Yerel Haberler
İzmir
15 Mayıs 2026 Cuma - 14:27 Özgür Özel, İzmir’de Ferdi Zeyrek Spor Kompleksi’nin açılışına katıldı Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’de Bayraklı Belediyesi Ferdi Zeyrek Spor Kompleksi’nin açılışı ve yeni araç filosu tanıtım törenine katıldı. Özel, "Ferdi çok iyi bir Cumhuriyet Halk Partili siyasetçiydi. Onun spora olan merakı ve gençlerin sporla buluşmasına olan düşkünlüğünden esinlenerek yıllardır terk edilmiş bu alan harika bir spor kompleksine dönüştürülmüş" dedi. Bayraklı Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Ferdi Zeyrek Spor Kompleksi’nin açılışı ile yeni araç filosunun tanıtım töreninde konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, hastalık atlatmasına rağmen İzmir’de bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek, kentteki belediye hizmetlerini övdü. Özel, kısa sürede hayata geçirilen 26 hizmetin açılışını ve 24 yeni projenin temelini attıklarını belirterek, partisinin yerel yönetimlerdeki başarılarının hazmedilemediğini savundu. Mecliste çıkan kanunla ilgili daha önce uyarılarda bulunduklarını söyleyen Özel, "Bu bir iyi niyetli yasama faaliyeti değil, bu bir çekememezlik halini ifade ediyor demiştik. İzmir’deki Meslek Fabrikası’nın ve geçmişinde vakıf izi olan üç yapının iktidar eliyle el konulması sürecini yaşıyoruz. Meslek Fabrikası Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kamuya tahsis edilmiş, daha sonra tapusundaki vakıf şerhi İzmir Belediyesi tarafından önemli bir ücret ödenerek yıllar önce kaldırılmış ve kamu yararına kullanılan tam bir sosyal demokrat belediyecilik projesidir. Bu projenin yapıldığı binayı devletin polisi ile gelip kuşatanlar ve içini boşaltmaya çalışanlar, seçimlerde İzmir’e gelip oy isteyen ancak kazanamayınca İzmir’e karşı kin duyanlardır. Bu konuda gösterdiğiniz hassasiyet, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin gerçek yüzünü bütün İzmir’e ve Türkiye’ye göstermiştir" dedi. Galata Kulesi ve Yerebatan sarnıcı örneği Bu tür engellemelerin sadece İzmir ile sınırlı olmadığını söyleyen Özel, İstanbul’daki tarihi mekanlar üzerinden de örnekler vererek, "Yerebatan Sarnıcı içeri girilemeyecek haldeyken inanılmaz bir restorasyon gerçekleştirildi ve ciddi kaynak oluşturan bir hale geldi. Galata Kulesi de İstanbul Büyükşehir Belediyesi için önemli bir gelir merkeziydi. Önce Galata Kulesi’ni belediyenin elinden aldılar. Yerebatan Sarnıcı cazibe merkezi haline gelip turist çekince, geçmişinde vakıf izi olan her yere el koymak için kanun çıkardılar. Çalışan, güzelleştiren, imkan oluşturanlar Cumhuriyet Halk Partililer. Bu başarıyı kıskananlar ise buralara engel olmaya çalışıyor. Şu anda Meslek Fabrikası kuşatılmış durumda ve İzmirlilere hizmet veremiyor" şeklinde konuştu. "Belediyelerin hizmetleri engellenmeye çalışılıyor" Seçimlerde İzmir halkının değişim ve gençleşme talebini gördüklerini ifade eden Özel, kentteki genç ve kadın belediye başkanı sayısının arttığına dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: "İzmir’de şu anda 14 genç ve kadın belediye başkanımız var. Arı gibi çalışıyorlar ve bunun karşılığını milletten alırken hükümetten zulüm görüyorlar. Bu şehre husumet duyup hizmetlerini engelliyorsunuz. Ben partimde birçok kademede görev aldım, bir kişi taş üstüne taş koyacak olsa partisine bakmadan destekçisi oldum. Ancak iktidar partisinde görev alanlar, güçlerini bu şehrin aleyhine kullanıyor. Bayraklı Belediye Başkanımız İrfan Önal, 25 aydır çalışıyor. 33 bin ton asfalt serdi, 35 bin metrekare kilit taşı döşedi, 6 bin metre kaldırım çalışması tamamladı. Yeni kent lokantaları, bahar evleri ve 13 yeni park açtı. Sosyal yardımları 3 bin 500 haneye çıkardı. Kadın danışma merkezimiz 2 bin 800 kadının hizmetinde. Bunlar bizim için çok kıymetli." Öz kaynaklarla hizmet dönemi Belediyelerin kendi öz kaynaklarıyla hizmet ürettiğini vurgulayan Özel, "Pırıl pırıl 38 yeni hizmet aracı var. AK Partililer olsa ihaleler açar, araç filolarını başka şehirlerden getirirdi. Kamuya tasarruf sağlamak için 38 yeni araç alınmış. Belediye bu hizmetleri öz kaynakları ile yapacağı için hem istihdam oluşturmuş oluyor hem de parayı ihaleyle birilerine vermek yerine kendi bünyesinde kullanıyor" dedi. Spor kompleksine vefa vurgusu Açılışı yapılan tesise adı verilen rahmetli Ferdi Zeyrek ile ilgili de konuşan Özel, bu adımın büyük bir vefa örneği olduğunu belirterek, "Ferdi çok iyi bir Cumhuriyet Halk Partili siyasetçiydi. Onun spora olan merakı ve gençlerin sporla buluşmasına olan düşkünlüğünden esinlenerek yıllardır terk edilmiş bu alan harika bir spor kompleksine dönüştürülmüş. 40 bin metrekarelik bu alan için bin 500 metrekarelik futbol sahası, 450 metrekarelik basketbol ve voleybol sahası ile 24 bin metrekare yeşil alan için Belediye Başkanımız İrfan Önal’a yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Hedef bin kreş Yerel yönetimlerde sosyal projelere öncelik verdiklerini anlatan Özel, "Cumhuriyet Halk Partisi, 5 yılda bin kreş hedefi koydu. An itibarıyla iki yıl bir ayda Türkiye’de 802’nci kreşimizi açmış durumdayız. Ayrıca 5 yılda 100 öğrenci yurdu hedefimiz vardı, şu an 78 öğrenci yurdumuz yapıldı. Kent lokantası sayısı 172’ye, halk mandırası sayısı 173’e ulaştı. Bütün belediyelerimizin yaptıkları sosyal yardımlar önceki döneme göre 4,6 katına çıkarak adeta 5 kat arttı" dedi. Erken seçim çağrısı Konuşmasının sonunda iktidara erken seçim çağrısını yineleyen Özel, sözlerini şöyle tamamladı: "Biz asla hiçbir saldırıya, hiçbir zulme teslim olmayız. Bugün ülke çarpık bir zihniyetin işgali altındadır. Sandığı ortadan kaldırmak için yenemediği rakiplerini ortadan kaldırmanın, demokrasiden nasibini almamış bir anlayışın zulmü altındadır. Emeklileri 20 bin liraya mahkum edenlerin, asgari ücreti açlık sınırı altında tutanların işgali altındadır. Buraya kim geldiyse sandıkla, milletin verdiği görevle geldi. Kendine güvenen varsa, koysun sandığı önümüze çıksın karşımıza. Yedi seçim bölgesinin yedisinde de son seçimde birinci olan parti, şimdi sandıktan kaçıyor. Buradan Erdoğan’a açıkça şunu söylüyorum; bu kadar haksızlık yaptınız. Gelin bu milletin önüne haziranın sonunda veya eylülün başında erken seçim sandığını koyun. Millet size mi inanıyor, bize mi inanıyor görün. Millete güveniyorsanız çıkın karşımıza. Patron ne sensin ne benim, patron millettir ve milletin dediği olacak." Bayraklı’nın İzmir’in göz bebeği olduğunu ve ilçedeki hizmetleri büyük bir özen ve dayanışmayla gerçekleştirdiklerini vurgulayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Geçen yıl hepimizi çok üzen bir kaza sonrasında zamansız kaybettiğimiz değerli Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Ferdi Zeyrek’in adını anarak ve ona duyduğumuz saygıyı ifade ederek açılışlarımıza başlıyoruz. Bayraklı Belediyemiz, yaklaşık 40 bin metrekarelik bir alanı yeniden düzenleyerek dört mahallenin ortak kullanım alanı niteliği taşıyan Ferdi Zeyrek Spor Kompleksi’ni kente kazandırdı. FIFA standartlarında futbol sahası, basketbol ve voleybol sahaları, tenis kortu, yürüyüş ve koşu parkuruyla aktif bir spor alanı olan bu tesis, dikilen yüzlerce ağaçla şehrin ortasında bir vaha oluşturdu. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı yaklaşırken Atamızın mirasına yakışır bir eseri tamamlayan belediyemiz, şehit öğretmenimiz Şenay Aybüke Yalçın’ın adını taşıyan parkı da yeniledi. Bayraklı Belediyesinin tamamen kendi öz kaynaklarıyla hizmete aldığı 38 yeni araç teknik kapasiteyi artırırken, Büyükşehir Belediyesi olarak Yamanlar Mahallesi’nde Türkiye’nin en ucuz kent lokantasını açtık ve ilçede tarihin en kapsamlı asfalt serimi çalışmalarını başlattık. Uluslararası yarışların yapılacağı bir atletizm pisti projesini bitirmek üzereyiz; ayrıca seçim sözümüz olan belediye önündeki yolun yer altına alınarak halkın denizle buluşturulması projesini de mutlaka hayata geçireceğiz" dedi. Uzun yıllar atıl durumda kalan 41 bin metrekarelik alanın toplumun her kesiminin nefes alacağı yaşayan bir merkeze dönüştüğünü vurgulayan Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal ise, "Kente yüreğini koyan kıymetli yol arkadaşımız Ferdi başkanın adını taşıyan bu tesisi açarken aslında yalnızca bir spor kompleksini açmıyor, bir umudu büyütüyoruz. Halı sahası, basketbol sahası, çok amaçlı kortları, çocuk parkı ve yeşil alanıyla dört mahallemizin kesişim noktasında yer alan bu tesis kentimize yeni bir soluk getirecek. Burada gençlerimiz şiddet yerine sporu, bağımlılık yerine sağlığı, umutsuzluk yerine hedef koymayı, yalnızlaşmak yerine takım olmayı ve dayanışmayı öğrenecek" ifadelerini kullandı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 12:16 Kasapoğlu: "Ana gündemimiz her daim ’erişilebilirlik’ olmalıdır" TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, "Fırsat eşitliğinden ve engelsiz bir gelecekten bahsediyorsak, şüphesiz ki ilk cümlemiz ve ana gündemimiz her daim ’Erişilebilirlik’ olmalıdır. Erişilebilirlik derken; sadece bir binanın girişine rampa yapmaktan, sadece kaldırımlara hissedilebilir yüzey döşemekten bahsetmiyoruz. Biz, engelli bireylerin eğitim, istihdam, spor ve sosyal hayata tam ve bağımsız katılım hakkından bahsediyoruz" dedi. TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında Meclis’te düzenlenen "Eğitimde ve Sosyal Hayatta Fırsat Eşitliği: Engelsiz Bir Gelecek" panelinde önemli açıklamalarda bulundu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın da katıldığı programda Kasapoğlu, engellilik meselesinin 86 milyonun ortak konusu olduğunu vurguladı. Panelin açılışında konuşan Komisyon Başkanı Kasapoğlu, fırsat eşitliği ve engelsiz bir gelecek hedefine ulaşmanın temel şartının erişilebilirlik olduğunu belirterek şunları kaydetti: "Fırsat eşitliğinden ve engelsiz bir gelecekten bahsediyorsak, şüphesiz ki ilk cümlemiz ve ana gündemimiz her daim ’Erişilebilirlik’ olmalıdır. Erişilebilirlik derken; sadece bir binanın girişine rampa yapmaktan, sadece kaldırımlara hissedilebilir yüzey döşemekten bahsetmiyoruz. Biz, engelli bireylerin eğitim, istihdam, spor ve sosyal hayata tam ve bağımsız katılım hakkından bahsediyoruz. Engelsiz gelecek dediğimiz husus ise; fırsat eşitliğinin en doğal hak olarak sunulduğu bir gelecektir" Kasapoğlu konuşmasında, engellilik konusunun her daim, 86 milyon olarak duyarlı olmamızı gerektiren, her daim güçlü bir bilinci ortaya koymamız gereken bir konu olduğunun altını çizdi. Ayrıca sadece bir kurumun, bir sivil toplum kuruluşunun veya bir meclis çalışmasının değil, herkesin bu konuda topyekun sorumluluk taşıdığına vurgu yaptı. TBMM Araştırma Komisyonu’nun faaliyetlerine ilişkin somut veriler de paylaşan Kasapoğlu, komisyon çalışmalarını Meclis’in dört duvarı arasına sıkıştırılmış bir "rapor yazma" faaliyeti olarak görmediklerini ifade etti. İlk günden itibaren "Bu komisyon, 86 milyonun komisyonudur" mottosuyla yola çıktıklarını vurgulayan Kasapoğlu, "Masa başında, hayatın gerçekliğinden kopuk, sahanın tozunu yutmadan yazılacak hiçbir raporun kalıcı bir çözüm üretemeyeceğini çok iyi biliyoruz. Merkezden yerele doğru değil, yerelden merkeze doğru bir çalışma süreci işletiyoruz. Yerelin yönlendirmesiyle çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Trabzon’dan Kahramanmaraş’a, İzmir’den Diyarbakır’a, İstanbul’dan Erzurum’a kadar Türkiye’nin dört bir yanında bölgesel istişare toplantıları düzenledik. Sadece resmi kurumları değil; 250’yi aşkın sivil toplum kuruluşuyla doğrudan masaya oturduk, engelli bireylerimizi, ailelerimizi ve uzmanları dinledik" dedi. "Engelliliği anayasal bir hak zeminine AK Parti iktidarları oturttu" AK Parti iktidarları olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde engellilik alanında son 25 yılda adeta sessiz bir devrim gerçekleştirildiğinin altını çizen Kasapoğlu, "Engelliliği bir lütuf veya yardım nesnesi olmaktan çıkarıp, anayasal bir hak zeminine oturttuk. Eğitimden istihdama, evde bakım hizmetlerinden sosyal desteklere kadar atılan devasa adımlarla engelli vatandaşlarımızı sosyal hayatın merkezine taşıdık. Ancak biliyoruz ki, çağ değiştikçe ihtiyaçlar da değişmektedir ve bizler çıtayı daima en güzele, en mükemmele taşımakla mükellefiz" ifadelerini kullandı. Elde edilen 1000’i aşkın bilgi ve belgelerin ve toplantı tutanaklarının, şu an 25 kişilik uzman bir ekip tarafından titizlikle incelendiğini belirten Kasapoğlu, sadece tespitlerden ibaret olmayan, somut, eyleme dönüştürülebilir ve bir yol haritası niteliği taşıyan kapsamlı rapor için de çalışmaların devam ettiğini belirtti. Sürecin başından bu yana devletin kurumlarıyla omuz omuza yürüdüklerine dikkat çeken Kasapoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın komisyonun en güçlü destekçisi olduğunu vurguladı. Kasapoğlu, "Veri paylaşımında ve sahada karşılaşılan sorunlara müdahale noktasında sürekli ve verimli bir mesai içinde olduğumuz Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş’a ve kıymetli ekibine yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Kasapoğlu konuşmasını, "10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nın, kapsayıcı Türkiye hedefimizi güçlendirmesini diliyor; engelli bireylerimize ve hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan kıymetli ailelerine saygı ve sevgilerimi sunuyorum" sözleriyle tamamladı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 11:32 Geç kalınmış vakada yüzleri güldüren müdahale Aydın’da geçirdiği düşme sonrası yalnızca gözünde oluşan hematoma müdahale edilen 75 yaşındaki Erika Özbalcı Shröpel, aylar sonra artan çift görme şikayetiyle yeniden hastaneye başvurdu. Gözündeki çift görmenin sebebinin blow-out kırığı olduğu tespit edilen Erika Özbalcı Shröpel, Medicana Sağlık Grubu Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu tarafından gerçekleştirilen ameliyatla sağlığına kavuştu. Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yaşayan 75 yaşındaki Erika Özbalcı Shröpel, beyin damarında oluşan bir pıhtı nedeniyle bayılma sorunu yaşamaya başladı. İlk baygınlığını ocak ayında geçiren ve bu nedenle düşüp göz bölgesine darbe alan Erika Özbalcı Shröpel, ambulansla kaldırıldığı hastanede yapılan ilk müdahale sonrası, ‘çift görme’ şikayeti olduğunda yeniden hastaneye başvurması söylendi. Yaşadıklarının üzerine 3 ay sonra çift görme şikayeti yaşadığını aktaran Erika Özbalcı Shröpel, tedavi için 10 yıldır geldiği Medicana International İzmir Hastanesi’ne başvurdu. Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu’na muayene olan Erika Özbalcı Shröpel’de yapılan ilk incelemede göz tabanının maksiller sinüs içine çöktüğü ve gözün geriye doğru yer değiştirdiği belirlendi. Bunun üzerine Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu tarafından gerçekleştirilen operasyonla Erika Özbalcı Shröpel’in hasarlı göz bölgesine titanyum "mesh plak" yerleştirildi. Gecikmiş olmasına rağmen başarılı geçen ameliyatın ardından hastanın görmesi düzelirken Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu, göz tabanı kırıklarında erken müdahalenin kritik rol oynadığını ancak geç kalınmış vakalarda dahi etkili sonuçlar alınabildiğini vurguladı. Bu halde araba kullanamazdım Başından geçenleri anlatan Erika Özbalcı Shröpel, "75 yaşındayım ve Kuşadası’nda yaşıyorum. Beyne giden damarda pıhtı sorunu olduğu için bazen baygınlık geçiriyorum; ocak ayında yine böyle bir anda evde lavabonun üzerine çok kötü düşmüşüm. Komşum hemen ambulans çağırmış ama düşme anını hiç hatırlamıyorum. Aydın’da ilk müdahaleyi yapıp hematomu boşalttılar, "çift görmeye başlarsan gel, ameliyat edelim" dediler. O zaman çok istememiştim. On yıldır beni takip eden Medicana International İzmir Hastanesi’nin Kardiyoloji Doktoru Abdi Bey sayesinde Özlem Hanım ile tanıştım. İlk düştüğümde ağrım vardı ama asıl çift görme şikayetim son iki haftadır iyice artmıştı. Bu halde araba kullanmam mümkün değildi, kaza yapmaktan çok korkuyordum. Beynimdeki pıhtı için de ilaç tedavisine başladılar; korkudan arabamı satmayı bile düşünüyorum. Ancak ameliyattan sonra görmem düzeldi, en önemlisi de buydu. Şimdi doktor hanımın dediği gibi masajlarımı yapıyorum, kendimi çok daha iyi hissediyorum" diye konuştu. Ameliyat endikasyonu olmasına rağmen müdahale edilmemiş Erika Özbalcı Shröpel’in sağlığı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu, "Normalde göz taban kırıklarında defekt alanı yarım santimetre karenin üzerinde olduğu zaman ameliyat endikasyonu vardır. Sonuç olarak çift görme gelişmesi çok normal, çünkü göz tabanı olduğu gibi maksiller sinüsün içine çökmüştü ve göz geriye doğru kaymıştı. Ameliyatla o bölgeye girdiğimizde sinirlerin ve tüm dokuların göz tabanına yapışmış olduğunu gördük. Onları yukarı kaldırdık ve göz tabanına titanyumdan yapılan, "mesh plak" denilen ömür boyu kalıcı bir destek yerleştirdik" dedi. Erika Özbalcı Shröpel’in rahatsızlığının blow-out kırığı olarak adlandırıldığını dile getiren Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu, "Gözün üzerine gelen darbenin basıncı çevreye dağıtarak en zayıf yer olan tabanı ve iç bölgeyi kırmasıyla oluşur. Burada temel mesajımız şu: Tedavi ne kadar erken yapılırsa sonuç o kadar iyi olur, ameliyat süresi kısalır ve başarı şansı yükselir; ancak üzerinden zaman geçmiş olsa bile bu hastaların tedavisi mümkündür" açıklamasını yaptı.
İEÜ’den İtalya’ya ’tasarım’ çıkarması
27 Temmuz 2025 Pazar - 10:35 İEÜ’den İtalya’ya ’tasarım’ çıkarması İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi, İtalya’nın Matera kentinde düzenlenen ‘Italian Design Agor 2025’ etkinliğinde Türkiye’yi başarıyla temsil etti. Tasarım ve sanat eğitiminin uluslararasılaşmasına katkı sağlamak amacıyla gerçekleştirilen etkinlik kapsamında, İzmir Ekonomi Üniversitesi ile Istituto del Design-Matera arasında akademik iş birliğini güçlendirmeye yönelik bir protokol de imzalandı. Anlaşma ile iki kurum arasında öğrenci ve akademisyen değişimi, ortak projeler ve kültürel etkinlikleri de kapsayan uzun vadeli bir iş birliğine gidildi İtalya’nın önde gelen yükseköğretim ve tasarım kurumlarından biri olan Matera Tasarım Enstitüsü (Istituto del Design-Matera) tarafından düzenlenen etkinliğe İzmir Ekonomi Üniversitesi damga vurdu. İzmir Ekonomi; açık hava sergileri, tematik konferanslar ve panellerin gerçekleştirildiği etkinliğe akademisyenleri ve öğrencileriyle güçlü bir katılım gösterdi. İEÜ tarafından yapılan sunum ve konuşmalar, konuklar tarafından büyük ilgi gördü. İş birliği projesinin yürütücülüğünü üstlenen İEÜ Yabancı Diller Yüksekokulu İtalyanca Bölümü Akademik Koordinatörü Öğr. Gör. Buket Kasalı, etkinlikte yaptığı sunumda, dilin kültürlerarası iletişim ve tasarım eğitimi süreçlerindeki rolüne odaklandı. Kasalı, dilin yalnızca bir iletişim aracı değil; aynı zamanda kültürel kodlara ve tasarım pratiklerine erişim sağlayan stratejik bir unsur olduğunu vurguladı. Kasalı, çok dilli yaklaşımların küresel tasarım eğitimine kattığı değerin altını çizdi. ‘Anlatılar Yoluyla Tasarım’ Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Ali Aslankan ise, İEÜ’deki yüksek lisans tasarım stüdyosunun ders çıktılarını bir araya getirdiği ‘Anlatılar Yoluyla Tasarım’ başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Aslankan, öğrencilerin tasarımı anlamlı ve duyusal deneyimler oluşturan bir anlatı aracı olarak konumlandırdığını ifade etti. ’Yapay zeka vurgusu’ İEÜ Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ender Bulgun ise, sunumunda fakültenin akademik vizyonunu ve uluslararasılaşma çalışmalarını paylaştı. Prof. Dr. Bulgun, fakültenin uluslararası ağlara katılımı, yürütülen ortak projeler ve öğrenci-öğretim üyesi hareketliliği gibi başlıklara da değindi. Prof. Dr. Bulgun, tasarım eğitimindeki güncel eğilimler noktasında ise disiplinlerarası öğrenme, dijital tasarım araçlarının entegrasyonu, yapay zeka destekli oluşturma süreçler ve sosyal etki odaklı projelerin, artık eğitimin temel bileşenleri haline geldiğine dikkat çekti. Konuşmasında, fakültenin son yıllarda gerçekleştirdiği araştırma projeleri, tasarım tescilleri, komite çalışmaları, ulusal ve uluslararası organizasyonlardaki aktif rolleri ile büyüyen etki alanına da yer veren Prof. Dr. Bulgun, uluslararası akademik iş birliklerinin bu gelişimdeki kritik rolünü vurguladı. Öğrencilerin sunumları beğeni topladı İEÜ Görsel İletişim Tasarımı ile İçmimarlık ve Çevre Tasarımı bölümlerinde öğrenim gören öğrenciler ise, Matera Tasarım Enstitüsü bünyesinde gerçekleştirilen sergi kurulum atölyesi kapsamında geliştirdikleri projeleri sundu. Öğrencilerin oluşturucu ve yenilikçi çalışmaları, katılımcılarından büyük beğeni topladı. İzmir Ekonomi Üniversitesi, hem Türkiye’yi hem de Türk tasarım eğitimini başarıyla temsil ederek, akademik diplomasi ve kültürel iş birlikleri alanında önemli bir adım attı.
Genç kadın mühendislerden sahte videolara çözüm
27 Temmuz 2025 Pazar - 10:14 Genç kadın mühendislerden sahte videolara çözüm Yaşar Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencilerinin tasarladığı "DEFACE: Deepfake ile Manipüle Edilmiş Verinin Tespiti ve Sınıflandırılması" adlı proje, yapay zeka programlarıyla oluşturulan sahte içerikleri tespit ediyor. Özellikle ünlülerin sahte videolarının oluşturulmasıyla gündeme gelen deepfake (derin sahtecilik) yöntemi, dolandırıcılar tarafından da kullanıldığı için herkes için tehdit oluşturmaya başladı. Yaşar Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğrencileri, bu soruna çözüm bulmak için bir proje geliştirdi. Yaşar Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencileri Bilge Şenavcu, Selma İrem Özdemir, İlayda Gürbüzerol ve Nur Ceylin Çetin’in, Doç. Dr. Mete Eminağaoğlu danışmanlığında yürütmekte olduğu "DEFACE: Deepfake ile Manipüle Edilmiş Verinin Tespiti ve Sınıflandırılması" adlı proje, internette sürekli dolaşımda olan yapay zekayla oluşturulmuş videoları tespit ediyor. Kimlik hırsızlığı ve siber saldırılara karşı etkili yöntem DEFACE projesi, deepfake içeriklerinin tespitinde video ve ses verilerini bir arada işleyerek daha yüksek doğruluk ve verimlilik sağlamayı amaçlıyor. Multimodal veri işleme yaklaşımıyla, geleneksel yöntemlerin ötesine geçerek kimlik hırsızlığı ve siber saldırılar gibi tehditlere karşı daha etkili bir tespit yöntemi geliştirilmesi hedefleniyor. Projenin çıktıları; medya doğrulama, sosyal medya güvenliği ve siber güvenlik gibi alanlarda yenilikçi çözümler sunuyor. Deepfake içeriklerin yaygınlaştığı bir dönemde geliştirilen bu sistem, bireylerin ve kurumların dijital güvenliğini artırarak, sahte haberler ve siber saldırılar gibi tehditlere karşı güvenilir bir çözüm sağlıyor. Benzerlik ölçümü yaparak sahte ve gerçek verileri ayırt etmeye yönelik kullanılan bir sinir ağı modelinden yararlanılan projede ayrıca; görüntü verilerini sınıflandırmada güçlü bir performans gösteren derin öğrenme modeli, gerçek ve sahte videolar arasındaki farkları öğrenmek için AutoEncoder kullanıldı. Multimodal öğrenme ile görüntü ve ses verileri çapraz test edilerek sahte ve gerçek verilerin doğruluğu artırıldı. DEFACE projesi, TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı’ndan da kabul aldı. 421 proje arasından seçildi Yaşar Üniversitesi öğrencilerinin projesi DEFACE, Türkiye Cumhuriyeti Savunma Sanayii Başkanlığı Akademisi ve Yükseköğretim Kurulu iş birliğiyle yürütülen SAYZEK (Savunma Sanayii Yapay Zeka Yetenek Kümelenmesi) ATP 2024-2025 yarışma programında finale kaldı. Öğrenciler, ASELSAN Gölbaşı Yerleşkesi’nde düzenlenen "SAYZEK-ATP 2024-2025 | Tezden Teknolojiye: Final Buluşması" etkinliğine, 421 başvuru arasından seçilerek kabul edilen ve 45 konu birincisinden biri olarak katılım sağlayarak Türk savunma sanayii temsilcileri, mentorlar ve karar verici kurumların yer aldığı etkinlikte poster sunumu yaptı.
Çeşme’de ağaçlardan sakız damlayacak
27 Temmuz 2025 Pazar - 09:55 Çeşme’de ağaçlardan sakız damlayacak Dünyada yalnızca Yunanistan’ın Sakız Adası ile İzmir’in Çeşme ilçesinde yetişen sakız ağaçlarında hasat hazırlıkları başaldı. Binbir emek ve özenle çizilmeye başlanan ağaçlardan sakız damlamayacak. Dünyada yalnızca Yunanistan’ın Sakız Adası ile İzmir’in Çeşme Yarımadası’nda yetişebilen sakız ağaçlarının hasat hazırlık dönemi başladı. Sakız ağaçlarında çizim işlemi her yıl haziran ayının sonu ile temmuz ayının başında yapılıyor. Çizilen ağaçlardan sızan damlalar, ağustos ayının sonuna kadar toplanıyor. Elde edilen damlalar çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra gıda ve kozmetik sektörlerinde kullanılmak üzere hazırlanıyor. Kullanım alanı oldukça geniş olan damla sakızının kilogram fiyatı ise 15 bin TL’ye kadar çıkabiliyor. Ayrıca sakız üretimi, ilk kez 1959 yılında Çeşme’de başlasa da, yeterli ilgiyi görmediği için uzun süre sekteye uğradı. Ancak son 20 yılda yürütülen çalışmalarla üretim yeniden hız kazandı. Bu kapsamda bugüne kadar yaklaşık 40 bin sakız fidanı toprakla buluşturuldu. Söz konusu fidanların, 5 yıl içinde ürün verecek hale gelmesi bekleniyor. Şu an bölgede verimli durumda yaklaşık bin sakız ağacı bulunuyor ve bu ağaçlardan yılda ortalama 100 kilogram damla sakızı elde ediliyor. Çeşme’de yeniden canlandırılan bu özel üretim, bölge ekonomisine de önemli katkı sağlıyor. Hedef dışarıdan alımı azaltmak Sakız ağacının dünyada yalnızca Sakız Adası ve Çeşme Yarımadası’nda yetişen özel bir ağaç türü olduğunu belirten üretici Hasan Ege Tütüncüoğlu, "Kuraklıkla mücadele edilen bu dönemde, su istemeyen, ilaçlama gerektirmeyen ve çok değerli bir ürün sunan bu bitki, bölgeye özgü olması açısından büyük önem taşımaktadır. Anaç ağaç sayısı geçmişte binlere kadar düşmüşken, yapılan çoğaltma çalışmalarıyla bugün Çeşme’deki sakız ağacı sayısı 60 bin seviyesine çıkarılmıştır. Mevcut verimli bin ağaçtan yıllık yaklaşık 100 kg Çeşme damla sakızı elde ediliyor. Ancak dikilen yaklaşık 40 bin ağacın önümüzdeki 5 yıl içinde hasat verir hale gelmesiyle bu miktarın 1,5-2 ton seviyesine ulaşması beklenmektedir. Çeşme damla sakızı artık coğrafi işaretli bir ürün olup, kilosu 15 bin TL’den satılmakta ve Türkiye yılda yaklaşık 20 ton ithalat yapmaktadır. Biz Çeşmeli üreticilerin ilk hedefi, ağaç sayısını artırarak bu ithalatı durdurmak ve tamamen yerli üretime geçmektir. Çünkü bu ürün yalnızca gastronomide değil, aynı zamanda ilaç ve kozmetik alanlarında da çok değerli bir hammaddedir" dedi. Yanan bölgelere sakız ağacı dikimi Sakız ağaçlarının orman yangınlarında büyük zarar gördüğünü vurgulayan Tütüncüoğlu, sözlerini şu şekilde noktaladı: "Sakız Adası’nda yaşanan yangınlar nedeniyle üretim ciddi şekilde düşmüştür. Çeşme’de de benzer yangınlar yaşandığı için bu bölgelere sakız ağacı dikilmesi öncelikli olmalıdır. Zaten Orman Bakanlığı’nın bu yönde çalışmaları bulunmaktadır. Sakız ağacı sadece bu bölgede yetişmekle kalmayıp, az su istemesi ve kök yapısıyla erozyonu önleyici özellikleri nedeniyle Orman Bakanlığı’nın öncelikli türleri arasında yer almaktadır. Ancak yeterli sayıda anaç ağaç kalmadığı için fidan üretimi sınırlıdır. Şu anda 26 bin sakız fidanı saksıda beklemekte, ancak uygun arazi tahsis edilemediği için dikilememektedir. Eğer devlet bu konuda uygun yasalar çerçevesinde yer tahsisi yaparsa, sadece bu fidanlar değil, 50 bine kadar sakız fidanını 6 ay içinde toprakla buluşturabiliriz. Böylece 5 yıl içinde yıllık 4-5 tonluk üretim kapasitesine ulaşabiliriz. Dünyada yalnızca Sakız Adası’nın 200-250 tonluk üretim yaptığı düşünülürse, bu miktar bile pazarda hızlıca pay sahibi olmamızı sağlayacaktır. Sakız ağacı, özellikle medikal kozmetik alanında yüksek katma değer oluşturan ve bölge ekonomisi için büyük fırsatlar sunan bir bitkidir. Bu potansiyelin mutlaka değerlendirilmesi gerekmektedir." Damla sakızında kadın istihdamı Sakız ağacının çok uzun ömürlü ve uzun yaşayabilen bir ağaç olduğunu ifade eden üretici İbrahim Topal ise "Kök salma kapasitesi çok yüksektir, susuzluğa oldukça dayanıklıdır. Hiçbir şekilde ilaç istemez ve tamamen yüzde yüz organik ürün elde edilir. Sakız çizimi her yıl haziran ayının sonu ile temmuz ayının başında gerçekleşir. Bu tarih aralığı hava durumuna bağlı olarak 10 gün öncesine ya da 10-15 gün sonrasına kayabilir. Ağaçları önce verev şekilde çizeriz, ardından 15’er-20 cm aralıklarla altlarına kireç dökeriz. Bu işlemden sonra sakız akmaya başlar. Sakız, yaklaşık iki aylık bir sürecin sonunda, ağustos sonuna doğru toplanmaya başlanır. Sakız toplama sürecinden sonra kadınların istihdamına ihtiyaç duyulur. Çünkü Çeşme bir turizm bölgesi olduğundan istihdam sadece temmuz, ağustos ve eylül aylarında yoğundur; ancak kış aylarında iş bulmak zordur. Eğer sakızcılığı bölgede geliştirirsek, kış aylarında evde oturan kadınlar ev işlerini yaparken aynı zamanda sakız temizliğiyle uğraşarak ekonomiye katkı sağlayabilirler" ifadelerini kullandı.
Göztepe, Junior Olaitan’ı açıkladı
26 Temmuz 2025 Cumartesi - 18:08 Göztepe, Junior Olaitan’ı açıkladı Göztepe, Fransa Lig 2 ekiplerinden Grenoble forması giyen 23 yaşındaki orta saha oyuncusu Junior Olaitan’ı kadrosuna kattığını duyurdu. Trendyol Süper Lig ekiplerinden Göztepe, yeni sezona iddialı bir giriş yapmak için transfer çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Daha önce sağ bek Arda Okan Kurtulan, savunmacı Allan Godoi, orta saha Rhaldney, sol bek Amin Cherni ve golcü futbolcular Janderson ile Ibrahim Sabra’yı renklerine bağlayan sarı-kırmızılılar, bir hamle daha yaparak Teknik Direktör Stanimir Stoilov’un çok istediği Beninli orta saha oyuncusu Junior Olaitan’ı kadrosuna kattığını duyurdu. Konuyla ilgili kulüpten yapılan açıklamada, "2002 doğumlu hücum oyuncusu Junior Olaitan Ishola ile 4+1 yıllık sözleşme imzaladık. Ailemize hoş geldin Junior Olaitan Ishola! Şanlı kulübümüzde sana başarılar ve unutulmaz anlar diliyoruz" ifadelerine yerildi. Fransa Lig 2’de 83 maça çıkan Junior Olaitan, 7 gol ve 7 asist kaydetmeyi başardı. Öte yandan ilk olarak 2021 yılında Benin Milli Takımı’nın formasını giyen 23 yaşındaki futbolcu, 32 maça çıkıp, 4 gol kaydetmeyi başardı. Ivan Mance: "Vizyonumuzu devam ettiriyoruz" Göztepe Sportif Direktörü Ivan Mance, yeni transfer Junior Olaitan hakkında açıklamalarda bulundu. Önemli bir oyuncuyla sözleşme imzaladıklarını ifade eden Mance, "Bu transferle birlikte, genç ve potansiyeli yüksek oyuncuları kadromuza katarak onların gelişimini Göztepe çatısı altında sürdürme vizyonumuzu devam ettiriyoruz. Junior Olaitan, henüz genç yaşlardayken Manchester City grubunun radarına giren, bugün ise Benin Milli Takımı’nın oyuncularından ve kaptanlarından biri haline gelmiş özel bir yetenek. Hem sahada hem de kulübümüzde fark oluşturacağına inanıyoruz. Ona sarı-kırmızı formayla başarı dolu bir yolculuk diliyoruz" diyerek sözlerini noktaladı.
Mide şikayetiyle geldi, akciğer kanserinden kurtuldu
26 Temmuz 2025 Cumartesi - 12:04 Mide şikayetiyle geldi, akciğer kanserinden kurtuldu İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi’nde 76 yaşındaki Fatma Slem’in rutin mide şikayetleri nedeniyle başvurduğu kontrolde, erken evrede fark edilen bir akciğer nodülü sayesinde hayatı değişti. İlk olarak başka bir sağlık kuruluşunda çekilen tomografide fark edilen ve "buzlu cam nodülü" olarak adlandırılan kitle, Medical Point Hastanesi’nde takip altına alındı. Mide şikayetleri nedeniyle İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi’ne başvuran 76 yaşındaki Fatma Slem’in, erken evrede fark edilen bir akciğer nodülü sayesinde hayatı değişti. İlk olarak başka bir sağlık kuruluşunda çekilen tomografide fark edilen ve "buzlu cam nodülü" olarak adlandırılan kitle, takip altına alındı. Fatma Slem, büyüyen kitlenin yeniden değerlendirilmesiyle Prof. Dr. Hakkı Ulutaş ve multidisipliner onkoloji konseyi tarafından ameliyata alındı. Kapalı (uniportal VATS) yöntemle yapılan başarılı operasyon sonrasında, Fatma Slem kısa sürede sağlığına kavuştu. Yaşadığı bu durumla ilgili erken tanının önemine dikkat çeken Slem, "Aslında mide problemim için başvurmuştum. Tomografide akciğerimde bir nodül tespit edildi. Ameliyatım kapalı yöntemle gerçekleşti. Çok kısa sürede toparladım ve şu anda gayet iyiyim" dedi. Bölgede bir ilk gerçekleşti Medical Point Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hakkı Ulutaş, operasyon süreciyle ilgili şu bilgileri verdi: "Hastamızın sağ üst apikal segmentinde, halk arasında ’buzlu cam’ olarak bilinen bir nodül tespit edildi. Gözlem sürecinde nodülün büyüdüğünü gördük. Onkoloji konseyinde değerlendirme sonucu cerrahi kararı verildi." Cerrahi müdahale, minimal invaziv tekniklerden biri olan uniportal VATS (video yardımlı torakoskopik cerrahi) yöntemiyle gerçekleştirildi. Nodülün yerinin belirlenmesinde girişimsel radyoloji ile iş birliği yapılarak, ameliyat öncesinde işaretleme yapıldı. "Patoloji sonucunda erken evre akciğer kanseri olduğu belirlendi. Lenf nodlarında herhangi bir yayılım tespit edilmediği için hastamıza ek bir tedavi gerekmedi" diye konuştu. Ayrıca Prof. Dr. Ulutaş, girişimsel radyoloji destekli bu uygulamanın hastanede ve bölgede ilklerden biri olduğunu vurguladı.