Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Karaburun ve Mordoğan kültürü 9. Geleneksel Yemek Festivali’nde yaşatılacak
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:32:10
Karaburun yarımadasının kültürel mirasına sahip çıkan önemli etkinliklerden biri olan "9. Geleneksel Yemek Festivali", Müesser Aktaş Etnografya ve Tarih Evi Koruma ve Yaşatma Derneği tarafından 16-17 Mayıs 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Yarımadanın köklü kültürünü yaşatmayı amaçlayan festival, iki gün boyunca ziyaretçilerine hem lezzet hem de kültür dolu unutulmaz bir hafta sonu sunacak. Festival kapsamında yöresel yemek yarışmaları, kültürel söyleşiler, geleneksel el sanatları tanıtımları ve destansı halk oyunları gösterileri düzenlenecek. Karaburun ve Mordoğan’ın geçmişten günümüze uzanan yaşam kültürünü tanıtacak etkinlikler, bölgenin kültürel değerlerini gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor. Yarımada kültürüne gönül veren isimlerden biri olan Müesser Aktaş tarafından 2008 yılında kurulan yerel kültür evi ise festivalin en önemli simgelerinden biri olarak dikkat çekiyor. Kültür evinde; el sanatları ürünleri, geleneksel köy odası, yöresel kıyafetler, eski mutfak eşyaları ve geçmiş yaşamı yansıtan birbirinden değerli eserler sergileniyor. Karaburun yarımadasının unutulmaya yüz tutmuş kültürel mirasının korunması adına büyük emek veren Müesser Aktaş’ın çalışmaları, yıllardır bölge halkı ve ziyaretçiler tarafından takdirle karşılanıyor. Yarımadanın tarihine ışık tutan birçok nadide eser, bu kültür evinde yaşatılarak günümüze taşınıyor. Bu yıl dokuzuncusu düzenlenecek olan yöresel yemek festivali de, bu kültürel mirası daha geniş kitlelerle buluşturarak adeta taçlandırıyor. Festival boyunca ziyaretçiler yalnızca yöresel lezzetlerle buluşmayacak; aynı zamanda Karaburun’un tarihini, yaşam biçimini ve geleneklerini yakından tanıma fırsatı da bulacak. Bölgenin doğal güzellikleri ve kültürel dokusuyla birleşen etkinlik, İzmir ve çevre illerden gelecek misafirler için de önemli bir kültür buluşması niteliği taşıyor. Festivale katılanlara ayrıca, mitolojide Echo efsanesiyle anılan ve Narcissus hikâyesine konu olduğu söylenen tarihi Nargisus Çeşmesi’ni ziyaret etmeleri de öneriliyor. Yarımadanın mistik atmosferini yansıtan bu tarihi nokta, bölgenin kültürel zenginliğini tamamlayan önemli değerlerden biri olarak öne çıkıyor. Karaburun ve Mordoğan kültürünün yaşatılması adına büyük önem taşıyan festival, geleneksel değerlerin korunmasına katkı sunarken aynı zamanda yarımada turizmine de canlılık kazandıracak. Kültür, tarih, gastronomi ve halk oyunlarının bir araya geleceği bu özel etkinlik, güzel bir hafta sonu geçirmek isteyenler için kaçırılmayacak bir organizasyon olacak.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:26
Böbrekleriniz size küsmeden, siz tuza veda edin
Mutfakların vazgeçilmezi, sofraların "beyaz altını" tuzun, aslında vücudun sessiz kahramanları böbrekler için büyük bir yük olduğu konusunda uyarıda bulunan İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Uzmanı Doktor Orçun Ural, "Vücudumuzun günlük sodyum ihtiyacı sadece 1 gramın altında, geri kalan her şey ise damak tadımızın bir oyunu. Böbrekleriniz size küsmeden, siz tuza veda edin" dedi. 11 Mayıs Dünya Tuza Dikkat Haftası’ sebebiyle bir açıklama yapan Nefroloji Uzmanı Doktor Orçun Ural, tuz bağımlığına dikkat çekti. Ural, "Çoğumuz yemeğin tadına bakmadan tuzluğa uzanırız. Peki, neden? Bu durum, bir damak tadı tercihinden ziyade beyindeki bir ’ödül mekanizması’. Tuz tüketimi beyinde dopamin salınımını tetikleyerek, zamanla daha fazlasını isteyen bir döngü oluşturuyor. Özellikle stresli anlarda kortizol seviyelerini düşürüp geçici bir rahatlama hissi verdiği için vücudumuz bizi yanıltarak tuzlu gıdalara yönlendiriyor. Oysa gerçek şu ki; vücudumuzun günlük sodyum ihtiyacı sadece 1 gramın altında, geri kalan her şey ise damak tadımızın bir oyunu." dedi. Sessiz ve derin hasar: Glomerüler Hiperfiltrasyon Vücudun arıtma tesisi olan böbreklerin kanımızdaki tuzu dengelemek için olağanüstü bir çaba sarf ettiğini anlatan Uzman Dr. Orçun Ural, şöyle devam etti: "Ancak bu çaba, ’Glomerüler Hiperfiltrasyon’ denilen bir sürece yol açarak böbreğin o meşhur filtrelerini (nefronları) yoruyor ve zamanla sertleşmelerine neden oluyor. Böbrekler genellikle sessizce mücadele eder. Sağlıklı hissetmeniz, hasar oluşmadığı anlamına gelmez; sadece böbreğinizin henüz bu yükü tolere edebildiğini gösterir. Belirtiler başladığında ise genellikle iş işten geçmiş oluyor." Sadece tansiyon hastaları mı risk altında? Tuzun sadece yüksek tansiyonu olanlara zararlı olduğu büyük bir yanılgı olduğunu belirten Dr. Ural, normal kan basıncına sahip bireylerde bile aşırı tuzun böbrek dokusuna doğrudan zarar verdiğini vurguladı. Ural, tuzun damar sağlığından bağımsız olarak böbrek hücrelerini doğrudan etkileyerek kronik hastalıkların temelini atabildiğini söyledi. Tuzu kesmek için sadece masadaki tuzluğu kaldırmanın ne yazık ki yeterli olmadığını belirten Dr. Ural, asıl mücadelenin market raflarında başladığını belirterek, "Sağlıklı sandığımız paketli gıdalardan her gün yediğimiz ekmeğe kadar her yerde gizli sodyum var. Çözüm ise basit ama etkili: Bilinçli bir tüketici olup etiket okumayı alışkanlık haline getirmek. Böbreklerinizi korumak için bugün atacağınız küçük bir adım, yarın sizi diyaliz makinelerinden uzak tutabilir. Damak tadını yeniden eğitmek için kritik süre 21 gün. Tuzu kademeli azaltıp yerine taze baharatlar, limon ve doğal aromalar eklediğinizde, 3 haftanın sonunda reseptörleriniz yenilenecek ve yiyeceklerin gerçek tadını almaya başlayacaksınız. Geleceğinizi ’salamura’ etmeyin. Bugün o tabağa eklemediğiniz bir tutam tuz, yarın size sağlıklı bir ömür olarak geri dönecek." dedi.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:04
Saya Holding’ten girişimcilere stratejik destek
Saya Holding, holding çatısı altında sağlık sektöründe faaliyet gösteren Humanis bünyesinde kurulan Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF) aracılığıyla Revo Capital Fund III’e yatırım yaparak, girişim ekosistemindeki stratejik varlığını güçlendirdi. Saya Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Mengi, yatırım ile yapay zekâ, sağlık teknolojileri ve fintech gibi yüksek katma değerli alanlarda Türkiye’den çıkacak başarı hikâyelerine uzun vadeli destek vermeyi hedeflediklerini açıkladı. Mengi, "Yatırım ekosisteminin en önemli oyuncularından Revo Capital’in tecrübesiyle Saya Holding’in sektörel derinliğini buluşturan bu iş birliği, Ar-Ge odaklı ve yüksek katma değerli teknoloji şirketlerinin büyümesini hızlandırmayı hedefliyor" dedi. Sağlık, gayrimenkul ve teknoloji odaklı sanayi sektörlerinde oluşturduğu değerle Türkiye’nin öncü markalarından Saya Holding, sağlık sektöründe faaliyet gösteren Humanis ile önemli bir adım attı. Saya Holding, Humanis bünyesinde kurulan Humanis Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF) üzerinden, bölgenin önde gelen girişim sermayesi şirketlerinden Revo Capital’in üçüncü fonuna (Fund III) yatırım yaptığını açıkladı. Saya Holding’in "insan odaklı inovasyon" ve "sürdürülebilir büyüme" vizyonunu girişim ekosistemine taşıma kararlılığının bir göstergesi olduğunu vurgulayan Saya Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Mengi, kurumsal şirketlerin dinamik girişim ekosistemleri ile kurduğu bağın, modern ekonomi dünyasında bir tercih değil, zorunluluk olduğunu söyledi. Ülkemizin geleceği için anlamlı iş birliği Mengi, "Saya Holding olarak, yarım asırlık sanayicilik tecrübemizi ve Humanis ile sağlık sektöründe ulaştığımız küresel yetkinliği, teknoloji odaklı yeni nesil yatırımlarla taçlandırıyoruz. Revo Capital Fund III’e gerçekleştirdiğimiz bu yatırım, sadece bir finansal ortaklık değil, yapay zeka, sağlık teknolojileri ve fintech (finans - teknoloji) gibi dünyayı dönüştüren alanlarda ülkemizden çıkacak başarı hikayelerine verdiğimiz stratejik bir destektir. Revo Capital’in tecrübesi ile Saya Holding’in sektörel derinliğini bir araya getiren bu iş birliği, Ar-Ge odaklı, katma değeri yüksek ve ihracat potansiyeli taşıyan teknoloji şirketlerinin büyüme yolculuğunda kaldıraç etkisi oluşturmayı hedefliyor" diye konuştu. Hedef teknoloji ihracı Saya Holding’in, bu yatırımla birlikte girişimcilere sadece sermaye değil, aynı zamanda holding bünyesindeki şirketlerin operasyonel gücü, geniş pazarlama ağı ve global vizyonuyla "smart capital" (akıllı sermaye) sunmayı amaçladığını anlatan Mengi, bu yaklaşımın, Türkiye’nin teknoloji ihraç eden bir merkez olma hedefine doğrudan hizmet ettiğini ve girişimlerin kurumsal yapılarla daha hızlı entegre olmasını sağladığını kaydetti. Girişim ekosistemini analiz etmek, doğru iş birliklerini kurmak ve bu değer oluşturma sürecini profesyonellikle yönetmenin büyük bir gayret gerektirdiğine dikkat çeken Cem Mengi, bu süreci büyük bir titizlikle yürüten Saya Holding Strateji, İş Geliştirme ve Yatırımlar Direktörü Caner Özsaran ve ekibine teşekkür etti. Revo Capital Fund III nedir 2013 yılında kurulan Revo Capital, Türkiye’nin öncü ve en büyük erken aşama teknoloji yatırım fonudur. Toplamda 250 milyon dolar büyüklüğündeki üç fonu aracılığıyla 51 teknoloji girişimine yatırım yapmış, Midas, ikas, Param, Massive Bio, Getir, Paraşüt, Foriba ve Logiwa gibi kategori lideri şirketlerin erken dönem yatırımcıları arasında yer almıştır. Şirket bugüne kadar 18 başarılı çıkış gerçekleştirmiştir. 2025 yılında Dünya Bankası Grubu’nun yatırım kolu International Finance Corporation (IFC), Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (European Bank for Reconstruction and Development - EBRD), Almanya’nın kalkınma finansmanı kurumu DEG - Deutsche Investitions- und Entwicklungsgesellschaft (KfW DEG) ve Türkiye Kalkınma Fonu (TKF) başta olmak üzere Türkiye’nin önde gelen kurum ve bankaları, aile ofisleri ve iş adamlarının katılımıyla 100 milyon dolar büyüklüğündeki üçüncü fonunu hayata geçiren Revo Capital, Türk kökenli kuruculara veya Türkiye’de Ar-Ge ekipleri bulunan girişimlere odaklanmaktadır. Revo, bu şirketleri tohum aşamasından Seri A ve B yatırım turlarına kadar destekleyerek küresel ölçekte büyümelerine katkı sağlamaktadır. Fonun yatırım odağında yapay zekâ odaklı fintech, B2B SaaS, siber güvenlik, sağlık teknolojileri, enerji ve oyun alanları yer almaktadır. Revo Capital, 2030 yılına kadar 30’dan fazla erken aşama teknoloji girişimine yatırım yapmayı hedeflemektedir.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:00
Bergama’da Türkçe isimli iş yerlerine teşekkür plaketi
Bergama Şehit Ömer Yiğit Ulus Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Öğretmen ve Öğrencileri, "Türkçe Bir Markadır" adıyla hayata geçirdikleri proje kapsamında ilçede Türkçe isimli iş yerlerini ziyaret ederek, plaketle teşekkür ettiler. Şehit Ömer Yiğit Ulus Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Ebubekir Erkaya yaptığı açıklamada, ‘’Okulumuz Türkçe isim kullanan işletmeleri ödüllendirecek özel bir projeye imza attı. ’Türkçe Bir Markadır’ adıyla hayata geçirilen projede Türkçe isim kullanan işletmelerin okulumuz tarafından hazırlanan plaketler takdim edilecek. İlçemizdeki işletmelerin Türkçe isim kulanmaları hem dilimize sahip çıktığımızı hem de yerel ekonomimizi desteklediğimizin göstergesidir. Bu proje ile hem farkındalık oluşturmak hem de esnafımızı onurlandırmayı amaçlıyoruz. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Bu projeye imza atan okulumuz öğretmenleri Müge Olut ve Atabey Pusat ile okulumuz öğrencilerine teşekkür ediyorum.’’ dedi. Şehit Ömer Yiğit Ulus Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Öğretmeni ve Proje Sorumlularından Atabey Pusat ise, ‘’Projemizin sloganı şuydu: ’Türkçe Bir Markadır’. Başka bir markaya ihtiyacımız yok. Bu konuda ülkemizin kanayan bir yarası var. İşletmelerimizin çoğu Türkçe birisim kullanmak yerine İngilizce, Fransızca, Arapça isimler kullanıyor. Bu durumu tersine döndürmek, Türkçe ismin de bir kalite olduğunu anlatmak için yaptığımız bir çalışma bu. Bu kapsamda ziyaretlerimizde ilk olarak Muhsin arkadaşımızın işletmesine plaketimizi takdim ettik. Bunun devamı gelecek. Dileriz önce İzmir sonra ülke geneline yayılarak Türkçe isimli işletmelerin sayısı hızla artar ‘’ diye konuştu. Plaketini alan işletme sahibi Muhsin Gözkaya ise, ‘’UNESCO Dünya Mirası kentimizi dünyaya işletmemizin adını Türkçe koyarak meşhur Bergama Köftemizi ve Bergama Çığırtma yemeğimizi tanıtmaya çalışıyoruz. Projeden dolayı Şehit Ömer Yiğit Ulus Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Okulumuza çok teşekkür ediyorum ‘’ dedi. Şehit Ömer Yiğit Ulus Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi proje ekibinin bir sonraki durağı Taner Çetin’in işlettiği bir bayii oldu. İşletme sahibi Taner Çetin’e plaketini Şehit Ömer Yiğit Ulus Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı Erşan gelici takdim etti.
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 10:12
Otomobilin çarptığı 8 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti
İzmir’in Selçuk ilçesinde, annesiyle beraber yolun karşısına geçmek istediği esnada otomobilin çarptığı 8 yaşındaki küçük çocuk, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Kaza dün saat 21.30 sıralarında, İzmir Aydın Karayolu, Selçuk Hükümet Konağı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre İ.P. idaresindeki otomobil, ailesiyle birlikte yolun karşısına geçmek isteyen 8 yaşındaki Hümeyra Özmen adlı çocuğa çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan küçük çocuk ağır yaralanırken, kazayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis yolda güvenlik önlemlerini alırken, ağır yaralanan Hümeyra Özmen, sağlık ekipleri tarafından Selçuk Devlet Hastanesine kaldırıldı. Küçük Hümeyra, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Yapılan incelemenin ardından çocuğun cansız bedeni morga kaldırıldı. Kazanın ardından otomobil sürücüsü İ.P., Selçuk İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne giderek teslim oldu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 10:09
Karşıyaka Basketbol’dan oyun kurucu hamlesi
Karşıyaka Basketbol, ABD’li şutör oyun kurucu Charles Manning’i kadrosuna kattı. Basketbol Süper Ligi ekiplerinden Karşıyaka, yeni sezon çalışmalarını sürdürüyor. İlk olarak başantrenörlük görevine geçtiğimiz sezon Türkiye Basketbol Ligi’nde (TBL) Trabzonspor’u şampiyonluğa taşıyan Faruk Beşok’u getiren yeşil-kırmızılılar, Beşok’un raporları doğrultusunda transfer çalışmalarına başladı. İzmir ekibi, bu süreçte Samet Geyik, Egemen Güven, Ege Özçelik, Chris Chiozza, Mike Moore, Meriç Kuntker ve Justin Alston’ı kadrosuna kattı. İç transferde de hareketli günler geçiren Karşıyaka Basketbol, Mert Celep’le de yeniden anlaşmaya vardı. Dış transferde bir takviye daha yapan Karşıyaka Basketbol, ABD’li şutör oyun kurucu Charles Manning’i renklerine bağladığını duyurdu. Konuyla ilgili kulüpten yapılan açıklamada, "Daha önce FMP Belgrad, EWE Baskets Oldenburg ve Napoli Basket formaları giyen ve son olarak geçtiğimiz sezonu Avtador Saratov’da tamamlayan Charles Manning Jr., 2025-2026 sezonunda Karşıyaka forması giyecek. Charles’a yeşil-kırmızılı formayla başarılı bir sezon diliyor, kulübümüze hoş geldin diyoruz" ifadelerine yer verildi.
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 09:39
İEÜ’nün TÜBİTAK gururu: 5 proje, 5 destek
İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin sağlık, mühendislik, genetik ve sosyoloji alanlarını kapsayan 5 projesi, TÜBİTAK 1001 programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Türkiye’de aynı anda 5 ve daha fazla projesi kabul edilen sayılı üniversiteler arasında yer alan İEÜ, bilim dünyasında güçlü bir adım attı. Araştırma odaklı çalışmalarıyla bilim dünyasında güçlü bir yer edinen İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde (İEÜ) hayata geçirilen 5 yeni proje, TÜBİTAK’tan destek almaya hak kazandı. Sağlık, mühendislik, genetik ve sosyoloji gibi farklı alanlardaki projelerle dikkat çeken İEÜ, Türkiye genelinde 5 ve daha fazla projesi kabul edilen sayılı üniversiteden biri oldu. 3 yıl içinde tamamlanacak çalışmalar, ulusal ve uluslararası ölçekte fark oluşturacak ve bilim dünyasına ışık tutacak. Lösemi tedavisine katkı Yürütücülüğünü yaptığı projeyle TÜBİTAK 1001 programı kapsamında hibe alan isimlerden Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Yağmur Kiraz Durmaz, kan kanseri olarak da bilinen lösemi hastalığına karşı yeni ilaç ve tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine katkı sağlamak amacıyla hücre düzeyinde kapsamlı araştırmalar gerçekleştirecek. Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayriye Özen ise, yenilenebilir enerji santrallerine yönelik toplumsal tepkiler üzerine incelemeler yapacak. Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serhun Al, ‘İzmir’de Milliyetçilik Halleri: Algı, Tutum ve Müzakereler’ adlı proje üzerinde çalışmalarda bulunacak. Verimlilik artacak Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Barış Gürpınar, kara ve su içinde yapılan egzersizlerin inflamatuvar genler üzerindeki değişimini inceleyecek. Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Özge Sağlam, yüksek dielektrik özelliğe sahip nanomalzemelerin, nanofiber yapılarda kullanılmasıyla enerji depolama teknolojilerinde verimliliğin artırılması üzerine çalışacak. Bu sayede, yenilenebilir enerji sistemlerinin daha etkin kullanılmasına da destek olunacak. "Yenilikçi projelere devam edeceğiz" İEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu, üniversite olarak bilimsel araştırmaları ve proje odaklı çalışmaları, akademik gelişimin temel taşı olarak gördüklerini söyleyerek, "TÜBİTAK 1001 programı kapsamında 5 projemizin birden destek almaya hak kazanması, bu vizyonumuzun somut bir göstergesi. Bu projeler; disiplinlerarası çalışma kültürümüzü, akademik kadromuzun niteliğini ve araştırmaya verdiğimiz önemi açıkça ortaya koyuyor. Üniversitemizin ulusal ve uluslararası bilim dünyasında daha güçlü bir yer edinme yolculuğunda da önemli bir adım attık. Bu başarıda emeği geçen tüm akademisyenlerimizi gönülden kutluyorum. Üniversite olarak bundan sonraki süreçte de araştırma ve yenilikçi projeleri desteklemeye, bilimsel üretime katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu.
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 08:46
İZBAN bugün çalışmayacak
Kamu çalışanlarının ülke genelindeki iş bırakma eylemi nedeniyle İZBAN’da bugün sefer yapılmayacağı duyuruldu.
17 Ağustos 2025 Pazar - 15:59
İzmir açıklarında 115 düzensiz göçmen yakalandı
İzmir’in Urla ilçesi açıklarında yasa dışı yollarla yurt dışına çıkma girişiminde bulunan 50’si çocuk 65 düzensiz göçmen ve 2 göçmen kaçakçısı şüphelisi yakalandı. Urla ilçesi açıklarında 15 Ağustos günü saat 08.40’ta, Sahil Güvenlik İnsansız Hava Aracı tarafından yelkenli tekne içerisinde bir grup düzensiz göçmen olduğu tespit edildi. Harekete geçen Sahil Güvenlik Botları (TCSG-30, TCSG-24, KB-22, KB-38) tarafından İtalya rotası üzerinde bulunan hareketli yelkenli tekne durdurularak içerisindeki 50’si çocuk 65 düzensiz göçmen ve 2 göçmen kaçakçısı şüphelisi yakalandı. Düzensiz göçmenler, işlemlerin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi.
17 Ağustos 2025 Pazar - 13:40
İzmir’in yağlı güreş şöleninde başpehlivan Erkan Taş oldu
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Ödemiş Belediyesi ve Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu tarafından organize edilen Ödemiş Gölcük Yaylası Yağlı Güreşleri’nde sonuçlar belli oldu. Büyük heyecanın yaşandığı güreşlerin finalinde Erkan Taş, rakibi Tufan Güzel’i mağlup ederek başpehlivan unvanının sahibi oldu. Ödemiş Gölcük Yaylası Yağlı Güreşleri büyük heyecana sahne oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Ödemiş Belediyesi ve Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu iş birliğiyle organize edilen turnuvada yaklaşık 500 pehlivan er meydanına çıktı. Büyük heyecanın yaşandığı güreşlerin finalinde Erkan Taş, rakibi Tufan Güzel’i mağlup ederek başpehlivan unvanının sahibi oldu. Yarışlarda 30’un üzerinde başpehlivan mücadele ederken güreş ağalığı ise iş insanı Habil Tükenmez tarafından 500 bin TL bedelle üstlenildi. Finalde kıran kırana geçen mücadelede Erkan Taş, rakibi Tufan Güzel’i mağlup ederek altın kemerin sahibi oldu. Kemer, Ödemiş Belediye Başkanı Mustafa Turan ve güreş ağası Habil Tükenmez tarafından Taş’a takdim edildi. Dereceye girenler belli oldu Baş Boyu kategorisinde üçüncülüğü 662. ve 663. Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin altın kemer sahibi Yusuf Can Zeybek alırken, Mustafa Batu da üçüncülük kürsüsüne çıktı. Organizasyonda dereceye giren diğer isimler de netlik kazandı. Başaltı Boyu kategorisinde Onur Susuz birinci, Samet Ocak ikinci, Mustafa Cebesi ve Halil Can Dağcan ise üçüncü oldu. Büyük Orta Boyu kategorisinde Hüseyin Coşkun, Küçük Orta Büyük Boyu’nda İbrahim Şamil Özak, Küçük Orta Küçük Boyu’nda Görkem Yasin Şefik, Deste Büyük Boyu’nda Batuhan Öztürk, Deste Orta Boyu’nda Beytullah Sarı, Deste Küçük Boyu’nda Ercan Bakan, Ayak Boyu’nda Ali Mert Uçtu, Tozkoparan Boyu’nda Nurullah Eliş, Teşvik İki Boyu’nda Mithat Başeğmez, Teşvik Bir Boyu’nda Sametcan Meler, Minik İki Boyu’nda Hamza Özpiriççi ve Minik Bir Boyu’nda ise Bulut Yaman birincilik elde etti. Ödemiş Gölcük Yaylası’nda büyük ilgi gören yağlı güreşler, hem kıyasıya mücadelelere hem de izleyiciler için unutulmaz bir spor şölenine ev sahipliği yaptı.
17 Ağustos 2025 Pazar - 12:22
Göztepe, ilk iç saha maçında beğeni topladı
Göztepe, Trendyol Süper Lig’de 2025-2026 sezonunun ilk iç saha maçında Fenerbahçe ile golsüz berabere kalarak 1 puan alsa da, sergilediği performansla beğeni topladı. Trendyol Süper Lig’in iddialı ekiplerinden Göztepe, gösterdiği performansla adından söz ettirmeye devam ediyor. İzmir ekibi ligin ilk 2 haftasında önemli işlere imza attı. Geçtiğimiz hafta oynanan ilk maçta Çaykur Rizespor’u 3-0 mağlup eden Stanimir Stoilov’un öğrencileri, bu hafta da Fenerbahçe ile Gürsel Aksel Stadyumu’nda golsüz berabere kaldı. 61. dakikada 10 kişi kalmasına rağmen sahada gösterdiği oyun ve mücadeleyle 1 puan almayı başaran Göztepe, 2025-2026 sezonunun ilk iç saha maçında taraftarlarını memnun etti. Böylece İzmir ekibi, ilk iki maçında 4 puan toplayarak yenilgisiz bir şekilde yoluna devam ediyor. Taraftardan takımlarına destek Gürsel Aksel Stadyumu’nda Fenerbahçe ile 0-0 berabere kalan Göztepe’de taraftarlar takımlarını bağrına bastı. Maçın bitimiyle birlikte tüm oyuncularını tribüne çağıran sarı-kırmızılı taraftarlar, oyunculara performanslarından memnun olduklarını dile getiren tezahüratlar yaptı. Sosyal medyada da Göztepe’nin sergilediği oyun birçok futbolsever tarafından beğenilirken, Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Mourinho da, "Duvar gibi savunma yaptılar. Hem oyuncularının hem de teknik direktörlerinin hakkını vermek lazım. Geride beşli savunma yapıyorlardı. Üç savunmacılarının biri 1.90, biri 1.91, diğeri ise 1.89 boyundaydı. Orta saha oyuncuları da çok fazla koşuyordu. Her top için, her ikili mücadelede ısırarak oynuyorlardı. Böyle olduğu zaman da onlara karşı oynamak her zaman zor oluyor" ifadelerine yer verdi. Lis, kendini affettirdi Geçtiğimiz sezonun büyük bir bölümünde eleştirilerin odak noktası olan kaleci Mateusz Lis, Fenerbahçe maçının 90+4. dakikasında kurtardığı penaltıyla sarı-kırmızılı taraftarlara kendisini affettirdi. Polonyalı file bekçisinin kaledeki yerini daha da sağlamlaştırdığı ifade edildi. 28 yaşındaki kaleci, ligin ilk iki maçında kalesini gole kapatarak şimdiden önemli işlere imza attı.
17 Ağustos 2025 Pazar - 11:33
Menemen’de incir tadında festival vatandaşları buluşturdu
Menemen’in en lezzetli festivallerinden olan 5. Bozalan İncir Festivali, İzmir ve çevre illerden binlerce ziyaretçiyi Bozalan’da buluşturdu. Gün boyunca renkli aktivitelerin yaşandığı festivalin finalinde alanı dolduran vatandaşlara seslenen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Menemen üretir, Türkiye ve dünya kazanır. Bugün burada festivalini yaptığımız Bozalan incirimiz dünya ülkelerine gönderiliyor" diyerek ilçede tarımın önemine dikkat çeken Pehlivan, "Menemen çöpün değil, bereketin adresidir! Bizim görevimiz; halkımızın sağlığını, toprağımızın bereketini, doğamızın bütünlüğünü korumaktır. Ve buradan, sizlerin huzurunda, güçlü bir şekilde söz veriyorum: Gerek hukuki gerek idari olarak hep birlikte bu girişime karşı duracağız. Menemen böyle bir çöp tesisine asla geçit vermeyecek! Menemen temiz kalacak, yeşil kalacak, üretmeye devam edecek. Çünkü bu topraklar bize emanettir ve biz emanetimize asla ihanet etmeyeceğiz" dedi. Menemen’de renkli bir festival daha geride kaldı. İlçenin en lezzetli ürünlerinden olan Bozalan incirinin tanıtımı için beşincisi bu yıl gerçekleştirilen Bozalan İncir Festivali, ürün satış alanlarından, çocuk etkinlik alanına kadar birçok alternatif etkinlikle, 7’den 77’ye vatandaşları bir araya getirdi. Gün boyunca İzmir’in tüm ilçeleri ve çevre şehirlerden festivale gelen vatandaşlar, hem Bozalan’ın lezzetiyle meşhur olan incirini tadıp satın alma fırsatı buldu, hem de çeşitli etkinliklerde keyifli vakit geçirdi. Festivalde Diyetisyen Hatice Nur Ege, "Köyden şehre doğal reçeteler" başlıklı söyleşide vatandaşlarla buluştu. Çeşitli sanatçıların sahne aldığı festival konserleri, coşkuyu daha da pekiştirdi. "Üreten Menemen, güçlü Menemen demektir" Sabah saatlerinden itibaren yoğun katılımın olduğu 5. Bozalan İncir Festivali’nin kortej yürüyüşü, halk oyunları ekibi, bando, protokol ve vatandaşların katılımıyla gerçekleşirken, kürsüden vatandaşlara hitap eden Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, tarımın ve üreticinin önemine dikkat çekti. Başkan Pehlivan, "Bu yıl 1.100 dekar alanda yaklaşık 600 ton incir hasadı bekliyoruz. Ama bu rakam sadece bir sayı değil; alın terinin, emeğin, sabrın ve toprağa duyulan sevginin karşılığıdır. Biz de Menemen Belediyesi olarak üreticimizin yanında olmaktan, onların emeğini değerli kılmaktan onur duyuyoruz. Çünkü biliyoruz ki; üreten Menemen, güçlü Menemen demektir. Menemen üretir, Türkiye kazanır" ifadelerini kullandı. "Biz daha yeni başlıyoruz!" Menemen’e hizmetin aksamadan sürdürüldüğünü vurgulayan Başkan Pehlivan, "Nisan ayında dedik ki: Her ay bir açılışımız olacak! Hamdolsun sözümüzü tutuyoruz. Mayıs’ta Türkelli Kapalı Pazar Yerimizi açtık. Haziran’da Ulukent Semt Polikliniğimizi, hastane konforunda hizmete sunduk. Temmuz’da Kent-2’de, ismini şifa kaynağı aynısefa çiçeğinden alan sosyal tesisimizi açtık. Dün de Haykıran’da Ahmet Kahraman Camimizin açılışını gerçekleştirdik. Ve şimdi, 29 Ağustos’ta Şehir Parkımız içinde son derece modern bir restoran olacak Aynısefa Şehir Parkı kafeteryamızı açmaya hazırlanıyoruz. Yeni yatırımlarımız, açılışlarımız, projelerimiz Hizmetlerimiz, bu şehre olan sevdamızın somut göstergeleridir. Ve inanın, daha yeni başlıyoruz! Çünkü biz Menemen’i sadece yönetmiyoruz Biz Menemen’i aşkla seviyoruz" dedi. "Menemen, çöp tesisine asla geçit vermeyecek!" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın, Menemen Çaltı’da çöp tesisi yapma girişimine de kürsüden tepki gösteren Başkan Pehlivan, net mesajlar verdi; "Üzülerek ifade ediyorum ki; İzmir Büyükşehir Belediyesi, Menemen’imize çöp tesisi kurmak istiyor. Çöp tesisi demek; en basit anlatımıyla her türlü hastalığa davetiye çıkartmak demektir Hava kirliliği demektir Çevre felaketi demektir. Yer altı sularımızın kirlenmesi demektir Tarlamızın, evimizin, soframızın, sağlığımızın, markamızın ve itibarımızın telafisi olmayan zararlar görmesi demektir. Bu, Menemen’in geleceğini gölgeleyebilecek çok ciddi bir tehdittir! Bilinmelidir ki; Menemen çöpün değil, bereketin adresidir! Bizim görevimiz; halkımızın sağlığını, toprağımızın bereketini, doğamızın bütünlüğünü korumaktır. Ve buradan, sizlerin huzurunda, güçlü bir şekilde söz veriyorum: Gerek hukuki gerek idari olarak, elimizdeki tüm imkânlarla, hep birlikte bu girişime karşı duracağız! Menemen böyle bir çöp tesisine asla geçit vermeyecek! Menemen temiz kalacak, yeşil kalacak, üretmeye devam edecek! Çünkü bu topraklar bize emanettir Ve biz emanetimize asla ihanet etmeyeceğiz" dedi.
17 Ağustos 2025 Pazar - 11:28
Ege’de kuraklık alarmı: Bilim insanları uyarıyor
Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Jafar Safari, yürütücülüğünde gerçekleştirilen bilimsel çalışmada, bölgenin 2100 yılına kadar nasıl bir kuraklık eğilimine gireceği analiz edildi. Ortaya çıkan olası senaryolara göre; kurak ay sayısı yüzde 40 artabilir. İzmir ve çevresinde etkisini artıran kuraklık, bölgedeki barajların kritik seviyelere gerilemesine ve bazı ilçelerde su kesintilerine neden oldu. Yaşanan su krizinin yalnızca geçici değil, iklim değişikliğiyle derinleşen uzun vadeli bir problem olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Safari, sürdürülebilir çözümler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Safari, yürütücülüğünde gerçekleştirilen bilimsel çalışmada, Ege Bölgesi’nde gelecekte yaşanabilecek kuraklık senaryoları incelendi. CMIP6 iklim modeli verilerinin kullanıldığı çalışmada, orta (SSP2-4.5) ve yüksek (SSP5-8.5) emisyon senaryoları ele alındı. Bölgenin 2100 yılına kadar nasıl bir kuraklık eğilimine gireceği analiz edildi. Saygın bilim insanlarını bir araya getiren araştırmada Doç. Dr. Safari’ye; İstanbul Gelişim Üniversitesi’nden Dr. Mustafa Nuri, Bursa Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Babak Vaheddoost eşlik ederken, yüksek lisans öğrencisi Farzad Rotbeei ise araştırmaya katkı sağladı. Verimli havzalar tehdit altında Araştırma, 2041-2100 döneminde şiddetli ve aşırı kuraklık ayı sayısının en yüksek olduğu bölgelerin Büyük Menderes Havzası (Aydın-Denizli-Muğla hattı) ile Küçük Menderes Havzası’nın batı kesimleri (Çeşme, Seferihisar, Selçuk ve çevresi) olduğunu gösteriyor. Bu alanlarda toplam 160 ayın üzerine çıkan kuraklık değerleri dikkat çekiyor. Küçük Menderes’in doğu kesimlerinde ve Gediz Havzası’nda ise kuraklık riski devam ediyor. Orta emisyon senaryosuna göre 2070-2099 arasında kurak ay sayısında yüzde 26 artış öngörülürken, yüksek senaryoda bu oran yüzde 40’a yaklaşıyor. Araştırmada ayrıca, aylarca sürebilen ve 15 aya kadar uzayabilen kurak dönemlerin oluşabileceği, bunun da tarımsal üretim, içme suyu temini ve ekosistem dengesi açısından ciddi tehditler doğuracağı belirtildi. Doç. Dr. Safari, "Bu veriler ışığında özellikle İzmir’in tarım, içme suyu ve ekosistem dengesi açısından büyük risk altında olduğunu söyleyebiliriz. İklim değişikliği, artık soyut bir kavram değil. Ege Bölgesi gibi hassas alanlar, hem sıcaklık artışı hem de buharlaşma nedeniyle çift yönlü baskı altında. Tarımsal üretim, içme suyu temini ve ekolojik denge tehlike altında. Bu çalışmamızda geleceğe dair net bir tablo ortaya koyduk: Adaptasyon ve bütüncül su yönetimi politikaları bir an önce hayata geçirilmeli" dedi. Neler yapılabilir? Doç. Dr. Safari atılması gereken adımları şöyle sıraladı: "- Yeraltı su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı için izleme ve sınırlama sistemleri geliştirilmeli. - Tarımsal sulamada modern ve su tasarruflu teknikler yaygınlaştırılmalı. - Şehir şebekelerindeki su kaçakları hızla önlenmeli. - Kuraklık erken uyarı sistemleri bölgesel düzeyde kurulmalı. - İklim projeksiyonlarına dayalı uzun vadeli su yönetim planları hazırlanmalı. - Yenilenebilir enerji yatırımları artırılarak karbon ayak izi azaltılmalı. - Alternatif su kaynakları devreye alınmalı; atık sular tarımda kullanılmalı, deniz suyu arıtma tesisleri kurulmalı".
17 Ağustos 2025 Pazar - 11:09
Menemen FK’dan sol kanat takviyesi
Menemen FK, Gaziantep FK’dan 18 yaşındaki sol kanat oyuncusu Çağan Taş’ı kadrosuna kattı. TFF 2. Lig Kırmızı Grup ekiplerinden Menemen FK, yeni sezon öncesinde kadro planlama çalışmalarına devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde takımın başına Bilal Kısa’yı getiren sarı-lacivertliler, dış transferde de Adana 01 FK’dan 26 yaşındaki sol bek Hakan Özkan ile Kuşadasıspor’dan 26 yaşındaki stoper Batuhan Özduran’ı kadrosuna kattı. Takviyelere devam eden İzmir ekibi, şimdi de Gaziantep FK’dan 18 yaşındaki sol kanat oyuncusu Çağan Taş’ı transfer etti. Konuyla ilgili kulüpten yapılan açıklamada, "Kulübümüz, Gaziantep FK’dan 18 yaşındaki sol kanat oyuncusu Çağan Taş ile 3 yıllık anlaşma sağlamıştır. Çağan Taş’a ailemize hoş geldin diyor, şanlı armamız altında başarılar diliyoruz" ifadelerine yer verildi.
17 Ağustos 2025 Pazar - 08:36
Alaçatıspor ilk kez basketbol ligine katılıyor
Alaçatıspor, tarihinde ilk kez basketbol liglerine U14 ve U16 takımlarıyla katılıyor. Kulüp yöneticileri, bu adımı yıllardır hayalini kurdukları bir projenin hayata geçmesi olarak nitelendirdi. Genç sporcular, Alaçatı formasını taşıyarak hem basketbol sahasında mücadele edecek hem de takım ruhu, disiplin ve dayanışmayı öğrenecek. Alaçatıspor Kulübü yöneticileri, "Bu çocuklar sadece basketbol oynamayacak, aynı zamanda geleceğe atılmış en büyük adımlarımızdan birini temsil edecek. Onlar sahada ter dökerken biz de tribünde onların arkasında olacağız" açıklamasında bulundu. Alaçatıspor Kulübü yöneticileri, basketboldaki bu yeni başlangıcın sadece spor alanında değil, Alaçatı’nın enerjisini yansıtan bir kültür adımı olduğunu vurgulayarak, "Hep birlikte tarih yazıyoruz. Bu yolculuk daha yeni başlıyor, daha nicelerine hazır olun" ifadelerini kullandı.
17 Ağustos 2025 Pazar - 01:19
Stanimir Stoilov: "Henüz potansiyelimize ulaşmadık"
Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, Fenerbahçe maçının ardından, "Kesinlikle en yüksek potansiyelimize henüz ulaşmadığımızı düşünüyorum. Ofansif oyuncularımızın hem fiziksel potansiyellerini hem de özgüvenlerini bu yönde geliştirmeleri gerekiyor" dedi. Trendyol Süper Lig’in 2. haftasında Göztepe, sahasında karşılaştığı Fenerbahçe ile golsüz berabere kaldı. Karşılaşma sonrasında düzenlenen basın toplantısında Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, açıklamalarda bulundu. İki takım adına da çok zorlu bir mücadele olduğunu söyleyen Stoilov, "Mücadeleye dayalı bir maçtı. Aslında biz bir iki tane net fırsat yakaladık ama maalesef bunları gole çeviremedik. Aynı zamanda rakibimize de kalemize yakın bölgelerde kesinlikle gol fırsatı vermedik. Son dakikalarda rakibimiz bir penaltı kaçırdı. Aslında baktığımızda, takımımız maçın genelinde gerçekten organizasyonunu iyi bir şekilde korudu ve aynı zamanda mücadeleyi yüksek hırsla sürdürdü. Sadece hücumda daha özgüvenli olmalıydık. Yakaladığımız fırsatları değerlendirmemiz gerekiyordu. Ofansif oyuncularımızın hem fiziksel potansiyellerini hem de özgüvenlerini bu yönde geliştirmeleri gerekiyor. Ama onun dışında, beraberlik aslında adil bir sonuçtu diyebiliriz" ifadelerini kullandı. "Potansiyelimize henüz ulaşmadığımızı düşünüyorum" Meslektaşı Jose Mourinho’ya teşekkür eden Stoilov, "Biz gerçekten her gün daha iyi olmak için çalışıyoruz. Aynı zamanda hücumdaki potansiyelimizi de kesinlikle artırmamız gerekiyor. Bugün savunma anlamında iyiydik. Aslında baktığınızda, son iki maçta savunma anlamında iyiydik. Gol yemedik ama önde yakaladığımız fırsatları kesinlikle değerlendirmemiz gerekiyor. Savunma anlamında da daha iyi olabileceğimizi düşünüyorum. Kesinlikle en yüksek potansiyelimize henüz ulaşmadığımızı düşünüyorum. Eğer savunma anlamında çok iyiyiz dersek, o zaman bir sonraki maçla ilgili kuşkular uyanmaya başlar. Bu yüzden kesinlikle çalışmaya devam edeceğiz. Ama evet, bugün takımımız savunma anlamında iyi bir iş çıkardı. Çünkü Fenerbahçe’nin önünde gerçekten çok etkili oyuncuları var. Onlara karşı takım halinde çok iyi savunma yaptık ve bu savunmayı sadece gerideki oyuncularımızla, stoperlerimizle ya da kalecimizle yapmadık. Aynı zamanda orta sahalarımız ve santrforlarımız da takım halinde bu savunmayı gerçekleştirdi. Ama hücumda, dediğim gibi, daha iyi olmamız gerekiyor. Bunu söylerken sadece fırsat üretme anlamında değil, yakaladığımız fırsatları değerlendirme anlamında söylüyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder