinin en doğal hak olarak sunulduğu bir gelecektir" Kasapoğlu konuşmasında, engellilik konusunun her daim, 86 milyon olarak duyarlı olmamızı gerektiren, her daim güçlü bir bilinci ortaya koymamız gereken bir konu olduğunun altını çizdi. Ayrıca sadece bir kurumun, bir sivil toplum kuruluşunun veya bir meclis çalışmasının değil, herkesin bu konuda topyekun sorumluluk taşıdığına vurgu yaptı. TBMM Araştırma Komisyonu’nun faaliyetlerine ilişkin somut veriler de paylaşan Kasapoğlu, komisyon çalışmalarını Meclis’in dört duvarı arasına sıkıştırılmış bir "rapor yazma" faaliyeti olarak görmediklerini ifade etti. İlk günden itibaren "Bu komisyon, 86 milyonun komisyonudur" mottosuyla yola çıktıklarını vurgulayan Kasapoğlu, "Masa başında, hayatın gerçekliğinden kopuk, sahanın tozunu yutmadan yazılacak hiçbir raporun kalıcı bir çözüm üretemeyeceğini çok iyi biliyoruz. Merkezden yerele doğru değil, yerelden merkeze doğru bir çalışma süreci işletiyoruz. Yerelin yönlendirmesiyle çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Trabzon’dan Kahramanmaraş’a, İzmir’den Diyarbakır’a, İstanbul’dan Erzurum’a kadar Türkiye’nin dört bir yanında bölgesel istişare toplantıları düzenledik. Sadece resmi kurumları değil; 250’yi aşkın sivil toplum kuruluşuyla doğrudan masaya oturduk, engelli bireylerimizi, ailelerimizi ve uzmanları dinledik" dedi. "Engelliliği anayasal bir hak zeminine AK Parti iktidarları oturttu" AK Parti iktidarları olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde engellilik alanında son 25 yılda adeta sessiz bir devrim gerçekleştirildiğinin altını çizen Kasapoğlu, "Engelliliği bir lütuf veya yardım nesnesi olmaktan çıkarıp, anayasal bir hak zeminine oturttuk. Eğitimden istihdama, evde bakım hizmetlerinden sosyal desteklere kadar atılan devasa adımlarla engelli vatandaşlarımızı sosyal hayatın merkezine taşıdık. Ancak biliyoruz ki, çağ değiştikçe ihtiyaçlar da değişmektedir ve bizler çıtayı daima en güzele, en mükemmele taşımakla mükellefiz" ifadelerini kullandı. Elde edilen 1000’i aşkın bilgi ve belgelerin ve toplantı tutanaklarının, şu an 25 kişilik uzman bir ekip tarafından titizlikle incelendiğini belirten Kasapoğlu, sadece tespitlerden ibaret olmayan, somut, eyleme dönüştürülebilir ve bir yol haritası niteliği taşıyan kapsamlı rapor için de çalışmaların devam ettiğini belirtti. Sürecin başından bu yana devletin kurumlarıyla omuz omuza yürüdüklerine dikkat çeken Kasapoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın komisyonun en güçlü destekçisi olduğunu vurguladı. Kasapoğlu, "Veri paylaşımında ve sahada karşılaşılan sorunlara müdahale noktasında sürekli ve verimli bir mesai içinde olduğumuz Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş’a ve kıymetli ekibine yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Kasapoğlu konuşmasını, "10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nın, kapsayıcı Türkiye hedefimizi güçlendirmesini diliyor; engelli bireylerimize ve hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan kıymetli ailelerine saygı ve sevgilerimi sunuyorum" sözleriyle tamamladı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 11:32 Geç kalınmış vakada yüzleri güldüren müdahale Aydın’da geçirdiği düşme sonrası yalnızca gözünde oluşan hematoma müdahale edilen 75 yaşındaki Erika Özbalcı Shröpel, aylar sonra artan çift görme şikayetiyle yeniden hastaneye başvurdu. Gözündeki çift görmenin sebebinin blow-out kırığı olduğu tespit edilen Erika Özbalcı Shröpel, Medicana Sağlık Grubu Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu tarafından gerçekleştirilen ameliyatla sağlığına kavuştu. Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yaşayan 75 yaşındaki Erika Özbalcı Shröpel, beyin damarında oluşan bir pıhtı nedeniyle bayılma sorunu yaşamaya başladı. İlk baygınlığını ocak ayında geçiren ve bu nedenle düşüp göz bölgesine darbe alan Erika Özbalcı Shröpel, ambulansla kaldırıldığı hastanede yapılan ilk müdahale sonrası, ‘çift görme’ şikayeti olduğunda yeniden hastaneye başvurması söylendi. Yaşadıklarının üzerine 3 ay sonra çift görme şikayeti yaşadığını aktaran Erika Özbalcı Shröpel, tedavi için 10 yıldır geldiği Medicana International İzmir Hastanesi’ne başvurdu. Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu’na muayene olan Erika Özbalcı Shröpel’de yapılan ilk incelemede göz tabanının maksiller sinüs içine çöktüğü ve gözün geriye doğru yer değiştirdiği belirlendi. Bunun üzerine Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu tarafından gerçekleştirilen operasyonla Erika Özbalcı Shröpel’in hasarlı göz bölgesine titanyum "mesh plak" yerleştirildi. Gecikmiş olmasına rağmen başarılı geçen ameliyatın ardından hastanın görmesi düzelirken Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu, göz tabanı kırıklarında erken müdahalenin kritik rol oynadığını ancak geç kalınmış vakalarda dahi etkili sonuçlar alınabildiğini vurguladı. Bu halde araba kullanamazdım Başından geçenleri anlatan Erika Özbalcı Shröpel, "75 yaşındayım ve Kuşadası’nda yaşıyorum. Beyne giden damarda pıhtı sorunu olduğu için bazen baygınlık geçiriyorum; ocak ayında yine böyle bir anda evde lavabonun üzerine çok kötü düşmüşüm. Komşum hemen ambulans çağırmış ama düşme anını hiç hatırlamıyorum. Aydın’da ilk müdahaleyi yapıp hematomu boşalttılar, "çift görmeye başlarsan gel, ameliyat edelim" dediler. O zaman çok istememiştim. On yıldır beni takip eden Medicana International İzmir Hastanesi’nin Kardiyoloji Doktoru Abdi Bey sayesinde Özlem Hanım ile tanıştım. İlk düştüğümde ağrım vardı ama asıl çift görme şikayetim son iki haftadır iyice artmıştı. Bu halde araba kullanmam mümkün değildi, kaza yapmaktan çok korkuyordum. Beynimdeki pıhtı için de ilaç tedavisine başladılar; korkudan arabamı satmayı bile düşünüyorum. Ancak ameliyattan sonra görmem düzeldi, en önemlisi de buydu. Şimdi doktor hanımın dediği gibi masajlarımı yapıyorum, kendimi çok daha iyi hissediyorum" diye konuştu. Ameliyat endikasyonu olmasına rağmen müdahale edilmemiş Erika Özbalcı Shröpel’in sağlığı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu, "Normalde göz taban kırıklarında defekt alanı yarım santimetre karenin üzerinde olduğu zaman ameliyat endikasyonu vardır. Sonuç olarak çift görme gelişmesi çok normal, çünkü göz tabanı olduğu gibi maksiller sinüsün içine çökmüştü ve göz geriye doğru kaymıştı. Ameliyatla o bölgeye girdiğimizde sinirlerin ve tüm dokuların göz tabanına yapışmış olduğunu gördük. Onları yukarı kaldırdık ve göz tabanına titanyumdan yapılan, "mesh plak" denilen ömür boyu kalıcı bir destek yerleştirdik" dedi. Erika Özbalcı Shröpel’in rahatsızlığının blow-out kırığı olarak adlandırıldığını dile getiren Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu, "Gözün üzerine gelen darbenin basıncı çevreye dağıtarak en zayıf yer olan tabanı ve iç bölgeyi kırmasıyla oluşur. Burada temel mesajımız şu: Tedavi ne kadar erken yapılırsa sonuç o kadar iyi olur, ameliyat süresi kısalır ve başarı şansı yükselir; ancak üzerinden zaman geçmiş olsa bile bu hastaların tedavisi mümkündür" açıklamasını yaptı.
Çeşme turizmi su krizinden etkilenmedi
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 14:12 Çeşme turizmi su krizinden etkilenmedi İzmir’in gözde tatil kenti Çeşme’de tasarruf amacıyla günde 7 saatlik su kesintileri devam ederken, turizmciler bu duruma hazırlıklı yakalandı. ÇEŞTOB Başkanı Orhan Belge, "Su sorununun kaçınılmaz olduğu zaten belliydi. Otellerimiz, turizm tesislerimiz önceden tedbirlerini aldılar. Kendi kuyuları, deniz suyu arıtma sistemleri mevcut. şu ana kadar ciddi bir sıkıntı yaşamadık." dedi. Çeşme’nin su ihtiyacını karşılayan en önemli kaynaklardan biri olan Kutlu Aktaş Barajı’nda su seviyesinin yüzde 4’e düşmesi nedeniyle, tasarruf amacıyla 25 Temmuz’da başlayan günlük 7 saatlik zorunlu su kesintisi devam ediyor. İlçedeki su kirizinin turizme etkileri konusunda Çeşme Turistik Otelciler Birliği Başkanı Orhan Belge bilgilendirme yaptı. Belge, "Bölgemiz son yıllarda kuraklıkla mücadele ediyor. Su sorununun kaçınılmaz olduğu zaten belliydi. Ancak biz turizmciler ve otelciler olarak bu duruma hazırlıklıydık. Büyük otellerimizin çoğunun kendi kuyuları bulunuyor. Bazıları deniz suyu arıtma sistemleri kurdu. Ayrıca yangın ve kullanım suyu için geniş kapasiteli depolarımız mevcut. Bu nedenle şu ana kadar ciddi bir sıkıntı yaşamadık. Butik otellerimiz de bu duruma karşı önlem aldı. Beş, on, yirmi beş tonluk su tankerleri temin ettiler. Zaten çoğunun elinde böyle tanklar daha önceden de vardı." dedi. "Rezervasyon iptali yok" Şu ana kadar herhangi bir rezervasyon iptali olmadığını ifade eden Belge, şöyle devam etti: "Çeşme’de turizm tüm hızıyla devam ediyor. Hava çok güzel, telefonlarımız rezervasyonlar için sürekli çalıyor. Ne olursa olsun Çeşme’de her zaman birlik ve beraberlik vardır. Ben hep söyledim, bu dayanışma sürdükçe her zorluğun altından kalkarız. Bugüne kadar ciddi bir sorun yaşamadık, misafirlerimizi ağırlamaya devam ediyoruz. Bazıları baraj seviyesinin düştüğünü söylüyor, evet doğru, barajlarda su azaldı. Ancak Çeşme sadece barajlardan beslenmiyor. Bölgede birçok kuyu var ve su kaynaklarımız çeşitlilik gösteriyor. Evet, şu anda kritik bir dönemden geçiyoruz ama kısa sürede çözüm bulunacaktır. Gerek devlet, gerekse belediye yetkilileri bu konuda sürekli görüşüyor. Bu sorunun da üstesinden geleceğimize inanıyoruz."
Bergama’da IPARD Programı ve TKDK hibe destekleri anlatıldı
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 13:57 Bergama’da IPARD Programı ve TKDK hibe destekleri anlatıldı Manisa Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) İl Koordinatörü Murat Akın’ın sunumuyla IPARD Programı ve TKDK hibe destekleri hakkında detaylı bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Bergama Ticaret Odası’nda düzenlenen toplantıya, konuk olarak AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı da katıldı. Programda ayrıca AK Parti Bergama İlçe Başkanı Hasan Şahin, İl Kültür Müdürü Dr. Sadık Doğruer, Ticaret Odası yönetim kurulu üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve üretici örgütleri yer aldı. Ticaret Odası Başkanı Kolat: "Çiftçilerimizin bu fırsatlardan faydalanması gerekiyor" Açılış konuşmasını gerçekleştiren Bergama Ticaret Odası Başkanı Lütfi Kolat, bu toplantının uzun süredir planlanan, önemli bir eksikliği giderecek bir adım olduğunu belirtti. Kolat konuşmasında, "Bu desteklerden bölgemizdeki tüm çiftçilerimizin faydalanması gerekiyor. Bergama, Kınık ve Dikili’den gelen üreticilerimize teşekkür ediyorum. Oda olarak her zaman üreticimizin yanındayız" ifadelerine yer verdi. Murat Akın: "Projesi olan gelsin, teknik desteğe hazırız" TKDK Manisa İl Koordinatörü Murat Akın, Bakırçay havzasındaki çiftçilere yönelik proje bazlı desteklerin ayrıntılarını paylaştı. IPARD Programı kapsamında çiftçilerin uygun projelerle başvurarak yüzde 50 ile yüzde 70 arasında değişen oranlarda hibe desteği alabileceklerini belirten Akın, başvuru sürecini şu şekilde özetledi: "Hangi sektörde (hayvancılık, arıcılık, işleme tesisleri vb.) destek alınmak istendiği belirlenmeli. Uzman desteğiyle proje dosyası hazırlanmalı. Elektronik sistem üzerinden ve fiziki olarak başvuru yapılmalı. Değerlendirme sürecinde uygun bulunan projelere hibe desteği verilmektedir. Destek sağlanan başlıca alanlar arasında ahır ve ağıl yapımı, süt toplama merkezleri, soğuk hava depoları, makine-ekipman alımları ve tarımsal ürünlerin işlenip pazarlanması yer alıyor. Özellikle gençler, kadın üreticiler ve kırsalda yaşayan çiftçiler öncelikli gruplar arasında." Akın, "Projesi olan herkes TKDK ofislerine başvurabilir. Teknik destek ve yönlendirme konusunda her zaman yanınızdayız," diyerek çağrıda bulundu. Çankırı: "Bergama’da tarımsal yatırımlar artacak" AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı ise konuşmasında, IPARD desteklerinin daha kapsayıcı bir hale geldiğini vurguladı. Çankırı, ayrılan bütçenin 555 milyon avroya yükseldiğini, desteklenen sektör sayısının da 30’a çıkarıldığını belirtti. "Artık yatırım zamanı. Barajlarımız, su kaynaklarımız, tarımsal planlamalarımız gündemde. Bu destekleri sadece burada kalanlarla sınırlamayalım, eşimize dostumuza da anlatalım," diyen Çankırı, yatırımcılara tek tek ziyaretler yapılacağını da ifade etti.
Altınordu transferde sessiz
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 12:40 Altınordu transferde sessiz Yaz döneminde şu ana kadar 11 oyuncusuyla yollarını ayıran Altınordu, henüz bir takviye gerçekleştirmedi. Geçtiğimiz sezon TFF 2. Lig’de Play-Off yarı finalinde kadar yükselen daha sonra elenen Altınordu’da belirsizlikler yaşanmaya devam ediyor. A takımın yarışmacı haklarını devretme kararı alan Başkan Seyit Mehmet Özkan’ın, yatırımcı adaylarıyla temaslarını sürdürdüğü öğrenilirken, şu ana kadar herhangi bir somut adımın atılmaması adeta takımın dağılmasına yol açtı. Kırmızı-lacivertlilerde sözleşmeleri biten Eren Tokat, Alper Tursun, Kaan Baysal, Mete Yıldız ve Yakal Taylan’ın yanı sıra Koray Dağ ve Emir Can Gencel’in devam eden kontratları feshedildi. Altyapıdan yetişen Sami (1461 Trabzon) ve kaleci Serhat da (Kocaelispor) bonservis bedeli alınarak satıldı. Bu 9 oyuncu dışında kiralıktan dönen Tahsin Çakmak ve Kerem Türkmen’den de kendilerine kulüp bulmaları istenildi. Bahattin Karahan ve Hüseyin Bulut’a ise Sivasspor’un yanı sıra Kahramanmaraş İstiklalspor ve Mardin 1969’un da talip olduğu ifade edildi. Beklenen bonservis bedellerinin bu iki oyuncuya verilmesi halinde yeni ayrılıkların gerçekleşmesi bekleniyor. Öte yandan geçen sezon kiralık olarak gönderilen Arif Asaf Gültekin, Hasan Berat Kayalı, Mustafa Kocabaş, İlker Akar, Sercan Demirkıran, Tugay Güner, Alperen Bekli ve kaleci Umut Keseci’yi yeni sezon kadrosuna dahil ederek kırmızı-lacivertli takıma geri dönmüş oldu.
Türkiye’de her 100 kişiden 24’ünde görülüyor
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 11:58 Türkiye’de her 100 kişiden 24’ünde görülüyor Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından belirlenen 28 Temmuz Dünya Hepatit Günü’ne özel açıklamalarda bulunan Medicana Sağlık Grubu Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Serhan Sakarya, hepatit hastalığının iyi tanınması gerektiğinin mesajını verdi. Hepatit konusunda en büyük sorunun kan yoluyla ve cinsel yolla olan bulaş olduğunu söyleyen Prof. Dr. Serhan Sakarya "Türkiye’de her 100 kişiden 24’ünde hepatit görülüyor" dedi. Dünya Hepatit Günü dolayısıyla hepatit hastalığı hakkında açıklamalarda bulunan Medicana International İzmir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Serhan Sakarya, hepatit hastalığını iyi tanımak gerektiğinin altını çizdi. Prof. Dr. Serhan Sakarya, "Hepatit, karaciğer hücrelerinin hasarlanmasına bağlı gelişmiş olan klinik bir tablo olarak özetlenebilir. Bu tablo birçok nedene bağlı olarak gelişebilir. Enfeksiyon hastalıkları başta olmak üzere otoimmün hastalıklar, yediğimiz içtiğimiz gıdalara bağlı olarak gelişen hepatitler ya da ilaca bağlı toksin olarak gelişen hepatitler bunların hepsi hepatit olarak tanımlanır. Ama toplum içinde akla gelen en önemli şey mikroplarla olan hepatitlerdir. Bu nedenle hepatitleri iyi tanımlamak gerekiyor" dedi. Tıpkı grip gibi bulaşabiliyor Hepatitlerin bulaşma şekli hakkında bilgi veren Prof. Dr. Serhan Sakarya, "Bulaşıcı hepatitler tıpkı grip, nezle, zatürre gibi bulaşır. Hepatit virüsü denilen A, B, C, D ve E’den oluşan virüsler ve bunun yanında bazı diğer virüsler örneğin; Epstein-Barr, Sitomegalovirüs (CMV), brusella, tüberküloz gibi mikroplar karaciğeri tutaraktan hepatit yapabilir. Fakat bizim çoğunlukla enfeksiyon olarak viral hepatitler dediğimiz bu saydığım A, B, C, D ve E’lerdir. Bunların bazıları ağız yoluyla bulaşır. Yani gıdalar yoluyla bulaşır, bazıları da kan yoluyla bulaşır. Özellikle A ve E, gıda ve suyla bulaşan hepatit türü olup, salgın yoluyla seyredebilir. Bunlar genellikle yaşa ve bağışık yanıta bağlı olarak farklı klinik şekilde seyredebilir. Çocuklarda genellikle hafif seyrederken, büyüklerde ağır seyreder. Çünkü büyüklerde bağışık yanıt daha güçlü olduğu için hastalığa karşı daha güçlü cevap vermekte ve bu cevap da karaciğeri yıkmaktadır. Bağışıklık ne kadar güçlüyse o kadar çok karaciğerde tahribat oluşuyor. Ağız yoluyla bulaşan hepatitlerde klinik değişken olmakla birlikte yüz güldürücüdür çünkü kronikleşme riski yoktur. Hepatitlerde en çok korkulan, kronik karaciğer hastalığı olan siroz ya da kanserdir. Onun için bu saydıklarımızda bu risk yoktur. Ama Hepatit B de ve Hepatit C de bu riskler çok yüksektir. B ve C kendi başına birer virüsken D ise inkoplekt tam virüs olmayan bir bulaşandır" açıklamasını yaptı. Prof. Dr. Serhan Sakarya, hepatitler konusunda en büyük sorunun kan ve cinsel yolla olan bulaş olduğunu vurguladı. Hepatit C için bir aşı olmadığını ve bu virüsün kan yoluyla bulaştığını ifade eden Prof. Dr. Serhan Sakarya, "Hepatit C’ye karşı aşı yoktur. Kan yoluyla bulaşır ve de siroz ve kanser yapma riski yüksektir. Fakat yeni çıkan antiviraller yüzde 100 tedavi edebilme özelliğine sahiptir. Ama B için hasta olduğunuz takdirde yapılacak olan tedavi ile tamamen virüsten kurtulma şansınız yüzde 8 ile 12 arasındadır. Onun için ömür boyu tedavi olma ihtiyacı ortaya çıkabilir" diye konuştu. Aşılanma hastalık oranını ciddi oranda düşürüyor Hepatite karşı korunmanın yollarına dikkat çeken Prof. Dr. Serhan Sakarya, özellikle Hepatit B’ye karşı geliştirilen aşıyı hatırlatarak, "Hepatit B’ye karşı yapılan aşılar; Hepatit B’ye ve dolayısıyla Hepatit D’ye karşı koruma sağlıyor. Bu aşılar çocukluk döneminde yapılması gereken aşılardır. Türkiye’de de yapılan çalışmalar göstermiştir ki aşılanma hastalık oranını ciddi oranda düşürmüştür. Buna farklı bir gözle bakarsak, bir kronik karaciğer hastasının tedavi maliyeti yaklaşık olarak 10 binlerce insanın aşılanması maliyeti kadardır. Dolayısıyla aşılanma bu anlamda çok önemli. Özellikle sağlık çalışanları ve gelişen nesil için tamamen temiz bir ülke ve çevre yaratılabilir. Bunun en güzel örneği Küba’dır. Aşılanma sayesinde 2012 yılından beri hiç vaka görülmeyen ülke haline gelmiştir" mesajını verdi. Tedavi gecikirse sonuç organ yetmezliğine varabilir Türkiye’de her 100 kişiden 24’ünde Hepatit B görüldüğünü aktaran Prof. Dr. Serhan Sakarya, hepatit hastalığının belirtileri hakkında bilgi verdi. Hastalığın akut ve kronik dönemleri olduğunu ayrıca sessiz taşıyıcı diye konuşulan bir dönemi de olduğunu belirten Prof. Dr. Serhan Sakarya, "Akut dönem aynı enfeksiyonlar gibi başlar. Ateş kusma bulantı iştahsızlık gibi... Hemen arkasından gelişen bir sarılık hali olur. İdrar renginde koyulaşma, ciltte ve gözlerde sararmalarla hasta bunu anlar. Hepatitin de her enfeksiyon gibi başlangıcı benzerdir. Hastalığın alevlenme döneminde karaciğerdeki yıkım enzimleri çok artar. Cilt tamamen sararır, idrar rengi koyulaşır, dışkı rengi açılır. Hastada bu dönemde bile çok ciddi bulgular olmaz. Halsizlik dışında bazen hafif bulantı görülebilir. Hasta aksine kendini iyi hisseder. Bu çok sıkıntılı bir tablodur. Çünkü iyi hissettiği için tedavi adına gerekli olan istirahat ve kendine vermesi gereken önemi göstermez. Bu da çok hızlı bir şekilde alevli ve hızla ilerleyip hastanın ölümüyle sonuçlanabilen ve karaciğeri hemen hemen hepsinin yok olduğu organ yetmezliğine varabilir. Ya da kronik fazda kalabilir. Kronik fazın sonunda siroz ya da kanser olarak devam edebilir" ifadelerini kaydetti. Öte yandan Prof. Dr. Serhan Sakarya, hepatitin belirtilerinin hastayı yanıltmasından kaynaklı bulaş olduğunda pek anlaşılamadığını belirterek, genellikle hastaların ameliyat öncesinde ya da check-up sırasında yapılan testlerle hepatit olduğunu öğrenebildiğini söyledi.
Yıllarca alerji sandı, tanı şaşırttı
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 11:53 Yıllarca alerji sandı, tanı şaşırttı Burnundan sürekli sıvı gelmesi şikayetiyle uzun süre alerji tedavisi gören Özlem Akçay, diş tedavisi sırasında yapılan tetkiklerle burnundan akan sıvının aslında beyin omurilik sıvısı olduğunu öğrendi. Menderes, Özdere bölgesinde yaşayan 50 yaşındaki Özlem Akçay, uzun süredir burun akıntısı şikayeti yaşıyordu. Doğayla iç içe bir bölgede yaşadığı için şikayetlerini alerjiye bağlayan Akçay, zaman içinde bu durumun sıradan bir alerjik rahatsızlıktan çok daha ciddi bir tabloya işaret ettiğini fark etti. Akçay, başka bir merkezde çekilen beyin tomografisi sonrası izmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesine başvurdu. yapılan incelemelerde, burun içinde en arkada bulunan (sfenoid) sinüs içine beyin dokusunun sarktığı ve buradan beyin omurilik sıvısının sızdığı izlendi. Tıbbi adıyla ’spontan beyin omurilik sıvısı kaçağı’ olarak bilinen ve ihmal edildiğinde ciddi enfeksiyonlara neden olabilen bir hastalığı işaret ediyordu. Prof. Dr. Eren ve ekibi tarafından endoskopik yöntemle kapalı olarak gerçekleştirilen ameliyat sonrası, hastanın burun akıntısı tamamen kesildi ve kısa sürede sağlığına kavuştu. ‘Beyin dokusu sarkması’ Hastanın tedavisini gerçekleştiren İEÜ Medical Point Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Erdem Eren, süreci şu sözlerle değerlendirdi: "Özlem Hanım bize uzun süreli burun akıntısı şikayetiyle başvurdu. Yapılan incelemelerde, burun içinde en arkada bulunan (Sfenoid) sinüs içine beyin dokusunun sarktığı ve buradan beyin omurilik sıvısının sızdığı izlendi. Bu durum menenjit gibi ciddi komplikasyonlara yol açabileceği için acil müdahale edilmesi gereken bir tablodur." ‘Alerji sandım’ Ameliyat sonrası duygularını paylaşan Özlem Akçay, "Başta alerji sandım, çünkü çevremdeki pek çok kişinin burnu akıyordu. Alerji ilaçlarıyla geçeceğini düşündüm. Ancak uzun süre geçmeyince doktora başvurdum. Meğer burnumdan akan sıvı beyin sıvısıymış. Medical Point Hastanesi’nde çok başarılı bir operasyon geçirdim. Şimdi kendimi çok iyi hissediyorum" dedi.
Karşıyaka yönetimi: "Herkes taşın altına elini koyması gerekiyor"
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 11:47 Karşıyaka yönetimi: "Herkes taşın altına elini koyması gerekiyor" Karşıyaka Spor Kulübü’nün yeni yönetimi sessizliğini bozarak, "Artık herkesin elini taşın altına koyma vakti gelmiştir. Unutulmamalıdır ki Karşıyaka, sadece birkaç kişinin sırtında değil; tüm camianın birlik ve beraberlik içinde yükselteceği bir değerdir" ifadelerine yer verildi. İzmir’in en köklü kulüplerinden birisi olan Karşıyaka’da hareketli günler yaşanmaya devam ediyor. Futbol tarafında transferlere devam eden yeşil-kırmızılılar, basketbolda ise şu ana kadar henüz bir aksiyon alamadı. 29 Mayıs’ta yapılan genel kurulda göreve gelen Aygün Cicibaş başkanlığındaki yönetim kurulu da yazılı bir açıklama yaparak camiaya birlik, beraberlik ve destek çağrısında bulundu. Yeşil-kırmızılı kulübün kayyuma gitme riskini ortadan kaldırmak için büyük bir sorumluluk alarak göreve geldiklerini ifade eden yönetim, ileri taşıyacak kişiler olduğu takdirde görevi bırakmaya veya birlikte çalışmaya hazır olduklarının mesajını verdi. Yeni bir yönetim ortaya çıkmadığı takdirde tüm camianın kendileri için değil arma sevgisi için kenetlenmesi gerektiğini vurguladı. Karşıyaka Spor Kulübü’nün resmi sosyal medya hesaplarından yapılan yazı açıklama şöyle: "Karşıyaka Spor Kulübü’nün kayyuma gitme riskiyle karşı karşıya kaldığı bir dönemde, hiçbir iradenin ortaya çıkmaması üzerine, büyük bir sorumluluk alarak yönetim kuruluna seçildik. Bu görevi ne bir makam ne de bir unvan olarak gördük. Amacımız, ulu çınar Karşıyaka’nın dimdik ayakta kalması için elimizi değil, yüreğimizi taşın altına koymaktı. Kimse "Bu yükü biz taşırız" demediği için biz üstlendik. Ancak biliyoruz ki bu sorumluluk, yalnızca birkaç kişinin omuzlarında taşınabilecek bir yük değildir. Yarın gerekirse çekiliriz ama kalıcı olmamız istenirse, Karşıyaka için son nefesimize kadar çalışmaya da hazırız. Artık herkesin elini taşın altına koyma vakti gelmiştir. Ortada bir irade yoksa, kimse bu sorumluluğu üstlenmiyorsa, o zaman bize destek olup, bu kulübün geleceği için harekete geçmenin tam zamanı. Unutulmamalıdır ki Karşıyaka, sadece birkaç kişinin sırtında değil; tüm camianın birlik ve beraberlik içinde yükselteceği bir değerdir. Futbol takımımız, planlı ve umut verici bir şekilde yoluna devam etmektedir. Basketbol ve voleybol şubelerimizle ilgili de çok yakında güzel haberleri kamuoyuyla paylaşacağız. Bizler koltuk sevdalısı değiliz, armaya aşık Karşıyaka sevdalılarıyız."
Arkas Spor’dan geleceğe yatırım
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 11:46 Arkas Spor’dan geleceğe yatırım Arkas Spor, son olarak Kayseri Elit Voleybol’da forma giyen 18 yaşındaki pasör çaprazı Nejat Efe Yavuz’u renklerine bağladı. Yeni sezonda Efeler Ligi ve Avrupa kupalarından çekilerek Erkekler 1. Ligi’nde mücadele edecek olan Arkas Spor, transfer çalışmalarını sürdürüyor. İzmir temsilcisi, son olarak Kayseri Elit Voleybol’da forma giyen genç pasör çaprazı Nejat Efe Yavuz’u renklerine bağladı. Geleceğin yıldız adayları arasında gösterilen genç oyuncunun, mavi-beyazlı ekibin yeni sezon planlamasında çizeceği yolun göstergesi olduğu ifade edildi. 15 yıldır başantrenörlük görevini sürdüren Kanadalı çalıştırıcı Glenn Hoag yönetiminde yeni sezona hazırlanan İzmir ekibi, altyapıdan yetişen oyuncularının yanı sıra genç ve gelecek vaat eden isimlerle kadrosunu güçlendirmeyi hedefliyor. 9 oyuncu gitti Yeni sezonda yeni bir yol haritası çizmeyi hedefleyen Arkas Spor, 2025-2026 döneminde 1. Lig’de mücadele ederek altyapı oyuncularına odaklanma kararı aldı. Böylece İzmir ekibi, geçen dönem takımda bulunan 9 oyuncu ile yollarını ayırdı. Alınan bu aksiyon sonrasında Georg Grozer Polonya ekibi Warta Zawiercie’ye, Emir Kaan Öztürk Bursa BŞB’ye, Gökçen Yüksel Galatasaray’a, Ertuğrul Gazi Metin’in Halkbank’a, Can Koç Galatasaray’a, Burakhan Tosun Ziraat Bank’a, smaçör Burutay Subaşı Fenerbahçe’ye ve Eduardo Carisio ise Polonya’nın Cuprum Stilon Gorzow takımına transfer olduğu açıklandı.
Ege Üniversitesi ortaklığında ‘Yapay zekâ destekli hibrit biyomekanik test cihazı’ geliştirildi
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 10:16 Ege Üniversitesi ortaklığında ‘Yapay zekâ destekli hibrit biyomekanik test cihazı’ geliştirildi Ege Üniversitesi akademisyenlerinin üniversiteler arası işbirliği ve multidisipliner bir anlayışla hazırladıkları yenilikçi ve özgün projeler patent ve faydalı modele dönüşmeye devam ediyor. Ege Üniversitesinin yanı sıra üç farklı yükseköğretim kurumundan akademisyenlerin iş birliğiyle hazırlanan "Yapay Zekâ Destekli Hibrit Biyomekanik Test Cihazı: Yerli ve Yenilikçi Çözüm" başlıklı proje kapsamında "Yapay Zekâ Destekli Hibrit Biyomekanik Test Cihazı" geliştirildi. Cihaz, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edilerek patent almaya hak kazandı. Öğr. Gör. Hatice Kübra Yılmaz’ı ve proje ekibini tebrik eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, "Üniversitemiz bilim insanları, Ar- Ge ve inovasyon öncelikli çalışmalarla, ülkemizin Milli Teknoloji Hamlesine katkı sunan projeler hazırlamaya, bu projeleri patente dönüştürmeye devam ediyorlar. Tam akredite, sağlık temalı araştırma üniversitemiz bilim üretme ekosistemi içerisinde çalışmalarını sürdüren Öğr. Gör. Hatice Kübra Yılmaz hocamız ve farklı üniversitelerden akademisyenlerin iş birliği ve multidisipliner bir vizyonla önemli bir proje yürütüldü. Hazırlanan proje kapsamında, ‘Yapay zekâ destekli hibrit biyomekanik test cihazı’ geliştirildi. Patente dönüşen bu başarı dolayısıyla proje ekibini tebrik ediyorum" dedi. "Patent, dört üniversiteden akademisyenlerin iş birliğiyle geliştirildi" Çalışma ile ilgili bilgi veren Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Elektronik ve Otomasyon Bölümü Biyomedikal Cihaz Teknolojisi Programı Öğr. Gör. Hatice Kübra Yılmaz, "Hibrit Biyomekanik Test Cihazı ile Yapay Zekâ Destekli Analiz ve Mobil Uygulama Entegrasyonu" başlıklı patent, dört farklı yükseköğretim kurumlarından yetkin akademisyenlerin iş birliğiyle geliştirilmiş ve Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edilmek üzere kabul edilmiştir. Söz konusu patent, biyomekanik testler alanında önemli bir yenilik sunmaktadır. Disiplinlerarası bu ortak çalışma, bilimsel ve teknolojik gelişmelere katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Tıp ve endüstri alanlarında kullanılan biyomalzemelerin dayanıklılığı ve performansı, artık yerli ve yenilikçi bir çözümle değerlendirilecek. Tasarım patentli yapay zekâ destekli hibrit biyomekanik test cihazı, çekme, basma, eğme, burma ve yorulma testlerini ulusal ve uluslararası standartlara uygun şekilde tek bir test standı üzerinde gerçekleştirebilecek" diye konuştu. "Cihazın geniş uygulama alanı bulunuyor" Cihazın, biyomedikal malzemelerin yanı sıra endüstriyel amaçlı malzemelerin de mekanik performanslarını analiz ederek geniş bir uygulama alanı sunduğunu ifade eden Öğr. Gör. Hatice Kübra Yılmaz, yapay zekâ desteği sayesinde geleneksel yöntemlere kıyasla daha hızlı ve hassas sonuçlar elde edilmesinin hedeflendiğini söyledi. Öğr. Gör. Hatice Kübra Yılmaz, "Yapay zekâ destekli bu sistem, yurt dışında gerçekleştirilen testler için ödenen yüksek ücretleri ortadan kaldırarak maliyetleri yaklaşık yüzde 50 oranında düşürecek. Aynı zamanda testlerin uluslararası ASTM standartlarına uygun yapılması, yurtdışına olan bağımlılığı önemli ölçüde azaltacak" diye konuştu. "Yerli ve milli teknoloji hamlesinin önemli bir örneği oldu" Projenin, yerli mühendislik çözümleriyle biyomekanik test cihazlarının üretiminde önemli bir adım olarak öne çıktığını ifade eden Öğr. Gör. Hatice Kübra Yılmaz, yerli cihazların uluslararası pazarda talep görmesiyle Türkiye’nin teknoloji ve mühendislik alanındaki rekabetçiliğinin artacağını vurguladı. Öğr. Gör. Hatice Kübra Yılmaz, "Bu yenilikçi cihaz, biyomekanik testlerin yerel olarak yapılabilmesini sağlayarak sektörde nitelikli iş gücüne olan talebi artıracak. Ayrıca yapay zekâ ve mühendislik alanlarındaki eğitim ve araştırmalara katkı sağlayarak uzman personel yetişmesine destek olacak. Özellikle medikal implantlar ve protezler gibi biyomalzemelerin değerlendirilmesi, sağlık sektöründe daha uygun maliyetli ve güvenilir çözümler sunulmasına olanak tanıyacak. Mühendislik çözümlerinde yapılan bu yenilikçi çalışmalar, ileri teknolojiye dayalı yatırımları teşvik ederek ülke ekonomisine de katkı sağlayacak. Yapay zekâ destekli hibrit biyomekanik test cihazı, mühendislik ve sağlık sektörlerinde devrim niteliğinde bir adım olarak yerli ve milli teknoloji hamlesinin önemli bir örneği olmaya aday" dedi. Multidisipliner bilim ekibi Çalışmada, Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Elektronik ve Otomasyon Bölümü Biyomedikal Cihaz Teknolojisi Programı Öğr. Gör. Hatice Kübra Yılmaz ile birlikte İzmir Demokrasi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Emre Kartal, İzmir Bakırçay Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Kadir Gök ve Prof. Dr. Akil Birkan Selçuk ve İzmir Kavram Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. Erkan Yılmaz görev alıyor.